Wall Street’ın Bitcoin ETF’lerine net girişi 59,38 milyar dolara ulaştıBitcoin odaklı ödeme uygulaması Strike’ın CEO’su Jack Mallers, Wall Street’in Bitcoin’e giderek daha fazla ilgi göstermesinin, varlığın temel ilkeleri açısından bir tehdit oluşturmadığı görüşünde. Mallers, Bitcoin’in herkese açık ve kapsayıcı bir değer önerisi sunduğunu, büyük finans kuruluşlarının da buna dahil olmasının doğal bir süreç olduğunu dile getirdi. Amerikalı girişimci ve yazılım geliştiricisi Jack Mallers, kripto para sektöründeki yenilikçi çözümleriyle tanınıyor. Strike uygulaması aracılığıyla Bitcoin’in günlük hayata entegrasyonuna öncülük eden Mallers, sektörde geniş bir takipçi kitlesine sahip. Wall Street ve Bitcoin’in Temel İlkeleri Mallers, katıldığı bir podcast programında, finans piyasalarının Bitcoin’e ilgisinin varlığın özüne zarar verip vermediği yönündeki soruyu net bir ifadeyle yanıtladı. Onun görüşüne göre, eğer Wall Street’in katılımı Bitcoin’in başarısını gölgeleyebilirse, asıl sorun zaten baştan var olmuş demektir. Bitcoin’in dayandığı fikir, evrensel ve herkesin eşit şekilde katılabileceği bir para olmasıdır. Bu kapsayıcılık, bize yakın olmayan veya farklı düşünen kişi ve kurumları da içerir. Bazı Bitcoin savunucuları ise Wall Street’in giderek artan etkisinin, varlığın ilkelerine zarar verebileceğini, varlığın kontrolünün büyük finans kurumlarında toplanmasının sakıncalı olduğunu savunuyor. Örneğin, girişim sermayedarı Nic Carter, Bitcoin üzerinde önemli miktarda kontrol sahibi olan büyük kurumların, istemedikleri gelişmelerin gerçekleşmesi halinde yazılım geliştiricileri değiştirmeye çalışabileceklerini öne sürdü. Bu endişeler, geleneksel finansın Bitcoin üzerindeki potansiyel etkilerine dair kripto topluluğunda zaman zaman tartışılıyor. Spot Bitcoin ETF’lerinde Büyük Hacim ABD’de ocak 2024’te başlatılan spot Bitcoin ETF’leri kısa sürede yatırımcıların büyük ilgisiyle karşılaştı. Finansal analiz firması Farside tarafından paylaşılan verilere göre, cuma günü itibarıyla toplamda 11 fonun net girişleri 59,38 milyar dolara ulaştı. Bu durum, kurumsal yatırımcıların Bitcoin’i portföylerinde giderek daha fazla tercih ettiğini gösteriyor. Mallers buna ek olarak, Bitcoin’in küresel sermaye için yarıştığını ifade etti. Ona göre, zamanla gayrimenkul, sanat eseri ve devlet tahvilleri gibi geleneksel yatırım araçlarından değer kayarken, Bitcoin gibi yeni nesil varlıkların öne çıkması bekleniyor. Şu anda servet neredeyse, geleneksel varlıklar değer kaybederken, Bitcoin’in ise tam tersi bir hareketle “paraya dönüşmesi” gündemde. Wall Street’in Kripto Platformlarında Hamleleri Geleneksel finans kurumları, yalnızca ETF yatırım kanallarında değil, kripto para ticaretine de doğrudan ilgi göstermeye başladı. Son olarak Morgan Stanley, E*Trade platformunda kripto para işlemlerine yönelik bir pilot program başlattı. Banka, yapılan her kripto işleminde müşterilerden işlem başına %0,5 (50 baz puan) komisyon alıyor. Bu oran, Coinbase, Robinhood ve Charles Schwab gibi popüler ABD kripto borsalarındaki standart işlem ücretlerinin altında kalıyor. Bu adım, büyük bankaların kripto para ürünleriyle finansal piyasada hem rekabeti hem de çeşitliliği artırabileceğini ortaya koyuyor. Wall Street’in müşteri tabanını genişletmeye yönelik hamleleri, kripto paraların giderek daha fazla ana akım yatırımlar arasında yer almaya başladığını gösteriyor.
Shiba Inu borsalarda hareketlendi, 427,9 milyar SHIB girişiyle satıcılı baskı arttıShiba Inu son günlerde fiyat istikrarı arayışına girerken, zincir üstü veriler merkezi borsalarda yoğun bir yeniden pozisyonlanma gerçekleştiğini işaret ediyor. Son 24 saatte özellikle borsalara yapılan SHIB transferlerinde dikkat çekici bir artış yaşandı. Toplamda 427,9 milyar SHIB borsalara gelirken, aynı dönemde 285,7 milyar SHIB platformlardan çıkış gösterdi. Bu dengesizlik, dalgalı piyasa şartlarında satıcılı baskının ön planda olabileceğini gösteriyor. Borsa hareketliliği dikkat çekiyor Geçen yılın büyük bölümünde Shiba Inu fiyatı aşağı yönlü seyrederken, uzun vadeli hareketli ortalamaların ve belirgin direnç seviyelerinin altında işlem gördü. Ancak son günlerde SHIB, 50 günlük hareketli ortalamayı geri almaya çalışırken daha yüksek dipler yaparak ılımlı bir yükseliş grafiği çizmeye başladı. Yine de 100 günlük hareketli ortalamanın üzerine net bir şekilde çıkmayı başaramadı. Borsalarda artan hareket, fiyat seyrinden daha fazla öne çıkıyor. Son veriler ışığında borsa rezervleri yaklaşık yüzde 0,17 artış gösterdi; bu ise daha fazla SHIB’in merkezi borsalarda tutulduğuna işaret ediyor. Böyle bir eğilim genellikle piyasa etkinliğinin arttığı ve kısa vadede oynaklığın yükseltebileceği anlamına geliyor. Son dönemde borsa girişlerinde 0,17 oranında artış gözlenirken, toplamda 427,9 milyar SHIB’in borsalara girdiği bilgisi ön plana çıkıyor. Uzmanlar, bu hareketliliğin volatiliteyi yukarı çekebileceğini değerlendiriyor. Veriler büyük yatırımcıların adımlarını gösteriyor Yedi günlük periyotta ortalama borsa girişleri yüzde 15’lik bir düşüş yaşarken, çıkışlardaki ortalama miktar yüzde 62’den fazla azaldı. Bu durum, büyük SHIB sahiplerinin önceki dönemlere göre daha az agresif bir şekilde token transferi yaptıklarına, belki de mevcut fiyat seviyelerinde pozisyonlarını daha sabırlı yönetmeye başladıklarına işaret ediyor. Ancak genel tabloya bakıldığında, borsalara giren SHIB miktarı hâlâ çıkanlardan fazla. Özellikle geçtiğimiz gün içindeki 427,9 milyar SHIB’lik giriş, bu varlığın önümüzdeki günlerde yoğun satış baskısı altında kalabileceği yorumlarına yol açıyor. Uzmanlara göre bu şartlar altında yatırımcılar, volatilitenin önümüzdeki günlerde yeniden artabileceğini göz önünde bulundurmalı. Teknik göstergeler ve direnç seviyeleri Shiba Inu fiyatı hâlâ 200 günlük hareketli ortalamanın altında bulunuyor; bu da orta ve uzun vadeli direnç seviyesini güçlü tutuyor. Analistler, varlığın bu önemli seviyeyi net biçimde aşmadan yeni bir yükseliş trendinden söz etmenin güç olduğunu ifade ediyor. Grafik yapısı toparlanma sinyali vermeye başlasa da, mevcut kanaldan çıkabilmek için piyasa genelinde olumlu bir momentum gerekecek. Aksi takdirde, borsalarda birikmekte olan SHIB arzı olası bir olumsuzlukta hızlı satış dalgasını tetikleyebilir. Kısacası, Shiba Inu cephesinde yoğun borsa hareketlerine rağmen, kısa vadede kritik direnç seviyelerinin aşılması yatırımcıların ana izleyeceği gündem maddesi olmaya devam edecek.
