Bitcoin’de uzun vadeli yatırımcı alımı altı yılın zirvesine çıktıBitcoin fiyatı zayıf seyrini sürdürse de zincir üstü veriler, uzun vadeli yatırımcıların yeniden güçlü biçimde alıma geçtiğini gösteriyor. CryptoQuant verilerine göre piyasanın farklı döngülerinde pozisyonlarını korumalarıyla bilinen bu yatırımcı grubu, son dönemde birikimini belirgin şekilde artırdı. Altı yılın en güçlü birikimi görüldü Bitcoin uzun vadeli yatırımcı net pozisyon değişimi verisi, 24 Mayıs 2026 itibarıyla 30 günlük dönemde 1,29 milyon BTC’ye ulaştı. Bu seviye, son altı yılın en yüksek yeşil okumasi olarak öne çıktı. Verinin, 2017 boğa piyasasında kaydedilen önceki zirvenin de üzerine çıkması piyasada yeni döngünün zamanlamasına ilişkin tartışmaları artırdı. Mini sözlük: Uzun vadeli yatırımcı net pozisyon değişimi, en az birkaç ay boyunca elde tutma eğilimindeki cüzdanların son 30 günde bakiyelerine ne kadar Bitcoin eklediğini veya ne kadar azalttığını gösteren zincir üstü bir göstergedir. Söz konusu gösterge, uzun vadeli yatırımcıların son bir ayda varlıklarına ne kadar Bitcoin eklediğini ya da ne kadar azalttığını ölçüyor. Göstergenin kırmızı alana geçmesi satış eğilimine işaret ederken, güçlü yeşil veri ise büyük oyuncuların agresif biçimde birikim yaptığını ortaya koyuyor. CryptoQuant verileri, Bitcoin uzun vadeli yatırımcı net pozisyon değişiminin 24 Mayıs 2026’da 30 günde 1,29 milyon BTC ile son altı yılın en yüksek seviyesine çıktığını gösteriyor. Düşüşte gelen alım dikkat çekti Önceki piyasa döngülerinden farklı olarak bu kez güçlü birikim, Bitcoin’in nispeten zayıf fiyat bölgesinde işlem gördüğü sırada geldi. Kısa vadeli ve spekülatif yatırımcılar dağıtıma yönelirken, daha tecrübeli yatırımcıların geri çekilmeyi çıkış gerekçesi yerine alım fırsatı olarak değerlendirdiği görülüyor. Bu ayrışma, piyasadaki arz dinamiği açısından da önem taşıyor. Uzun vadeli yatırımcıların cüzdanlarında tutulan Bitcoin miktarı arttıkça satışa hazır dolaşımdaki arz daralabiliyor. Bu durum, talebin korunması halinde fiyat üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Fiyat 58 bin dolardan 66 bin dolara toparlandı Veriler, uzun vadeli yatırımcıların güçlü alımının ardından Bitcoin fiyatında yaklaşık %15’lik bir toparlanmaya işaret ediyor. Bu süreçte fiyat yaklaşık 58 bin dolardan 66 bin dolara yükseldi. Alımların sürmesi durumunda 70 bin dolar seviyesinin yeniden gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. Gösterge Seviye 30 günlük net pozisyon değişimi 1,29 milyon BTC Fiyat dip bölgesi 58.000 dolar Toparlanma seviyesi 66.000 dolar Toparlanma oranı %15 Bitcoin, piyasa değeri bakımından en büyük kripto varlık olmayı sürdürüyor. Bu nedenle uzun vadeli yatırımcı davranışındaki sert değişimler, yalnızca fiyat hareketleri açısından değil, daha geniş piyasa eğilimini anlamak için de yakından izleniyor. Spekülatif yatırımcılar satışa yönelirken uzun vadeli yatırımcıların alım yapması, piyasa düşüşünün bazı büyük oyuncular tarafından bir birikim dönemi olarak görüldüğüne işaret ediyor.
Shiba Inu’da büyük cüzdan 8 ay sonra yeniden alıma başladıShiba Inu piyasasında miktar bakımından sınırlı, ancak yönü açısından dikkat çeken bir zincir üstü hareket kayda geçti. Arkham verileri, büyük bir yatırımcının sekiz aylık sessizliğin ardından SHIB toplamaya yeniden başladığını ortaya koydu. Alımların kademeli ve düzenli biçimde yapıldığı, işlemlerde başlıca likidite kaynağı olarak Binance’in kullanıldığı görüldü. Çok yıllık dip seviyeler yeniden test ediliyor TradingView verilerine göre SHIB fiyatı Temmuz 2025 sonu itibarıyla 0.000004142 dolar civarına kadar geriledi. Böylece varlık, 2022 sonundaki kritik destek bölgelerine geri döndü ve 2024 başında görülen spekülatif ivmeyi büyük ölçüde kaybetti. Piyasadaki bu zayıf görünüm sürerken birçok bireysel yatırımcı zarar yazıyor. Buna karşın büyük cüzdanın, derin fiyat iskontosunu seçici biçimde değerlendirdiği anlaşılıyor. Cüzdanın mevcut portföyünde 50.25 milyardan fazla SHIB bulunuyor ve bu varlıkların toplam değeri yaklaşık 209,200 dolar seviyesinde hesaplanıyor. Büyük yatırımcının işlemleri, yerel dip seviyelerde kademeli bir birikim stratejisine işaret ediyor. Binance çıkışları dikkat çekti Transfer geçmişi, alımların rastlantısal bir işlemden ibaret olmadığını gösteriyor. Binance sıcak cüzdanlarından gelen çıkışların ardından SHIB tokenlerinin kişisel saklamaya çekilmesi, uzun aradan sonra yeniden başlatılan sistematik bir birikim sürecini destekliyor. Piyasanın bir sonraki yönü büyük ölçüde 0.0000041 dolar eşiğinin korunup korunamayacağına bağlı olacak. Bu seviyenin altında kalıcı bir kırılma yaşanması halinde, küçük yatırımcıların zarar kes emirlerinin devreye girme riski artabilir. Buna karşılık alıcıların bu bölgede güçlü bir talep duvarı oluşturması, olası bir toparlanmanın önünü açabilir. Dar banttan çıkış izleniyor Kısa vadede en önemli sinyal, fiyatın mevcut dar oynaklık aralığından çıkışı olacak. Böyle bir hareketin anlam kazanması için yüksek borsa hacmiyle birlikte tokenlerin soğuk cüzdanlara çekilmeyi sürdürmesi gerekiyor. Bu tablo, piyasanın tam ölçekli bir birikim evresine geçtiğine dair daha güçlü bir işaret verebilir. Teknik seviyeleri ve borsa akışlarını izlemek isteyen yatırımcılar için piyasa takibi giderek daha önemli hale geliyor. Hesap açma zahmeti gerektirmeyen CryptoAppsy, kripto yatırımlarınızı anlık fiyatlar, detaylı grafikler ve çoklu para birimi destekli portföy yönetimiyle tek bir ekranda birleştiriyor. Bu hepsi bir arada finans asistanı sayesinde akıllı fiyat alarmları kurarak fırsatları anında yakalayabilir, yalnızca elinizdeki coin’lere özel haberleri filtreleyebilir, yeni listelenen altcoin’leri radardan kaçırmadan keşfedebilir ve Fed faiz oranları gibi kritik makroekonomik verilerle piyasanın daima bir adım önünde olabilirsiniz. Alım sürecinin daha geniş çaplı bir trend dönüşümüne evrilmesi için SHIB’in iki yıldır aşılamayan yerel direnç bölgelerine yeniden yaklaşması gerekecek. Mevcut aşamada zincir üstü birikim sinyali öne çıksa da fiyatın yönü, destek seviyesinin korunmasına ve işlem hacminin güçlenmesine bağlı kalmayı sürdürüyor.
