Aday adayı olduğum temsilcilik.
Bitcoin’de RHODL oranı 4,5’i görerek dibe işaret etti
Glassnode tarafından geliştirilen RHODL oranı, son verilerle birlikte 4,5’e ulaşarak kripto para piyasasında dip seviyesine işaret eden sinyaller üretmeye başladı. Bu gösterge, Bitcoin’de uzun vadeli sahiplerle kısa vadeli yatırımcılar arasındaki dengeyi takip ediyor ve şu anda tarihteki en yüksek üçüncü seviyesine ulaşmış durumda. RHODL oranı nedir? RHODL oranı, altı aydan üç yıla kadar elinde Bitcoin bulunduran uzun vadeli yatırımcıların varlık değeri ile bir ila doksan gün arası tutan kısa vadeli yatırımcıların toplam değerini karşılaştırıyor. Bu ölçüt, piyasayı hangi tarafın kontrol ettiğini, yani sektörün tecrübeli yatırımcıların elinde mi yoksa yeni alıcıların ilgisinde mi olduğu hakkında önemli bir fikir sunuyor. Oranın yükselmesi genellikle Bitcoin’lerin yaşlanmakta olduğuna ve kısa vadeli, yüksek riskli işlemlerin azaldığına işaret eder. Özellikle büyük düzeltmelerin ardından bu dinamik ortaya çıkar. Geçmişte, 2015, 2019 ve 2022 gibi önemli piyasa düşüşlerinden sonra benzer hareketlilik gözlemlenmişti. Piyasa dip sinyali ve geçmiş veriler Endeksin şu anki seviyesi, coinlerin büyük kısmının eski sahiplerinde toplandığını ve spekülatif, kısa süreli al-sat yapan yeni yatırımcıların büyük oranda piyasadan çekildiğini gösteriyor. Son altı ayda Bitcoin’in yaklaşık yüzde 50 değer kaybı yaşaması da genç coin’lerin temizlenmesine neden oldu. RHODL oranı sadece iki kez daha yüksek seviyeye çıktı: 2015’te 5,0 ve 2022’de 7,0. Bu iki örnekte de Bitcoin piyasasında çoktan ana döngünün dibinin görüldüğü dönemler yaşandı. Oranın şimdiki konumu, geçmişte yaşanan bu tip döngülerin bitiş noktalarına oldukça yakın olduğuna işaret ediyor. Fiyat hareketleri ve piyasa dinamikleri Ancak, RHODL oranının daha da fazla yükselmesi için kısa vadeli yatırımcıların neredeyse tamamen kaybolması gerekiyor. Böyle bir durum, çoğunlukla piyasadaki kısa vadeli ilgide çok ciddi bir çöküş ve talepsizlikle mümkün olabiliyor. Yine de piyasadaki son verilere bakıldığında, Bitcoin fiyatının şubat ayındaki diplerinden sonra yüzde 25 toparlama göstermesi, negatif swap oranları ve küresel risk iştahının artışıyla S&P 500’ün tarihi zirvelere ulaşması gibi etkenler, kısa vadeli yatırımcılardaki çöküşün tamamlanmadığına işaret ediyor. Uzmanlar, şu anda oranın geçmişteki zirvelerine göre daha dengeli bir durumda olduğunu, ancak endeksin gösterdiği klasik dip sinyalinin tamamen teyit edilmediğini belirtiyor. Piyasanın bundan sonraki adımlarında, hem makroekonomik ortam hem de yatırımcı davranışlarındaki değişiklikler izlenmeye devam edecek.
Bitcoin 76 bin doları test etti, 78 milyon dolarlık short tehlikede
Bitcoin fiyatındaki son yükseliş, yüksek kaldıraçlı pozisyonlar üzerinde ciddi baskı oluşturdu. 17 Nisan itibarıyla piyasa verilerine göre BTC kısa süreliğine 76.300 dolara yaklaşırken, büyük bir short pozisyonu kritik tasfiye seviyesine oldukça yaklaştı. Kaldıraçlı short pozisyon tasfiye eşiğinde HyperInsight Monitoring verilerine göre “Strategy Counterparty” olarak adlandırılan büyük bir yatırımcıya ait short pozisyon, fiyat hareketleri karşısında ciddi zarar yazıyor. 40 kat kaldıraçla açılan ve yaklaşık 78,1 milyon dolar büyüklüğe sahip bu işlem, Bitcoin’in 76.380 dolara ulaşması halinde tasfiye riskiyle karşı karşıya. Bitcoin, CryptoAppsy verilerine göre 76.300 dolara yaklaşırken, söz konusu pozisyonun zararı 4,3 milyon doları aştı ve yüzde 220 seviyesine ulaştı. Haftalık bazda toplam zarar ise 7,8 milyon doların üzerine çıktı. Pozisyonun 1 Nisan tarihinde açıldığı ve yatırımcının henüz herhangi bir müdahalede bulunmadığı görülüyor. Bitcoin fiyatındaki sınırlı artış bile yüksek kaldıraçlı işlemler için kritik seviyelere işaret ediyor ve tasfiye riskini hızla artırıyor. Strategy’nin Bitcoin pozisyonu yeniden kâra geçti Aynı dönemde Strategy’nin Bitcoin yatırımı ise yeniden kâra geçti. Şirketin BTC varlıkları, fiyatın 75.000 doların üzerine çıkmasıyla birlikte yaklaşık 232 milyon dolarlık gerçekleşmemiş kazanç seviyesine ulaştı. 12 Nisan 2026 itibarıyla Strategy toplamda 780.897 Bitcoin tutuyor. Bu varlıkların toplam maliyeti yaklaşık 59,02 milyar dolar seviyesinde bulunurken, ortalama alım fiyatı ise 75.577 dolar olarak hesaplanıyor. Fiyatın bu seviyelerin üzerine çıkması, portföyün yeniden pozitif bölgeye geçmesini sağladı. Yeni long pozisyon dikkat çekti Öte yandan zincir üstü veriler, farklı bir balinanın yükseliş beklentisiyle yeni bir pozisyon açtığını ortaya koydu. 0x133 ile başlayan bir cüzdan adresi, Bitcoin için 40 kat kaldıraçlı yaklaşık 6,95 milyon dolarlık long işlem başlattı. Bu pozisyonun ortalama giriş fiyatı 75.320 dolar olarak kaydedilirken, kısa sürede yaklaşık yüzde 20 oranında gerçekleşmemiş kâr elde edildi. Yatırımcı, pozisyonu 77.000 dolar seviyesinde kapatmayı planlayan bir limit emri verdi. Dikkat çeken bir diğer detay ise pozisyonda açık bir zarar durdur emrinin bulunmaması oldu. Tasfiye fiyatının 74.287 dolar seviyesinde olması, bu seviyenin fiili bir stop noktası olarak değerlendirildiğini gösteriyor. Bitcoin fiyatındaki dalgalanmalar, yüksek kaldıraçlı işlemlerde riskin ne kadar hızlı büyüyebileceğini bir kez daha ortaya koyarken, piyasadaki büyük oyuncuların pozisyonları yakından izlenmeye devam ediyor.
