Dünya Altın Konseyi anketine göre merkez bankalarının %45’i gelecek 1 yılda altın rezervini artırmayı planlıyorDünya Altın Konseyi’nin salı günü yayımladığı 2026 Merkez Bankaları Altın Rezervleri Araştırması, merkez bankalarının altına ilgisinin güçlendiğini ortaya koydu. Ankete katılanların %45’i, gelecek 12 ay içinde kendi altın rezervlerini artırmayı planladığını bildirdi. Bu oran, araştırmanın başladığı 2018’den bu yana görülen en yüksek seviye olurken, 2020’de kaydedilen %20’nin de iki kattan fazla üzerine çıktı. Araştırmada öne çıkan eğilimler Araştırma, 5 Şubat ile 19 Mayıs arasında YouGov tarafından yürütüldü ve toplam 76 yanıt toplandı. Bu, dokuz yıllık araştırma geçmişindeki en yüksek katılım olarak kayda geçti. Rapora göre katılımcıların büyük bölümü, Orta Doğu’daki çatışmaların tırmanmasının ardından yanıt verdi. Bu durumun, merkez bankaları ile diğer rezerv yöneticilerinin jeopolitik riskleri bilançolarına nasıl yansıttığına dair daha net bir tablo sunduğu belirtildi. Rapora göre katılımcıların %89’u, küresel altın rezervlerinin önümüzdeki bir yılda artmaya devam edeceğini öngördü. Ankette, katılımcıların %89’u küresel altın rezervlerinin gelecek bir yılda artmayı sürdüreceğini düşünüyor. Bu oran geçen yılki %95 seviyesinin altında kalsa da, orta vadeli beklentilerde altının ağırlığının daha da artacağı görüşü güçlenmiş görünüyor. Katılımcıların %83’ü, altının toplam rezervler içindeki payının beş yıl içinde yükseleceğini öngördü. Önceki araştırmada bu oran %76 düzeyindeydi. Dünya Altın Konseyi, altın piyasasına ilişkin veri, analiz ve sektör çalışmaları yayımlayan uluslararası bir kuruluş olarak biliniyor. Kuruluşun verilerine göre rezerv yöneticilerinin altına bakışı da değişiyor. Araştırmada, katılımcıların %90’ından fazlası altını kriz dönemlerinde güçlü performans gösteren bir varlık olarak değerlendirdi ve altın tutmanın en önemli gerekçesinin bu özellik olduğunu ifade etti. Dolara yönelik şüpheler artıyor Raporda, altının yalnızca tarihsel mirası nedeniyle elde tutulduğu görüşünün zayıfladığına da işaret edildi. Geçen yıl katılımcıların %62’si bu gerekçeyi temel neden olarak görürken, bu yıl oran %46’ya geriledi. Başka bir ifadeyle, merkez bankalarının altını alışkanlıkla değil, işlevi nedeniyle tercih ettiği yönünde bir kayma dikkat çekiyor. Bununla birlikte ABD dolarına ilişkin temkinli yaklaşımın güçlendiği görüldü. Katılımcıların %74’ü, doların rezervler içindeki payının önümüzdeki beş yılda belirgin biçimde azalacağını düşünüyor. Konsey, altının rezervlerdeki payının halihazırda ABD devlet tahvillerini geride bırakarak dünyanın en büyük rezerv varlığı konumuna yükseldiğini aktardı. Katılımcıların %74’ü, doların rezervler içindeki payının önümüzdeki beş yılda belirgin biçimde gerileyeceğini düşünüyor. Bitcoin anlatısı ile altın tercihi arasındaki fark Veriler, Bitcoin’in uzun süredir dile getirilen “dijital altın” anlatısının merkez bankaları cephesinde henüz güçlü bir karşılık bulmadığını da gösterdi. Ankete göre katılımcıların yalnızca yaklaşık %1’i gelecek yıl altın rezervini azaltmayı bekliyor. Buna karşılık, hiçbir merkez bankasının Bitcoin’e altınla benzer bir ağırlık verdiğine işaret eden bir sonuç yer almadı. Bu tartışma yıl içinde öne çıkan bazı açıklamalarla da yeniden gündeme gelmişti. Bridgewater Associates kurucusu Ray Dalio, Bitcoin’in birçok kişinin beklediği ölçüde güvenli liman işlevi görmediğini savunmuştu. Strategy Yönetim Kurulu Başkanı Michael Saylor ise buna karşı çıkarak altını analog sermaye, Bitcoin’i ise dijital sermaye olarak tanımlamış ve Bitcoin’in şeffaf yapısının bir zayıflık değil, özellik olduğunu söylemişti.
Cardano’da kritik adım atıldı! Ana ağdaki bu süreçte sırada ne var?Cardano, Dijkstra dönemine geçiş yolunda önemli bir eşiği daha geride bıraktı. Ağda van Rossem hard fork sürecini başlatan yönetişim önerisi ana ağa sunuldu. Gelişme, Cardano’nun teknik yol haritasında bir sonraki aşamaya yaklaşılması açısından dikkat çekti. van Rossem sürecinde ana ağa geçildi van Rossem, aynı dönem içindeki bir hard fork olarak tanımlanıyor ve yeni bazı özellikler getirirken Dijkstra adı verilen bir sonraki büyük dönem için de zemin hazırlıyor. Bu geçişin nihai aşamada Leios’u Cardano ana ağına taşıması bekleniyor. Cardano, akıllı sözleşme ve merkeziyetsiz uygulama altyapısına odaklanan bir blokzincir ağı olarak biliniyor. Cardano ekosisteminde hard fork süreçleri genellikle tek bir ekip ya da tek bir kararın sonucu olarak görülmüyor. Ana ağa ulaşan her güncellemenin arkasında aylar süren testler, koordinasyon, denemeler, yönetişim görüşmeleri, altyapı yenilemeleri ve teknik değerlendirmeler bulunuyor. Bu nedenle van Rossem hard fork başlangıç adımının ana ağa taşınması önemli bir gelişme olarak öne çıktı. van Rossem hard fork sürecini başlatan yönetişim adımının ana ağa sunulması, Cardano’nun Dijkstra dönemine ilerleyişinde yeni bir kilometre taşı olarak görülüyor. Test ağlarında mayıs ve haziran boyunca ilerleme kaydedildi Mayıs ve haziran 2026 boyunca Cardano ana ağındaki van Rossem ilerleyişi, Preview ve Preprod test ağları üzerinden sürdü. Süreç ağırlıklı olarak iki yönetişim adımından oluştu: Plutus Cost Model parametre güncellemesi ve hard fork başlangıç adımı. Plutus Cost Model parametre güncellemesi, Preview test ağında devreye alındı. Bu ağ, 17 Nisan’daki parametre güncellemesinin ve mayıs başında Cardano-node-11.0.1 ile db-sync-13.7.0.5 sürümlerinin yayımlanmasının ardından 8 Mayıs’ta protokol sürüm 11’e geçti. Aynı parametre güncellemesi, 16 Mayıs’ta Preprod test ağında da yürürlüğe girdi. Mini sözlük: Plutus Cost Model, Cardano’daki akıllı sözleşmelerin işlem maliyetini hesaplayan teknik çerçeveyi ifade eder. Bu modelde yapılan güncellemeler, ağdaki sözleşme işlemlerinin kaynak kullanımı ve ücret yapısını etkileyebilir. Ana ağda takvim netleşmeye başladı Preview ve Preprod ağlarında tamamlanan yükseltmelerin ardından Plutus Cost Model güncellemesi 26 Mayıs’ta ana ağa sunuldu. DReps ile Anayasa Komitesi üyeleri güncellemeyi 13 Haziran’da onayladı. Düzenlemenin 18 Haziran 2026 saat 21.45 UTC’de yürürlüğe girmesi planlanıyor. Bunun ardından van Rossem hard fork başlangıcına ilişkin yönetişim adımı da Cardano ana ağına gönderildi. Olası onay tarihleri 23 Haziran, 28 Haziran, 3 Temmuz, 8 Temmuz, 13 Temmuz ve 18 Temmuz olarak paylaşıldı. Hard fork’un yürürlüğe girebileceği tarihler arasında en erken 28 Haziran öne çıkıyor. Sürecin hızlı ilerlemesi halinde geçiş bu tarihte gerçekleşebilir. Değerlendirilen diğer tarihler ise 3 Temmuz, 8 Temmuz, 13 Temmuz, 18 Temmuz ve 23 Temmuz olarak sıralanıyor. Öte yandan ana ağdaki van Rossem hard fork yönetişim adımının geçerlilik süresi 18 Temmuz’da sona erecek. Bu tarihe kadar gerekli onayın çıkıp çıkmayacağı, Cardano’nun Dijkstra dönemine geçiş takvimi açısından yakından izleniyor.
