BSC’de post kuantum güvenlik hazırlığı blok boyutlarını 15 kat artırabilirPost-kuantum kriptografi, blokzincir alanında giderek daha fazla öne çıkıyor. Bu alandaki son gelişmelere BNB Chain Research ekibinin yayımladığı yeni bir rapor ışık tutuyor. Araştırmada, blokzincirlerde gelecekte kuantum bilgisayarların yaratacağı tehditlere karşı dayanıklı yeni imza algoritmalarına geçişin, sistemin teknik temellerinde büyük değişiklikler gerektirebileceği ortaya kondu. Post-kuantum geçişte BNB Chain’in yaklaşımı BNB Chain ekibi, mevcutta kullanılan ECDSA ve BLS gibi kriptografik teknolojiler yerine, hem daha güvenli hem de kuantum dayanıklı olan ML-DSA-44 imza algoritmasına ve pqSTARK toplulaştırma metoduna geçişi değerlendirdi. ML-DSA-44; klasik imzalara göre daha büyük boyutlu veriler üretirken, ağ verimliliğini mümkün olduğunca korumak amacıyla daha küçük ve hızlı doğrulamaya olanak veren bir alternatif olarak konumlandırıldı. Araştırmada özellikle BNB Chain’in boyut ve hız anlamında yaşayacağı farklılıklar dikkat çekti. Mevcutta BSC üzerindeki bir işlem ortalama 110 bayt büyüklüğünde iken, ML-DSA-44’a geçildiğinde bu boyut 2,5 kilobayta ulaşıyor. Benzer şekilde, standart blok boyutları 130 kilobayt düzeyindeyken, yeni sistemle bu değer 2 megabayta tırmanabiliyor. Ağ verimliliği ve tıkanıklık sorunları Bu büyüme, ağda ciddi verim kayıplarına yol açıyor. Testlerde, blokların düğümler arasında yayılma hızı yavaşladığı için işlem hacmi yaklaşık yüzde 40 ila 50 oranında azaldı. Özellikle ağ yükü arttıkça, farklı bölgeler arası kesinleşme süresinde de belirgin gecikmeler gözlendi. BNB Chain Research raporunda, darboğazın temel sebebinin konsensüs mekanizmasındaki değişiklikler olmadığı, asıl zorluğun büyüyen veri miktarının ağ üzerinden taşınmasında ortaya çıktığı vurgulandı. pqSTARK sayesinde doğrulayıcı imza verileri 43 kat sıkıştırılabiliyor; bu da konsensüs sürecini kısmen iyileştiriyor. Ancak toplam veri hacmindeki artışın, daha büyük altyapı yatırımlarını gerektirebileceği belirtildi. “Rapor, mevcut ağ mimarisinin kısa vadede post-kuantum kriptografisine teknik olarak hazır olduğunu, ancak getirdiği büyük boyutlu veri yükleri nedeniyle işlemlerin hız ve verim anlamında ciddi şekilde etkilendiğini ortaya koydu.” Kullanıcılar için kısa vadeli risk yok BSC ya da Bitcoin gibi ağlarda şimdilik kuantum saldırılarına karşı bir açık bulunmuyor. Rapor, post-kuantum çalışmalarının acil bir tehlikeden ziyade uzun vadeli hazırlığın parçası olduğunu vurguladı. Güncel koşullarda kuantum bilgisayarların, gerçek dünyadaki blokzincir şifrelemelerini kıracak aşamaya gelmediği ifade edildi. Uzmanlar, BNB Chain gibi yüksek işlem hacmine sahip blokzincirlerin bu tür teknoloji geçişlerinde, mevcut altyapılarını büyük veri yüklerine göre yeniden düzenlemelerinin gerekeceğine dikkat çekti. Özellikle hızlı, ölçeklenebilir ve güvenli bir yapının sürdürülebilmesi için geniş çaplı altyapı iyileştirmelerine ihtiyaç duyulabileceği öngörülüyor.
Ethereum balinaları hâlâ satıcılı, ETH/BTC’de düşüş baskısı sürüyorEthereum’da hem büyük yatırımcı davranışları hem de ETH/BTC paritesindeki teknik görünümler, son dönemde piyasadaki satıcılı havayı pekiştiriyor. Özellikle balina adı verilen büyük cüzdanların piyasadaki pozisyonlarını izleyen grafikler, henüz bir iyileşme işareti göstermiyor. Balinalar hâlâ negatifte CW tarafından paylaşılan Ethereum Balina ve Bireysel Yatırımcı Delta verileri, büyük yatırımcıların Ethereum’daki ağırlığının son haftalarda negatif bölgede kaldığını gösteriyor. Bu Delta göstergesi sıfırın altında kaldıkça, balinaların küçük yatırımcılara göre daha satıcılı pozisyon aldığı ortaya çıkıyor. Son dönemde Ethereum fiyatı 2.300 dolar seviyesine yakın seyretse de, balinalar alış tarafında net şekilde hareket etmiyor. Delta grafiğinde önceki dönemlerde pozitif bölgelerin daha güçlü yükselişlere denk geldiği görülüyordu; ancak güncel negatif Delta okuması, Ethereum’da hâlâ temkinli ve aşağı yönlü bir balina tutumunun sürdüğünü ortaya koyuyor. Ethereum’un balina-bireysel Delta göstergesi ekside kaldıkça, fiyatın bu seviyeler yakınında baskı altında kalabileceği, daha derin bir düşüşte ise satıcılı görünümün güçlenebileceği aktarılıyor. Balina pozisyonlarında hızlı bir değişim olması ve Delta’nın sıfırın üzerine çıkması durumunda, yatırımcı duyarlılığında toparlanma işareti verebilir. Ancak şimdilik tablo balina ağırlıklı satış tarafta kalmaya devam ediyor. ETH/BTC düşüş kanalında üst direnç aşılamıyor ETH/BTC paritesindeki teknik analiz de, Ethereum kanadında baskının sürdüğüne işaret ediyor. Bitcoinsensus’un paylaştığı grafiklere göre, ETH/BTC bir süredir aşağı yönlü trend çizgileri arasında sıkışmış durumda. Paritede üst banda yapılan çıkış denemeleri defalarca başarısız oldu ve her seferinde fiyat tekrar aşağı çekildi. Alt trend çizgisine ise tepki alımları gelse bile, bu hareketler genel yapıdaki zayıflığı değiştirmeye yetmiyor. Şu an parite, kanalın ortasındaki noktada denge arayışına girdi. ETH/BTC’de kanal ortasında pozisyon belirleme çabaları öne çıkarken, fiyatın buradan yukarı yönlü bir hareketle üst banda ulaşması, mevcut düşüş eğiliminin sorgulanmasını sağlayabilir. Aksi durumda Bitcoin’in Ethereum’a kıyasla üstünlüğü devam edebilir. Teknik görünümde fiyat üst kabuğu aşamazsa, kanal içindeki baskı da sürecek gibi görünüyor. Bu da, kısa vadede Ethereum yatırımcılarının temkinli davranmasına neden oluyor. Piyasa genelinde temkinli hava Gerek balina hareketleri gerekse ETH/BTC paritesindeki kanal, Ethereum’da yukarı yönlü bir güven oluşması için fiyatın kritik seviyeleri geri alması gerektiğini gösteriyor. Şu aşamada büyük yatırımcıların risk alma iştahı düşük seyrediyor. Piyasa takipçileri, ETH’nin 2.300 dolar civarındaki dengesini ne yöne doğru kıracağına göre, yeni bir orta vadeli hareketin başlayabileceğini belirtiyor. Yatırımcılar güncel grafiklerdeki kırılma sinyallerini yakından izlemeyi sürdürüyor.
