Aday adayı olduğum temsilcilik.
Bitcoin 74.000 dolar sınırına düştü, ABD-İran gerilimi piyasaları sarstı
Kripto piyasaları yeni haftaya sert dalgalanmayla girerken, Bitcoin’in fiyatı 20 Nisan günü 74.000 dolar seviyesine kadar geriledi. Bu düşüşte, ABD güçlerinin İran bayraklı Touska adlı yük gemisini Hürmüz Boğazı yakınında alıkoyması belirleyici oldu. Yaşanan gelişme, küresel risk iştahını zayıflattı ve yatırımcıları daha temkinli pozisyon almaya itti. Gerginliğin Tetiklediği Piyasa Hareketleri Enerji piyasalarında da tansiyon yükseldi. Brent petrol fiyatı yaklaşık yüzde 6 artışla 95 dolar seviyesine çıktı. ABD borsalarını gösteren S&P 500 endeks vadeli kontratları da yüzde 0,6 civarında değer kaybederken, enerji arzında ve diplomaside daha büyük çaplı aksamalar yaşanabileceği endişesi öne çıktı. Kripto piyasalarında ise dalgalanma dikkat çekti. Bitcoin, haftasonunda meydana gelen kısa süreli toparlanmayı geri verdi ve gün içi en düşük seviye olan 73.831 dolara çekildi. CryptoAppsy verilerine göre Bitcoin en son 74.800 dolardan el değiştiriyordu. Analistler, jeopolitik tansiyonun riskli varlıklara ilgiyi kısa vadede baskılamaya devam edebileceğine işaret etti. Yaşanan gerilim, özellikle Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji akışındaki kritik rolü nedeniyle, hem petrol hem de volatil varlıklar üzerinde anında baskı yarattı. Bu güzergah, dünya petrol sevkiyatının önemli kısmına ev sahipliği yapıyor ve bölgedeki herhangi bir denizcilik tehdidi, piyasalarda güçlü fiyat hareketlerine neden oluyor. ABD-İran Arasındaki Diplomatik Kriz ABD Ordusu Merkez Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, ABD Donanmasına ait USS Spruance’ın Touska isimli İran gemisinin motorunu işlevsiz bırakıp USS Tripoli’den havalanan helikopterle operasyona başladığı kaydedildi. İddialara göre, mürettebat ABD uyarılarını altı saat boyunca görmezden geldi. Gemideki kontrolün ele geçirilmesiyle olay geçen haftadan bu yana devam eden İran’a deniz ablukasının en doğrudan yansıması oldu. İran tarafı ise olaya silahlı korsanlık ve ateşkesin ihlali olarak bakıyor. İran devlet ajansı, ABD gemilerinin insansız hava aracı saldırılarıyla hedef alındığını fakat ilk tespitlere göre herhangi bir hasar oluşmadığını aktardı. Tahran yönetimi, geminin ele geçirilmesine karşılık olarak sert önlemler alacağını belirtti. Olaylardan sonra başlayan karşılıklı açıklamalar, kısa vadede sürdürülen ateşkesi ve yeni müzakere ihtimallerini daha kırılgan bir hale getirdi. İran, şu aşamada müzakere heyetini Pakistan’a göndermeyeceğini açıkladı ve bu kararını bölgede devam eden ablukaya bağladı. Bitcoin’in Tepkisi ve Kısa Vadeli Görünüm Kripto piyasalarında, hemen her yeni makro gelişmeyle fiyatların yön değiştirebildiği bir dönem yaşanıyor. Bu olay özelinde, Bitcoin yatırımcılarının jeopolitik riskleri fiyatlara hızla dahil ettiği gözlemlendi. 78.000 doların üzerinde bulunan seviyeden başlayan geri çekilmede, alıcıların güç kaybedip ivmenin satıcılara geçtiği görülüyor. Şu an piyasalar, Bitcoin’in 74.000–74.800 dolar bandında tutunup tutunamayacağını izliyor. Eğer fiyat 73.831 doların üzerinde kalırsa, en azından ciddi düşüşlerin bir süreliğine sınırlı kalabileceği düşünülüyor. Ancak bu seviyenin altındaki kapanışlar, kısa vadede kripto piyasasında daha sert hareketleri gündeme getirebilir. ABD’nin İran bandıralı gemiye el koyması sonrası petrol fiyatları hızla yükselirken, Bitcoin de makro kaynaklı satış baskısından kaçamadı. Uzmanlar, “Coğrafi krizler kriptodaki kısa vadeli risk algısını şekillendirmeye devam ediyor” görüşünde birleşiyor.
Bitcoin’da 7,9 milyar dolarlık opsiyon vadesi yaklaşırken 75.000 dolar volatiliteyi tetikleyebilir
Kripto para piyasasında beklenen büyük hareketlerden biri, 7,9 milyar dolar değerindeki Bitcoin opsiyon sözleşmelerinin Cuma günü vadesinin dolacak olması. Deribit platformunda gerçekleşecek bu vade süreci, piyasa üzerinde ciddi bir etki oluşturabilir. Uzmanlar 62.000 ve 75.000 dolar seviyelerinin önümüzdeki günlerde kilit öneme sahip olacağını vurguluyor. 75.000 dolar seviyesi: Yükseliş beklentisinin merkezi Veri ve analiz platformu Glassnode’un paylaştığı bilgilere göre, Bitcoin için call opsiyonlarında en yoğun hareket 75.000 dolar düzeyinde gerçekleşiyor. Şu an açık pozisyon büyüklüğü yaklaşık 395 milyon dolar seviyesinde. Bu, 75.000 dolardaki alım opsiyonlarının yatırımcılar açısından ciddi bir yükseliş beklentisini yansıttığına işaret ediyor. Bununla birlikte, “gamma etkisi” adı verilen teknik faktörün burada devreye girdiği belirtiliyor. 75.000 dolar seviyesinde gamma etkisinin fazlasıyla negatif olması, piyasanın bu noktada çok daha sert fiyat dalgalanmalarına sahne olabileceği anlamına geliyor. Fiyat yükseldiğinde piyasa yapıcılar daha çok Bitcoin almak, düştüğünde ise daha çok satmak zorunda kalabilecek. Böylece fiyat hareketlerinin şiddetlenmesi ihtimali artıyor. “75.000 dolar düzeyindeki açık pozisyon ve negatif gamma etkisi birlikte değerlendirildiğinde, bu bölgenin fiyatın sert dalgalanmalara açık olacağı bir alan haline gelmesi bekleniyor.” Aşağı yönlü risk ve 62.000 dolar koruma seviyesi Düşüş eğilimini savunan yatırımcılar açısından en dikkat çeken seviye ise 62.000 dolar noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviyede yaklaşık 330 milyon dolarlık put opsiyon sözleşmesi açık durumda bulunuyor. Put opsiyonları düşüşe karşı bir tür sigorta işlevi gördüğünden, 62.000 doların altında fiyatlamalar gerçekleşirse bu kontratlar etkinleşebilir. Böylece piyasadaki iki temel kutup 62.000 dolar ve 75.000 dolar aralığında şekilleniyor. Bu bölge, kısa vadede olası fiyat hareketleri için kritik bir bant olarak öne çıkıyor. Piyasanın ortasında: 71.000 dolar ‘max pain’ noktası Opsiyon piyasasında “max pain” olarak adlandırılan ve en çok kontratın değersiz hale geleceği seviye de 71.000 dolarda bulunuyor. Bu noktanın kısa vadede fiyatlar üzerinde mıknatıs etkisi oluşturabileceği üzerinde duruluyor. Ancak bu seviye, sözleşmelerin vadesine yaklaşıldıkça fiyat ve pozisyon büyüklüğüne göre değişebilir. Geçmişe kıyasla ilginç bir durum da Mart ayında Bitcoin fiyatı ‘max pain’in altında seyrediyorken, şu anda bunun üzerinde olması. Bu da piyasada yükselişin korunup korunamayacağıyla ilgili test niteliğinde görülüyor. Opsiyon piyasasına ek olarak, kalıcı Bitcoin vadeli işlemlerde fonlama oranlarının negatif seyretmesi, satış beklentisiyle açılmış pozisyonların biriktiğine işaret ediyor. Fiyat 75.000 dolar üzerinde tutunmayı başarırsa, bu kısa pozisyonların kapatılması yukarı yönlü bir baskı yaratabilir. Deribit platformunun şu anda 31 milyar dolarlık açık opsiyon pozisyonu ile sektörde önde olduğu, hatta ABD’deki en büyük Bitcoin ETF’lerinden biri olan BlackRock’ın IBIT ürününü bile geçtiği belirtiliyor.