Japonya’da spot Bitcoin ETF pazarı 2028’e kadar 18,4 milyar dolara ulaşabilirJaponya’da spot Bitcoin ETF’lerinin 2028 mali yılına kadar 18,4 milyar dolarlık, yaklaşık 3 trilyon yenlik büyüklüğe ulaşabileceği hesaplanıyor. Ülkede bu ürünlerin hayata geçirilmesine yönelik hazırlıkların hız kazandığı dönemde XWIN tarafından yapılan analiz, söz konusu tahminin iddialı bir senaryo değil, ekonomik verilerle uyumlu bir hesap olduğunu ortaya koyuyor. Hanehalkı tasarrufları öne çıkıyor Öngörülen 18,4 milyar dolarlık giriş, Japon hanehalkının elindeki 14,6 trilyon dolarlık toplam birikim içinde yalnızca %0,13’lük paya denk geliyor. Uzun süredir önemli bölümü banka mevduatında tutulan bu tasarruflar dikkate alındığında, spot Bitcoin ETF’lerine yönelmesi beklenen tutarın sınırlı kaldığı görülüyor. Japonya’nın hisse senedi yatırım fonu pazarıyla kıyaslandığında da bu büyüklük yaklaşık %1 seviyesinde kalıyor. Analistler, bu fon akışının üç ana kaynaktan gelebileceğini değerlendiriyor. İlk grupta bireysel yatırımcılar yer alıyor. Bu kesim, karmaşık kripto borsalarıyla uğraşmadan, alışık oldukları yatırım uygulamaları ve vergi avantajı sunan NISA hesapları üzerinden Bitcoin’e erişim sağlayabilecek. Vergi düzenlemesinin hayata geçmesi halinde kripto gelirlerine uygulanan %55’lik vergi oranının standart %20 seviyesine inmesi bekleniyor. Kurumsal yatırımcı ilgisi artabilir İkinci kaynak olarak daha temkinli kurumsal sermaye gösteriliyor. Bitcoin’in ABD dolarıyla düşük korelasyona sahip olması, bazı Japon emeklilik fonlarının bu varlığı enflasyona karşı koruma aracı olarak değerlendirmesine yol açtı. Okayama’daki National Business Pension Fund, varlıklarının ilk %1’lik bölümünü kripto sektörüne ayırarak bu alanda dikkat çeken örneklerden biri oldu. Piyasadaki yönü izleyen yatırımcılar için teknik seviyeler, direnç kırılımları ve makro veriler kadar anlık veri takibi de önem taşıyor. Bu noktada hesap açma zahmeti gerektirmeyen CryptoAppsy, kripto yatırımlarınızı anlık fiyatlar, detaylı grafikler ve çoklu para birimi destekli portföy yönetimiyle tek bir ekranda birleştiriyor. Bu hepsi bir arada finans asistanı sayesinde akıllı fiyat alarmları kurarak fırsatları anında yakalayabilir, yalnızca elinizdeki coin’lere özel haberleri filtreleyebilir, yeni listelenen altcoin’leri radardan kaçırmadan keşfedebilir ve Fed faiz oranları gibi kritik makroekonomik verilerle piyasanın daima bir adım önünde olabilirsiniz. Finans devleri düzenleme adımlarını bekliyor Üçüncü unsur ise Japonya’nın büyük finans kuruluşları. SBI Holdings, Bitcoin ve XRP’ye dayalı ikili fon dahil olmak üzere çeşitli ETF ürünlerini devreye alma önerisini daha önce gündeme getirdi. Şirket, yalnızca üç yıl içinde yönetilen varlıklarda 5 trilyon yene ulaşmayı hedefliyor. Bu hız korunursa, ülke genelindeki 18,4 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne 2028’den önce erişilmesi mümkün olabilir. SBI Holdings, Bitcoin ve XRP tabanlı ikili fon dahil bir dizi ETF ürünüyle üç yıl içinde 5 trilyon yenlik yönetilen varlık büyüklüğüne ulaşmayı amaçlıyor. Önümüzdeki aylarda piyasanın odaklanacağı başlıca gelişmeler, Finansal Araçlar ve Borsa Yasası’ndaki değişikliklerin resmen kabul edilmesi ve ihraççıların Finansal Hizmetler Ajansı’na yapacağı ilk başvurular olacak. Düzenleyiciden onay çıkmasının ardından fonların ne hızla büyüyeceği ise iki temel etkene bağlı kalacak. Bunlardan ilki, aracı kurumların kripto varlıkları geniş yatırımcı kitlesinin kullandığı uygulamalara ne kadar hızlı entegre edebileceği. İkinci unsur ise kripto gelirlerindeki vergi oranının %20’ye indirilmesine yönelik teklifin son onayı alıp almayacağı. Tokyo yönetimi süreci bürokratik gecikmelere takmadan ilerletirse, Asya’da ABD piyasasıyla daha güçlü rekabet edebilecek düzenlenmiş bir kripto merkezi ortaya çıkabilir.
Shiba Inu’da borsa çıkışları arttı, toparlanma beklentisi güçlendiShiba Inu, son 24 saatte değer kaybını sürdürürken zincir üstü veriler piyasanın yalnızca fiyat hareketine odaklanmadığını gösteriyor. Geniş kripto piyasasındaki geri çekilmeye rağmen tokenin borsalardaki hareketi, elde tutma eğiliminin yeniden güç kazanabileceğine işaret etti. Borsa akışlarında dikkat çeken değişim CryptoQuant verilerine göre Shiba Inu’nun borsa net akışı son 24 saatte yüzde 3’ten fazla geriledi. Net akış verisi eksi 145.196.700.000 SHIB seviyesinde bulundu. Bu tablo, borsalara satış amacıyla gönderilen token miktarının, borsalardan özel cüzdanlara çekilen miktarın altında kaldığını ortaya koydu. Negatif net akış, kripto piyasasında genellikle satış baskısının zayıfladığına ve yatırımcıların varlıklarını kısa vadeli işlem yerine elde tutmayı tercih ettiğine dair olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle fiyat düşüşü sürse de, borsa verileri talebin tamamen kaybolmadığını gösterdi. CryptoQuant verileri, Shiba Inu’da borsa net akışının eksi 145.196.700.000 SHIB seviyesine indiğini ve çıkışların girişlerden daha yüksek kaldığını ortaya koydu. Fiyat gerilerken talep işareti korundu Shiba Inu son 24 saatte yüzde 0,98 düşüşle 0.000004130 dolardan işlem gördü. Temmuz ayı getirisi ise eksi yüzde 1,74 seviyesinde kaldı. Bu performans, ayın pozitif kapanıp kapanmayacağına ilişkin soru işaretlerini artırdı. Buna karşın spot piyasadaki görünümde alım tarafının yavaş da olsa güç kazandığı değerlendiriliyor. Son günlerde öne çıkan temkinli duruşun ardından, alıcıların satış baskısını dengelemeye başladığı ve bunun olası bir yön değişimi için zemin hazırlayabileceği düşünülüyor. Yatırımcı davranışı yakından izleniyor Borsa giriş ve çıkışları, özellikle düşüş dönemlerinde piyasa eğilimini anlamak açısından yakından takip ediliyor. Bu tür verileri anlık fiyat hareketleri, detaylı grafikler ve portföy görünümüyle birlikte izlemek isteyen kullanıcılar için hesap açma zahmeti gerektirmeyen CryptoAppsy, kripto yatırımlarını tek ekranda birleştiriyor. Uygulama; akıllı fiyat alarmları, coin bazlı haber filtreleme, yeni listelenen altcoin takibi ve Fed faiz oranları gibi kritik makro verileri izleme imkanı sunuyor. Shiba Inu özelinde son veriler, fiyat zayıf seyretse de tokenin borsalardan çekilmeye devam ettiğini gösterdi. Bu eğilimin sürmesi halinde aylık performansta toparlanma ihtimali gündemde kalabilir. Ancak kısa vadeli yön üzerinde genel piyasa duyarlılığı belirleyici olmaya devam edecek. Negatif borsa net akışı, SHIB sahiplerinin satıştan çok elde tutma eğilimine yöneldiğini ve piyasa güveninin kademeli biçimde toparlanabileceğini gösteriyor.