XRP fiyatı 915 günlük yatay seyir sonrası 1,40 dolar etrafında dar aralıkta sıkıştıXRP piyasası son dönemde alışılmadık şekilde durgun bir döneme girdi. Fiyat hareketleri haftalardır 1,30 ila 1,50 dolar bandında sıkışmış durumda. Teknik analiz platformu TradingView’in haftalık grafiğine bakıldığında, bu yatay seyir iki yıl önceki uzun süreli konsolidasyon dönemini andırıyor. Uzun süren yatay hareketler ve geçmiş döngüler XRP, Mayıs 2022’den Kasım 2024’e kadar toplam 915 gün boyunca keskin bir yükseliş veya düşüş olmadan dalgalanmıştı. Bu uzun soluklu bekleyişin ardından, 2024’ten 2025’e geçişte fiyat hızlı bir artış yaşamış ve sonrasında tekrar sıkışık bir harekete girmişti. Son haftalarda ise XRP’deki volatilite çok düşük seyrediyor. Analistlere göre, bu sakinlik ile birlikte birikim mi yapılıyor yoksa piyasa ilgisini mi kaybediyor, tartışma konusu oldu. Tarihsel döngünün aynen tekrarlanması halinde, yatırımcıların yeni ve güçlü bir fiyat hareketi görmesi için olası tarih Ağustos 2028 olarak öne çıkıyor. Fakat mevcut piyasa koşullarındaki farklılıklar bu sürenin daha erken sona erebileceğine işaret edebilir. Değişen dinamikler ve potansiyel tetikleyiciler İki yıl önceki sürece göre piyasada birkaç farklı unsur ön plana çıkıyor. Artık spot XRP ETF’lerine düzenli para girişi sağlanıyor. Bu, fiyatın sert şekilde düşmesini engelleyen bir likidite zemini oluşturuyor ancak aynı zamanda beklenmedik sert sıçramaların da önüne geçebiliyor. Ayrıca, 2024 Mayıs ayının sonunda yapılması beklenen CLARITY yasa tasarısı oylaması sonucu, XRP’nin daha önce görmediği bir hareketlilik potansiyeli taşıyor. Teknik tarafta ise haftalık zaman diliminde Bollinger Bantları tarihi düşük seviyelerine kadar daraldı. Geçmişte benzer daralma dönemlerinin hemen ardından sert fiyat atakları görülmüştü. Bu nedenle birçok yatırımcı, uzun süren aşağı ve yukarı yönlü kararsızlığın yeni bir ivme ile bozulabileceğini düşünüyor. Kritik direnç ve olası senaryolar Analizlerde öne çıkan bir diğer nokta da, XRP fiyatının 1,55 dolar seviyesini kalıcı olarak kırması gerekliliği. Uzmanlara göre, bu eşiğin aşılması konsolidasyonun sona erdiği ve yükseliş hareketinin başladığı sinyalini oluşturacak. Şu an için ise piyasa düşük oynaklık ve belirsizlik havasıyla işlem görmeye devam ediyor. CryptoAppsy verilerine göre XRP’nin güncel fiyatı 1,40 dolar civarında seyrediyor ve bu dar aralığın yakın gelecekte yukarı ya da aşağı yönlü kırılması yakından takip edilecek. Önümüzdeki haftalarda ETF akışları, düzenleyici gelişmeler ve teknik göstergeler fiyat hareketinde belirleyici olacak. XRP fiyatında 2022–2024 arasında yaşanan 915 günlük yatay süreç, günümüzde yeniden gözlemleniyor. Fiyatın 1,30 ile 1,50 dolar aralığında sıkışık hareket etmesi, yatırımcıların yeni bir patlama ya da uzun süren durağanlık ihtimaline karşı temkinli durmasını sağladı. Mevcut aşamada piyasanın gözü, potansiyel düzenleyici kararlar ve ETF piyasasından gelebilecek ani fon hareketlerinde olacak. Teknik olarak ise bantların daralması, büyük çaplı bir hareketin yaklaştığının göstergesi olarak değerlendiriliyor.
XRP fonlarına haftalık 28,17 milyon dolar giriş kaydedildiKripto para piyasalarında geçtiğimiz hafta genel olarak pozitif bir hava hakim oldu. Bu dönemde XRP, sene başından bu yana en büyük haftalık fon girişlerinden birini yaşayarak dikkatleri üzerine çekti. SosoValue’in güncel verilerine göre XRP’ye endeksli yatırım ürünleri, son yedi gün içerisinde toplamda 28,17 milyon dolarlık net sermaye çekmeyi başardı. Kurumsal ilginin geri dönüşü Bir önceki hafta piyasadaki zayıf performans nedeniyle XRP fonlarına ilgi belirgin şekilde azalmıştı. Ancak mayıs ayıyla birlikte pozitif havanın güçlenmesi ve özellikle kurumsal yatırımcıların risk iştahındaki artış, XRP ETF’lerine olan yatırımları yeniden ivmelendirdi. Piyasadaki güçlü taleple birlikte XRP bazlı fon ürünleri bu ayın ilk ve en yüksek haftalık fon girişini kaydederek dikkat çekici bir toparlanma göstermiş oldu. Kripto para analiz platformları ve piyasa uzmanları, son yedi günde XRP fiyatındaki yükseliş ve buna paralel olarak fonlardaki artışın, varlığın ilerleyen dönemde potansiyel bir fiyat sıçraması yaratabileceğine işaret ettiği görüşünde birleşiyor. XRP ETF piyasasındaki toparlanma sonrasında, kurumsal yatırımcıların kripto varlığın gelecekteki fiyat potansiyeline ilişkin iyimserliği önemli ölçüde artmış durumda. Fiyat hareketleri ve beklentiler XRP, haftanın büyük kısmında 1,40 dolar seviyesinin üzerinde işlem görerek güçlü bir form grafiği ortaya koydu. Özellikle geçtiğimiz bir aydaki oynak seyirden sonra varlığın mayıs ayında bu kadar istikrarlı yükselmesi yatırımcıların dikkatini çekti. Bu hareketlilik, XRP’nin kısa vadede yeni bir fiyat sıçraması yapabileceği beklentilerini de beraberinde getirdi. Analistler, mevcut güçlenmenin sürmesi halinde XRP’nin önümüzdeki haftalarda 2 dolar barajını zorlama ihtimalinin yüksek olduğu görüşünde. Son dönemdeki kurumsal girişlerin bu rallide belirleyici rol oynayabileceği öne sürülüyor. Piyasa dinamikleri ve yatırımcı algısı Kripto para piyasasında mayıs ayının ilk haftasında XRP, işlem hacmi ve fiyat performansı bakımından önemli bir sıçrama kaydetti. Yatırımcılar, özellikle ETF ürünleri aracılığıyla XRP’ye doğrudan erişimin artmasının varlığın fiyatında kalıcı bir yukarı hareket başlatabileceğini değerlendiriyor. Öte yandan, genel piyasa duyarlılığının aşırı iyimser bir noktaya ulaşması, XRP’de yeni fon girişlerinin yükselme eğilimiyle birleşince orta vadede volatilitenin artabileceği görüşünü de beraberinde getirdi. XRP, yazı kaleme alındığı sırada yaklaşık 1,40 dolar seviyesinde dalgalanıyor. CryptoAppsy verilerine göre XRP’de hafta boyunca görülen fiyat istikrarı, kurumsal yatırımcıların bu seviyelerin üzerindeki olası bir yükseliş hareketini yakın takibe almasına neden oldu. Piyasa takipçileri, XRP’de önümüzdeki süreçte yüksek düzeyde işlem hacmi ve fiyat değişimleriyle karşılaşılabileceğini, dolayısıyla yatırımcılar açısından hem fırsat hem de dikkat gerektiren bir döneme girildiğini belirtiyor.
