XRP’de tarihi bir kırılma olasılığı, azalan kaldıraç ve cüzdan artışıyla güçleniyorXRP, geçmişte en sert yükselişlerin öncesinde görülen geniş zaman dilimli yapıya yeniden yaklaşırken, teknik göstergeler, türev verileri ve ağ büyümesi aynı yönde sinyal veriyor. Piyasa analisti Crypto Patel, XRP’nin 0.70 ile 1.10 dolar arasındaki yüksek zaman dilimli birikim bölgesine yeniden girdiğini söylüyor. Birikim bölgesi ve teknik görünüm öne çıkıyor Patel’e göre bu aralık, uzun vadeli yatırımcıların önceki büyük rallilerden önce alım yaptığı bölgeyle örtüşüyor. CoinCodex verilerine göre XRP 1.10 dolar seviyesinde işlem görürken, fiyat bu tarihsel talep alanının üst sınırında bulunuyor. Analist, mevcut fiyat hareketinin geçmişte aylar süren yatay seyirlerin ardından gelen güçlü yükseliş dönemlerine benzediğini belirtiyor. Crypto Patel, XRP’nin 0.70 ile 1.10 dolar arasındaki birikim bölgesini koruması ve 3 dolar direncini aşması halinde, tarihsel döngü davranışına bağlı olarak 9 dolar ve üzerinin gündeme gelebileceğini değerlendiriyor. Teknik tarafta yüksek zaman dilimli MACD göstergesi de yakından izleniyor. Bu göstergede olası bir yükseliş kesişimi, geçmişte düşüş ivmesinden yükseliş ivmesine geçişin işaretlerinden biri olarak öne çıkmıştı. Mini sözlük: MACD, hareketli ortalamalar arasındaki ilişkiyi ölçen bir teknik göstergedir. Yükseliş kesişimi, kısa vadeli ivmenin uzun vadeli eğilime göre güç kazandığına işaret edebilir. Gösterge Seviye Anlamı Birikim bölgesi 0.70 ile 1.10 dolar Uzun vadeli talep alanı Mevcut fiyat 1.10 dolar Bölgenin üst sınırı Ana direnç 3 dolar Kırılması halinde yeni döngü ihtimali Uzun vadeli hedef 9 dolar ve üzeri Geçmiş döngülere dayalı senaryo Türev piyasasında kaldıraç çözülüyor Vadeli işlem tarafında da dikkat çekici bir tablo oluştu. Binance’te XRP vadeli işlemlerine ait açık pozisyon miktarı yaklaşık 397 milyon XRP’ye geriledi. Bu seviye, son üç aydan uzun sürenin en düşük noktası olarak kayda geçti. Aynı dönemde fiyat mart ayında görülen yaklaşık 1.55 dolar seviyesinden 1.10 dolara indi. Açık pozisyonlardaki düşüş ilk bakışta zayıflık işareti sayılabilse de, uzun süren düzeltmelerin ardından daha sağlıklı bir yapı oluşturabildiği düşünülüyor. Kaldıraçlı işlemlerin azalması, tasfiye riskini düşürürken spekülatif yoğunluğu da hafifletiyor. Bu durum, yeni talep geldiğinde daha dengeli bir yükseliş zemini hazırlayabilir. Binance XRP vadeli işlemlerinde açık pozisyonların 397 milyon XRP’ye kadar gerilemesi, kaldıraçlı yatırımcıların önemli bölümünün piyasadan çekildiğine işaret ediyor. Ağ büyümesi destekleyici unsur olarak izleniyor Zincir üstü tarafta ise XRP ağının büyümeyi sürdürdüğü görülüyor. Tüm XRP cüzdanlarının yaklaşık yüzde 40’ı 2024 ve 2025 yıllarında oluşturuldu. Bu veri, son dönemdeki zayıf piyasa koşullarına rağmen ağa yeni katılımcı girişinin devam ettiğini gösteriyor. Cüzdan sayısındaki istikrarlı artış, daha geniş bir kullanıcı tabanına ve uzun vadeli elde tutma eğilimine işaret eden unsurlar arasında değerlendiriliyor. Mevcut destek bölgesinin korunması ve ilerleyen dönemde 3 dolar seviyesinin yeniden kazanılması halinde, analistler XRP için yeni bir genişleme döngüsünün gündeme gelebileceğini düşünüyor.
ABD’li büyük yatırımcıların alımlarıyla Bitcoin’de kısa vadeli toparlanma sinyali güçlendiBitcoin fiyatındaki 64.000 dolar toparlanmasının arkasında ABD merkezli büyük yatırımcıların artan alım ilgisinin olabileceği değerlendiriliyor. Zincir üstü veri platformu CryptoQuant, temmuz ayındaki yükselişte özellikle Coinbase tarafındaki talep dinamiklerinin öne çıktığını aktardı. Coinbase primi yön tayini için izleniyor CryptoQuant analisti Burak Kesmeci, Coinbase primi göstergesinin alım yönlü ivmenin yeniden güç kazandığına işaret eden ilk sinyalleri verdiğini belirtti. Bu gösterge, Coinbase ile Binance üzerindeki BTC fiyat farkını izliyor ve ABD’deki yatırımcı talebine dair önemli bir referans kabul ediliyor. Burak Kesmeci, BTC ve ETH için Coinbase Premium Index verisinin hala negatif bölgede bulunduğunu, ancak her iki göstergenin de yerel diplerinden tepki verdiğini kaydetti. Kesmeci’nin dikkat çektiği 14 günlük basit hareketli ortalama, göstergenin kısa vadeli yönünü izlemek açısından kritik görülüyor. Coinbase primi 2026’nın büyük bölümünde negatif bölgede kaldı. Bu tablo, ABD’nin en büyük kripto para borsasında hem büyük hem de küçük yatırımcı talebinin zayıf seyrettiğine işaret etti. CryptoQuant verilerine göre gösterge şu anda eksi 0,08 seviyesinde bulunuyor. Günlük zaman diliminde son pozitif geçiş ise iki aydan daha uzun süre önce görüldü. Kesmeci, mevcut görünümün kısa vadeli bir tepki yükselişini destekleyebileceğini, ancak daha kalıcı bir trend değişimi için göstergenin sıfırın üzerine çıkması gerektiğini vurguladı. ETF akışlarında kırılgan denge sürüyor Piyasada kurumsal talep de yakından izleniyor. ABD spot Bitcoin ETF’leri, 2,7 milyar dolarlık kesintisiz çıkış döneminin ardından ilk net girişini kaydetti. Buna karşın veriler, yatırımcı eğiliminin hala fiyat hareketlerine karşı hassas kaldığını gösteriyor. Farside Investors verilerine göre perşembe günü spot Bitcoin ETF’lerinden üst üste üçüncü günde de net çıkış yaşandı ve toplam tutar 95,3 milyon dolara ulaştı. Farside Investors, ETF akışlarını günlük bazda takip eden Birleşik Krallık merkezli bir veri sağlayıcısı olarak biliniyor. Gösterge Mevcut durum Bitcoin fiyatı 64.000 dolar çevresinde toparlandı Coinbase primi Eksi 0,08 ile negatif bölgede Spot Bitcoin ETF akışları Perşembe günü 95,3 milyon dolar net çıkış Önceki çıkış serisi Toplam 2,7 milyar dolar Bitcoin Suisse dip sinyaline dikkat çekti Kripto finans şirketi Bitcoin Suisse, farklı göstergeleri birlikte değerlendirdiği analizinde ETF akışlarını piyasadaki olası değişimin işaretlerinden biri olarak öne çıkardı. Şirket, sekiz haftalık ETF çıkışları ve Bitcoin’in 21 ayın en düşük seviyesinin ardından bu hafta piyasa dinamiklerinde bir kayma yaşandığını savundu. Bitcoin Suisse, sekiz haftalık ETF çıkışları ve 21 ayın en düşük Bitcoin seviyesi sonrasında bu hafta piyasada bir şeylerin değiştiğini, dip sinyal çerçevesinin yanıp sönmeye başladığını ifade etti. Şirket ayrıca Kripto Korku ve Acgozluluk Endeksi’nin en düşük asiri acgozluluk bölgesinde kalmaya devam ettiğini belirtti. Bu görünüm, dip arayışıyla toparlanma işaretlerinin aynı anda izlendiği, ancak piyasa duyarlılığının tam olarak istikrara kavuşmadığı bir tabloya işaret ediyor.