Kuzey Kore, devlet fonlarını kriptoyla akladığı iddia edilen hackerları gözaltına aldıKuzey Kore’de devlet tarafından yetiştirilen seçkin bir hacker grubunun, rejime ait fonları kripto varlıklar üzerinden çaldığı ve akladığı iddiası gündeme geldi. Daily NK’nin Pyongyang içinden ismini açıklamadığı bir kaynağa dayandırdığı bilgilere göre, söz konusu grup Kuzey Kore Merkez Bankası ile Dış Ticaret Bankası’nın iç ağlarına sızdı. Soruşturma 12 Temmuz’da sonuçlandı İddiaya göre grup, şüpheli kripto para transferlerini izleyen iç soruşturmanın ardından 12 Temmuz’da topluca gözaltına alındı. Yetkililer, işlemlerin izini Pyongyang’daki bir güvenli eve kadar sürdü. Daily NK’nin aktardığı çerçevede yapılanmada, Keşif ve İstihbarat Genel Bürosu’na bağlı bir siber harp biriminde görev yapmış eski isimler öne çıktı. Grubun, Kim Chaek Teknoloji Üniversitesi ile Pyongyang Bilim Üniversitesi’nden başarılı mezunları bünyesine kattığı; askeri düzeyde siber yetenekler, şifreli iletişim yöntemleri ve Çin menşeli kablosuz ekipman kullandığı öne sürüldü. Kuzey Koreli soruşturmacılar, şüpheli kripto işlemlerinin izini Pyongyang’daki bir güvenli eve kadar sürerek grubun 12 Temmuz’da gözaltına alındığını belirledi. Kripto varlıkların nakde çevrilme zinciri İddiaya göre Çin’deki aracılar, elde edilen kripto varlıkları nakde dönüştürdü. Ardından bu paranın, Kuzey Kore’nin sınır bölgelerinde faaliyet gösteren bağlantılar üzerinden itibari paralara çevrildiği öne sürüldü. Kuzey Kore uzun süredir devlet destekli siber operasyonlarla anılıyor. Birleşmiş Milletler, ABD, Güney Kore ve Japonya, Pyongyang’a bağlı siber unsurların, aralarında Lazarus Group’un da bulunduğu yapılar üzerinden milyarlarca dolarlık dijital varlık hırsızlığı gerçekleştirdiğini defalarca gündeme taşıdı. Lazarus Group, uluslararası soruşturmalarda sıkça adı geçen ve Kuzey Kore ile ilişkilendirilen bir siber saldırı yapılanması olarak biliniyor. Mini sözlük: Lazarus Group, uluslararası güvenlik kurumlarının Kuzey Kore ile bağlantılı gördüğü bir siber saldırı yapılanmasına verilen addır. Grup, özellikle kripto platformlarını hedef alan büyük ölçekli saldırılarla anılıyor. Önceki büyük saldırılar yeniden gündemde ABD’li yetkililer, Kuzey Koreli hackerları kayıtlara geçen en büyük kripto hırsızlıklarından bazılarını düzenlemekle suçluyor. Bu dosyalar arasında Ronin Bridge, Harmony Horizon Bridge, Atomic Wallet, Alphapo, CoinEx, DMM Bitcoin ve WazirX bağlantılı saldırılar yer alıyor. Kurum veya yapı Haberde geçen rol Kuzey Kore Merkez Bankası İç ağına sızıldığı iddia edilen kurum Dış Ticaret Bankası İç ağına sızıldığı iddia edilen kurum Lazarus Group Kuzey Kore ile ilişkilendirilen siber yapı Pyongyang yönetimi ise ABD ve Birleşmiş Milletler kaynaklı suçlamaları daha önce siyasi amaçlı ve uydurma olarak nitelemişti. Bu son iddia doğruysa, devlet adına gelişmiş siber operasyonlar yürütmek üzere eğitilen kişilerin bu kez ülkenin kendi finans kurumlarını hedef aldığı öne sürülmüş oldu. ABD’li yetkililer, Ronin Bridge’den WazirX’e uzanan bir dizi büyük kripto saldırısının arkasında Kuzey Koreli hackerların bulunduğu değerlendirmesini sürdürüyor.