Ethereum’da rekor işlem hacmine rağmen ETH fiyatı sert düştü
Ethereum akıllı sözleşme ağı, 2026 yılı ilk çeyreğinde tarihindeki en yüksek temel katman işlem sayısına ulaştı. Bloomberg’de yer alan Artemis verilerine göre, Ethereum ana zincirinde bu dönemde 200,4 milyon işlem kaydedildi. Bu, Ethereum adına bir çeyrekte ilk kez 200 milyon eşiğinin aşılması anlamına geliyor. İşlem sayısında tarihi yükseliş 2023’te 90 milyonun altına kadar gerileyen üç aylık işlem adedi, 2024 yılı boyunca 100-120 milyon bandında yatay seyretmişti. Ancak 2025 ortasından itibaren ağ üzerindeki işlemlerde net bir canlanma gözlendi. Her çeyrekte görülen artış, 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki döneme göre yüzde 43’lük bir sıçramaya ulaştı ve 145 milyondan 200 milyonun üzerine çıktı. Ethereum ağı, dünya çapında banka, avukat ya da aracı olmadan otomatik anlaşmalar yapılabilmesiyle tanınıyor. Blockchain üzerine kaydedilen işlemler; ağın yerel varlığı ether (ETH) ile transfer, akıllı sözleşme kullanımı veya farklı token’ların gönderilmesi gibi birçok eylemi ifade ediyor. Artemis tarafından paylaşılan verilere göre, çeyreklik bazda Ethereum’un işlem hacmi 2023’ten sonra ilk kez dikey bir toparlanma sergiledi ve rekor seviyeye ulaştı. ETH fiyatında ciddi düşüş Ağ üzerindeki canlanmaya rağmen, ether fiyatı ise beklenen karşılığı veremedi. 2025 yılı Ağustos ayını yaklaşık 5.000 dolar seviyesinden kapatan ETH, haberin yazıldığı Cuma sabahı 2.328 dolara kadar düşmüş durumda. Fiyat, 2025 zirvesine göre yüzde 50’den fazla gerilemiş oldu. CryptoAppsy verilerine göre, ether (ETH) Cuma günü 2.328 dolarda işlem görüyordu. Piyasa uzmanları, işlem sayısı ve ağ istatistiklerindeki hızlı büyümeye rağmen fiyatın bu kadar düşük kalmasını, potansiyel bir fırsat olarak yorumlayabilir. Layer 2 çözümleri ve stablecoin etkisi Ağdaki işlem yoğunluğunun büyük kısmı, Ethereum üzerine kurulu ve daha ucuz işlem imkânı sağlayan Layer 2 (L2) ağlarında gerçekleşiyor. Base ve Arbitrum, en fazla kullanıcıya sahip L2 platformları konumunda; işlem ücretlerinin düşük olması nedeniyle birçok kullanıcı doğrudan bu ağları tercih ediyor. Ancak asıl mutabakat ve köprülemeyle ilgili işlemler, Ethereum’un temel katmanına yansıyor. Stablecoin’ler yani gerçek para birimlerinin blokzincirdeki karşılıkları da Ethereum’da yoğun şekilde kullanılıyor. Token Terminal’in aktardığına göre, Ethereum’daki toplam stablecoin arzı 180 milyar doları buldu. Bu, dünya genelindeki stablecoin miktarının yaklaşık yüzde 60’ına denk geliyor. Layer 2 çözümleri sayesinde son kullanıcılar tabana dokunmadan işlem yaparken, hem bu köprü işlemleri hem de stablecoin transferleri tabandaki işlem sayısını yukarı çekiyor. Analistler ise Layer 2 üzerindeki hareketliliğin, ana ağdaki işlem ücretleri üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekiyor. Dencun yükseltmesinin ardından Layer 2 ağlarının veri maliyetlerinin önemli ölçüde azalması, Ethereum’un işlem başına elde ettiği geliri de düşürdü. Dolayısıyla artan işlem miktarı, doğrudan ağ yakımı ya da coin sahiplerinin toplam değeri açısından aynı oranda bir karşılık oluşturmayabiliyor. Ethereum’daki uzun vadeli toparlanmanın fiyat hareketi öncesi bir döneme işaret ettiği tartışılıyor. Sonraki çeyreklerde 200 milyonun üzeri işlem gerçekleşip gerçekleşmeyeceği, işlem artışını sürekli kullanıcıların mı yoksa otomasyon ve botların mı sağladığı, Ethereum ekosisteminin yönü için kritik konular arasında gösteriliyor.
Bitcoin’de 50-100 haftalık ortalama sinyali sonrası 75.000 dolara hızlı sıçrama dikkat çekti
Bitcoin‘in fiyat hareketlerinde son yıllarda öne çıkan teknik göstergelerden biri, 50 ve 100 haftalık hareketli ortalamanın kesişimine dikkat çekiyor. Bu iki ortalamanın grafikte oluşturduğu kesişim, geçmişte Bitcoin piyasasının dip seviyelerine işaret etti ve genellikle uzun süreli düşüş dönemlerinin sonunu belirledi. Geçmişte üç kez net sinyal verdi Bu basit gösterge, ilk kez Nisan 2015’te, ardından Şubat 2019 ve son olarak Eylül 2022’de kendini gösterdi. Her üç durumda da 50 haftalık ortalamanın 100 haftalık ortalamanın altına inmesiyle beraber Bitcoin’de aşağı yönlü seyir sona ererken, dip seviyeler görülmüş ve ardından ciddi yükselişler yaşanmıştı. Örneğin 2015 yılında, kripto para piyasası Bitcoin’in başarısız olacağını tartışırken bu kesişimin ardından fiyatların 200 dolardan 2017 sonuna kadar neredeyse 20.000 dolara ulaşması büyük bir değişimi beraberinde getirmişti. Aynı desenin 2019’da da tekrarlandığı gözlendi. Son olarak, 2022 yılının kripto kışı sırasında birçok şirketin iflas etmesi ve dolandırıcılık olayları sonrasında yatırımcı güveni sarsıldı; fakat Eylül ayında bu ortalamaların tekrar kesişmesinin ardından satış baskısı zayıfladı ve piyasa dipten toparlanmaya başladı. Yakın dönem fiyat hareketi ve mevcut durum Ekim 20205’te 126.000 dolarlık zirve sonrası Bitcoin’deki sert geri çekilme, fiyatın kısa süreyle 60.000 dolara kadar inmesine yol açtı. Buna karşılık, son günlerde fiyat 65.000 dolardan 75.000 dolara toparlandı. CryptoAppsy verilerine göre Bitcoin’in güncel fiyatı 75.000 dolar seviyesinden işlem görüyor. Bu son yükseliş, 50 haftalık ortalamanın hâlâ 100 haftalık ortalamanın üzerinde kalmasıyla beraber, teknik olarak düşüş sinyali henüz tetiklenmediğine işaret ediyor. Diğer bir deyişle, tarihsel referanslara bakıldığında, Bitcoin’deki genel ayı piyasasının sona ermediği ve ilerleyen dönemlerde fiyatların daha da geri çekilebileceği görüşü ağırlık kazanıyor. Piyasa beklentileri ve muhtemel senaryolar Tarihsel olarak bu göstergenin her seferinde güvenilir sonuç vermiş olması, yine de kesin bir gelecek garantisi oluşturmuyor. Olası gelişmeler arasında, ABD borsalarındaki rekor seviyelerin sürmesi ve kurumsal talebin Bitcoin ETF’leri üzerinden artması yer alıyor. Böyle bir senaryoda, piyasaya uzun vadeli destek gelmesi durumunda Bitcoin’de yukarı yönlü yeni bir hareket baş gösterebilir. Ancak şu anda ortalamaların henüz kesişmemiş olması, piyasadaki genel düşüş eğiliminin sürebileceğine işaret ediyor. Bitcoin’in geçmiş fiyat grafiklerinde 50 haftalık ortalamanın 100 haftalık ortalamanın altına indiği dönemler, her seferinde piyasanın dip yaptığı ve ardından uzun soluklu yükselişlerin başladığı noktalar olarak kayıtlara geçti. Özetle, teknik göstergeler ile piyasa dinamiklerinin kesiştiği bu dönemde yatırımcıların hem geçmiş verileri hem de güncel makroekonomik koşulları birlikte değerlendirmesi gerekiyor.