Ripple USD arzı Ethereum ağında son bir haftada 115,4 milyon dolar azaldıRipple Stablecoin Tracker verileri, Ripple USD’nin Ethereum ağındaki arzının yaklaşık 692 milyon dolara gerilediğini gösteriyor. Ripple, dolaşımdaki RLUSD miktarını token yakımlarıyla ayarlamayı sürdürürken, stablecoinin Ethereum tarafındaki payında son haftalarda belirgin bir düşüş görüldü. Ethereum tarafında net daralma sürdü Temmuz ayının başında Ethereum üzerindeki RLUSD arzı 727 milyon doların üzerindeydi. Son verilerle birlikte bu tutar daha düşük bir seviyeye indi. Son yedi günde Ethereum blokzincirinde 115,4 milyon dolarlık RLUSD yakıldı, aynı dönemde 49,3 milyon dolarlık yeni basım yapıldı. 29 Temmuz günü tek başına 25,9 milyon dolarlık RLUSD yakımı gerçekleşti. Aynı gün içinde 6,2 milyon dolarlık yeni RLUSD basıldı. Son 30 günlük dönemde ise Ethereum ağında toplam 369,4 milyon dolarlık yakım yapılırken 167,6 milyon dolarlık basım kaydedildi. Bu tablo, Ethereum tarafında itfaların basımın önüne geçtiğine işaret ediyor. Son 30 günde Ethereum ağında 369,4 milyon dolarlık RLUSD yakılırken 167,6 milyon dolarlık yeni arz oluşturuldu. Dönem Ethereum yakım Ethereum basım Son 7 gün $115,4 milyon $49,3 milyon 29 Temmuz $25,9 milyon $6,2 milyon Son 30 gün $369,4 milyon $167,6 milyon XRP Ledger, RLUSD arzında öne geçti RLUSD’nin toplam dolaşımdaki arzı şu anda 1,556 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. XRP Ledger tarafında son 30 günde 324,1 milyon dolarlık basım ve 217,6 milyon dolarlık yakım gerçekleşti. Böylece XRP Ledger, RLUSD arzı bakımından Ethereum ağının önünde kalmayı sürdürdü. RLUSD’nin XRP Ledger üzerindeki varlığı haziran ayında ilk kez Ethereum’u geride bıraktı. 2024 sonlarında yaklaşık 20 milyon dolar düzeyinde olan dolaşımdaki RLUSD, Haziran 2026 sonuna gelindiğinde yaklaşık 800 milyon dolara yükseldi. En güçlü artışın Mayıs ve Haziran 2026 döneminde kaydedildiği görülüyor. Ripple, ödeme altyapıları ve dijital varlık çözümleri geliştiren ABD merkezli bir teknoloji şirketi olarak biliniyor. RLUSD de şirketin dolar destekli stablecoini olarak hem Ethereum hem de XRP Ledger üzerinde kullanılıyor. İşlem hacmi ve Avrupa yetkisi dikkat çekti RLUSD, XRP Ledger üzerinde en çok işlem gören ihraç edilmiş varlıklardan biri haline geldi. Zincir üstü toplam işlem hacmi içindeki payı 2026’da yüzde 1’in altından yaklaşık yüzde 12’ye çıktı. Yalnızca RLUSD/XRP paritesinde son altı ayda yaklaşık 900 milyon dolarlık işlem geçti. RLUSD/XRP paritesi son altı ayda yaklaşık 900 milyon dolarlık işlem hacmine ulaştı. Bu hafta Ripple, Lüksemburg finansal denetim kurumu CSSF’den Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısı lisansı için yetki aldı. CSSF, Lüksemburg’un finans sektörünü denetleyen resmi kurum olarak faaliyet gösteriyor. Bu onay, Ripple’ın MiCA kurallarıyla uyumlu olduğunu ortaya koyarken, XRP ve RLUSD destekli çözümlerinin Avrupa Ekonomik Alanı’ndaki 30 ülkede finans kuruluşları ve şirketlere sunulmasının önünü açtı. Mini sözlük: MiCA, Avrupa Birliği’nin kripto varlık piyasalarını düzenleyen ortak kurallar paketidir. CASP ise bu çerçevede faaliyet gösterebilmek için alınan kripto varlık hizmet sağlayıcısı yetkisini ifade eder.
Shiba Inu’nun resmi X hesabında üçüncü taraf meme token paylaşımları soru işaretlerini artırdıShiba Inu’nun resmi X hesabı, 3,8 milyon takipçiye ulaşan geniş kitlesine rağmen olağan yayın çizgisinin dışına çıktı. Hesap, SHIB tokeni ve kendi ekosistemindeki gelişmelere odaklanmak yerine, piyasa değeri oldukça düşük üçüncü taraf meme tokenleri öne çıkaran paylaşımlar yaptı. Art arda gelen sıra dışı paylaşımlar Profilde art arda görülen iki paylaşım dikkat çekti. Bunlardan birinde Shiba Inu hesabı, başka bir gönderinin altına verdiği yanıtta, az bilinen kurbağa temalı yeni bir tokenin PEPE’den daha iyi olduğunu öne sürdü. Yanıt verilen gönderide ilgili mikro tokenin akıllı sözleşme adresi de yer aldı. Kısa süre sonra bu kez üçüncü taraf bir meme coin başlatma platformunu ve onun yerel tokenini destekleyen başka bir tanıtım paylaşımı görüldü. Mesajın sunumu, Shiba Inu’nun alışılmış üslubunu andıran sloganlar ve emojilerle yapıldı. Resmi hesapta akıllı sözleşme adreslerinin paylaşılması ve yeni token alımını teşvik eden mesajların görünmesi, güvenlik açısından dikkatle izlenmesi gereken bir tablo ortaya koydu. Dikkat ekonomisi ve olası ihtimaller Kripto para piyasasında özellikle yaz aylarındaki düşük hacim dönemlerinde ilginin yönü daha da kritik hale geliyor. Büyük projeler genellikle topluluklarının odağını kendi ürünlerinde tutmaya çalışırken, rakip veya üçüncü taraf varlıklara doğrudan trafik göndermeleri alışılmış bir durum sayılmıyor. Shiba Inu, Ethereum ağı üzerinde çalışan ve geniş topluluğuyla öne çıkan bir meme coin projesi olarak biliniyor. Bu çerçevede, milyarlarca dolarlık bilinirliğe sahip bir projenin resmi hesabından mikro ölçekli varlıkların tanıtılması üç ayrı ihtimali gündeme taşıdı. İlk olasılık, paylaşımların ticari bir anlaşmanın parçası olması. Ancak bu durumda da hesap yönetiminin neden topluluğun ilgisini yüksek riskli dış varlıklara yönlendirdiği sorusu öne çıkıyor. İkinci ihtimal, ana hesaba erişimi bulunan bazı geliştirici veya yöneticilerin bu büyük takipçi kitlesini kişisel çıkar amacıyla kullanmış olabileceği yönünde şekilleniyor. Üçüncü ihtimal ise hesabın ele geçirilmiş olması. Özellikle yorumlarda sözleşme adresi paylaşılması ve kullanıcıların yeni tokenlere yönlendirilmesi, güvenlik tarafında sık görülen uyarı işaretleri arasında yer alıyor. Mini sözlük: Akıllı sözleşme adresi, bir tokenin blokzincir üzerindeki resmi sözleşmesini gösteren teknik kimlik bilgisidir. Resmi hesaplardan bu adreslerin paylaşılması, kullanıcıları doğrudan belirli bir varlığa yönlendirdiği için güvenlik ve yetki tartışmalarını beraberinde getirebilir. Resmi açıklama bekleniyor Yayın anı itibarıyla ekosistemin önde gelen temsilcileri arasında yer alan baş geliştirici Shytoshi Kusama dahil hiçbir resmi isim konuya ilişkin açıklama yapmadı. Bu sessizlik, paylaşımların kaynağına ve amacına dair belirsizliği artırdı. Durum netleşene kadar yatırımcıların ve topluluk üyelerinin, proje hesabı üzerinden paylaşılan bağlantı ve yönlendirmelere karşı son derece temkinli davranması gerekiyor. Konuya ilişkin bağlam açıklığa kavuşana kadar SHIB yatırımcılarının acele karar vermemesi, resmi hesap üzerinden paylaşılan yeni token yönlendirmelerini dikkatle değerlendirmesi ve doğrulanmamış bağlantılardan uzak durması önem taşıyor.