Bitcoin’de kritik bölge öne çıktı! Arzın %20’si bu aralıkta ne anlatıyor?Bitcoin için zincir üstü veriler, fiyatın 60 bin ile 70 bin dolar aralığında taban oluşturmaya başlamış olabileceğine işaret etti. Analistlerin paylaştığı verilere göre BTC arzının yaklaşık %20’si artık bu bantta bulunuyor. Bu yoğunlaşma, mevcut seviyelerin güçlü bir maliyet bölgesi haline geldiğini gösteriyor. Arzın önemli bölümü 60 bin ile 70 bin dolar bandında toplandı Değerlendirme, Bitcoin’in gerçekleşmemiş fiyat dağılımı olarak bilinen URPD verisine dayanıyor. Bu gösterge, BTC’nin zincir üzerinde en son hangi fiyat seviyelerinde el değiştirdiğini izliyor ve yatırımcıların maliyet bölgelerini ortaya koyuyor. Mini sözlük: URPD, Bitcoin arzının en son hangi fiyat seviyelerinde hareket ettiğini gösteren zincir üstü bir dağılım verisidir. Analistler bu göstergeyi, yatırımcıların yoğunlaştığı maliyet alanlarını ve olası destek direnç bölgelerini anlamak için kullanır. Checkonchain verilerine atıf yapan analist Frank Fetter, salı günü itibarıyla Bitcoin arzının yaklaşık beşte birinin 60 bin ile 70 bin dolar arasında konumlandığını belirtti. Bu durum, fiyatın bu bölgede geniş bir sahiplik kümesi oluşturduğuna işaret ediyor. Frank Fetter, bu tür yoğun maliyet bölgelerinin anlamlı tabanların oluşumunda etkili olduğunu, son hareketin de bu açıdan dikkate değer göründüğünü aktardı. Benzer maliyet seviyelerinde alım yapan yatırımcıların sayısı arttığında, ilgili bölge çoğu zaman destek alanı olarak öne çıkabiliyor. Son düzeltme sürecinde daha yüksek maliyetli yatırımcıların satış yaptığı, buna karşılık yeni alıcıların 60 bin dolar çevresinde gelen arzı karşıladığı değerlendiriliyor. Zayıf ellerden güçlü ellere geçiş vurgusu Piyasa açısından bu tablo, bir yeniden dağıtım süreci olarak yorumlanıyor. Bu aşamada kısa vadeli ve panik eğilimli satıcılar piyasadan çıkarken, daha yüksek inançla hareket eden yatırımcılar pozisyon biriktiriyor. CryptoQuant ile ilişkili zincir üstü analist Darkfost da son görünümün Bitcoin’de zayıf ellerden güçlü ellere en büyük transferlerden birini yansıttığını söyledi. Karda olan arz göstergesi önceki diplerle benzerlik taşıdı Bir başka dikkat çeken veri de karda bulunan Bitcoin arzının oranı oldu. Analist DurdenBTC, bu göstergenin bir teslimiyet bölgesine gerilediğini ifade etti. Söz konusu metrik, toplam BTC arzının ne kadarının hala karla tutulduğunu gösteriyor. Sert düşüşler ise daha fazla yatırımcının zararda ya da başa baş noktasına yakın olduğunu ortaya koyuyor. Veriye göre bu bölge son döngülerde yalnızca dört kez görüldü: 2019’da 3.200 dolar civarında, 2020’de 5.000 dolar yakınında, 2023’te 16.000 dolar seviyesinde ve şimdi yaklaşık 59.000 dolar çevresinde. Önceki örneklerin her biri, önemli Bitcoin diplerine yakın dönemlerde ortaya çıkmıştı. Teknik görünümde 53.500 dolar riski sürüyor Buna karşın teknik tablo daha temkinli bir görünüm sunuyor. Günlük grafikte Bitcoin, 60 bin doların altına yaşanan sert düşüşün ardından küçük bir ayı bayrağı yapısı içinde toparlanmaya çalışıyor. Bu formasyon, güçlü satış sonrası yukarı yönlü kısa bir sıkışmanın ardından yeni bir geri çekilme olasılığına işaret edebiliyor. Fiyatın formasyonun üst trend çizgisinden geri çevrilmesi halinde, 60 bin doların altında yeni bir kırılma görülebilir. Bu senaryoda aşağı yönlü hedef 53.500 dolar seviyesine işaret ediyor. Öte yandan günlük kapanışın 66.420 dolardaki 20 günlük üssel hareketli ortalamanın üzerine çıkması, düşüş beklentisini zayıflatabilir. Bu direncin aşılması halinde sonraki izlenen seviye yaklaşık 70.250 dolardaki 50 günlük üssel hareketli ortalama olacak.
Shiba Inu’da borsalara 25,2 milyar SHIB girişi sonrası fiyat son 24 saatte %3’ten fazla düştüShiba Inu, son günlerde görülen hızlı yükselişin ardından yeniden aşağı yönlü bir seyre girdi. Zincir üstü veriler, varlıkta borsa hareketlerinin satış baskısına işaret ettiğini gösterirken, fiyat da son 24 saatte %3’ten fazla geriledi. Borsa akışı yeniden negatife döndü 17 Haziran Çarşamba günü CryptoQuant verilerine göre Shiba Inu tarafında borsa akışı yeniden negatif bölgeye geçti. Veriler, bir gün içinde milyarlarca SHIB tokeninin borsalara geri döndüğünü ve bunun kısa vadede satış eğiliminin güçlendiğine işaret ettiğini ortaya koydu. CryptoQuant, kripto varlıklarda zincir üstü ve borsa verilerini izleyen bir analiz platformu olarak biliniyor. CryptoQuant verileri, Shiba Inu’da borsalara giren token miktarının çıkan miktarı aştığını ve son 24 saatte alımdan çok satış işleminin öne çıktığını gösterdi. Borsa giriş ve çıkışları arasındaki farkın büyümesi, yatırımcıların ellerindeki tokenleri borsalara taşıyarak satışa yöneldiğini düşündürüyor. Bu çerçevede Shiba Inu net borsa akışı 25.245.300.000 SHIB seviyesine ulaştı. Gösterge Durum Net borsa akışı 25.245.300.000 SHIB Son 24 saat fiyat değişimi %3’ten fazla düşüş İzlenen seviye $0.000006 Mevcut fiyat bölgesi $0.000005’in altı Ralli sonrası kar satışı öne çıktı Piyasa analistlerine göre son yükselişin ardından kısa vadeli işlemler yapan yatırımcılar kar satışına yöneldi. Son rallide SHIB dahil önde gelen kripto varlıkların işlem fiyatları yaklaşık %10 yükselmiş, bu hareket meme coin için $0.000006 seviyesinin yeniden test edilebileceği beklentisini güçlendirmişti. Son yükseliş sırasında Shiba Inu’nun kritik $0.000006 seviyesini geri alabileceği öngörülüyordu, ancak zayıflayan ivmeyle birlikte token yeniden satış baskısı altına girdi. Buna karşın son fiyat hareketi beklentileri şimdilik boşa çıkardı. Shiba Inu’nun yeniden $0.000005 seviyesinin altına gerilemesi, yükseliş denemesinin kalıcılık sağlayamadığını gösterdi. Kısa vadede izlenecek ana unsur alıcıların dönüşü olacak Analistler, yakın vadede yeni bir toparlanma ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor. Ancak bunun için alıcıların yeniden piyasaya dönmesi ve borsa akışının tekrar pozitif görünüme geçmesi gerektiği değerlendiriliyor. Mevcut tablo, son iki gündeki sert hareketin ardından Shiba Inu’da kısa vadeli yönün yeniden satış tarafına kaydığını ortaya koyuyor. Zincir üstü akışlarda belirgin bir iyileşme görülmediği sürece fiyat üzerinde baskının sürebileceği belirtiliyor.
