Aday adayı olduğum temsilcilik.
XRP’de 35 milyonluk dev borsa çıkışı sonrası sıkışan fiyat kritik seviyeye dayandı
XRP son günlerde oldukça dar bir aralıkta işlem görüyor ve hem alıcılar hem satıcılar dengede kalmaya çalışıyor. Fiyat direnç bölgesinin hemen altında sıkışırken, yukarı yönlü girişimler hızlıca satışla karşılanıyor. Ancak geri çekilmeler de her seferinde daha sığ kalıyor; bu da satış baskısının zayıflamaya başladığına işaret ediyor. Uzmanlara göre bu tür bir denge bozulduğunda, fiyat genellikle hızlı ve net bir şekilde yön değiştiriyor. Spot ETF’ler ve kurumsal talep ön planda Geçen haftadan bu yana spot XRP yatırım fonlarına yeni girişlerle kurumsal talep güç kazandı. Son veriler, toplam kurumsal pozisyonun 2,6 milyar doları aştığını gösteriyor. Bu gelişme, fiyat kısa süreli olarak hareketsiz kalsa da piyasa üzerinde sürekli bir alım ilgisi yaratıyor. Bununla birlikte, borsalardan XRP çekimlerinde kayda değer bir artış dikkat çekti. Son 24 saat içinde yaklaşık 35 milyon XRP, işlem platformlarından ayrıldı. Söz konusu çıkışlar, satış baskısının azaldığı ve piyasada arzın daha sıkı hale gelmeye başladığı şeklinde yorumlanıyor. Fiyat dengesinde önemli seviyeler XRP, yüksek hacimli bir yukarı hareketin ardından 1,43 – 1,45 dolar bandında dalgalandı. 1,44 seviyesinin üzerine doğru yapılan atak kısa süreliğine başarılı oldu; ancak devamı gelmeyince fiyat yeniden dar bir aralığa sıkıştı. Mevcut durumda, yukarıdan 1,44 dolar civarı direnç olarak öne çıkarken, aşağıda 1,39 dolar seviyesinde önemli bir destek hattı bulunuyor. Fiyat giderek daralan bir bantta ve simetrik üçgen benzeri bir desenin içinde hareket ediyor. Son dönemde oluşan yüksek dip seviyeleri, alıcıların savunma yaptığını gösteriyor. Kısa vadede ne boğa ne de ayı tarafı tamamen kontrolü ele geçirebilmiş değil. Yön için kırılma bekleniyor Her iki yönde de toplam hacim dalgalanırken, özellikle son sıçramada hacimde belirgin bir artış yaşandı; fakat ardından ilginin azaldığı gözlendi. Uzmanlar, fiyatın sıkıştığı dar aralığın önemli bir hareketin öncüsü olabileceğini belirtiyor. Teknik görünümde kırılım için iki seviye öne çıkıyor: Yukarıda 1,50 dolar aşıldığında alımların hızlanabileceği, aşağıda ise 1,39 dolar kaybedilirse satıcıların baskıyı artırabileceği belirtiliyor. Piyasa katılımcıları, hangi yönün önce kırılacağına odaklanmış durumda. Son günlerde XRP’nin borsalardan çekilişinde yaşanan ciddi artış, satış baskısı hafiflerken piyasada dar bir bantta denge arayışını öne çıkardı. Analistler, mevcut sıkışmanın güçlü bir fiyat hareketini tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.
Kritik kuantum testiyle Bitcoin’in güvenliği tartışmaya açıldı
Kripto ekosisteminde güvenlik odağında önemli bir gelişme yaşandı. Kuantum güvenliği alanında faaliyet gösteren Project Eleven, Bitcoin ve diğer büyük dijital varlıkların dayandığı şifreleme yönteminin basitleştirilmiş bir örneğini kuantum bilgisayar kullanarak çözmeyi başardıklarını açıkladı. Bu denemede, 15 bit büyüklüğündeki bir eliptik eğri şifreleme anahtarı kırıldı. Normal şartlarda Bitcoin, çok daha gelişmiş ve güçlü olan 256 bitlik secp256k1 algoritmasını temel alıyor. Yapılan deneme kripto ekosistemini doğrudan riske atmıyor; ancak bu alanın pratikte kırılabileceğini açıkça gösteriyor. Project Eleven’ın deneyi: Sembolik bir adım mı? Project Eleven, ödül olarak bir Bitcoin sunduğu “Q-Day Prize” yarışması çerçevesinde bağımsız araştırmacı Giancarlo Lelli’nin elde ettiği sonucun, kamuya açık bulut tabanlı kuantum donanımında gerçekleştirildiğini belirtti. Alex Pruden yönetimindeki firma, bu saldırının şimdiye kadarki en büyük halka açık kuantum eliptik eğri saldırısı olduğunun altını çizdi. Önceki yıllarda sadece 6 bitin kırılabildiği benzer denemelere kıyasla, bu başarı 512 kat büyüklüğünde bir sıçrama olarak tanımlandı. Pruden, saldırı için gereken kaynakların hızla azaldığına ve bulut erişimi ile bağımsız araştırmacıların da bu tür denemeleri gerçekleştirebildiğine dikkat çekti. Bitcoin sisteminin şifrelemesi doğrudan kırılmasa da, bu deney kuantum saldırılarının beyaz tahtalardan çıkıp gerçek donanımda yapılabildiğini gösteriyor. Bu gelişme finansal güvenliği derinden etkilemiyor; ancak ilerleyen yıllar için dijital varlıkların şifrelenmesinde yeni risklerin ortaya çıkabileceği endişesini güçlendiriyor. Temel risk: Dijital imzalar ve kamuya açık anahtarlar Bitcoin’de ve birçok blokzincir ağında asıl kriptografik risk madencilikten ziyade imza sistemlerinden kaynaklanıyor. Kullanıcıların sahiplikleri dijital imzalarla kanıtlanıyor; bir saldırgan, kamuya açık anahtardan özel anahtarı elde ederse, söz konusu bakiyeyi harcayabilir. Klasik bilgisayarlar için bu neredeyse imkansızken, yeterince güçlü bir kuantum bilgisayar ve Shor algoritması bu engeli teori düzeyinde kaldırabiliyor. Güvenlik araştırmaları, henüz kullanılmayan yani kamuya açık anahtarı zincirde görünmeyen Bitcoin adreslerinin daha korunaklı olduğunu belirtiyor. Buna karşılık, eski adresler ya da birden fazla kez kullanılan adresler ise gelecekteki kuantum riskleri açısından daha savunmasız bir konumda. Coinbase Quantum Advisory Council’ın raporuna göre, kamuya açık anahtarı ifşa edilmiş adreslerde yaklaşık 6,9 milyon BTC bulunuyor. Bitcoin’in 77.500 dolar civarındaki fiyatıyla bu adreslerdeki toplam değer 530 milyar doları aşıyor. Buradaki rakamlar, ciddi bir güvenlik açığı oluşabileceğinin haritası olarak okunmalı; şimdilik acil bir tehdit görülmese de riskin yayılımı eşit dağılmıyor. Uzmanlara göre, mevcut kuantum bilgisayarlar Bitcoin’i doğrudan tehlikeye sokacak kadar güçlü değil; ancak ağın hangi noktalarından risk doğabileceği artık ölçülebilir ve tartışılabilir durumda. Google, NIST ve sektörün yaklaşımı Project Eleven’ın duyurusu, Google’ın Quantum AI ekibinden gelen yeni uyarıların hemen ardından geldi. Mart ayında yayımlanan makalede, gelecekteki kuantum bilgisayarların Bitcoin tipi 256 bit eliptik eğri şifrelemeyi kırmak için eskisinden çok daha az kaynağa ihtiyaç duyabileceğinin altı çizildi. Google, 500 bin fiziksel kübitlik bir donanımla böyle bir saldırının teorik olarak mümkün olabileceğini öngördü. Bu, bugünkü donanımın oldukça ötesinde olsa da, konunun artık çok daha somut konuşulmasına neden oldu. Sektörde dikkat çekici bir diğer gelişme ise ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü’nün (NIST) ilk post-kuantum şifreleme standartlarını 2024 yılında tamamlamasıydı. Geliştiriciler ve büyük kurumlar, yıllar sürecek bu geçiş dönemini planlamaya başladı. Yönetişim ve protokol güncellemeleri: En büyük sınav Teknik olarak, Bitcoin ve benzeri sistemlerin kuantuma dayanıklı hale getirilmesi için pek çok yeni imza algoritması ve adres formatı halihazırda araştırılıyor. Ancak bu geçişin en karmaşık tarafı, ağda gereken toplu kararı sağlamak. Bitcoin’in muhafazakar güncelleme kültürü, hızlı ama riskli değişiklikleri engellerken; aynı zamanda gerekli güvenlik güncellemelerini de zamana yayabiliyor. Asıl zorluk, hareketsiz ve kayıp coin’lerde. Gelecekte tüm ağ oyuncularının bir noktada adreslerini veya anahtarlarını güvenli biçime geçirmesi gerekecek mi, protokole ilave önlemler mi getirilecek; bu sorular henüz net yanıt bulmadı. Ethereum gibi zincirlerde ise daha hızlı karar alabilen bir yönetişim ekosistemi mevcut olsa da, teknik açıdan benzer riskler geçerliliğini koruyor.
