Aday adayı olduğum temsilcilik.
Ripple, kurumsal hazine yönetiminde dijital varlık desteğini genişletti
Ripple, kurumsal hazine yönetim platformuna entegre edilen yeni özelliklerle birlikte şirketlerin hem XRP hem de RLUSD varlıklarını geleneksel para bakiyeleriyle birlikte tek bir panelden yönetebilmesini sağlayan dijital varlık desteğini duyurdu. Dijital varlık yönetiminde yeni çözümler Şirketin son duyurusuna göre, “Digital Asset Accounts” ve “Unified Treasury” olarak adlandırılan iki yeni özellik, Ripple’ın 2025 yılında satın aldığı GTreasury altyapısı üzerine geliştirildi. GTreasury, son dönemde küçük işletmelerden küresel ölçekte faaliyet gösteren Fortune 500 şirketlerine kadar çok sayıda müşteriye hizmet veriyor. Platform üzerinde ayrıca geçen yıl 13 trilyon dolarlık ödeme işlemi gerçekleştirildi. Digital Asset Accounts, şirketlerin Ripple tabanlı platform içinde dijital varlık hesapları oluşturmasına imkân tanıyor. Bu yeni yapı sayesinde XRP, RLUSD ve desteklenen diğer token bakiyeleri, canlı kur verileriyle birlikte anlık olarak nakit pozisyonlarının yanında izlenebiliyor. Platform, işlemlerdeki bakiyeleri 15 ondalık haneli hassasiyetle kaydederek, blokzincir ile tam uyum ve uzlaşı sorunlarının önüne geçiyor. Bunun yanında, her işlem sistem tarafından otomatik olarak not edilip hem varlık bazında hem de işlem anındaki piyasa değeriyle birlikte kaydediliyor. Böylece, manuel kayıt gerekliliği ortadan kalkıyor ve denetim süreçleri sadeleşiyor. Tekil platformda farklı entegrasyonlar Bir diğer yenilik olan Unified Treasury ise farklı dış saklama kurumlarında tutulan dijital varlıkların, bankacılık entegrasyonunda kullanılan mevcut API ile sisteme bağlanmasını sağlıyor. Bu sayede kurumlar birden fazla saklama çözümünü merkezi bir panelden yönetebiliyor. Ripple Treasury Başkan Yardımcısı Renaat Ver Eecke, yeni dönemde finans departmanlarının dijital varlıklara daha fazla ilgi gösterdiğini, artık temel meselenin bu varlıkları mevcut operasyonları kesintiye uğratmadan nasıl entegre edeceği olduğunu dile getirdi. Renaat Ver Eecke, finans ekiplerinin dijital varlıklarla ilgilenme aşamasından, bunları mevcut sistemlerine sorunsuz biçimde nasıl dahil edebileceklerini tartışmaya başladığını belirtti. Tanıtılan bu yeni araçlarla Ripple, kurumsal hazine yönetim sistemlerinde rakiplerinden bir adım öne çıkıyor. Sektörde faaliyet gösteren diğer TMS platformlarında benzer bir dijital varlık entegrasyonu şu anda sunulmuyor. Şirketten yapılan bilgilendirmeye göre, iki yeni özellikle başlayan dijital varlık yönetim çerçevesinin ilerleyen dönemde sınır ötesi ödemelere, şirketler arası transferlere ve atıl nakit için repo piyasalarında getiri elde etme gibi daha geniş olanaklara doğru genişlemesi planlanıyor. Bu genişlemede stablecoin’lerin önemli rol üstleneceği ifade ediliyor.
Trump’ın İran politikası ve petrol krizi kripto piyasalarını sarsıyor
Son bir ayda ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik değişken tavrının küresel piyasalarda belirgin bir dalgalanmaya yol açtığı görülüyor. Kripto para piyasası da bu gelişmelere paralel sert fiyat hareketleriyle karşı karşıya kalırken, yatırımcılar için belirsizlikler her geçen gün artıyor. Strait of Hormuz krizi ve acil stok hamlesi Dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda, İran ile yaşanan çatışma sonrasında deniz trafiğinde ciddi bir azalma yaşandı. Bu boğaz, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 20’sini taşıyor. İran’ın boğazı “süresiz kapalı” ilan etmesiyle birlikte, küresel enerji piyasasında risk algısı hızla yükseldi. Çatışmaların 28 Şubat’ta başlamasından sonra, tanker geçişleri neredeyse durma noktasına geldi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), tarihinde ilk defa böylesine geniş bir koordinasyonla, 32 üye ülkenin acil durum petrol stoklarından yaklaşık 400 milyon varil piyasaya sürme kararı aldı. Sonradan bu miktar, daha fazla ülkenin katılımıyla 426 milyon varile çıkarıldı. Bu ek rezervler, Hürmüz’den geçişin kısıtlanmasıyla ortaya çıkan günlük 4,5–5 milyon varillik açıkta tampon görevi üstleniyor. Ancak mevcut rezervlerin yalnızca birkaç hafta daha piyasadaki arz eksikliğini dengeleyebileceği belirtiliyor. Ardından, günlük açık iki katına çıkarak 10–11 milyon varile ulaşabilir. Piyasalar ve kripto varlıklar üzerindeki etkiler Petrol arzındaki bu tehdit, riskli varlıklarda sert satışların görülebileceği bir ortam oluşturuyor. “Suudi Arabistan, böyle bir arz şokunun daha önce görülmediği ölçekte olacağını, piyasada absorbe edilebilecek bir tamponun kalmadığını ifade etti. “Bu büyüklükte bir şokla baş edilebilecek bir denge noktası artık görünmüyor.” Sigorta şirketlerinin gemi sigorta primlerini hızla artırması da deniz taşımacılığı maliyetlerini büyük oranda yükseltti. Savaş öncesi gemi değerinin yüzde 1’inin altında olan prim oranları, bazı durumlarda yüzde 7,5’e kadar çıktı. Bu da, örneğin değeri 100 milyon dolar olan bir tankerin savaş öncesi 250 bin dolar civarında olan sigorta maliyetinin, çatışmalar sürecinde 2 ila 3 milyon doları bulmasına yol açtı. Sigorta primleri, rota üzerindeki riskin en net göstergesi olarak öne çıkıyor. Primler yüzde 2’nin altına inmediği sürece bölgedeki istikrarsızlığın piyasalara yansıması bekleniyor. Trump, zaman zaman Hürmüz’den güvenli geçişin sağlanabileceğini savunsa da, şu ana kadar tanker trafiğinde kayda değer bir iyileşme tespit edilmedi. S&P Global Market Intelligence’ın verilerine göre, savaş sonrasında günde 100’den fazla tanker geçerken, bu sayı yalnızca 21’e düştü. Risk iştahının piyasaya dönmesi için deniz trafiğinde anlamlı bir artışın şart olduğu vurgulanıyor. Mevcut durumda, hem kripto hem de geleneksel finans piyasalarında dalgalanmanın süreceği değerlendiriliyor.