Solana fiyatı 98 dolar direncinde ikinci kez reddedildiSolana, son günlerde kripto para piyasasının yakın takibinde olan varlıklarından biri olurken, fiyatı kritik seviyelerde dalgalanıyor. Gözler, özellikle 98 dolar civarındaki direnç hattına odaklanmış durumda. Fiyat kısa süre önce burada yeniden red yedi ve satıcıların bu seviyede baskısını artırdığı gözlemlendi. Yatay Kanalda Kırılma Beklentisi Analist Ali Charts tarafından paylaşılan grafiğe göre Solana fiyatı, şubat ayından bu yana net bir yatay kanal içinde hareket ediyor. Bu kanalın alt çizgisi yaklaşık 78,17 dolarda, üst sınırı ise 97,79 dolar seviyesinde bulunuyor. Ara destekler ise 88,02 dolar ve 92,89 dolar civarında öne çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde Solana fiyatı kanalın üst bandı olan 98 doları test etti fakat hızlı bir şekilde geri çekildi. Bu hareketle birlikte fiyat, 91 dolar bölgesine kadar düştü. Özellikle 88 dolar seviyesinin üzerinde kalması, şimdilik kanal yapısının korunmasına yardımcı oldu. Ali Charts’ın analizlerinde, “Solana’nın 98 dolar üzerinde günlük kapanış yapması halinde, sırasıyla 107 dolar ve ardından 117 dolar hedef fiyat olarak öne çıkıyor” ifadesine yer verildi. Diğer yandan, fiyat 98 dolarda tekrar red yerse, düşüşün yeniden 88 dolar bölgesine doğru devam etmesi muhtemel görülüyor. Daha derin bir geri çekilmede ise 78 dolar seviyesi güçlü ana destek olarak öne çıkmakta. Şu aşamada, Solana’nın yatay kanaldan yukarı yönlü bir çıkış gerçekleştirmesi için 98 dolar üzerinde günlük kapanış yapması kritik bir eşik olarak izleniyor. Tersi durumda, fiyatın 78 ile 98 dolar arasındaki dalgalı görünümünü sürdüreceği düşünülüyor. Kısa Vadede 93 Dolar Etrafında Denge MCO Global Español tarafından paylaşılan 4 saatlik grafiğe göre, Solana fiyatı kısa vadede 93 dolar civarında seyrediyor. Son hareketlerde önce 97 dolara yaklaşan fiyat, buradan hızlı bir dönüş ile 90,25 dolara dek geriledi. Paylaşılan Fibonacci analizinde, fiyatın 38,20 yüzde seviyesine denk gelen 91,97 dolar ve 50 yüzde seviyesine karşılık gelen 90,25 dolar arasında sert bir savunma gördüğü belirtildi. Bu bölgeden alınan tepkiyle Solana yeniden 93 dolar üzerine döndü ve alıcıların bu kısa vadeli destek hattını koruduğu dikkat çekti. Burada öne çıkan kritik eşik, kısa vadedeki en düşük seviye olan 90,25 dolar. Eğer fiyat bu seviyenin üzerinde tutunmaya devam ederse, Elliott Dalgası senaryosuna göre ilk etapta tekrar 97 dolar bandı hedeflenebilir. Dahası, yukarı yönlü seyrin güç kazanması halinde 110-112 dolar aralığı ve daha geniş olarak 121,96 dolar üst direnç bölgesi gündeme gelebilir. Öte yandan, 90,25 dolar altına gerileme yaşanırsa, kısa vadeli yükseliş beklentisi zayıflayabilir. Bu durumda fiyat, 77,95 dolar ve 75,40 dolar gibi önceki güçlü destek seviyelerini tekrar test edebilir.
Dogecoin kritik destek hattı üzerinde kalmaya çalışıyor, 0,133 ve 0,156 dirençleri öne çıkıyorDogecoin’in fiyat hareketi uzun vadeli trend çizgisinde destek bulmaya devam ediyor. Kripto para piyasasında geniş bir kullanıcı kitlesiyle öne çıkan Dogecoin, ilk kez 2013’te ortaya çıkmış ve özellikle Elon Musk’ın paylaşımları sayesinde zaman zaman yüksek oynaklık yaşamıştı. Şu anda ise uzun vadeli grafiklerde yeniden ana trend çizgisine yaklaşılmış durumda. Uzmanların paylaştığı son analizlere göre, Dogecoin’in aylar süren sıkışma bölgesinde konsolide olduğu görülüyor. Uzun vadeli destek hattında güç arayışı Dogecoin, aylık fiyat grafiğinde güçlü şekilde öne çıkan yükselen trend çizgisinin üzerinde tutunmaya çalışıyor. Uzun süredir fiyat formasyonunu yönlendiren bu ana destek çizgisi geçmiş döngülerde de önemli yükselişlere zemin hazırlamıştı. Analistler, fiyatın bu seviyede durmasının geniş çaplı yükseliş senaryosunu teknik olarak gündemde tuttuğunu belirtiyor. Fiyatın hareketli ortalamalara da oldukça yakın seyrettiği ifade ediliyor. Bu bölgede sıkışma yaşanması, ilerleyen dönemlerde sert fiyat hareketlerinin yaşanabileceğine işaret ediyor. İlgili teknik indikatörler, önceki fiyat patlamalarından (2017, 2021 ve 2024) sonra piyasanın momentumu önemli ölçüde azaldığını gösteriyor. Güncel verilere bakıldığında Dogecoin’in volatilitesi şimdilik düşük seviyelerde. Analizlerde, Dogecoin mevcut uzun vadeli trend çizgisini koruduğu sürece pozitif görünümün sürdüğü aktarılıyor. Ancak fiyatın bu destek hattının altına sarkması durumunda mevcut toparlanmanın başarısız sayılacağı ve satış baskısının artabileceği vurgulanıyor. Günlük grafikte zayıf toparlanma yapısı Kısa vadeli görünümde ise Dogecoin’in günlük grafikte yaşadığı yükselişin düzeltme temelli olduğu ve henüz kesin bir trend dönüşü sinyali vermediği dile getiriliyor. Yapılan teknik analize göre fiyat, 0,118 dolar seviyesindeki kısa vadeli direnç hattını test ediyor. Bu direnç seviyesi son dönemde fiyatın birkaç kez tepki verdiği bir bölge olarak öne çıkıyor. Özellikle mart ayında yaşanan dipten başlatılan yükselişin burada zorlandığı gözlemlenmiş durumda. Uzmanlar, mevcut hareketin klasik bir beş dalgalı yükseliş modeli göstermediğine dikkat çekiyor. Bu nedenle yükselişin kısa vadeli bir toparlanmadan öteye gitmediği yorumları yapılıyor. Dogecoin fiyatı için bir sonraki güçlü direnç noktaları 0,133, 0,156 ve 0,183 dolar seviyelerinde. Teknik açıdan 0,133 dolar bölgesi, grafik üzerinde yüzde 38,2’lik geri çekilme bandına denk geliyor. CryptoAppsy verilerine göre Dogecoin’in güncel fiyatı 0,118 dolar seviyesinde bulunuyor. Analistler, fiyatın 0,133 ve üstündeki dirençleri yüksek hacimli yükselişlerle aşması durumunda, piyasadaki genel baskının azalabileceğini belirtiyor. Ancak şu an toparlanmanın kesin ve güçlü bir yükselişe dönüşmediği değerlendirmeleri öne çıkıyor. Kısa vadede ise destek alanları 0,105 ve 0,089 dolar olarak izleniyor. Fiyat buraların da altına sarkarsa, toparlanmanın başarısız olduğu yorumu ön plana çıkabilir. Genel tabloda hala güçlü bir düşüş dalgası ihtimali canlı tutuluyor. Senaryo gerçekleşirse, fiyatın 0,058 ile 0,047 dolar bandına kadar geri çekilme ihtimali teknik olarak gündemde kalmayı sürdürüyor.