Revolut X, yapay zeka destekli komutlarla kripto işlemlerine izin verdiRevolut, bağımsız kripto para borsası Revolut X’e yapay zeka asistanı desteği ekledi. Yeni özellikle kullanıcılar doğal dilde yazdıkları komutlarla piyasayı inceleyebiliyor, portföylerini takip edebiliyor ve alım satım işlemleri başlatabiliyor. Yeni entegrasyonun kapsamı Sistem, Claude, Gemini, OpenClaw ve Cursor gibi üçüncü taraf yapay zeka araçlarıyla bağlantı kuruyor. Farklı platformları kullanan müşteriler ise evrensel bir beceri seti veya GitHub üzerinden sunulan komut satırı arayüzüyle erişim sağlayabiliyor. Şirket, bu bağlantı için yazılım bilgisi gerekmediğini duyurdu. Bu yapı sayesinde kullanıcıların işlem platformunda menüler arasında dolaşmasına gerek kalmadan, metin komutlarıyla kripto hesaplarıyla etkileşim kurması mümkün hale geliyor. Portföy özeti istemek, anlık fiyatları izlemek, özel fiyat uyarıları oluşturmak ve piyasa ya da limit emirleri vermek desteklenen işlemler arasında yer alıyor. Revolut Kripto Ürün Başkanı Leonid Bashlykov, yapay zeka aracıların yatırımcılara daha hızlı iş akışı, daha akıllı emir yürütme ve halihazırda kullanılan araçlarla daha güçlü uyum sunduğunu vurguluyor. Kullanıcılar açık pozisyonlarını da desteklenen yapay zeka asistanları üzerinden yönetebiliyor. Böylece emir düzenleme veya mevcut işlemleri takip etme gibi adımlar için yeniden Revolut X uygulamasına dönme zorunluluğu azalıyor. Strateji analizi ve kullanıcı sorumluluğu Platform, strateji analizi tarafında da yeni imkanlar sunuyor. Kullanıcılar örneğin Bitcoin için son 90 günü kapsayan bir grid işlem stratejisini sade bir dille tarif ederek geçmiş performans verileri, risk ölçümleri ve optimizasyon sonuçları alabiliyor. Mini sözlük: Grid işlem stratejisi, belirli fiyat aralıklarında otomatik alım ve satım emirleri kurarak dalgalanmadan yararlanmayı amaçlayan bir yöntemdir. Limit emir, yalnızca yatırımcının belirlediği fiyat seviyesinde ya da daha iyi bir seviyede gerçekleşen alım satım emrini ifade eder. Buna karşın Revolut, her emrin gerçekleşmeden önce müşteri tarafından incelenip onaylanması gerektiğini belirtti. Şirket ayrıca üçüncü taraf yapay zeka asistanlarının performansını desteklemediğini veya garanti etmediğini, yapay zeka kaynaklı hata, kaçırılan fırsat ya da yanlış işlem nedeniyle doğabilecek kayıplardan sorumlu olmayacağını açıkladı. MiCA ve sektör genelindeki eğilim Revolut dünya genelinde 75 milyondan fazla bireysel müşteriye hizmet veriyor. Şirketin paylaştığı verilere göre bunların 16 milyondan fazlası kripto kullanıcılarından oluşuyor. Kripto hizmetleri, Avrupa Birliği’nin MiCA çerçevesi altında Kıbrıs Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu tarafından lisanslanan Revolut Digital Assets Europe üzerinden sunuluyor. Revolut, yapay zeka destekli araçları devreye alsa da tüm emirlerin son onayının kullanıcıda kaldığını ve üçüncü taraf sistemlerin işlem sonucuna dair güvence vermediğini açık biçimde ortaya koyuyor. Şirket ayrıca Avrupa Ekonomik Alanı ve İsviçre’deki müşteriler için stabilcoin Tether’in USDT desteğini sonlandıracağını da açıkladı. Bu adım, Avrupa Birliği’nin MiCA düzenlemesine uyum kapsamında kripto platformlarının attığı dikkat çekici hamlelerden biri olarak öne çıktı. Revolut X, Mayıs 2024’te önce Birleşik Krallık’taki bireysel kullanıcılar için masaüstünde kullanıma açılmış, daha sonra aynı yıl 30 Avrupa pazarına yayılmıştı. Birleşik Krallık ve Avrupa Ekonomik Alanı kullanıcılarına yönelik mobil uygulama ise Mart 2025’te devreye alınmıştı. Benzer şekilde Gemini nisan ayında Agentic Trading özelliğini tanıttı, Liquid ise bir ay sonra ChatGPT ve Claude üzerinden canlı işlem yürütmeye imkan veren Co Invest aracını kullanıma sundu. Robinhood da ABD’de kripto odaklı Agentic Accounts özelliğini devreye alma planını paylaşmıştı.
Japonya, kripto varlık ETF’lerine gelecek yıl izin vermeye hazırlanıyorJaponya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, 10 Temmuz’da finansal bilgi servisi QUICK’in düzenlediği Open QUICK 2026 seminerinde, hükümetin ülkede kripto varlık borsa yatırım fonlarını yasallaştırma sürecinde planlandığı şekilde ilerlediğini açıkladı. Açıklama, yurt dışındaki benzer ürünlerin gördüğü ilginin ardından geldi. Kripto varlıklarda yasal çerçeve değişiyor Japonya Temsilciler Meclisi kısa süre önce spot kripto varlıkların denetimini Ödeme Hizmetleri Yasası’ndan Finansal Araçlar ve Borsa Yasası’na taşıyan düzenleme değişikliğini kabul etti. Bu adım, kripto varlıkların tam düzenlemeye tabi finansal ürünler olarak sınıflandırılmasının önünü açtı. Böylece bu varlıkların hisse senetleri ve tahvillerle benzer bir hukuki çerçevede ele alınması bekleniyor. Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, hükümetin kripto varlık ETF’lerini yasallaştırma sürecinde planlandığı doğrultuda ilerlediğini açıkladı. Düzenleme değişikliği, kripto varlık ETF’lerinin borsada işlem görmesi için gerekli zemini güçlendirdi. Mevcut takvime göre bu ürünlerin Japonya piyasasında gelecek yıl içinde işlem görmeye başlaması olası görülüyor. SBI iki farklı ürün üzerinde çalışıyor Mayıs ayında SBI Holdings, yeni bir kripto varlık ETF ürünü başlattığını duyurmuştu. Şirketin planları, yatırımcılara hem Bitcoin hem de XRP’ye düzenlenmiş erişim sunacak çift varlıklı bir ETF yapısını içeriyor. SBI Holdings, Japonya’nın en büyük finans gruplarından biri olarak bankacılık, aracı kurum ve varlık yönetimi alanlarında faaliyet gösteriyor. Bunun yanında şirket, altın ile kripto varlıkları bir araya getiren hibrit bir yatırım fonu da önerdi. Söz konusu yapıda portföyün %51’inin altın bazlı ETF’lere, %49’unun ise Bitcoin ETF’leri gibi kripto varlık ETF’lerine ayrılması planlanıyor. Bu modelle daha temkinli kurumsal ve bireysel yatırımcıların ilgisinin çekilmesi hedefleniyor. Ürün İçerik Hedef kitle Çift varlıklı ETF Bitcoin ve XRP Düzenlenmiş kripto erişimi isteyen yatırımcılar Hibrit yatırım fonu %51 altın bazlı ETF, %49 kripto varlık ETF Daha temkinli kurumsal ve bireysel yatırımcılar Rekabet ve büyüklük hedefi öne çıkıyor SBI, bu ürünlerin devreye alınmasından sonraki üç yıl içinde yaklaşık 5 trilyon yen, yani yaklaşık 32 milyar dolar büyüklüğünde yönetilen varlığa ulaşmayı hedefliyor. Bu hedef, Japon finans sektöründe kripto temalı yatırım ürünleri için oldukça iddialı bir ölçeğe işaret ediyor. Şirket ayrıca Nomura ve Rakuten Securities gibi büyük Japon finans gruplarından önce hareket ederek pazarda erken avantaj elde etmeyi amaçlıyor. Kripto ETF alanında rekabetin, yasal netliğin artmasıyla birlikte hız kazanabileceği değerlendiriliyor. Ripple bağlantısı dikkat çekiyor SBI’nin XRP’yi ETF planına dahil etmesi, şirketin Ripple ile uzun süredir devam eden kurumsal ilişkisiyle de örtüşüyor. Ripple, XRP odaklı ödeme çözümleriyle bilinen bir finans teknolojisi şirketi olarak Japonya pazarında uzun süredir yakın iş ortaklıklarıyla öne çıkıyor. SBI’nin hazırladığı yapı, Bitcoin ve XRP’yi aynı fonda buluştururken, ayrı bir modelde altın ile kripto varlık ETF’lerini tek portföyde birleştiriyor.