ABD mahkemesi, Arbitrum’daki 71 milyon dolarlık dondurulmuş ETH’nin Aave’ye aktarılmasına onay verdiAave’nin geçtiğimiz ay Kuzey Kore bağlantılı rsETH saldırısının ardından başlattığı fon kurtarma girişimine Manhattan’daki federal mahkemeden onay çıktı. Karar, Arbitrum’daki yaklaşık 71 milyon dolarlık dondurulmuş ether’in Aave LLC kontrolündeki bir cüzdana taşınmasının önünü açarken, Kuzey Kore kaynaklı terör saldırısı mağdurlarının bu varlıklar üzerindeki yasal haklarını da koruyor. Mahkeme kararı ve transfer süreci ABD Yargıcı Margaret Garnett’in yayımladığı iki sayfalık mahkeme kararına göre, daha önce Arbitrum DAO’ya uygulanan tedbir kararı güncellendi ve zincir üstü bir yönetişim oylamasıyla ETH’lerin Aave’ye transferi mümkün hale geldi. Bu sürece dair bir diğer önemli detay da, transfer işleminin herhangi bir katılımcı için hukuki risk doğurmayacak şekilde güvence altına alınması oldu. Dolayısıyla, işlemi başlatan, oylayan veya sürece dahil olan kişiler için “varlık dondurma” ihlali söz konusu olmayacak. Bu adım öncesinde Arbitrum topluluğu, off-chain bir Snapshot oylamasıyla fonların Aave’ye iadesini açık bir çoğunlukla desteklemişti. Ancak, gerçek transfer için bağlayıcı nitelikte bir zincir üstü yönetişim oylamasının da yapılması gerekecek. DeFi’de yasal mücadele ve Arbitrum’a baskı Aave’nin kurtarma planı, Kuzey Kore ile bağlantılı siber saldırılardan zarar gören mağdurların uzun süredir devam eden hak taleplerine rağmen ilerleme kaydetti. Avukat Charles Gerstein, Kuzey Kore’ye karşı ABD mahkemelerinde toplamda 877 milyon dolar değerinde tahsil edilemeyen tazminat hükmüne sahip terör mağdurlarını temsil ediyor. Gerstein, dondurulmuş ETH’nin Lazarus Group ile bağlantılı olduğu ve Pyongyang yönetimi tarafından desteklendiği gerekçesiyle bu varlığın mağdurlar adına el konulması gerektiğini savunmuştu. Gerstein’ın Arbitrum üzerindeki hamlesi, merkeziyetsiz finans altyapısı üzerinde Kuzey Kore bağlantılı dijital varlıklara yönelik daha geniş kapsamlı bir yasal baskı stratejisini yansıtıyor. Özellikle Railgun protokolü üzerinden taşınan fonların, Kuzey Koreli hackerlar tarafından önceki büyük çaplı siber saldırılardan elde edilen varlıkların aklanması için kullanıldığı öne sürülüyor. Karmaşık dava süreci ve Railgun iddiaları Davacılar, Kuzey Koreli grupların Bybit borsasından yapılan ve toplam 1,5 milyar dolar olduğu belirtilen saldırı dahil birçok siber suçtan elde edilen varlıkları Railgun aracılığıyla akladığını iddia ediyor. Railgun protokolünün bu varlıkları önceden tespit ederek dondurması gerektiği, ancak buna engel olunmadığı için varlıkların transferinin gerçekleştiği aktarılıyor. Mart ayında ise, Railgun DAO’ya karşı açılan davada protokolün savunma yapmaması üzerine Washington’daki federal mahkeme katipliğine varsayılan karar (default judgment) talebi sunuldu. Ayrıca, blokzincir yatırım şirketi Digital Currency Group’un 2022 yılında 10 milyon dolarlık Railgun yönetişim token’ı satın alması nedeniyle, davacılar söz konusu şirketin de yönetim ve ekonomik süreçlerde rol aldığını ileri sürüyor. Şubat ayında ise davacılar, ABD hükümetinin el koymayı planladığı USDT tutarlarının güvenceye alınması için ayrı bir başvuruda bulunmuştu. Mahkemenin son kararı, Kuzey Kore bağlantılı siber saldırıların merkeziyetsiz finans (DeFi) alanında tartışma yaratan varlık dondurma ve fon yönetimi süreçlerinde kritik bir adım olarak görülüyor.
TeraWulf ilk kez bitcoin madenciliğinden çok AI altyapısı ile gelir elde ettiTeraWulf, 2026’nın ilk çeyreğinde, kripto para madenciliğinden yapay zeka (AI) altyapı hizmetlerine geçiş sürecinde önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Yıllardır bitcoin madenciliğiyle bilinen şirket, bu dönemde ilk defa yüksek performanslı bilişim (HPC) barındırma faaliyetlerinden elde ettiği gelirin, kripto para madenciliğinden gelen geliri aştığını bildirdi. Gelir dağılımı ve operasyonel dönüşüm Finansal rapora göre, TeraWulf yılın ilk çeyreğinde HPC barındırma sözleşmelerinden 21 milyon dolarlık gelir kaydetti. Aynı dönemde bitcoin madenciliğinden elde edilen gelir ise yaklaşık 13 milyon dolar oldu. Böylece toplam gelir yaklaşık 34 milyon dolara ulaştı. Uzun yıllar boyunca devasa enerji tüketen bitcoin madenciliği tesisleri işleten TeraWulf gibi firmalar, son dönemde değişen piyasa dinamiklerine ayak uydurmaya başladı. Özellikle AI şirketlerinin, enerji, soğutma sistemleri ve hazır veri merkezi alanı için çok daha yüksek ödemeler yapmaya istekli olması, sektörün yönünü değiştirdi. Şirketin CEO’su Paul Prager, “Bu dönem, HPC kiralamanın finansallarımızda anlamlı şekilde yer aldığı ilk çeyrek oldu” değerlendirmesinde bulundu. Kripto madenciliğindeki kârların bitcoin fiyatı ve enerji maliyetleri gibi dalgalanmalardan etkilendiği bir ortamda, büyük çaplı enerji erişimine sahip işletmeler giderek daha fazla AI ve bulut bilişim şirketlerine altyapı sağlamaya yöneliyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın tahminlerine göre, 2030 yılına kadar veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin neredeyse iki katına çıkarak 945 teravatsaat seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Bu artışın ana sürükleyicisi ise AI yatırımları olarak gösteriliyor. AI kontratları ve finansal tablo TeraWulf’un işletme modeli, AI barındırma hizmetlerinin hızla ana gelir kaynağı haline gelmesiyle büyük bir değişim geçiriyor. AI altyapısına dayalı sözleşmeler, madenciliğe kıyasla daha öngörülebilir ve düzenli nakit akışı sağlıyor. Şirketin CFO’su Patrick Fleury, “Geçiş aşamasında bir şirketiz. Gelirlerimiz giderek daha fazla istikrarlı, sözleşmeli bilişim anlaşmalarına dayanıyor,” açıklamasını yaptı. Ancak yeni döneme uyum maliyetli oldu: TeraWulf, veri merkezi genişletme ve AI altyapı yatırımları nedeniyle çeyrekte 427,6 milyon dolar net zarar açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre bu zarar yaklaşık yedi kat arttı. Çeyreklik toplam işletme giderleri yaklaşık 200 milyon dolara yükselirken, bunun bir kısmını madencilik bölümünde yapılan daralma nedeniyle ortaya çıkan varlık değer düşüklüğü giderleri oluşturdu. Yatırımcı tarafında ise AI altyapı girişimleri olumlu karşılandı. Barron’s’ın aktardığına göre, TeraWulf hisseleri yıl başından bu yana iki kattan fazla değer kazandı. Şirket ileriye dönük olarak da madencilikten ziyade AI altyapı hizmetlerine ağırlık vermeyi planlıyor. Fleury ön raporda, “Ölçeklenmeye devam ettikçe, iş modelimizin giderek yenilenen, sözleşmeli gelirlerle şekilleneceğini ve bitcoin madenciliğindeki volatilitenin azalacağını öngörüyoruz,” dedi. Genişleme ve yeni hedefler TeraWulf, New York’taki Lake Mariner tesisinde 60 megavatlık aktif HPC kapasitesine ulaşırken, burada uzun vadeli anlaşmalar kapsamında AI bulut şirketi Core42’ye hizmet sunuyor. Şirket aynı alanda yeni tesisler de geliştiriyor ve müşteriler arasında Fluidstack ile Google da yer alıyor. New York dışında özellikle Kentucky ve Maryland’deki projeler de büyüyor. Kentucky’de 480 MW güç kapasitesi bulunurken, Maryland’de bu rakamın gelecekte 1 GW seviyesine çıkabileceği belirtiliyor. TeraWulf’un kamuya açıkladığı verilere göre, 522 MW’ı kapsayan uzun vadeli AI ve HPC sözleşmelerinin toplam hacmi 12,8 milyar doları geçti. Yıl sonunda şirketin kasasında nakit ve kısıtlanmış nakit olarak 3,1 milyar dolar bulunduğu bildirildi. Şirket, her yıl 250-500 MW aralığında yeni sözleşmeli kapasite eklemeyi sürdüreceğini açıkladı. AI altyapısındaki büyüme, elektrik piyasalarında da dengeleri değiştiriyor. Tüm dünyada elektrik sağlayıcıları AI ve veri merkezlerine yönelik talep artışı beklentisiyle tahminlerini yukarı yönde güncelliyor. Eski bitcoin madenciliği tesislerinin güçlü elektrik bağlantıları sayesinde AI projeleri için hızlı çözüm sağladığı ifade ediliyor.