Jane Street, Bitcoin ETF varlıklarını yüzde 71 azalttı Ether fonlarına yöneldiKüresel finans piyasalarında önemli bir piyasa yapıcı olarak bilinen Jane Street, 2026 yılının ilk çeyreğinde portföyünde dikkat çekici değişiklikler yaptı. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunulan 13F raporu, şirketin Bitcoin ETF’lerine yatırımını büyük oranda azalttığını, buna karşılık Ether fonlarına ise pozisyonunu artırdığını gösterdi. Bitcoin ETF’lerinden büyük çıkış Raporlara göre Jane Street’in BlackRock’un iShares Bitcoin Trust’ındaki payı yüzde 71 geriledi ve yaklaşık 5,9 milyon hisseye düştü. Bu hisselerin toplam değeri ise 225 milyon dolar seviyesinde bildirildi. Söz konusu pozisyon, üç ay önce 20,3 milyon hisse ve 1 milyar doların üzerinde değer ediyordu. Kurumun Fidelity’nin Bitcoin ETF’si FBTC’deki hissesi de yüzde 60 düşerek yaklaşık 2 milyon hisseye, yani 115 milyon dolara geriledi. Aynı dönemde ise Bitcoin piyasasında stratejik pozisyonlarda da değişiklik yaşandı. Michael Saylor’un yürüttüğü Strategy fonundaki pay yaklaşık yüzde 78 oranında azaltıldı; bu pozisyon 968 bin hisseden 210 bin hisseye düştü. İlginç olan ise, bir önceki çeyrekte burada yüzde 473’lük ciddi bir artış yaşanmış olmasıydı. Ayrıca, IREN, Cipher Mining, TeraWulf ve Core Scientific gibi madenci şirketlerdeki bazı paylarda da azalma gerçekleşti. Ether fonlarına yönelim Öte yandan Jane Street, Ether tabanlı fonlara ilgisini artırmayı tercih etti. BlackRock’un ETHA fonunda yatırım neredeyse iki katına çıkarken, Fidelity’nin FETH fonundaki varlıklar da artırıldı. Sadece 2026’nın ilk çeyreğinde, Ether ETF’lerine toplam yaklaşık 82 milyon dolarlık kaynak yönlendirildi. Farklı tarafta ise bazı kripto odaklı şirketlerde hisselerini büyütme stratejisi izlendi. Riot Platforms’un hissesi 5 milyondan 7,4 milyon seviyesine çıktı. Coinbase’de 888 bin hisseye ulaşılırken, Galaxy Digital’deki paylar 17 bin hisseden 1,5 milyona kadar yükseldi. Raporun kısıtları ve tartışmalar 13F raporlarının yalnızca çeyrek sonundaki uzun pozisyonları yansıttığı, türev işlemler veya kısa pozisyonlar gibi diğer risklerin rapora dahil edilmediği hatırlatıldı. Yani, bu belgeler Jane Street’in gerçek net kripto riskini tam olarak göstermiyor. Kripto analistleri ve sektör uzmanları da bu noktada bir süredir çeşitli görüşler paylaşıyor. Kripto analisti Justin Bechler, “Bu tür raporlar bilanço defterinin yalnızca bir yüzünü gösteriyor; firmanın dışındaki hiç kimse diğer tarafı göremiyor” değerlendirmesinde bulundu. CryptoQuant Araştırma Başkanı Julio Moreno ise, birçok kurumsal yatırımcının spot alım ile vadeli satış işlemlerini aynı anda yürütmesinin standart bir uygulama olduğunu belirtti. Bitwise danışmanı Jeff Park da yayınlanan son 13F belgesine işaret ederek Jane Street’in “Bitcoin ETF pozisyonunu ciddi şekilde azalttığını” ve bunun piyasa fiyat belirleme mekanizması açısından önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. DeFi Development Corp’un operasyon sorumlusu Parker White, bildirilen pozisyonların azalmasının Bitcoin için baskı oluşturan bir unsuru ortadan kaldırabileceğini ileri sürdü. Jane Street’e yönelik yasal süreç Tüm bu yatırım değişikliklerinin yanında, Jane Street halen 2022’de yaşanan Terra çöküşü nedeniyle yasal süreçlerle de karşı karşıya. Terraform Labs, bu yılın şubat ayında şirket aleyhine içerden bilgi ile ticaret yapıldığı iddiasıyla dava açtı. Jane Street ise nisan ayında davanın düşmesini talep etti ve kendilerinin olayda bir sorumluluğu bulunmadığını savundu. Ancak dava halen New York Güney Bölgesi’nde aktif olarak sürüyor.
Bitcoin haftalık kapanışta 82.750 dolar direncini test etmeye yaklaştıBitcoin, geçtiğimiz hafta önemli bir direnç bölgesi olan Boğa Piyasası Destek Bandı’nı yeniden kazandıktan sonra, bu seviyeyi korumayı sürdürüyor. Analistlerin paylaştığı güncel grafikler, fiyatın şu anda 81.000 dolar civarına yakın hareket ettiğine dikkat çekiyor. Bu bölge, yaklaşık 75.900 ila 79.000 dolar arasındaki bantla birlikte, Bitcoin’in kısa vadeli trendini belirleme açısından öne çıkıyor. Son haftalarda bu bandın altında işlem gören lider kripto para biriminin yeniden üzerine çıkması, piyasalarda yukarı yönlü bir eğilime işaret ediyor. Boğa Piyasası Destek Bandı ve Kritik Seviyeler Boğa Piyasası Destek Bandı, Bitcoin için önemli bir trend göstergesi olarak biliniyor. Fiyat bu bandın üzerinde kalabildiği sürece, daha geniş vadeli yükseliş görünümü de gücünü koruyabiliyor. Öte yandan, fiyat tekrar bu bandın altına inerse piyasadaki yükseliş ivmesinin zayıflayabileceği öngörülüyor. Bitcoin, şu anda haftalık 200 günlük üstel hareketli ortalama olan 68.800 doların ve 200 günlük basit hareketli ortalama olarak takip edilen 61.100 doların oldukça üzerinde işlem görüyor. Bu seviyeler, piyasada olası bir gerileme yaşanması durumunda güçlü destek bölgeleri olarak öne çıkıyor. Ana gündem ise Bitcoin’in bu hafta kapanışını Boğa Piyasası Destek Bandı üzerinde gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği. Eğer bu başarı sağlanırsa, piyasadaki toparlanma eğiliminin devam etmesi bekleniyor. Ancak fiyat bu bandın altına gerilerse, analistler son düzeltme sırasında alımların geldiği 200EMA çevresine dikkat çekiyor. Boğa piyasası eğilimini koruyabilmek adına fiyatın destek bandı üzerinde kalması büyük önem taşıyor. Aksi durumda, piyasanın yeniden zayıflama riski gündeme gelebilir. 82.750 Dolar Direnci ve Yeni Hedefler Kısa vadeli grafiklere göre 4 saatlik zaman diliminde, Bitcoin’in 78.700 ile 76.500 dolar arasındaki destek bölgesinden toparlanarak yeniden 81.000 dolar seviyelerine ulaşması dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tepkiyle birlikte kısa vadede fiyatın tekrar üst bantlara yöneldiğine işaret ediyor. Ancak asıl odak noktası, 82.750 dolar seviyesinin aşılması olarak öne çıkıyor. Bu düzeyin geçilmesi, fiyat hareketinin yeni bir yükselişe hazırlanabileceğinin ilk sinyali olarak öne çıkıyor. Eğer BTC 82.750 doların üzerine çıkar ve burada kalıcı olabilirse, yukarı yönlü ilk hedefler sırasıyla 86.580, 87.220 ve 89.529 dolar olarak takip ediliyor. Güçlü alımların gelmesi halinde ise 94.600 ile 95.180 dolar aralığı ve uzun vadeli direnç noktası olarak yorumlanan 97.990 dolar ön plana çıkıyor. CryptoAppsy verilerine göre, Bitcoin’in anlık fiyatı 81.000 dolar civarında şekilleniyor ve yatırımcılar olası bir kırılmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine odaklanmış durumda. Kritik Destek Bölgeleri ve Olası Senaryolar Uzmanlar, 82.750 dolar seviyesi aşılamazsa, kısa vadeli yükseliş beklentisinin zayıflayabileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir senaryoda fiyatın yeniden 78.779 ile 77.851 dolar bandına doğru hareket etmesi gündeme gelebilir. Daha şiddetli bir gerilemede ise daha önce alıcıların devreye girdiği 74.917 dolar civarındaki destek seviyesi yeniden test edilebilir. Bu seviyelerde alım ilgisinin devam edip etmeyeceği, önümüzdeki günlerde piyasanın yönünü belirleyebilir. Sonuç olarak, Bitcoin’in yakın vadede Boğa Piyasası Destek Bandı ve 82.750 dolar direnci arasındaki fiyat hareketleri, piyasanın yılın devamındaki trendini şekillendirecek kritik unsurlar olarak görünüyor.