UNI son 24 saatte %19,8 yükseldi, Standard Chartered 2030 için 100 dolar hedefi açıkladıUniswap’ın yönetişim tokenı UNI, son 24 saatte çift haneli yükseliş kaydederek 3,70 dolara kadar çıktı ve bir aydan uzun sürenin en yüksek seviyesini gördü. Haber yazımı sırasında UNI 3,63 dolardan işlem görüyordu. CoinGecko verilerine göre günlük artış %19,8, haftalık yükseliş ise %48,4 seviyesinde gerçekleşti. Rallide hedef fiyat tahmini öne çıktı Fiyat hareketinde öne çıkan başlıca unsur, Standard Chartered tarafından yayımlanan araştırma notu oldu. Bankanın dijital varlıklar küresel araştırma birimini yöneten Geoff Kendrick, UNI için 2025 yıl sonu hedefini 6,50 dolar, 2030 hedefini ise 100 dolar olarak açıkladı. Bu tahmin, mevcut seviyelere göre yaklaşık 40 katlık potansiyel artışa işaret ediyor. Standard Chartered analisti Geoff Kendrick, geleneksel finans kuruluşlarının Uniswap’a sadece bireysel kullanıcıların işlem yaptığı bir DEX uygulaması olarak değil, piyasa altyapısının bir parçası olarak bakması gerektiğini belirtti. Kendrick’e göre Uniswap, merkeziyetsiz finans içinde büyüyen tokenlaştırılmış varlık alanında ölçeklenmeye uygun bir konumda bulunuyor. Analist, kurallara dayalı otomatik piyasa yapıcı modelinin, kurumsal oyuncuların bağlanacağı likidite katmanına dönüşebileceğini savundu. Mini sözlük: Otomatik piyasa yapıcı, alım satım işlemlerini klasik emir defteri yerine likidite havuzları ve algoritmik fiyatlama ile yürüten merkeziyetsiz sistemdir. Uniswap, bu modelin en bilinen uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. Araştırma notunda, DeFi ekosisteminde tutulan varlıkların 2030 itibarıyla 2,7 trilyon dolara ulaşabileceği öngörüldü. Bu senaryoda Uniswap havuzlarında işlem gören varlık miktarının 37 kat artabileceği değerlendirildi. Ayrıca 2025 sonlarında devreye alınan ve metinde UNIfication olarak anılan ücret dönüşümü güncellemesinin, arzın yılda yaklaşık %1’ini dolaşımdan çıkardığı, toplam arzı da 1 milyardan yaklaşık 895 milyona düşürdüğü aktarıldı. Tokenlaştırılmış hisseler de ilgiyi artırdı Fiyat artışına destek veren bir diğer gelişme, Uniswap’ın 12 Haziran’da tokenlaştırılmış menkul kıymetleri kullanıma açması oldu. SpaceX, Apple, Tesla ve NVIDIA hisselerini temsil eden tokenlar, şirketin uygulaması, cüzdanı ve API altyapısı üzerinden işleme açıldı. Uniswap, bu adımı gelecek planların yalnızca küçük bir bölümü olarak tanımladı. Şirket, tokenlaştırılmış menkul kıymetlerin platforma eklenmesinden önce gerçek dünya varlıkları havuzlarında 9,1 milyar doların üzerinde takas işlemi gerçekleştiğini bildirdi. Uniswap, Ethereum üzerinde çalışan en büyük merkeziyetsiz borsalardan biri olarak biliniyor. Protokol, kullanıcıların aracı bir kurum olmadan token takası yapmasına imkan veriyor. ARK Invest analisti Lorenzo Valente de Uniswap’ın Ekim 2025’te 125 milyar dolarlık aylık işlem hacmine ulaştığını, son dönemde toplam DEX hacminde %25 ile %30 aralığındaki payla yeniden lider konuma çıktığını belirtti. Gösterge Veri UNI fiyatı 3,63 dolar 24 saatlik değişim %19,8 Haftalık değişim %48,4 Piyasa değeri 2,26 milyar dolar 24 saatlik hacim 864 milyon dolar 2030 hedefi 100 dolar Yükselişe rağmen riskler gündemde kaldı Buna karşın UNI, Mayıs 2021’de gördüğü 44,92 dolarlık tüm zamanların en yüksek seviyesinin belirgin biçimde altında kalmayı sürdürüyor. Kendrick, niş rakiplerin artması ve geleneksel finans kurumlarının tokenlaştırma alanına girişiyle birlikte uyum kurallarının standartlaşmasının, izlenmesi gereken başlıca riskler arasında yer aldığını kaydetti. Son hareketin arka planında BlackRock’ın şubat ayında BUIDL isimli tokenlaştırılmış para piyasası fonunu UniswapX üzerinden erişime açması da bulunuyor. Uniswap Labs o dönemde, varlık yönetim şirketinin Uniswap ekosistemi içinde stratejik bir yatırım yaptığını açıklamıştı.
Çin Merkez Bankası, uluslararası ödemelerde kullanılacak stabilcoinler için daha sıkı düzenleme çağrısı yaptıÇin, jeopolitik gerilimler ve piyasalardaki parçalanmanın uluslararası finansal altyapı üzerinde baskı oluşturduğu bir dönemde, stabilcoin düzenlemelerine verdiği önemi artırdı. Çin Merkez Bankası’nın araştırma birimini yöneten Wang Xin, 17 Haziran’da 2026 Lujiazui Forumu’nda yaptığı konuşmada, finansal yönetişimde dönüşüm ve çok taraflı iş birliği başlıklarına odaklandı. Ödeme altyapısında güvenlik ve tarafsızlık vurgusu Wang Xin’e göre uluslararası ödeme sisteminin ticareti ve ekonomik büyümeyi destekleyebilmesi için daha güçlü güvenlik standartlarına, siyasi etkilerden uzak bir yapıya ve daha yüksek operasyonel verimliliğe ihtiyaç duyuluyor. Wang, merkez bankalarının ödeme altyapısı ile son kullanıcıya hizmet veren ödeme platformları arasındaki bağların da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çin Merkez Bankası, ülkenin para politikasını yürüten ve finansal istikrarı gözeten ana kurum olarak öne çıkıyor. Wang Xin, uluslararası ödeme ekosisteminin daha güvenli, daha tarafsız ve daha verimli hale gelmesinin küresel ticaretin sağlıklı işlemesi açısından gerekli olduğunu vurguladı. Wang, sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın önemli miktarda uluslararası sermaye akışı ve finansman faaliyetlerine bağlı olduğunu söyledi. Buna göre sınır ötesi fon transferlerini kesintisiz şekilde yürütebilecek güçlü ve çeşitli ödeme kanallarına ihtiyaç bulunuyor. Mevcut altyapının ise giderek daha kırılgan hale geldiği ve siyasi gerilimlerden daha fazla etkilendiği değerlendirmesi paylaşıldı. Küresel finans sistemindeki ayrışmanın derinleştiğine dikkat çeken Wang, ödeme ağlarının siyasi araç haline gelmesi durumunda rutin uluslararası işlemlerin dahi aksayabileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle para otoriteleri, finansal denetleyiciler ve çok uluslu kuruluşlar arasında daha yakın eşgüdüm çağrısı yaptı. Stabilcoinler için kapsamlı çerçeve talebi Wang, stabilcoinlerin gelecekte uluslararası ödeme işlemlerinde daha büyük rol oynayabileceğini ifade etti. Ancak bu varlıkların küresel para sistemi ve ödeme altyapısı üzerindeki etkilerinin önceden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Pekin yönetimi, dijital varlıklar daha geniş çapta kullanılmadan önce kapsamlı düzenleme standartlarının oluşturulmasını savunuyor. Mini sözlük: Stabilcoin, değeri genellikle dolar ya da başka bir itibari para birimine sabitlenmeye çalışılan dijital varlıktır. Merkez bankası dijital parası ise doğrudan merkez bankası tarafından ihraç edilen dijital para biçimini ifade eder. Wang ayrıca merkez bankası dijital paralarının da politika düzeyinde ayrıntılı biçimde ele alınması gerektiğini söyledi. Bu araçların sınır ötesi kullanımının, mutabakat süreçleri ile bankalar arası koordinasyon yapısını önemli ölçüde değiştirebileceği belirtildi. Stabilcoinlerin hem ödeme aracı işlevi taşıması hem de özel sektör tarafından çıkarılması, mevcut düzenleyici yapılar açısından başlıca zorluklardan biri olarak gösteriliyor. Wang Xin, stabilcoinlerin uluslararası ödemelerde etkisini artırabileceğini, bu nedenle küresel para düzeni üzerindeki sonuçlarının erkenden ele alınması gerektiğini kaydetti. Çinli yetkililer daha önce de kripto varlık temelli ödeme araçlarına yönelik denetimi sıkılaştırmıştı. Şubat ayında genişletilen uygulamalar, renminbiye endeksli stabilcoinleri ve tokenleştirilmiş reel varlıkları da kapsadı. Düzenleyici çerçeve, Çin ana karası dışında izinsiz biçimde renminbi destekli stabilcoin oluşturulmasını yasakladı. Uluslararası kurumlara daha fazla destek çağrısı Wang, küresel finans kuruluşlarının gelişmekte olan ekonomilere yönelik destek programlarını genişletmesi gerektiğini de dile getirdi. Daha fazla finansman kaynağı ayrılması, yönetişimde temsilin iyileştirilmesi ve kota düzenlemelerinin hızlandırılması önerileri öne çıktı. Çok taraflı kalkınma kuruluşlarının idari yapılarını ve operasyonel süreçlerini geliştirmesi gerektiği de aktarıldı. Çin, bu kurumsal değişiklikleri iklim finansmanı ihtiyacı ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle ilişkilendirdi. Birçok gelişmekte olan ekonominin finansman mekanizmalarına, teknik desteğe ve daha güçlü ödeme altyapısına ihtiyaç duyduğu belirtilirken, uluslararası kuruluşların kapasite geliştirme ve finansal erişim başlıklarına öncelik vermesi istendi. Hong Kong ise stabilcoin ihraç eden kuruluşlar için resmi lisanslama çerçevesi oluşturarak farklı bir yol izliyor. Bu düzenlemeler, Hong Kong’da faaliyet gösteren operatörleri ve belirli Hong Kong doları cinsinden stabilcoinleri kapsıyor. Buna karşılık Çin ana karasında kripto para borsaları, dijital madencilik faaliyetleri ve izinsiz varlık tokenizasyonu üzerindeki sıkı kısıtlamalar korunuyor.
