Ripple, DTCC’nin temmuz 2026’da canlıya alınacak tokenizasyon programında BlackRock ve JPMorgan ile yer aldıRipple, kurumsal finans dünyasında yakından izlenen önemli bir blokzincir girişiminde rol üstlendi. Şirketin kurumsal hizmet birimi Ripple Prime, Depository Trust & Clearing Corporation’ın, yani ABD finans piyasalarında takas ve saklama altyapısında kritik konumda bulunan DTCC’nin tokenizasyon programına katılan 50’den fazla büyük finans kurumu ve teknoloji sağlayıcısı arasına girdi. Programın takvimi ve kapsamı Programda BlackRock, JPMorgan Chase, Goldman Sachs, Circle ve Ondo Finance gibi küresel ölçekte öne çıkan kurumlar da bulunuyor. Girişimin temel amacı, geleneksel finansal araçları tokenlaştırılmış altyapıya taşıyarak mutabakat süreçlerini hızlandırmak, veri şeffaflığını artırmak ve farklı sistemler arasında birlikte çalışabilirliği güçlendirmek olarak açıklandı. Mini sözlük: DTCC, ABD sermaye piyasalarında menkul kıymetlerin takas, mutabakat ve saklama süreçlerinde merkezi rol oynayan piyasa altyapısı kuruluşudur. Tokenizasyon ise tahvil, fon payı veya diğer finansal varlıkların dijital temsilinin blokzincir tabanlı sistemlerde kayıt altına alınması anlamına gelir. Takvime göre DTCC, Temmuz 2026’da canlı üretim aşamasına geçmeyi planlıyor. Bu aşamada tokenlaştırılmış varlıkların, gerçek sermaye akışları ve kurumsal iş akışlarıyla piyasa koşulları altında kullanılmaya başlanması bekleniyor. Daha geniş kapsamlı yayılımın ise Ekim 2026’da gerçekleşmesi ve tokenlaştırılmış kayıt ile mutabakat imkanlarının daha fazla katılımcıya açılması öngörülüyor. Programın odağında, geleneksel finansal araçların tokenlaştırılmış altyapıya taşınması ve bu sayede mutabakat verimliliği, veri şeffaflığı ile sistemler arası uyumun güçlendirilmesi yer alıyor. Ripple’ın üstlendiği görev Metne göre Ripple Prime’ın rolü yalnızca programa dahil olmaktan ibaret değil. Şirket, kurumsal ölçekte tokenlaştırılmış finansı destekleyecek operasyonel standartların ve altyapının test edilmesi ile geliştirilmesine katkı sağlıyor. Böylece Ripple, büyük bankalar, varlık yöneticileri ve piyasa altyapısı sağlayıcılarıyla birlikte, bu modelin pratikte nasıl işleyeceğine ilişkin çerçevenin oluşmasına destek veriyor. Ripple, ödeme altyapısı ve kurumsal blokzincir çözümleriyle bilinen bir teknoloji şirketi olarak son yıllarda geleneksel finans sistemleriyle daha derin entegrasyon arayışını öne çıkarıyor. Son gelişme de şirketin, küresel piyasalardaki yerleşik kurumlarla aynı çalışma alanında konumlandığını gösteren adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Stellar ile farkı ve çoklu zincir yaklaşımı Haberde, Ripple ile Stellar’ın DTCC stratejisindeki konumlarına dair karışıklığa da değiniliyor. Buna göre iki yapı aynı geniş girişimle ilişkilendirilse de işlevleri farklı. Ripple Prime daha çok düzenlemeye tabi finans ortamları için çerçeve, iş akışı ve gereksinimlerin tanımlandığı kurumsal altyapı tarafında öne çıkıyor. Stellar ise çoklu zincir yaklaşımında entegre edilebilecek genel kullanım amaçlı bir blokzincir ağı olarak konumlanıyor. Bu ağın, tokenlaştırılmış varlıkların zincir üstünde ihraç, transfer ve mutabakat süreçlerinde kullanılabileceği belirtiliyor. Bu ayrım, inşa edilen sistemde Ripple’ın standartlar ve kurumsal mimari tarafında, Stellar’ın ise varlık hareketini destekleyebilecek açık defter ortamlarından biri olarak düşünüldüğüne işaret ediyor. Ripple Prime, düzenlemeye tabi finansal ortamlara uygun çerçeve ve iş akışlarına odaklanırken, Stellar çoklu zincir yapısında varlık ihracı, transferi ve mutabakatı destekleyebilecek açık blokzincir katmanı olarak öne çıkıyor. Ekosistemdeki diğer gelişmeler Aynı dönemde Ripple ekosisteminde RLUSD ve Wormhole gibi çapraz zincir entegrasyonları etrafında da gelişmeler sürüyor. Metinde, bu başlıkların kurumsal sistemlerle merkeziyetsiz finans ağları arasındaki potansiyel likidite yollarını genişletebileceği ifade ediliyor. Ancak haberin ana odağını, DTCC’nin 2026 takvimiyle ilerleyen kurumsal tokenizasyon programındaki Ripple katkısı oluşturuyor.