Solana’da 93 dolar direnci aşılamadı, kritik aralıkta sert hareket beklentisi öne çıktı
Solana fiyatı son dönemde hem alım hem de satım yönünde güçlü likidite bölgelerinin arasında, dar bir teknik aralıkta işlem görüyor. Özellikle 85 doların hemen altındaki likidite birikimi ile 93 dolardaki güçlü direnç seviyesi arasında kalan SOL, bu aralıkta yön arayışını sürdürüyor. Ted takma isimli bir X kullanıcısının paylaştığı Coinglass verilerine göre, fiyatın aşağı ve yukarı yönlü sert bir harekete hazırlandığına dair işaretler öne çıkıyor. Likidite haritası kritik seviyeleri gösteriyor Coinglass ısı haritasında dikkat çeken iki belirgin odak noktası öne çıkıyor. 90 dolar üzerinde güçlü bir likidite bandı oluşmuş durumda; bu, fiyatın yukarı hareketi halinde büyük pozisyonların tetiklenebileceğini gösteriyor. 85 doların hemen altında ise bir başka likidite kümesi bulunuyor. Piyasanın dengesizleşmesi durumunda fiyatların bu tür bölgelere hızla çekildiği sıklıkla gözlemleniyor. Özellikle 90 doların üzerindeki parlak bant, alıcıların yeniden hakimiyeti ele alması halinde fiyatın kısa sürede bu seviyeye yükselebileceğini düşündürüyor. Fakat Solana, gün içinde test ettiği yüksek seviyelerde tutunamadı ve kapanışa doğru değer kaybetti. Böylece kısa vadede yukarıdaki likidite test edilemedi. Alt tarafta ise 85 doların altındaki likidite alanı, fiyat seyrinin zayıflamasıyla daha belirgin hale geldi. Ted, ABD ile İran arasındaki jeopolitik gerilimin riskli varlıklar üzerinde baskı kurmaya devam etmesi halinde, Solana fiyatında önce bu alt banda doğru bir hareketin görülebileceğini değerlendiriyor. Burada fiyatın sadece kısa süreyle mi kalacağı yoksa kalıcı olarak daha düşük bir seviyeyi mi benimseyeceği, alım-satım stratejileri açısından yakından izleniyor. Teknik göstergeler sıkışmayı doğruluyor Isı haritası incelendiğinde, tasfiye seviyelerinin belirli dar bölgelerde toplandığı görüldü. Bu sıkışma, kısa vadede fiyatın net bir direnç ya da destek yönünde hareket etme olasılığını artırıyor. 90 dolar seviyesi yukarıda önemli bir tetikleyici olarak görülürken, 85 doların altı ise olası bir sert geri çekilmede ilk hedef olarak öne çıkıyor. Genel olarak grafikler, Solana’da yükseliş denemelerinin bir süre sonra yatay harekete ve ardından kademeli bir düşüşe döndüğünü gösteriyor. Bu durum, teknik olarak bozulmanın kesinleştiğini göstermese de fiyatın aşağıdaki likidite alanına yakınlaştığını ortaya koyuyor. 93 dolar bandı hâlâ aşılamadı X kullanıcısı The Moon Show’un paylaştığı dört saatlik grafikte ise Solana’nın nisan başındaki tepki yükselişlerinin 93 dolardaki dirençte takıldığını görmek mümkün. Fiyat 88 dolara kadar toparlamış olsa da bu yatay tavan henüz geçilemedi ve alıcılar güçlü bir kırılımı doğrulayamıyor. Grafikte, 93 dolar üstündeki direnç bandına tekrar tekrar yapılan yükseliş denemelerinin başarısız kalması dikkat çekiyor. Alıcılar bu bölgeyi aşmakta zorlanırken, yeni bir yükselişin önü şimdilik kapalı. Eğer Solana bu direnci net şekilde aşabilirse, orta-üst 90 dolar bandına doğru hızlı bir atak gelebilir. Kırılımın fail olması halinde ise fiyatın yeniden 85 dolar civarına çekilmesi gündeme gelecek. Grafikteki “yeşil yol”, başarılı bir kırılım ihtimalini, “kırmızı yol” ise başarısızlığı ve aşağı yönlü riski vurguluyor. “Solana son yükseliş çabasının ardından sıkışık bölgede kaldı, fiyat kısa sürede ya önemli bir direnç kırılımı gerçekleştirecek ya da yeniden düşük seviyelere yönelecek.” İşlem hacmi verileri ise en yüksek alım-satımın 80’li ve 90’lı dolar seviyelerinde gerçekleştiğine işaret ediyor. Bu da, fiyatın mevcut aralıktan çıkışında, kısa vadeli yönün daha netleşebileceğini gösteriyor.
Bitcoin’de 73 bin dolar sınırında haftalık kapanış, kritik destek testine yol açabilir
Bitcoin, son günlerde 73.000 ila 74.500 dolar aralığında seyrederek önemli bir destek bölgesini test ediyor. Kripto para piyasasında teknik analize yönelik paylaşımlarıyla bilinen sosyal medya kullanıcısı Rekt Capital’in yayımladığı grafiğe göre, haftalık tabloda Bitcoin’in yeniden 73.000 dolar seviyesinde bir testi gündeme gelmiş durumda. Burada, 21 haftalık üstel hareketli ortalama — geçen haftalarda direnç olarak çalıştı — fiyatın üzerine çıkılmasını engelledi. Haftalık grafikte ikili dip ve kritik hareketli ortalama vurgusu Söz konusu analiz, Bitcoin’in mart ayındaki düşük seviyelerden toparlandıktan sonra, mavi renkle gösterilen 65.700 ve 72.800 dolar destek bölgelerinde dalgalandığını gösteriyor. Fiyat, geçtiğimiz hafta 65.700 dolar bandından yukarı sıçradıktan sonra yeniden 72.800 dolara yükseldi, ancak hâlâ 21 haftalık hareketli ortalamanın altında kalmaya devam ediyor. Teknik açıdan bu hareket, olası bir “breakout sonrası geri çekilme” ihtimalini öne çıkarıyor. Analize göre, fiyatın mevcut ortalama seviyesinden net şekilde kurtulamadığı sürece, Bitcoin’in 73.000 dolardaki kırılım alanını yeniden test etmesi mümkün görünüyor. Bu test sırasında, daha önce direnç olarak çalışan bölgenin desteğe dönüşüp dönüşmeyeceği yakından izleniyor. Rekt Capital, haftalık kapanışın hareketli ortalamanın direnç olarak çalıştığını teyit edebileceğini, bu senaryoda fiyatın yukarı yönlü kırılım öncesi son bir destek testiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti. Analizde ayrıca, son sıçramanın kısa vadeli momentumu artırdığı ancak yüksek zamanlı grafiklerde henüz kalıcı bir trend değişimi sağlamadığı belirtiliyor. Piyasanın hâlâ toparlanma evresinde olduğunun altı çiziliyor. Öte yandan, 65.700 doların tekrar destek olarak çalışıp çalışmayacağı, yukarı kırılımın devamı açısından belirleyici olacak. Bu seviye korunamazsa, Bitcoin tekrar geniş bant içinde dalgalanma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Nispi toparlanma ve günlük grafikte yeni kritik destek: 74.500 dolar Günlük grafiğe odaklanan bir başka sosyal medya kullanıcısı Super฿ro, Bitcoin fiyatında 74.500 dolar yakınında önemli bir destek oluşumundan söz ediyor. Bu noktada, 2025 yılının en düşük seviyesi, 0,382 Fibonacci düzeltme seviyesi ve 100 günlük basit hareketli ortalama da aynı bölgede buluşuyor. Teknik göstergeler, buradaki direncin destek halini almaya başladığına işaret ediyor. Grafikte ayrıca, şubat başındaki ani düşüş sonrası fiyatın yükselen bir kanal içine girdiği görülüyor. Son dönemde, 74.502 dolar civarındaki yatay direnç çizgisi aşılmış ve fiyat bu bölgede tutunmayı başarmış durumda. Bu gelişme, toparlanma evrelerinde eski dirençlerin güçlü bir destek olup olmayacağının sıklıkla test edildiği süreçlere işaret ediyor. Super฿ro, geçtiğimiz hafta sonu yaşanan düşük hacimli satış dalgasının, ardından gelen güçlü alışlarla kısa sürede toparlandığını ve alıcıların kontrolü yeniden ele geçirmekte başarılı olduğunu vurguladı. Ancak, Bitcoin hâlâ 78.982 ve 83.461 dolardaki üst direnç bölgelerinin altında işlem görüyor; 200 günlük hareketli ortalama da fiyatın üzerinde seyretmeyi sürdürüyor. Bu da 74.500 dolarda oluşan desteğin kalıcı olup olmayacağı konusunda temkinli olunması gerektiğine işaret ediyor. Genel tabloda, Bitcoin’in hem haftalık hem günlük grafiklerde önemli teknik seviyelere yaklaşması, piyasanın kısa vadeli yönü konusunda belirleyici olacak. Son yükselişe rağmen, piyasa hâlâ kararsızlığı koruyor ve kritik bölge testleriyle yeni bir ivmenin şekillenip şekillenmeyeceği yakından takip ediliyor.
Ethereum’da 2.400 Dolar Desteğinde Kırılma Riski: Yükseliş mi Düşüş mü?