Güney Kore’de kripto işlem hacmi yıllık %28 gerilerken KOSPI son bir yılda %196 yükseldiGüney Kore’de yatırım eğilimleri son dönemde belirgin biçimde değişti. Dijital varlık piyasasında uzun süredir güçlü bir perakende yatırımcı tabanına sahip ülke, şimdi yerli yatırımcıların ilgisinin giderek hisse senetlerine kaydığı bir dönemden geçiyor. Özellikle yapay zeka ve yarı iletken şirketlerinde görülen sert yükselişler, daha önce kripto paralara yönelen sermayenin önemli bölümünü Borsa Seul’e çekmiş görünüyor. Kripto piyasasında sert daralma Blockchain istihbaratı alanında çalışan TRM Labs verilerine göre Güney Kore, 2026’nın ilk çeyreğinde perakende kripto faaliyetinde dünyanın en büyük ikinci pazarı olmayı sürdürdü. İlk sırada 212 milyar dolarla ABD yer aldı. Buna karşın ülkenin yüksek sıralamadaki konumu, işlem hacminde yaşanan daralmayı gölgelemedi. TRM Labs verileri, Güney Kore’nin perakende kripto faaliyetinde küresel ölçekte ikinci sırada kaldığını, ancak işlem hacminin önceki yıla göre %28 düştüğünü ortaya koydu. Aynı verilere göre Güney Kore’de kripto para işlem hacmi geçen yıla kıyasla %28 azaldı. Bu oran, büyük küresel piyasalar arasındaki en sert gerileme olarak kayda geçti. Küresel ortalamadaki %20’lik düşüşle karşılaştırıldığında, ülkedeki daralmanın daha derin olduğu görülüyor. Mini sözlük: TRM Labs, blockchain ağlarındaki işlem akışlarını inceleyen ve dijital varlık piyasalarına ilişkin veri ile analiz sunan bir istihbarat şirketidir. Güney Kore, yüksek teknoloji altyapısı, fiyat oynaklığına açık yatırımcı profili ve yoğun bireysel katılımı nedeniyle uzun süredir kripto piyasasının önemli merkezlerinden biri olarak görülüyordu. Sektörde bazı projeler, ülkeyi geçmişte likidite açısından öne çıkan pazarlardan biri olarak tanımlıyordu. Hisselerde ivme güçlendi Kripto piyasasındaki yavaşlamaya karşılık Güney Kore hisse piyasası güçlü bir yükseliş sergiledi. Ülkenin gösterge endeksi KOSPI, son bir yılda yaklaşık %196 değer kazandı. Bu performans, endeksi G20 ülkeleri arasında en güçlü borsa göstergelerinden biri haline getirdi. Yapay zeka ve yarı iletken hisselerindeki hızlı yükseliş, daha önce yüksek oynaklık için kriptoyu tercih eden yatırımcıların dikkatini yerli hisse senetlerine çevirdi. Yapay zeka ve yarı iletken odaklı şirketlerde görülen güçlü hareketler, yatırımcı tercihlerindeki değişimi hızlandırdı. Geçmişte günlük sert fiyat dalgalanmalarıyla öne çıkan kripto varlıkların sunduğu çekim gücü, son dönemde geleneksel hisselerde daha görünür hale geldi. Varlık veya gösterge Dönem Değişim Güney Kore kripto işlem hacmi Yıllık -%28 Küresel ortalama kripto hacmi Yıllık -%20 KOSPI Son 1 yıl +%196 Yakın dönemdeki bir işlem gününde Bitcoin %4,7 yükselirken, büyük ölçekli yerli teknoloji hisseleri daha sert prim yaptı. SK hynix %6,42, Samsung Electro-Mechanics ise %16,63 arttı. Bu tablo, kısa vadeli getiri arayan yatırımcıların neden hisse piyasasına daha fazla yöneldiğini ortaya koyuyor. Kripto varlıklar ise 2025 sonundaki zirvenin ardından genel olarak daha yatay bir görünüm sergiledi. Bu nedenle Güney Kore’de bireysel yatırımcıların risk iştahı ortadan kalkmaktan çok, daha yüksek ivme sunan alanlara kaymış olabilir.