Stablecoin getirilerindeki kritik yasak tartışması Clarity Act taslağını tekrar erteledi
Amerikan Kongresi’nde kripto sektörünü yakından ilgilendiren Clarity Act’in en güncel taslak metninin yayımlanması bir kez daha ertelendi. Bilhassa stablecoin hesaplarında bekleyen bakiyeler için ödül veya faiz uygulamalarının yasaklanıp yasaklanmayacağına ilişkin görüş ayrılıkları, tasarının nihai halini belirlemede önemli bir engel oluşturuyor. Taslak metin ve ertelemenin nedeni Senatör Thom Tillis’in yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Clarity Act’in stablecoin getirileriyle ilgili yeni taslağının bu hafta kamuoyuna sunulması bekleniyordu. Ancak Tillis, Bankacılık Komitesi’nin bir sonraki gündemine ilişkin takvimin netleşmesini beklediğini aktararak metnin açıklanmasını ileriki haftalara bıraktı. Konuya yakın kaynaklar, yasal düzenleme ekibinin halen banka dernekleri ve kripto şirketleri ile görüşmelere devam ettiğini ifade etti. Mevcut taslakta, stablecoin hesaplarında bekletilen bakiyeler için ödül ödenmesinin tamamen yasaklandığı, yalnızca işlem gibi aktif hareketlerden doğan getirilere izin verileceği belirtiliyor. Kaynaklara göre, metinde artık köklü değişiklik yapılmasının güç olduğu vurgulanıyor. Karmaşık tartışmanın arka planı Uzun bir süredir beklenen Clarity Act, kripto varlık sektörünü düzenleyen kapsamlı bir çerçeve oluşturmayı hedefliyor. Tartışmanın temelinde ise stablecoin’lerde pasif getirilerin yasaklanıp yasaklanmaması bulunuyor. Geçtiğimiz yıl geçen GENIUS Act, bu tür ödülleri sağlayan stablecoin ihraççılarını yasaklamıştı; ancak borsalar gibi üçüncü taraf platformların ödül dağıtmasına doğrudan bir engel getirmemişti. Bu konudaki belirsizlik, hem geleneksel bankacılık sektörü hem de kripto para şirketleri tarafından yakından takip ediliyor. Büyük Amerikan bankaları, stablecoin bakiyelerine ödül verilmesinin sektörde büyük bir mevduat kaymasına yol açacağını öne sürüyor. Buna karşılık, aralarında Coinbase’in de bulunduğu büyük kripto şirketleri ise böyle bir yasağın finansal inovasyonu durduracağı ve aslında bankalara da yeni iş fırsatları doğurabileceği görüşünü dile getiriyor. Bazı kayıtlara göre, mevcut taslak yasa yalnızca hesapta bekletilen stablecoin bakiyelerine ödül ödenmesini engelliyor; işlem yapan kullanıcılara getirinin önünü ise kapatmıyor. Uzlaşı arayışlarına rağmen çözümsüzlük devam ediyor Yıl başından bu yana Beyaz Saray, taraflar arasında uzlaşı sağlanabilmesi adına kapalı toplantılar düzenledi. Ancak bankalar ve kripto temsilcileri mevcut pozisyonlarını koruduğu için henüz ortak bir paydada buluşulamadı. Senatör Tillis ve Angela Alsobrooks, yasa tasarısının bu en kritik maddesine netlik kazandırmak için müzakerelerini sürdürüyor. Kongre’de süren pazarlıklara rağmen, özellikle stablecoin’lerde getirinin ne şekilde sunulacağına ilişkin kesin bir konsensüs oluşmuş değil. Tasarının, planlandığı gibi 2025 sonuna kadar yasalaşmasına yönelik iyimser beklentiler, bu son gelişmelerle birlikte ciddi şekilde zayıflamış durumda.
Ethereum’da büyük değişim sinyali, süre 1 dakikanın altına inebilir
Ethereum Foundation araştırmacısı Luca Zanolini, BUIDL Asia 2026 etkinliğinde yaptığı sunumda ağın mevcut yapısını ve gelecekte planlanan değişiklikleri değerlendirdi. Seul’de düzenlenen etkinliğin ikinci gününde konuşan Zanolini, Ethereum’un blok üretimini kesintisiz sürdürebilen yapısını korurken işlem kesinliğini ciddi ölçüde hızlandırmayı hedeflediklerini aktardı. Kesintisiz çalışma özelliği korunacak Zanolini, Ethereum ağının son on yıl boyunca blok üretimini hiç durdurmadığını vurguladı. Ağın, validator kaybı ya da teknik aksaklıklar yaşansa bile çalışmaya devam edecek şekilde tasarlandığını belirtti. Bu yaklaşım, sistemin dinamik erişilebilirlik özelliği olarak tanımlanıyor. Dinamik erişilebilirlik sayesinde bazı doğrulayıcılar çevrimdışı olsa bile aktif katılımcılarla blok üretimi sürdürülebiliyor. 2023 yılında yaşanan bir istemci hatasında validator’ların yarısından fazlası devre dışı kalmasına rağmen ağın kesintisiz çalışmaya devam etmesi bu yapının somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Bu özellik, işlem kesinliği kavramından ayrı bir yapı olarak ele alınıyor. Ethereum’un mevcut tasarımında blok üretimi ile işlemlerin kesinleşmesi aynı anda optimize edilemiyor ve bu durum belirli bir gecikmeye yol açıyor. Finality süresi için yeni model gündemde Mevcut yapıda bir işlemin tamamen kesinleşmesi (finality) yaklaşık 15 dakika sürüyor. Bunun nedeni, tüm doğrulayıcıların uzlaşı sağlamasının gerekmesi. Bu durum ağın güvenliğini artırsa da hız açısından sınırlayıcı bir etki yaratıyor. Ethereum Foundation, bu sorunu çözmek için blok üretimi ile finality süreçlerini daha net şekilde ayıran yeni bir model üzerinde çalışıyor. Önerilen yapıda, tüm doğrulayıcılar yerine daha küçük bir komite blok üretimi ve oylama süreçlerini üstlenebilir. Bu yaklaşımın benimsenmesi halinde işlem kesinliğinin 1 dakikanın altına düşmesi ve daha da hızlanması mümkün olabilir. Zanolini, bu yapısal değişikliğin topluluğa 2029 ile 2030 yılları arasında sunulmasının planlandığını ifade etti. Bu süreçte hem güvenliğin hem de ağın kesintisiz çalışma özelliğinin korunmasının öncelikli olacağı belirtiliyor. Ethereum’un güvenliği yalnızca teknik uzlaşı mekanizmasına değil, aynı zamanda ekonomik teşviklere de dayanıyor. Kuralları ihlal eden doğrulayıcılar slashing mekanizmasıyla cezalandırılıyor ve stake ettikleri varlıkların bir kısmını kaybediyor. Bu sistem, ağın güvenliğini ekonomik maliyet üzerinden de destekliyor. Ayrıca sistemde yer alan “inactivity leak” mekanizması, uzun süre çevrimdışı kalan doğrulayıcıların etkisini azaltıyor. Belirli bir süre boyunca aktif olmayan katılımcıların stake miktarı kademeli olarak düşürülüyor ve bu sayede aktif doğrulayıcılar ağın dengesini yeniden sağlayabiliyor. Zanolini, Ethereum’un dış müdahaleye ihtiyaç duymadan kendi kendini sürdürebilen ve toparlayabilen bir sistem olarak tasarlandığını vurgularken, işlem kesinliğinin görece yavaş olmasının bu dengeyi korumak için yapılan bir tercih olduğunu belirtti.