18 finans devinin Fed tahminleri ve Kripto paraları bekleyenlerBugün gelen ABD istihdam raporlarıyla birlikte faiz politikasına dair beklentiler iyice şekillendi. Trump faizlerin düşmesi için koltuğa Warsh’ı oturtsa da istihdam güçlenirken enflasyon daha hızlı artıyor ve iki gelişme de Fed’in faizleri sabit tutmasını zorunlu kılıyor. Uzayan İran çatışması petrol fiyatını 3 haneli seviyelerde tutarken enerji enflasyonunu ve bunun ikincil etkileriyle tetiklenen maliyet artışını besliyor. Fed tahminleri Ekonomist Nick Timiraos dünyanın önde gelen finans kuruluşlarının ve araştırma şirketlerinin Amerika Merkez Bankası (Fed) faiz kararlarına ilişkin güncel tahminlerini paylaşarak faiz politikasına dair beklentinin ne yönde şekillendiğini gözler önüne serdi. Örneğin Bank of America Temmuz 2027 faiz indirimi bekliyor ve en şahin beklentiye sahip kurumlardan biri durumunda. Barclays 2027 Mart ayından önce indirim görmüyor. BNPP, Deutsche Bank, HSBC, JP Morgan, MPA Macro, RBC uzun süre faizlerin sabit kalacağını öngörüyor. Bankalar arasında ciddi bir görüş ayrılığı var. Bazıları (BofA, Barclays) 2027’ye kadar indirim beklemezken, bazıları (Citi, MUFG) bu yılın ikinci yarısında agresif indirimler bekliyor. Erken indirim bekleyenlerin büyük çoğunluğu Eylül 2026 tarihine işaret ediyor. Citigroup ve MUFG toplamda 75 indirimle en iyimser kurumlar. Ancak bu beklentilerin hızla değişebileceği unutulmaması. Güncel öngörüler artan enflasyon, güçlenen istihdam ve İran savaşının uzadığı ortamda şekillendiği için şartların değişmesiyle beklentiler de değişebilir. ABD faiz oranları vadeli işlemlerinde 2026 yılında artırım ihtimali bile fiyatlanıyor. “Nisan ayı istihdam verilerinin açıklanmasının ardından giderek daha fazla yatırım bankası ve Fed gözlemcisi, tahminlerinden faiz indirimlerini çıkarıyor ya da erteliyor.” – Nick Timiraos (WSJ) Bazı yatırımcılar “Düşük faiz oranları hiçbir zaman enflasyona yol açmamıştır; işte Warsh bu noktada sert önlemler alacaktır. Düşük faiz oranları büyümeye yardımcı olur; İran’daki bu “danışıklı dövüş” sona erdiğinde buna ihtiyacımız olacak” diyor. Onların motivasyonu daha çok ABD borcunun maliyetiyle ilgili. Tüketici güveni diplerde Michigan Tüketici Güven Endeksi bugün rekor düşük bir seviye olan 48,2’ye ulaştı. Bu durum, yüksek fiyatların kişisel mali durumları ve büyük satın alımlar için koşulları etkilemesi konusundaki artan endişelerin, tüketicilerin ekonomiye olan güvenini ne kadar azalttığını teyit ediyor. Yani özetle tüketiciler, ne kısa vadede ne de uzun vadede mali durumlarının düzelmesini veya ABD ekonomisinin güçlenmesini beklemiyorlar. Tüketiciler geleceğe karşı giderek daha karamsar hale gelirken beklentilerinin gerçeğe dönme riski de artıyor. Uzun süredir tüketici güveni bu denli darbe almamıştı ve kripto paraları da içine alan risk varlıkları için bu tablo can sıkıcı. @anlcnc1 bugünkü zayıflığı ETF yatırımcıları dahil kazanç elde eden holderların satış motivasyonuna bağladı. “Dün Bitcoin ETF’lerinden 261 milyon dolarlık çıkış gerçekleşti. Maliyetine yaklaşan boomer tayfadan “bize müsaade, buranın stresini kaldıramayız” diyenler olmuş sanırım.” Bakalım boğalar buna daha ne kadar dayanacak? Güncel tablo makro cephede risk piyasalarının destek bulamadığını söylüyor. BTC 80.400 doları koruyamıyor ve bu durum tüm diğer risklerle birleştiğinde en azından hafta sonunda yeni diplerin önünü açabilir. İlk test 78 bin dolarda olabilir.
Bitcoin 84 bin dolar direncinde sıkıştı 92 bin dolara yol açık mıKripto para piyasalarında hafta bitimine yaklaşırken Bitcoin fiyatındaki hareketlilik yatırımcıları ikiye böldü. Haftanın son işlem gününde Bitcoin 79 bin dolar civarına kadar geri çekilse de, kısa süreli alımlar fiyatı tekrar 80 bin dolara yaklaştırdı. Piyasa uzmanları önümüzdeki günlerdeki yön konusunda kesin bir tablo oluşmadığına dikkat çekiyor. Bitcoin’de kritik seviyeler ve analist görüşleri Analist IT Tech’e göre, Bitcoin’in düşüşten kurtulabilmesi ve yeni bir dip endişesini ortadan kaldırabilmesi için 88 bin 880 dolar üzerinde kalıcı hareketlere ihtiyaç var. 85 bin dolar ile 88 bin dolar arasındaki bölge ise, kâr etmek isteyen bazı yatırımcılar tarafından satış bölgesi olarak görülüyor. Öte yandan, Bollinger Bantları’nın yaratıcısı John Bollinger farklı bir perspektif sundu. X platformunda yaptığı bir paylaşımda, trend modellerinin Bitcoin için olumluya döndüğünü ifade etti ve buna göre pozisyon aldığını belirtti. Bollinger, yaptığı paylaşımda modellerinin önceki gün pozitif sinyal verdiğini ve buna uygun şekilde pozisyon açtıklarını aktardı. Verilere bakıldığında, Bitcoin borsa yatırım fonlarından (ETF) geçen perşembe günü 277,5 milyon dolarlık bir çıkış yaşandığı görülüyor. SoSoValue verilerine göre bu rakam, mayıs ayındaki ilk net çıkış olarak kayda geçti. Bu durum, özellikle kritik direnç seviyelerine yakın bölgede bazı yatırımcıların temkinli davranıp kâr aldığına işaret ediyor. Başlıca altcoinlerde son durum Bitcoin’deki dalgalanmaların altcoin piyasasında da etkili olduğu görülüyor. Ether fiyatı 2 bin 304 doların altına sarkınca, kısa vadeli alıcıların kâr satışı yaptığı anlaşılıyor. ETH’de aşağı yönlü hareket için sonraki destek noktaları 2 bin 225 dolar ve destek hattı durumunda. BNB tarafında hareketli ortalama seviyelerine yakın seyir, satış baskısının devam ettiğini gösteriyor. Eğer toparlanma gözlenirse, fiyatlarda 687 dolara kadar bir ivmelenme beklenebilir. Ancak yukarıdaki 790 dolar civarı, yine yoğun satışların görülebileceği bir bölge olarak öne çıkıyor. XRP’de ise fiyatların hareketli ortalamalar çevresinde dönmesi, alıcı ve satıcıların güç dengesinin korunduğu yönünde yorumlanıyor. Eğer fiyat 1,27 doların altına düşerse, aşağı yönlü baskı birkaç gün daha sürebilir. Yukarıda ise 1,61 dolar seviyesinin aşılması yeni bir yükselişin önünü açabilir. Teknik göstergelerde öne çıkan başlıklar Solana’da 90,73 dolardaki direnç, alıcıların baskın çıkmasına izin vermiyor. Eğer alımlar artarsa 98 dolar seviyesine kadar yeni bir sıçrama gerçekleşebilir. Aksi durumda, fiyat daha dar bir aralıkta konsolide olabilir. Dogecoin (DOGE) ise 0,12 dolar seviyesinden sert geri çekilme yaşarken, kısa vadeli yatırımcılar kâr realizasyonuna yöneldi. 0,10 dolardaki hareketli ortalama, yakın vadede önemli destek olarak izleniyor. Yukarıda ise direnç tekrardan 0,12–0,16 dolar aralığında oluşabilir. Hyperliquid (HYPE) fiyatı 43,76–45,77 dolar aralığından aşağı döndü ve 20 günlük ortalamaya çekildi. Bu seviyeden olası bir toparlanma, kısa vadede tekrar 50 dolara hareket etme ihtimalini artırır; ancak aşağı yönlü bir kırılımda fiyat 34,45 dolara kadar gerileyebilir. Cardano (ADA) ise 0,22–0,31 dolar aralığında dalgalanmayı sürdürüyor. Hareketli ortalamanın yukarı dönmesi ve RSI’ın pozitif bölgeye geçmesi, alıcıların öne çıkmaya başladığına işaret ediyor. Fiyatın yukarı hareket etmesi durumunda 0,31 dolar direnç olarak öne çıkıyor. Zcash (ZEC) 560 dolar direncini aşsa da, 607 dolar seviyesinde yükselişini durdurdu. Hafif düzeltme yaşanmasına karşın, fiyat yeniden 607 dolar üzerine çıkarsa sıradaki hedef 750 dolar olarak görülüyor. Öte yandan, 428 dolar altında kapanışlar ise satıcıların ağırlığını artırabilir. Bitcoin Cash (BCH) ise 486 dolar seviyesinden bir kez daha aşağı döndü. 450 dolar civarındaki yatay hareket ve RSI’da gözlenen belirsizlik, fiyatın 419–486 dolar aralığında bir süre daha kalabileceğine işaret ediyor. Yön belirleyici hareketlerin, bu seviyelerden birinde yaşanacak kırılma sonrasında gelmesi bekleniyor.