BlackRock, ETHA ETF çıkışları sürerken 8.700 ETH’yi Coinbase Prime’a taşıdıBlackRock, son saatlerde 8.700 ETH’yi Coinbase Prime’a aktardı. Onchain Lens verilerine göre işlemin büyüklüğü yaklaşık 15,81 milyon dolar oldu. Söz konusu transferin, BlackRock’ın Ethereum ETF’si ETHA ile bağlantılı cüzdanlardan yapıldığı görüldü. Transfer ETF çıkışlarıyla aynı döneme denk geldi Aynı gün BlackRock’ın spot Ethereum ETF’si ETHA’da 7.240 ETH çıkışı gerçekleşti. Bu miktarın karşılığı 12,67 milyon dolar olarak kaydedildi. Böylece Ethereum ETF’lerinde zaten zayıf seyreden fon akışı üzerindeki baskı devam etti. BlackRock, dünyanın en büyük varlık yönetim şirketleri arasında yer alıyor ve kripto para ETF’lerinde de en yakından izlenen kurumlardan biri olmayı sürdürüyor. Coinbase Prime ise kurumsal yatırımcılara saklama, işlem ve yürütme hizmeti sunan bir platform olarak öne çıkıyor. Onchain Lens, 8.700 ETH’nin BlackRock’ın Ethereum ETF’siyle bağlantılı cüzdanlardan Coinbase Prime’a taşındığını ve bu hareketin ETHA ETF’sindeki çıkışlarla aynı dönemde gerçekleştiğini aktardı. Ethereum ETF’lerinde negatif tablo derinleşti 9 Temmuz’da spot Ethereum ETF’lerinden toplam 52,08 milyon dolarlık çıkış yaşandı. Günlük bazda en büyük çıkış ise Fidelity’nin FETH fonunda görüldü. Veriler, yatırımcı talebinin kısa vadede zayıf kaldığına işaret etti. Son çeyrekte ETF akışları piyasa yönü üzerinde belirleyici oldu. Haziran ayı, geri alımlar açısından en sert dönemlerden biri olarak öne çıktı. Ethereum ETF’leri bu süreçte toplam 690 milyon dolar net çıkış verdi ve ilk çeyrekte başlayan negatif seri uzadı. Kalem Miktar BlackRock transferi 8.700 ETH Transfer değeri $15,81 milyon ETHA günlük çıkışı 7.240 ETH ETHA günlük çıkış değeri $12,67 milyon Ethereum ETF toplam günlük çıkışı $52,08 milyon Haziran sonrası net tablo $690 milyon net çıkış Piyasa üçüncü çeyrek sinyallerini izliyor Yılın ilk yarısındaki zayıf görünümün ardından yatırımcılar 2026’nın kalan bölümüne ilişkin işaretleri izliyor. Tarihsel veriler, üçüncü çeyreğin bazı dönemlerde toparlanmanın başlangıcı olduğuna işaret ediyor. CoinGlass verilerine göre Ethereum, 2016’dan bu yana üçüncü çeyreklerde ortalama %8,08 getiri sağladı ve on bir dönemin yedisini artıda kapattı. 2025’in üçüncü çeyreğinde ise %66,55 oranında yükseliş kaydedildi. Geçmiş dönem verileri üçüncü çeyrekte daha güçlü bir eğilime işaret etse de, yatırımcılar yeni katalizörler olmadan bu görünümün tek başına yeterli olmayabileceğini değerlendiriyor. Buna rağmen geçmiş performansın geleceği garanti etmediği vurgulanıyor. Ethereum son 24 saatte Bitcoin‘den daha iyi bir görünüm sergileyerek %2,6 yükseldi ve 1.790 dolara çıktı. Fiyat hareketi, art arda gelen daha düşük tepe ve daha düşük dip yapısının kırılıp kırılamayacağı sorusunu gündemde tutuyor.
Shiba Inu’da borsalardan 24 saatte 124 milyardan fazla SHIB çıkarken $SHIB için sıfır silme hedefi yeniden gündeme taşındıShiba Inu, kripto para piyasasında yeniden güçlenen risk iştahıyla birlikte son günlerde artan ilgi görüyor. Zincir üstü veriler, kısa süre önce öne çıkan satış baskısının ardından alıcıların yeniden devreye girdiğine işaret etti. Borsalardan çıkan SHIB miktarı dikkat çekti CryptoQuant verilerine göre son 24 saat içinde Binance dahil borsalardan 124 milyardan fazla SHIB çekildi. CryptoQuant, zincir üstü verileri izleyen bir analiz platformu olarak borsa giriş çıkışları, yatırımcı davranışı ve piyasa eğilimleri üzerine ölçümler sunuyor. Mini sözlük: Borsadan çıkış, bir kripto varlığın alım satım platformlarındaki cüzdanlardan kişisel cüzdanlara taşınmasını ifade eder. Bu hareket tek başına kesin yön sinyali sayılmasa da, satış için hazır tutulan arzın azalması nedeniyle piyasada yakından izlenir. Bu büyüklükteki çıkış, bazı yatırımcıların tokenlarını satmak yerine elde tutmayı tercih ettiğini gösteriyor. Aynı zamanda piyasadan ek alım yapılıp varlıkların borsa dışına çekilmesi, dolaşımdaki likit arz üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Son 24 saatte borsalardan 124 milyardan fazla SHIB çıkışı görülmesi, yatırımcıların kısa vadeli satış yerine elde tutma eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor. Fiyatta toparlanma sürerken gözler sıfır silme eşiğinde Aynı dönemde SHIB fiyatı son 24 saatte yüzde 2’den fazla yükseldi. Token, son rallinin ardından yaklaşık 0.000004378 dolar seviyesine çıktı. Buna rağmen fiyatın hala yerel bantta işlem görmesi, daha güçlü bir kırılmanın ne zaman geleceği sorusunu gündemde tutuyor. Piyasa katılımcıları, ay başından bu yana süren olumlu görünümün ay sonuna kadar daha belirgin bir harekete dönüşebileceğini düşünüyor. Borsalardan devam eden çıkışların sürmesi halinde, arz tarafındaki daralmanın fiyatı destekleme ihtimali izleniyor. Analistler, Shiba Inu’nun 0.00001 dolar seviyesine ulaşarak bir sıfır silebilmesi için mevcut fiyatına göre yüzde 128’den fazla yükselmesi gerektiğini hesaplıyor. Analistlerin odağında yüzde 128’lik mesafe var Analist hesaplamalarına göre SHIB’in 0.00001 dolar seviyesine çıkabilmesi için mevcut fiyatından yüzde 128’in üzerinde artması gerekiyor. Bu oran, son toparlanmaya rağmen hedef seviyeye halen kayda değer bir mesafe bulunduğunu ortaya koyuyor. Yine de son zincir üstü hareketler, yatırımcı ilgisinin tamamen sönmediğini gösterdi. Önümüzdeki günlerde borsa çıkışlarının korunup korunmayacağı ve fiyatın bulunduğu dar aralığın dışına taşıp taşmayacağı, SHIB’in kısa vadeli yönü açısından belirleyici olacak.