Grinex hacklendi 15 milyon dolarlık kripto varlık kayboldu
Kırgızistan’da kayıtlı kripto para borsası Grinex, cüzdan altyapısını hedef alan geniş çaplı bir siber saldırı sonrası para çekme ve alım satım işlemlerini durdurdu. Platforma erişmeye çalışan kullanıcılar, ana sayfada yayımlanan bir açıklamayla karşılaştı. Açıklamada 1 milyar rubleden fazla, yani yaklaşık 13,1 milyon dolarlık varlığın çalındığı belirtildi. Saldırının boyutu ve zincir üzerindeki hareketler Borsanın paylaştığı bilgilerde saldırının organize bir şekilde gerçekleştirildiği ve hedefinin bölgeden kripto varlık çıkışını engellemek olduğu öne sürüldü. Ayrıca saldırının, yalnızca belirli devlet aktörlerinin sahip olabileceği kaynak ve teknolojilerle gerçekleştirildiği iddiasına yer verildi. Blokzincir analiz şirketi ise saldırının boyutuna ilişkin daha yüksek bir tahmin paylaştı. Şirkete göre saldırgan, Grinex ile bağlantılı cüzdanlardan yaklaşık 15 milyon dolar değerinde USDT çekti. Bu rakam, borsanın açıkladığı miktarın üzerinde bulunuyor. Söz konusu fonların daha sonra Tron ve Ethereum ağları üzerinden farklı adreslere yönlendirildiği aktarıldı. Ardından varlıkların TRX ve ETH’ye dönüştürüldüğü tespit edildi. Bu adımın, çalınan varlıkların dondurulma riskini azaltmak amacıyla atıldığı değerlendiriliyor. Elliptic’in değerlendirmesine göre, bu dönüşüm süreci özellikle stabilcoin ihraççısı tarafından uygulanabilecek kara liste riskini sınırlamak için tercih edilmiş olabilir. Tether, yasa dışı faaliyetlerle ilişkilendirilen adresleri engelleme yetkisine sahip bulunuyor. Grinex tarafından işaret edilen bir cüzdanda ise yaklaşık 45,9 milyon TRX bulunduğu ve bunun değerinin 15 milyon doların üzerinde olduğu görüldü. Bu durum, çalınan varlıkların büyük kısmının ilk transferlerden sonra tek bir noktada toplandığını düşündürüyor. Garantex sonrası yükselen bir platform Grinex, piyasa tarafından sıklıkla borsasının devamı olarak değerlendiriliyor. Garantex, geçen yıl ABD’li yetkililer tarafından yasa dışı işlemlere aracılık ettiği gerekçesiyle hedef alınmış ve faaliyetleri durdurulmuştu. Bu gelişmenin ardından kullanıcılar ve likidite, Grinex gibi alternatif platformlara yöneldi. Özellikle ruble ile kripto varlık işlemlerinde önemli bir merkez haline gelen Grinex, bölgesel piyasalarda dikkat çekici bir rol üstlendi. Platform aynı zamanda ruble destekli stabilcoin A7A5 işlemleri için önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Elliptic’in tahminlerine göre bu varlık üzerinden gerçekleştirilen toplam işlem hacmi 100 milyar doları aşmış durumda. Elliptic’in bulguları, saldırganın fonları farklı ağlar üzerinden taşıyıp TRX ve ETH’ye dönüştürerek izlenmesini zorlaştırmaya çalıştığını ve olası dondurma riskini azaltmayı hedeflediğini ortaya koyuyor.
Bitfinex saldırısı sonrası ABD’den 606 bin dolarlık Bitcoin hamlesi!
ABD hükümeti, uzun süredir kripto para piyasalarını yakından ilgilendiren Bitfinex saldırısına ilişkin elindeki Bitcoin’lerin bir kısmını, toplamda yaklaşık 606 bin dolar değerinde, Coinbase Prime cüzdanına aktardı. Yapılan bu transferde taşınan 8 adet Bitcoin’in, on-chain verilere göre, 2016’da Bitfinex’e düzenlenen siber saldırıya karışan Ilya Lichtenstein’la bağlantılı olduğu görülüyor. Lichtenstein, bu dönemde ciddi miktarda BTC çalmış ve olay uzun süre gündemde kalmıştı. 2016 Bitfinex saldırısının izleri sürülüyor 2016 yılının Ağustos ayında yaşanan Bitfinex saldırısı, kripto para tarihinin en dikkat çekici olaylarından biri haline gelmişti. Saldırı sırasında Lichtenstein’ın kontrolüne geçen toplam Bitcoin miktarı 119.756 adede ulaştı. O dönemde çalınan coin’lerin toplam değeri 72 milyon dolardı. Bugünkü piyasa değeriyle ise bu miktar 8,9 milyar dolara yaklaşıyor. Lichtenstein, saldırının ardından fonları çeşitli kripto karıştırıcılar ve farklı blockchain ağları üzerinden yıllarca izini kaybettirecek şekilde transfer etti. Ayrıca elde edilen gelirin bir bölümünün altın alımında da kullanıldığı tespit edildi. Uzun süren soruşturma neticesinde, 2022 yılında bazı çalınan Bitcoin’lere ulaşıldı. Bu sırada ele geçirilen coin’lerin toplam değeri 3,6 milyar dolar civarındaydı. 2024’e gelindiğinde ise Lichtenstein, 60 ay hapis cezasına çarptırıldı ve 2026’da erken tahliye edildi. ABD Başkanı Donald Trump’a sosyal medya üzerinden teşekkür ettiği de kayıtlara geçti. Kripto paraların iade süreci ve Bitfinex’in planı Mahkemeler, ABD hükümetinin el konulan bu Bitcoin varlıklarını likide etmek yerine doğrudan Bitfinex’e geri vermesini kararlaştırdı. Bu karar, kamunun elindeki coin’lerin ABD Hazinesi’ne aktarılamayacağı anlamına geliyor. Bitfinex, geri alacağı varlıkları öncelikle Recovery Right Tokens isimli dijital hak sahiplerine tam ödeme yapmak için kullanacağını açıkladı. Ayrıca kalan tutarın en az yüzde 80’i ile borsanın UNUS SED LEO token’ını geri alıp yakma yoluna gitmeyi hedefliyor. Bitfinex yetkilileri, söz konusu varlıkların geri dönüşüyle birlikte geçmiş mağduriyetleri gidereceklerini ve token sahiplerinin haklarının korunacağını vurguluyor. ABD’nin elindeki kripto para rezervleri dikkat çekiyor ABD yönetimi, sadece Bitfinex saldırısından ele geçirilenlerle sınırlı kalmayıp, son dönemde farklı davalardan topladığı geniş bir kripto para rezervine sahip. Resmi rakamlara göre ABD’nin elinde yaklaşık 24,54 milyar dolar değerinde Bitcoin, 146 milyon dolar değerinde Ethereum ve çeşitli miktarlarda başka dijital varlık mevcut. Kripto para topluluğu, hükümetin bu tip varlıkları zaman zaman büyük borsalara aktarmasını olası satış baskısı olarak görse de, transferlerin hepsi doğrudan satış anlamına gelmeyebiliyor. Bu tür işlemler bazı durumlarda yalnızca cüzdanların yeniden düzenlenmesi ya da yeni saklama yöntemleriyle de ilgili olabiliyor.