Cardano balinaları ADA arzının %67’sini topladı fiyat düşüş yaşadıCardano ağında son iki yıldır büyük ölçekli yatırımcıların ADA biriktirmeye devam ettiği gözlemlenirken, zincirdeki genel hareketlilik önemli ölçüde azaldı. Zincir üstü analiz şirketi Santiment verilerine göre, bakiyesinde en az bir milyon ADA bulunduran cüzdanlar şu anda toplam 25,09 milyar ADA kontrol ediyor. Bu rakam, mevcut arzın %67,47’sine ulaşarak Cardano’nun Temmuz 2020’den bu yana en yüksek balina yoğunluğuna ulaştığına işaret ediyor. Birikim eğilimi Aralık 2023’ten bu yana aralıksız devam ediyor. ADA fiyatında ve piyasa değerinde sert düşüş Cardano’nun ADA tokeni son dokuz ayda piyasa değerinin %71’ini kaybetti. Buna karşın büyük yatırımcıların, fiyatlardaki zayıflığa rağmen alım yapmayı sürdürdüğü görülüyor. ADA, Asya işlemlerinde 0,27 dolardan el değiştirirken, toplam piyasa değeri 9,96 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bakiyesinde 1 milyon ADA ve üzeri tutan cüzdanların, tarihsel olarak en yüksek ADA yoğunluğuna ulaştığı belirtiliyor. Bu süreçte balina birikimi, fiyat düşüşünü takiben değil, doğrudan düşüşün ortasında gerçekleşiyor. Cardano DeFi ekosisteminde gerileme Cardano’nun merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosistemindeki göstergeler ise zayıflama eğilimi gösterdi. DefiLlama verilerine göre, Cardano’da toplam kilitli varlık miktarı 137 milyon dolara gerilerken, bu tutar Aralık 2024’teki zirveye göre yaklaşık %80’lik bir düşüş anlamına geliyor. Zincirde gerçekleşen günlük merkeziyetsiz borsa (DEX) işlem hacmi ise 1,95 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Son 24 saatte ağdan elde edilen işlem ücretleri 1.767 dolara ulaşırken, bu dönemde elde edilen toplam gelir 353 dolar olarak raporlandı. Son bir günde aktif cüzdan sayısı ise 15.975 olarak ölçüldü. Uzun vadeli yatırımcı ilgisi öne çıkıyor Veriler, ADA’nın kısa vadeli zincir üstü kullanımından çok, uzun vadeli yatırım amacıyla biriktirildiğini düşündürüyor. Yatırımcıların büyük bir kısmı, token fiyatında yaşanan düşüşe rağmen ADA toplamayı sürdürmektedir. Zincirdeki düşük işlem hacmi, gerileyen DeFi yükü ve sınırlı aktif cüzdan sayısı, Cardano ekosisteminde şu an büyük yatırımcıların sabırlı bir tavırla hareket ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte, ADA’nın ilk on büyük kripto para arasında yer aldığı ve son dönemde en zayıf performansı gösteren coinlerden biri olduğu dikkat çekiyor. CryptoAppsy verilerine göre, ADA fiyatı Asya saatlerinde 0,27 dolar seviyesinde işlem gördü.
Tether’in dondurduğu 344 milyon USDT için New York’ta mahkeme talebiABD’nin New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde açılan yeni bir dava dosyasında, Tether’in dondurduğu 344 milyon dolarlık USDT’nin mağdurlara devredilmesi talep edildi. Bu talep, İran bağlantılı terör saldırılarıyla ilgili kesinleşmiş tazminat kararlarının yerine getirilmesi amacıyla sunuldu. Davayı yürüten avukat Charles Gerstein, onlarca yıldır ödenmeyen tazminatları kripto para transfer altyapısı üzerinden tahsil etmeye çalışan isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Tether ve ABD Yaptırımları Tether, dünyanın en büyük stabilcoinlerinden USDT’yi çıkaran şirket olarak biliniyor. Şirket, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi’nin (OFAC) yaptırım listesindeki iki Tron cüzdanını İran Devrim Muhafızları Ordusu ile ilişkilendirdikten sonra, bu adreslerdeki 344.149.759 USDT’ye erişimi engelledi. Davacılar, mahkemeden bu tutarın dondurulan adreslerden alınarak kendi avukatlarının yönetimindeki yeni bir cüzdana aktarılmasını istiyor. Dava dosyasında yer alan alacaklılar arasında 1997’de Kudüs’te Hamas tarafından gerçekleştirilen intihar saldırısının mağdurları ve yakınları bulunuyor. Bu kişiler, İran’ın destek verdiği terör saldırıları nedeniyle ABD mahkemelerinde milyarlarca dolara varan tazminat kararları elde etmişti. Ancak kararların önemli bir kısmı uzun süredir tahsil edilemiyor. USDT’nin Teknik Kontrolleri ve Yargı Süreci Bitcoin ve Ethereum gibi merkezi olmayan kripto paralardan farklı olarak, Tether yönetimi USDT üzerinde çeşitli idari yetkilere sahip. Bu sayede şirket, şüpheli cüzdanları dondurabiliyor, adresleri kara listeye alabiliyor ve istenirse bakiyeleri sıfırlayarak başka bir adrese yeni tokenlar gönderebiliyor. Dosyada, OFAC’ın yaptırımlarına uyum kapsamında bu yetkinin zaten kullanıldığı, şimdi de ABD’li mağdurlar lehine fon devri gerçekleştirilebileceği savunuluyor. Konuyla ilgili sunulan belgelerde Gerstein, olayın hukuki boyutunun Kuzey Kore bağlantılı Arbitrum davasına kıyasla daha net olduğunu belirtiyor. Kuzey Kore’ye bağlı Lazarus Grubu ile bağlantılı saldırıda elde edilen bazı kripto varlıklar üzerinde mülkiyetin kime ait olduğu tartışmalıydı. Ancak bu davada, OFAC’ın açıkça Tron cüzdanlarını İran Devrim Muhafızları ile ilişkilendirdiği ve ilgili varlıkların devlet destekli terörün bir parçası olarak kabul edilebileceği aktarılıyor. Mahkemeye Sunulan Temel Görüşler Davacı taraf, mevcut ABD yasalarına göre, devlet destekli terörizmin finansmanında kullanılan ve yaptırım uygulanan varlıkların mahkeme yoluyla mağdurlara aktarılabileceğini öne sürüyor. Sunulan başvurularda, “Tether’in sistemleri, dondurulan USDT’yi mağdurlara transfer etmeye teknik olarak uygun durumda.” ifadesiyle, şirketin yetki ve kontrolüne dikkat çekiliyor. Gerstein’ın dosyasında, “Kripto altyapısı, yaptırım uygulanan dijital varlıkları dondurabiliyorsa, mahkemeler bu varlıkların mağdurlara aktarılmasını sağlayacak kararlar verebilir.” yaklaşımının savunulduğu görülüyor. Olay, ABD’de kripto paraların hukuki ve teknik kontrol kapasitesiyle ilgili önemli emsal davalardan biri olma özelliği taşıyor. Hem teknik altyapının hem de mahkeme kararlarının uygulamadaki sınırları tartışmaya açılmış durumda.