Kripto piyasasında haftanın en büyük tasfiyesinde başrol petrolün
Kripto piyasasında son 24 saatte gerçekleşen en dikkat çekici tasfiye, bu kez doğrudan kripto varlıklardan değil, tokenize petrol vadeli işlemlerinden geldi. Hyperliquid platformunda işlem gören Brent petrol vadeli kontratları, büyük çaplı likidasyonlarda öne çıktı. Petrol kontratları kripto tasfiyelerinde öne çıktı CoinGlass verilerine göre, son bir günde toplam tasfiye büyüklüğü 403 milyon dolara ulaştı. Bu tutarın 46,6 milyon dolarlık kısmı ise Hyperliquid üzerinde tokenize edilmiş Brent petrol vadeli işlemlerinden kaynaklandı. Böylece petrol, Ethereum ve Bitcoin’in ardından, en fazla pozisyonun tasfiye olduğu üçüncü varlık oldu. İlk dört sırada sırasıyla Ethereum, Bitcoin, Brent petrol ve Solana yer aldı. Tüm bu süreçte en yüksek tutarlı tek seferlik tasfiye de Brent petrol kontratında gerçekleşti. Hyperliquid borsasında bir kullanıcının 17,17 milyon dolarlık petrol pozisyonu kapatıldı. Son bir ayda bu, petrol tarafında yaşanan ikinci büyük bireysel tasfiye oldu. Bu durum, geleneksel piyasa varlıklarının kripto altyapısı üzerinden de önemli dalgalanmalara yol açabildiğini gösteriyor. Jeopolitik dalgalanmalar piyasaya yansıdı BRENTOIL-USDC kontratı son 24 saatte 107,19 dolardan işlem görüp yaklaşık yüzde 2 artış kaydederken, toplam 977 milyon dolarlık hacim oluştu. Açık pozisyon büyüklüğü ise 515 milyon dolar seviyesine ulaştı. Bu rakam, birçok orta ölçekli kripto varlığın toplam piyasa değerini aşıyor. Yaşanan dalgalanmanın arka planında ABD Başkanı Donald Trump’ın ulusal konuşması etkili oldu. Trump’ın, İran’a yönelik olarak ‘ağır yaptırımlar’ uygulayacağı mesajı, piyasadaki barış beklentisini terse çevirdi. Açıklamadan sonra geleneksel piyasalarda Brent petrol fiyatı yüzde 5 yükselerek 106 doların üstüne tırmandı. Özellikle ateşkes umuduyla petrol fiyatında düşüş bekleyen ve kripto varlıklarda yükselişe oynayan yatırımcılar, bu değişimden olumsuz etkilendi. Her iki cephede pozisyon almış olanlar, fiyatların ani yön değiştirmesiyle birden iki taraflı kayıplar yaşadı. Tasfiye olan toplam pozisyonlar 137 bini aşarken, kapanan pozisyonların 234,6 milyon dolarla büyük kısmı, yükseliş yönünde (long) açılmış işlemlerdi. Satış tarafındaki (short) tasfiyeler ise 168,7 milyon dolara ulaştı. Özellikle Trump’ın konuşmasının ardından geçen dört saatte, likidasyonların 153,7 milyona ulaştığı, bunun 130,8 milyon dolarlık bölümünü de yine long pozisyonların oluşturduğu görüldü. Hyperliquid, klasik kripto paralara alternatif olarak, yatırımcılara petrol ve altın gibi varlıkların tokenize edilmiş türevlerine erişim olanağı sunuyor. Platform, 7 gün 24 saat açık piyasa yapısıyla, jeopolitik ve makroekonomik gelişmelere anında tepki verme imkânı tanıyor. Son aylarda tokenize petrol, savaş sonrası dönemde en çok tasfiye yaşanan ilk beş varlık listesinde birkaç kez kendine yer buldu. Hyperliquid’in bu piyasada sunduğu yeni araçlar, kripto yatırımcılarının risk ve fırsatları tamamen yeniden değerlendirmesine kapı araladı.
Trump’ın açıklamaları sonrası kripto piyasalarında düşüş görüldü
Kripto varlıklar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la ilgili sert çıkışının ardından yeniden geriledi. Salı günü piyasalarda oluşan iyimser havanın ardından, Trump’ın Çarşamba akşamı yaptığı televizyon konuşmasında uzlaşmaya yönelik bir mesaj vermemesi, önde gelen kripto paraların değer kaybetmesine yol açtı. Küresel piyasalarda sert dalgalanma Ana endekslerde ve emtia piyasalarında da benzer şekilde önemli hareketler yaşandı. Brent petrolün varil fiyatında yüzde 5’lik artış gözlenirken, Asya borsalarında yüzde 2’ye yakın düşüş oluştu. ABD ve Avrupa endeks vadeli işlemlerinde ise yüzde 1 seviyesinin üzerinde kayıplar yaşandı. Dolar güç kazanırken, ABD hazine tahvillerinin faizlerindeki yükselişle birlikte yatırımcıların riskten kaçış eğilimi öne çıktı. Trump, yaklaşık 20 dakika süren konuşmasında İran’a karşı net bir politika değişikliği duyurmadı. Operasyonların nasıl sürdürüleceğine veya bir ateşkese dair ayrıntı vermemesiyle belirsizlik devam etti. Ayrıca, Orta Doğu’nun önemli enerji geçiş noktalarından olan Hürmüz Boğazı’nın çatışmalar yatıştıktan sonra otomatik olarak açılacağını söylemekle yetindi ancak bir takvim paylaşmadı. Bitcoin ve büyük kripto paralarda satış baskısı Bitcoin, bir gün önceki yükselişini geri vererek yüzde 2,2 düşüşle 66.609 dolardan işlem gördü. Ethereum yüzde 2,2 değer kaybederek 2.056 dolara, Binance Coin yüzde 3,9 gerileyerek 591 dolara ve XRP yüzde 2,5 azalarak 1,31 dolara indi. Solana’da ise düşüş daha sert yaşanarak yüzde 5,2’lik kayıp kaydedildi ve haftalık değer kaybı yüzde 13’e ulaştı. Hafta başında Trump’ın savaşa dair “haftalar içinde sonlanabilir” şeklindeki temkinli açıklaması piyasada iyimserlik yaratmış, Asya borsaları yükselmiş ve küresel risk iştahı artmıştı. Ancak dünkü konuşmada yeni bir çözüm önerisinin gelmemesi, tüm kripto para piyasasını ve diğer riskli varlıkları olumsuz etkiledi. Son beş haftada Bitcoin’in yaklaşık 60.000 ile 73.000 dolar arasında hareket ettiği, jeopolitik gelişmelere hassas şekilde tepki verdiği görülüyor. Piyasa, umut ve tedirginlik arasında gidip gelirken fiyatlar dalgalanmayı sürdürüyor. Küresel piyasalarda hissedilen belirsizlik, kripto varlıklardaki oynaklığı artırdı. Bunun bir göstergesi olarak, piyasalardaki duyarlılığı izleyen Korku ve Açgözlülük Endeksi 8 seviyesinde bulunuyor ve geçtiğimiz ay boyunca 8 ile 14 aralığında seyrediyor. Nisan ayında mevsimsel olarak Bitcoin’in güçlü bir performans gösterdiği tarihsel veriler biliniyor. Son 15 yılın 10’unda ayı yükselişle kapatırken, ortalama getirinin yüzde 20’yi aştığı not ediliyor. Geçen hafta 60.000 dolardaki yükselen trend desteğinden toparlanma yaşanırken, fiyat 50 günlük ortalamayı yeniden test etmeye çalışıyor. Buna karşın, savaş ortamında mevsimsellik gibi istatistiksel avantajların sınırlı etki yaratabileceği dile getiriliyor. Piyasalardaki güncel eğilimler, jeopolitik gerilimin çözülmesine kadar belirsizliğin süreceğine işaret ediyor.