Xrp’de 1,44 dolar barajı yine geçilemedi, haftalık kazançlar piyasadan ayrıştı
XRP, son bir haftada ana kripto para birimleri arasında en iyi performansı sergileyerek dikkatleri üzerine çekti. Piyasadaki belirsizlik ve kararsız seyir sürerken, XRP’nin istikrarlı bir yükseliş göstermesi yatırımcıların ilgisini artırdı. Ancak fiyat halen kritik bir direnç seviyesini aşmakta zorlanıyor. Haftalık yükseliş ve direnç mücadelesi Geçtiğimiz hafta XRP yaklaşık yüzde 6,4 değer kazanarak bitcoin, ethereum ve BNB’nin önünde yer aldı. Güncel verilere göre, fiyat hafta boyunca 1,43 dolar seviyelerine kadar çıktı ve bu yükseliş sırasında net bir tepki hareketi gözlenmedi. Yatay ve düzenli ilerleyen bu çıkış, piyasada ani bir spekülatif hareketin değil, kontrollü bir birikimin yaşandığına işaret etti. XRP fiyatında yaşanan bu artışa rağmen, 1,44 dolar seviyesi halen güçlü bir direnç noktası olarak öne çıktı. Fiyat, haftanın farklı günlerinde bu seviyeyi test ettiyse de yukarı yönlü hareket, mevcut dirençle karşılaştı ve aşılamadı. İşlem hacmi ve teknik yapı Kripto para piyasasının genel olarak yatay bir görünüm sergilediği bu dönemde, kapital akışı daha çok riskli ve oynaklığı yüksek kripto paralara yöneldi. XRP’nin yükselişi de bu eğilimden beslendi. Ancak haftalık işlem hacmi ortalamasının yalnızca yüzde 70’i civarındaydı, bu da yükselişin arkasındaki alım iştahının sınırlı kaldığını gösteriyor. Teknik açıdan bakıldığında, XRP fiyatında art arda daha yüksek dip seviyeleri görülmeye devam ediyor. Böylece orta vadede pozitif bir yapı oluşsa da, 1,44 dolar direnci fiyatı yukarı taşımakta hala önemli bir engel. Destek seviyeleri ve olası senaryolar Mevcut durumda, 1,40 dolar seviyesi kısa vadede önemli bir destek noktası oluşturuyor. Fiyat bu bölgenin üzerinde kaldığı sürece alıcıların piyasadaki üstünlüğü koruması beklenebilir. Öte yandan, işlem hacminde tekrar artış görülmemesi durumunda fiyatın geri çekilme riski canlı kalmayı sürdürüyor. XRP, son dönemde benzerlerinden daha güçlü bir performans sergilemesine rağmen, işlem hacmindeki düşük seviyeler ve devam eden direnç mücadeleleri nedeniyle net bir kırılım teyidi alınabilmiş değil. Özetle, XRP’de trend yukarı yönlü olsa da, hacim destekli bir atak gelmediği sürece mevcut yapı, kararsız bir konsolidasyon sürecine işaret ediyor. Kripto para piyasalarında belirleyici hacim artışı gerçekleşmediği takdirde, mevcut yükselişin kısa vadeli kalması mümkün görünüyor.
Bitcoin’de negatif fonlama rekoru, 125 bin dolar hedefi öne çıktı
Bitcoin fiyatı, Asya piyasalarında cuma sabahı 74.700 dolar civarında işlem gördü. Son 24 saatte yüzde 0,4’lük hafif bir düşüş yaşanırken, haftalık bazda ise yüzde 3,5’lik artış dikkat çekti. Son 10 gündür küresel hisse senetlerinde yaşanan ivmeli yükseliş, önümüzdeki hafta ABD-İran ateşkesinin sona erecek olması nedeniyle yerini beklemeye bıraktı. Kripto paralar haftayı güçlü tamamladı Ethereum, yüzde 1,4 gerileyerek 2.327 dolara çekildi fakat haftayı ana kripto paralar arasında yüzde 6’lık yükselişle lider kapattı. XRP yüzde 6,4 getiriyle 1,43 dolarda dengelendi, solana fiyatı yüzde 2,7 artışla 87,67 dolara çıktı, BNB haftalık yüzde 0,7 yükselişle 629,89 doları gördü. Dogecoin de yüzde 5,6’lık haftalık artışla 0,0976 dolarda işlem gördü. Küresel piyasalarda MSCI Dünya Endeksi, perşembe günü tarihi zirveyle kapanmasının ardından Asya’da yüzde 0,1 geriledi. S&P 500 de yeni rekor kırdı. Brent petrol fiyatı ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la kalıcı ateşkes için “olumlu görünüyor” açıklaması sonrası yüzde 1,2 düşüşle 98,20 dolara indi. Fonlama oranlarında sert düşüş Özellikle Bitcoin’deki yatay seyir altında yatan dinamikler, profesyonel yatırımcıların dikkatini çekiyor. Son günlerde Bitcoin sürekli vadeli işlem fonlama oranlarında ciddi bir negatifleşme oldu; bu, 2023’ten beri görülmeyen seviyelere işaret ediyor. Fonlama, vadeli kontratların fiyat dengesini koruması için yapılan düzenli ödemeleri ifade ediyor. Oran eksiye döndüğünde piyasa genellikle fiyat düşüşüne pozisyon alanlardan yana ağırlık kazanıyor ve kısa pozisyondakiler uzun pozisyondakilere ödeme yapmak zorunda kalıyor. ZeroStack CEO’su Daniel Reis-Faria, paylaştığı notta, “Fonlama oranlarının bu kadar negatif olması, piyasada yoğun şekilde kısa pozisyon olduğunu gösteriyor. Ancak Bitcoin fiyatı buna rağmen yükselirse, bu kısa pozisyonlar tasfiye olabilir ve yükseliş daha da hızlanabilir” görüşünü paylaştı. Reis-Faria, kısa pozisyonlarda sıkışmanın devam etmesi durumunda Bitcoin fiyatının önümüzdeki 30–60 gün içinde 125.000 dolara kadar yükselebileceğini öngördü. Zincir üstü analiz: riskli dönem uyarısı On-chain analist CryptoVizArt ise “True Market Mean” isimli göstergeye dikkat çekti. Bu metrik, uzun süredir taşınmayan ve kayıp olarak değerlendirilen coinleri filtreleyerek aktif yatırımcıların ortalama maliyetini hesaplıyor. CryptoVizArt’a göre, şu anda ortalama aktif yatırımcı zararda. Geçmişte 2016’dan bu yana, Bitcoin fiyatının bu göstergenin altında uzun süre kalarak ciddi zararlar yaşadığı dönemler olmuştu. Örneğin 2018–19 ayı piyasasında maksimum yüzde 57’lik bir düşüş görülürken, Terra ve FTX krizlerinden sonra yaşanan çekilmede ise yüzde 56 kayıp kayda geçti. Uzmanlar, negatif fonlama ile kısa pozisyon sıkışmasının sert bir yükselişi tetikleyebileceğini ancak hâlihazırda ortalama yatırımcının zararda olması nedeniyle bu rallilerin satış baskısıyla karşılaşma ihtimalini de göz ardı etmiyor. İki tablo aynı anda gerçek olabilir; kritik olan, kısa pozisyonların tasfiye sürecinin mi yoksa yapısal risklerin mi ağırlık kazanacağı. Önümüzdeki günlerde, ABD-İran arasındaki ateşkesin uzatılıp uzatılmayacağı ise piyasanın genel yönü açısından belirleyici olacak.