İsviçre’de Bitcoin rezerv girişimi imza eksikliği nedeniyle rafa kalktıİsviçre’de merkez bankasının resmi rezervlerine Bitcoin eklemesi amacıyla başlatılan anayasa değişikliği kampanyası, yeterli imza toplanamadığı için sona eriyor. Bitcoin Initiative adıyla bilinen girişim, İsviçre Anayasası’nın 99. maddesini değiştirerek merkez bankasının rezervlerinde altının yanında Bitcoin bulundurmasını hedefliyordu. Referandum Şansı Yakalayamadı İsviçre’nin doğrudan demokrasi sistemine göre ulusal çapta referandum yapılabilmesi için kampanyacıların 18 ay içinde 100.000 geçerli imza toplamaları gerekiyor. Organizatörler, bu sürenin bitimine haftalar kala yaklaşık 50.000 imzada kaldı ve hedefin yarısına dahi ulaşamadı. Böylece teklif referanduma taşınamayacak. Girişimin kurucusu Yves Bennaïm, kampanyayı son bir hamle yerine süresinin dolmasına izin vererek sonlandıracaklarını belirtti. Bennaïm, teklifin teknik detayları ve kaynak kısıtları nedeniyle süreç boyunca işleri zor gördüklerini de aktardı. İsviçre Merkez Bankası Bitcoin’e Mesafeli İsviçre Merkez Bankası, Bitcoin’in resmi rezervlere alınmasına uzun süredir karşı çıkıyor. Bankanın başkanı Martin Schlegel, nisan ayında yaptığı bir açıklamada kripto paraların henüz merkez bankasının rezerv varlıklarına ilişkin kriterlerini karşılamadığını ifade etti. Merkez bankası, rezerv yönetiminde likidite, değer koruma ve para politikası esnekliğine odaklanıyor. Bankanın bilançosunda altın, döviz varlıkları, IMF hakları ve uluslararası ödeme araçları yer alıyor. SNB temsilcileri, Bitcoin’in oynaklığı ve likidite profili nedeniyle mevcut rezerv standartlarına uygun olmadığını savundu. Kamu Desteği ve Sektörün Rolü Bitcoin destekçileri ise sabit arzı, küresel işlem hacmi ve devletlerden bağımsızlığı sayesinde Bitcoin’in finansal egemenliği artıracağını savundu. Kampanyada rezervlerin küçük bir kısmının, örneğin %1-2’sinin Bitcoin olarak tutulmasının çeşitlendirmeyi destekleyebileceği öne sürüldü. İsviçre kripto endüstrisinin Avrupa’da öne çıkan bir merkez olmasına rağmen, daha geniş kamuoyunun merkez bankası rezerv politikasındaki değişime sıcak bakmadığı görüldü. Merkez bankası rezervlerinin yönetimi kamu güvenini, parasal istikrarı ve yasal düzenlemeleri temel alıyor. Bitcoin Initiative, kripto destekçileri ve politika takipçileri arasında belli bir görünürlük yaratsa da, ulusal referanduma yetebilecek yaygın desteği bulamadı. Böylelikle merkez bankasının rezerv yapısında da bir değişiklik olmadı. Küresel Rezerv Politikalarında Benzerlikler İsviçre’deki kampanyanın başarısız olması, küresel ölçekte de benzer tartışmaların sürdüğünü gösteriyor. Birçok merkez bankası ve hükümet, dijital varlıkların piyasada artan ağırlığına rağmen benzer önerileri ya reddetti ya da değerlendirmeye almadı. 2025’te Birleşik Krallık merkezi rezervler için Bitcoin teklifini resmen reddetti. Güney Kore ve Japonya da Bitcoin’i döviz rezervlerine eklememe yönünde açıklamalar yaptı. Avrupa Merkez Bankası ve Almanya ise kripto rezerv varlıklarına soğuk bakmaya devam ediyor; Almanya 2024’te elindeki geniş Bitcoin stoğunu sattı ve rezervlerde tutmama kararı aldı. Buna karşılık, bazı ülkelerde sınırlı da olsa dijital varlıklar operasyonel deneyim amaçlı test edilmeye başladı. Örneğin, Çek Merkez Bankası, çok küçük miktarda kripto ve blokzincir tabanlı varlık alımını uygulamaya geçirdi. ABD’de ise Bitcoin rezerv yasası ve yasal çerçeveyle ilgili tartışmalar sürerken, savunucular Bitcoin’in ulusal varlık olarak gelecekteki rolüne vurgu yapıyor.
SEC Başkanı Atkins onchain piyasalar ve yapay zeka tabanlı finans için yeni kuralları gündeme aldıABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) Başkanı Paul Atkins, son dönemde blockchain tabanlı finansal piyasalar ve yapay zekanın finans alanındaki etkileri doğrultusunda mevcut menkul kıymetler düzenlemelerinde güncellemeler yapılabileceğinin sinyalini verdi. Atkins, Washington’da düzenlenen AI+ Expo etkinliğinde yaptığı konuşmada, dijital varlık firmalarının işlem ve mutabakat süreçlerini giderek daha fazla blokzincir altyapısına taşıdığını, bu nedenle geleneksel piyasa kurallarının beklentileri karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti. Geleneksel Kurallar, Blokzincir Gerçeğine Uymuyor Atkins’in açıklamalarına göre, mevcut menkul kıymetler düzenlemeleri temel olarak aracı kurumlar, borsalar ve takas kuruluşları gibi geleneksel piyasa oyuncularını baz alıyor. Ancak yeni blokzincir platformlarında birçok aracı işlevi tek bir yazılım protokolü üstlenebiliyor. Atkins, zincir üstü işlem sistemlerinin, blockchain tabanlı mutabakat altyapısının, otomatik finansal uygulamaların ve kripto para kasalarının artık klasik oyuncularla yeni teknolojiler arasındaki sınırı belirgin biçimde flu hale getirdiğine dikkat çekti. Atkins, selefi Gary Gensler’in de benzer bir bakış açısı olduğunu, fakat Gensler döneminde SEC’in daha çok merkezi borsalara ve bunların çeşitli işlevleri tek çatı altında sunmasına odaklandığını, bunun da çoğunlukla açılan davalar yoluyla gündeme geldiğini hatırlattı. Bir protokol, hem işlemi gerçekleştirebilir, hem teminatı yönetebilir, hem likiditeyi yönlendirebilir, hem de kasalar üzerinden işlem stratejilerini hayata geçirebilir ve tüm bu süreci tek başına tamamlayabilir. Atkins, “Zincir üstü piyasa yapıları bugün sıklıkla hibrit özellikler taşıyor; yani geleneksel ve merkeziyetsiz finansın birçok unsurunu aynı anda barındırabiliyor,” diyerek, Komisyon’un bu modellerin mevzuatta nasıl ele alınması gerektiği konusunda açık ve şeffaf bir düzenleyici süreç yürütmesi gerektiğini vurguladı. SEC’den Yeni Yaklaşım ve Olgu Analizi Atkins’in bu sözleri, SEC’in özellikle önceki başkan dönemindeki ağır denetim odaklı politikasından belirgin biçimde uzaklaşmaya başladığını gösteriyor. Trump yönetimi sırasında SEC, dijital varlık firmaları için çeşitli rehberler, yasal koruma sağlayan feragatler ve kamuya açık açıklamalar yayımlayarak, hukukî belirsizliklerin azaltılmasını amaçlamıştı. Atkins, potansiyel yeni düzenlemelerin, finansal altyapının daha çok yapay zeka temelli ve otomatik sistemlere dönüşmesinin bir gereği olduğunu ifade etti. Ona göre, artık piyasalarda karar alma ve değer transferi süreçlerinde yapay zeka tabanlı algoritmalar hızla yayılıyor ve blockchain sistemleriyle bütünleşiyor. SEC, gelişmekte olan teknolojileri eski mevzuata sıkıştırmaktan kaçınmalı; bizim rolümüz kuralları net koymak ve süreci adil biçimde yönetmek, kazananı baştan seçmek değil. Düzenleyici Gündem ve Kongre ile İşbirliği Atkins, söz konusu değişikliklerin sadece teknolojik gelişmelerle sınırlı kalmadığını, Kongre’nin kripto piyasalarına dair net bir çerçeve oluşturması gerektiğini de belirtti. Özellikle CLARITY Act gibi düzenlemelerle dijital varlıkların regülasyonunda SEC ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) arasında yetki paylaşımı öngörülüyor. Bu şekilde piyasaya yönelik belirsizliklerin ve yasal risklerin asgariye indirilmesi hedefleniyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, finansal piyasalarda düzen ve yatırımcı korumasını sağlamaya yönelik ana kurum konumunda. Atkins’in öne çıkardığı bu yeni yaklaşım, regülasyonun teknolojiyle paralel ilerlemesiyle ilgili önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