SEC’den DeFi arayüzlerine kritik muafiyet, Ethereum’da gizlilik hamlesi gündemde
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) Nisan ayında merkeziyetsiz finans (DeFi) arayüzlerine ilişkin yayımladığı yeni personel rehberi, sektörde büyük yankı uyandırdı. Merkeziyetsiz Finans Eğitimi Fonu (DeFi Education Fund) ve aralarında a16z crypto, Aptos Labs, Uniswap, Chainlink, Paradigm, Solana Policy Institute ve Phantom gibi tanınmış isimlerin bulunduğu 35’ten fazla kurum, SEC’e başvurarak bu geçici rehberin kalıcı, kamuya açık bir düzenlemeye dönüştürülmesini talep etti. SEC’in Nisan rehberinde ne var? SEC’in Piyasa ve Ticaret Bölümü, 13 Nisan tarihinde yayınladığı personel bildirisiyle, belirli kripto arayüzleri işleten bazı operatörlerin broker-bayi olarak kaydolma yükümlülüğünden muaf tutulmasını sağladı. Bu istisna, kullanıcıların kendi varlıklarını kontrol ettiği ve DeFi protokollerine bağlanan ön yüz sağlayıcılarını kapsıyor. Rehber kapsamında belirtilen kullanıcı arayüzü sağlayıcıları, broker-bayi kaydı olmadan, kullanıcıdan işlemlere ilişkin ücret alabilecek. Fakat bu düzenlemeler yalnızca belirli bir çerçeveyle sınırlandırıldı ve genel kapsamda geçici nitelik taşıyor. DeFi ekosistemi neden kalıcı düzenleme istiyor? Mevcut rehber, yayın tarihinden itibaren beş yıl içerisinde ya kalıcı bir kurala dönüştürülmek ya da aksi bir durumda geri çekilmek üzere hazırlandı. DeFi Education Fund ve çok sayıda sektör temsilcisi, ileride değişebilecek SEC yönetiminin geçici rehberleri kolayca değiştirebilmesinden endişe duyuyor. Bu nedenle, sektör aktörleri regülasyon netliğinin kalıcı olması ve herhangi bir siyasi veya idari değişiklik ile geri alınamaması adına resmi ve kamuya açık bir yasal çerçevenin oluşturulmasını istiyor. Regülasyonda belirsizliğin devam etmesi hâlinde, blokzinciri teknolojisinin gelişiminde ciddi bir yavaşlama olabileceği ve yatırımcının piyasaya erişiminin kısıtlanacağı vurgulanıyor. Ethereum’da yeni gizlilik önerisi gündemde SEC’nin rehberine paralel olarak, Ethereum geliştiricilerinden Tom Lehman tarafından X platformunda paylaşılan EIP-8182 başlıklı teklif de tartışma konusu oldu. Bu teklif, Ethereum’un kendi protokolü içine yerleşik bir şekilde gizli transfer (private transfer) özelliğinin eklenmesini öngörüyor. Teklife göre, Ethereum zincirine doğrudan entegre edilecek paylaşımlı ve korunmalı bir havuz (“shared shielded pool”) ile kullanıcılar, üçüncü parti araçlar olmadan, protokol seviyesinde gizli transfer yapabilecek. ZK-proof doğrulama sistemi de doğrudan bu havuza entegre edilecek. Ethereum kurucu ortağı Vitalik Buterin, daha önce Nisan 2025’te cüzdanlar için Railgun benzeri gizlilik araçlarının doğrudan entegre edilmesini gündeme getirmiş, böylece kullanıcıların daha güvenli ve gizli işlem yapabilmesinin önünü açmak istemişti. Teklifte önerilen havuzda herhangi bir yönetici anahtarı, yönetişim token’ı ya da zincir üstü yükseltme mekanizması olmayacağı belirtiliyor. Süreç, yalnızca Ethereum’un sert çatallaşma (hard-fork) kararları ile ilerleyecek. Bu öneri hayata geçtiği takdirde, protokol tabanında gizlilik işlemlerinin mümkün hâle gelmesi, SEC’in yeni rehberinde tanımlamaya çalıştığı arayüzlere yönelik broker-bayi sınırlarının ileride daha karmaşık bir hâl almasına da yol açabilir. Özellikle ön yüz cüzdanlarının varsayılan olarak gizli gönderim sunması, düzenleyici çizgilerin belirlenmesini daha da zorlaştırabilir.