Altın fiyatlarında toparlanma sürüyor: 4.750 dolar seviyesi yeniden gündemde
Altın fiyatları, son dönemde yaşanan güçlü alımlarla birlikte yeniden yükseliş trendine girdi. Mart ayında yaşanan sert gerilemenin ardından altın, 4.700 dolar seviyesinin üzerine çıkarak yakın vadeli kayıplarını büyük ölçüde telafi etti. Gün içinde yatay destek seviyelerinin üzerinde kalmayı başaran değerli metalde alıcıların etkinliği giderek belirginleşti. Gün içi hareketlilik ve direnç seviyeleri Investing.com üzerinde izlenen XAU/USD grafiklerine göre, altın 4.743,64 dolar seviyesine kadar tırmanarak yüzde 1,63 oranında değer kazandı. Seans boyunca yükselen fiyat hareketleri dikkat çekerken, gün kapanışına doğru yukarı yönlü atakların sürdüğü gözlendi. 4.700 doların yeniden geri kazanılması, piyasadaki toparlanma eğilimine dair güçlü bir sinyal olarak öne çıktı. Bir yıllık XAU/USD verilerine bakıldığında, altının 4.743,50 dolara yükseldiği ve geçtiğimiz yılın büyük bölümünde görülen fiyat seviyelerinin oldukça üzerine çıktığı görülüyor. Mart ayında 5.000 doların üzerinde kaydedilen zirveden sonra gelen düzeltme, bu uzun vadeli yükseliş eğilimini zedelemedi. Fiyatın yeniden üst bantlara yaklaşması, piyasada alıcıların psikolojik üstünlük kurduğunu gösterirken, yakın direnç bölgeleri yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle 4.800 dolar seviyesi, önümüzdeki seanslar için önemli bir eşik olarak öne çıkıyor. Teknik göstergeler ve piyasa görünümü Günlük mum grafiğinde altın, 4.681,82 dolardan açılıp, 4.763,04 dolara kadar yükseldikten sonra seansı 4.740,81 dolarda tamamladı. Böylece günlük artış 73,74 dolar olarak gerçekleşti. Kapanışın gün içi zirveye yakın gerçekleşmesi, gün genelinde alıcıların baskın olduğunu ortaya koydu. TradingView üzerinde paylaşılan günlük veri analizleri, hacmin 313.740 seviyesine ulaşarak yükselişi desteklediğini ortaya koyuyor. Altın, son düşüşte alt Bollinger bandına yaklaşsa da, hızlı toparlanmayla birlikte tekrar üst bölgelere yöneldi. Bu hareket, alıcıların sert Mart satışlarının ardından yeniden piyasaya girdiğini işaret ediyor. Bollinger Bantları’na bakıldığında, üst bandın 5.379,39 dolarda, orta bandın 4.800,78 dolarda ve alt bandın 4.222,16 dolarda bulunduğu görülüyor. Son kapanış 4.740,81 dolarda gerçekleşti ve bandın orta çizgisinin hafif altında kaldı. Bu durum, toparlanmanın etkili olduğunu ancak fiyatın tam anlamıyla güç kazanabilmesi için 4.800 doların üzerinde kalıcılık sağlaması gerektiğini gösteriyor. Teknik göstergeler tarafında MACD halen negatif bölgede olsa da, histogramdaki toparlanma düşüş baskısının kademeli olarak zayıfladığını gösteriyor. Şu an için ana destek bölgesi 4.660 dolarda bulunurken, ardından 4.500 dolar seviyesi dikkat çekiyor. Direnç tarafında ise yatırımcılar 4.800 doları ve ardından yılın zirve seviyelerini izliyor.
XRP fiyatında kritik destek ve teknik göstergeler arasında denge arayışı
Mart 2026 sonlarında 1,32–1,36 dolar aralığında işlem gören XRP, hem yükseliş hem de düşüş beklentilerinin belirgin şekilde karşı karşıya geldiği bir döneme giriyor. Fiyat hareketlerinde hem aşırı satım sinyalleri hem de süregelen satıcılı baskı yatırımcıların temkinli bekleyişini artırırken, piyasa katılımcıları yön konusunda net bir sinyal arıyor. Kritik EMA desteğinde sıkışma XRP fiyatında uzmanların dikkate aldığı temel seviye, 50 aylık üssel hareketli ortalamanın bulunduğu 1,32 dolar bölgesi. Uzun vadeli trendin yönünü tayin etmekte sıkça öne çıkan bu seviye, daha önceki aylık kapanışlarda aşağı kırıldığında uzun süren düşüşlerin başlamasına neden olmuştu. Mevcut koşullarda XRP fiyatı tam bu noktada seyretmeye devam ediyor. Bu durum birçok yatırımcıya kritik bir eşikte olunduğunu düşündürüyor. Aynı zamanda, teknik analizde aşırı satım bölgesine işaret eden göstergeler de öne çıkmaya başladı. Analistlerin değerlendirmelerine göre, yapının zayıflaması halinde bile kısa vadeli tepki yükselişleri görülebilir. Ancak bu hareketlerin önceki zirveleri aşamadan, daha düşük seviyelerde sınırlı kalabileceği belirtiliyor. Gösterge ve ortalamalar neye işaret ediyor? Momentum tarafında, kısa vadeli RSI göstergeleri genellikle nötr bölgede bulunurken, uzun dönemli RSI değerleri ise XRP’nin tarihsel olarak aşırı satım ortamına yaklaştığına işaret ediyor. RSI’nın bu bantlara indiği önceki dönemlerde anlamlı fiyat sıçramaları görülmüş, bu da bazı yatırımcılarda kısa süreli yükseliş beklentilerini tetiklemişti. Bununla birlikte hareketli ortalamalar halen ağırlıklı olarak satış yönünde sinyal üretiyor. Kısa, orta ve uzun vadeli ortalamaların çoğu fiyatın temel trend seviyelerinin altında kaldığını gösteriyor. Piyasada hâkim olan bu görünüm, ya yatay bir hareket ya da kademeli bir değer kaybı ihtimalini öne çıkarıyor. Yakın vadede takip edilen önemli seviyeler arasında 1,22 dolar destek, 1,53 dolar ise direnç olarak öne çıkıyor. Fiyatın bu eşik seviyelerin hangisinden uzaklaşacağı, yönün netleşmesinde belirleyici olabilir. Piyasa psikolojisi ve yapısal beklentiler Teknik sinyallerin yanı sıra, piyasanın genel psikolojik ve yapısal dinamikleri de XRP fiyatında etkili oluyor. Uzun zamandır yatay bir bantta dalgalanmayı sürdüren XRP, yatırımcı sabrını zorlayan bir dönem geçiriyor. Bu tip konsolidasyon süreçleri, zaman içinde piyasadan katılımın azalmasına yol açsa da beklenmeyen volatilite artışlarının önünü açabilir. Diğer yandan, XRP bir süredir geniş zaman aralığına yayılan yukarı yönlü bir kanal içinde kalmayı başardı. Sıkça görülen sert dalgalanmalara rağmen bu kanalın korunması, genel yapının hâlâ bozulmadığını düşündürüyor. Sonuç olarak, XRP fiyatında kısa vadede denge arayışı devam ediyor. 1,32 dolar desteği önümüzdeki haftalarda yakından izlenmeye devam edecek. Bu seviyenin korunması halinde fiyatlarda sınırlı bir toparlanma yaşanabilirken, aksi durumda yeni diplerin test edilmesi gündeme gelebilir. Hangi eğilimin öne çıkacağı, büyük ölçüde fiyatın kritik destek ve direnç seviyelerindeki hareketine bağlı olacak.