Senato Bankacılık Komitesi Clarity Act’i 15-9 ile onayladı Bitcoin 81.000 doların üzerine çıktıABD Senatosu Bankacılık Komitesi, uzun süredir tartışılan Clarity Act adlı kripto para düzenleme yasa tasarısını 15’e 9 gibi net bir oy oranıyla onayladı. Söz konusu yasa, kripto piyasasında açık regülasyon çerçevesi oluşturmayı hedefliyor. Komite Başkanı Tim Scott, oylama sırasında son dakikada müzakerelere yeni değişiklikler ekleyerek daha geniş destek elde etti. Bu hamle ile Scott, iki Demokrat senatörün de desteğini kazanmayı başardı. Kripto parada hızlı yükseliş Yasa tasarısıyla ilgili gelişmeler kripto paraların genelinde pozitif bir hava yarattı. Bitcoin, producer price index verisinin ardından hafta içinde gerilediği seviyelerden toparlanarak yeniden 81.000 dolar sınırını aştı. CryptoAppsy verilerine göre, Bitcoin Asya seansında 81.055 dolardan işlem gördü. Yirmi dört saatte yüzde 2,3, son yedi günde ise yüzde 1,9’luk artış kaydedildi. Altcoin piyasasında ise XRP öne çıkıyor. XRP, yüzde 4,5 yükselişle 1,49 dolara ulaşırken, haftalık bazda yüzde 7,6 ile en iyi performansı gösterdi. Dogecoin yüzde 3 artışla 0,1159 dolara, BNB yüzde 2’lik yükselişle 681 dolara, solana ise yüzde 2 artışla 91 dolara çıktı. Clarity Act’te yasal süreç devam edecek Clarity Act’in oylanması, ABD’de kripto varlık piyasasına ilişkin düzenlemelerde son aylardaki en önemli iki partili girişim olarak görülüyor. Yasanın bir sonraki durağı, daha önce Tarım Komitesi’nde parti çizgileriyle geçen benzer bir tasarı ile birleştirilmesi olacak. Birleşmiş haliyle yasa Senato Genel Kurulu’nda oylanacak, ardından Temsilciler Meclisi’ne gönderilecek. Ancak, bazı önemli maddeler hala tartışma konusu. Özellikle kolluk kuvvetleriyle ilgili düzenlemeler ile etik kurallar, bazı Demokratlar için destek şartı olarak öne çıkıyor. Bu noktaların yasanın gelecekteki seyri üzerinde belirleyici olacağı vurgulanıyor. Regülasyonun piyasa etkileri XRP’nin son dönemde gösterdiği performans, yasal belirsizliklerin azalmasına bağlanıyor. Hatırlanacağı üzere, XRP uzun süre ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun Ripple Labs’e karşı yürüttüğü dava kapsamında ciddi fiyat baskısı yaşamıştı. Şimdi ise kripto piyasasının çerçevesi netleştikçe fiyat üzerindeki yapısal yük azalıyor. Layer-2 platformu Morph’un ekosistem sorumlusu Renna Ba, Clarity Act’in ödeme amaçlı stabilcoin’leri yatırım araçlarından ayırarak küresel ödeme endüstrisine hukuki zemin getirdiğini belirtti. Bu sayede sektördeki projelerin daha fazla özgüvenle hareket edebileceği ifade ediliyor. ZX Squared Capital’in kurucu ortağı CK Zheng ise düzenleyici adımların Bitcoin’de ayı piyasasının ilk çeyrekte sona ermiş olabileceği görüşünü güçlendirdiğini aktardı. Zheng, Bitcoin’in tepeden yaşadığı yaklaşık yüzde 50’lik düzeltmenin 2022 döngüsündeki yaklaşık yüzde 78’lik düşüşe kıyasla daha sığ olduğunu ve Bitcoin’in giderek daha az dalgalanan, olgun bir varlık sınıfına dönüştüğünü söyledi. Yatırımcılardan gelen 8,5 milyar dolarlık ilgi ve yüzde 11,5’lik temettü oranı sunan STRC tercihli hisse ürününün de bu tabloyu desteklediği vurgulandı. Renna Ba, Clarity Act’in “küresel ödeme endüstrisine uzun zamandır ihtiyaç duyulan bir hukuki temel sağladığını” belirtti. Tüm bu olumlu havaya rağmen, jeopolitik ve ekonomik riskler etkisini sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına gerek olmadığı yönündeki açıklamaları sonrası petrol fiyatlarında yükseliş gözlendi; bunun enflasyon kaygılarını artırdığı bildiriliyor. Asya Pasifik borsaları yüzde 1,1 ekside günü kapatırken, ABD hisse vadeli işlemleri yüzde 0,2 düşüş yaşadı. ABD 10 yıllık tahvil getirisi ise 4 baz puan artarak yüzde 4,52’ye ulaştı. Japonya’da üretici fiyatlarının yıllık bazda 2023’ten beri en hızlı yükselişi sergilemesi sonrası, 10 yıllık devlet tahvil faizi 7 baz puan birden arttı. Dolar ise global belirsizlik ortamında üst üste beşinci gün yükseldi.
Bitcoin önemli destek üzerinde tutunurken 86.000 dolar hedefi gündeme geldiBitcoin son dönemde 79.000 ile 81.500 dolar aralığında işlem görüyor. Piyasa teknik analizlerinde özellikle BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust (IBIT) fonuna ilişkin alım sinyalleri dikkat çekiyor. Bu karışık görünüm, analistler arasında farklı fiyat beklentilerinin oluşmasına neden oldu. Kimi uzmanlar ana destek bölgelerinin korunması halinde 85.000–86.000 dolar seviyelerine hızlı bir yükseliş olabileceğini söylerken, bazıları ise göstergelerdeki ivme kaybının kısa vadeli baskıyı artırabileceğini belirtiyor. Kritik destek bölgesi test ediliyor Kripto analizleriyle bilinen Ali Martinez, Bitcoin’in nisan başından beri koruduğu yükselen kanalın alt bandını yeniden test ettiğine dikkat çekti. Analistin 4 saatlik grafiğine göre mevcut destek seviyesi 79.700 dolar civarında seyrediyor. Tarihsel olarak bu trend çizgisi Bitcoin’de yaklaşık %10–11’lik yükselişlerin başlangıcı olarak öne çıkıyor. Geçmişte benzer yapılar tekrarlandığında fiyat kısa sürede kanalın üst direnç bölgesine yönelmişti. Şu anda görünüm temkinli olsa da, fiyatın 79.600–81.000 dolar aralığında dalgalanması piyasanın kararsız kaldığına işaret ediyor. Analistler bu seviyeden yaşanacak olası bir sıçramada ilk hedefin 86.000 dolar olduğunu belirtiyor. Bitcoin’in 79.000 dolar civarındaki kritik desteği koruması halinde yeni bir rallinin mümkün olabileceği, ancak destekten aşağıya sarkması halinde hızlı bir düşüş riski bulunduğu yorumları ön planda. CryptoAppsy verilerine göre Bitcoin’de son işlem fiyatı 81.426 dolar düzeyinde ve son 24 saatte %2,69’luk bir artış kaydedildi. Piyasada kararsızlık ve zayıf ivme sinyalleri Teknik göstergelerdeki farklı sinyaller, analistlerin piyasaya yaklaşımını bölmüş durumda. ReddBanksss adlı portföy yöneticisi ve trader, 13 Mayıs’taki analizinde temel göstergelerin zayıflamaya başladığına dikkat çekti. Özellikle RSI’da görülen ortalama altı hareketin, yeni bir düşük seviye ile sonuçlanabileceği vurgulandı. Analistlerin çoğu güçsüz alıcı hacmi ve düşen ivmeye işaret ederken, kısa vadedeki sıkışık seviyeler ön plana çıkıyor. 79.000 ile 83.500 dolar direnç bandı ve 76.000–77.000 dolar desteği piyasada kritik öneme sahip. Bu seviyeler üzerinde kalabilirse yükseliş umutları korunuyor; aksi durumda fiyatın 74.000 dolara kadar gerileyebileceği belirtiliyor. Teknik göstergeler ve IBIT etkisi TradingView verilerine göre Bitcoin için teknik göstergeler tarafsız bir görünüm sunuyor. RSI, MACD, Stokastik RSI gibi osilatörler güçsüz bir yön tayini ortaya koysa da, hareketli ortalamalarda orta ve uzun vadeli pozitif eğilim dikkat çekiyor. 200 günlük ortalamanın bulunduğu 82.000 dolar civarı, güçlü bir direnç noktası olarak izleniyor. Bitcoin’e endeksli IBIT ETF’inde ise son bir ayda %11’in üzerinde değer artışı yaşandı. 2024 başında piyasaya çıkan IBIT, kısa sürede yönetilen varlık miktarı bakımından öne çıktı ve şu anda tahmini 61–67 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. ETF fiyatı 45–46 dolar aralığında hareket ediyor ve spot Bitcoin ile paralel bir performans izliyor. IBIT’te hareketli ortalamalardaki yükseliş eğilimi, kurumsal yatırımcıların piyasaya olan ilgisinin sürdüğünü gösteriyor. Teknik analizde bu durum genellikle destek seviyelerinin alıcılar tarafından güçlü şekilde savunulduğunun işareti sayılıyor. Piyasa beklentileri ve kısa vade öngörüleri Bitcoin şu an dar bir bantta dalgalansa da, birçok analist önümüzdeki dönemde fiyatın 78.000–79.000 dolar aralığında tutunması halinde 85.000–86.000 dolar hedefinin yeniden gündeme gelebileceğine inanıyor. Diğer yandan, olası bir destek kaybı piyasada 74.000–75.000 dolara kadar açılabilecek aşağı yönlü bir hareketin önünü açabilir. Teknolojik analizlerle beraber ETF akışları, makroekonomik veriler ve piyasa duyarlılığı da kısa vadede izlenmesi gereken başlıca faktörler olarak öne çıkıyor. Volatilitenin yüksek kaldığı ortamda, yatırımcılar dikkatli ve risk yönetimine öncelik veren bir yaklaşımı tercih ediyor.