Ethereum son günlerde kısa vadeli teknik seviyelerde sıkışmış durumda. Kripto piyasasının önde gelen isimlerinden biri olan Ethereum, şu anda üç saatlik grafikte yukarı yönlü bir kanalın alt sınırına oldukça yakın işlem görüyor. Bu kanal, mart ayının sonlarından bu yana fiyatı yukarı taşıyan yapı olarak öne çıkıyor. Fiyat, daha önce de defalarca hem kanalın alt hem de üst sınırından tepki alırken, son yaşanan geri çekilme ile yeniden kritik bölgeye gelindi. Kısa Vadede Kırılma Noktası: Kanal Desteği Belirleyici Olacak Teknik analiz paylaşımlarıyla tanınan Elja’nın işaret ettiği grafiğe göre Ethereum’un izleyeceği yol, kanalın alt sınırında vereceği tepkiye bağlı olacak. Daha önce 2.400 dolar civarındaki zirvelerden aşağıya çekilen fiyat, şimdi bu yükselen trendin dip seviyesini test ediyor. Eğer kanalın alt çizgisi korunursa, yakın vadede bir toparlanmanın başlaması ve fiyatın yeniden yukarı hareket etmesi mümkün görünüyor. Ancak, destek çizgisinin kırılması senaryosunda düşüş riski artıyor. Olası bir aşağı kırılma, Ethereum’un daha alt destek bölgesine doğru hızlı bir geri çekilme yaşamasına sebep olabilir. Böyle bir durumda, kanalın işlevi sona erecek ve piyasa yönsüz veya daha zayıf bir yapı izleyebilecek. Grafikte çok kez işaretlenen destek ve direnç noktalarının bugüne kadar düzenli bir şekilde çalışması, mevcut tabloya ayrıca önem kazandırıyor. Piyasa katılımcıları, bu alanların kısa dönem oynaklığı üzerinde belirleyici olacağını düşünüyor. Elja’ya göre: “Ethereum’un kısa vadede nasıl bir yöne gideceğini bu kanal belirleyecek. Alt banda tutunursa yeni bir yükseliş denemesi beklenebilir, ancak altına sarkarsa düşüş hız kazanabilir.” Sonuç olarak, Ethereum şu anda belirleyici bir kısa vadeli dönüş noktasında bulunuyor. Kanal desteği üzerinde kalırsa fiyatın toparlanma şansı sürüyor, ancak aşağıya kırılırsa kısa vadede satış baskısı yeniden artabilir. Uzun Vadeli Senaryo: 2029’a Kadar 40.000 Dolar Hedefi Masada Orta ve uzun vadede ise başka bir analiz, Ethereum’un çok daha büyük hedefler taşıyabileceği bir yol haritası çiziyor. X’te paylaşım yapan Crypto Patel’in iki haftalık grafiğine göre, ETH yukarı yönlü ana yapısını sürdürdüğü sürece birkaç yıl içinde ciddi bir yükseliş potansiyeli bulunuyor. Chart, 1.300 ila 1.800 dolar arasının önemli bir destek ve “akümülasyon” (yani toplama) bölgesi olarak öne çıkmasını, ayrıca Ethereum’un son sıçramasını bu trendin üzerinde yapmasını temel alıyor. Uzun vadeli grafikte en dikkat çekici nokta, fiyatın üç farklı döngüde yaklaşık 4.700 dolar bandından dönmüş olması. Bu seviye, kalıcı bir kırılma olmadığı sürece orta vadede Ethereum için üst sınır olmayı sürdürüyor. Crypto Patel’in öngörüsüne göre, bu eşiğin yukarıya aşılması Ethereum için yeni bir yükseliş dalgasının başlaması anlamına gelebilir. Analizde geniş çaplı projeksiyonlar da yer alıyor. Senaryo bazında yapılan projeksiyonda 5.000 dolar “ultra ayı”, 7.000 dolar “ayı”, 10.000 dolar “ana”, 20.000 dolar “boğa” ve 30.000–40.000 dolar “ultra boğa” hedefi olarak sıralanıyor. Ancak, bunlar kesin tahminler değil; Ethereum’un zaman içinde hem yapısını hem de mevcut destek bölgesini korumasına bağlı olarak hedefleniyor. Grafik ayrıca 2028–2030 yıllarında neredeyse %800 ila %995 arasında yükseliş potansiyeli öngörüyor. Bu hesaba göre, önce mevcut destek korunmalı, ardından uzun süredir aşılamayan direnç hattı kırılmalı. Özetle, Ethereum teknik olarak bu büyük atılımı yapabilirse, tam anlamıyla yeni bir fiyat döngüsüne girebilir.
Kelp DAO saldırısı DeFi piyasasında 292 milyon dolarlık şok kayba yol açtı
LayerZero, geçtiğimiz günlerde yaşanan büyük ölçekli Kelp DAO saldırısının ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Yapılan teknik inceleme, olayın arkasında ileri düzey siber suç tekniklerine sahip Kuzey Kore bağlantılı Lazarus Group’un, daha spesifik olarak TraderTraitor biriminin olabileceğine işaret ediyor. Saldırı, Kelp DAO’nun LayerZero altyapısı üzerinde çalışan çapraz zincir köprüsünü hedef alırken, toplamda 116.500 rsETH token kaybedildi. Söz konusu miktarın parasal değeri yaklaşık 292 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Bu kayıp, 2024 yılı içerisinde merkeziyetsiz finans (DeFi) alanında yaşanan en büyük saldırı olarak öne çıkıyor. Saldırının tek noktaya dayalı zayıf yapıdan kaynaklanması Teknik detaylara göre, saldırganlar LayerZero Labs’ın merkeziyetsiz doğrulama ağında kullanılan RPC node’larının listesini ele geçirdi. Ardından iki RPC node’una müdahale ederek, çapraz zincir doğrulama sistemine sahte bir mesaj iletilmesini sağladılar. Eş zamanlı olarak çalışır durumda kalan node’lara yönelik yoğun erişim saldırısı (DDoS) başlatıldı ve doğrulama ağı, yalnızca zehirlenen node’lardan gelen mesajlara güvenmek zorunda bırakıldı. Kelp DAO’nun yalnızca bir doğrulama noktası (1/1 DVN) ile çalışması nedeniyle, gelen saldırının doğrudan sisteme sızmasına kapı aralandı. LayerZero, olayın ardından yaptığı açıklamada bu yapıdaki tercih için Kelp DAO’nun riskleri bildiğini, buna rağmen sistemini değiştirmediğini belirtti. “Bağımsız ikinci bir doğrulayıcı bulunmadığı için sahte mesaj kolaylıkla sisteme dahil edildi. Geçmişte hem LayerZero ekibi hem de dış paydaşlar, çoklu DVN tasarımı yönünde uyarılarda bulunmuştu. Kelp DAO ise 1/1 DVN modelinde ısrarcı oldu,” açıklaması paylaşıldı. LayerZero, bu saldırının diğer varlıklara ya da uygulamalara yayılması gibi bir riskin bulunmadığının altını çizdi. Şirket, çoklu doğrulama ağıyla çalışan uygulamaların normal şekilde hizmet vermeye devam edebileceğini aktardı. Ayrıca, birden fazla doğrulayıcı kullanılmayan sistemlere destek sağlanmayacağı bildirildi. Soruşturmanın ise birden fazla kolluk kuvvetiyle ortaklaşa sürdürüldüğü ve çalınan fonların izinin sürüldüğü ifade edildi. Aave’ye yansıyan etkiler Kelp DAO köprüsünde patlak veren bu siber saldırı, özellikle Aave platformunda geniş çapta yankı buldu. Saldırgan, çaldığı rsETH tokenlerini Aave V3’e taşıyarak önemli miktarda WETH borç aldı; bu durum Aave’nin bazı pazarlarında riskli borç (bad debt) oluşmasına sebep oldu. Protokol, rsETH pazarlarını hem V3 hem V4 üzerinde dondurdu ve potansiyel zararı en aza indirmeye çalıştı. Aave’nin kurucusu Stani Kulechov, “rsETH hem V3 hem V4’te donduruldu, tokenin ödünç alma imkanı yok, Kelp DAO köprüsünde yaşanan olay Aave dışında gerçekleşti. Şu anda Aave’nin rsETH’ye ilave bir maruziyeti bulunmuyor,” ifadelerini kullandı. Tüm bu önlemlere karşın, Aave’den önemli miktarda varlık çıkışı görüldü. Aavescan’in verilerine göre, saldırıdan sonra Aave üzerindeki toplam kilitli varlık hacmi 45,8 milyar dolardan 35,7 milyar dolara geriledi; bu da 10 milyar dolardan fazla fonun sistem dışına aktarıldığı anlamına geliyor. Aave topluluğu içinde tanınan isimlerden Marc Zeller ise kullanıcıları hızlı şekilde WETH çekmeye davet etti. Aave yönetimi, protokolde yeni riskli borç birikmesi halinde kaybı telafi edecek yollar aramaya devam edeceğini duyurdu. DeFi’de artan yapısal kırılganlık Kelp DAO saldırısı sonrası LayerZero altyapısını kullanan birçok DeFi projesi, temas halinde oldukları köprüleri güvenlik gerekçesiyle dondurdu. Bu önlem Ethena, ether.fi, Tron DAO ve Curve Finance gibi önde gelen isimleri de kapsadı. Sektörde biriken riskin büyüklüğünü gösteren bir diğer veri ise DeFiLlama kaynaklı: Son 24 saat içinde merkeziyetsiz finans platformlarında kilitli toplam değer yüzde 7 azaldı; 18 Nisan’da 99,5 milyar dolar olan rakam güncel olarak 86,3 milyar dolara düştü. Presto Research ekibinden araştırmacı Min Jung, bu olayın DeFi altyapısındaki yapısal zafiyetlerin ve güvenlik katmanlarının aşırı merkezileşmesinin bir yansıması olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kelp DAO olayı, özellikle zincirler arası altyapıdaki kırılganlıkları tekrar ortaya koyuyor. Son zamanlardaki Drift gibi vakaların ardından böyle bir saldırı, kullanıcıların elde edilecek oranları bu risklere değer bulup bulmadıklarını sorgulamasına neden oluyor.” Sektör uzmanları, son dönemde artan büyük ölçekli saldırıların, risk yönetimi ve mimari tasarımda ciddi yenilikleri hızlandırabileceğine dikkat çekiyor. Pek çok DeFi projesi, mevcut yapılarında daha güvenli çözümlere yönelmeye başladı.