Saat 04:00’a Trump kripto paraları sallayacak
Evet yine bir Asya piyasa açılışıyla eş zamanlı “büyük açıklama” etkinliği yaklaşıyor. Trump önemli şeyler söyleyecek. Bugün yaptığı açıklamada Trump’ın 04:00’da “büyük” şeyler açıklayacağı zaten belli olmuştu. Politico gibi kaynaklar şimdiden içeriğe dair sızıntılar paylaşıyor. Trump’ın 2 Nisan açıklaması Türkiye saatiyle 2 Nisan 04:00’da ABD zaman dilimiyle akşam 9’da Trump önemli açıklamalarda bulunacak. ABD piyasa açılışı sırasında konunun NATO’dan ayrılma arzusu olduğunu öğrenmiştik. Fakat saatler ilerlerken konu içeriği daha da netleşiyor. Trump NATO ve İran konusunda açıklamalar yapacak. Peki ne söyleyecek? Politico’nun haberine göre Donald Trump yapacağı konuşmasında savaşın sona yaklaştığını ve ABD’nin hedeflerine ulaştığını ilan etmeyi planlarken, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusundaki sorumluluğu uluslararası müttefiklere yüklemeyi planlıyor. Beyaz Saray “hedeflerin tamamlandığını ABD’nin artık buradaki işinin bittiğini” ima ediyor. Konuşmada “tüm askeri hedeflerin gerçekleştirildiği” iddia edilmesi bekleniyor. Trump’ın, Hürmüz Boğazı’nın halen kapalı olmasından dolayı NATO müttefiklerini “günah keçisi” ilan etmesi böylece bir taşla iki kuş vurması mümkün. Sızıntılar da bu yönde. Trump hem NATO’dan ayrılmak istiyor hem de ABD’yi “direkt etkilemeyen” boğazın kapalı olma durumunun kendi sorunu olmadığını açıklayıp zafer ilan etmesi ateşkesten daha kolay. Günlerdir yaptığı açıklamalarda Trump’ın “Hürmüz bizim sorunumuz değil Avrupa eğer petrole erişimde sorun yaşıyorsa gidip kendi açsın” dediğini gördük. 04:00 açıklamalarında da bu açıklamayla işi noktalaması mümkün. ABD ile İran’ın “anlaşmaya yakın” olduğuna dair “çok az kanıt” var. Trump dün “anlaşma olmasa da işimiz bittiğinde zafer ilan edip çekiliriz” demişti. Eğer sızıntılar doğruysa göreceğimiz şey de bu olacak. Peki Trump NATO’dan ayrılabilir mi? 2 ay içinde “ABD’yi yalnız bırakan NATO’ya bunu hatırlatacağım” demişti. Trump buradan ayrılmaz ancak yapıyı zayıflatabilir. 2023 yılında ABD Kongre’sinden geçen madde Senato’nun 2/3 onayı veya Kongre yasası olmadan NATO’dan Başkanın ayrılamayacağını söylüyor. Biden yönetimi Trump’ın seçilme ihtimaline karşı önlem almıştı. Kripto paralar ne olacak? Savaş bitti açıklaması kripto paralar için olumlu ancak savaşın bitmesi boğazın açılması anlamına gelmeyeceğinden petrol fiyatı kayda değer ölçüde düşmeyecek. Yani enerji ve gıda enflasyonundaki artış nedeniyle ABD dolaylı yoldan bu durumdan etkilenecek, Fed faiz artırımlarını gündeme getirecek. Aralık ayında startı verilen QE henüz tam anlamışla başlatılmamışken tekrar sıkılaşmaya gidilmesi kripto paraların en az 6-7 ayını çalacaktır. Piyasalar muhtemelen bunu hızla fiyatlarken önümüzdeki günlerde düşüş yaşar. Nitekim petrol şu an bile “anlaşma ve çekilme” gündemine rağmen 100 doların üzerinde kalmaya devam ediyor. 04:00 açıklamalarının kısa vadeli etkilerine bakarsak bir de Asya sorunumuz var. Hürmüz boğazı Asya üretim merkezlerine büyük ölçüde petrol gönderen bir geçiş noktası. ABD’nin çekileceğini açıklaması ve boğazı umursamadığını söylemesi Asya piyasalarında açıklamalarla birlikte (piyasa açılış saatinde konuşma olacak) düşüşe neden olabilir. Asya piyasalarının satıcılı konumu kripto paraları hep olumsuz etkilediğinden kripto paralar düşüş yaşar. Daha da kötüsü tekrar carry trade tartışmalarının fiyatlandığı, petrol arz sorununun gündemi meşgul ettiği ortamda kripto paralar bir tur daha düşebilir. Diğer yandan ABD bölgeye asker, gemi, uçak yığıyor. Trump geri çekileceğini açıklarken bölgeye yaptığı yığınağın sebebi ne? Bu da çatışmanın durulmasının pozitif etkilerini kripto paralar için törpülüyor. Trump ara seçimlere aylar kalmışken içeride oylarını toparlamak için ortamı sakinleştirebilir. Ancak bunu yaparken petrol üç haneli seviyelerde kalırsa artan enflasyon, işsizlik, yüksek faizler sarmalı içinde hiç şansı yok. Şimdilik ortamı sakinleştirip devamında diğer konuları çözmek için harekete geçmesi mümkün fakat bu süreç çalkantılı olacağından kripto paralarda volatilite artacaktır. Aşağıda 53 bin dolar ve yukarıda 85 bin dolar hedefi BTC için önümüzdeki uç noktalar.