Claude AI eski bir cüzdan yedeğinde Bitcoin şifresini buldu kullanıcı 5 BTC’ye tekrar eriştiYapay zeka teknolojilerinin kripto para ekosisteminde yarattığı yeni güvenlik ve kurtarma yöntemleri son günlerde dikkat çekiyor. Bu hafta X platformunda cprkrn kullanıcı adıyla bilinen bir kişi, üniversite yıllarından kalan bilgisayarında sakladığı eski bir Bitcoin cüzdanındaki şifreyi Claude adlı yapay zeka aracı yardımıyla çözdüğünü açıkladı. Bu olay, hem cüzdan şifrelerinin unutulması sorununa getirdiği çareyle hem de veri gizliliği tartışmalarıyla gündeme geldi. Cüzdanın kurtarılma süreci cprkrn, yaklaşık sekiz hafta boyunca geleneksel yöntemlerle şifreyi çözmeyi denedi. Özellikle btcrecover isimli hizmeti kullanarak, kiraladığı bir grafik işlemci birimiyle yaklaşık 3,5 trilyon farklı olasılığı test etti ve bu süreçte yalnızca 15 dolarlık işlem gücü harcadı. Ancak tüm bu denemeler başarısız oldu; çünkü asıl şifre doğru yerde, eski yedek dosyaların arasında gizliydi. Claude’nin katkısı ise burada öne çıktı. Yapay zeka destekli analiz aracı, on binlerce yapılandırılmamış dosyanın bulunduğu eski bilgisayarda adeta dijital bir adli inceleme yaptı. Bu incelemede Aralık 2019’dan kalma bir wallet.dat yedeği açığa çıkarıldı. Claude, bu yedeği eski bir defterde unutulmuş bir şifre parçasıyla eşleştirdi ve sonunda kullanıcı Blockchain.com cüzdanındaki beş Bitcoin’e yeniden ulaşmayı başardı. “HOLY FUCKING SHIT OMG CLAUDE JUST CRACKED THIS SHIT,” ifadeleriyle yaşadığı şaşkınlığı paylaşan cprkrn, yapay zekanın bu başarısından dolayı Anthropic’in CEO’su Dario Amodei’nin adını bir sonraki çocuğuna vereceğini esprili bir dille belirtti. Kayıp coinler ve yapay zekanın etkisi On-chain analiz yapan uzmanlar, şu an milyonlarca kayıp Bitcoin olduğunu tahmin ediyor. Bitcoin’in 80 bin dolara yaklaşan fiyatı göz önüne alındığında, yalnızca küçük bir kurtarma oranı dahi milyarlarca doların piyasaya tekrar girmesi anlamına gelebilir. CryptoAppsy verilerine göre, Bitcoin’in bu seviyelerde seyretmesi, kurtarılan cüzdan başına elde edilen meblağın büyüklüğünü artırıyor. Yapay zeka destekli dosya inceleme yöntemleri, Lionsgate Network gibi geleneksel kurtarma servislerinin yanında yeni bir alternatif olarak ortaya çıkıyor. Ancak bu yöntemin işe yaraması için kullanıcıların cüzdan yedeklerini veya şifre parçalarını bir şekilde saklaması gerekiyor. Tamamen kaybolmuş veya fiziksel olarak imha edilmiş donanımlar söz konusu olduğunda yapay zekanın da sınırları mevcut. Gizlilik endişeleri ve güvenlik riskleri İşin bir diğer yüzünde ise gizlilik riski yer alıyor. cprkrn, wallet dosyalarını ve bilgisayarının tüm içeriğini bulut tabanlı bir yapay zekaya yükledi. Bu durum, birçok güvenlik uzmanının odaklandığı önemli bir tehdit. Çünkü bulut servislerinde tutulan bu tür dosyalar, kalıcı olarak saklanabilir ve farklı amaçlarla kullanılabilir. Anthropic’in daha önce yayımladığı araştırmalara göre, gelişmiş yapay zeka modelleri kripto kütüphanelerindeki açıkları bulabiliyor ve sıfır gün zafiyetlerini istismar edebiliyor. Söz konusu yetenekler bir kullanıcıya eski cüzdanındaki Bitcoin’i bulmakta yardım ederken, aynı tekniklerle kötü niyetli kişiler başkalarının verilerini de tarayabilir. Bu nedenle sektör uzmanları, büyük miktarlarda kripto varlık saklayan kişilerin veri güvenliğini ön planda tutması gerektiğine dikkat çekiyor. Sonuç olarak, yapay zeka geleneksel kripto para kurtarma yöntemlerine yeni bir alternatif sundu. Fakat bu yenilikler, kişisel gizlilik ve güvenlik başta olmak üzere bazı riskleri de beraberinde getiriyor.
Dogecoin vadeli işlemler açık pozisyonu bir haftada neredeyse üçe katlandıDogecoin piyasasında geçtiğimiz hafta dikkat çeken bir hareketlilik yaşandı. 14 Mayıs’ta Dogecoin vadeli işlemlerindeki açık pozisyonlar yüzde 5,09 artarak 1,79 milyar dolara yükseldi. Aynı gün işlem hacmi ise yüzde 81,62’lik artışla 3,99 milyar dolara çıktı. Bu veriler, kripto türev piyasasında Dogecoin’e olan ilginin kısa sürede katlanarak arttığını gösteriyor. Dogecoin’in piyasadaki konumu güçleniyor Bir önceki hafta Dogecoin’in türev piyasasındaki açık pozisyon tutarı 629 milyon dolar seviyesindeydi. Şu anda bu miktar neredeyse üç katına ulaşmış durumda. Özellikle son dönemde Bitcoin, Ethereum, Solana ve XRP gibi büyük kripto paralardan farklı olarak Dogecoin kendi yolunda ilerliyor. Aynı gün Bitcoin’in açık pozisyon miktarı yüzde 0,36 gerilerken, Ethereum hafif artış gösterdi. Solana ve XRP ise önemli düşüşler yaşadı. Buna karşılık Dogecoin yüzde 1’e yakın primle 0,1157 dolar civarında işlem gördü. Dogecoin, 2013 yılında “şaka coini” olarak hayata geçirilmişti. Ancak yıllar içinde güçlü topluluk desteğiyle birlikte hem spot piyasada hem türev işlemlerde önemli bir paya ulaştı. Dalgalı fiyat hareketleri ve sosyal medya etkisiyle kısa sürede yatırımcı ilgisi çekmeyi başaran Dogecoin, kripto piyasasının mizahi ama etkili oyuncularından biri haline geldi. Sermaye kripto içinde el değiştiriyor Kripto piyasasının toplam değeri 14 Mayıs günü 2,8 trilyon dolar civarında seyretti. Piyasalara yönelik sermaye çıkışı yaşanmadı; bunun yerine yatırımcıların ilgisi yüksek oynaklığa sahip Dogecoin benzeri varlıklara kaydı. Son yıllarda volatilitenin arttığı dönemlerde, spot piyasa durağanlaşınca türev ürünlerde ve özellikle “meme coin”lerde marj işlemleri hızla artıyor. Bu tür dönemlerin ardından Dogecoin gibi varlıklarda vadeli işlem pozisyonlarının bir anda çözülmesiyle hızlı fiyat hareketleri görülebiliyor. CryptoAppsy verilerine göre Dogecoin, 0,1157 dolar seviyelerinde tutundu ve yaklaşık 1,67 milyar dolarlık açık pozisyon tutarına ulaştı. Analistler ise 0,11 dolar seviyesini önemli bir destek noktası olarak öne çıkarıyor. Bu seviyenin altına inilmesi halinde, kredili pozisyonların topluca tasfiye edilmesi riski gündeme gelebilir. Analistlere göre, 0,11 dolar seviyesi Dogecoin yatırımcıları için kritik bir eşik. Bu desteğin altına düşülürse kaldıraçlı işlemlerde zincirleme likidasyonlar yaşanabilir. Kaldıraçlı işlemlerde risk artıyor Dogecoin vadeli işlemlerindeki açık pozisyon miktarı 1,71 milyar dolara çıktı. Teknik analizler, kısa vadede 0,12 dolar direncinin test edilebileceğine işaret ediyor. 50 ve 100 günlük hareketli ortalamalar ise kısa vadeli bir toparlanma ihtimalini destekliyor. Ancak, kripto piyasasında yaşanan kaldıraçlı pozisyon artışı iki ucu keskin bıçak gibi işlev görebiliyor. Eğer piyasalarda algı tersine dönerse, hızlı kâr realizasyonlarıyla birlikte sert fiyat hareketleri yaşanabiliyor. Son dönemde görülen “meme coin” coşkularında da spot talebe göre vadeli işlemlerdeki hareketlilik öne çıkıyor; pozisyonlar çözülmeye başladığında ise düşüşler hız kazanabiliyor. Dogecoin’deki mevcut ilgi ve sermaye akışının kalıcı olup olmayacağı, önümüzdeki günlerde spot piyasalara yansıyacak taleple netleşecek.