ABD’li senatörler, Hazine’den 10 milyar dolar ve altındaki stabilcoinler için eyalet yetkisinin korunmasını istediABD’de iki partiden senatörler, Hazine Bakanlığı’nın GENIUS Yasası’nı uygulama biçimine karşı çıkarak stabilcoin denetiminde eyaletlerin yetkisinin korunmasını talep etti. Girişim, özellikle kendi eyaletlerinde faaliyet gösteren daha küçük stabilcoin ihraççıları üzerinde eyalet kurumlarının anlamlı denetim gücünü sürdürmesine odaklanıyor. Senatörlerden Hazine’ye netlik çağrısı Wyoming Senatörü Cynthia Lummis’in öncülük ettiği iki partili grup, Hazine Bakanı Scott Bessent’e gönderdiği yazıda eyaletlerin GENIUS Yasası kapsamında nasıl uygunluk kazanacağına ilişkin ayrıntılı açıklama istedi. Senatörler, sertifikasyon mekanizmasının eyalet katılımını teşvik etmesi gerektiğini, süreci daraltan ek engeller üretmemesi gerektiğini belirtti. Senatörler, Hazine’nin sertifikasyon sürecini tek seferlik ya da süreyle sınırlı bir imkan gibi kurgulamaması gerektiğini, eyaletlerin bu kanala kalıcı biçimde erişebilmesinin yasanın ruhuna daha uygun olacağını vurguladı. 2025 yılında yürürlüğe giren GENIUS Yasası, ödeme amaçlı stabilcoinler ve bu varlıkları çıkaran kuruluşlar için federal bir çerçeve oluşturdu. Yasa aynı zamanda, federal standartlarla büyük ölçüde uyumlu kurallar benimseyen eyaletlere de denetim alanı açıyor. Buna göre piyasa değeri 10 milyar dolar veya altında kalan stabilcoin işletmecileri, gerekli şartlar sağlanırsa eyalet düzeyinde gözetilebiliyor. Senatörler, Hazine’nin taslak yaklaşımında bu uygunluk mekanizmasına ilişkin kapsamlı ayrıntı bulunmadığını savundu. Onlara göre bu belirsizlik, kendi düzenleme çerçevesini hazırlayan eyaletleri kararsız bırakabilir. Bu nedenle Bakanlığın son tarihler, başvuru adımları ve usul şartlarını içeren yazılı rehber yayımlaması istendi. İkili bankacılık yapısı tartışmanın merkezinde yer aldı Milletvekilleri itirazlarını ABD’nin ikili bankacılık sistemi çerçevesinde temellendirdi. Kongre’nin GENIUS Yasası’nı hazırlarken eyaletlerin bankacılık alanındaki yetkilerini korumayı amaçladığını savunan grup, bazı eyaletlerde yasama takvimlerinin iki yıllık dönemler halinde işlemesi nedeniyle sertifikasyon başvurularının sürekli açık tutulması gerektiğini kaydetti. Senatörler ayrıca yasada yer alan yıllık yeniden sertifikasyon hükmüne işaret etti. Bu düzenlemenin, federal ve eyalet düzeyindeki mali düzenleyiciler arasında kalıcı iş birliği hedeflendiğini gösterdiğini belirttiler. 10 milyar dolarlık eşik yetki alanını belirliyor Yasadaki 10 milyar dolarlık piyasa değeri eşiği, hangi stabilcoin ihraççısının federal düzeyde, hangisinin eyalet düzeyinde denetleneceğini belirliyor. Mevcut tabloda bu sınırın üzerinde kalan başlıca stabilcoinler arasında Tether, USDC ve daha önce Dai adıyla bilinen USDS yer alıyor. Bu nedenle söz konusu büyük oyuncuların eyalet kanalından değil, federal uyum rejiminden etkilenmesi bekleniyor. Mini sözlük: Ödeme amaçlı stabilcoin, değerini genellikle ABD dolarına sabitlemeyi hedefleyen ve transfer ile ödeme işlemlerinde kullanılan dijital varlık türüdür. İhraççı ise bu varlığı dolaşıma sokan ve rezerv yapısını yöneten kuruluştur. Kriter Durum 10 milyar dolar ve altı Eyalet denetimi mümkün olabilir 10 milyar doların üstü Federal uyum süreci öne çıkıyor Tether, USDC, USDS Eşiği aşan örnekler arasında gösteriliyor Bu yapı, büyük ve küçük stabilcoin operatörleri arasında iki katmanlı bir denetim modeli oluşturuyor. Daha küçük şirketler, eyaletleri gerekli onayı alırsa eyalet lisansı yolunu izleyebilecek. Ancak bu imkanın kapsamı, Hazine’nin nihai düzenlemesinin nasıl şekilleneceğine bağlı kalacak. Hazine’nin nihai düzenlemesi bekleniyor Hazine Bakanlığı, eyalet düzeyindeki uygulamaya ilişkin kamuoyu görüş sürecini nisan ayında başlattı ve geri bildirim dönemi 2 Haziran’da sona erdi. Kurum şimdi nihai düzenleme metnini hazırlayarak Federal Register’da yayımlamaya hazırlanıyor. Senatörler, sorumlu yeniliğin teşvik edilmesi ile güçlü denetimin birlikte korunabileceğini, esnek bir sertifikasyon sürecinin büyüyen pazarda rekabet dengesine katkı sağlayacağını savundu. Senatörlerin mektubu, GENIUS Yasası’nın uygulanmasında asıl tartışma başlığının eyaletlerin rolü olduğunu ortaya koydu. Özellikle daha küçük ihraççılar için hangi kapının açık kalacağı, Hazine’nin yayımlayacağı son kurallarla netleşecek.
Ondo fiyatı 100 günlük ortalamanın üzerinde kalırken, sıradaki hedef $0,50 olarak öne çıktıONDO, yükselen kanal görünümünü korurken teknik tabloda alıcıların üstünlüğü dikkat çekiyor. Fiyatın önemli destek seviyelerinin üzerinde kalması, mevcut eğilimin sürmesi halinde yukarı yönlü hareketin devam edebileceğine işaret ediyor. Haber hazırlanırken ONDO, 0,3739 dolardan işlem görüyordu. Son 24 saatteki işlem hacmi 140,75 milyon dolar, piyasa değeri ise 1,82 milyar dolar seviyesindeydi. Teknik görünümde öne çıkan seviye Kripto para analisti Umair Orakzai’ye göre ONDO’daki yapı klasik bir boğa bayrağına tam olarak uymuyor. Analist, formasyonun fazla geniş kaldığını ve önceki düşüşün temiz bir devam modeli sayılmayacak kadar derin olduğunu belirtti. Bu nedenle grafiğin, ani kırılmadan çok kontrollü bir sıkışmayı yansıtan yükselen kanal olarak değerlendirilmesi daha isabetli görülüyor. Umair Orakzai’nin değerlendirmesine göre ONDO grafiği klasik bir boğa bayrağı değil, alıcılarla satıcıların yukarı eğimli bir bant içinde dengelendiği yükselen bir kanal görünümü veriyor. Bu yapıda izlenen başlıca eşik, 100 günlük basit hareketli ortalama olarak öne çıkıyor. Söz konusu seviye, mevcut trend açısından dinamik destek niteliği taşıyor. Fiyat bu çizginin üzerinde kaldığı sürece pozitif teknik görünümün geçerliliğini koruyabileceği aktarılıyor. Kanal içindeki ivmenin güçlenmesi durumunda bir sonraki hedef olarak 0,50 dolar seviyesi izleniyor. Kurumsal ilgi ve ETF hamlesi Teknik görünümün yanında Ondo Finance cephesindeki kurumsal adımlar da dikkat çekiyor. Şirket, geleneksel finans ürünlerini blokzincir altyapısına taşımaya odaklanan bir platform olarak biliniyor. Ondo Finance ile Güney Kore merkezli varlık yönetim grubu Mirae Asset arasındaki iş birliği kapsamında Global X ETF ürünlerinin tamamının tokenlaştırılmasının planlandığı belirtildi. Mini sözlük: Tokenlaştırma, hisse, fon veya tahvil gibi geleneksel finansal varlıkların blokzincir üzerinde dijital temsilinin oluşturulmasıdır. ETF ise belirli bir endeksi, temayı veya varlık grubunu izleyen ve borsada işlem gören yatırım fonunu ifade eder. Bu adımla Mirae Asset’in, ETF ürünlerini zincir üstüne taşıyan büyük ölçekli ilk Asyalı varlık yöneticilerinden biri olduğu kaydedildi. İlk aşamada yapay zeka temalı ürünlerden gelir odaklı fonlara kadar uzanan 10 tematik ETF’nin sürece dahil edilmesi öngörülüyor. Ondo Finance verileri, Mirae Asset iş birliğiyle Global X ETF serisinin zincir üstüne taşınmasının tokenlaştırılmış finans alanında kurumsal ilgiyi güçlendirdiğini ortaya koydu. Söz konusu gelişme, sermaye piyasalarında tokenlaştırma eğiliminin güç kazandığına işaret ediyor. Geleneksel finans araçlarının blokzincir sistemlerine taşınması, daha hızlı takas, parçalı sahiplik imkanı ve coğrafi sınırlar ötesinde erişim gibi avantajlar sunabiliyor. Bu çerçevede yatırım ürünlerinin ihraç ve dağıtım süreçlerinde daha küresel bir yapının öne çıkabileceği değerlendiriliyor. Haberde yer alan teknik değerlendirmeler ve fiyat hedefleri piyasa analizi niteliği taşıyor. Kripto varlıklarda yüksek oynaklık sürdüğü için fiyat hareketlerinin kesinlik taşımadığı unutulmamalı.