Solana’da 84 dolar kritik dirençte, haftalık grafik 1.000 dolar üzerini işaret ediyor
Solana son saatlerde, özellikle kısa vadeli işlemcilerin yakından izlediği önemli bir direnç noktasında hareket ediyor. Fiyat, 84 dolar seviyesine yaklaşırken hem alıcılar hem satıcılar arasında ciddi bir mücadele gözleniyor. Kısa vadeli grafikte dikkat çeken bu hamle, daha büyük zaman dilimlerine bakıldığında ise çok daha geniş bir yükseliş potansiyelini işaret eden bulgular içeriyor. 84 dolar bandı piyasada gerilimi artırıyor Solana, önceki günlerde yaşanan düşüşün ardından 78–81 dolar arasındaki destekten toparlanarak, yeniden 84 dolar civarındaki direnç bölgesini test etmeye başladı. Piyasa izleyicileri, bu seviyenin aşılması halinde hareketin ivme kazanabileceğini öngörüyor. Özellikle MCO Global tarafından paylaşılan analizlere göre, fiyat 84,06 dolar ile 87,03 dolar arasında yer alan ve sık aralıklarla birbirine yakın çoklu direnç seviyeleriyle karşı karşıya. Fibonacci teknik göstergesinin ürettiği bu dirençler, geçilmesi güç bir arz alanına işaret ediyor ve ilk denemede aşılması her zaman kolay olmuyor. Aşağı tarafta ise fiyat 81,65 dolar seviyesinin altına inerse yeniden 77–78 dolar bandındaki destek alanına doğru çekilme yaşanabilir. Bu bölgede alıcıların yeniden devreye girme potansiyeli bulunuyor. Ancak fiyat kısa sürede 84 dolar üstüne yerleşirse, yeni bir ivmeyle 87–88 dolar bandındaki trend bölgesine hareket etme olasılığı güçleniyor. “Grafik üzerinde birçok direnç seviyesi çok yakında kümelenmiş durumda. Bu yüzden yukarı yönlü kırılımın ilk denemelerde kısa süreli dalgalanmalara neden olması şaşırtıcı değil,” ifadesiyle teknik analizde süregelen sıkışıklığa vurgu yapıldı. Haftalık grafikte megafon yapısı: Büyük yükselişin sinyali Daha uzun vadeli bakıldığında Solana, haftalık grafikte “megafon” yani genişleyen üçgen formasyonu olarak adlandırılan bir teknik göstergeye sahip. Piyasa uzmanlarının yaptığı değerlendirmede, fiyatın son dönemde hem yükselen direnç hem de alçalan destek arasında dalgalanırken bu yapının sınırlarına çoğu kez temas ettiği görülüyor. Bu tür formasyonlar genellikle uzun süren bir konsolidasyon dönemi sonrası yeni bir yön arayışına girdiğinin habercisi olarak değerlendiriliyor. Analistlerin paylaştığı grafiklerde, fiyatın bu yapının alt bandından tekrar desteğini alarak yukarı kırılma potansiyeli gösterdiği öne çıkıyor. Eğer mevcut destek alanı korunursa, megafon yapısı bozulmadan kalacak ve piyasada yukarı yönlü güçlü bir hareketin önü açılacak. Beklenen bu çıkış senaryosunda hedef olarak 1.000 doların üstü işaret edildi. Ancak bu seviyeye ulaşılması için hem megafon formasyonunun üst bandının aşılması hem de işlem hacminde net artışın teyit edilmesi gerek. Halihazırda bu yükseliş yalnızca bir tahmin olarak görülse de, yatırımcıların işlem stratejilerinde bu formasyonun potansiyel kırılımını dikkatle izlemesi öneriliyor. “Eğer Solana bu genişleyen yapıdan yukarı yönlü kopmayı başarıp, üst sınırı da hacimle birlikte kırarsa, yeni tepelerin görülmesi sürpriz olmayacak,” değerlendirmesiyle büyük fiyat hedeflerine dair beklenti ortaya kondu.
Bitcoin yeniden 75.000 dolar sınırında dirençle karşılaştı, balina alımları hız kesmiyor
Bitcoin fiyatı, son günlerde 75.000 dolar seviyesine yaklaşmasına rağmen bu kritik noktada sık sık satış baskısıyla karşılaşıyor. On-chain veriler, fiyat bu önemli dirençte tutunmaya çalışırken, büyük yatırımcıların (balinaların) toplu alımlarını hızlandırdığını gösterdi. Kripto piyasasında analizleriyle bilinen Crypto Patel, son bir ay içinde balinaların 270.000 adet Bitcoin satın aldığını belirtti. Uzmanlara göre bu, 2013’ten beri görülen en büyük toplu birikim dönemi olarak öne çıkıyor. Büyük yatırımlar ve borsalardaki daralan arz dikkat çekiyor Piyasadaki toplu alımlar borsalardaki arzı da etkiliyor. Son verilere göre, Bitcoin borsalarında tutulan rezervler Aralık 2017’den beri ilk kez bu kadar düşük seviyeye indi. Borsalarda azalan Bitcoin miktarı, satışa hazır coinlerin sayısının azalması anlamına geliyor ve bu da mevcut trendde fiyat üzerindeki baskının azalabileceğine işaret ediyor. Spot piyasadaki talebin güçlü seyrettiği bu dönemde, Bitcoin kısa vadede dalgalı bir hareket sergiledi. Varlık, ABD piyasalarının açılışında kısa süreliğine 73.500 dolara geriledi; ardından 75.000 dolarlık kritik barajı aşamadığı için gelen satışlarla yeniden bu seviyenin altına düştü. Ancak kısa süre sonra önceki kayıplarını büyük oranda telafi etti ve tekrar 75.000 dolar seviyesine yaklaştı. Piyasa yorumcuları, balinaların hız kesmeden Bitcoin biriktirmeye devam etmesinin ve borsa rezervlerinin tarihi dip seviyelere inmesinin, yeni bir yükseliş dalgası için zemin hazırlanıp hazırlanmadığını takip ediyor. Bitcoin’in 60.000 – 65.000 dolar arasından toparlanıp tekrar 75.000 dolar bandına yükselmesi dikkatle izlenirken, fiyatın net biçimde bu direncin üzerine çıkamaması, orta vadede kırılmayı daha da önemli hale getiriyor. Son bir ayda balinaların toplu şekilde Bitcoin alımları yapması ve borsa rezervlerinin 2017’den beri görülmeyen düşük seviyelere inmesi, yatırımcılar arasında yeni bir yükselişin işaretleri olarak öne çıkıyor. Ancak, 75.000 dolarlık dirençte satışların hâlâ etkili olduğu görülüyor. Vadeli işlemler ve fonlama oranları negatif bölgede seyrediyor Kripto analiz firması Glassnode’un verilerine göre, Bitcoin’in yedi günlük ortalama fonlama oranı yüzde -0,005 civarına düştü. Bu seviye, 2023 yılından bu yana görülen en negatif oranlardan biri olarak kayda geçti. Vadeli işlemlerde fonlama oranının negatife dönmesi, kısa pozisyon alan yatırımcıların uzun pozisyon sahiplerine ödeme yaptığı anlamına geliyor; bu durum genellikle piyasanın aşağı yönlü bir eğilim içinde olduğuna işaret ediyor. Tarihi veriler, derin negatif fonlama oranlarının Bitcoin’de lokal dipler oluştuğu dönemlerde ortaya çıktığını gösteriyor. Çünkü kısa pozisyonlar yoğunlaştıkça, fiyat yükselmeye devam ederse bu pozisyonlar likide olabiliyor ve bu da ani yükselişleri tetikleyebiliyor. Mart ve nisan aylarında, fonlama oranlarındaki bu negatif tabloya rağmen Bitcoin, 60.000 dolardan başlayıp 75.000 dolara kadar yükselişini sürdürdü. Jeopolitik haberler ve piyasadaki yeni eğilimler Bitcoin, jeopolitik haber akışına da hızlı tepki verdi. ABD eski Başkanı Donald Trump’ın, İsrail ve Lübnan arasında 10 günlük bir ateşkes anlaşmasına varıldığını duyurması piyasada olumlu karşılık buldu. Yatırımcılar, bu gelişmenin ABD ile İran’ı da içine alan bölgesel görüşmelerde ilerleme umutlarını güçlendirdiğini düşünüyor. Açıklama sonrası Bitcoin, gün içi en düşük seviyesi olan 73.000 dolardan 74.800 dolara kadar toparlandı. Piyasa yapısına ilişkin veriler ise iki aydır Bitcoin işlem hacminin altcoin hacminin üzerinde seyrettiğini gösteriyor. Böyle dönemlerde yatırımcılar genellikle temkinli davranmayı tercih ediyor. Son günlerde ise altcoin işlem hacmi yükselişe geçmeye başladı; bu da katılımcıların riski yeniden almaya başladığı şeklinde değerlendiriliyor. Diğer yandan, Bitcoin’in vadeli işlem borsalarına olan girişlerinde mart ayından itibaren gözle görülür bir artış dikkat çekiyor. Bu hareket, 2022 sonlarında FTX çöküşünün ardından görülen hareketlerle benzerlik taşıyor. Tüm bu gelişmeler ışığında, balina alımlarındaki rekor seviyeler, borsalardaki düşük Bitcoin rezervleri ve derin negatif fonlama oranları, gözlerin yeniden Bitcoin’in 75.000 doları aşıp 80.000 dolara yükselip yükselmeyeceğine çevrilmesine yol açtı.