Bitcoin Orta Doğu krizine rağmen 74.000 doların üstünde tutundu
Kripto para piyasaları, hafta sonu Orta Doğu’da artan tansiyona karşın görece sınırlı kayıplarla yeni haftaya başladı. Özellikle Bitcoin fiyatının, hem petrol hem de hisse senetlerine kıyasla bölgedeki jeopolitik gelişmeleri daha dirençli karşıladığı dikkat çekiyor. Jeopolitik risk ve piyasalara etkisi ABD Donanması’nın hafta sonu bir İran gemisine el koymasının ardından Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü yeniden sıkılaştırdı. Bu adımlar, piyasaların üç haftadır azalttığı savaş riski primini tekrar gündeme getirdi. İran’ın cuma günü boğazın “tamamen açık” olduğunu duyurması sonrası S&P 500 endeksi tarihi kapanışını görmüş ve gelişen piyasalarda ciddi bir iyimserlik yaşanmıştı. Ancak yeni gelişmeler, hem enerji fiyatlarını hem de küresel risk iştahını yeniden etkiledi. Brent petrolün varili 95,50 dolara kadar yükselirken, Avrupa doğalgaz vadeli işlemleri %11’lik sert artışla dikkat çekti. ABD’de S&P 500 vadeli işlemleri %0,6 düşerken, Avrupa hisse endeksleri açılışta %1,2 kayıp bekliyor. Altın fiyatı %0,8 gerileyerek 4.790 dolar oldu ve dolar, yeniden güvenli liman statüsüne yönelmiş durumda. Bitcoin ve kripto paralardaki son durum Bitcoin, pazartesi sabahında 74.335 dolar seviyesinde işlem gördü. 24 saatlik süreçte %1,6 düştü ancak haftalık bazda %4,8 yükseldi. CryptoAppsy verilerine göre Bitcoin, hem volatilitenin arttığı haftasonunu hem de Orta Doğu’daki son gelişmeleri, geleneksel piyasalara kıyasla daha sakin geçirdi. Diğer büyük kripto paralarda ise ılımlı kayıplar öne çıkıyor. Ether %2,6 düşüşle 2.272 dolara indi, Solana’da %1,5 gerileme yaşanırken, BNB fiyatı 618 dolarda sabit kaldı. En büyük on kripto paranın geneli hafif eksiye dönerken, bu kayıpların hiçbiri %3’ü aşmadı. “Bu, çatışma başladığından beri kriptonun absorbe ettiği dördüncü büyük İran kaynaklı risk ve satışların derecesi gözle görülür şekilde daraldı. Önceki gerilimlerde Bitcoin’de çok daha sert düşüşler görülmüştü; şimdi ise fiyat tepkileri petrol ve hisse senetlerine göre zayıflıyor.” Kripto ile geleneksel piyasalar arasındaki ayrışma Analizler, kripto para piyasalarında jeopolitik risklerin fiyatlara etkisinin azaldığını gösteriyor. Piyasa katılımcılarının İran başlıklı haberlerle satmayı düşünen kısmının önceden satış yaptığı ya da spot ETF’lerin piyasada daha sağlam bir taban oluşturduğu düşünülüyor. Böylece önceki dönemlerde vadeli işlemler kaynaklı hafta sonu oynaklığına karşı yeni bir denge oluşmuş durumda. Piyasalarda gözlerin çevrildiği bir diğer önemli veri, ABD 10 yıllık tahvil faizinin 4,27% seviyesinde kalıp kalamayacağı ve doların gücünün Bitcoin fiyatını nasıl etkileyeceği. Hisse piyasalarıyla olan korelasyonun, özellikle jeopolitik faktörlerin öne çıktığı günlerde kırılması mümkün görünüyor. Bitcoin’in 74.000 dolar seviyesini Avrupa açılışı süresince koruması ve Hürmüz Boğazı’nda durumun daha da kötüleşmesi halinde, varlığın “jeopolitik şok emicisi” olarak yeni bir veriyle güçleneceği belirtiliyor. Öte yandan, fiyatın İran ile ilgili yeni bir başlıkta 73.000 doların altına sarkması senaryosunda, bu sarsıntılara karşı direnç tezi tartışmalı hale gelebilir.
Vercel’deki veri sızıntısı sonrası kripto projelerinden hızlı API anahtarı değişikliği
Vercel’de yaşanan güvenlik ihlali, birçok kripto para projesi ve geliştirici ekip tarafından kullanılan arka plan altyapısında ciddi bir hareketlilik yarattı. Olayın ortaya çıkmasının ardından, başta cüzdan arayüzleri ve merkeziyetsiz uygulama (dApp) panelleri olmak üzere, platform üzerinde çalışan pek çok ekip hem API anahtarlarını yenilemeye hem de yazılımlarını kapsamlı biçimde gözden geçirmeye başladı. Hackerlar hassas bilgilere erişim sağladı Şirketten yapılan duyuruda, saldırganların erişim kontrollerinde açık bulduğu ve koruma altında olmayan “arkaplan ayarlarına” eriştiği belirtildi. Bu açık, uygulamaların başka hizmetlerle bağlantı kurmasını sağlayan API anahtarlarını tehlikeye soktu. API anahtarları, uygulamaların veri tabanlarına veya kripto para cüzdanlarına erişmesini mümkün kılıyor; yetkisiz kişilerin eline geçtiğinde uygulama üzerinde işlem yapılabilmesi, sınır aşımı ve sistem manipülasyonu gibi problemlere yol açabiliyor. Bir siber suç forumunda, Vercel verilerinin ve erişim anahtarlarının 2 milyon dolar karşılığında satışa çıkarıldığı öne sürüldü. Söz konusu iddialar henüz bağımsız şekilde doğrulanmadı. Şirket yetkilileri ise hem uzman dış kaynaklarla olaya müdahil olduklarını hem de kolluk kuvvetleriyle çalıştıklarını açıkladı; devam eden araştırmalarda sızdırılan bir veri olup olmadığına dair incelemeler sürüyor. Saldırının kaynağı üçüncü parti araçta bulundu Yapılan incelemelerde, saldırının Vercel’de çalışan bir personelin kullandığı Context.ai adlı yapay zeka yazılımına dayandığı ifade edildi. Şirketin üst yöneticisinin de doğruladığı bilgilere göre, Google Workspace bağlantısının ele geçirilmesiyle saldırganlar Vercel’in iç sistemlerine erişme şansı elde etti. Vercel, “hassas” olarak işaretlenen ortam değişkenlerinin okumasını engelleyecek biçimde saklandığını, bu bilgilerin erişildiğine dair şu ana kadar hiçbir iz bulunmadığını belirtti. Kripto ekosisteminde geniş yankı Vercel, dünya genelinde birçok kripto uygulamasının ön yüzünü taşıyan bulut altyapısı olmadan önce, Next.js adlı popüler web geliştirme çatısının da ana geliştiricisi olarak biliniyor. Kripto endüstrisinde pek çok Web3 ekibi, Vercel’de hem hızlı ölçeklenebilen arayüzler barındırıyor hem de cüzdan ve zincir bağlantıları için kimlik verilerini “ortam değişkenleri” üzerinden saklıyor. Solana tabanlı merkeziyetsiz borsa Orca, kendi arayüzünün Vercel üzerinde barındırıldığı bilgisini paylaştı ve projenin tüm dağıtım anahtarlarının önlem amaçlı olarak değiştirildiğini açıkladı. Proje ekibi, protokol katmanının ve kullanıcı fonlarının bu hadiseden doğrudan etkilenmediğini de özellikle vurguladı. Sektörde, çok sayıda ekip ve geliştirici topluluğu API anahtarlarının döndürülmesi ve yazılım kontrollerinin sıkılaştırılması yönünde hızla adımlar atıyor. Ayrıca bağımsız güvenlik kontrolü için ek kaynakların ayrıldığı, benzer olayların önüne geçmek amacıyla fazladan inceleme başlatıldığı aktarıldı. Şirketten yapılan resmi açıklamada, “şu ana kadar hassas ortam değişkenlerinin elde edildiğine dair herhangi bir bulguya ulaşılmadı” ifadesine yer verildi. Bu açıklama, saldırının potansiyel etkisinin sınırlanmış olabileceğine işaret etti. Kripto sektöründe altyapı sağlayıcılarının yaşadığı güvenlik olayları, merkeziyetsiz uygulamaların da risk altında olmasına yol açıyor. Uzmanlara göre, davetsiz erişim ihtimaline karşı özellikle API kimlik bilgilerinin sık sık yenilenmesi ve yazılım zinciri güvenliğinin üst seviyede tutulması gerekiyor.