EDX Markets, ABD’de Ulusal Güven Bankası Lisansı İçin Başvuru Yaptı
Citadel Securities’in desteklediği EDX Markets, kurumsal yatırımcılara yönelik hizmetlerini genişletmek amacıyla ABD Para Birimi Denetleme Ofisi’ne ulusal güven bankası lisansı başvurusunda bulundu. Bu adım, hem şirketin düzenleyici altyapısını güçlendirmesine yardımcı olabilir hem de dijital varlık piyasasında yeni bir aşama olarak görülüyor. Kurumsal Müşterilere Odaklanan Strateji EDX Markets, geleneksel finans kurumlarının dijital varlık piyasasına girişini hedefliyor ve bu alandaki büyümesini sürdürmek için çeşitli stratejik ortaklıklar kurdu. Şirketin yatırımcıları arasında Fidelity Digital Assets, Charles Schwab ve Citadel Securities gibi önemli finans kuruluşları bulunuyor. Platform, 2023 yazında bitcoin, ether ve bitcoin cash gibi kripto paraların alım satımıyla faaliyete geçmiş, ardından 17 farklı token daha eklenerek ürün yelpazesini genişletmişti. Ulusal güven bankası lisansı başvurusu onaylanırsa, EDX Markets saklama, varlık yönetimi ve ana işlemcilik hizmetleri de sunabilecek. Şirket, ticaret işlemleri ile saklama ve mutabakat süreçlerini birbirinden ayırarak, bu hizmetleri düzenlenmiş bir güven bankası bünyesinde sunmayı planlıyor. Düzenleyici Adımlar ve Sektördeki Rekabet Kripto para piyasasında düzenleyici yapı arayışları giderek önem kazanıyor. EDX Markets, bu tür bankacılık lisansı başvurusunda bulunan ilk şirket değil. Son yıllarda çeşitli kripto şirketlerinin benzer başvurular yaptığı ve bazılarının bu lisansı aldığı biliniyor. Bu uygulama, özellikle kurumsal sermayeyi kripto varlık piyasalarına çekmek isteyen şirketler için önemli bir yol olarak görülüyor. Kurumsal müşteriler, güvenliği ve şeffaflığı ön planda tutan, geleneksel finansal yapılarla uyumlu platformları tercih ediyor. Lisanslı hizmetler, saklama hizmetlerinin ayrıştırılması, düzenli mutabakat süreçleri ve riskin azaltılması, bu kişilerin yatırımlarını yönlendirirken en çok dikkat ettiği unsurlar arasında yer alıyor. Piyasalarda, kurumsal müşteri rekabetinin artması da bu tarz yasal altyapı adımlarını daha önemli hale getiriyor. Şirketler, finans dünyasının talep ettiği şeffaflık ve güven ortamını sağlamak için yeni modelleri hayata geçirmeye çalışıyor. EDX Markets’ın CEO’su Tony Acuña-Rohter, bu sürecin sektörde bir dönüşüm sürecine işaret ettiğini vurguluyor. Şirketin güven bankası lisansı başvurusu sayesinde, dijital varlık piyasasında bankaların ve büyük yatırımcıların beklentilerine uygun altyapılar oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. “EDX Trust, dijital varlıklara geleneksel piyasa yapısını dahil etmede önemli bir adım,” diyen Acuña-Rohter, saklama ve mutabakat süreçlerinin düzenlenmiş bir güven kuruluşunda ayrı tutulmasının, bankaların ve büyük kurumsal yatırımcıların pazara adım atarken bekledikleri altyapının kurulmasına katkı sunduğunu vurguladı. Önümüzdeki dönemde başvurunun nasıl bir sonuç alacağı ve buna benzer lisans girişimlerinin dijital varlık piyasasında nasıl etkiler yaratacağı sektörün odak noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
DeFi alarm veriyor, Bu altcoinlere dikkat edin
Kripto para piyasaları uzun süredir devam eden negatifliğin ortasında güç kaybediyor. DeFi de bundan payına düşeni aldı. Güncel veriler uzun süredir görülmeyen seviyelere gerileyen hacimler için uyarı niteliğinde. Peki hangi protokoller, altcoinler risk altında? DeFi hacmi çakıldı Mart ayında, merkeziyetsiz borsaların spot hacmi 155 milyar dolara kadar geriledi. Artemis’in sağladığı verilere göre Eylül 2024’ten bu yana spot hacimler görülen en düşük seviyesinde. Bu da seçim zaferiyle başlayan yükseliş ve heyecanın artık burada tamamen sıfırlandığını gösteriyor. Hyperliquid emtia vadeli işlemleriyle protokolü ayakta tuttu ve HYPE Coin fiyatı önemli yükselişler yaşadı. Ancak bir bütün olarak DeFi pazarına baktığımızda buradaki protokollerin hacimleri dolayısıyla gelirleri tarihi dip seviyelere geriledi. Eğer protokoller yeterli geliri elde edemezlerse ayakta kalmakta zorlanırlar hatta hacimsizlikten dolayı kapanmak zorunda bile kalabilirler. O halde DeFi altcoinlerine bu süreçte dikkat etmek gerek. DeFi Altcoinleri Hyperliquid (HYPE) DEX hacmi Ocak sonundaki rakamlara göre önemli ölçüde geriledi. Ancak diğer DeFi protokollerine göre istisna olarak kabul edilebilir çünkü gerileyen hacimlere rağmen halen güçlü. HYPE Coin kilit 35 dolar desteğinin üzerinde ve TVL’i büyümeye devam ediyor. Aerodrome (AERO) verileri Hyperliquid’in neden pozitif ayrışmış olduğunu teyit ediyor. Hacim özellikle Mart ayında burada önceki aylara göre zayıf. Üstelik TVL de yarım milyar dolardan 335 milyon dolar seviyelerine gerilemiş durumda. AERO token kilit açılış hızı epey yavaşladığından bu süreçten ayakta çıkma potansiyeli yüksek. Aster özellikle CZ’nin desteğiyle geçen sene çok popülerlik kazandı ona göz atalım. Burada tablo çok daha net. Hacim Mart ayında inanılmaz derece düşmüş durumda ve TVL (ağdaki toplam kilitli değer) geçen ay 1 milyar dolar eşiğini kaybetti. Daha dikine bir düşüş var demek ki hacim azalırken protokoldeki varlıklar da hızla çekiliyor. Geçtiğimiz aylardaki Binance boykot tartışmalarının ortasında Aster kullanıcı kaybetti CZ desteği başta fayda sağlarken sonrasında protokolün zararına oldu. Üstelik kilit açılışları halen çok büyük mesela önümüzdeki 1 ay içinde 29,7 milyon dolarlık token serbest bırakılacak. Hacimler zayıf kalırsa Aster yatırımcısı önümüzdeki günlerde rakiplerine göre çok daha kötü günler yaşayabilir. Özetle eğer DeFi sepetiniz varsa ve kripto paralarda hızlı toparlanma süreci yaşayacağımızı düşünmüyorsanız hacmi, TVL’i zayıflayan ve enflasyonu yüksek olan altcoinlerinizi tespit edip bunlar için strateji geliştirmeniz iyi bir seçenek olabilir. Bu nokta bir dip de olabilir ancak İran savaşı ve faiz artırım potansiyelini düşündüğümüzde 2026 daha acı verici olabilir.