XRPL’de kritik geçiş tamamlandı! %40’a varan değişim ne anlatıyor?XRP Ledger ekosisteminde küresel yazılım geçişi kapsamında, Ripple CTO Emeritus ve ağın baş mimarlarından David Schwartz, bağımsız hub sunucusunu xrpld 3.2.0 sürümüne taşıdı. Planlanan 10 dakikalık kesinti, çekirdek süreçlerin güvenli biçimde kapatılması ve yerel veritabanında bozulma riskinin önlenmesi için 18 dakikaya uzadı. Geçişte teknik tablo Schwartz’ın gerçekleştirdiği geçiş, yeni sürümün genel istikrarına dair önemli bir gösterge olarak öne çıktı. Paylaşılan aylık eş grafiğinde yalnızca bir dakikalık kesinti görüldü. Bu kısa aksamanın ise yerel internet sağlayıcısından kaynaklandığı belirtildi. Planlanan 10 dakikalık bakım süresi 18 dakikaya çıktı; buna karşın süreç, tüm temel bileşenlerin güvenli biçimde kapatılması sayesinde yerel veritabanı hasarı yaşanmadan tamamlandı. David Schwartz, XRP Ledger’ın teknik mimarisinde uzun süredir öne çıkan isimlerden biri. New York’taki hub sunucusu, doğrulayıcılar arasında bağlantıyı güçlendiren, gecikmeyi azaltan ve defter eşitlemesini hızlandıran bir geçiş noktası olarak çalışıyor. Yazılım adı değişti, donanım yükü hafifledi Küresel güncelleme, ağ mimarisinde üç ana değişikliği beraberinde getirdi. XLS-0095 spesifikasyonu kapsamında sunucu yazılımının adı resmen rippled yerine xrpld oldu. Ayrıca geliştiriciler, düğümlerin RAM kullanımını yüzde 30 ila yüzde 40 arasında azaltan optimizasyonlar yaptı. Bunun yanında sistemden eski yazılım değişiklikleri çıkarıldı ve DeFi alanındaki hataları gidermeye yönelik bir paket devreye alındı. Mini sözlük: Doğrulayıcı, blokzincir ağında işlemleri ve defter güncellemelerini onaylayan bağımsız katılımcıdır. Hub sunucusu ise bu katılımcılar arasındaki veri akışını hızlandıran, ağ içi iletişimi daha verimli hale getiren teknik düğüm türüdür. Bu değişiklikler, daha ağır ve maliyetli sunucular gerektiren diğer blokzincir ağlarının tersine, XRP Ledger’ın daha erişilebilir bir yapıya yöneldiğine işaret ediyor. Sistem gereksinimlerinin düşmesi, düğüm işletimini daha geniş bir kullanıcı kitlesi için mümkün hale getirebilir. Merkezileşme tartışmalarına sembolik mesaj Geçişin yalnızca teknik değil, aynı zamanda sembolik ve politik bir anlam taşıdığı da değerlendiriliyor. Kaynak koddan Ripple şirketine yapılan atıfların kaldırılması, ağın belirli bir ticari yapıya bağlı olduğu yönündeki eleştirileri zayıflatabilecek bir adım olarak görülüyor. Bu başlık, özellikle düzenleyici kurumların merkezileşme tartışmalarında sıkça gündeme getirdiği unsurlardan biri olarak öne çıkıyordu. Schwartz’ın kendi sunucusunda bu güncellemeyi bizzat uygulaması, yeni yazılımın ekosistem genelinde yüksek yük altında çalışmaya hazır olduğuna yönelik güveni güçlendiren bir gelişme olarak yansıtıldı. Ağın daha geniş coğrafyalara yayılmış bağımsız doğrulayıcılar çekmesinin de bu sürecin olası sonuçları arasında bulunduğu aktarıldı.
TRON, 0,3164 dolar seviyesinde kritik desteği test ederken hedef bölge 0,37 ile 0,38 dolar aralığı olduTRON’un yerel tokeni TRX, teknik göstergelerdeki toparlanma sinyalleri eşliğinde kritik bir destek bölgesini yeniden test ediyor. Piyasada satış baskısının zayıfladığına işaret eden veriler, bu seviyenin korunması halinde kısa vadede yukarı yönlü eğilimin güç kazanabileceğini gösteriyor. Fiyat görünümünde kritik eşik öne çıktı Haberde yer alan verilere göre TRX, yazım sırasında 0,3164 dolardan işlem gördü. Varlığın 24 saatlik işlem hacmi 469,25 milyon dolar, piyasa değeri ise 30 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Son 24 saatte %1,09 düşüş yaşansa da, mevcut fiyat yapısının ve kurumsal alımların olası bir toparlanma ihtimalini gündemde tuttuğu aktarıldı. Kripto para analisti Aman’a göre TRON fiyatı, mevcut piyasa döngüsü boyunca hem direnç hem de destek olarak çalışan önemli bir bölgeyi yeniden sınadı. Bu alanın geçmişte sert fiyat hareketlerine zemin hazırlaması nedeniyle yatırımcıların odağı bu seviyede yoğunlaştı. Analist Aman’ın değerlendirmesine göre TRON fiyatı, piyasa döngüsü boyunca defalarca çalışan kritik destek bölgesini yeniden test ediyor ve bu alanın korunması yeni alımları öne çıkarabilir. Fiyatın destek üzerinde kalması halinde yükseliş eğiliminin teknik açıdan güçlenebileceği belirtiliyor. Haberde, böyle bir senaryoda alıcı ilgisinin yeniden canlanmasının mümkün olduğu ve TRX’in 0,37 ile 0,38 dolar aralığına yönelme potansiyeli taşıdığı ifade edildi. Göstergelerde toparlanma sinyali izlendi Teknik tarafta göreceli güç endeksi olarak bilinen RSI’da yukarı yönlü bir hareket görüldüğü aktarıldı. RSI, bir varlığın aşırı alım ya da aşırı satım bölgesinde olup olmadığını izlemek için kullanılan temel momentum göstergeleri arasında yer alıyor. Haberde bu göstergedeki yükselişin, satış ivmesinin zayıflamaya başladığına ve alıcıların yeniden devreye girdiğine işaret ettiği kaydedildi. Mini sözlük: RSI, fiyat hareketinin hızını ve yönünü ölçen bir momentum göstergesidir. Genel olarak 30 altı aşırı satım, 70 üzeri ise aşırı alım bölgesi olarak izlenir. Tron Inc. alımları dikkat çekti Şirket tarafında ise Tron Inc.’nin rezervlerini büyütmeye devam ettiği görüldü. Haberde paylaşılan verilere göre şirket, ortalama 0,3209 dolardan 155.821 TRX satın aldı. Bu son alımla birlikte Tron Inc.’nin elindeki toplam TRX miktarı 700,8 milyon adedin üzerine çıktı. Gösterge Veri TRX fiyatı 0,3164 dolar 24 saatlik değişim -%1,09 24 saatlik hacim 469,25 milyon dolar Piyasa değeri 30 milyar dolar Son alım 155.821 TRX Ortalama alım fiyatı 0,3209 dolar Toplam rezerv 700,8 milyon TRX üzeri Olası hedef bölge 0,37 ile 0,38 dolar Tron Inc.’nin son 155.821 TRX alımı, şirketin toplam rezervini 700,8 milyon tokenin üzerine taşıdı ve ekosisteme yönelik uzun vadeli yaklaşımını öne çıkardı. Tron Inc., TRX dijital varlık hazinesini büyütmeyi hissedar değerini artırma hedefinin önemli bir parçası olarak konumlandırıyor. Habere göre şirket, bilançosunu güçlendirmek için TRX yatırımlarını artırmayı ve kripto varlıklarda olası uzun vadeli büyümeden yararlanmayı amaçlıyor.