Kelp protokolünde 292 milyon dolarlık büyük açık DeFi piyasasını sarstı
Hafta sonu yaşanan yaklaşık 292 milyon dolarlık saldırı, merkeziyetsiz finans (DeFi) dünyasında güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Özellikle risk yönetimi ve altyapı zafiyetleriyle ilgili endişeleri artıran olay, Aave gibi büyük borç verme platformlarını da doğrudan etkiledi. Kelp ve Açığa Çıkan Güvenlik Zaafları İlk incelemelere göre saldırının merkezi, ethereum tabanlı bir getiri sağlayan kripto para olan rsETH ve bu varlığın zincirler arası transferinde kullanılan mekanizma oldu. Saldırgan, bu sistemdeki bir açığı kullanarak yeterli teminat olmadan yüklü miktarda sanal token oluşturdu ve bunları hemen kredi protokollerinde teminat olarak göstererek gerçek dijital varlıkları hızla çekti. Özellikle DeFi sektörünün en büyük borç verme platformu olan Aave üzerinden ciddi miktarda varlığın çekildiği bildirildi. Ledger şirketinin teknoloji direktörü Charles Guillemet, CoinDesk’e yaptığı açıklamada saldırının temelinde, varlıkların farklı blok zincirleri arasında taşınmasına imkân tanıyan LayerZero köprü bileşeninin yattığını belirtti. Normalde bu tür köprüler, varlıkların bir zincirde kilitlenip diğer tarafta denk miktarda yeni token basılması prensibiyle çalışıyor. Bu süreçte doğrulamada çoğunlukla bir onaylayıcı ya da danışman sistemi kullanılıyor. Kelp’in bu süreçte tekil bir imzalayıcıyı güvenilir kaynak olarak belirlemiş olması ise saldırganın yetkiyi ele geçirerek sisteme büyük miktarda sahte rsETH basmasına yol açtı. Guillemet, “Saldırganın büyük miktarda rsETH basabilmesini sağlayan mesajı imzalayabildiği anlaşılıyor; bu erişimin nasıl sağlandığı ise hâlen belirsizliğini koruyor” dedi. Lending Protokolleri Zincirleme Etkileniyor Basılan bu yeni tokenlar, hızla Aave’deki borç verme havuzlarına aktarıldı. Saldırgan bu teminat karşılığında gerçek ether (ETH) çekerek sistemden ayrıldı. Bu durum yalnızca bir protokol açığı olmanın ötesine geçip geniş piyasa riskine dönüştü; çünkü borç verme platformlarında teminat olarak artık değersizleşmiş rsETH’ler, topluluğun elinde kalırken gerçek varlıklar sistemden çıktı. Curve Finance kurucusu Michael Egorov, sistemde tek bir tarafın mutlak yetkisinin bulunmasının ciddi bir zafiyet oluşturduğunu belirtirken, böyle bir mimaride küçük bir açığın zincirleme risk yaratabileceğine dikkat çekti. Curve’un kurucusu, “Aave’de şu anda gerçekten satılamayan rsETH ve maksimum miktarda çekilen ETH nedeniyle kimse ether çekemiyor. Bu, kullanıcıların toplu para çekmeleriyle ‘bank run’ riskini artırıyor” şeklinde değerlendirdi. Olayın Sektöre Etkileri ve Soru İşaretleri Bu saldırı, birkaç hafta önce Solana tabanlı Drift protokolünde yaşanan 285 milyon dolarlık kayıptan kısa bir süre sonra gerçekleşmiş oldu. DeFi ekosisteminde toplam sektör büyüklüğü 90 milyar doları bulurken, art arda gelen olaylar yatırımcı güveninde erozyon yaratıyor. Olay sonrası Aave’deki toplam varlık değeri altı milyar dolara yakın oranda geriledi ve protokolün kendi tokenında da son 24 saatte yüzde 15’e yakın düşüş yaşandı. Saldırının detaylarında hâlen açıklığa kavuşmayan unsurlar var. Birçok uzman, LayerZero’nun resmi düğümünün hacklenip hacklenmediği, yanlış yapılandırılıp yapılandırılmadığı ya da başka bir şekilde kandırılıp kandırılmadığı konusunda kesin kanaate varılamadığını aktarıyor. Saldırıyı yapan kişinin veya ekibin kimliği bilinmiyor ancak yapılan işlemler ölçek bakımından oldukça profesyonel aktörleri işaret ediyor. Yaşananlar, DeFi’yi oluşturan farklı platform ve çözümler arasındaki bağların fazlalaşmasıyla bir noktadaki hatanın tüm sisteme yayıldığını bir kez daha gösterdi. Egorov ayrıca, borç havuzlarında varlıkların ortak risk paylaşımı modeliyle yer almasının bu tür krizlerin yayılmasını hızlandırdığını savundu. Bir diğer eleştiri ise yeni varlıkların platformlara dahil edilme süreçlerine yönelik geldi. Kelp’in 1’e 1 doğrulayıcı yapısının önceden tespit edilip önlem alınması gerektiği ifade edildi. Yine de Egorov, DeFi ekosisteminin yaşananlardan ders çıkaracağını ve daha da güçleneceğini söyledi. Yaşanan benzer olayların protokollerde sürekli iyileştirmeye zemin hazırlasa da yatırımcı güveni üzerinde her seferinde darbe oluşturduğu gözleniyor. Guillemet, tüm bu durumun toplamda DeFi protokollerinde güven aşınmasına yol açtığına değinirken, önümüzdeki yıllarda saldırıların ve açıkların daha da artabileceği ihtimalini de dile getirdi.
Stabull hacimli işlemlerde otomatik yönlendirme patlaması: DeFi altyapısında yeni dönem
DeFi dünyasında altyapı protokollerinin rolü giderek önem kazanırken, Stabull protokolü son aylarda merkeziyetsiz finans alanında otomatik yönlendirme mekanizmaları ve ağlar arası hacim artışıyla dikkat çekiyor. Hem Base, Ethereum hem de Polygon üzerinde faaliyet gösteren Stabull, artık sistemler tarafından tercih edilen bir “çekirdek” protokole dönüşmüş durumda. Otomasyonun yönlendirdiği hacim büyümesi Stabull’da son dönemde gözlenen hacim artışının arkasında, bireysel kullanıcılardansa botlar, likidite toplayıcılar ve otomatik sistemlerin yer aldığı belirtiliyor. Bu protokol, arayüz dışı (arka planda çalışan) işlemlerle giderek daha fazla tercih ediliyor. Artık hacmi belirleyen başlıca etkenler kullanıcıların ilgisinden çok, yazılımların optimizasyonu ve otomatik yönlendirme yetenekleri. Altyapı bileşenlerinin tekrar tekrar kullanılması, geçici ilgi dalgası yaratmak yerine kalıcı hacim oluşmasını sağlıyor. Böylece Stabull, deneme amaçlı değil, güvenilirliği kanıtlanmış bir protokole dönüşüyor ve otomasyon sistemleri tarafından standart olarak entegre ediliyor. Gözlenen örüntülere göre geleneksel DeFi protokollerinde yaygın şekilde “teşvik – hacim artışı – teşviklerin sona ermesi – hacimde düşüş” döngüsü yaşanırken, Stabull’da süreç farklı ilerliyor. Önce likidite gerçekten kullanılabilir hale geliyor, ardından otomasyon sistemleri likiditeyi test ediyor, güvenilirlik kanıtlanıyor ve yoğun yönlendirmeyle hacim katlanarak artıyor. İstikrar ve tekrarlı kullanımın yeni getirisi Stabull protokolünün ön plana çıkan en önemli özelliği ise “durağan ancak güvenilir” altyapı oluşturarak piyasadaki hızlı değişimlerden bağımsız şekilde büyümesini sürdürebilmesi. Protokol, yenilik arayışında yarışa girmektense öngörülebilir, fiyatlara duyarlı ve otomasyon sistemleriyle uyumlu bir yapı sunuyor. Oluşturulan altyapının sürekli kullanılabilir olması, çeşitli otomasyon çözümleri tarafından tekrar tekrar tercih edilmesini sağlıyor. Bunun sonucunda işlem hacmi bir defaya mahsus sıçramalar yerine uzun vadeli olarak katlanarak büyüyor. Likidite sağlayıcılar açısından da bu durum önemli bir değişim anlamı taşıyor. Artık elde edilen getiriler geçici perakende ilgisinden veya arayüz yoğunluğundan ziyade likiditenin ne kadar derin kullanıldığına, otomasyonda ne seviyede güven verdiğine ve sistemsel entegrasyona bağlı hale geliyor. Protokol ve token ihraççıları için yeni fırsatlar Stabull’da varlık listelemenin, sadece görünürlük kazanmaktan öte, DeFi ekosisteminin işlem altyapısına gerçek anlamda entegre olmak anlamına geldiği öne çıkıyor. Aktif yönlendirme rotalarında yer alabilen varlıklar, toplam likiditeye kıyasla çok daha büyük hacme ulaşabiliyor. Artık arz tarafında yer alanlar için hedef, varlığı sadece listelemek değil, otomatik sistemlerin protokolü tercih etmesini sağlamak, aktif işlem yollarında programatik olarak kullanılabilirliğini artırmak ve platformlar arası fiyat uyumunu desteklemek olarak öne çıkıyor. Stabull’un ilk başta kullanıcı odaklı, arayüz üzerinden stabilcoin ve gerçek dünyadan varlık ticareti sunan bir DEX olarak başladığı; şimdi ise çoklu blokzincir üzerinde işlem yürütme sistemlerine gömülen, sessiz fakat büyüyen bir protokole dönüştüğü aktarılıyor. Bu geçiş, hızlı büyümeden çok zamana ve güvene dayalı bir entegrasyon gerektiriyor. 2026 yılına yaklaşırken, DeFi ekosisteminde altyapıdan kaynaklanan hacim artışlarının kısa süreli geçici dalgalanmaktan ziyade, otomasyon ve sistemsel entegrasyon aracılığıyla sürekli hale gelmesi öngörülüyor. Stabull’un bugüne kadarki gelişimi, bu dönüşümün canlı örneği olarak gösteriliyor.