Japonya’da CRYL, Bitcoin teminatlı kredilerde üst limiti 1 milyar yene çıkardıJapon finans şirketi CRYL, Bitcoin teminatlı yeni kredi hizmetini devreye aldı. Şirket, bireyler ve işletmelerin BTC varlıklarını satmadan Japon yeni cinsinden finansman sağlayabileceğini açıkladı. Kredi tutarı, vade ve faiz aralığı açıklandı CRYL, kredi tutarını 1 milyon yen ile 1 milyar yen arasında belirledi. Yıllık faiz oranı %3,5 ile %7 arasında değişirken, teminat oranı %40 ile %60 aralığında uygulanacak. Krediler bir yıl vadeli olacak. Sağlanan kaynağın vergi ödemeleri, işletme finansmanı ve gayrimenkul alımı dahil çeşitli harcamalarda kullanılabileceği belirtildi. CRYL, bu hizmetle yatırımcıların kripto varlıklarını elde tutmak ya da satmak dışında üçüncü bir seçeneğe sahip olacağını vurguluyor. Başvuru sahipleri değerlendirme sürecinden geçecek. Kredilerin büyük bölümünde ise anapara ve faizin bir yılın sonunda toplu olarak geri ödenmesi öngörülüyor. Japonya’daki mevcut pazarla farkı Bu adım, Japonya’da düzenlenmiş kripto teminatlı finansman pazarının halen sınırlı olan yapısını bir miktar genişletiyor. Benzer bir hizmeti 2020’de Daiwa Securities Group ile Credit Saison ortak girişimi olan Fintertech başlatmıştı. Fintertech, Bitcoin veya Ether teminatı karşılığında halihazırda 3 milyon dolara kadar kredi sunuyor. CRYL’nin ürünü, üst limitin daha yüksek ve asgari kredi tutarının daha düşük olmasıyla ayrışıyor. Buna karşılık şirket yalnızca Bitcoin teminatını kabul ediyor. Fintertech’in internet sitesinde bireyler ve şirketler için yıllık %4 ile %8 arasında faiz, %50 teminat oranı ve 5 milyon yen asgari kredi tutarı yer alıyor. Şirket Teminat Kredi aralığı Yıllık faiz CRYL BTC 1 milyon yen ile 1 milyar yen %3,5 ile %7 Fintertech BTC veya ETH 5 milyon yenden başlayıp 3 milyon dolara kadar %4 ile %8 Fintertech’in dağıtım ağı da genişlemişti. Daiwa Securities, Ekim 2025’te Japonya genelindeki şubelerinde müşterilerini Fintertech’in dijital varlık teminatlı kredi ürünleriyle buluşturmaya başlamıştı. Şirketin ortaklık yapısında Daiwa Securities Group %80, Credit Saison ise %20 paya sahip bulunuyor. Yeni araştırmalar daha karmaşık ürünlere odaklanıyor Japonya’da bazı şirketler Bitcoin’in daha gelişmiş kredi ürünlerinde nasıl kullanılabileceğini de inceliyor. Metaplanet Securities, yen sabitli dijital para ihraççısı JPYC ve tokenizasyon altyapısı sağlayıcısı Progmat, BTC’nin dijital kurumsal tahviller ve blokzincir tabanlı diğer kredi araçlarında teminat ya da kredi güçlendirme unsuru olarak kullanımını araştırdıklarını duyurdu. Mini sözlük: Tokenizasyon, bir varlığın haklarını blokzincir üzerinde dijital bir tokene dönüştürme sürecidir. Kurumsal tahvillerde bu yapı, ihraç ve yatırımcı takibini dijital ortamda yürütmeye imkan verebilir. Metaplanet Securities, JPYC ve Progmat, bu çalışmanın araştırma aşamasında olduğunu, herhangi bir ihraç kararı alınmadığını kaydediyor. CRYL ve Fintertech’in sunduğu doğrudan kredi ürünlerinden farklı olarak bu girişim henüz uygulama aşamasına geçmedi. Şirketler, şu aşamada yalnızca olası kullanım alanlarını değerlendirmeyi sürdürüyor.
ABD Adalet Bakanlığı, cezaevindeki Rossen Iossifov’un el konulmasına karar verilen 290 bin dolarlık kripto parayı taşıdığı iddiasıyla yeni dava açtıABD Adalet Bakanlığı, halen 111 ay hapis cezasını çeken Bulgaristan vatandaşı Rossen Iossifov hakkında yeni suçlamalar yöneltti. Savcılara göre Iossifov, mahkemenin el konulmasına karar verdiği yaklaşık 290 bin dolarlık kripto parayı federal cezaevindeyken erişim dışına çıkarmak için bir plan kurdu. Yeni suçlamaların odağında 2024 başındaki transferler yer alıyor Adalet Bakanlığı, 53 yaşındaki Iossifov’un Kentucky Doğu Bölgesi’nde hakim karşısına çıktığını açıkladı. Dosyada, müsadereyi engellemek amacıyla mal kaçırma, suça yardım etme ve kara para aklama amacıyla komplo kurma suçlamaları bulunuyor. İddianameye göre Iossifov, Ocak 2024’te söz konusu kripto varlıkları birden fazla borsa ve karıştırma hizmeti üzerinden çekip transfer etmek için hareket etti. Mini sözlük: Karıştırma hizmeti, kripto para transferlerinin kaynağını ve hedefini gizlemeye çalışan araçlara verilen addır. Bu sistemler farklı kullanıcılardan gelen varlıkları bir havuzda birleştirerek zincir üzerindeki iz sürmeyi zorlaştırır. ABD Adalet Bakanlığı Ceza Dairesi’nden Yardımcı Başsavcı A Tysen Duva, önceki davalarda verilen yasal mahkeme kararlarına uymayan sanıklar hakkında bu engellemeye ilişkin yeni suçlamalar yöneltileceğini bildirdi. ABD Gizli Servisi de soruşturmayı yürüten kurumlar arasında yer aldı. Kurum, iddia edilen transferleri mahkeme kararlarına ve mağdurlara karşı doğrudan bir meydan okuma olarak değerlendirdi. Iossifov daha önce de büyük bir kripto para aklama davasında mahkum edilmişti Iossifov, Bulgaristan’ın başkenti Sofya merkezli kripto para borsası RG Coins’un sahibi ve yöneticisiydi. RG Coins, dijital varlıkların alım satımına aracılık eden bir platform olarak faaliyet gösteriyordu. Iossifov, 2021’de ABD’de yürütülen geniş kapsamlı bir dolandırıcılık ve kara para aklama soruşturmasında suçlu bulunmuştu. Savcılara göre Romanya bağlantılı bir dolandırıcılık ağı, eBay ve Craigslist gibi platformlarda otomobil ve yüksek değerli başka ürünler için sahte ilanlar yayımladı. En az 900 ABD’li mağdurdan tahsil edilen ödemeler yurt dışındaki aklama zincirine aktarıldı. İddia makamı, Iossifov’un bu zincirin son halkasında kripto parayı nakde çeviren isim olduğunu belirtiyor. Yargılama sürecinde sunulan deliller, Rossen Iossifov’un üç yıldan kısa sürede yaklaşık 5 milyon dolarlık kripto paranın aklanmasında rol oynadığını ortaya koydu. Yeni mahkumiyet halinde ceza süresi daha da uzayabilir Mahkeme daha önce Iossifov’un 2,6 milyon dolardan fazla tazminat ödemesine ve yeni davanın merkezindeki kripto varlıkların müsadere edilmesine hükmetmişti. Savcılar, tartışmalı transferlerin Iossifov mevcut 111 aylık cezasını çekerken gerçekleştiğini öne sürüyor. Yeni dosyadaki suçlamalardan mahkumiyet çıkması halinde Iossifov, mevcut hapis cezasına ek olarak 25 yıla kadar daha ceza alabilir. Adalet Bakanlığı’nın bilgisayar suçları birimi ise 2020’den bu yana 180’den fazla siber suç ve fikri mülkiyet davasında mahkumiyet kararı alındığını, ayrıca mağdurlara 350 milyon doların üzerinde iade kararı sağlandığını açıkladı.