Bitcoin 80 bin doların altına indi Dogecoin yüzde 50 yükseldi Toncoin 2 doları test ediyorKripto para piyasasında son günlerde hareketlilik hız kazandı. Bitcoin, kısa bir süreliğine psikolojik 80 bin dolar seviyesinin üzerine çıkmasına rağmen bu seviyede tutunamayıp tekrar geriledi. Son durumda, Bitcoin fiyatı 79.800 dolara kadar indi ve bu düşüş, teknik görünümde kırılganlığın arttığına işaret ediyor. Öte yandan, Dogecoin yaklaşık yüzde 50’lik yükselişiyle dikkat çekerken Toncoin ise 2 dolar seviyesinde önemli bir destek testiyle karşı karşıya. Bitcoin kritik desteklerde tutunmaya çalışıyor Bitcoin, geçtiğimiz haftalarda gösterdiği kontrollü toparlanmanın ardından, 80 bin dolar seviyesinin altında yeniden baskı altında kalmaya başladı. Grafikteki en önemli dirençlerden biri olarak öne çıkan 200 günlük hareketli ortalama yaklaşık 81.900 dolar civarında bulunuyor. Bitcoin bu seviyeyi yukarı yönlü zorlamış olsa da net bir kırılım gelmedi ve satıcıların hala aktif olduğu gözlendi. Son geri çekilme, fiyatın daha düşük seviyelerde bulunan hareketli ortalamaları tekrar test etmesini gündeme getirdi. Yaklaşık 74.700 ve 76.700 dolar civarında yer alan 50 ve 100 günlük ortalamalar kritik bir destek olarak öne çıkıyor. Bitcoin’in bu bölgelerde tutunması, nisan-mayıs aylarındaki yükseliş sonrasındaki bir soğuma dönemi olarak değerlendirilebilir. Ancak bu desteklerin kırılması, fiyatın 72.500 ya da 70 bin dolar seviyesine gerileme ihtimalini artırıyor. RSI göstergesi de son yükselişin ardından aşırı alım bölgesinden geri çekilerek yükseliş momentumunun zayıfladığını gösteriyor. Buna rağmen trendin tamamen tersine döndüğüne dair kesin bir işaret bulunmuyor. Bitcoin’in 80 bin dolar üzerindeki seyrini sürdürememesi, piyasada savunma pozisyonunun öne çıktığını ortaya koyuyor. Satış baskısı devam ederse aşağı yönlü hareketin güçlenebileceği değerlendiriliyor. Dogecoin’de güçlü toparlanma denemesi Dogecoin son dönemde büyük altcoinler arasında öne çıktı ve bahar aylarındaki dip seviyesinden yüzde 50’ye yakın değer kazandı. Şu anda 0.115 dolar seviyesinde işlem gören DOGE, kısa ve orta vadeli bazı hareketli ortalamaların üzerine çıkarak orta vadede daha güçlü bir görünüm kazandı. grafiklerde uzun süre 0.09-0.10 dolar aralığında taban oluşturan fiyat, buradan gelen çıkışın satış baskısını azalttığını gösteriyor. Orta vadede izlenen en önemli direnç noktası ise 200 günlük ortalama olan 0.124 dolar seviyesinde bulunuyor. Son günlerdeki atak, kısa vadeli yapının güçlendiğine işaret etse de uzun vadeli bir trend dönüşümünden söz edilebilmesi için DOGE’un bu direncin üzerine yerleşmesi gerekiyor. Eğer fiyat bu seviyede günlük kapanış görürse, 0.135 ve 0.15 dolar olarak öne çıkan eski direnç bölgeleri tekrar gündeme gelebilir. RSI göstergesi aşırı alım bölgesine yakın seyretse de, yükseliş henüz aşırıya kaçan bir boyut kazanmış değil. En dikkat çekici olan ise hacimde görece yaşanan toparlanma. Özellikle mart-nisan aylarındaki zayıf yatay seyrin yerini güçlü bir çıkış hareketinin almış olması, mevcut yapının daha inandırıcı olduğuna işaret ediyor. DOGE 0.106-0.100 dolar aralığını koruduğu sürece çıkış hareketi destek bulmaya devam edebilir. Altına inilirse çıkış denemesi başarısız sayılabilir. Toncoin’de yeniden volatilite yükseldi Toncoin, mayıs ayı başında hızlı şekilde 2.50 doların üzerine sıçradıktan sonra ivmesini kaybetti ve fiyatı 2.10 dolar civarına geriledi. Bu gelişme, gözlerin kritik 2 dolar desteğine çevrilmesine neden oldu. Hareketin başında yüksek hacimle yükselen TON, devamında ise alıcıların gücünde zayıflama yaşadı. Yine de fiyat ana hareketli ortalamaların üzerinde kalmayı başarıyor, bu da genel toparlanmanın tamamen sonlanmadığını gösteriyor. Teknik açıdan, fiyatın son zirveden hızla çekilmesi, yatırımcıların kar realizasyonu eğiliminde olduğunu yansıtıyor. Hem psikolojik hem teknik olarak öne çıkan 2 dolar bölgesinde fiyat tutunursa, 2.30-2.50 dolar bandına yeni bir atak mümkün olabilir. Aksi durumda, 200 günlük ortalamanın bulunduğu 1.75 dolara düşüş riski sorun oluşturabilir. Ortalamalarda sıradaki destekler ise 1.55-1.60 dolar aralığında konumlanıyor. Yeni gelen satış dalgasıyla RSI, aşırı alım bölgesinden hızla çıktı. Şu an için TON ana ortalamaların üstünde kalmaya devam ediyor; ancak 2 dolar seviyesi kırılırsa, grafikteki çekilmeli düzeltme havası daha keskin bir düşüş riskine dönüşebilir. Toncoin’de gözler, 2 dolar desteği üzerinde kalıp kalamayacağına çevrilmiş durumda. Kırılım yaşanması halinde aşağı yönlü hareketin ivme kazanabileceği belirtiliyor.