Kelp DAO saldırısı sonrası Aave’de 6 milyar dolarlık çıkış: DeFi’de nisan kayıpları rekoru aştı
Son iki haftada merkeziyetsiz finans sektöründe tarihin en büyük kayıplarından biri yaşandı. Kelp DAO’nun restaked-ether köprüsünden hafta sonunda gerçekleşen 292 milyon dolarlık siber saldırı, Nisan ayındaki toplam DeFi kayıplarını 580 milyon doların üstüne taşıdı. 1 Nisan’da Drift Protocol’de görülen 285 milyon dolarlık başka bir açıkla birleştiğinde, bu hacimdeki saldırılar piyasada panik etkisi yarattı. Saldırıların hemen ardından Aave platformundan 6 milyar dolardan fazla varlık çekildi; birçok kullanıcı fonlarını korumak amacıyla hızlıca sistemden çıkış yaptı ve AAVE tokenı hafta sonunda %18’den fazla değer kaybetti. Aave, Kelp DAO ve sektörün tepkisi Aave, Ethereum tabanlı en büyük borç verme ve alma protokollerinden biri olarak biliniyor ve platformun kurucusu Stani Kulechov, saldırının Aave’nin akıllı sözleşmelerini doğrudan etkilemediğini belirtti. Buna karşın, sistemi sarsan asıl risk, teminat olarak kabul edilen rsETH’nin destek mekanizmasının Aave’nin dışında kalan bir köprüde çökmesi oldu. Olayın ardından, yaklaşık 196 milyon dolarlık batık borç Aave üzerinde kaldı. SparkLend, Fluid ve Lido’nun earnETH hizmeti gibi çeşitli platformlar ise risklerini minimize etmek için rsETH bağlantılı işlemleri geçici olarak durdurdu veya yeni yatırımları askıya aldı. Yaşanan bu siber saldırı, blokzincir güvenliğinin yapı taşlarından biri olan çapraz zincir doğrulama sistemlerindeki bir yapılandırma seçiminin istismar edildiğini açığa çıkardı. Saldırganlar, LayerZero mesajlaşma katmanını manipüle ederek gerçek olmayan bir talimatı sistemden geçirdi ve Ethereum üzerinde 116.500 rsETH’nin üretilmesini sağladı. Güvenlik uzmanlarına göre, merkeziyetsiz yapıdaki platformlar, bireysel projelerin kendi doğrulama ağlarını seçmelerine olanak tanıdığı için, yanlış yapılandırılmış her ayar sistemde zincirleme etkilere yol açabiliyor. “Birden fazla akıllı sözleşmeye ardı ardına yapılan benzer saldırı denemeleri, başta yapay zekâ destekli, otomatikleştirilmiş kod analizleri sayesinde saldırı yüzeyini hızla genişletiyor,” bilgisini, blokzincir güvenlik şirketi Hacken’in denetim ekibi lideri Stephen Ajayi aktarıyor. Yapay zekâ destekli saldırılar ve sektörün açmazı Kısa süre öncesine kadar, DeFi’ye yönelik büyük ölçekli saldırıların temel korkusu otomasyonun bir gün sisteme hâkim olmasıydı. Fakat sektör uzmanları, günümüzde saldırganların otomasyonu çoktan devreye aldığını vurguluyor. Anthropic tarafından geçen yılın sonunda yayımlanan araştırmaya göre, Claude Opus 4.5, Claude Sonnet 4.5 ve OpenAI’nin GPT-5 isimli üst düzey yapay zekâ modelleri, 2020-2025 arası istismar edilen 405 akıllı sözleşme üzerinde test edildi ve toplamda 4,6 milyon dolarlık faal saldırı senaryoları geliştirdi. Aynı modeller, yeni piyasaya sürülmüş 2.849 kontratta mevcut açıkları analiz ederek, düşük maliyetle özgün açıklar bulmayı da başardı. Başta Cecuro olmak üzere, farklı yapay zekâ güvenlik şirketlerinin testlerinde, DeFi protokollerinde kullanılan akıllı kontratların %92’sinde özel olarak eğitilmiş güvenlik ajanlarının açık tespit edebildiği ortaya çıktı; bu oran standart kodlayıcı ajanlarda %34’te kaldı. Bugün bir akıllı kontrat için yapay zekâ ile güvenlik taramasının ortalama maliyeti sadece 1,22 dolar seviyesinde. Araştırmalar, istismar gücünün yaklaşık 1,3 ayda bir iki katına çıktığını gösteriyor. Sektörün güvenlik açığı büyüyor Yaşanan saldırıların sektörün genel sigorta kapasitesine etkisi de dikkat çekici. Zincir üstü sigorta piyasası hâlen yalnızca yüz milyonlarca dolarlık bir büyüklüğe sahipken, DeFi sektöründeki toplam kilitli değer 100 milyar dolar civarında. Akıllı sözleşme denetimleri, dağıtım hızına yetişemiyor ve her yeni entegrasyon yeni güvenlik riskleri oluşturuyor. Avrupa Birliği başta olmak üzere düzenleyici kuruluşlar, şeffaflık ve açıklama zorunluluğu getirmek için çalışıyor fakat yüksek varlık tutulan protokoller için kesintisiz denetim veya gerçek zamanlı saldırı simülasyonu zorunluluğu getiren yasal bir düzenleme mevcut değil. Aynı zamanda, Anthropic’in yeni tanıttığı fakat henüz kamuya sunulmayan Claude Mythos Preview modeli, başlıca işletim sistemleri ve tarayıcılarda binlerce yeni açık keşfetti. Bu model, DeFi projelerinin tamamında makine hızıyla okuma ve analiz yapabiliyor. Anthropic, söz konusu modelin kamuya açılmasının sektörde saldırgan/savunmacı dengesini radikal biçimde bozacağı görüşünde. Halihazırda, birçok geliştirici ve sektör lideri; her yeni entegrasyonun yeni bir saldırı yüzeyi olabileceğini, sürekli saldırı testi yapılması gerektiğini ve sistemde risk kabul noktalarının bölümlenmesinin önemini vurguluyor. Kelp DAO saldırılarının yarattığı boşluğun nasıl doldurulacağı belirsizliğini koruyor. Çalınan ether’in bir kısmının geri dönebileceği düşünülse de, DeFi dünyasında saldırıların ve savunma imkânlarının maliyet eğrisinin hızla değiştiği görülüyor. Artık etkili bir saldırı için büyük ekipler ve altı haneli bütçeler gerekmiyor; birkaç yüz dolarlık işlemlerle, hedef belirleyen bir yapay zekâ saldırganı DeFi protokollerini hızla tehdit edebiliyor.
Hbar kritik destek seviyesinde 0,088 dolar sınırında sıkıştı
Kripto para dünyasında dikkat çeken gelişmelerden biri de Hedera Hashgraph’ın (HBAR) piyasadaki son durumu oldu. Merkeziyetsiz bir ödeme ve veri doğrulama altyapısı sunan Hedera, yüksek ölçeklenebilirliği ve düşük işlem ücretleriyle tanınıyor. 2026 ilkbaharı itibariyle HBAR fiyatındaki hareketlilik, yatırımcıların ve piyasa takipçilerinin yeniden bu varlığa odaklanmasına neden oldu. Kısa vadeli destek civarında dalgalı seyir HBAR’ın fiyatı kısa vadeli destek bölgesinde, 0,08747 ile 0,08801 dolar arasında dar bir aralıkta seyrediyor. Son 24 saatte fiyat yüzde 1 ila 2,3 arasında düşüş gösterdi. Anlık işlem seviyeleri, gün içi en düşük yaklaşık 0,0879 dolar ve en yüksek 0,0903 dolar olarak kaydedildi. HBAR’ın piyasa değeri ise 3,78 milyar dolardan 3,81 milyar dolara kadar çıktı. Mevcut satış baskısına rağmen değerlemede büyük bir sapma görülmedi. CryptoAppsy verilerine göre HBAR, güncel olarak 0,08747 ile 0,08801 dolar bandında işlem görüyor. İşlem hacmi de 57,88 milyon dolar ile 61 milyon dolar arasında değişti; bu hacim, piyasada istikrarlı ama sınırlı bir katılım olduğunu ortaya koyuyor. Hacmin piyasa değerine oranı ise yaklaşık yüzde 1,6 düzeyinde seyrediyor. Dolaşımdaki toplam HBAR adedi 43,32 milyar. Bu yüksek arz, özellikle düşük hacimli ve yatay piyasada fiyat hareketlerinde belirleyici rol oynuyor. “İstatistikler HBAR’ın halen tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 0,57 doların yüzde 80 üzerinde altında olduğunu gösteriyor. Kısa vade destek seviyeleri yatırımcıların en çok izlediği teknik gösterge konumunda.” Fiyatın bu seviyelerde dalgalanması, mevcut satış eğiliminin hızlı bir panik satışından ziyade daha kontrollü bir düşüşle yaşandığını ortaya koyuyor. Bollinger Bantları dar ve baskı devam ediyor Teknik göstergelere bakıldığında HBAR fiyatı, Bollinger Bantları’nın sıkışık yapısı içinde hareket ediyor. Alt bant yaklaşık 0,08739 dolarda, üst bant ise 0,08753 dolarda yer alıyor. Fiyat şu anda alt banda yakın pozisyonda ve bu, işlem seansında satış baskısının sürdüğüne işaret ediyor. Bollinger Bantları’nın orta çizgisi ise 0,08746 dolarda ve bu seviye, fiyatın yukarı yönlü hareketlerinde karşılaştığı ilk direnç noktasını oluşturuyor. Kısa vadede fiyatın bu direnci kıramama eğilimi dikkat çekiyor. Birkaç kez yukarı doğru ani sıçrama denense de, fiyat tekrar bu seviyeye geri çekildi. Analizler, satıcıların piyasada çoğunluğu elinde tuttuğu yönünde birleşiyor. İşlem hacminin düşük, mum formasyonlarının ise aşağı yönlü (düşen tepe noktalarıyla) oluşması, piyasanın zayıf bir yapıda olduğuna işaret ediyor. Sıkışan Bollinger Bantları genellikle olası bir kırılımın habercisi olmakla birlikte, hacmin düşük seyretmesi bu ihtimali şu an için zayıflatıyor. MACD zayıf kalıyor, düşüşte ısrarcı Bir diğer teknik gösterge olan MACD tarafında da zayıf görünüm sürüyor. MACD çizgisi -0,00002; sinyal çizgisi ise -0,00004 seviyelerinde bulunuyor. Her ikisi de sıfırın altında kaldığı için, baskının halen düşüş yönünde olduğu belirtiliyor. Histogram çubuklarının kısa kalması ise piyasanın alıcı ve satıcılar açısından net bir ivme gösteremediğine işaret ediyor. Son veriler MACD’de sık sık iki çizgi arasında kesişme yaşandığını, fakat pozitif bir dönüşümün gerçekleşmediğini ortaya koyuyor. Piyasada belirsizlik devam ederken, satıcılar üstünlüğü korumayı sürdürüyor. Fiyat halen Bollinger Bantları’nın alt ucuna yakın ve MACD negatif konumunu yitirirek, aşağı yönlü baskının devam ettiğini gösteriyor. Kısa vadede hacimde bir artış veya fiyatın 0,0875 dolar seviyesinin üzerine çıkması, piyasanın hareket yönünü değiştirebilir.