Drift platformunda şüpheli hareketlilik sonrası Solana ekosistemi tedirgin
Solana blokzincirinde faaliyet gösteren merkeziyetsiz finans platformu Drift, protokolde olağan dışı bir hareketlilik tespit ettiğini açıkladı. Platformun sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruyla birlikte kullanıcılar olası bir güvenlik açığı konusunda uyarıldı. Açıklamada yeni para yatırma işlemlerinin durdurulması tavsiye edildi. Drift açıklamasında kullanıcılar uyarıldı Drift ekibi tarafından yapılan paylaşımda, protokol üzerindeki alışılmadık faaliyetlere dikkat çekilerek, “Şu anda protokolde alışılmadık bir hareketlilik gözlemliyoruz. İncelemelerimiz sürüyor. Araştırma tamamlanana kadar lütfen protokole yeni varlık yatırmayın.” ifadesine yer verildi. Kullanıcılardan dikkatli olmaları istenirken, durumun ciddi olduğu ve şaka olmadığı vurgulandı. Platform ekibinin gelişmelerle ilgili güncellemeleri sosyal medya hesapları üzerinden paylaşacağı da belirtildi. Açıklamanın ardından sosyal medyada, Drift protokolündeki bazı işlemlerle ilgili endişeler gündeme geldi. Kullanıcılar pozisyonlarındaki farklılıkları ve alışık olunmayan hareketleri rapor etti. Olası bir güvenlik ihlali ihtimali topluluk içinde tartışma konusu haline geldi. Solana ekosisteminde endişeler artıyor Drift çevresindeki gelişmelerin ardından, Solana altyapı hizmetleri sunan Helius şirketinin CEO’su Mert Mumtaz da bir açıklama yaptı. Mumtaz, konuya dair kesin bir sonuca ulaşılmadığını fakat Drift üzerinde bir açığın suistimal edilmiş olabileceğini aktardı. Helius, Solana ağı üzerinde geliştiricilere API ve node gibi önemli teknolojik hizmetler sağlayan bir şirket olarak biliniyor. Drift platformunda yaşanabilecek olası bir güvenlik açığının, kullanıcıların fonlarını riske atabileceği ve bunun Solana ekosistemindeki diğer projelere de olumsuz yansıyabileceği ifade ediliyor. Son dönemlerde yakaladığı büyüme ivmesiyle dikkat çeken Solana tabanlı DeFi uygulamaları için bu tür haberlerin sektörde tedirginliğe neden olabileceği düşünülüyor. Drift’in resmi incelemeleri devam ediyor. Platform ile ilgili yeni gelişme ve açıklamaların beklenmekte olduğu kaydediliyor.
Sıcak Gelişme: Drift protokol hacklendi, Altcoin çakıldı
Altcoinlerin yüzü son döngüde zaten gülmemişti şimdi hacklenerek yatırımcılarının zararlarını yüzde 100’e çıkarma yarışına girdiler. Dakikalar önce Drift Protocol’ün hacklendiği ortaya çıktı ve Arkham şüpheli transferleri paylaşarak iddiaları doğruladı. Drift protokol hacklendi 270 milyon doların üzerinde varlık, şüpheli bir şekilde HkGz4K cüzdanına aktarıldı. Yapay zekanın gelişimiyle birlikte saldırganlar da daha az efor harcayıp işlerini daha iyi yapabilir hale geldi. Güvenlik zafiyetlerinin tespiti eskiden saldırganların yeteneklerine bağlıydı şimdi belli seviyede zafiyetler herkes tarafından tespit edilebiliyor. Bir de bu yetenek saldırganların eline geçtiğinde çok daha hızlı biçimde protokolleri boşaltabiliyorlar. Henüz zafiyetin sebebi, olayın nasıl olduğu gibi detaylar belli değil. Fakat DRIFT Coin güne yüzde 15 kayıpla devam ediyor. Oluşan fitilde kayıp %30 olsa da Drift Coin biraz toparlandı. Son 178 günde %94 düşüş yaşayan Drift eğer hack olayını doğru yönetemezse kayıplar %99’a ilerleyebilir. Saldırgan yazı hazırlandığı sırada 270 milyon dolarlık varlığı USDC’ye dönüştürüyor ardından ETH satın alıyor. Şimdiye kadar 42 milyon dolarlık ETH satın aldı.
XLM, PIPPIN ve XRP Coin grafik yorumları
Bitcoin (BTC) yeniden 69 bin doları geri alıyor ve anlaşma haberleri nedeniyle bir miktar toparlanma görüyoruz. Altcoinler güne yüzde 3’ü aşan kazanç oranlarıyla devam ediyor. Peki XLM, PIPPIN ve XRP Coin için son durum ne? Yatırımcıları önümüzdeki günlerde neler bekliyor? XRP Coin Ripple geçtiğimiz yıl yaptığı satın almaların ardından mutabakat gerektirmeye tek bir arayüzden yönetim sağlayan “Digital Asset Accounts” ve “Unified Treasury” sistemlerini duyurdu. Tokenizasyon ve varlık yönetimi alanında pazar payını güçlendirebilmesi için şirketin daha fazla bu yönde adım atması bekleniyor. Uzun vadede RLUSD büyümesi ve XRP Coin’in güçlenmesi için bunlar önemli gelişmeler. 1 Şubat tarihinden bugüne aynı aralıkta oyalanan XRP Coin BTC gibi kanala sıkışmış durumda. 1,32 dolar korunduğu için yatırımcılar umutlu olsa da piyasa genelinde büyük bir kırılmanın zamanı yaklaşıyor. Önümüzdeki günlerde 1,32 doların kaybı veya 1,55 doların kırılmasıyla fiyat her iki uç noktadan birine hareket edecek. Aşağıda 1 doların altındaki dip hedefleri var ve toparlandığı senaryoda ilk hedef 1,84 dolar olacak. XLM ve PIPPIN DaanCrypto takma isimli analist ETHBTC paritesinde hareketlilik bekliyor. Burada yaşanacak geri dönüş altcoinlerin tümü için yükseliş anlamına gelecek. ~0,032 seviyesinin geri alınması ve günlükte 200MA/EMA’nın üzerine çıkılması şart. “ETH öncülük ederse, bu durum diğer altcoinlere de yardımcı olacaktır.” Geçen yıl volatilitenin kazanç getirdiği XLM Coin için Martinez düşüş öngörüyor. 0,148, 0,078 ve 0,041 destekleri mevcut eğilimin devamı halinde test edilebilir. Sherpa PIPPIN için short squeeze konusunda uyardı ve bunun gerçek yükselişin başlangıcı olmasını “beklemediğini” söyledi. On-chain verileri hala satış eğilimi gösteriyor ve eğer toparlanmazsa bu boğalar için tuzağa dönüşebilir. “Yine de açığa satış yaparken dikkatli olun; bu kripto paralar sandığınızdan çok daha yükseğe çıkabilir. Ben hâlâ birkaç gün içinde çok daha düşük bir seviyede dengeleneceğini düşünüyorum.” BTC 69 bin dolar sınırında ve Trump 04:00’da önemli açıklamalar yapacak. Asya piyasa açılışı sırasında gelecek açıklamaların volatilite doğurma ihtimaline kesin gözüyle bakılıyor.