XRP’de spot akışı %182 arttı, fiyat direnç altında kaldıXRP piyasasında fiyat hareketi ile sermaye akışı arasındaki ayrışma son günlerde daha belirgin hale geldi. Dijital varlıklarda genel görünüm görece destekleyici seyrederken XRP, spot piyasalardaki işlem akışının hızla artmasına rağmen önemli direnç seviyelerinin altında kalmayı sürdürüyor. Spot akışta sert artış Güncel verilere göre XRP spot akışları kısa vadeli bir zaman diliminde %182 yükseldi. Bu artış, coin’lerin spot borsalar üzerinden çok daha yoğun biçimde el değiştirdiğine işaret etti. Ancak bu tablo tek yönlü bir alım eğilimini doğrulamıyor. Alıcılar ile satıcıların aynı anda daha aktif hale gelmesi nedeniyle net spot akış gün boyunca karışık bir görünüm verdi. XRP spot akışlarındaki %182’lik sıçrama, piyasaya güçlü bir para girişinden çok, alıcı ve satıcı tarafında eş zamanlı yükselen işlem temposunu yansıtıyor. Piyasanın geneline bakıldığında koşullar tamamen zayıf görünmüyor. Bitcoin son dalgalanmanın ardından daha dengeli bir seyir izlerken, yüksek piyasa değerine sahip bazı kripto varlıklar kayıplarının bir bölümünü geri aldı. XRP ise 1,10 dolar çevresinde baskı altında kalıyor ve daha yüksek hareketli ortalamaların üzerine yerleşemiyor. Teknik görünüm baskıyı koruyor Teknik göstergeler XRP için temkinli bir tablo ortaya koyuyor. Varlık 50, 100 ve 200 günlük hareketli ortalamaların altında işlem gördüğü için uzun vadeli eğilim zayıf kalmayı sürdürüyor. Son dönemde küçük ölçekli yükselen bir destek çizgisi oluşsa da alım tarafı bu yapıyı güçlü bir kırılmaya dönüştürecek ivmeyi henüz üretemedi. Özellikle 1,11 ile 1,12 dolar bandındaki 50 günlük hareketli ortalama aşılmadıkça yukarı yönlü denemelerin satışla karşılaşması olası görünüyor. Teknik seviyeleri ve direnç kırılımlarını yakından izleyen yatırımcılar için, hesap açma zahmeti gerektirmeyen CryptoAppsy, kripto yatırımlarınızı anlık fiyatlar, detaylı grafikler ve çoklu para birimi destekli portföy yönetimiyle tek bir ekranda birleştiriyor. Bu hepsi bir arada finans asistanı sayesinde akıllı fiyat alarmları kurarak fırsatları anında yakalayabilir, yalnızca elinizdeki coin’lere özel haberleri filtreleyebilir, yeni listelenen altcoin’leri radardan kaçırmadan keşfedebilir ve Fed faiz oranları gibi kritik makroekonomik verilerle piyasanın daima bir adım önünde olabilirsiniz. Zincir üstü veriler karışık sinyal veriyor Zincir üstü tarafta da net bir yön oluşmuş değil. XRP Ledger üzerindeki günlük ödeme hacmi, temmuz başındaki sıçramanın ardından daha düşük seviyelerde seyrediyor. Söz konusu dönemde tek bir günde gerçekleştirilen transfer miktarı 1 milyar XRP’yi aşmıştı. Günlük transfer edilen değer gerilemiş olsa da ödeme sayılarının güçlü kalması ve aktif kullanıcı sayısının son bir ayda büyük ölçüde korunması, ağ kullanımında belirgin bir çözülme yaşanmadığını gösteriyor. Ödeme sayıları ise görece sağlıklı kaldı. Bu durum, taşınan toplam değerdeki yavaşlamaya rağmen ağ kullanımının keskin biçimde zayıflamadığını ortaya koyuyor. Aktif kullanıcı sayısı da son bir ay boyunca büyük ölçüde dengelendi ve ekosistemde katılımcı tabanının korunduğunu gösterdi. Bu nedenle spot akışlardaki sıçrama, doğrudan güçlü bir birikim sürecinden çok portföylerin yeniden konumlandırılmasına işaret ediyor olabilir. Yatırımcılar önemli piyasa hareketleri öncesinde kar almak, sermayeyi farklı varlıklara kaydırmak ya da artabilecek oynaklığa hazırlanmak için spot transferlerini artırabiliyor.
Kremlin, Trump’ın yeni Ukrayna teklifini beklerken savaşı sürdürecekKremlin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye yönelik girişimlerini samimi bulduğunu ancak Rusya’nın askeri operasyonlarını şimdilik sürdüreceğini açıkladı. Moskova yönetimi, Washington’dan gelebilecek yeni öneriyi değerlendirmeye hazır olduğunu bildirdi. Moskova yeni öneriyi bekliyor Rusya yönetiminin resmi tutumunu kamuoyuna aktaran Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Trump ve ABD’li müzakerecilerin barış arayışındaki yaklaşımını olumlu değerlendirdi. Peskov, Moskova’nın daha önce sunulan bazı önerilere yapıcı yaklaştığını savundu. Peskov, ABD’nin bir yandan diplomatik çözüm üzerinde çalışırken diğer yandan Ukrayna’ya silah sağlamayı sürdürmesinin çelişkili bir tablo oluşturduğunu söyledi. Kremlin, bu koşullara rağmen Washington ile temas kanallarını açık tutacağını belirtti. Askeri harekat tercih edilen yol değil ancak şu anda barış ihtimali görünmüyor. Tam zafere kadar ilerleyeceğiz. Kremlin Sözcüsü, Rusya’nın mevcut hedeflerine ulaşmak amacıyla askeri yöntemleri kullanmaya devam edeceğini vurguladı. Bu açıklama, Moskova’nın olası bir diplomatik girişimi değerlendireceğini ancak sahadaki faaliyetlerini durdurmayı planlamadığını gösterdi. Yakın vadeli ateşkes beklentisi zayıfladı Trump’ın Ukrayna savaşını sona erdirmek amacıyla yeni bir plan sunabileceğine ilişkin beklentiler son günlerde yeniden gündeme geldi. ABD yönetimi, taraflar arasındaki görüşmeleri canlandırmak ve diplomatik bir çerçeve oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor. Rusya ile Ukrayna arasında yapılan son üçlü barış görüşmeleri şubat ayında gerçekleştirilmişti. Taraflar arasındaki diplomatik temaslar daha sonra sınırlı düzeyde devam ederken kapsamlı müzakerelerin yeniden başlaması için henüz kesin bir tarih açıklanmadı. Moskova, ABD’li ve Rus yetkililer arasında yeni görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu bildirdi. Bununla birlikte Kremlin’in askeri operasyonların devam edeceğine yönelik açıklaması, kısa vadede kapsamlı bir ateşkes sağlanabileceğine ilişkin beklentileri azalttı. Peskov, Washington’ın sunacağı yeni teklifin içeriği görülmeden Rusya’nın tutumunda değişiklik olmayacağını kaydetti. Kremlin, diplomatik seçenekleri tamamen dışlamadığını ancak mevcut koşullarda askeri hedeflerinden vazgeçmeyeceğini açıkladı.
Suudi Arabistan’daki ABD tesisine İHA saldırısı düzenlendiSuudi Arabistan’da ABD ordusuna ait bir lojistik deponun insansız hava aracıyla hedef alındığı bildirildi. Odaily, 24 Temmuz’da Jinse kaynaklı paylaşımında saldırının ardından bölgede patlama sesleri duyulduğunu aktardı. Hasar ve can kaybına ilişkin bilgi paylaşılmadı İlk açıklamalarda tesisin bulunduğu bölge, saldırıda kullanılan aracın özellikleri ve operasyonu düzenleyen taraf hakkında ayrıntı verilmedi. Depoda oluşan hasarın boyutu ile ölü ya da yaralı bulunup bulunmadığı da açıklanmadı. ABD ve İran arasındaki çatışmaların şiddetlendiği dönemde, Orta Doğu’daki ABD bağlantılı askeri noktalar farklı saldırıların hedefi oldu. Irak’ın Erbil kentinde ABD askerlerinin bulunduğu bölgeye de patlayıcı taşıyan insansız hava araçları yönlendirildi. İran Devrim Muhafızları Ordusu yetkilisi Albay Tajik, son operasyonun stratejik hedefleri etkisiz hale getirmek amacıyla düzenlendiğini açıkladı. Tajik’in sözlerinin Suudi Arabistan’daki lojistik depoya yönelik saldırıyla doğrudan bağlantılı olup olmadığına ilişkin bilgi verilmedi. Albay Tajik, son operasyonun stratejik hedefleri etkisiz hale getirmeye odaklandığını bildirdi. Yemen kaynaklı açıklamalar gerilimi artırdı Yemenli müzakereci Al Salmi ise Yemen güçlerinin Suudi Arabistan’a yönelik tutumunun deniz kuşatmasıyla sınırlı olduğunu ve Bab el Mendeb Boğazı’nın kapatılmadığını savundu. Al Salmi, söz konusu uygulamanın Yemen’e yönelik abluka sona erene kadar devam edeceğini belirterek Suudi Arabistan yönetimini krizin çözümü için sunulan adil önerileri reddetmekle suçladı. Al Salmi, Bab el Mendeb Boğazı’nın kapatılmadığını ve uygulamanın yalnızca Suudi Arabistan’a yönelik deniz kuşatmasını kapsadığını açıkladı. Yemen’deki Husiler daha önce Suudi Arabistan’a karşı deniz kuşatması ilan etmişti. Bölgedeki gemilere yönelik saldırılar, enerji taşımacılığında kullanılan güzergahlara ilişkin güvenlik endişelerini artırdı. Piyasalar bölgesel gerilimi izliyor Orta Doğu’daki ABD bağlantılı tesislere yönelik saldırıların sürmesi, çatışmaların daha geniş bir alana yayılabileceği yönündeki kaygıları güçlendirdi. Piyasa gelişmelerin uluslararası petrol fiyatları ile kripto paralar dahil riskli varlıklara yönelik tutum üzerindeki olası etkilerini takip ediyor.