HYPE fiyatında analistler 75 doları hedeflerken yükseliş işareti güçleniyorHYPE olarak bilinen Hyperliquid token, yılın başından bu yana 20 dolar seviyelerinden toparlanarak 43 dolara ulaştı. Son dönemde önde gelen kripto para traderlarının grafik analizlerinde yükseliş potansiyeli öne çıkarken, token üzerinde teknik göstergeler ile desteklenen bir hareket gözlemlendi. HYPE, merkeziyetsiz vadeli işlemler platformunun yerel kripto parası olma özelliğiyle, hacmin arttığı ve ilginin yoğunlaştığı bir yapı sunuyor. Teknik analizde yükseliş üçgeni oluştu Deneyimli kripto analisti HypeDojo, HYPE fiyatının haziran sonuna dek 75 dolara ulaşabileceğini öne sürdü. Bu öngörüsüne temel olarak günlük grafikte yukarı yönlü bir üçgen formasyonunun belirdiğine işaret etti. Ayrıca, fiyat sıkışmasının yatay direnç bölgesinin hemen altında gerçekleştiği ve artan dipler ile bu yapının devam eden bir yükselişi desteklediği aktarıldı. HypeDojo, “HYPE fiyatı daha önce 39 dolar altında olduğu dönemde yakaladığı yükselen diplerle boğa senaryosunu güçlendirdi; şimdi ise 75 dolar hedefli üçgen formasyonu dikkat çekiyor” ifadesini kullandı. Öte yandan bazı piyasa katılımcıları, son fiyat hareketinin bir yükselen takoz olabileceğine ve bu durumda direnç bölgesinde momentumun zayıflaması halinde başarısız çıkış riskinin bulunduğuna işaret etti. Ancak haftalık grafik üzerinde görülen istikrarlı yükseliş eğilimi, alıcıların piyasada tekrar ağırlık kazandığını gösteriyor. Traderlar için 60 dolar seviyesi öne çıkıyor Kripto analisti VikingXBT, HYPE’nin uzun vadeli grafiğini sektördeki en güçlülerden biri olarak nitelendirirken, nisan ayında 36 dolardan uzun pozisyona giriş yaptığını açıkladı. VikingXBT’ye göre token, yılın başında 20-25 dolar aralığından toparladıktan sonra yeniden 40 dolar bandına çıktı. 2025’teki 60 doların üzerindeki zirveden sonra gelen düzeltme sonrasında, yeni yükseliş beklentileri öne çıkmaya başladı. Analist, mevcut ivmenin devam etmesi durumunda HYPE’nin yeniden 60 dolara tırmanabileceği görüşünde. Ayrıca, Hyperliquid’in merkeziyetsiz türev platformları arasındaki büyüyen popülaritesine ve gelişen ticaret altyapısına da dikkat çekiyor. Piyasaya 2023’ten sonra giriş yapan Hyperliquid, zincir üstü vadeli işlemler alanında, özellikle artan işlem hacmi ve genişleyen kullanıcı kitlesiyle ön plana çıkıyor. Bu gelişmeler, HYPE token’ın yakından takip edilen borsa tabanlı kripto varlıklar arasında yerini sağlamlaştırıyor. İndikatörler ve kritik seviyeler TradingView üzerinde izlenen teknik göstergeler, kısa vadede dalgalı görünüm sunsa da genel tabloyu olumlu gösteriyor. Platformda, haftalık ve aylık periyotlarda HYPEUSDT paritesine yönelik “güçlü al” notu verildi. Bu değerlendirme ağırlıklı olarak hareketli ortalamalardaki uyuma dayanıyor. Brave New Coin’in son fiyat verilerine göre HYPE, 42,40 dolar civarında işlem gördü; son 24 saatte yüzde 1,04 düşüş yaşandı. Göreceli Güç Endeksi (RSI), MACD ve Williams %R gibi başlıca osilatörler ise şu aşamada nötr; bu da tokenın henüz aşırı alım sinyali vermediği anlamına geliyor. Orta-uzun vadeli hareketli ortalamalar, mevcut fiyatın altında kalmayı sürdürüyor. Analistlere göre bu durum yükseliş eğilimini destekliyor. Öte yandan yatırımcılar, özellikle 50 dolar psikolojik direncinin aşılmasını yakından izliyor. Bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanırsa, token açısından bir sonraki hedef olarak önce 60 dolar, ardından da 75 dolar gündeme gelebilir. Destek tarafında ise 37-39 dolar aralığı kritik olarak değerlendiriliyor. Yükselişin devamı için takip edilen riskler Kısa vadede HYPE, dar bir fiyat aralığında hareketini sürdürürken, büyük bir kırılım beklentisi yatırımcılarda heyecan yaratıyor. Analistlere göre yönün kesinleşmesi için, fiyatın 50 doların üzerine çıkması gerekiyor. Aksi halde, 40-44 dolar aralığında yatay seyrin devam etmesi ve zaman zaman kar realizasyonlarının yaşanması ihtimal dahilinde kalıyor. Piyasa uzmanları, genel kripto para piyasasındaki dalgalanmalar ile HYPE üzerindeki fiyat hareketinin doğrudan ilişkili olduğunu, bu nedenle ani volatilitenin olası olduğunu belirtiyor. Pozitif beklentiye rağmen, riskli yapı nedeniyle dikkatli olunması tavsiye ediliyor.
Son kripto kahininin bugünkü Bitcoin tahmini ve ZEC, XRP yorumlarıKripto paralarda gündem yine yoğun ve İran sorunu halen çözülmüş değil. 14-15 Mayıs tarihinde Lübnan müzakereleri ABD’de de yapılacak. Ateşkes ise İran’a yapılan saldırılara rağmen devam ediyor. Peki geçen yılın ikinci yarısı ve bu yılki tahminlerinde hedeflerini büyük ölçüde tutturan kripto kahini bugün ne diyor? Kripto kahini tahmin Roman Trading 2025 ikinci yarısından itibaren kripto paralarda büyük düşüşler göreceğimizi söylüyordu. Altcoinler ve BTC için özellikle son çeyrekte fazlasıyla haklı çıktı. Düşüş psikolojisine kapılan analistin motivasyonu yükselişlerde hacmin zayıflığından besleniyordu. Bu yüzden her sahte yükselişte düşüş çağrısında bulunarak haklı çıktığı için adından söz ettirebildi. BTC için 60 bin doların altına işaret eden analist bu yıl o konuda da haklı çıktı ancak henüz 50 bin dolardaki gibi göremedik. Bugünkü değerlendirmesinde de yaşanan son yükselişin ayı piyasalarının sağlıklı biçimde devam edebilmesi için yerinde bir hamle olduğunu savunarak düşüşün devam edeceğini söyledi. “Makro düzeydeki düşüş eğilimimizin devam etmesi için gerçek anlamda yüksek hacimli işlemlerin görülmeye başlaması gereken noktaya yaklaşıyoruz. Bu yükseliş dalgasının tamamı düşüş eğilimli bir fiyat hareketi sergiledi ve bu da ayı piyasasının devamı için çok ihtiyaç duyduğumuz bir düzeltmeyi sağladı. Mayıs sonu, belki de daha erken.” Ona göre fiyat düşerken önümüzdeki günlerde hacim daha da artmalı. ZEC ve XRP Coin Zcash bu hafta yüzde 38 yükseldi ve hızlı bir geri dönüş yaptı. Ekiple ilgili sorunlar ve artan FUD ile dibe koşan gözde gizlilik altcoini şimdi yeni zirveleri hedefliyor. Aşağıdaki grafiği paylaşan Ali Martinez yukarı yönlü hareket için halen alan olduğunu söyledi. Ona göre 698,78 dolardaki kanal tepesi bir sonraki ana direnç seviyesi ve fiyat buraya ulaşacak. Sonrasında daha büyük zirvelerin önü açılmış olacak. Elbette genel piyasa hissiyatının buna izin vermesi gerekiyor. Martinez XRP Coin için de umutlu. Sürekli takip ettiği TD Sequential göstergesi dört saatlik grafikte alım fırsatı verdiği için fiyatın 1,8 dolara kadar tırmanabileceğine inanıyor. “XRP az önce yeni bir alım sinyali verdi! TD Sequential göstergesi şu anda XRP 4 saatlik grafiğinde bir alım sinyali veriyor. Bu yapıya çok dikkat ediyorum çünkü son zamanlarda XRP’deki her büyük trend değişikliğini doğru bir şekilde öngörmüştü. Örneğin, 6 Mayıs’ta göstergenin 1,46 dolarlık zirvede bir satış sinyali verdiğini belirtmiştim. Bu tahmin, yerel zirveyi mükemmel bir şekilde zamanladı ve son 48 saatte gördüğümüz %5,5’lik düzeltmeye yol açtı. Bugün, gösterge alım sinyaline geçti. Bana göre bu, yerel tükenmenin sona erdiğini ve XRP’nin toparlanmaya hazır olduğunu gösteriyor. 1,45 dolarlık dirence doğru bir hareket bekliyorum; üstteki arzı aştığımızda ise ikincil hedefim 1,80 dolar olacak.”