Shiba Inu yakımında 8 temmuzdaki sıçramanın ardından günlük hacim sert biçimde gerilediShiba Inu ağında token yakım hızı, 8 Temmuz’da görülen güçlü artışın ardından belirgin biçimde yavaşladı. O gün toplam 113.192.435 SHIB dolaşımdan çıkarıldı ve bu, son altı aydan uzun sürede kaydedilen en büyük günlük yakım olarak öne çıktı. SHIB, Ethereum tabanlı bir memecoin olarak geniş bir topluluğa sahip ve arzı azaltmaya yönelik yakım işlemleri yakından izleniyor. Günlük yakımda keskin düşüş 9 Temmuz’da ise tablo tersine döndü. Shibburn verilerine göre son 24 saatte yalnızca 2,64 milyon SHIB yakıldı. Bu miktarın parasal karşılığı yaklaşık 13 dolar seviyesinde kaldı. Günlük bazdaki bu sert düşüş, bir gün önce görülen olağanüstü yakımın kalıcı bir ivmeye dönüşmediğine işaret etti. Shibburn verileri, son 24 saatte 2,64 milyon SHIB’in yakıldığını ve bunun yaklaşık 13 dolarlık bir değere karşılık geldiğini gösteriyor. Buna karşın haftalık veriler daha güçlü bir görünüm sundu. Son yedi günde yakılan toplam SHIB miktarı 154,83 milyona ulaştı. Bu da haftalık yakım oranında %312 artış anlamına geliyor. Son 30 günlük toplam yakım ise 230,06 milyon SHIB olarak kaydedildi. Piyasada temkinli görünüm sürüyor Fiyat tarafında Shiba Inu daha sakin bir seyir izledi. Varlık, kripto para piyasasında temkinli işlemlerin sürdüğü bir ortamda 0.000004 dolar bandında kaldı. Son 24 saatte %2,14 yükselen SHIB, 0.00000438 dolara çıktı. Cuma gününün ilk saatlerinde kripto varlıkların büyük bölümü artıda işlem gördü. Son toparlanmada türev piyasalardaki hareketlilik etkili oldu. Açık pozisyonlarda artış görülürken spot alıcıların daha çekingen kaldığı gözlendi. Piyasada kalıcı ve güçlü yükselişlerin genellikle vadeli işlemlerle spot talebin birlikte arttığı dönemlerde ortaya çıktığı biliniyor. Türev piyasalarda ayrışan sinyaller Genel kripto türev piyasasında son 24 saatte işlem hacmi %6 düşerek 141 milyar dolara geriledi. Aynı zaman diliminde açık pozisyonlar %3,82 artışla 110,66 milyar dolara yükseldi. Bu görünüm, yatırımcı ilgisinin tamamen zayıflamadığını ancak pozisyonlanmanın daha seçici ilerlediğini gösterdi. Gösterge Genel kripto türev piyasası Shiba Inu 24 saatlik hacim değişimi %6 düşüş %42,69 düşüş 24 saatlik hacim 141 milyar dolar 41,88 milyon dolar Açık pozisyon değişimi %3,82 artış %7,53 artış Açık pozisyon büyüklüğü 110,66 milyar dolar 28,20 milyon dolar Shiba Inu da benzer bir tablo sergiledi. Türev piyasadaki günlük işlem hacmi %42,69 azalarak 41,88 milyon dolara indi. Buna karşılık açık pozisyonlar %7,53 artışla 28,20 milyon dolara yükseldi. Türev piyasalarda hacim düşerken açık pozisyonların artması, yatırımcıların yön arayışını sürdürdüğünü ancak daha dalgalı makroekonomik koşullar nedeniyle temkinli kaldığını gösteriyor. İşlem hacmi ile açık pozisyonlar arasındaki bu ayrışma, kaldıraçlı işlemlerde iştahın sınırlı kaldığını ortaya koydu. Makroekonomik belirsizlikler sürerken spot talebin henüz aynı ölçüde güçlenmemesi, piyasadaki toparlanmanın temkinli bir zeminde ilerlediğine işaret ediyor.
SWIFT, 17 bankayla blokzincir tabanlı ortak defter pilotunu başlattıSWIFT, blokzincir tabanlı ortak defter platformunun dokuz aylık geliştirme sürecinin ardından ilk kullanıma hazır hale geldiğini açıkladı. Küresel finans mesajlaşma altyapısını işleten kurum, sistemi dünyanın önde gelen bazı bankalarıyla pilot test aşamasına taşıyarak tokenleştirilmiş sınır ötesi ödemelerde kesintisiz çalışma hedefi doğrultusunda yeni bir adım attı. Pilot sürece 17 büyük banka katılıyor Pilot programa ANZ, BNP Paribas, BNY, Citi, DBS Bank, First Abu Dhabi Bank, FirstRand, HSBC, Itau Unibanco, Lloyds Banking Group, Mashreq, MUFG, OCBC, Standard Chartered, UBS, UOB ve Wells Fargo dahil oldu. SWIFT, bu yapının dağıtık defter teknolojisini kendi küresel mesajlaşma ağıyla birleştirerek bankaların tokenleştirilmiş ödemeleri daha verimli biçimde koordine etmesini amaçladığını kaydetti. SWIFT, ortak defterin bankalara ödeme taahhütlerini doğrulama, işlem akışlarını eş zamanlı hale getirme ve tokenleştirilmiş transferleri kurumlar arasında uyumlu şekilde yürütme imkanı sunduğunu bildiriyor. Kurumun verdiği bilgilere göre platform, likidite yönetimini iyileştirmeyi, nakit akışı görünürlüğünü artırmayı ve katılımcı kurumlar arasında tokenleştirilmiş varlıkların sorunsuz biçimde tanınmasını sağlamayı hedefliyor. Girişim yalnızca ödemelerle sınırlı kalmıyor; programlanabilir para ve otonom yapay zeka sistemlerinin işlem başlatıp sonuçlandırabildiği yeni ticaret modelleri için de zemin hazırlıyor. Mini sözlük: Dağıtık defter teknolojisi, işlemlerin tek bir merkez yerine birden fazla katılımcı arasında senkronize biçimde kaydedildiği altyapıyı ifade eder. RTGS ise ödemelerin tek tek ve anlık olarak kesin mutabakatla sonuçlandırıldığı gerçek zamanlı brüt mutabakat sistemidir. XRP tartışması yeniden gündeme geldi SWIFT’in hamlesi, Ripple ve XRP’nin uzun vadeli rolüne ilişkin tartışmaları da yeniden canlandırdı. Bazı piyasa gözlemcileri bu adımın XRP’nin kullanım alanını daraltabileceğini savunurken, bazı analistler tam tersine bu gelişmenin XRP’nin çözmeyi hedeflediği yapısal sorunu daha görünür hale getirdiğini öne sürüyor. Piyasa analisti Coach JV, SWIFT’in ortak defterinin esas olarak tokenleştirilmiş banka mevduatlarını koordine eden bir katman gibi çalıştığını, buna karşılık evrensel bir mutabakat ağı işlevi görmediğini savunuyor. Sistemde nihai mutabakatın yine RTGS altyapıları, muhabir bankacılık kanalları veya tarafların üzerinde uzlaştığı başka raylar üzerinden yapılabilmesi, bu ayrımı daha belirgin hale getiriyor. Piyasa yorumcuları, SWIFT’in bankalar arasındaki koordinasyonu standart altyapıyla güçlendirmeye odaklandığını, Ripple’ın ise sınır ötesi likidite sorununu XRP üzerinden çözmeye çalıştığını vurguluyor. Birlikte çalışabilirlik ihtiyacı öne çıkıyor Tokenleştirilmiş mevduatlar, stabilcoinler, merkez bankası dijital paraları, ticari banka tokenları ile özel ve açık blokzincir ağlarının çoğalması, finansal sistemi daha parçalı bir yapıya taşıyor. Farklı düzenleyici çerçeveler ve mutabakat modelleri altında geliştirilen dijital varlıklar nedeniyle birlikte çalışabilirlik konusu giderek daha kritik hale geliyor. Bu çerçevede bazı uzmanlar, XRP’nin tarafsız bir köprü varlık olarak farklı para birimleri ve dijital varlıklar arasında değer aktarımını kolaylaştırmak üzere tasarlandığını hatırlatıyor. Bu yaklaşımın, kurumların dünya genelinde hesaplara önceden kaynak bağlama ihtiyacını azaltarak maliyetleri ve atıl likiditeyi düşürme iddiası taşıdığı belirtiliyor. Buna karşılık zincir üstü analiz şirketi Iso Ledger daha temkinli bir yaklaşım benimsiyor. Şirket, bankaların ileride köprü varlık olarak XRP’ye mi yöneleceğinin, yoksa kendi tokenleştirilmiş mevduatlarını ve mevcut mutabakat altyapılarını mı tercih edeceğinin henüz netleşmediğine dikkat çekiyor.