Uniswap, Arc iş birliğinin ardından altı günlük yükseliş serisinde %18,54 arttıUniswap’in tokenı UNI, son 24 saatte %18,54 yükselerek 3,19 dolara çıktı. Haziran ayı başlarında 2,33 dolar civarında görülen dip seviyenin ardından gelen bu hareket, varlıkta üst üste altıncı günlük yükselişe işaret etti. Günlük işlem hacmi 726,93 milyon dolar olurken piyasa değeri de 2 milyar dolara yaklaştı. Arc ortaklığı fiyat hareketinin odağına yerleşti Piyasadaki yükselişte, Uniswap ile Arc arasında duyurulan stratejik iş birliği öne çıktı. Tarafların açıklamasına göre bu ortaklık, stabilcoin işlemleri ve finansal uygulamalara odaklanan Arc kullanıcılarına Uniswap’in takas altyapısını API entegrasyonu üzerinden açacak. Şirketin paylaştığı bilgilere göre söz konusu altyapı, bugüne kadar 4,4 trilyon doların üzerinde toplam işlem hacmini destekledi. Mini sözlük: Arc, finansal uygulamalar, stabilcoin ödemeleri ve yapay zeka odaklı kullanım senaryoları için geliştirilen bir altyapı platformu olarak tanımlanıyor. API entegrasyonu ise farklı uygulamaların bir protokolün işlem altyapısına doğrudan bağlanmasını sağlıyor. Uniswap, doğrulanmış X hesabından yaptığı paylaşımda, stabilcoinler için tasarlanmış zincirde derin likidite sunduğunu vurguladı. Genel piyasa görünümünde de risk iştahının toparlandığı görüldü. Bitcoin’in 67.000 doların üzerinde tutunması, daha geniş kripto piyasasında alım eğilimini destekleyen unsurlardan biri olarak öne çıktı. Vadeli işlemlerde ilgi arttı UNI vadeli işlemlerinde açık pozisyon büyüklüğü de fiyat hareketine eşlik etti. Pazartesi günü 152 milyon dolar olan açık pozisyonlar salı günü 168 milyon dolara yükseldi. Cuma günündeki yaklaşık 135 milyon dolarlık seviyeye kıyasla bu artış, piyasadaki katılımın kademeli biçimde güçlendiğini gösterdi. Gösterge Seviye UNI fiyatı 3,19 dolar 24 saatlik değişim %18,54 İşlem hacmi 726,93 milyon dolar Açık pozisyon, pazartesi 152 milyon dolar Açık pozisyon, salı 168 milyon dolar Piyasa analisti World Of Charts, 16 Haziran’da yaptığı değerlendirmede UNI’nin uzun süredir devam eden düşüş trend çizgisi ile yatay direncin kesiştiği kritik bir bölgeye yaklaştığını belirtti. Analiste göre bu alanın yukarı yönlü aşılması halinde önümüzdeki aylarda daha güçlü bir fiyat hareketi gündeme gelebilir. Hedef fiyat tahminleri ve teknik seviyeler Standard Chartered analisti Geoff Kendrick, UNI için 2025 yıl sonu hedefini 6,50 dolar, 2030 sonu tahminini ise 100 dolar olarak açıkladı. Kendrick, Uniswap’i yalnızca bireysel yatırımcı işlemlerinin ötesinde, geleneksel finans için temel piyasa altyapılarından biri olarak konumlandırdı. Uniswap, merkeziyetsiz borsa protokolleri arasında öne çıkan bir yapı olarak biliniyor. Geoff Kendrick’in değerlendirmesi, Uniswap’in yalnızca spekülatif işlemlerle değil, tokenlaştırılmış finansal araçların yaygınlaşmasıyla birlikte daha geniş bir piyasa altyapısı rolü üstlenebileceği görüşüne dayanıyor. Teknik göstergelerde ise günlük grafikte RSI 54 seviyesine yaklaşarak aşırı satım bölgesinden uzaklaştı. MACD histogramının pozitife dönmesi de satış baskısının zayıfladığına işaret etti. UNI ayrıca 2,77 dolardaki orta Bollinger bandının üzerine çıkarken üst bandın 3,22 dolarda bulunduğu aktarıldı. Yakın vadede 3,03 dolardaki 50 günlük üstel hareketli ortalama ile 3,37 dolardaki 61,8% Fibonacci düzeltme seviyesi önemli direnç noktaları olarak izleniyor. Aşağı yönde ise 2,91 dolar ilk destek, 2,33 dolar ise daha güçlü taban bölgesi olarak öne çıkıyor.
Ethereum ağındaki Glamsterdam güncellemesi, 2026’nın ikinci yarısında ana ağa geçmeden önce son geliştirme aşamasına ulaştıEthereum ağında planlanan Glamsterdam güncellemesi, son geliştirme eşiğine geldi. Çekirdek geliştiriciler, güncellemede yer alan tüm protokol değişikliklerini içeren özel test ortamlarında çalışmayı sürdürüyor. Bir sonraki aşamada sistemin dayanıklılık testlerinin tamamlanması ve ardından genel test ağlarına geçilmesi bekleniyor. Son aşamaya giren test süreci Ethereum Foundation bünyesinde çekirdek geliştirici ve DevOps mühendisi olarak görev yapan Parithosh Jayanthi, ekiplerin şu anda tüm EIP’leri içeren devnet’ler üzerinde çalıştığını açıkladı. Jayanthi, bunun test ağlarına geçişten önceki son aşama olduğunu belirtti. Ethereum Foundation, Ethereum ekosisteminin araştırma ve geliştirme çalışmalarında merkezi rol üstlenen kurumlar arasında yer alıyor. Parithosh Jayanthi, tüm önerilen protokol değişikliklerini içeren devnet’lerde çalışmaların sürdüğünü, sıradaki adımın sistemi sağlamlaştırmak ve ardından test ağlarına taşımak olduğunu aktardı. Güncellemenin kesin takvimi henüz duyurulmadı. Buna karşın mevcut beklenti, Glamsterdam’ın ana ağda 2026’nın ikinci yarısında devreye alınması yönünde şekilleniyor. Merge’den bu yana en kapsamlı değişikliklerden biri Jayanthi, Glamsterdam’ı Merge’den bu yana görülen en büyük çatallanmalardan biri olarak tanımladı. Eylül 2022’de tamamlanan Merge ile Ethereum, proof of work yapısından proof of stake modeline geçmişti. Yeni güncellemenin ise ağın temel katmanındaki bazı varsayımları değiştirecek ölçüde kapsamlı olduğu ve ileride daha fazla ölçeklenmenin önünü açabileceği değerlendiriliyor. Glamsterdam, Aralık 2025’te devreye alınan Fusaka güncellemesinin ardından geliyor. Fusaka daha çok temel protokol iyileştirmelerine odaklanırken, Glamsterdam doğrudan mimari yapıya dokunan daha büyük değişiklikler içeriyor. Üç ana teknik değişiklik öne çıkıyor Güncellemenin ilk büyük ayağını, EIP 7732 kapsamında tanımlanan enshrined Proposer Builder Separation oluşturuyor. Bu yapı, blok oluşturma ve önerme sürecini doğrudan protokol katmanına taşımayı amaçlıyor. Mevcut düzende bu süreç büyük ölçüde çekirdek protokol dışında işlediği için güvene dayalı bağımlılıklar ve MEV kaynaklı bazı riskler doğabiliyor. Mini sözlük: MEV, blok üretimi sırasında işlemlerin sırasını değiştirerek ek gelir elde etme imkanını ifade eder. Proposer Builder Separation ise blok öneren doğrulayıcı ile bloğu oluşturan tarafın görevlerini ayırarak bu süreci daha düzenli hale getirmeyi hedefler. İkinci önemli başlık, EIP 7928 ile gelen blok düzeyinde erişim listeleri oldu. Bu özellik sayesinde bir blok, çalıştırılmadan önce hangi hesap durumlarına ve hangi akıllı sözleşme verilerine ihtiyaç duyduğunu önceden bildirebilecek. Böylece istemciler gerekli veriyi baştan yükleyip önbelleğe alabilecek, doğrulama sırasında anlık veri sorgusuna daha az ihtiyaç duyulacak. Üçüncü değişiklik ise gas ücret modelinin kapsamlı biçimde yeniden düzenlenmesi olacak. Planlamaya göre yüksek hesaplama gücü gerektiren işlemlerin maliyeti düşerken, zincir üzerindeki veri saklama daha pahalı hale gelecek. Bu değişikliğin aynı zamanda güncel Katman 2 altyapısında kullanılan sıfır bilgi ispatı sistemleriyle uyumu artırması hedefleniyor. Jayanthi, bu düzenlemenin Ethereum üzerindeki işlem maliyetlerini ciddi biçimde değiştireceğini, yoğun hesaplama gerektiren işlemlerin ucuzlayacağını, durum saklamanın ise daha pahalı hale geleceğini vurguladı. Geliştiriciler şu aşamada teknik tanımları son haline getiriyor, geniş kapsamlı testler yürütüyor ve bu yeni fiyatlama modelinin kullanıcılar ile uygulama geliştiricileri üzerindeki etkilerini ekosistem paydaşlarıyla değerlendiriyor. Yol haritasında özel test ağlarından herkese açık test ağlarına geçiş ve sonrasında ana ağ dağıtımı yer alıyor.