XRP 1,41 dolarda sıkıştı volatilite öncesi kritik kırılım bekleniyorXRP son günlerde, önemli teknik ve zincir üstü göstergelerin kesişmesiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Analistler, fiyatın uzun süredir devam eden düşen direnç çizgisinin hemen altında dalgalanmasının ardından, piyasanın gerginliğinin artmasını bir kırılım olasılığıyla ilişkilendiriyor. Yaklaşık 300 gündür devam eden dar bant içindeki hareket, XRP’nin simetrik üçgen görünümüne yaklaşmasını sağladı. Teknik olarak bu yapı, piyasanın bir süreliğine dengede kaldığını ancak bu dengenin aniden bozulabileceğini gösteriyor. Piyasada kritik denge ve karar aşaması Fiyatın bu kadar uzun süre aynı aralıkta seyretmesi, alıcılar ve satıcılar arasında geçici bir denge olduğu anlamına geliyor. Ancak geçmişte, böylesi bir sıkışmanın ardından volatilitenin hızla tekrar artması bekleniyordu. CryptoAppsy verilerine göre XRP şu anda 1,41 dolardan işlem görüyor ve bu seviye, önemli bir karar noktasının hemen öncesinde yer alıyor. Analistler, XRP’nin mevcut fiyat bandından çıkıp yukarı yönlü bir atak mı başlatacağı yoksa dirençten bir kez daha geri çevrilip yatay seyrini sürdüreceği sorusunun piyasadaki en önemli gündemlerden biri olduğunu vurguluyor. Her iki durumda da yaklaşan kırılımın, XRP’de bir sonraki büyük fiyat hareketine yön vereceği tahmin ediliyor. Zincir üstü veriler ve büyük yatırımcı hareketleri XRP’nin 70 gündür süren dar fiyat aralığı, kripto para piyasasına hâkim olan “önce sıkışma, sonra sert hareket” eğilimiyle örtüşüyor. Likiditenin birikmesi ve yatırımcıların pozisyonlarını güncellemesi, genellikle ani fiyat hareketlerinin işareti oluyor. Son dönemde zincir üstünde gözlemlenen hareketlenmeler ise dikkat çekici. XRP borsalardan çekilme miktarında artış olması, genellikle büyük yatırımcıların elindeki tokenları uzun vadeli saklama cüzdanlarına aktarması anlamına geliyor. Bu gelişme, satış baskısının azaldığı ve yatırımcıların kısa vadede pozisyonlarını koruma eğiliminde olduğuna işaret ediyor. Son veriler, XRP’nin borsalardan taşınmasında yükseliş olduğunu ve bunun büyük yatırımcılar arasında yeni bir birikim dönemi başlatabileceğini düşündürüyor. Tarihte, fiyat sıkışmalarıyla birlikte borsa bakiyelerinde yaşanan bu tür düşüşler, piyasa ilgisinin azaldığından çok, yüzey altında yeni bir güvenin oluştuğuna işaret etmişti. Bu kez de büyük yatırımcıların, ani bir hareketten önce konumlarını sessizce ayarladığı öne sürülüyor. Kırılım beklentisi güçleniyor Tüm bu teknik ve zincir üstü veriler, piyasada kritik bir dönemece girildiğini gösteriyor. XRP’de fiyat daralırken, volatilitenin de aşırı düştüğü gözlemleniyor. Analistler, yatırımcıların şu an pozisyonlarını koruduğunu, henüz yön konusunda belirgin bir ibare oluşmadığını aktarıyor. Şu anda piyasada bir bekleyiş havası var; ancak sıkışmanın derinleşmesi ve likiditenin bir noktada tek bir yöne yoğunlaşmasıyla, XRP’nin yakın zamanda belirgin ve keskin bir hareket sergilemesi bekleniyor. Bu hareketin yönü, üçgen yapının hangi tarafından kırılacağına bağlı olacak ve gerçekleştiği anda piyasada önemli bir dalgalanma yaratabilir.
Kriptoda Gecikme Kaybettirir, Bu Uygulama KazandırırKripto para piyasası, 7/24 aktif ve anlık değişimlerle dolu bir arena. Gece yarısı uykudayken Bitcoin fiyatı aniden fırlayabilir veya siz toplantıdayken favori altcoin’iniz dip yapabilir. Böylesine hareketli bir piyasada avantaj sağlamak için ihtiyaç duyduğumuz şey, veriyi eksiksiz ve gecikmesiz sunan akıllı bir asistandır. Tam da bu noktada, hem iOS hem Android cihazlarda çalışabilen, native olarak Türkçe, İngilizce ve İspanyolca dillerinde sunulan ve üyelik oluşturma zorunluluğunu ortadan kaldıran, hafif ama son derece yetenekli bir uygulama devreye giriyor: CryptoAppsy. Her Şey Tek Ekranda! Uygulamayı açar açmaz Bitcoin’den en yeni altcoin’lere kadar binlerce kripto varlığın anlık fiyatlarını karşınızda bulursunuz. CryptoAppsy, global borsalardan çektiği verileri milisaniyeler içinde işler ve 5 saniyelik aralıklarla otomatik güncellemeler halinde sunar. Bu sayede arbitraj fırsatlarını kaçırmaz, ani fiyat dalgalanmalarını oluştuğu anda yakalarsınız. Uygulamanın Panel sekmesinde ise favorilerinizi, portföyünüzü, alarmlarınızı ve size özel filtrelenmiş haberleri tek bir ekranda görebilirsiniz, her şey anlık ve otomatik güncellenir. Böylece farklı borsalar veya sayfalar arasında gezinirken vakit kaybetmez, doğrudan odaklandığınız varlıklara yoğunlaşırsınız. Aşağıda fiyat ve panel ekranlarına göz atabilirsiniz. Bu Özellik Başka Uygulamada Yok! Portföy Yönetiminde Çoklu Para Birimi Desteği CryptoAppsy, kripto yatırımlarınızı bütüncül bir şekilde takip edebilmeniz için akıllı bir portföy yönetim aracı da sunuyor. Uygulama içinde kendi portföyünüzü manuel olarak tanımladığınızda, toplam varlık değeriniz anlık kurlarla her 5 saniyede bir kendiliğinden güncellenir. Karlılık durumunuzu görmek için ayrıca tablo yapmanıza gerek kalmaz; anlık kâr/zarar hesaplarınız ekranda hazır olarak görünür. Üstelik CryptoAppsy’nin benzersiz bir özelliği sayesinde, farklı coin’leri farklı para birimleriyle (USD, TRY, EUR, JPY, GBP, CNY, AUD, CAD, CHF, HKD ve SGD) satın almış olsanız bile tüm pozisyonlarınız eşzamanlı olarak takip edilir ve toplam portföy değeri seçtiğiniz herhangi bir fiat para birimi cinsinden size sunulur. Örneğin, portföyünüzdeki BTC’yi dolar üzerinden, ETH’yi TL üzerinden almış olsanız bile uygulama anlık kurlarla hepsini tek bir potada toplar ve dilerseniz Türk Lirası, USD veya EUR gibi istediğiniz birimde toplam değeri gösterir. Bu çoklu para birimi desteği, benzer uygulamalarda pek rastlanmayan büyük bir kolaylık sağlıyor. Portföyünüze Özel Haber Akışı Bilgi, kripto dünyasında en az sermaye kadar değerli. Ancak haber kirliliğinin yoğun olduğu bu ortamda, doğru haberi doğru zamanda yakalamak zor olabiliyor. CryptoAppsy, entegre Haber sekmesiyle bu sorunu çözüyor. Uygulamayı hangi dilde kullanıyorsanız (Türkçe, İngilizce veya İspanyolca), o dilde güncel haber özetlerini karşınıza getiriyor. Üstelik bu haberler, deneyimli editörler tarafından onlarca güvenilir kaynaktan süzülerek, yalın ve anlaşılır özetler halinde sunuluyor. En güzel tarafı, haber akışınızı dilerseniz sadece portföyünüzdeki kripto paralara özel olarak filtreleyebilmeniz. Yukarıdaki görselde görebileceğiniz gibi Portföyüm filtresini aktifleştirdiğinizde, uygulama sadece kendi yatırımlarınızla ilgili en son haberleri listeler, tek bir kez filtre butonuna basmanız yeterli uygulamayı her açtığınızda hep en son kaydettiğiniz şekilde görürsünüz. İsterseniz belli başlı coin’lere göre (örneğin sadece BTC, sadece ETH gibi) de haberleri filtreleyebilir, tek dokunuşla ilgili gelişmenin orijinal kaynağına ulaşabilirsiniz. Dahası, Haber sekmesinde yer alan Canlı yayın sayesinde en son gelişmeleri tek ekrandan anında izleyebilirsiniz, ayrıca Haftanın önemli gelişmelerinin sıralandığı kısımda da o haftanın tüm önemli gelişmelerinin hangi gün hangi saatte olduğuna dair bilgilere direkt olarak ulaşabilirsiniz. Böylece sosyal medya söylentileriyle zaman kaybetmeden, piyasayı etkileyebilecek kritik gelişmeleri doğrudan ve ilk elden siz öğrenirsiniz. Kısacası CryptoAppsy ile ilgilendiğiniz