Google’dan Bitcoin ve kripto para güvenliğine kuantum bilgisayar uyarısı
Google’ın Kuantum Yapay Zekâ ekibinin açıkladığı son araştırmaya göre, Bitcoin’in güvenliğini sağlamak için kullanılan kriptografik sistemler, geleneksel tahminlerden çok daha az kuantum hesaplama gücüyle kırılabiliyor. Ekibin yayımladığı beyaz kitapta, Bitcoin ve Ethereum gibi büyük kripto para ağlarının savunmasızlığına dikkat çekildi. Kuantum teknolojisinin potansiyel tehditleri Google araştırmacıları, Bitcoin’in güvenliğini tehdit eden kuantum bilgisayarların tahmin edilenden daha erken dönemde etkili hale gelebileceğini değerlendiriyor. Taproot gibi gelişmiş gizlilik sağlayan teknolojilerle güçlenen Bitcoin’in, bu sayede bazı avantajlar sağladığı düşünülse de, bahsi geçen açıkların saldırı riskini artırabileceğine işaret edildi. Araştırmada, Bitcoin ve Ethereum’un kullandığı şifreleme sistemlerini kırmak için, tahmin edilenin aksine milyonlarca değil, 500 binin altında fiziksel qubitin yeterli olabileceği belirtildi. Google, kuantum saldırıları için iki olası yöntem geliştirdi ve her iki senaryo için de yaklaşık 1.200 ila 1.450 yüksek kaliteli qubitin yeterli olabileceğini aktardı. Bu oran, daha önce yapılan öngörülerden oldukça düşük kalıyor. Kuantum bilgisayarların genel mantığı, klasik bilgisayarların kullandığı bitlerin aksine “qubit” adı verilen yeni birimlere dayanıyor. Bu sayede, çok daha hızlı ve paralel hesaplamalar yapılabiliyor. Bitcoin ağında gerçekleşen bir transfer sırasında, göndericiye ait halka açık anahtar kısa süreliğine görünüyor ve bu bilgiye ulaşabilen bir kuantum bilgisayar, gizli anahtarı elde edip ağ saldırısı yapabiliyor. Kripto dünyasında kuantum çağının etkileri Google’ın geliştirdiği kuantum bilgisayar Willow ile ilgili yapılan açıklamalarda, 2029 yılına kadar kimlik doğrulama hizmetlerinde kuantum sonrası güvenliğe geçiş planlandığı bildirildi. Araştırmalar, bu geçişin beklenenden hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koyuyor. Bitcoin’in de aralarında bulunduğu büyük ekosistemler, olası kuantum tehditlerine karşı farklı yaklaşımlar sergiliyor. Bitcoin, Ethereum ve Solana gibi ağlarda teknik yeniliklere dair tartışmalar sürerken, topluluklar arasında temkinli ve ilerlemeye dönük strateji ayrılıkları ortaya çıkıyor. Kuantum çağının etkileri yalnızca güvenlikle sınırlı kalmıyor. Söz konusu teknolojinin; kripto cüzdanlarından, blokzincir tabanlı ödeme sistemlerine kadar birçok alanda yeni önlemler ve teknik güncellemeler gerektirdiği vurgulanıyor. IBM gibi teknoloji devleri de, günümüzde kullanılan en güçlü süper bilgisayarların çözmekte binlerce yıl gerekecek matematiksel işlemleri, kuantum makinelerinin saniyeler içinde tamamlayabileceğini ifade ediyor. Sadece eski cüzdanlar değil, Bitcoin transferlerinde anlık olarak ortaya çıkan güvenlik açıkları da yeni nesil kuantum bilgisayarlara karşı savunmasız kalabiliyor. Kripto ağlarının, dağıtık sistemlerin ve merkeziyetsiz platformların bu yeni tehdide karşı ne tür altyapı değişikliklerine gideceği merak konusu.
Cango’nun NYSE’deki işlem görme durumu belirsizliğini koruyor
Şanghay merkezli Cango, hisselerinin otuz gün boyunca 1 doların altında seyretmesi nedeniyle New York Menkul Kıymetler Borsası’ndan uyarı aldı. Son dönemde kripto madenciliği faaliyetleriyle bilinen şirket, NYSE’deki işlem görme hakkını koruyabilmek için altı aylık süreye sahip bulunuyor. Şirketten yapılan açıklamada, hisselerin istenen seviyeye ulaşması için piyasadaki gelişmelerin dikkatle izleneceği ve çeşitli seçeneklerin değerlendirileceği belirtildi. Yeni finansman ve stratejik ortaklık adımları Cango, mevcut durumu aşmak ve şirketin finansal dengesini güçlendirmek amacıyla yeni fon arayışlarını hızlandırdı. Bu kapsamda Hong Kong merkezli DL Holdings ile 10 milyon dolarlık dönüştürülebilir borç anlaşması yapıldı. Aynı zamanda şirket, pay başına 2,70 dolardan hisse satın alma opsiyonu içeren varantlar da ihraç etti. Bu finansmanın yanında, iki şirket arasında bağlayıcı olmayan bir iş birliği çerçevesi oluşturuldu. Söz konusu anlaşma, kripto madenciliği ve yapay zeka altyapısına yönelik ortak yatırım fırsatlarını kapsıyor. Cango, elde edilecek gelirin büyük bölümünü şirketin yeni alanlara açılması ve bilgi işlem altyapısının genişletilmesi için ayırmayı planlıyor. Son yapılan yatırımlar, Cango’nun kripto para madenciliğiyle sınırlı faaliyet alanını aşarak enerji ve yapay zeka tabanlı yüksek performanslı bilgi işlem çözümlerine yönelmesine işaret ediyor. Şirket, bu dönüşüm kapsamında madencilikte kullandığı altyapıyı yapay zeka projelerinde değerlendirmeyi ve bu alandaki kapasitesini artırmayı hedefliyor. Hisse performansı ve mevcut baskılar Cango’nun finansal yol haritasındaki değişiklikler, bu yıl yaşanan ciddi değer kaybının ardından gündeme geldi. 2024 başında 1,40 dolar üzerini gören hisse fiyatı, son işlemlerde 0,39 dolara kadar düştü. Yıl başından bu yana kaydedilen yüzde 70’in üzerindeki gerileme hem şirket yönetimi hem de yatırımcılar üzerinde baskı oluşturdu. Şirketin dönüştürülebilir tahvil ihraç hamlesi, son dönemde tamamlanan 65 milyon dolarlık stratejik yatırımın hemen ardından gerçekleşti. Bu yatırımda, şirketin yönetim kurulu başkanı Xin Jin ve yönetici Chang-Wei Chiu’nun kontrolündeki kuruluşlar öncü rol oynadı. İşlem, 31 Mart’ta USDT ile sonuçlandırıldı ve toplamda 49 milyondan fazla A Sınıfı payın dağıtılmasıyla tamamlandı. Bu adımlar, Cango yönetiminin hem şirketin kısa vadeli piyasa risklerini yönetmek hem de uzun vadede enerji ve yapay zeka destekli bilgi işlem alanında büyüme potansiyelini artırmak istediğini gösteriyor. Ancak NYSE’deki notifikasyon nedeniyle, hisse fiyatında toparlanma sağlanamazsa şirketin işlem görme hakkı tehlikeye girebilir. Cango, 2010 yılında araç finansmanı alanında faaliyet göstermek üzere kuruldu. Şirket son yıllarda kripto madenciliğine ve yüksek performanslı bilgi işlem altyapısına yönelerek faaliyet alanını çeşitlendirdi. Yönetim, bu dönüşümün orta ve uzun vadede şirketi yeni bir büyüme yoluna sokabileceği görüşünü benimsiyor.