Ethereum 1.850 dolar desteğini korursa 2.060 dolar hedefi izlenecekEthereum 24 Temmuz’da sınırlı bir satış baskısıyla karşılaştı, ancak teknik görünüm fiyatın kritik destek bölgesinin üzerinde kalması halinde yukarı yönlü alanın korunabileceğine işaret ediyor. Piyasada dikkatler 1.850 dolar seviyesinde toplandı. Analistler bu bölgeyi Ethereum’un kısa vadeli yönü açısından belirleyici görüyor. 1.850 dolar seviyesi öne çıktı Ethereum haber sırasında 1.891,58 dolardan işlem gördü. Son 24 saatteki düşüş %1,13 olurken, günlük işlem hacmi 19,26 milyar dolara ulaştı. Piyasa değeri ise 228,90 milyar dolar seviyesinde yer aldı. Fiyatta görülen geri çekilmeye rağmen Ethereum önemli bir teknik destek alanının üzerinde kalmayı sürdürdü. Kripto para analisti Ali Martinez, 24 Temmuz tarihli değerlendirmesinde Ethereum’un kısa süre önce alt kanal çizgisini test ettikten sonra tepki verdiğini aktardı. Ali Martinez, Ethereum 1.850 doların üzerinde kaldığı sürece fiyatın kanalın üst bandına doğru toparlanma denemesi yapabileceğini, bu senaryoda 2.060 dolar seviyesinin öne çıktığını vurguluyor. Analiste göre 1.850 doların altına sarkılması ise teknik yapıyı zayıflatabilir. Grafikte fiyatın halen işlem kanalının sınırlarına bağlı kaldığı görülürken, önümüzdeki birkaç gün mevcut yükseliş eğiliminin kalıcı bir toparlanmaya dönüşüp dönüşmeyeceği açısından önem taşıyor. Türev piyasasında denge korunuyor Ethereum türev piyasasında son fiyat düşüşüne rağmen daha dengeli bir tablo oluştu. Açık pozisyon büyüklüğü %1,50 gerileyerek 27,34 milyar dolara indi. Bu gerileme, son piyasa hareketiyle birlikte kaldıraçlı işlemlerin bir bölümünün kapandığını gösteriyor. Açık pozisyondaki düşüş genelde kısa vadeli zayıflık dönemlerinde spekülatif iştahın azaldığına işaret ediyor. Buna karşılık işlem hacmi %7,78 artışla 37,07 milyar dolara çıktı. Hacmin yükselirken açık pozisyonun düşmesi, bazı yatırımcıların pozisyon kapattığını ancak piyasaya yeni katılımın sürdüğünü düşündürüyor. Alıcılar ile satıcılar arasındaki dengeyi izlemek isteyen yatırımcılar için anlık veri akışı öne çıkarken, hesap açma zahmeti gerektirmeyen CryptoAppsy, kripto yatırımlarınızı anlık fiyatlar, detaylı grafikler ve çoklu para birimi destekli portföy yönetimiyle tek bir ekranda birleştiriyor. Bu hepsi bir arada finans asistanı sayesinde akıllı fiyat alarmları kurarak fırsatları anında yakalayabilir, yalnızca elinizdeki coin’lere özel haberleri filtreleyebilir, yeni listelenen altcoin’leri radardan kaçırmadan keşfedebilir ve Fed faiz oranları gibi kritik makroekonomik verilerle piyasanın daima bir adım önünde olabilirsiniz. Açık pozisyona göre ağırlıklandırılmış fonlama oranı da yaklaşık %0.0005 düzeyinde sabit kaldı. Sıfıra çok yakın bu oran, uzun ve kısa pozisyonlar arasında belirgin bir üstünlük bulunmadığını, başka bir ifadeyle piyasanın dengeli seyrettiğini gösteriyor. 2.060 dolar direnci kısa vadeli hedef olarak izleniyor Önümüzdeki birkaç işlem seansında yatırımcılar, alıcıların 1.850 doların üzerinde tutunup tutunamayacağına ve yüksek hacmin korunup korunamayacağına odaklanacak. Bu desteğin çalışmayı sürdürmesi halinde fiyatın kademeli biçimde 2.060 dolar direncine yönelmesi mümkün görülüyor. 1.850 dolar desteğinin korunması halinde 2.060 dolar seviyesi kısa vadede öne çıkarken, bu bölgenin kaybedilmesi durumunda daha aşağı destekler yeniden gündeme gelebilir. Buna karşılık satıcıların güç kazanması ve 1.850 doların aşağı kırılması halinde daha alt destek bölgeleri izlenecek. Mevcut tabloda teknik yapı tamamen bozulmuş görünmüyor; ancak daha güçlü fiyat hareketi ve alıcı ilgisi olmadan toparlanmanın teyit kazanması zor olabilir.