Bitcoin’de kuantum şoku, 1 Bitcoin’lik ödülün sahibi İtalyan araştırmacı oldu
24 Nisan’da İtalyan araştırmacı Giancarlo Lelli, bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük kuantum saldırısını başarıyla tamamladığı için 1 Bitcoin’lik ödül kazandı. Lelli, eliptik eğri şifreleme (ECC) anahtarlarının kuantum bilgisayarlar karşısında ne kadar savunmasız olabileceğini gösteren bu eylemi bağımsız ve bulut tabanlı donanım kullanarak gerçekleştirdi. Uzmanlar bu gelişmeyi, sadece Bitcoin için değil, Ethereum gibi diğer büyük ekosistemlerde de ciddi güvenlik risklerinin kapıda olabileceğini gösteren kritik bir dönüm noktası olarak tanımlıyor. Kuantum bilgisayarlar ve ECC güvenliği Eliptik eğri kriptografisi, kripto para cüzdanlarının gizli anahtarlarını güvende tutan matematiksel altyapıyı oluşturuyor. Son yıllarda, kuantum bilgisayarların bu sistemi tehdit ettiği yönünde sık sık tartışmalar yapılmıştı. Bugüne kadar bu risk “uzak bir ihtimal” şeklinde görülüyordu; ancak elde edilen son başarı, kavramın artık sadece teoride kalmadığını gösterdi. Lelli, Shor algoritmasının özel bir versiyonunu kullanarak eliptik eğri ayrık logaritma problemini hedef aldı ve 32.767 gibi çok geniş bir arama aralığında genel anahtardan özel anahtarı elde etmeyi başardı. Bu yöntem, Bitcoin’in temel güvenlik modelini sağlayan matematiksel formüllere pratik bir şekilde ulaşılabilmesini sağladı. “Projenin en dikkat çekici yanı, kullanılan donanım ve yöntemlerin herkesin erişebileceği platformlardan oluşması. Araştırma için herhangi bir kurum desteği ya da özel ekipman gerekmemesi, potansiyel riski daha da büyütüyor.” Lelli’nin çalışması, Project Eleven ödül programı kapsamında, bulut tabanlı donanımlar üzerinde ve tamamen yasal yöntemlerle sonuçlandı. Bu program, geçen yıl 1 ile 25 bit arasındaki şifreleri kıracak olanlara ödül vaat ediyordu ve hedefine Nisan ayında ulaşılmış oldu. Kuantum tehditte hızla artan ivme Geçmişte yapılan en yüksek seviyedeki saldırı, 2025 yılında Steve Tippeconnic tarafından IBM’in 133-kubitlik kuantum bilgisayarıyla 6 bitlik bir anahtarı kırmak olmuştu. Lelli’nin başarısı, yalnızca yedi ay içinde bu rakamı 512 kat artırarak önemli bir sıçramaya işaret etti. Teorik tarafta da hızlı gelişmeler yaşanıyor. Google’ın Nisan 2026’da yayımladığı teknik rapor, Bitcoin’in temelini oluşturan 256 bitlik anahtarları kırmak için gereken kuantum özellikli qubit sayısını birkaç milyon düzeyinden 500.000’e düşürdü. Ayrıca, Caltech ve Oratomic tarafından hazırlanan sonraki bir çalışma, bu sayının nötr atom temelli bir mimariyle 10.000’e kadar inebileceğini açıkladı. Bu hızlı ilerleme, hem yazılım hem de donanım tarafında pratik uygulamaların ve teorik öngörülerin birbirine yaklaşmakta olduğunu gösteriyor. 256 bit seviyesine ulaşmak hâlen oldukça zorlu olsa da aradaki farkın kapanmakta olduğu görülüyor. Hangi kullanıcılar risk altında? En büyük risk, genel anahtarları blokzincir üzerinde açıkça görülen cüzdan adreslerini etkiliyor. Analizler, bugüne kadar bu tür adreslerde yaklaşık 6,9 milyon Bitcoin tutulduğunu, bunlar arasında Satoshi Nakamoto’nun hareketsiz duran yaklaşık 1 milyon Bitcoin’inin de yer aldığını gösteriyor. Gelecek kuantum saldırılarına karşı, Bitcoin yazılımcıları çözüm adımları atıyor. Önerilen BIP-360 teklifi kuantum dayanımlı yeni bir işlem formatı getirirken, BIP-361 ise eski yöntemlerin aşamalı olarak kaldırılması ve yeni formata geçmeyen token’ların dondurulmasını amaçlıyor. Ethereum da benzer risklere karşı, potansiyel açık noktaları tespit edip kaldırmak için özel bir güvenlik ekibi kurdu. Tüm bu adımlar, gelişen tehdit algısının ciddiyetini gözler önüne seriyor. Bununla birlikte, bazı uzmanlar şu anki durumun abartıldığı görüşünde olsa da, Lelli’nin başarısı güvenlik açıklarının sanılandan hızlı büyüdüğünü gösteriyor.
Bitcoin 79.000 doları zorladı, rekor yükseliş sonrası dirençte kâr satışı arttı
Bitcoin haftayı 77.000 doların üzerinde geçirerek, Şubat başından bu yana ulaştığı en güçlü seviyesinde konsolide oldu. Kripto para piyasasının en büyük temsilcisi, nisan ayında yüzde 13,6 değer kazanarak son bir yılın en iyi aylık performansına yöneliyor. Bu yükseliş, Ekim’den Şubat sonuna kadar süren ve 2018’den beri görülen en uzun düşüş serisinin ardından dikkat çekti. Büyük resimde ekonomik güven arttı Geniş çaplı piyasalarda yaşanan olumlu hava, ABD hisse senetlerindeki hızlı toparlanmayla destekleniyor. S&P 500 ile Nasdaq endeksi, yılın başındaki düzeltme eğiliminin ardından tekrar rekor seviyelere çıktı. Bu gelişmeler kripto paralardaki yükselişi destekleyen makroekonomik arka planın güçlendiğine işaret ediyor. Kripto piyasasında yalnızca küresel ekonomik koşullar değil, sektöre özgü dinamikler de fiyatlara yön veriyor. Son dönemde ABD’deki faiz tartışmalarının yerini kurumsal bilançoların güçlenmesi aldı. Yatırımcılar enerji maliyetleri ve jeopolitik risklere rağmen riskli varlıklara ilgisini sürdürüyor. Likidite artışında Tether etkisi Piyasalardaki yükselişte önemli bir başka unsur da stabilcoin piyasasındaki hareketlilik olarak öne çıkıyor. Stabilcoin’lerin en büyüğü konumundaki Tether’in toplam arzı, son iki haftada yaklaşık 5 milyar dolarlık artışla 150 milyar dolar sınırına yaklaştı. Stabilcoin arzındaki bu yükseliş, kripto paralara yeni likidite girişini işaret ediyor. Analistlere göre; bu hareket, piyasa aktörlerinin dijital varlıklara yöneldiğine ve fiyatların desteklendiğine gösterge olarak görülüyor. Kripto piyasasında özellikle hızlı pozisyon değişimlerinde stabilcoin’lerin, yatırımcıların dijital varlık alım gücünü artıran ana unsur haline geldiği vurgulanıyor. Bu gelişme, son aylardaki durgunluğun ardından likiditede önemli bir toparlanma anlamına geliyor. Kurumsal yatırımcılar ve direnç bölgeleri Piyasalarda henüz tüm belirsizlikler ortadan kalkmış değil. Orta Doğu’daki jeopolitik gerginlik ve İran kaynaklı belirsizlikler petrol fiyatlarını yüksek tutuyor. Ancak, kısa vadede yatırımcılar bu riskleri görmezden gelmeye başlamış gibi görünüyor. Wintermute şirketinde tezgah üstü işlem yöneticisi Jasper de Maere, piyasa oyuncularının son dönemde jeopolitik gelişmelerle ilgili detaylı başlıklara eskisi kadar odaklanmadığını ifade etti. Piyasa katılımcılarında belli bir yorgunluk gözleniyor ve genel olarak hisse ile kripto piyasalarının jeopolitik risklere karşı duyarsızlaştığı görülüyor. Bitcoin, mevcut dalgalanmalara rağmen işlem aralığının üst bandına yakın seyrediyor. 79.000 dolar civarında ise ciddi bir direnç gözlendiği; bu seviyede kurumsal satış baskısının arttığı belirtiliyor. Tesseract Group’un varlık yönetimi yöneticisi Adam Haeems’e göre, 79.000 dolar seviyesi üzerinde önemli miktarda kurumsal satıcı bulunuyor. Haeems, sürdürülebilir yeni bir yükseliş için bireysel değil kurumsal yatırımcıların motive edici etken olması gerektiğini belirtti. Ani yükselişlerin yalnızca kısa pozisyon kapatan yatırımcılarla sınırlı kaldığında ise düzeltme riskinin arttığına dikkat çekti. Nisan ayındaki ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısının ardından spot Bitcoin ETF’lerine olacak girişlerin devamı halinde, 79.000 doların destek seviyesine dönüşebileceği ve işlem aralığının yükselebileceği ifade ediliyor. Ancak para girişlerinde yavaşlama yaşanırsa, fiyatların yeniden 75.000-77.000 dolar bandına inebileceği tahmin ediliyor.