QCP analistlerinin kriptoda kuantum yorumları ve İran’ın son açıklamaları
Trump bir açıklama yapıyor ve aradan birkaç saat geçtikten sonra İran bunu yalanlıyor. Savaş başladığından beri gördüğümüz şey bundan ibaret. Peki İran cephesinde son durum ne? QCP Capital analistleri kripto paraların gündemine oturan kuantum hakkında ne söylüyor? Hızla göz atalım. İran ateşi reddetti Geride bıraktığımız günlerde İran ile 1 aylık ateşkes olabileceği söylenmişti İran bunu yalanladı. Trump, İran Meclis Başkanı ile (yeni rejimin başı) müzakere ettiklerini söylemişti ancak bu isim de rejim değişikliği ve görüşme olmadığını söyledi. Bugün Trump “bizden ateşkes talep ettiler” dedi ve İran bunu da yalanladı. Son derece ciddiyetsiz açıklamalar piyasaların artık üst düzey açıklamalara duyarsızlaşmasına neden oluyor. Trump’ın göreve gelmesi tarifeler ve bu tarz konularla ABD’nin güvenirliğini yok etti. Şimdi de Trump NATO’dan ayrılmaktan bahsediyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü; “Trump’ın ateşkes talebinde bulunduğumuz yönündeki iddiaları yanlıştır.” – Al Jazeera Bugün İran’ın arabulucu olarak Rusya’yı kabul edebileceği TASS tarafından açıklandı ve dün İran Cumhurbaşkanı savaş bitebilir dediği için Trump ve İran’ın belli ölçüde yalan söylediğini düşünebiliriz. Yani görüşmeler ve ateşkes umudu olsa da Trump bunu abartıyor İran da muhtemelen yalanlıyor. Piyasanın açıklamalara ne tepki verdiğini görmek için petrol grafiğine baktığımızda hafta başına göre hissiyatın olumluya kaydığı açık. Bu da İran’ın kademeli olarak ateşkese yaklaşmasından (Pezeşkiyan’ın açıklaması, Rusya arabulucu olsun vesaire söylemleri) kaynaklanıyor. QCP: Kuantum kripto için risk Dün uzunca kuantum nedir, riskleri nelerdir gibi konuları ele almıştık. Bugün QCP analistleri gündemi meşgul olan kritik konuya açıklık getirdi. Dünkü Google makalesi Bitcoin ve Ethereum’da kullanılan eliptik eğri kriptografisi (ECC) hakkındaki endişeleri alevlendirmişti. QCP analistleri bunun “acil risk” teşkil etmediğini ancak uzun vadeli yapısal sorun olduğunu söylüyor. “ECC güvenliğinin temelinde Eliptik Eğri Ayrık Logaritma Problemi (ECDLP-256) yatmaktadır. Bu, özel anahtarları korur ve bunları açık anahtarlardan türetmeyi hesaplama açısından imkansız hale getirir. Ancak, bu aynı standart aynı zamanda bankacılık ağlarını, şifreli iletişimi ve SWIFT gibi sistemler dahil olmak üzere küresel finansal altyapıyı da güvence altına alır. Dolayısıyla, ECC’yi tehlikeye atacak bir kuantum bilişimdeki atılım, sadece kripto paraları değil tüm dijital finansı riske eder.” – QCP Google da bu yüzden 2029’a kadar hazırlık yapılması gerektiğini, algoritmalar geliştikçe son tarihin öne geldiğini söyledi. Google’ın bilgi işlem gücü bunu kırabilecek seviyeye gelse bile dünyaya 2029’a kadar süre verdiğinden risk 3 yıl sonra başlayacak. “Teknolojik açıdan bakıldığında, bu standardı kırmak için gereken hesaplama gücünden hâlâ oldukça uzağız. Google’ın makalesi, ECDLP-256’yı kırmak için ~1.200 ila 1.450 mantıksal kuantum bitine ihtiyaç duyulabileceğini tahmin ederek, daha önce düşünülenden daha az kuantum kaynağına ihtiyaç duyulabileceğini öne sürüyor. Bu, varsayımlara bağlı olarak yaklaşık 500.000 ila 1,2 milyon fiziksel kuantum bitine karşılık gelir. Bugüne kadar, dünyanın en gelişmiş kuantum sistemleri bu ölçeğin çok küçük bir kısmında çalışmaktadır; bu da bizi pratik bir saldırı için gerekli eşiğin yaklaşık 1.000 kat altında bırakmaktadır.” Risk zaten bilindiği için QCP analistleri hem kripto hem de geleneksel finansın gerekli önlemleri alacağını yani risklerin ortadan kalkacağını söylüyor. “Görüşümüz net. Kuantum bilişim, sektörün izlemesi ve hazırlık yapması gereken uzun vadeli bir konudur; dijital varlıkları yeniden değerlendirmek için yakın vadeli bir neden değildir. Güncel manşetler gerçekliğin önündedir. Bugün hiçbir kuantum sistemi bu saldırıyı büyük ölçekte gerçekleştiremez. Konu gündeme geldiğinde, bu kripto paraya özgü bir olay değil, tüm dijital altyapı genelinde koordineli, sistem çapında bir geçiş olacaktır.”
Kadim bir ekşi sözlük başlığı burada da dursun.
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
Geleneğine, görenegine bağlı kimseye verilen isim.