Shiba Inu yakımında hız yavaşladı, arz baskısı sürüyorShiba Inu ağında son 24 saatte 3 milyondan fazla token yakıldı. Buna karşın yakım temposundaki yavaşlama dikkat çekti. Günlük yakım oranı yüzde 15,80 gerilerken, haftalık düşüş yüzde 28,12, aylık düşüş ise yüzde 37,44 oldu. Veriler, yakım işlemlerinin sürdüğünü ancak dolaşımdaki arz üzerinde belirgin bir etki yaratacak ölçekte olmadığını gösteriyor. Yakım verileri arzı sınırlamakta yetersiz kaldı Son yedi günde 59,77 milyon SHIB yakıldı ve bunun piyasa değeri yaklaşık 251 dolar olarak hesaplandı. Son 30 günlük toplam yakım ise 286,85 milyon SHIB seviyesine ulaştı. Buna rağmen toplam arzdan yakılan pay hala yüzde 41,08 düzeyinde bulunuyor. Bugüne kadar toplam 410.840.447.753.352 SHIB, 21.266 işlemle dolaşımdan çıkarıldı. Bu büyük toplam içinde, Ethereum kurucu ortağı Vitalik Buterin’in Mayıs 2021’de gerçekleştirdiği yaklaşık 410 trilyon SHIB yakımı belirleyici unsur olmayı sürdürüyor. Toplam arzdan yakılan oran yüzde 41,08 seviyesinde kaldı ve düzenli yakım sürse de bunun SHIB arzında şimdilik kayda değer bir daralma yaratmadığı görülüyor. Fiyat görünümünde sınırlı baskı öne çıktı Shiba Inu fiyatı kısa vadede yeni bir yükseliş katalizörü ararken daha sakin bir seyir izledi. SHIB son 24 saatte yüzde 1,63 gerileyerek 0.000004164 dolara indi. Haftalık bazda ise yüzde 0,82 artıda kaldı. Bu tablo, kısa vadeli baskıya rağmen daha geniş zaman diliminde kayıpların sınırlı kaldığına işaret etti. Teknik seviyeler, direnç bölgeleri ve piyasa ivmesi gibi başlıkları yakından izleyen yatırımcılar için veri takibi öne çıkarken, hesap açma zahmeti gerektirmeyen CryptoAppsy, kripto yatırımlarınızı anlık fiyatlar, detaylı grafikler ve çoklu para birimi destekli portföy yönetimiyle tek bir ekranda birleştiriyor. Bu hepsi bir arada finans asistanı sayesinde akıllı fiyat alarmları kurarak fırsatları anında yakalayabilir, yalnızca elinizdeki coin’lere özel haberleri filtreleyebilir, yeni listelenen altcoin’leri radardan kaçırmadan keşfedebilir ve Fed faiz oranları gibi kritik makroekonomik verilerle piyasanın daima bir adım önünde olabilirsiniz. Makro veriler ve likidite görünümü temkinli tablo çizdi Bitcoin‘in 65.000 dolar civarında dalgalandığı süreçte büyük kripto varlıklarda sınırlı bir geri çekilme görüldü. ABD’de 18 Temmuz haftasına ait işsizlik maaşı başvuruları 187.000 olarak açıklandı. Ekonomistlerin beklentisi 212.000 seviyesindeydi. Beklentinin altında gelen veri, piyasalarda tek başına belirleyici bir yön oluşturmadı. Haftalık görünümde büyük varlıkların çoğu pozitif bölgede kalmayı sürdürdü. Cuma günkü geri çekilme, güçlü yükselişin ardından gelen kısa süreli bir soluklanma olarak öne çıktı. Piyasada net bir kırılma sinyali oluşmadı. CryptoQuant, stabilcoin alım gücünde marjinal bir dengelenme görüldüğünü, ancak bunun geniş kripto piyasasına kalıcı destek verecek ölçekte henüz geri dönmediğini aktarıyor. Likidite tarafındaki bu görünüm, kısa vadede nötr ile hafif olumlu bir çerçeveye işaret ediyor. Pozitif net girişlerin sürmesi halinde kripto varlıklar destek bulabilir. Ancak daha güçlü bir yukarı yön sinyali için borsa rezervlerinin istikrar kazanması ve basılan arzın düzenli biçimde itfalardan yüksek seyretmesi gerekiyor.
ABD Senatosu kripto yasa tasarısında uzlaşmayı günler kala arıyorRipple Baş Teknoloji Sorumlusu Emeritus David Schwartz, ABD kripto piyasasında süren siyasi gerilimi kısa bir ifadeyle özetledi. X hesabından paylaşım yapan Schwartz, Dijital Varlık Piyasası Netlik Yasası olarak anılan tasarının adının kısaltılarak “DAM Clarity Act” şeklinde kullanılmasını önerdi. Bu ifade, Washington’daki uzun süren anlaşmazlıklara yönelik sektör tepkisinin simgesi haline geldi. Tasarı için zaman daralıyor Schwartz, “DAM Clarity Act’i artık geçirin” sözleriyle dikkat çekti. Ripple’da teknoloji tarafının uzun yıllardır öne çıkan isimlerinden biri olan Schwartz, şirketin teknik vizyonunda etkili figürler arasında yer alıyor. Mesajın kısa olmasına rağmen, ABD’de kripto sektörünün düzenleyici belirsizlikten duyduğu rahatsızlığı açık biçimde yansıttı. David Schwartz, “DAM Clarity Act’i artık geçirin” çağrısıyla, sektörde giderek artan sabırsızlığı doğrudan dile getirdi. Tasarı, ABD Senatosu ağustos arasından önce yasama sürecinde ilerlemeye çalışıyor. Sektör temsilcileri ise düzenleme cephesinde daha fazla gecikme yaşanmaması için baskıyı artırmış durumda. Senatörlerin tatile girmesine günler kala uzlaşma sağlanıp sağlanamayacağı belirsizliğini koruyor. Ripple yönetiminden açık çağrı geldi Ripple CEO’su Brad Garlinghouse da milletvekillerine mevcut metni daha fazla geciktirmeden kabul etme çağrısı yaptı. Garlinghouse, kusursuz ifade arayışının süreci tıkadığını ve sektörün daha fazla bekleyemeyeceğini savunuyor. Brad Garlinghouse, yasa koyuculara metindeki ifadeleri daha fazla tartışmak yerine tasarıyı mevcut haliyle geçirmeleri çağrısında bulunuyor. Tasarı, kripto piyasasını yöneten kurallarda kapsamlı değişiklikler öngörüyor. Düzenleme teklifine göre piyasa denetiminin önemli bölümü ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu SEC’ten alınarak Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu CFTC’ye kaydırılacak. CFTC, türev ve emtia piyasalarını denetleyen federal kurum olarak biliniyor. Mini sözlük: CFTC, ABD’de emtia ve vadeli işlem piyasalarını denetleyen federal kurumdur. SEC ise menkul kıymet piyasalarından sorumludur; kripto varlıkların hangi kurumun alanına girdiği uzun süredir temel tartışma başlıkları arasında yer alıyor. XRP ve diğer varlıkların statüsü öne çıkıyor Bu değişiklik, XRP dahil büyük kripto varlıkların hukuki statüsüne ilişkin yıllardır süren tartışmayı da etkileyebilir. Tasarı, bu varlıkların dijital emtia olarak tanınmasının önünü açarken, bireysel yatırımcıları piyasa manipülasyonuna karşı korumayı hedefleyen daha net güvenlik standartları da getiriyor. Öte yandan süreç tamamlanmış değil. ABD Hazine Bakanlığı tasarının son aşamaya geldiğini belirtse de Senato kulislerinde görüş ayrılıkları sürüyor. Bazı yasa koyucular, kara para aklamayla mücadele hükümlerinin sertleştirilmesini ve stabilcoin alanında daha sıkı denetim kurulmasını istiyor. Senato’daki müzakereler uzadıkça, tasarının ağustos arasından önce geçip geçemeyeceği daha kritik hale geliyor. Kalan sürenin oldukça sınırlı olması nedeniyle, önümüzdeki birkaç gün ABD kripto düzenlemelerinin yönü açısından belirleyici olabilir.