haberi bilgi yığınından ayıklamak için ekstra çaba harcamanıza gerek kalmıyor. Yeni Çıkan Coin’leri Anında CryptoApps’de Keşfet! Uygulamanın Endeks sekmesinde kripto piyasa verileri ve yeni listelenen kripto paralar yer alıyor. Borsalarda yeni listelenen kripto paralar anında endeks sekmesinde listelenir. Böylelikle yeni çıkan bir coin’in fiyatını, çıkış zamanını, hacim, piyasa değeri gibi bilgilerin yanı sıra hangi blockchain üzerinde basıldığı gibi bilgilere ilk elden sahip olursunuz. Henüz daha erken aşamada yeni coin’ler keşfedip, fiyat henüz tavan yapmamışken en dipten alım yaparak avantaj sağlayarak fırsatları yakalayabilirsiniz. Ayrıca kripto piyasa verilerine dair gelişmiş grafik görünümü sayesinde ise geçmiş verileri birkaç dokunuşla net bir şekilde inceleyebilir, piyasa trendlerini kolayca analiz edebilirsiniz. En Önemli Makroekonomik Veriler Uygulamanın Endeksler sekmesinde ayrıca Makro veriler kartı bulunuyor. Bu kartta kripto para piyasalarını yakından ilgilendiren en önemli veriler yer alıyor. Yaklaşan Fed toplantı tarihleri, Fed faiz beklentileri, ABD 10 yıllık tahvil oranları, DXY endeksi ve ABD işsizlik oranları gibi kripto dünyasının yakından takip ettiği verileri anlık izleme fırsatı sunuluyor. Her bir veriye tıklandığında geçmişe yönelik grafiklere de ulaşmak mümkün. Akıllı Fiyat Alarmları Kripto piyasasında her an her şey olabilir ve sürekli ekran başında kalmak mümkün olmayabilir. CryptoAppsy bunun için gelişmiş 🔔akıllı fiyat alarmları özelliğini sunuyor. Belirlediğiniz bir kripto para, hedeflediğiniz fiyat seviyesine ulaştığında uygulama size anında push bildirimi gönderiyor. Böylece telefonunuza gelen bir bildirim ile önemli bir yükselişten veya düşüşten anında haberdar olursunuz. Gece yarısı derin uykuda olsanız bile, kurduğunuz alarm sayesinde büyük bir fırsatı kaçırma ihtimaliniz kalmıyor. Bu özellik, kullanıcıların duygusal kararlar vermesinin önüne geçerken önceden belirlenmiş stratejilerine bağlı kalmasını kolaylaştırıyor. CryptoAppsy açık olmasa bile arka planda piyasayı sizin yerinize gözetleyerek adeta nöbet tutuyor, böylece gözünüz arkada kalmıyor. Kullanıcıların Söyledikleri: 5,0/5 Puanla Onaylanan Deneyim Kullanıcı geri bildirimleri CryptoAppsy’nin sunduğu değeri net biçimde doğruluyor. App Store’da ⭐5,0 ve Google Play’de ⭐4,5 ortalama puana sahip uygulama için kullanıcı yorumlarında özellikle “yeni başlayanlar için çok uygun”, “haber özetleri harika”, “göz yormayan şık tasarım” ve “başka bir programa ihtiyaç bırakmıyor” vurguları öne çıkarken, kullanıcılar hızlı bildirimler sayesinde fırsatları kaçırmadan hareket edebildiklerini belirtiyor. Bu yüksek memnuniyet, CryptoAppsy’nin hem ilk adımını atanlar hem de aktif trader’lar için güvenilir ve pratik bir çözüm olduğunu gösteriyor. CryptoAppsy ile uygulamayı ilk kez açan bir kullanıcı bile “şimdi ne yapacağım?” diye düşünmeden sezgisel bir şekilde menüler arasında gezinebilir. Arayüz tasarımı, kriptoya yeni adım atanlar için anlaşılır ve sade tutulurken, deneyimli trader’lar için de hız ve performans odaklıdır. Hafif yapısı sayesinde uygulama eski model telefonlarda dahi akıcı çalışır, cihazınızı yormaz. CryptoAppsy sizden e-posta doğrulaması veya kayıt formları istemez; mağazadan indirip birkaç saniye içinde piyasayı takip etmeye başlayabilirsiniz. Bu sayede kripto dünyasına adım atmak isteyen acemi yatırımcılar bile korkmadan keşfe çıkabilir, profesyoneller ise milisaniyelerin önemli olduğu işlemlerde ihtiyaç duydukları hızı yakalar. Sonuç olarak, ister ilk kez kripto yatırımı yapmaya hazırlanan bir meraklı olun, ister günlük trade ile uğraşan tecrübeli bir yatırımcı; CryptoAppsy, kripto para piyasasındaki karmaşayı düzene sokmak ve size zaman kazandırmak için ideal bir yardımcıdır. Anlık fiyatlar, kişiselleştirilmiş portföy takibi, akıllı alarmlar, canlı ve temiz haber akışı, yeni listelenenleri keşfetme gibi özellikleriyle rakiplerinden ayrışan bu uygulama, kripto dünyasında bir adım önde olmanızı sağlar. CryptoAppsy uygulamasını hemen şimdi App Store veya Google Play üzerinden indirerek kripto piyasasının kontrolünü elinize alın ve fırsatları yakalamaya başlayın!
STRC 23 gün sonra tekrar 100 dolara yükseldi BTC alımı sembolik kaldı23 günlük aradan sonra STRC yeniden 100 dolarlık fiyatına ulaşarak, Strategy şirketine Bitcoin alımlarını sürdürme olanağı sağladı. Ancak firmadan gelen verilere göre, bu geri dönüşün ardından sadece 1,17 BTC’lik bir alım gerçekleşti ve bunun hacmi oldukça düşük tutuldu. Bu, özellikle nisan ortasından bu yana şirketin STRC üzerinden yaptığı ilk Bitcoin işlemi olarak kayda geçti. Michael Saylor ve Peter Schiff tartışması yeniden alevlendi Bu gelişmelerin ardından, kripto para dünyasının iki tanınmış ismi Michael Saylor ve Peter Schiff arasında yeni bir tartışma başladı. MicroStrategy’nin kurucusu Saylor, kendi ekosistemini hava taşımacılığına benzeterek STRC’yi bir yolcu uçağına, Bitcoin’i savaş jetine, MicroStrategy’nin hisselerini ise roket olarak tanımladı. Buna karşılık Peter Schiff, geçmişte olduğu gibi olumsuz bir bakış açısı sergileyerek bu üçlünün eninde sonunda “düşüp yanacağını” iddia etti. Peter Schiff, uzun süredir kripto para piyasasına şüpheyle yaklaşan ve altın yatırımcısı olarak bilinen bir isim. Daha önce de STRC modelini “bariz bir saadet zinciri” olarak nitelendirmiş ve sistemin yalnızca temettü ödemeleri ile sürdürüldüğünü savunmuştu. Schiff’e göre, Saylor’un şirketi bir süre sonra temettü ödemelerini askıya almak pahasına STRC’yi çökertebilir; ciddi Bitcoin satışına girişmeden bunu tercih edeceğini düşünüyor. Peter Schiff’in bu kez eleştirilerinin sosyal medyada popülist söylemlerden çok daha hesaplı ve mantıklı bir yaklaşıma dayandığı dikkat çekti. STRC’nin getiri oranı ve borç kısıtı tartışmaları Şirketin yatırımcılarına sunduğu yıllık %11,5’lik getiri vaadi ise tartışmanın kritik noktalarından biri oldu. Eğer Bitcoin’in yıllık fiyat artışı bu oranın altında kalırsa, Michael Saylor’un uzun süredir uyguladığı BTC biriktirme stratejisinin sürdürülebilirliği ciddi şekilde sorgulanacak. Bu durumda, firma yeni Bitcoin alımı yapamayacağı gibi, var olan BTC’leri teminat olarak göstererek ya da doğrudan satarak yatırımcılara kupon ödeme yoluna gitmek zorunda kalabilir. Nitekim şirketin 2026 ilk çeyrek mali raporunda, varlıklarının yeniden değerlenmesinden kaynaklanan 12,5 milyar dolarlık net zarar yazdığı açıklandı. Rapor sırasında hem Michael Saylor hem de CEO Phong Le, BTC satışına şirketin yararına olacak ise her an hazır olduklarını da vurguladı. STRC ile yeni sermaye toplamanın maliyeti yükseldi Mayıs 2026 itibarıyla, Strategy’nin karşılaştığı temel sorunlardan biri, yeni sermaye bulmanın maliyetinin Bitcoin’in sağladığı reel getiriyi aşması oldu. Yani, STRC’nin 100 dolarda kalmaya devam etmesi ve şirketin Bitcoin birikim stratejisini sürdürebilmesi artık yalnızca piyasanın yukarı yönlü potansiyeline ve BTC fiyatındaki güçlü artışlara bağlı. Bundan sonraki süreçte, şirketin BTC alımlarının arkasındaki motivasyonun inanç ve uzun vadeli stratejiden çok, Bitcoin’in kısa vadede göstereceği performansa dayandığı değerlendirmesi öne çıkıyor.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."