Galaxy Digital üzerinden 20 bin 500 ETH alındı! Bitmine yüzde 5 eşiğine nasıl yaklaştı?Bitmine Immersion Technologies, Galaxy Digital aracılığıyla yaklaşık 35,92 milyon dolar tutarında 20 bin 500 Ethereum aldı. 10 Temmuz 2026 civarında gerçekleşen blok işlemde şirket, token başına yaklaşık 1.752 dolar ödedi. Bitmine’in Ethereum birikimi büyüyor Bu son alımla birlikte Bitmine’in toplam Ethereum varlığı yaklaşık 5,7 milyon ETH seviyesine çıktı. Güncel piyasa değeri yaklaşık 10 milyar dolara yaklaşan bu varlık, dolaşımdaki 120,7 milyon ETH dikkate alındığında Ethereum arzının yaklaşık yüzde 4,7 ila yüzde 4,8’ine karşılık geliyor. Şirketin açıkladığı hedef ise arzın yüzde 5’ine ulaşmak. Bitmine Yönetim Kurulu Başkanı ve Fundstrat kurucu ortağı Tom Lee, şirketin Ethereum stratejisini Bitcoin odaklı kurumsal hazine modeline benzer bir çizgide konumlandırıyor. Fundstrat, piyasa stratejileri ve makro analizleriyle tanınan bağımsız bir araştırma şirketi olarak biliniyor. Tom Lee, şirketin Ethereum’u, Strategy’nin Bitcoin’i bilançosunda kullandığına benzer şekilde değerlendirmesini istiyor. Bitmine, 2025’in ortasından bu yana ETH alımlarını hızlandırdı ve 2026 boyunca bu yaklaşımını sürdürdü. Daha önce yaklaşık 76 milyon dolar karşılığında 42 bin 197 ETH alan şirket, başka bir işlemde de 60 bin 976 ETH topladı. Son 20 bin 500 ETH alımı önceki işlemlere kıyasla daha küçük kalsa da, yüzde 5 hedefine bir adım daha yaklaşılmasını sağladı. Şirket, ETH’nin bu yıl yaklaşık 1.700 ile 2.200 dolar aralığında işlem gördüğü dönemde de alımlarına devam etti. Bu tablo, Bitmine’in en düşük fiyattan toplama arayışından çok, toplam arz içindeki payını artırmaya odaklandığına işaret ediyor. Arz dinamikleri ve Ethereum’un yapısı Ethereum’un teorik olarak sınırsız arza sahip olması, yeni üretim hızının yüksek olduğu anlamına gelmiyor. Merge güncellemesinin ardından ağın doğrulama modeli proof of stake yapısına geçti ve yeni arz artışı görece düşük kaldı. EIP 1559 mekanizması da işlem ücretlerinin bir bölümünü dolaşımdan çıkararak arz büyümesini sınırlayan unsurlardan biri oldu. Mini sözlük: EIP 1559, Ethereum’da işlem ücretlerinin bir bölümünün yakılmasını sağlayan güncellemedir. Merge ise ağın enerji yoğun madencilikten proof of stake doğrulama modeline geçişini ifade eder. Bitmine’in elindeki 5,7 milyon ETH şu anda kurumsal bir cüzdanda tutuluyor. Şirketin birikim stratejisi, Ethereum’un ağ ekonomisinin Bitcoin’den farklı olmasına rağmen uzun vadeli bilanço yaklaşımının sürdüğünü gösteriyor. ETH ve BTC tarafında kritik seviyeler izleniyor Ethereum fiyatında kısa vadeli görünüm ile uzun vadeli direnç bölgesi arasındaki sıkışma sürüyor. ETH, günlük grafikte 20 günlük basit hareketli ortalama olan 1.759 doların ve 50 günlük ortalama olan 1.747 doların üzerinde işlem görüyor. Buna karşılık 200 günlük ortalama olan 2.240 doların altında kalmayı sürdürüyor. Ichimoku Kijun verisine göre ETH için en yakın destek seviyesi 1.773 dolar olarak öne çıkıyor. Göreceli Güç Endeksi 56,97 seviyesinde bulunuyor ve bu da kısa vadede alıcıların bir miktar avantaj sağladığını gösteriyor. Öte yandan MACD zayıf bir tablo çizerken, ADX nötr bölgede yer alıyor. Bitcoin’de 80 bin dolar kullanım fiyatı dikkat çekiyor Bitcoin, ABD hisselerindeki toparlanmanın da etkisiyle Wall Street açılışının ardından gün içi yeni zirveler gördü. CoinGecko verilerinde BTC yeniden 64 bin doların üzerine çıktı ve gün içinde yaklaşık yüzde 5 değer kazandı. CoinGlass ise son 24 saatte yaklaşık 100 milyon dolarlık kısa pozisyon tasfiyesi kaydetti. Aylık bazda yaklaşık yüzde 10 yükselen Bitcoin’de piyasa katılımcıları 70 bin dolar üzerindeki bölgeyi ve özellikle 71 bin 100 dolar civarındaki 200 günlük hareketli ortalamayı izliyor. Deribit tarafında ise 80 bin dolar kullanım fiyatına bağlı opsiyon sözleşmelerinde 1,21 milyar doların üzerinde açık pozisyon bulunuyor. BTC bu seviyeye yaklaştıkça, korunma amaçlı işlemlerin spot ve vadeli piyasalardaki oynaklığı artırabileceği değerlendiriliyor.