Nakamoto 284 BTC satışı sonrası aktif yönetim kararıyla dikkat çekti
Kripto para piyasasında faaliyet gösteren ve Nasdaq’ta işlem gören Nakamoto, Inc., elindeki Bitcoin hazinesini artık daha aktif şekilde yönetme kararı aldığını kamuoyuna duyurdu. Şirket uzun süredir uyguladığı türev ve koruma stratejilerini şimdi şeffaflıkla paylaşmaya başladı. Nakamoto, çeşitli platformlarda toplamda 5.058 BTC tutarak halka açık şirketler arasındaki en yüksek 20. Bitcoin sahibi konumunda bulunuyor. Şirketin bugüne kadar atıl duran Bitcoin’leri, artık kazanç potansiyelini artırma hedefiyle türev ürünlerde değerlendirilip aynı zamanda riskler sınırlandırılacak. Yeni Hazine Yönetimi ve Stratejik İşbirlikleri Şirket, son dönemde elindeki 284 BTC’yi adet başına 70.400 dolardan satarak aktif yönetimin ilk adımlarını attı. Satış fiyatı, Nakamoto’nun maliyetinin altında gerçekleşmiş olsa da, şirket bu hamleyle yeni bir yol haritasına geçiş mesajı verdi. Yürütülen türev stratejisinin yönetimi için Bitwise ile özel bir ortaklık kurulurken, kripto alım-satım işlemlerinin güvenli şekilde yürütülmesi ve saklanması için de Kraken ile çalışılıyor. Böylece Nakamoto, mevcut hazinesini farklı adreslere taşıma ve operasyonel esnekliği artırma yolunda ilerliyor. 24 Nisan itibarıyla Nakamoto’nun bilinen cüzdanında 3.988 BTC kaldığı görülüyor; kalan bölüm ise türev stratejilerde teminat olarak kullanılmış durumda. Bu stratejide, hazinenin yalnızca küçük bir bölümü risk yönetimi için ayrıldı. Türevlerde Odak: Bitcoin İmplied Volatility Nakamoto, Bitcoin implied volatility (beklenen oynaklık) üzerinden gelir sağlamayı hedefliyor. Bu amaçla kurulacak yeni bir yapı, düzenli nakit akışı yaratmayı ve farklı opsiyon işlemleriyle şirketin bilançosunu güçlendirmeyi amaçlıyor. Bitcoin’in doğrudan bir getiri sağlamaması nedeniyle bu yaklaşım, geleneksel pasif saklama yöntemlerine kıyasla daha aktif bir gelir yolu oluşturuyor. Implied volatility verisi, piyasanın ileriye dönük beklentilerini ve opsiyon piyasasındaki fiyatlamaları yansıtıyor. Nakamoto, opsiyon primlerini ölçüp piyasa riskini ve yatırımcı eğilimini bu verilerle değerlendirme imkânı bulacak. Şirket, Bitcoin’in değer kaybına karşı koruma sağlamak için put opsiyonları ve put spread işlemleri açarken, aynı zamanda call opsiyonları satarak fon elde edecek. Hedef; hem BTC bazında hem de dolar olarak yönlü kazanç elde etmek. Gelir Modeli, Sektördeki Konum ve Piyasa Durumu Nakamoto, elde ettiği gelirleri ek BTC satın almak, operasyonel masrafları karşılamak veya işletme sermayesine destek amacıyla kullanabilecek. Şirketin temel hedefi, elindeki BTC’leri satmadan gelir akışı sağlamak ve kripto piyasasında DAT şirketi olarak pozisyonunu korumak. Kripto Appsy verilerine göre, Nakamoto’nun son BTC satışı 70.400 dolarlık fiyattan gerçekleşti. Şirketin uyguladığı yaklaşım, sektörde hazine yönetimini yalnızca BTC’yi saklamakla sınırlı tutan birçok kuruma örnek teşkil edebilir. Son dönemde bazı şirketler, Satsuma örneğinde olduğu gibi, BTC hazinelerini satma baskısıyla karşı karşıya kaldı. Ayrıca, eski madenci şirketler de hazinelerini satarak yapay zekâ sektörüne yöneliyor. Nakamoto ise playbook şirketler arasında hem BTC satan hem de finansal yapısını korumak için yeni stratejiler deneyen tek şirket konumunda. Nakamoto’nun finansal göstergelerinde ise gerileme dikkat çekiyor. mNAV değeri 0,24 ile playbook şirketler arasında en düşük seviyede. Şirketin NAKA kodlu hissesi, Mayıs 2025’teki 22,60 dolarlık zirveden bu yana yüzde 99 değer kaybetti ve şu anda 0,21 dolar civarında işlem görüyor. Piyasada işlem hacmi düşük ve açık kısa pozisyonlar da sınırlı. Şayet Nakamoto’nun türev stratejileri başarıya ulaşırsa, benzer konumdaki şirketler için de yeni bir yol açabileceği öngörülüyor. Şirket, Bitcoin hazinesinden getiri elde etmenin tek yolunun aktif yönetim ve türev işlemler olduğunu belirtiyor. Nakamoto, buna ek olarak BTC satışı yapmadan gelir oluşturmayı ve piyasa risklerini kontrol altında tutmayı hedefliyor.
Aave’den Kelp DAO saldırısı sonrası DeFi United’a büyük destek: 25.000 ETH katkı kararı!
DeFi dünyasında geçen hafta gerçekleşen Kelp DAO siber saldırısının ardından, Aave protokolünün yönetim ekibi önemli bir adım attı. Aave, topluluk oylamasına sunulan yeni teklifle birlikte, merkeziyetsiz otonom organizasyonunun (DAO) hazinesinden 25.000 Ethereum’u DeFi United adlı ortak yardım fonuna aktarmayı gündeme getirdi. Bu meblağ yaklaşık 58 milyon dolara denk geliyor. Kelp DAO saldırısının etkileri ve DeFi United fonu Kelp DAO’da yaşanan olayda bir saldırgan, LayerZero köprüsündeki güvenlik açığından faydalanarak teminatsız rsETH üretti ve bu varlıkları Aave üzerinde teminat olarak gösterip gerçek değerli varlıklar çekti. Sonrasında oluşan açık nedeniyle Aave protokolünün önemli miktarda borçla karşı karşıya kaldığı ortaya çıktı. Kayıpları telafi etmek için başlatılan DeFi United fonu, önde gelen protokoller, şirketler ve bireysel yatırımcıların katkı sunduğu kolektif bir destek kampanyasına dönüştü. DeFi United fonunda şu ana kadar Golem, BGD Labs ve farklı kullanıcıların katkısıyla toplam 69.534 Ethereum birikti. Güncel değeri yaklaşık 161 milyon dolar olan bu fon, sektörde son dönemin en büyük kurtarma girişimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Diğer protokollerden destek yağdı Olayın ardından sadece Aave değil, Lido DAO ve Ether.fi gibi diğer önemli DeFi platformları da fon toplama hamlesine katıldı. Perşembe günü yapılan açıklamalara göre Lido DAO, 2.500 Ethereum’a kadar destek verebileceğini bildirirken, Ether.fi de 5.000 Ethereum katkı önerisinde bulundu. Aave’nin üst düzey yöneticileri de kişisel varlıklarıyla katkı sağladı. Platformun mühendislikten sorumlu başkan yardımcısı Emilio Frangella, 500 Ethereum bağışlayacağını duyururken, kurucu ve CEO Stani Kulechov ise Aave’yi yaşamının en önemli işi olarak tanımlayarak 5.000 Ethereum katkı yapacağını açıkladı. “Aave benim hayatımın eseri ve onu korumak için tüm gücümle destek vermeye devam edeceğim.” Kredi önerileri ve sistemdeki toparlanma süreci Cuma günü ise Mantle, henüz kapanmamış borcun karşılanabilmesi için, Aave’ye düşük faizli 30.000 Ethereum’a kadar kredi imkanı sunan bir öneride bulundu. Yapılan hesaplamalara göre, saldırı sonrası Arbitrum üzerinde dondurulan yaklaşık 30.700 Ethereum da dahil olmak üzere, planlanan tüm katkıların onaylanması halinde oluşan kayıpların önemli ölçüde giderilebileceği belirtiliyor. DCF GOD takma adlı X kullanıcısının yaptığı değerlendirmeye göre, bütün destek önerilerinin hayata geçmesi halinde Aave’nin Mantle’dan ek borç almasına gerek kalmayabileceği kaydedildi. Öte yandan, The Block’un paylaştığı rakamlara göre merkeziyetsiz finans (DeFi) protokollerinin toplam kilitli varlık miktarı 80 milyar doların biraz üzerinde. Bu rakam, yıl başındaki 110 milyar dolara kıyasla yüzde 27’den fazla düşüş yaşandığını gösteriyor. Önde gelen yatırım bankalarından JPMorgan, son dönemde yaşanan tekrarlayan saldırıların hem büyük kurumsal yatırımcıların DeFi alanına ilgisini azalttığını hem de birçok kullanıcının varlıklarını stabilcoinlere yönlendirdiğini belirtiyor.