Kripto cüzdanınızla Wall Street’e bağlanın: RWA token’ların yükselişiGeleneksel borsa seanslarını, karmaşık aracı kurum kayıtlarını ve yüksek işlem ücretlerini bir kenara bırakın. Kripto para ekosistemi, artık sadece dijital varlıklarla sınırlı kalmaktan çıkıp “Gerçek Dünya Varlıkları” (Real World Assets – RWA) ile geleneksel finansı temelden yeniden şekillendiriyor. Peki, portföyünüzdeki kripto varlıklarla Apple, Tesla veya Amazon gibi dev ABD şirketlerinin hisselerine saniyeler içinde, 7/24 yatırım yapabilseydiniz ne olurdu? İşte bu noktada RWA token’lar ve bu dönüşüme öncülük eden yeni nesil altyapılar devreye giriyor. RWA (gerçek dünya varlıkları) nedir ve neden önemli? Kısaca RWA; gayrimenkul, emtia, hisse senedi veya tahvil gibi geleneksel finansal varlıkların blokzinciri üzerinde “tokenize” edilerek dijital bir karşılığının oluşturulmasıdır. RWA token’lar, geleneksel piyasaların trilyonlarca dolarlık hacmini ve güvenilirliğini, Web3 dünyasının hızı, şeffaflığı ve erişilebilirliği ile birleştirir. Birkaç yıl öncesine kadar bir yatırımcının hem kripto portföyünü yönetmesi hem de ABD borsalarındaki fırsatları değerlendirmesi için farklı platformlar arasında gidip gelmesi, uzun onay süreçlerinden (KYC) geçmesi ve mesai saatlerine uyması gerekiyordu. Bugün ise tokenize edilmiş hisseler sayesinde, cüzdanınızdaki varlıkları doğrudan reel ekonomi devlerine yönlendirebiliyorsunuz. Tokenize edilmiş ABD hisseleri: Sınırları kaldıran teknoloji ABD borsaları, dünyanın en dinamik ve büyük piyasalarıdır. Ancak küresel ve bireysel bir yatırımcı için bu piyasalara erişmek çoğu zaman pürüzlü bir deneyimdir. RWA teknolojisi bu pürüzleri tamamen ortadan kaldırır: Bölünebilir Sahiplik (Fractional Ownership): Binlerce dolar değerindeki bir hissenin sadece bütçenize uygun küçük bir kısmını bir RWA token olarak alıp satabilirsiniz. 7/24 İşlem Özgürlüğü: Geleneksel borsalar cuma akşamı kapandığında bile blokzinciri asla uyumaz. Tokenize hisseleriniz üzerinde hafta sonu bile işlem yapma esnekliğine sahip olursunuz. Sınırsız ve Hızlı Transfer: Satın aldığınız RWA hisse token’ını, bir kripto para transferi hızında işlemden geçirebilirsiniz. Yeni nesil bir deneyim Tam bu noktada, RWA ekosisteminin sunduğu karmaşık altyapıyı kullanıcı dostu bir arayüzle standartlaştıran platformlar öne çıkıyor. Kripto dünyasından çıkmadan, doğrudan geleneksel finansın en güçlü varlıklarına erişmek isteyen yatırımcılar için 1stepSwap 1stepswap.com güçlü bir köprü görevi görüyor. Platform, yatırımcıyı karmaşık DeFi jargonlarıyla yormadan doğrudan çözüme odaklanarak şu avantajları sunuyor: Pürüzsüz RWA Alım Satımı: Ekosistemdeki güvenilir RWA token’larına, cüzdanınızı bağlayarak hızlıca erişim sağlayabilirsiniz. Dev ABD Şirketleri Elinizin Altında: Geleneksel aracı kurumlara, bekleme sürelerine veya ağır komisyonlara ihtiyaç duymadan, büyük Amerikan şirketlerinin tokenize edilmiş RWA hisselerini kripto portföyünüze doğrudan dahil edebilirsiniz. “Tek Adımda” Çözüm: Platform, adından da anlaşılacağı üzere varlıklar arası geçişi karmaşık yönlendirmelerden arındırarak optimize ediyor. Geleneksel finanstan Web3’e geçiş yapmak isteyen bir kullanıcının bile rahatlıkla RWA yatırımı yapabileceği, hıza odaklanmış bir altyapı barındırıyor. Portföyünüzü gerçek dünyaya sabitleyin Kripto paraların yüksek volatilitesi fırsatlar yaratsa da, uzun vadeli ve dirençli bir portföy için geleneksel piyasalara entegrasyon artık bir lüks değil, gerekliliktir. RWA token’lar yatırımcılara ihtiyaç duydukları bu dengeyi sağlıyor. Apple, Google, Meta, Tesla, Nvidia, Amazon, MSTR gibi büyük ABD şirketlerinin hisselerini blokzinciri hızında alıp satabilmek artık mevcut finansal gerçekliğimiz. Bu yeni düzende yerinizi almak ve Web3 ile Wall Street arasındaki sınırları tamamen kaldıran çözümleri kendi stratejinize entegre etmek isterseniz, 1stepSwap gibi yeni nesil platformların sunduğu RWA altyapılarını incelemek, yatırım yolculuğunuz için yenilikçi ve güçlü bir başlangıç olacaktır.
Mount Carmel, kripto madenciliği ve veri merkezlerini yasakladıABD’de Mount Carmel kasabası, enerji tüketimi yüksek dijital altyapılara karşı adım atan son yerleşimlerden biri oldu. Kasabanın Belediye Başkanı ve Meclis üyeleri 23 Temmuz’da kripto para madenciliği faaliyetleri ile veri merkezlerini yasaklama kararı aldı. Yerel itirazlar büyüyor Karar, ülke genelinde çok sayıda yerel topluluğun büyük ölçekli veri merkezlerine karşı artan tepkisinin sürdüğü bir dönemde geldi. Elektrik talebindeki artış, gürültü, su tüketimi, çevresel etkiler ve kırsal mahallelerin yapısının bozulabileceği yönündeki kaygılar öne çıkıyor. Mount Carmel yakınlarındaki Pennsylvania eyaletine bağlı Mt. Carmel Township’te de benzer bir tartışma yaşandı. Yüzlerce kişi kamu toplantılarına katılarak planlanan tesislere itiraz etti. Bölge sakinleri, büyük veri merkezlerinin evleri, ormanlık alanları ve yerel yaşam dokusunu tehdit edebileceğini savundu. Bu nedenle daha sıkı imar kuralları, daha geniş tampon bölgeler ve ihlaller için daha ağır yaptırımlar talep edildi. Bölge sakinleri, büyük veri merkezlerinin yakın çevredeki konutlar ve ormanlık alanlar üzerinde baskı kurabileceğini, bu nedenle daha sıkı imar kuralları ile daha caydırıcı yaptırımlar gerektiğini vurguluyor. Aynı bölgede bazı yurttaşlar, veri merkezi düzenlemelerine aykırı davranan işletmelere öngörülen para cezalarının büyük şirketler için yetersiz kalacağını dile getirdi. Yerel yönetimden, kurallar gözden geçirilene kadar geçici bir durdurma kararı alınması da istendi. Diğer eyaletlerde de benzer kararlar alındı Mount Carmel’in attığı adım tekil bir gelişme değil. Son aylarda ABD’nin farklı bölgelerinde kripto madenciliği ve veri merkezlerine yönelik sınırlamalar gündeme geldi. New York eyaletindeki Manlius kasabası, güç talebi, su kullanımı, çevresel etkiler ve artan hizmet maliyetleri nedeniyle veri merkezleri ile ticari kripto para madenciliğine bir yıllık geçici durdurma kararı verdi. Alabama’daki Morgan County yönetimi de önerilen