Eth.limo’nun kontrolü sosyal mühendislik saldırısıyla ele geçirildi, DNSSEC kurtardı
Ethereum Name Service (ENS) için popüler bir geçit olan eth.limo, 17 Nisan Cuma akşamı beklenmedik bir sosyal mühendislik saldırısına uğradı. Saldırganın doğrulama süreçlerini atlatmasıyla başlayan olay sonrası, kayıt operatörü EasyDNS’deki yetki devralındı ve geçici olarak hizmet kesintisi yaşandı. Hızlı müdahale ve DNS yönlendirmeleri Saldırı sırasında, eth.limo geliştirici ekibinden birini taklit eden bir saldırgan EasyDNS üzerinden hesap kurtarma işlemi başlatmayı başardı. Olayların zaman çizelgesine bakıldığında, eth.limo’nun isim sunucuları önce Cloudflare’a, ardından kısa süre içinde Namecheap’e yönlendirildi. Ekip üyeleri sabaha doğru yapılan uyarılarla harekete geçti ve nihayet EasyDNS, hesabın kontrolünü tekrar projeye devretti. Eth.limo, yaklaşık 2 milyon .eth alan adını kapsayan, açık kaynaklı bir ters proxy hizmeti sunuyor. Kullanıcıların IPFS, Arweave veya Swarm gibi dağıtık depolama sistemlerinde barındırılan içeriklere doğrudan tarayıcıdan erişebilmesini sağlıyor. Platformun toplam kullandığı wildcard DNS kaydı saldırı sırasında hedef oldu ve yaklaşık iki milyon .eth uzantılı alan adı ciddi risk altına girdi. “Herkes adına eth.limo ekibinden ve daha geniş Ethereum topluluğundan özür diliyorum. ENS, EasyDNS’in web2 alan adlarını ENS ile bağlayan ilk kayıt operatörü olması nedeniyle bizim için her zaman özel bir yere sahip oldu ve bu alanda 2017’den beri aktifiz.” DNSSEC ve saldırının etkisini sınırlaması Saldırının daha büyük zarar vermesini DNSSEC olarak bilinen DNS Güvenlik Uzantıları önledi. DNSSEC, DNS kayıtlarını kriptografik olarak imzalayarak, doğrulamadan geçmeyen veya geçersiz kayıtlara otomatik olarak engel koyuyor. Saldırgan geçit sisteminin imzalama anahtarlarına erişemediği için, DNSSEC doğrulama zinciri bozuldu. Böylece, servis sağlayıcıları saldırganın yönlendirdikleri yeni isim sunucu cevaplarını geçerli olarak tanımadı ve kullanıcılar güvenli olmayan sayfalara yönlendirilmedi. Eth.limo ekibi, DNSSEC’in saldırının etkisiyle ilgili alanı daralttığını ve şu ana kadar kullanıcıların herhangi bir kayıpla karşılaşmadığını belirtti. Ethereum’un kurucularından Vitalik Buterin ise yaşanan kesinti sırasında kullanıcılara eth.limo bağlantılarından uzak durmalarını önerdi. Bir gün sonra ise tüm kontrollerin yeniden sağlandığını duyurdu. EasyDNS’ten açıklama ve yeni önlemler EasyDNS CEO’su Mark Jeftovic, blog yazısında 28 yıllık şirket tarihinde ilk kez böyle bir sosyal mühendislik saldırısının başarıyla gerçekleştiğini, ancak durumdan yalnızca eth.limo’nun etkilendiğini aktardı. Yaşananlar sonrası eth.limo’nun, hesap kurtarma özelliği bulunmayan Domainsure adlı özel bir platforma taşınmasına karar verildi. Şirket, saldırganın teknik olarak nasıl bir yöntemi kullandığına dair detay paylaşmadı. Son zamanlarda benzeri olayların sayısı artıyor. Geçtiğimiz Kasım ayında merkeziyetsiz borsalar Aerodrome ve Velodrome’da da DNS kaçırma saldırıları gerçekleşti. Bu saldırılar sırasında, ilgili alan adlarındaki DNSSEC kaldırıldığı için kullanıcılar maddi kayıplar yaşadı. Mart ayında ise Steakhouse Financial ve Neutrl platformları, sosyal mühendislik yoluyla çeşitli güvenlik açıklarına maruz kaldı. Ironik bir şekilde, eth.limo kısa süre önce kasım ayındaki Aerodrome olayı sırasındaDeFi platformlarına alternatif erişim sunarak ek destek sağlamıştı. ENS DAO güncellemesinde de, DeFi arayüzlerinin erişilemez olduğu durumlarda eth.limo’nun alternatifsiz bir geçit olduğu vurgulanıyordu. Vitalik Buterin, Ethereum ekosisteminin merkezi alan adı çözümlemesine fazla bağımlı kalmasının risklerine uzun süredir dikkat çekiyor. Geliştiricilerin doğrudan IPFS gibi dağıtık ağlara yönlendiren yöntemleri teşvik etmesi gerektiğini tekrar hatırlattı. Olayın ardından eth.limo hizmeti tekrar tamamen eski ekibinin kontrolüne geçti ve platform yeniden erişime açıldı.
Piyasadan Saniyelerce Önde Olmanın Formülü
Kripto para piyasası, 7/24 aktif ve anlık değişimlerle dolu bir arena. Gece yarısı uykudayken Bitcoin fiyatı aniden fırlayabilir veya siz toplantıdayken favori altcoin’iniz dip yapabilir. Böylesine hareketli bir piyasada avantaj sağlamak için ihtiyaç duyduğumuz şey, veriyi eksiksiz ve gecikmesiz sunan akıllı bir asistandır. Tam da bu noktada, hem iOS hem Android cihazlarda çalışabilen, native olarak Türkçe, İngilizce ve İspanyolca dillerinde sunulan ve üyelik oluşturma zorunluluğunu ortadan kaldıran, hafif ama son derece yetenekli bir uygulama devreye giriyor: CryptoAppsy. Her Şey Tek Ekranda! Uygulamayı açar açmaz Bitcoin’den en yeni altcoin’lere kadar binlerce kripto varlığın anlık fiyatlarını karşınızda bulursunuz. CryptoAppsy, global borsalardan çektiği verileri milisaniyeler içinde işler ve 5 saniyelik aralıklarla otomatik güncellemeler halinde sunar. Bu sayede arbitraj fırsatlarını kaçırmaz, ani fiyat dalgalanmalarını oluştuğu anda yakalarsınız. Uygulamanın Panel sekmesinde ise favorilerinizi, portföyünüzü, alarmlarınızı ve size özel filtrelenmiş haberleri tek bir ekranda görebilirsiniz, her şey anlık ve otomatik güncellenir. Böylece farklı borsalar veya sayfalar arasında gezinirken vakit kaybetmez, doğrudan odaklandığınız varlıklara yoğunlaşırsınız. Aşağıda fiyat ve panel ekranlarına göz atabilirsiniz. Bu Özellik Başka Uygulamada Yok! Portföy Yönetiminde Çoklu Para Birimi Desteği CryptoAppsy, kripto yatırımlarınızı bütüncül bir şekilde takip edebilmeniz için akıllı bir portföy yönetim aracı da sunuyor. Uygulama içinde kendi portföyünüzü manuel olarak tanımladığınızda, toplam varlık değeriniz anlık kurlarla her 5 saniyede bir kendiliğinden güncellenir. Karlılık durumunuzu görmek için ayrıca tablo yapmanıza gerek kalmaz; anlık kâr/zarar hesaplarınız ekranda hazır olarak görünür. Üstelik CryptoAppsy’nin benzersiz bir özelliği sayesinde, farklı coin’leri farklı para birimleriyle (USD, TRY, EUR, JPY, GBP, CNY, AUD, CAD, CHF, HKD ve SGD) satın almış olsanız bile tüm pozisyonlarınız eşzamanlı olarak takip edilir ve toplam portföy değeri seçtiğiniz herhangi bir fiat para birimi cinsinden size sunulur. Örneğin, portföyünüzdeki BTC’yi dolar üzerinden, ETH’yi TL üzerinden almış olsanız bile uygulama anlık kurlarla hepsini tek bir potada toplar ve dilerseniz Türk Lirası, USD veya EUR gibi istediğiniz birimde toplam değeri gösterir. Bu çoklu para birimi desteği, benzer uygulamalarda pek rastlanmayan büyük bir kolaylık sağlıyor. Portföyünüze Özel Haber Akışı Bilgi, kripto dünyasında en az sermaye kadar değerli. Ancak haber kirliliğinin yoğun olduğu bu ortamda, doğru haberi doğru zamanda yakalamak zor olabiliyor. CryptoAppsy, entegre Haber sekmesiyle bu sorunu çözüyor. Uygulamayı hangi dilde kullanıyorsanız (Türkçe, İngilizce veya İspanyolca), o dilde güncel haber özetlerini karşınıza getiriyor. Üstelik bu haberler, deneyimli editörler tarafından onlarca güvenilir kaynaktan süzülerek, yalın ve anlaşılır özetler halinde sunuluyor. En güzel tarafı, haber akışınızı dilerseniz sadece portföyünüzdeki kripto paralara özel olarak filtreleyebilmeniz. Yukarıdaki görselde görebileceğiniz gibi Portföyüm filtresini aktifleştirdiğinizde, uygulama sadece kendi yatırımlarınızla ilgili en son haberleri listeler, tek bir kez filtre butonuna basmanız yeterli uygulamayı her açtığınızda hep en son kaydettiğiniz şekilde görürsünüz. İsterseniz belli başlı coin’lere göre (örneğin sadece BTC, sadece ETH gibi) de