ABD Hazine Bakanlığı, İran bağlantılı 344 milyon dolarlık kripto varlığı dondurdu
ABD Hazine Bakanlığı, İran ile bağlantılı finansal ağları sekteye uğratmak amacıyla kripto para alanında önemli bir adıma imza attı. Cuma günü yapılan resmi açıklamada, toplam değeri 344 milyon doları bulan kripto varlığın dondurulduğu belirtildi. Operasyonun, İran’ın finansal dolaşımını engelleme çabalarının bir parçası olduğu kaydedildi. İran’la Bağlantılı Kripto Cüzdanlarına Yaptırım Hazine Bakanı Scott Bessent, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi’nin, İran merkezli ya da İran’a destek sağladığı tespit edilen kripto para cüzdanlarına yaptırım uyguladığını açıkladı. Bu kapsamda çeşitli dijital cüzdanlara erişimin engellendiği ve 344 milyon dolarlık dijital varlığın dondurulduğu ifade edildi. “Tahran yönetiminin ülke dışına aktarmaya çalıştığı paranın izini sürmeye devam edeceğiz ve rejime bağlı tüm finansal damarları hedef alacağız,” değerlendirmesinde bulundu. Bessent ayrıca, bu operasyonun ‘Ekonomik Öfke’ adı verilen daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olduğunu belirtti. Tether’den 344 Milyon Dolarlık Blacklist Hamlesi Hazine Bakanlığı’nın açıklamasından bir gün önce, stabilcoin ihraççısı Tether, Tron blockchain’i üzerinde bulunan ve toplamda 344 milyon USDT tutan iki blokzincir adresini kara listeye aldı. Bu gelişmenin ardından ABD’nin de aynı miktardaki kripto varlığı dondurduğu duyuruldu. ABD’de resmi bir kaynak, bu kripto cüzdanlarının İran rejimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ve işlemlerin İran’daki borsalarla gerçekleştiğini söyledi. Ayrıca, Merkez Bankası’na ait cüzdanlarla bağlantılı aracı adreslerin izinin sürüldüğünü paylaştı. ABD Hazine Bakanlığı, İran Merkez Bankası’nın sınır ötesi transferlerini gizlemek için dijital varlıklardan daha çok faydalanmaya başladığını aktardı. Kripto Paralarla Yaptırımların Aşılması Endişesi Yetkililerin verdiği bilgilere göre, İran son dönemde sınır ötesi işlemlerini gizlemek ve yaptırımları delmek amacıyla karmaşık kripto para transfer modellerini devreye alıyor. ABD’li yetkililer ise hem geleneksel paravan şirketlere hem de dijital varlık kullanımına karşı daha agresif adımlar atıldığını söyledi. Bunun yanında, Hazine Bakanlığı, Çin merkezli bağımsız rafineri şirketi Hengli Petrochemical (Dalian) Refinery’yi de yaptırım listesine aldı. Kurum, söz konusu firmanın İran’ın petrol ekonomisinde önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Hengli Petrochemical, Çin’de faaliyet yürüten ve sektöründe ön plana çıkan bir petrokimya kuruluşu olarak biliniyor. Hazine’ye bağlı kurumlar, yasa dışı finans akışlarını tespit etmek için blockchain analiz şirketleriyle ve kripto para borsaları başta olmak üzere finansal kuruluşlarla yakın işbirliği içinde çalışmayı sürdürüyor.
Dogecoin’de haftalık kapanış öncesi en güçlü yükseliş ve 0,0950 desteği kritik sınırda
Dogecoin haftanın sonuna yaklaşırken mart ayından bu yana en güçlü kapanışını gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Fiyat hareketleri istikrarlı bir seyre sahip olsa da, kurumsal yatırımcıların ilgisi düşük seviyede kaldı. Amerika Birleşik Devletleri’nde spot Dogecoin ETF ürünlerine yönelik girişlerin bu hafta da sıfır olduğu ve toplam yönetilen varlıkların 11,19 milyon dolarda kaldığı görülüyor. Destek bölgesi ve teknik görünüm Şu anda 0,09837 dolardan işlem gören Dogecoin, 0,0950 dolar seviyesinin üzerinde tutunmayı başardı. Bu bölgenin kısa vadeli güçlü bir destek olarak çalıştığı ve son geri çekilmelerde fiyatın buradan güç kazandığı dikkat çekiyor. Ancak, 200 haftalık hareketli ortalamanın 0,136 dolarda olması, Dogecoin’in yukarı yönlü kalıcı bir toparlanma yaşaması açısından belirgin bir engel oluşturuyor. Yatırımcılar, bu teknik seviyenin aşılması halinde yükselişin ivme kazanabileceğini belirtiyor. Son günlerde alıcılar 0,095 dolar civarındaki hareketleri yakından takip etti ve bu bölgenin korunması sayesinde satış baskısında azalma yaşandı. Teknik göstergeler, mevcut seviyelerde kısa vadeli bir tabanın oluştuğuna işaret ediyor ancak piyasadaki genel direnç nedeniyle güçlü bir ivme beklenmiyor. Piyasa dinamikleri ve yükseliş beklentisi İşlem hacimlerinin büyük ölçüde kısa vadeli pozisyonlamalar üzerinden şekillendiği görülüyor. Önceki dönemlere kıyasla volatilitenin azaldığı dikkati çekiyor. Piyasa katılımcıları, haftalık kapanışla birlikte DOGE’un mevcut destek bölgesini koruyup koruyamayacağına odaklanmış durumda. Dogecoin’in fiyat hareketlerinde ağırlıklı olarak bireysel yatırımcıların etkili olduğu gözleniyor. Özellikle XMoney ve XChat gibi platformlarla entegrasyon ihtimali piyasa beklentilerini canlı tutuyor. Bu senaryo, işlem aktivitesinin sürmesini sağladı. Kurumsal ilgi ve tarihsel görünüm Kurumsal yatırım tarafında ise hareketlilik yok denecek kadar düşük. Spot ETF verileri de, giriş ve fon tutarlarında bu hafta herhangi bir değişim olmadığını gösterdi. Bu durum, Dogecoin’in hala ağırlıklı olarak spekülatif talebe dayandığının göstergesi olarak değerlendiriliyor. Geçmiş fiyat hareketlerine bakıldığında, Dogecoin benzer piyasa koşullarından sonra çoğu zaman güçlü kazanımlar elde etti. Geçtiğimiz yıl 20 Nisan’dan sonraki haftalarda varlıkta dikkat çeken yükselişler yaşandığı biliniyor. Fakat uzmanlar, geçmiş performansın gelecekte benzer sonuçlar doğuracağına dair kesin bir garanti olmadığını vurguluyor. ABD’de spot Dogecoin ETF’lerinin varlık büyüklüğü 11,19 milyon dolarda sabit kalırken, fiyatlar kısa vadeli desteğin üzerinde tutunmayı sürdürüyor; ancak 200 haftalık hareketli ortalamanın aşılması, direnç bakımından en büyük sınav olarak öne çıkıyor.