Ethereum Foundation beş yıllık yeniden yapılanma kapsamında Protocol Support ekibini dağıttıEthereum Foundation, ağ güncellemelerinin koordinasyonu ve geliştirici eğitimleri için merkez rolü üstlenen Protocol Support ekibini beş yılın ardından kapattı. Karar, vakfın personel yapısını sadeleştirdiği ve faaliyet modelini farklı işlevsel birimlere ayırdığı daha geniş çaplı yeniden yapılanmanın parçası olarak alındı. Merkezi koordinasyon birimi kapatıldı 2021’de kurulan Protocol Support, istemci geliştirme ekipleri, akademik araştırmacılar, teklif yazarları ve altyapı operatörleri arasında bağlantı kuruyordu. Ekip, All Core Developers toplantılarını organize ediyor, planlanan ağ değişiklikleri öncesindeki teknik hazırlıkları izliyor ve Ethereum Improvement Proposal sürecinin tartışma, test ve uygulama aşamalarına destek veriyordu. Ethereum Foundation ise Ethereum ekosisteminde araştırma, geliştirme ve koordinasyon çalışmalarını destekleyen kar amacı gütmeyen başlıca kurumlardan biri olarak biliniyor. Ethereum Foundation’a bağlı Protocol Support ekibi, sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruda birimin dağıtıldığını açıkladı. Ekip, ilk döneminde Berlin, London ve Arrow Glacier güncellemelerinin koordinasyonunda görev aldı. Ethereum’un iş ispatı sisteminden hisse ispatına geçtiği The Merge sürecinde ise Rayonism, Amphora ve Kintsugi test ortamlarının hazırlanmasına katkı sundu. Bu süreçte doğrulama takvimleri, geliştirici toplantıları ve kamuya dönük bilgilendirmeler eş zamanlı yürütüldü. The Merge sonrasında da Shapella, Dencun ve Pectra güncellemelerinde benzer bir rol üstlenen ekip, dağınık geliştirici toplulukları arasındaki iletişimin sürmesine yardımcı oldu. Böylece stratejik kararlar, test süreçleri ve ekosistemin güncellemeye hazır hale gelmesi arasındaki kopuklukların azaltılması amaçlandı. Eğitim ve takip araçları yeni yapıya taşınıyor Protocol Support’un gözetiminde başlatılan mentorluk girişimi zamanla Ethereum Protocol Fellowship programına dönüştü. Program, yeni çekirdek katkı sunucularını yetiştirmeyi hedefliyordu ve geliştiricilere protokol araştırması, doğrulama yöntemleri ve istemci mimarisi alanlarında eğitim sağlıyordu. Mini sözlük: Ethereum Improvement Proposal, kısa adıyla EIP, Ethereum ağında teknik değişiklik veya standart önerilerini tanımlayan resmi teklif çerçevesidir. Testnet ise ana ağa geçmeden önce güncellemelerin denendiği ayrı bir test ortamını ifade eder. Ekip ayrıca teklif durumlarını, test ağlarındaki dağıtımları, güncelleme hazırlık ölçütlerini ve ana ağ aktivasyon takvimlerini izleyen Forkcast sistemini işletiyordu. Bu araç, birden fazla ağ güncellemesi boyunca teknik zaman çizelgesini ve şartnameleri takip etmek isteyen katkı sunucular için ortak bir referans noktası sağladı. Eski birim yöneticisi William Morriss, yeniden yapılanmanın vakıftaki görev süresini sona erdirdiğini duyurdu. Mario Havel ise Ethereum Foundation bünyesinde görevini sürdürüyor. Görevler yeni birimlere dağıtıldı Ethereum Foundation, 23 Haziran’da son personel azaltımı kapsamında 54 pozisyonu kaldırdı. Bu değişiklikle birlikte kurum içi yapı; protokol, erişim, kullanıcı, topluluk ve kurumsal ilişkiler olmak üzere yeni bölümlere ayrıldı. Böylece daha önce merkezi şekilde yürütülen bazı görevler farklı ekipler arasında paylaştırıldı. Başlık Önce Şimdi Güncelleme koordinasyonu Protocol Support altında toplanıyordu Yeni birimlere dağıtılıyor Personel yapısı Daha merkezi model 54 pozisyon kaldırıldı, yapı sadeleştirildi Protokol görevleri Tek ekipte yoğunlaşıyordu Protocol Layer ve diğer ekipler üstlenecek Yeni oluşturulan Protocol Layer biriminin, Protocol Support’un daha önce yürüttüğü güncelleme yönetimi ve koordinasyon görevlerinin bir bölümünü devralacağı açıklandı. Geliştirici eğitimi, topluluk iletişimi ve EIP desteği gibi diğer sorumlulukların da farklı ekipler tarafından üstlenilmesi bekleniyor. Ancak vakıf, bu işlevlerin tam olarak nasıl dağıtılacağına ilişkin ayrıntılı bir çerçeve paylaşmadı.
Marketnode destekli HSBC hamlesi dikkat çekti! Tokenizasyon cephesinde neler değişiyor?HSBC, blokzincir tabanlı ilk dijital yerel yapılandırılmış ürün ihracını tamamladı. Kurumsal yatırımcılara yönelik özel yerleştirme kapsamında ihraç edilen ABD doları cinsi yapılandırılmış tahvillerin tüm süreci blokzincir altyapısı üzerinde yürütüldü. Bu adım, Hong Kong’da geleneksel finans ile tokenizasyonun daha sık bir araya gelmeye başladığını gösteren yeni bir gelişme olarak öne çıktı. İhraç süreci tamamen dijital ortamda yürütüldü İşlemde Asya Pasifik bölgesinde dijital piyasa altyapısı sağlayan Marketnode görev aldı. Şirket, hem tokenizasyon aracısı hem de dijital ödeme temsilcisi olarak süreci destekledi. Böylece tahvillerin dijital olarak ihraç edilmesi sağlanırken, HSBC ile yatırımcı arasındaki ödeme akışları da aynı yapı içinde yönetildi. HSBC, bu pilot uygulamayla blokzincir teknolojisinin kurumsal piyasalarda yapılandırılmış ürünlerin ihraç, takas, idare ve hizmet süreçlerini nasıl iyileştirebileceğini test etti. Geleneksel yapılandırılmış tahvil ihraçlarından farklı olarak bu ürünler doğrudan blokzincir üzerinde oluşturuldu ve ihraçtan takasa kadar temel işlemler dijital biçimde tamamlandı. Mini sözlük: Yapılandırılmış ürün, getirisi belirli bir varlığa, endekse, faize veya önceden tanımlanan koşullara bağlı olacak şekilde tasarlanan finansal araçtır. Tokenizasyon ise bu aracın mülkiyet veya hak bilgisinin dijital token olarak blokzincir üzerinde temsil edilmesini ifade eder. Suvir Loomba, işlemin HSBC’nin dijital varlık girişimlerinin devamı niteliğinde olduğunu, aynı zamanda kurumsal finans için pratik blokzincir çözümleri geliştirmek amacıyla piyasa katılımcılarıyla yürütülen iş birliğini yansıttığını belirtti. HSBC verimlilik ve ölçeklenebilirlik arıyor Banka, tokenizasyonun yapılandırılmış ürünlerde ihraç, takas, idari işlemler ve devam eden hizmet aşamalarını sadeleştirebileceğini değerlendiriyor. HSBC Asya Kurumsal Satış Başkanı Patrick Boumalham, tokenizasyonun operasyonel verimliliği artırma potansiyeli taşıdığını ve gelecekte geliştirilecek finansal ürünler için ölçeklenebilir bir temel sunabileceğini söyledi. Asya’da yapılandırılmış ürünlerin önde gelen ihraççıları arasında yer alan HSBC, geleneksel finans altyapısını yenilemek amacıyla blokzincir kullanım alanlarını son dönemde daha yakından inceliyor. Banka ayrıca Canton Network üzerinde Tokenized Deposit Service pilotunu da tamamladı. Bu çalışma, düzenlemeye tabi finans kuruluşları için tasarlanan bir kamuya açık blokzincirde tokenleştirilmiş mevduat ihracı ve takasının ilk simülasyonu oldu. Hong Kong’da düzenleyici zemin de genişliyor Haziran ayında Hong Kong Para Otoritesi, hükümetin 6,8 milyar Hong Kong doları tutarında tokenleştirilmiş tahvil ihraç etmesinin ardından bir uzman grubu kurdu. Yaklaşık 868 milyon dolara karşılık gelen bu ihraç sonrası oluşturulan grupta HSBC, JPMorgan Securities, Standard Chartered, UBS, Ant Digital ve HashKey Group gibi kuruluşlar yer aldı. Söz konusu çalışma grubu, tokenleştirilmiş tahviller için hukuki standartlar, piyasa uygulamaları ve teknik altyapı başlıklarına odaklanıyor. Bu gelişme, Hong Kong’un dijital varlıklar ve tokenizasyon alanında daha kurumsal bir çerçeve oluşturma çabasının parçası olarak değerlendiriliyor. HSBC, şehirdeki dijital varlık varlığını başka adımlarla da güçlendirdi. Banka, nisan ayında Hong Kong Para Otoritesi’nin yeni düzenleme çerçevesi kapsamında stabilcoin ihraç lisansı alan ilk kurumlardan biri oldu. Bu lisans, HSBC’ye Standard Chartered destekli Anchorpoint Financial ile birlikte düzenlemeye tabi stabilcoin ihraç etme imkanı sağladı.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."