haberleri filtreleyebilir, tek dokunuşla ilgili gelişmenin orijinal kaynağına ulaşabilirsiniz. Dahası, Haber sekmesinde yer alan Canlı yayın sayesinde en son gelişmeleri tek ekrandan anında izleyebilirsiniz, ayrıca Haftanın önemli gelişmelerinin sıralandığı kısımda da o haftanın tüm önemli gelişmelerinin hangi gün hangi saatte olduğuna dair bilgilere direkt olarak ulaşabilirsiniz. Böylece sosyal medya söylentileriyle zaman kaybetmeden, piyasayı etkileyebilecek kritik gelişmeleri doğrudan ve ilk elden siz öğrenirsiniz. Kısacası CryptoAppsy ile ilgilendiğiniz haberi bilgi yığınından ayıklamak için ekstra çaba harcamanıza gerek kalmıyor. Yeni Çıkan Coin’leri Anında CryptoApps’de Keşfet! Uygulamanın Endeks sekmesinde kripto piyasa verileri ve yeni listelenen kripto paralar yer alıyor. Borsalarda yeni listelenen kripto paralar anında endeks sekmesinde listelenir. Böylelikle yeni çıkan bir coin’in fiyatını, çıkış zamanını, hacim, piyasa değeri gibi bilgilerin yanı sıra hangi blockchain üzerinde basıldığı gibi bilgilere ilk elden sahip olursunuz. Henüz daha erken aşamada yeni coin’ler keşfedip, fiyat henüz tavan yapmamışken en dipten alım yaparak avantaj sağlayarak fırsatları yakalayabilirsiniz. Ayrıca kripto piyasa verilerine dair gelişmiş grafik görünümü sayesinde ise geçmiş verileri birkaç dokunuşla net bir şekilde inceleyebilir, piyasa trendlerini kolayca analiz edebilirsiniz. En Önemli Makroekonomik Veriler Uygulamanın Endeksler sekmesinde ayrıca Makro veriler kartı bulunuyor. Bu kartta kripto para piyasalarını yakından ilgilendiren en önemli veriler yer alıyor. Yaklaşan Fed toplantı tarihleri, Fed faiz beklentileri, ABD 10 yıllık tahvil oranları, DXY endeksi ve ABD işsizlik oranları gibi kripto dünyasının yakından takip ettiği verileri anlık izleme fırsatı sunuluyor. Her bir veriye tıklandığında geçmişe yönelik grafiklere de ulaşmak mümkün. Akıllı Fiyat Alarmları Kripto piyasasında her an her şey olabilir ve sürekli ekran başında kalmak mümkün olmayabilir. CryptoAppsy bunun için gelişmiş 🔔akıllı fiyat alarmları özelliğini sunuyor. Belirlediğiniz bir kripto para, hedeflediğiniz fiyat seviyesine ulaştığında uygulama size anında push bildirimi gönderiyor. Böylece telefonunuza gelen bir bildirim ile önemli bir yükselişten veya düşüşten anında haberdar olursunuz. Gece yarısı derin uykuda olsanız bile, kurduğunuz alarm sayesinde büyük bir fırsatı kaçırma ihtimaliniz kalmıyor. Bu özellik, kullanıcıların duygusal kararlar vermesinin önüne geçerken önceden belirlenmiş stratejilerine bağlı kalmasını kolaylaştırıyor. CryptoAppsy açık olmasa bile arka planda piyasayı sizin yerinize gözetleyerek adeta nöbet tutuyor, böylece gözünüz arkada kalmıyor. Kullanıcıların Söyledikleri: 5,0/5 Puanla Onaylanan Deneyim Kullanıcı geri bildirimleri CryptoAppsy’nin sunduğu değeri net biçimde doğruluyor. App Store’da ⭐5,0 ve Google Play’de ⭐4,5 ortalama puana sahip uygulama için kullanıcı yorumlarında özellikle “yeni başlayanlar için çok uygun”, “haber özetleri harika”, “göz yormayan şık tasarım” ve “başka bir programa ihtiyaç bırakmıyor” vurguları öne çıkarken, kullanıcılar hızlı bildirimler sayesinde fırsatları kaçırmadan hareket edebildiklerini belirtiyor. Bu yüksek memnuniyet, CryptoAppsy’nin hem ilk adımını atanlar hem de aktif trader’lar için güvenilir ve pratik bir çözüm olduğunu gösteriyor. CryptoAppsy ile uygulamayı ilk kez açan bir kullanıcı bile “şimdi ne yapacağım?” diye düşünmeden sezgisel bir şekilde menüler arasında gezinebilir. Arayüz tasarımı, kriptoya yeni adım atanlar için anlaşılır ve sade tutulurken, deneyimli trader’lar için de hız ve performans odaklıdır. Hafif yapısı sayesinde uygulama eski model telefonlarda dahi akıcı çalışır, cihazınızı yormaz. CryptoAppsy sizden e-posta doğrulaması veya kayıt formları istemez; mağazadan indirip birkaç saniye içinde piyasayı takip etmeye başlayabilirsiniz. Bu sayede kripto dünyasına adım atmak isteyen acemi yatırımcılar bile korkmadan keşfe çıkabilir, profesyoneller ise milisaniyelerin önemli olduğu işlemlerde ihtiyaç duydukları hızı yakalar. Sonuç olarak, ister ilk kez kripto yatırımı yapmaya hazırlanan bir meraklı olun, ister günlük trade ile uğraşan tecrübeli bir yatırımcı; CryptoAppsy, kripto para piyasasındaki karmaşayı düzene sokmak ve size zaman kazandırmak için ideal bir yardımcıdır. Anlık fiyatlar, kişiselleştirilmiş portföy takibi, akıllı alarmlar, canlı ve temiz haber akışı, yeni listelenenleri keşfetme gibi özellikleriyle rakiplerinden ayrışan bu uygulama, kripto dünyasında bir adım önde olmanızı sağlar. CryptoAppsy uygulamasını hemen şimdi App Store veya Google Play üzerinden indirerek kripto piyasasının kontrolünü elinize alın ve fırsatları yakalamaya başlayın!
Sıcak Gelişme: Müzakere olmayacak açıklaması ve kripto paralar
Kripto para yatırımcıları için son zamanlarda ABD-İran savaşı kadar karmaşık bir gündem olmadı. Barış lehine bir açıklama gelirken Bitcoin yükseliyor ve kripto paralar onu izliyor. Dakikalar geçtikten sonra tam tersi yönde beyanlar görüyoruz ve kazançlar tersine dönüyor. Kimin blöf yaptığı, yalan söylediği belli olmadığından süreç yatırımcıları için daha da zorlayıcı oluyor. Müzakere görüşmeleri olmayacak Kripto paralar için müzakere görüşmelerinin olmaması son derece negatif. Çarşamba gününün ilk dakikalarında ateşkes sona erecek ve eğer bu süreç uzatılmazsa veya anlaşma olmazsa petrol hızla yükselirken artık daha uzun vadeli faiz artış senaryoları fiyatlanmaya başlayacak. Bu da kripto paralar, altın ve hisse senetleri için düşüş demek. Beyaz Saray yetkilisine göre, ABD Başkan Yardımcısı Vance, Steve Witkoff ve Jared Kushner, İran ile görüşmek üzere Pakistan’a yola çıkacak. Bu duyurudan birkaç saat sonra IRNA İran, ABD ile yapılacak ikinci tur görüşmelere katılmayı reddetti diyerek müzakere umutlarını suya düşürdü. Tasnim’e göre, deniz ablukası devam ettiği sürece İran’ın müzakere heyeti göndermeyecek. Trump ise ne olursa olsun abluka devam edecek diyor. Üstelik Cuma günü Trump “uranyumu bize verecekler” derken hafta sonu bu yalanlandı. Trump’ın yaptığı açıklamalar Cuma günü iştahı önemli ölçüde artırmıştı ve bu denli aşırı iyimser açıklamaların kripto paraları yukarı çektiğini gördük ancak yakında yalanlanabileceğinin de altını çizmiştik. Nitekim öyle de oldu. Peki ama neden? Burada ana faktör barış iki tarafın da lehine olsa da iç siyaset faktörü. İran binlerce can kaybıyla hele ki Hamaney’in ölümüyle masadan eli güçlü kalkmak istiyor. Üst düzey İranlı yetkililerinin ölümünün üzerine Trump Cuma günkü tonda yaptığı açıklamalar İran’ın dini lider ve ona bağlı askeri kanadı sert açıklamalar yapmaya zorluyor. Arakçi ve Meclis Başkanı ise çok daha yapıcı ve ılımlı. Yani İran da 2 farklı yönetim, 2 farklı yüz var gibi düşünebiliriz. Askeri gücü arkasına alan dini liderlik iç siyaseti şekillendirirken görünürdeki siyasetçiler müzakere pazarlığı yapıyor. Bu aşamada askeri kanat görüşme olmayacak diyor. Arakçi’nin ekibi görüşmelere hazır ve Trump da bölgeye heyetini gönderecek. Ne olduğunu ise sadece zaman gösterecek. Kripto paralar bu oyunun ortasında zigzag çizmeye devam edecek. Şimdilik BTC 75.700 dolardaki kanal direncini kaybetti ve görüşmelerin gerçekten olmadığı senaryoda %10’u aşan kayıpla 68 bin doları test etmesi şaşırtıcı olmaz.
Kadim bir ekşi sözlük başlığı burada da dursun.
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
Geleneğine, görenegine bağlı kimseye verilen isim.