XRP Coin yine aynı yükseliş sinyalini verdi, fiyat kaç dolar olacak?
Ripple (XRP) davadan kurtuldu ancak Trump’ın saldırgan tavrından dünyanın geri kalanı gibi kurtulamadı. Tarifeler, saldırılar derken şimdi de boğaları kilitleyen şey İran savaşı. Ancak Santiment son zamanların en büyük sinyallerinden birine dayanarak XRP Coin için yükseliş görebileceğimizi söylüyor. XRP Coin yükseliş sinyali Hafta sonuna birkaç saat kala ABD görüşmeler olacak diyor. Tasnim ise yazı hazırlandığı sırada İran’ın henüz karar vermediğini açıkladı ancak Dışişleri Bakanı zaten Pakistan yetkilileriyle görüşeceklerini açıklamıştı. Dolaylı da olsa muhtemelen görüşmeler olacağından hafta sonunda “sürpriz” bir gelişme olmadıkça ılımlı hava devam edebilir. Santiment ise XRP Ledger, toplam 34,94 milyon XRP ile en büyük borsa çıkışlarından birini müjdelediği için yükseliş bekliyor. Yılın en büyük altıncı çıkışı ve öncekilerde fiyat bu sinyalin ardından yükselmişti. Tarihsel olarak böylesi büyük çıkış günleri yükseliş hareketinin habercisidir. XRP Coin fiyat tahmini ETF kanalında işler yolunda giriyor, 9 Nisan’dan bugüne henüz net çıkış görmedik ve 14-16 Nisan arasında 10 milyon doları aşan istikrarlı günlük girişler gördük. Bu hafta da 2 milyon doların üzerinde girişler sürdüğünden kurumsal yatırımcıların iştahlı olduğunu söyleyebiliriz. Girişler hızlanırken kanalın direnç seviyesini test eden XRP Coin İran temalı karmaşık sinyallerin ardından 1,43 dolara geriledi. 1,4 doların destek olarak korunması olumlu ve kanalın orta alanının üzerinde kaldığından yeniden 1,507 dolarlık direnç çizgisini test etmesi beklenebilir. Eğer Santiment’in sinyali doğru çalışır ve hafta sonu işler yolunda giderse beklentiyi fiyatlayan boğaların fiyatı dirence taşıması olası. Ardından sıra 1,54 ve 1,6 dolar aralığına gelecek. Fakat bir sorunumuz var 29 Nisan Çarşamba günü Fed faiz kararını açıklayacak. Bu toplantı Powell’ın koltuğu Warsh’a bırakmadan önceki son toplantısı ve %99,5 ihtimalle faizler sabit bırakılacak. Mayıs toplantısında da oran çok farklı değil çünkü enerji enflasyonu TÜFE’yi aylıkta %1 artırırken yıllıkta çok daha büyük hedef sapmalarına kapı aralayacak. 50 günü aşan İran süreci kısa vadede çözülecek gibi değil. Anlaşma sağlansa bile petrol arzının savaş öncesi seviyelerine dönmesi için aylar geçmesi gerekecek. Mayınların temizlenmesi, vurulan kuyuların ve diğer tesislerin onarılması derken petrolün eski seviyelerine hemen dönmesi mümkün değil. Yatırımcılar tam da bu yüzden hafta sonu gelecek iyi haberlere Fed’in toplantıda risklere dikkat çekme ihtimalinin endişesiyle temkinli yaklaşabilir. Düşüşte hedef 1,38 dolar altı kapanışlarla 1,35 ve 1,3 dolar.
Ethereum 2.300 dolar sınırında kritik kırılım sinyalleri verdi
En büyük ikinci kripto para olan Ethereum, son dönemde fiyat hareketlerinde öne çıkan bir sıkışma sürecine girdi. Analistlerin dikkat çektiği teknik göstergeler, 2.300 dolar seviyesinde uzun süredir devam eden direncin yaklaşan bir kırılımın habercisi olabileceğini ortaya koyuyor. Bitcoin’in yükselişe geçtiği ve yeni zirveler test ettiği dönemde Ethereum’un bir miktar geride kalması ise piyasada gecikmeli bir yükseliş beklentisini artırıyor. 2.300 dolar bandında sıkışma ve kırılım ihtimali Ethereum şu anda 2.300 dolar civarında fiyatlanıyor ve bu seviye kripto paranın hem kısa vadede hem de orta vadede test ettiği güçlü bir direnç noktası olarak öne çıkıyor. Kripto para piyasasında işlem ve analiz yapan gözlemciler, son haftalarda fiyat hareketlerinin giderek daraldığını ve volatilitenin sıkıştığını belirtiyor. Historysel olarak bu gibi sıkışma dönemleri, ani ve büyük hareketlerin öncüsü olabiliyor. TradingView platformu üzerinden paylaşılan bir analizde, Ethereum’un haftalık grafiğinde “dip seviyelerin süpürülmesi” ve mevcut yapının bir trend değişimine işaret ettiği tespit edildi. Analist, “5.000 dolara doğru bir yol açılıyor, ancak nihai giriş noktası olarak 2.400 dolar seviyesinin yeniden test edilmesine dikkat edin” değerlendirmesini yaptı. “5.000 dolara giden yol netleşiyor, fakat en iyi alım için 2.400 dolar seviyesine dikkat edilmeli; bu bölgenin üzerinde kalıcı hareket, yapısal kırılımı güçlendirir.” Bu seviyenin aşılması halinde, mevcut konsolidasyonun sona erip fiyatın daha yüksek hedeflere yönelmesi mümkün görünüyor. Ancak tekrar eden reddedilmeler, Ethereum’un bir süre daha yatayda kalmasına yol açabilir. Teknik göstergeler ve piyasa görünümü Daha detaylı teknik analizler, piyasada satıcı baskısının zayıflamaya başladığına işaret ediyor. Göreli Güç Endeksi (RSI) şu anda 45 seviyelerinde seyrediyor; bu da piyasada belirgin bir yön eksikliğine işaret ediyor. RSI’ın bu bölgede kalması, satıcıların üstünlüğünü yitirmeye başladığını gösteriyor. Benzer biçimde, MACD göstergesi de hafif negatif bölgede olsa da düşüş ivmesinin azaldığı gözleniyor. Olası bir MACD kesişimi, yukarı yönlü hareketi destekleyebilir. Kısa ve orta vadeli hareketli ortalamalarda yatay bir görünüm oluşurken, uzun vadeli hareketli ortalamalar da belirgin bir trend göstermiyor. Uzmanlar, bu tür yapıları genellikle “yeni bir büyük harekete hazırlık” dönemi olarak yorumluyor. CryptoAppsy verilerine göre, Ethereum (ETH) şu anda 2.328 dolar seviyesinden işlem görüyor ve son 24 saatte %0,44 artış kaydetti. Destek ve direnç bölgeleri Ethereum fiyatı bir süredir belirgin bir aralıkta işlem görüyor. Önemli destek bölgeleri 1.800 – 2.000 dolar aralığında yer alıyor. Direnç tarafında ise uzun zamandır kırılamayan 2.300 – 2.400 dolar bandının önemi öne çıkıyor. Destek: 1.800–2.000 dolar Direnç: 2.300–2.400 dolar Analistler, bu direnç seviyesinin net bir şekilde aşılması halinde, yükseliş trendinin güçlenebileceğini düşünüyor. Tersine, ana desteklerin altına inilmesi, yükseliş beklentilerinin boşa çıkmasına ve bir düzeltme dalgasının başlamasına yol açabilir. Bitcoin öncülüğünde toparlanma beklentisi Piyasanın genel yapısına bakıldığında, Bitcoin’in 77.000 – 78.000 dolar bandına çıkarak güçlü destek seviyesini aştığı görülüyor. Ethereum ise eşdeğer destek seviyesini henüz yeniden kazanabilmiş değil. Bu durum, Ethereum’un Bitcoin’e göre geri kaldığı ve ilerleyen dönemde olası bir “takip eden yükseliş” senaryosunun devreye girebileceğini gündeme getiriyor. Analistlerin büyük kısmı, Bitcoin güçlü haftalık kapanışlarını sürdürdükçe Ethereum’un da arkadan benzer bir performans gösterebileceği görüşünde birleşti. Altcoinlerin önce geride kalıp ardından hız kazanması, önceki piyasa döngülerinde de sık rastlanan bir olgu olarak öne çıkıyor. Yakın vade ve izlenecek göstergeler Genel değerlendirmede, Ethereum için kısa vadede nötr bir beklenti hakim. Ancak teknik görünüm, aşağı yönlü baskının giderek azaldığına ve fiyatın güçlü bir kırılım için hazırlık yaptığına işaret ediyor. Kritik eşik olan 2.300 – 2.400 dolar bandının üzerinde kalıcı bir hareket teyit edilirse, yükseliş hedeflerinin 2.600 dolar ve üzerine taşınması beklenebilir. Uzmanlar, özellikle RSI’ın 50’nin üzerine tırmanması ve MACD’de yükseliş kesişiminin görülmesinin, sürdürülebilir bir trend için onay işlevi göreceğini belirtiyor. Ethereum, şu an için direnç bandının hemen altında yatay bir süreçte kalmayı sürdürüyor; önümüzdeki haftalarda yaşanacak kırılım, kripto paranın yönünü belirleyecek ana unsur olacak.