HBAR 0,081 dolarda kritik bölgede! Hedera cephesinde hangi sinyal öne çıkıyor?Hedera’nın yerel varlığı HBAR, teknik açıdan önemli bir talep destek bölgesini test ederken, fiyatın bu alan üzerinde tutunması halinde yukarı yönlü bir dönüş ihtimali gündemde kalıyor. Buna karşılık, desteğin kaybedilmesi durumunda satış baskısının daha da derinleşebileceği değerlendiriliyor. Öte yandan Hedera ile Archax iş birliğinde geliştirilen gerçek zamanlı nakit akışı altyapısı, kurumsal tarafta ödeme ve mutabakat süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Fiyatta kritik destek alanı izleniyor Haberin yazıldığı sırada HBAR 0,08105 dolardan işlem görüyordu. Son 24 saatteki işlem hacmi 82,4 milyon dolar, piyasa değeri ise 3,52 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Aynı zaman diliminde yüzde 2,63’lük geri çekilme yaşansa da, fiyat yapısı ile ağ tarafındaki gelişmelerin olası bir toparlanma senaryosunu tamamen dışlamadığı belirtiliyor. Kripto para analisti Kamran Asghar’a göre HBAR, uzun vadede daha önce güçlü yukarı yönlü tepkiler üreten kayda değer bir talep bölgesini yeniden yokluyor. Söz konusu alanın geçmişte yoğun satışla karşılaştığı, buna rağmen fiyat için sağlam bir destek oluşturduğu ve sonraki hareketlerde belirgin yükselişlere zemin hazırladığı aktarılıyor. Analist Kamran Asghar’ın değerlendirmesine göre HBAR, geçmişte sert yukarı yönlü tepkilerin başladığı önemli bir talep bölgesinde işlem görüyor; alıcıların bu alanı yeniden savunması halinde 0,20 dolar ve 0,30 dolar seviyeleri yeniden gündeme gelebilir. Bu bölgenin korunması halinde teknik görünümün 0,20 dolar ve ardından 0,30 dolara doğru bir toparlanma alanı açabileceği ifade ediliyor. Ancak alıcıların desteği savunamaması, düşük likiditeli alanlara doğru yeni bir geri çekilmeyi beraberinde getirebilir. Archax ve Hedera kurumsal altyapıya odaklandı Şirket tarafında ise dikkat çeken gelişme, Archax ile Hedera’nın gerçek zamanlı akan ödeme sistemleri üzerinde çalışması oldu. Hedera, dağıtık defter teknolojisine odaklanan bir ağ olarak öne çıkarken, Archax kurumsal yatırımcılara yönelik dijital varlık altyapısı sunan bir finans platformu olarak biliniyor. İki tarafın geliştirdiği yapı, geleneksel toplu işleme sistemlerine bağımlılığı azaltarak finansal işlemlerin daha sürekli ve anlık güncellenen bir yapıda ilerlemesini amaçlıyor. Mini sözlük: Programlanabilir finans, ödeme, faiz dağıtımı veya teminat yönetimi gibi finansal kuralların yazılım mantığıyla otomatik yürütülmesini ifade eder. Bu yapı, dağıtık defter üzerinde işlemlerin belirlenen şartlara göre anlık ve sürekli işlenmesine imkan tanıyabilir. Ortak çalışmanın hedefi, dijital varlık ağlarında ödemeleri sürekli, programlanabilir ve anında güncellenebilir hale getirmek. Böylece durağan mutabakat süreçlerinin yerini, dağıtık defterlere kodlanan finansal kurallarla çalışan daha dinamik bir işleyiş alabilir. Bu modelin hızlı mutabakat, getirilerin zamanında dağıtılması ve risklerin azaltılması gibi avantajlar sağlayabileceği belirtiliyor. Finans kurumları ile blokzincir tabanlı altyapıların daha yakın çalışmasının, dijital varlıkların daha geniş ölçekte benimsenmesine katkı sunabileceği de değerlendiriliyor.
Avalanche 6,90 dolar direncini test ederken kurumsal ilgi fiyatı desteklediAvalanche, kripto varlıkların geleneksel finans çevrelerinde daha fazla kabul görmesine yönelik beklentilerin etkisiyle yeniden gündeme geldi. Projenin yaklaşan zirvesinde kurumsal kripto benimsenmesine odaklanan bir oturumun öne çıkarılması, piyasada Avalanche’a yönelik ilgiyi artırdı. AVAX, haberin yazıldığı sırada 6,89 dolardan işlem gördü ve son 24 saatte %1,46 yükseldi. Kurumsal benimseme teması öne çıktı Piyasadaki son hareketin arkasında, Avalanche ekosisteminin kurumsal benimsemeye verdiği ağırlık bulunuyor. Projenin X hesabından yapılan paylaşımda, finans kurumlarının kriptoya yaklaşımında belirgin bir değişim yaşandığı vurgulandı. Bu mesaj, son bir yılda dijital varlıklara ilgi göstermeye başlayan finans kuruluşları, aile ofisleri ve portföy yöneticileriyle ilgili daha geniş eğilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Kuruluşlar yıllarca kriptoya ihtiyaç duymadıklarını savundu. Şimdi ise neredeyse tamamı kendi kripto stratejilerini oluşturuyor. Avalanche, akıllı sözleşmeler ve merkeziyetsiz uygulamalar için geliştirilen bir blokzincir ağı olarak biliniyor. Son paylaşımda yeni bir ürün ya da protokol güncellemesi duyurulmasa da, kurumsal ilginin canlı tutulması fiyat anlatısını destekleyen ana başlıklardan biri olarak öne çıktı. Mini sözlük: Aile ofisi, yüksek varlıklı kişi veya ailelerin servet yönetimi için çalışan özel yatırım yapısını ifade eder. Kurumsal benimseme ise bankalar, fonlar ve varlık yöneticileri gibi profesyonel finans aktörlerinin blokzincir tabanlı ürün ve hizmetleri kullanmaya başlamasını anlatır. Paylaşımda görüşlerine yer verilen SALT Conference CEO’su ve SkyBridge ortağı John Darsie’nin, bu değişimi sahadan gözlemlediği belirtildi. Şirketin verdiği mesaja göre, bu bakış açısının Avalanche Summit sırasında daha ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor. Avalanche, kurumsal tarafta kripto stratejilerinin hız kazanmasını ekosistemin geleceği açısından önemli bir gösterge olarak öne çıkarıyor. Fiyatta kritik eşik 6,90 dolar Teknik görünümde ise AVAX’ın uzun süren düşüşün ardından yatay bir denge arayışına girdiği aktarılıyor. TradingView verilerine dayanan değerlendirmede, alıcıların yaklaşık 6,63 dolar seviyesinde desteği koruduğu ve MACD göstergesinin pozitif bölgede kalmayı sürdürdüğü ifade ediliyor. Bu tablo, kısa vadede yukarı yönlü ivmenin tamamen kaybolmadığına işaret ediyor. Bununla birlikte piyasanın asıl odağı 6,90 dolar civarındaki direnç seviyesinde toplanmış durumda. Bu bölgenin güçlü biçimde aşılması halinde alım iştahının artabileceği, ancak aşılmaması durumunda fiyatın mevcut bant içinde kalmayı sürdürebileceği değerlendiriliyor. Gösterge Seviye Anlamı Anlık fiyat 6,89 dolar Dirence çok yakın işlem görüyor Destek 6,63 dolar Alıcıların savunduğu bölge Direnç 6,90 dolar Kısa vadeli yön için kritik eşik 24 saatlik değişim %1,46 Gün içi toparlanmayı gösteriyor Piyasada AVAX’a yönelik ilginin henüz sınırlı kaldığı, bu nedenle yatırımcıların mevcut olumlu seyrin gerçek bir kırılmaya dönüşüp dönüşmeyeceğini izlediği belirtiliyor. Kısa vadede grafikte yukarı yönlü hareket dikkat çekse de, bir sonraki belirgin adımın 6,90 dolar testine verilecek tepkiyle şekillenmesi bekleniyor.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."