Pepecoin fiyatı yüzde 6 yükseldi, büyük yatırımcılar alıma hız verdi
Kripto para piyasasında son günlerde yaşanan toparlanmadan en fazla etkilenen varlıklardan biri Pepecoin oldu. Son 24 saatte yaklaşık yüzde 6 yükselen PEPE, an itibarıyla 0,000004012 seviyesinden işlem görüyor. Son dönemde küresel piyasalarda jeopolitik gerginliklerin azalmasıyla yatırımcıların risk iştahı yeniden yükselişe geçti. Bu dönüş, özellikle meme coin’lere olan ilgiyi canlandırmış durumda. Türev piyasada işlem hacmi artıyor Pepecoin’deki yükselişi destekleyen en önemli unsurlardan biri türev piyasadaki hareketlilik. Son 24 saatte PEPE vadeli işlemlerindeki açık pozisyon miktarı yaklaşık yüzde 20 artırarak 228,67 milyon dolara ulaştı. Bu artış, piyasada daha fazla yatırımcının pozisyon açtığı anlamına geliyor ve kısa vadede yükseliş beklentisinin güçlendiği yorumlarına neden oldu. Açık pozisyon miktarındaki artış genellikle piyasaya olan güvenin arttığını gösteriyor. Özellikle likiditenin yükselmesi, fiyat hareketlerinin sürdürülebilir olabileceği anlamına gelebilir. Bu durum, PEPE’nin yakın vadede dalgalı ancak yukarı yönlü bir seyir izleyebileceği sinyalleriyle paralel ilerliyor. Bireysel yatırımcı ilgisi büyüyor Kripto para piyasasının genelinde görülen toparlanma eğilimi, Pepecoin gibi spekülatif varlıklardaki hareketliliği artırdı. Özellikle sosyal medyada ve ticaret hacminde yaşanan artış, PEPE’nin görünürlüğünü daha da artırdı. Küçük yatırımcıların alım isteği ve türev piyasadaki hareketlilik, fiyatın yükselmesine önemli katkı sağladı. Bireysel yatırımcının artan ilgisi, kripto paralarda yeni dalgalanmalara zemin hazırlayabiliyor. Son dönemde PEPE üzerinde oluşan pozitif hava, bu token’a olan talebi canlı tutuyor. Büyük cüzdanlarda dikkat çeken birikim Pepecoin’deki yükselişte büyük yatırımcıların rolü de dikkat çekiyor. Zincir üstü verilere bakıldığında, yüklü miktarda PEPE tutan cüzdanların son dönemde birikime yöneldiği görülüyor. Özellikle bakiyesinde 100 milyon ile 1 milyar adet PEPE bulunan cüzdanlarda toplam varlık 10,64 trilyon tokena çıktı. Bu, şubat ortasındaki seviyelerden istikrarlı bir artış olduğunu gösteriyor. Daha fazla sayıda PEPE bulunduran cüzdanlarda da pozisyonlar artırıldı. 1 milyardan fazla token tutan cüzdanlarda toplam miktar 3,64 trilyon tokena yükseldi. Şubat sonunda 3,60 trilyon seviyesindeydi. Artış küçük olsa da istikrarlı bir birikim eğilimine işaret ediyor. Büyük yatırımcıların birikime devam etmesi, fiyat dalgalanmalarında destek görevi görebilecek bir zemin oluşturuyor. Bu eğilimin devam etmesi halinde, Pepecoin’de fiyat istikrarı daha güçlü olabilir. Kripto para piyasasında son 24 saatte PEPE fiyatı yüzde 6’nın üzerinde yükselirken, hem büyük cüzdanlar hem de türev piyasada görülen yoğun hareketlilik, yatırımcı ilgisinin hızla arttığına işaret ediyor.
Solana’da 89 dolar kritik sınır, gözler direnç hareketinde
Solana son dönemdeki sert değer kaybının ardından yatay bir seyir izlerken, piyasadaki uzmanlar varlığın yönü konusunda ikiye bölünmüş durumda. Geçmişte 260 dolara kadar yükselen Solana, o seviyeden başlayan uzun bir düzeltme sürecine girmiş ve piyasa değerinin büyük bölümünü kaybetmişti. Şu anda 89 dolara yakın seyreden varlık, kısa vadeli toparlanma sinyalleri verse de genel görünümde ihtiyatlı bir hava hakim. Makro düşüş ve teknik göstergeler Solana’da fiyat, son zamanlarda yüzde 67’lik bir düşüşün ardından hâlâ eski zirvesinden oldukça uzakta bulunuyor. Analist Umair Crypto’ya göre varlık, art arda oluşan düşük zirveler ve diplerle beraber uzun vadeli bir düşüş trendini sürdürüyor. Halihazırda fiyatın, 100 günlük basit hareketli ortalamasının altında, yani 97 doların altındaki hareketi, satıcıların hâkimiyetini koruduğunu gösteriyor. 90-100 dolar aralığında tekrarlayan reddedilmeler Solana’nın yükselişini baskılarken, 82-78 dolar aralığı önemli bir destek oluşturuyor. Bu seviyede işlem hacmi yükselmiş ve alıcılar birkaç kez devreye girmiş durumda. Ancak belirtilen destek kırılırsa, daha derin seviyelere geri çekilme riski de masada. Umair Crypto, eğer satış baskısı devam ederse fiyatın önce 50 dolara, ardından daha uzun vadede 35-40 dolar bölgesine sarkabileceği görüşünde. Bu tür senaryolarda yeniden alım yapan yatırımcıların, riskli birikim yapacağı ancak güçlü bir dönüşün henüz teyit edilmediği vurgulanıyor. Trend dönüşü sinyalleri ve direnç bölgeleri Kripto analisti CryptoCurb ise daha olumlu bir tablo çiziyor. Gelişmekte olan bir “bileşik taban” yapısına işaret eden CryptoCurb, yakın dönemde fiyatın sıkışmaya başlamasını bir dönüş sinyali olarak değerlendiriyor. Bu modelin geçerli sayılması için güçlü bir direnç bölgesinin yukarı kırılması gerekiyor. Şubat ayından bu yana daha yüksek diplerin oluşmuş olması, talepte kademeli bir artışa işaret ediyor. Teknik açıdan 95-100 dolar aralığı, Solana için kritik bir boyun çizgisi olarak öne çıkıyor. Fiyatın bu eşiği aşması halinde, yukarı yönlü hareketin hız kazanabileceği bildiriliyor. CryptoCurb, kısa vade için ilk hedefin 115 dolar olduğunu dile getirirken, asıl kırılmanın 100 dolar üzerindeki kalıcı hareketlerde geleceği görüşünde. Bu eşiğin aşılması, Solana’da yeniden güçlü yükseliş beklentilerini öne çıkarabilir. Dar band, alıcı kontrolü ve anlık görünüm BitGuru ise Solana’da düşüş sürecinin sona erdiğini ve fiyatın artık konsolidasyon dönemine girdiğini savunuyor. Uzmanın aktardığına göre, 82 ila 87 dolar arasındaki sıkışık bant, alıcıların etkisini artırıyor ve düşük volatilite daha güvenli bir zemin hazırlıyor. Son fiyat hareketleri, ardışık şekilde daha yüksek diplerin oluşmasıyla birlikte yükselişe işaret ediyor. Eğer fiyat, 87 doları aşarsa 90-93 dolar aralığına doğru bir ivmelenme başlayabilir. Fakat, 82 doların altına gerileme ise pozitif yaklaşımı zayıflatacaktır. Solana, şu anda 89,13 dolardan işlem görüyor ve 51 milyar doların üzerinde piyasa değeriyle dikkat çekiyor. İşlem hacminin yükselmiş olması kısa vadede iyimserliği desteklese de, asıl yönü belirleyecek olan kritik direnç bölgesinin aşılması gerekecek. Solana için “Kısa vadede güçlenme işaretleri bulunsa da, yönün kesinleşmesi 100 dolar seviyesinin kalıcı biçimde aşılmasına bağlı” yorumu öne çıkıyor.