Shiba Inu’da bir günde yüzde 405’lik token yakımı ve 2,5 milyon SHIB dolaşımdan çıktı
Popüler meme tabanlı kripto para projelerinden biri olan Shiba Inu, son 24 saatte yaşanan keskin yakım (burn) artışı ile dikkat çekti. Ekosistemde süregelen hareketliliğin bir sonucu olarak, ağ üzerinde işlem hacminin artış göstermesi token yakımlarını da beraberinde getirdi. Böylece Shiba Inu’nun ekosistemindeki canlılık yeniden piyasada konuşulmaya başlandı. Token Yakımında Rekor Artış Son veriler, Shiba Inu’da 24 saatte token yakım oranının yüzde 405 yükseldiğini gösteriyor. Bu süre içinde toplamda 2,5 milyonun üzerinde SHIB kalıcı olarak dolaşımdan silindi. Yakılan tokenler sıfır bakiyeli, işlemlere kapanmış özel cüzdanlara gönderildiği için, bir daha piyasaya geri dönmesi mümkün olmuyor. Bu hareket, var olan SHIB sayısında kayda değer bir azalma meydana getiriyor. Yapılan düzenli yakımlar, Shiba Inu’nun uzun vadeli azlık stratejisinin önemli bir parçası. Arzda yaşanan bu düşüş, talep sabit kaldığı veya arttığı sürece, fiyat oluşumunu etkileyen temel faktörler arasında yer alıyor. Yani piyasadaki toplam token sayısı azaldıkça, var olanların değeri üzerinde belirleyici bir rol oynayabiliyor. Piyasada Görece Dengelenme Son dönemde yakım oranlarındaki artışa, Shiba Inu ağında gözlenen yoğun kullanım eşlik etti. Ağdaki hareketlilik ve işlem sayısındaki sıçrama, dönemsel olarak daha fazla token’in yakılmasına yol açtı. Bu, topluluğun ekosistem içindeki faaliyetlerini sürdürdüğüne işaret etti. Uzun süreli baskı döneminin ardından, Shiba Inu fiyatı toparlanma sinyalleri vermeye başladı. Kripto piyasasının genel olarak toparlanmasının da etkisiyle, nisan ayında SHIB yüzde 3,82’lik bir değer artışı yakaladı. Son veriler, bu yükselişin önceki kayıp serisinin sona erdiğini ve varlığın yeniden yükseliş eğilimine girdiğini gösteriyor. Yakım oranlarındaki sert yükseliş ve piyasa koşullarındaki iyileşme sayesinde, Shiba Inu’nun son haftalarda daha istikrarlı bir zeminde ilerlediği gözlemleniyor. Bu gelişmeler, hem yatırımcılar hem de topluluk için olumlu bir hava oluşturdu. Yakım ve Aktiviteden Doğan İyimserlik Token’in fiyatı şimdilik sınırlı bir şekilde yükselmiş olsa da, hem yakım miktarlarındaki artış hem de topluluğun aktif kalması projenin temel dinamiklerinde güçlenmeye işaret ediyor. Analistler ve yatırımcılar, bu tür metrikleri varlığın gelecekteki performansını değerlendirebilmek için yakından izlemeye devam ediyor. Genel tabloya bakıldığında, büyük kripto para birimlerinde işlem hacminin artması ve piyasanın yeniden güven kazanması, Shiba Inu’nun olumlu tarafta kalmasını sağladı. Önümüzdeki haftalarda token yakım etkisinin ve fiyat hareketinin sürdürülebilir olup olmayacağı merak konusu. Nisan ayının sonuna yaklaşırken, Shiba Inu’nun ayı pozitif bölgede kapatma ihtimali güçlenmiş durumda. Ancak bu eğilimin devam edip etmeyeceği, piyasadaki genel seyrin ve topluluk hareketinin belirleyici olacağı aktarılıyor.
Ethereum Foundation’dan BitMine’a 10.000 ETH’lik yeni satış, toplam hacim 23,87 milyon dolar
Ethereum Foundation, yapılan resmi açıklamalara göre kısa süre önce 10.000 ETH’yi BitMine Immersion Technologies şirketine tezgah üstü piyasa yöntemiyle sattı. İşlem, ortalama 2.387 dolarlık birim fiyatla gerçekleşti; toplam işlem hacmi ise 23,87 milyon dolara ulaştı. Foundation yetkilileri, elde edilen gelirlerin protokol araştırmaları, ağın gelişimi ve topluluk hibeleri başta olmak üzere temel faaliyetlerin finansmanı için kullanılacağını bildirdi. Şirketin merkezi İsviçre’de bulunan Ethereum Foundation, uzun süredir ağ üzerindeki Ar-Ge, geliştirme ve topluluk desteği gibi konularda küresel ekosistemin ana finansman kaynaklarından biri olarak görülüyor. BitMine’ın Ethereum Birikimi Artıyor BitMine Immersion Technologies, dijital varlık piyasasında agresif bir şekilde ethereum biriktirmeye devam eden kurumsal yatırımcılar arasında öne çıkıyor. Şirketin en üst düzey yöneticilerinden Tom Lee’nin liderliğinde, BitMine şirketinin güncel ETH bakiyesi 4.976.485 adede ulaşmış durumda. Sadece geçtiğimiz hafta şirketin 101.627 ETH’lik alım yapmasıyla birlikte, BitMine 2026 yılının şimdiye kadarki en büyük haftalık ethereum yatırımını gerçekleştirmiş oldu. Bu rakamlar doğrultusunda BitMine’ın cüzdanında bulundurduğu ether miktarı, dolaşımdaki toplam ethereum arzının yaklaşık %4,12’sini oluşturuyor ve bu varlıkların toplam piyasa değeri 11,5 milyar doları aşıyor. Ethereum Foundation tarafından yapılan açıklamada, “Gerçekleştirilen 10.000 ETH satışının temel operasyon ve faaliyetlerimize destek olmak amacıyla kullanılması planlanıyor. Protokol araştırmaları, ekosistem geliştirmeleri ve topluluk hibe programları bunun başlıca öncelikleri arasında yer alacak,” ifadeleri yer aldı. Foundation’ın Finansman Modeli ve Yeni Satış Stratejisi Açıklamalara göre, foundation’ın temel finansman modeli ağırlıklı olarak belirli aralıklarla kripto varlık satışlarına dayanıyor. Bununla birlikte, yakın geçmişte 11 milyon dolarlık ETH’yi stablecoin’e çevirdiği de bilgisi paylaşıldı; elde edilen fonların araştırmalar, hibe projeleri ve ekosistemi destekleyici çalışmalara yönlendirildiği belirtildi. Daha önce foundation, bazen yinelenen varlık satışlarına yönelik yapılan eleştiriler karşısında, doğrudan ETH satışı ile staking ve merkeziyetsiz finans ürünlerine yapılan yatırımlar arasında daha dengeli bir portföy oluşturmaya çalışacağını ifade etmişti. Bu kapsamda, 2025’in başında 50.000 ETH’lik DeFi ekosistem cüzdanı oluşturulmuştu. Buna rağmen, operasyonel giderlerin karşılanması gerektiğinde doğrudan yapılan satışlar, finansman sürecinin önemli bir parçası olmayı sürdürüyor. BitMine’ın Piyasa Hedefleri ve Son Satın Alımın Yeri BitMine’ın son aylarda ether alımlarına hız kesmeden devam etmesi ve piyasada birçok dijital varlık saklama şirketinin alımlarını yavaşlattığı veya durdurduğu bir dönemde bu yönde hamleler yapması dikkat çekiyor. Şirketin toplamda 5 milyon ETH biriktirme hedefi olduğu, bunun da toplam arzın yaklaşık %5’ine karşılık geldiği belirtiliyor. BitMine, halihazırda en fazla ether tutan kurumsal kuruluş konumunda; toplam varlık büyüklüğü de 12,9 milyar dolara yaklaşmış durumda. Celebek tezgah üstü işlemler sayesinde BitMine, bu alımlarını sadece kripto borsaları aracılığıyla yapmak yerine, büyük miktarlı işlemlerde likidite ve fiyat kaybını minimize edebiliyor. Söz konusu doğrudan satışlar, şirketin piyasadaki güvenli ve hızlı hareket etmesini kolaylaştırıyor. CryptoAppsy verilerine göre, işlem sırasında Ethereum’un birim fiyatı 2.387 dolar olarak kaydedildi.