bir Bitcoin madenciliği tesisine yönelik itirazların ardından veri merkezi ve kripto madenciliği projelerini geçici olarak durdurdu. Bölge sakinleri gürültü, altyapı üzerindeki yük, yol trafiği ve yerleşim alanlarının sanayi görünümü kazanması gibi başlıklarda endişelerini dile getirdi. Tennessee eyaletindeki St. Joseph ise şehir sınırları içinde veri merkezlerini, yapay zeka hesaplama tesislerini, kripto para madenciliği operasyonlarını ve benzer yoğun dijital altyapıları yasaklayan bir düzenlemeyi kabul etti. Kripto sektörü için yeni baskı alanı Tartışma yalnızca kripto para madenciliğiyle sınırlı kalmıyor. Yapay zeka odaklı veri merkezlerinin hızla yayılması, yüksek elektrik ve su ihtiyacı olan bu tesislerin yerel topluluklar tarafından ne ölçüde kabul edilmesi gerektiği sorusunu ülke çapında daha görünür hale getirdi. New Orleans dahil bazı kentler de benzer gerekçelerle daha sıkı kısıtlamalara ya da geçici yasaklara yöneldi. Teknik göstergeler, direnç seviyeleri ve makro veriler kadar düzenleyici iklimi de yakından izleyen yatırımcılar için piyasa takibi daha önemli hale gelirken, hesap açma zahmeti gerektirmeyen CryptoAppsy, kripto yatırımlarınızı anlık fiyatlar, detaylı grafikler ve çoklu para birimi destekli portföy yönetimiyle tek bir ekranda birleştiriyor. Bu hepsi bir arada finans asistanı sayesinde akıllı fiyat alarmları kurarak fırsatları anında yakalayabilir, yalnızca elinizdeki coin’lere özel haberleri filtreleyebilir, yeni listelenen altcoin’leri radardan kaçırmadan keşfedebilir ve Fed faiz oranları gibi kritik makroekonomik verilerle piyasanın daima bir adım önünde olabilirsiniz. Kripto madenciliği şirketleri ucuz enerji ve uygun arazi arayışını sürdürürken, birçok yerel topluluk artan altyapı yükü ve çevresel baskının asıl maliyetini kendilerinin taşıdığını savunuyor. Kripto sektörü açısından bu tablo yeni bir zorluk oluşturuyor. Bitcoin madenciliği şirketleri düşük maliyetli enerjiye ve uygun araziye erişebilecek bölgeler ararken, işletmeciler yatırım, vergi geliri ve ekonomik hareketlilik sağladıklarını öne sürüyor. Buna karşılık yerel topluluklar, altyapı talebindeki artış ve çevresel baskının yükünü kendilerinin üstlendiğini düşünüyor.
Clarity Act, Trump ailesine yönelik kısıtlamalarda düğümlendiBTC TOP kurucusu Jiang Zhuoer, ABD’de kripto varlık piyasasının yasal çerçevesini belirlemeyi amaçlayan Clarity Act’ın kabul edilme ihtimalini yüzde 10 ile yüzde 20 arasında değerlendiriyor. Zhuoer, Kongredeki görüş ayrılıklarının özellikle etik hükümler üzerinde yoğunlaştığını söylüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın desteklediği düzenleme, başkan ile eşinin kripto varlık ihraç etmesini sınırlıyor. Demokratlar ise kapsamın diğer aile üyelerini ve aile bağlantılı kuruluşları da içerecek şekilde genişletilmesini talep ediyor. Taraflar, olası ihlallerde hangi makamların dava açabileceği konusunda da uzlaşamadı. Trump, yetkinin ABD Adalet Bakanlığına verilmesini desteklerken Demokratlar, Adalet Bakanının başkan tarafından atanmasını gerekçe göstererek eyalet başsavcılarının da yasal işlem başlatabilmesini istiyor. Zhuoer’e göre Demokratların önerdiği sınırlamaların tamamının kabul edilmesi, Trump’ın tasarıyı imzalama isteğini önemli ölçüde azaltabilir. Etik hükümler en belirgin anlaşmazlık alanı olsa da mevzuatın diğer bölümlerinde henüz giderilemeyen farklılıklar bulunuyor. ABD Kongresinin 7 Ağustos’ta tatile girmesi beklenirken tasarının ilerletilebilmesi için yaklaşık 10 çalışma günü kaldı. Zhuoer, daralan yasama takviminin büyük görüş ayrılıklarını bu süre içinde kapatmayı zorlaştırdığını değerlendiriyor. Kongrenin 14 Eylül ile 5 Ekim arasındaki çalışma dönemi de ara seçimlere yakın bir tarihe denk geliyor. Milletvekillerinin bu süreçte bütçe ve ödenek gündemleriyle ilgilenmesi beklenirken federal hükümetin kapanması ihtimali de takvimi baskılayabilir. Zhuoer, Demokratların seçimlerden önce tasarıyı hızlandırmak için güçlü bir siyasi teşvike sahip olmadığını savunuyor.
Çin, ABD’nin yeni gümrük vergileri ardından “Trump tarzı gümrük savaşının kimseye fayda sağlamadığını” belirttiÇin yönetimi, ABD’nin aralarında Çin ve Güney Kore’nin de bulunduğu 60 ekonomiden yapılan ithalata getirdiği yeni gümrük tarifelerine karşı çıktı. Pekin, tek taraflı tarife adımlarının küresel ticarete zarar verdiğini savundu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, 24 Temmuz’daki (bugün) basın toplantısında ülkesinin tutumunun açık ve tutarlı olduğunu söyledi. Lin, tarife ve ticaret savaşlarının hiçbir tarafa fayda sağlamadığını vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, 23 Temmuz’da 1974 Ticaret Yasası’nın 301’inci bölümü kapsamında yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında değişen ek tarifeler açıkladı. Washington, kararın zorla çalıştırılarak üretilen mallara karşı yeterli önlem alınmaması nedeniyle uygulandığını bildirdi. Pekin herhangi bir misilleme adımı veya ayrıntılı karşılık planı açıklamadı. Çin’in tepkisi, daha önce ABD’nin ilave tarifelerine karşı dile getirdiği genel itirazlarla sınırlı kaldı. Ticaret gerilimi yeniden yükseliyor ABD ile Çin arasındaki tarife anlaşmazlığı, Trump’ın ilk döneminde de ilişkilerin temel gündemlerinden biriydi. Washington 2018’de fikri mülkiyet ihlalleri ve teknoloji transferi gerekçeleriyle Çin ürünlerine yüksek tarifeler uygulamış, Pekin de ABD ürünlerine ek vergiler getirmişti. Bu adımlar şirketlerin tedarik maliyetlerini artırırken Çinli ihracatçıların ABD pazarındaki rekabet gücünü zayıflattı. Çin’in karşı tarifeleri, ihracata bağımlı ABD’li çiftçiler üzerinde de baskı oluşturdu. Liderler düzeyindeki temaslar gündemde Lin, Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 24 Eylül’de ABD’yi ziyaret edeceği ve yapay zeka görüşmeleri yapılacağı yönündeki açıklamalarını doğrudan doğrulamadı. Liderler arası diplomasinin stratejik önem taşıdığını belirten Lin, yapay zeka alanındaki ortak anlayışın uygulanmasını umduklarını söyledi.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."