Dartmouth College, Bitcoin ve Ethereum ETF yatırımlarını 14,5 milyon dolara çıkardıABD’nin prestijli üniversitelerinden biri olan Dartmouth College, son düzenleyici başvurusunda, son aylarda kripto paralara olan yatırımlarını önemli ölçüde artırdığını açıkladı. Yaklaşık 9 milyar dolarlık vakıf fonunu yöneten Dartmouth, portföyüne kripto varlıkları ekleyen ABD’deki büyük eğitim kurumları arasına katılmış görünüyor. Üniversitenin vakıf fonları ve yatırım stratejileri, kuruma uzun vadeli mali istikrar sağlamayı hedefliyor. Bu adım, diğer bazı üst düzey üniversitelerin de benzer şekilde dijital varlıklara yönelmeye başladıkları bir döneme denk geliyor. Önemli Kripto ETF Yatırımları Dartmouth College tarafından ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) yapılan yeni açıklamaya göre, üniversite vakfı portföyünde yer alan kripto ETF’lerin tutarı 14,5 milyon dolara ulaştı. Detaylara bakıldığında, Dartmouth’un Bitwise Solana Staking ETF’sinde yaklaşık 3,3 milyon dolar, Grayscale Ethereum Staking ETF’sinde yaklaşık 3,5 milyon dolar ve BlackRock’un iShares Bitcoin ETF’sinde 7,7 milyon dolar yatırımı bulunuyor. Ocak ayında açıklanan verilerle kıyaslandığında, Dartmouth’un BlackRock Bitcoin ETF’ine yatırdığı hisselerin değeri o zaman 10 milyon doların üzerindeydi. Ayrıca, Grayscale Ethereum Mini Trust ETF’sinde de 5 milyon dolar tutarında varlık yer almıştı. Son güncellemeyle birlikte portföydeki bazı dijital varlık türlerinde ve tutarlarında değişiklik olduğu dikkat çekiyor. ABD Üniversiteleri Kripto Varlıklara Yöneliyor Dartmouth College’ın, 2025 yılında dijital varlıklara yaptığı ilk yatırımlar, ABD’deki üniversite vakıflarının kripto dünyasına yönelik ilgisinin giderek arttığını gösteriyor. Harvard Üniversitesi’nin de 57 milyar dolarlık vakıf büyüklüğü ile Ocak ayında BlackRock’un Bitcoin Trust ve Ethereum Trust ürünlerinde pozisyon aldığı açıklanmıştı. Üniversiteler, uzun dönemli gelir sağlama ve portföy çeşitlendirme amacıyla kripto varlıklara yönelmeye sıcak bakıyor. ETF’lerde Büyük Para Çıkışı ve Bitcoin’in Son Durumu SEC’in spot Bitcoin ETF’lerine Ocak ayında onay vermesinin ardından, piyasada önemli büyüme yaşandı. Buna rağmen, kısa süre önce Bitcoin’e endeksli ETF’lerden toplam 635,2 milyon dolarlık günlük çıkış yaşanarak, Ocak ayından bu yana en büyük para çıkışı kayda geçti. 29 Ocak’ta ise kayıp daha da yüksekti ve başta BlackRock’un iShares Bitcoin Trust fonunda olmak üzere, 800 milyon doların üzerinde çıkış rapor edildi. CryptoAppsy verilerine göre, haber yayınlandığı sırada Bitcoin’in fiyatı 81.237 dolar seviyesindeydi. Son 24 saat içinde yaklaşık %2’lik yükselişle 200 günlük üssel hareketli ortalamanın (EMA) üzerine hareket etti. Bu seviye, teknik analistler tarafından dinamik bir destek noktası olarak görülüyor. Ancak, fiyat henüz 365 günlük EMA’nın ve 2025 Ekim ayında ulaşılan 126.000 dolarlık rekorun oldukça gerisinde bulunuyor. Dartmouth College’ın SEC bildirimi, üniversitenin kripto alanında portföyünü yeniden şekillendirdiğine işaret ediyor. Vakıf, son aylardaki dalgalanmalara rağmen Bitcoin, Ethereum ve Solana tabanlı ETF ürünlerine yüksek tutarlarda yatırım yapmış durumda. Diğer taraftan, SEC’in yıl başından beri Bitcoin, Ethereum, Solana, Dogecoin ve XRP gibi önde gelen kripto paralar için ETF başvurularına onay verdiği, bazı başvuruların ise hâlâ değerlendirme sürecinde olduğu biliniyor. ABD’de büyük kurumsal yatırımcılar arasında da, başta JPMorgan olmak üzere, BlackRock’un Bitcoin ETF’lerine ilginin arttığı; finans sektörünün dijital varlıkları portföylerine dahil etmekte tereddüt yaşamadığı gözlemleniyor. Tüm bu gelişmeler, kurumsal yatırımcıların ve büyük fon yöneticilerinin kripto paralara karşı temkinli fakat artan bir ilgiyle yaklaştığını ortaya koyuyor. Üniversite vakıfları ise, geleneksel portföylerini modern finansal ürünlerle çeşitlendirmek isteyen aktörler arasında yer alıyor.
Wall Street’de 4,2 milyar dolarlık tokenizasyon hamlesi endeks hesaplamalarını tartışmaya açtıKripto para ve geleneksel finans dünyası, menkul kıymetlerin dijital ortama taşınmasına yani tokenizasyona dair tartışmalarda yeni bir döneme giriyor. Tokenizasyon, hisse senedi, tahvil gibi finansal ürünlerin 7/24 çalışan blockchain altyapılarına taşınarak piyasaların sürekli açık, şeffaf ve maliyet açısından daha verimli hale gelmesini vadediyor. Destekçileri, bu modelin yatırımcılara daha hızlı ve esnek ticaret, şirketlere ise şeffaflık ve veri avantajı sunabileceğini düşünüyor. Bullish’in Transfer Agent Satın Alımı Geçen hafta, kripto para borsası CoinDesk’in de sahibi olan Bullish, transfer agent Equiniti’yi 4,2 milyar dolara satın alma anlaşmasıyla bu alanda yeni bir hamle başlattı. Equiniti, borsada işlem gören şirketlerin hissedar bilgilerini tutan; hisse alım-satımlarını, temettü ödemelerini ve şirket işlemlerini yöneten az bilinen ama kritik bir finansal hizmeti sağlıyor. Bullish CEO’su Tom Farley, şirketin kazanç toplantısında, son dönemde tokenizasyon adı altında piyasaya sürülen birçok ürünün aslında yalnızca klasik hisselerin dijital temsilleri, yani “IOU”lar (borç senedi) olduğunu söyledi. Farley, transfer agent’ı doğrudan sahiplenmenin, tokenleştirilen hisselerin doğrudan şirket kayıtlarına işlenmesini sağlayabileceğini belirtti. “Şirketlerin yatırımcı ilişkileri yönetiminde yaşadığı en büyük sorun, mevcut altyapı nedeniyle kendi hissedarları hakkında çok sınırlı bilgiye sahip olmaları. Tokenizasyon, bu açıdan büyük bir şeffaflık ve bilgi akışı sağlayabilir.” Tokenleştirilen hisselerin gerçek zamanlı izlenebilmesi, şirketlere hisseleri kimlerin, ne kadar süreyle elinde tuttuğuna dair veri sağlarken, yatırımcılar için de hafta sonları ve mesai saatleri dışında hisse senedi ticareti gibi avantajlar doğuruyor. Piyasa Yapısı ve Likidite Tartışmaları Tokenizasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte finansal endeks sağlayıcıları ve büyük fon kuruluşları yeni sorularla karşı karşıya kalıyor. FTSE Russell’ın dijital varlıklardan sorumlu yöneticisi Kristine Mierzwa, tokenleştirilen hisse senetlerinin piyasa değeri, likidite ve endekslere dahil edilme kriterleri üzerindeki etkisini ciddi biçimde tartıştıklarını ifade etti. Endekslerin hesaplanmasında, halka açık hisselerin piyasa değeri ve dolaşımdaki payı öne çıkıyor. Ancak şirketlerin aynı hisseleri hem klasik borsalarda hem de blockchain tabanlı token formatında satması, bu hesaplamada karmaşa yaratıyor. “Büyük varlık yöneticileri halihazırda tokenleştirilmiş hisseleri kendi denetimlerinde tutamıyorsa, bu hisseleri endeks hesaplamasına katmak istemeyebilirler. Ancak bu durum hızla değişebilir; büyük finansal kuruluşlar blockchain projelerinde ciddi bir ivme yakaladı.” Son dönemde BlackRock, Franklin Templeton ve Apollo gibi dev fon yöneticileri tokenleştirilmiş fon ürünleriyle bu alana doğrudan adım attı. Robinhood ve Kraken de tokenleştirilmiş hisse senetleriyle ilgili girişimlerde bulundu. Coinbase destekli projeler ise stablecoin ve blockchain ile gerçek zamanlı para takasını daha yaygın hale getirmeye çalışıyor. Gerçek Zamanlı Takas ve Fiyatlandırma Sorunları Tokenleştirilen varlıkların 7/24 işlem görmesi, geleneksel piyasalardaki kapanış saatlerinden bağımsız fiyat oluşumlarıyla yeni sorunlar ortaya çıkarıyor. Hafta sonunda blockchain üzerinde ticarete devam eden örneğin Apple hisselerinin fiyatı ile Nasdaq’ın pazartesi sabahı açılış fiyatı arasında farklılıklar görülebiliyor. Mierzwa, bu tür fiyatlama boşluklarının fiyat keşfi açısından tartışmalı olduğunu, hem geleneksel borsaların hem de endeks sağlayıcıların yeni yöntemler geliştirmek zorunda kalabileceğini dile getirdi. Ayrıca aynı şirket hissesinin birden çok token biçimiyle piyasaya sürülmesi de fiyat ve likiditeyi bölerek piyasada çift başlı bir yapı oluşturabilir. Bazı tokenlar temettü hakkı verirken, bazıları yalnızca fiyat değişiminden pay alabilir. Bu gibi model farkları, endekslerin hangi tokenı baz alacağı konusunda belirsizlik doğuruyor. Geleneksel bankalar ve büyük finans kurumları, mevcut uyum ve güvenlik ihtiyaçları nedeniyle açık blockchain ağlarına doğrudan bağlanmak yerine, kapalı ağ (walled garden) benzeri kontrollü blockchain altyapıları kuruyor. Bu hibrit yaklaşım, hem yeniliklere açık hem de mevzuat ve denetim hassasiyetlerini korumaya dönük bir çözüm oluşturuyor. Kristine Mierzwa, iki ila üç yıl içinde hem büyük finans kuruluşları hem de kripto firmaları arasında daha fazla birlikte çalışabilirlik ve entegrasyon görebileceğimizi öngörüyor.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."