Tether’da 344 milyon dolarlık dondurma kararı sonrası İran’a ait cüzdanlar ABD yaptırımında
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran ile bağlantılı birden fazla kripto para cüzdanına yaptırım uygulandığını açıkladı. Son dönemde Orta Doğu’da devam eden ateşkes sürecinin gölgesinde alınan bu karar, ABD’nin ülkedeki baskıyı artırma stratejisinin bir uzantısı olarak görülüyor. Scott Bessent, uzun yıllar finans ve ekonomi politikaları alanında çalışan, 2023’te Hazine Bakanı olarak göreve gelen bir isim olarak biliniyor. Tether’ın kararı ve nedenleri Bu gelişmeden bir gün önce stabilcoin şirketi Tether, ABD otoriteleri tarafından tespit edilen iki cüzdanda yer alan toplam 344 milyon dolarlık USDT’yi dondurdu. Şirketten yapılan açıklamada, uygulamanın ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) ve emniyet birimleriyle eşgüdümlü şekilde yürütüldüğü ifade edildi. Dondurulan cüzdanlarda yer alan fonların İran’la ilişkili olduğu, ABD basını ve CNN’in ismini gizli tutan kaynaklarca da doğrulandı. “Tahran yönetiminin ülke dışına çıkarmaya çalıştığı parayı adım adım izleyeceğiz ve rejimle bağlantılı tüm finansal ağları hedef alacağız” açıklamasını yapan Bessent, ABD’nin yaptırım politikasında kararlı olduğunu vurguladı. Kripto paralarla ambargonun aşılması İran son yıllarda, Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin uyguladığı ekonomik yaptırımlardan kaçınmak amacıyla kripto paralara önemli ölçüde başvurdu. Özellikle Bitcoin madenciliği konusunda üst sıralarda yer alan ülkede, bu dijital varlıklar ekonomik sirkülasyonun ayrılmaz parçalarından biri haline geldi. Geçtiğimiz haftalarda yayımlanan bir Financial Times haberinde, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerinden alınan geçiş ücretlerini Bitcoin ile tahsil ettiği ortaya çıkmıştı. Böylece ülke, dolarla yapılan geleneksel ödemeler yerine kripto parayla ticaretin yollarını geliştirmeye çalışıyor. Dondurulan cüzdanların ayrıntıları ve İran’ın rezervi Blockchain analiz şirketi Chainalysis’in geçtiğimiz yıla ait tahminlerine göre, İran’daki kripto para varlıklarının toplam büyüklüğü 7,8 milyar dolara kadar ulaştı. Bu portföyün önemli bir kısmı ise İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından kontrol ediliyor. Raporda, bu kurumun milyonlarca dolarlık kripto parayı özel cüzdanlar arasında transfer etme konusunda deneyim kazandığı vurgulanıyor. Tether’ın dondurduğu iki Tron cüzdanının, geçmiş yıllarda da sıkça işlem yaptığı ortaya çıktı. Hesaplardan biri 213 milyon, diğeri ise 131 milyon dolar değerinde USDT barındırıyordu. Her iki adres, akıllı kontrat düzeyinde kara listeye alındı. Uzmanlara göre, bu adımlar İran’ın küresel finansal sisteme erişimini daha da kısıtlayacak. Ancak ülkenin, yaptırımları aşmak amacıyla kripto para tabanlı yeni yöntemler geliştirme eğiliminin süreceği öngörülüyor.
Son Dakika: Pazar günü görüşme olabilir, Trump teklif yolda diyor
Salı ve Çarşamba günü beklenen görüşmeler olmadığı için Trump ateşkesin süresini uzatmıştı. Ancak dünkü açıklamalarında İran’a birkaç gün verdiğinden bu hafta sonunun boş geçmesi beklenmiyordu. Gün boyu yine çelişkili açıklamalar geldi ancak güncel durum görüşmenin olabileceğini söylüyor. İran-ABD barış görüşmeleri Pakistanlı üst düzey bir hükümet yetkilisi ABC News’e verdiği demeçte, ABD ve İran heyetlerinin bu hafta sonu Pakistanlı yetkililerle ayrı ayrı görüşmeler yapacağını söyledi. Eğer bu haber de yalanlanmazsa önümüzdeki 2 gün boş geçirilmeyecek dolaylı da olsa görüşmeler yapılacak demektir. Yetkili, bu görüşmelerin olumlu geçmesi halinde ABD ve İran heyetlerinin Pazar günü doğrudan bir araya geleceğini belirtti. Yetkili, İran heyetinin Pakistan’a ulaştığını, ABD heyetinin ise yerel saatle Cumartesi akşamı gelmesinin beklendiğini söyledi. Trump yazı hazırlandığı sırada yaptığı açıklamalarda şunları söyledi; “İran, ABD’nin taleplerini çözüme kavuşturmayı amaçlayan bir teklif sunmayı planlıyor. İran’la müzakere eden ABD’li yetkililer, şu anda iktidarda olan kişilerle görüşüyor. İran görüşmek ve bir anlaşmaya varıp varamayacaklarını görmek istiyor.” Pakistan Dışişleri Bakanlığı ise “İran Dışişleri Bakanı, son bölgesel gelişmeleri ve bölgesel barış ve istikrar için sürdürülen çabaları görüşmek üzere Pakistan’ın üst düzey yetkilileriyle toplantılar yapacak” dedi. Brent petrol vadelileri yazı hazırlandığı sırada 105,33 dolarda kapandı. BTC tarafındaysa hafta sonunun belirsizliği nedeniyle temkinli kalmak isteyen yatırımcıların satışları var.
Kadim bir ekşi sözlük başlığı burada da dursun.
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
Geleneğine, görenegine bağlı kimseye verilen isim.