Bitcoin 90.000 dolara göz kırptı, piyasadan sermaye çıkışı hız kesmedi
Nisan 2026 ortasında kripto para piyasalarında Bitcoin yükselişi dikkat çekiyor ancak zincir üzerindeki verilere bakıldığında piyasaya yeni sermaye girişi sınırlı kalıyor. Glassnode analizleri ve Paris Blockchain Haftası’nda yapılan değerlendirmeler, piyasa görünümünün resmi olarak “dikkatli izlenmeli” bölgesinde kaldığına işaret ediyor. Fiyat yükseldi, ancak sermaye çıkışı devam ediyor Bitcoin’in 15 Nisan’da 76.000 doların üzerine çıkması, yeni bir boğa dönemi söylemini tekrar gündeme taşıdı. Fakat Glassnode bünyesinde çalışan analist CryptoVizArt, “gerçek piyasa ortalaması” metriği üzerinden yaptığı tespitte, Bitcoin’in aktif yatırımcıların ortalama giriş seviyesinin altında 75 gün boyunca işlem gördüğünü belirledi. Bu durum, geçmişte 2018–2019 ile 2022–2023 ayı sezonlarında da görülmüş ve 57%’ye varan derin düşüşlerle sonuçlanmıştı. Aynı dönemde bağımsız araştırmacı Axel Adler Jr., Bitcoin’in 2026 yılı başından bu yana her işlem gününde 365 günlük piyasa değer artış oranının gerçekleşen değer artışına kıyasla negatif olduğunu ortaya koydu. Yılbaşında yaklaşık 1,12 trilyon dolar olan gerçekleşen piyasa değeri 1,08 trilyon dolara gerileyerek 3,2%’lik bir azalma gösterdi. Kısa vadeli işlem bazında bu düşüş biraz yavaşlasa da, sermaye halen piyasadan çekiliyor. “Piyasada fiyatlar yukarı hareket etse de, taze para girişi henüz yeterli seviyeye ulaşmadı. Son yükseliş, alımdan çok satışlardaki yavaşlamayı gösteriyor.” Teknik göstergeler ve zincir üstü veriler Teknik analiz cephesindeyse Bitcoin’in 76.000 dolar üzerinde kapanış yapması, yükselen üçgen formasyonunun tamamlandığı ve fiyatın 89.050 dolara yani yaklaşık 18% artış potansiyeline sahip olduğu görüşünü güçlendirdi. RSI’ın 63’e yükselmesi de olumlu algılansa da asıl dikkat çeken veri, günlük işlem sayısındaki hızlı artış. 5 Nisan’da işlem adedi 765.000’e ulaştı ve yıl başından bu yana yüzde 62’lik bir tırmanışa işaret etti. Buna ek olarak, ağ ücretleri de haftalık bazda 4% yükseldi ve talebin geri döndüğüne dair klasik bir sinyal verdi. Yine de analistler, fiyat ve işlem oranları yükselse de, hâlâ yeni büyük alıcıların piyasaya girmesini sağlayacak temel koşulların tam oluşmadığını belirtiyor. Önceki döngülere bakıldığında bu tür ayrışmalar bazen aylarca sürebiliyor ve net bir yön için daha fazla doğrulayıcı veri gerekiyor. Avrupa ve ABD şirketlerinde farklı stratejiler Paris Blockchain Week’te kurumsal Bitcoin birikimi de gündemdeydi. Avrupa’daki şirketler, ABD’de MicroStrategy’nin izlediği modelin aynısını uygulamıyor. ABD’de halka açık şirketlerin tahvil ihraç ederek Bitcoin alımlarını hızlandırması mümkünken, Avrupa’da piyasa derinliği daha sığ, düzenleyici ortam ise daha katı. Latham & Watkins’in Paris ve Frankfurt bürolarından Thomas Vogel, ABD ve Avrupa’daki ihraç süreçlerinin büyük farklılık gösterdiğini aktardı. Örneğin Almanya’dan Bitcoin Group SE 3.605 BTC, Fransa merkezli Capital B ise 2.925 BTC’ye sahip. Ancak ABD’deki MicroStrategy nisan başında tek haftada 13.927 BTC daha alarak toplam varlığını 780.000 BTC’nin üzerine taşıdı. Avrupa’daki şirketler bu hacmin yanında oldukça küçük kalıyor. Piyasa açısından bu tablo, kurumsal talebin eski döngülerde olduğu gibi ABD ekseninde yoğunlaşacağını, Avrupa’dan hızlı bir artış beklenmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Avrupa sermaye piyasalarının sınırlı büyüklüğü ve sıkı regülasyonları, ABD’ye kıyasla yavaş ve temkinli bir kurumsal ilgiye yol açıyor. Kuantum bilgisayar tartışması Bitcoin gündeminde Öte yandan, sektörde gündeme taşınan bir diğer önemli konu ise kuantum bilgisayarların yol açabileceği güvenlik riskleri. Bu başlığı Paris Blockchain Week’te Blockstream CEO’su Adam Back açtı. Back, Bitcoin’in kuantum çağına hazırlık yapmaya bugünden başlanmasının doğru olduğunu ancak bu tehdidin henüz çok uzak bir gelecekte olduğunu dile getirdi. Adam Back, hash tabanlı imzalar ve yeni nesil imza şemalarının geliştirilmesini savundu. Blockstream, bu teknolojiyi Liquid Network adlı ikinci katman çözümünde test ediyor. Tartışmalar sırasında, gelecekte olası bir kuantum geçişinde Satoshi Nakamoto’nun cüzdanındaki hareket etmeyen coin’lerin tespit edilebileceği ve bunların ‘kaybolmuş’ olarak kabul edilebileceği ifade edildi. Hafta içinde geliştirici Jameson Lopp ve ekibi, kuantumdan etkilenebilecek coin’lerin dondurulmasını öneren BIP-361’i gündeme taşıdı. Ancak öneriye sektörden yoğun itirazlar geldi; bazı isimler bunu “mülk hakkına müdahale” olarak niteledi. Kuantum tehditi fiyat üzerinde kısa vadede etkili olmasa da, Bitcoin ekosisteminin yeni güvenlik standartlarına şimdiden hazırlanması gerektiği genel kabul görüyor. Genel görünüm ve izlenecek sinyaller Sonuç olarak, Bitcoin piyasasında fiyat yükselişi ve ağ içi hareketlilik heyecan yaratsa da, sermaye girişi ve kurumsal talepte kalıcı bir dönüş henüz görülmüyor. Özellikle 78.000 dolar eşiğinin üzerinde kalıcı fiyat oluşumu, Avrupa ve Asya’dan daha geniş tabanlı kurumsal alıcıların belirginleşmesi ve kuantum sonrası için topluluğu birleştiren güvenlik çözümleri gelişmeden boğa piyasasının kesin başladığından söz etmek güç görünüyor.
Kadim bir ekşi sözlük başlığı burada da dursun.
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
Geleneğine, görenegine bağlı kimseye verilen isim.