Kripto Milyonerlerinin Gizli Silahı Olmaya Aday Uygulama: Hız ve Odak Bir AradaKripto para piyasası, 7/24 aktif ve anlık değişimlerle dolu bir arena. Gece yarısı uykudayken Bitcoin fiyatı aniden fırlayabilir veya siz toplantıdayken favori altcoin’iniz dip yapabilir. Böylesine hareketli bir piyasada avantaj sağlamak için ihtiyaç duyduğumuz şey, veriyi eksiksiz ve gecikmesiz sunan akıllı bir asistandır. Tam da bu noktada, hem iOS hem Android cihazlarda çalışabilen, native olarak Türkçe, İngilizce ve İspanyolca dillerinde sunulan ve üyelik oluşturma zorunluluğunu ortadan kaldıran, hafif ama son derece yetenekli bir uygulama devreye giriyor: CryptoAppsy. Her Şey Tek Ekranda! Uygulamayı açar açmaz Bitcoin’den en yeni altcoin’lere kadar binlerce kripto varlığın anlık fiyatlarını karşınızda bulursunuz. CryptoAppsy, global borsalardan çektiği verileri milisaniyeler içinde işler ve 5 saniyelik aralıklarla otomatik güncellemeler halinde sunar. Bu sayede arbitraj fırsatlarını kaçırmaz, ani fiyat dalgalanmalarını oluştuğu anda yakalarsınız. Uygulamanın Panel sekmesinde ise favorilerinizi, portföyünüzü, alarmlarınızı ve size özel filtrelenmiş haberleri tek bir ekranda görebilirsiniz, her şey anlık ve otomatik güncellenir. Böylece farklı borsalar veya sayfalar arasında gezinirken vakit kaybetmez, doğrudan odaklandığınız varlıklara yoğunlaşırsınız. Aşağıda fiyat ve panel ekranlarına göz atabilirsiniz. Bu Özellik Başka Uygulamada Yok! Portföy Yönetiminde Çoklu Para Birimi Desteği CryptoAppsy, kripto yatırımlarınızı bütüncül bir şekilde takip edebilmeniz için akıllı bir portföy yönetim aracı da sunuyor. Uygulama içinde kendi portföyünüzü manuel olarak tanımladığınızda, toplam varlık değeriniz anlık kurlarla her 5 saniyede bir kendiliğinden güncellenir. Karlılık durumunuzu görmek için ayrıca tablo yapmanıza gerek kalmaz; anlık kâr/zarar hesaplarınız ekranda hazır olarak görünür. Üstelik CryptoAppsy’nin benzersiz bir özelliği sayesinde, farklı coin’leri farklı para birimleriyle (USD, TRY, EUR, JPY, GBP, CNY, AUD, CAD, CHF, HKD ve SGD) satın almış olsanız bile tüm pozisyonlarınız eşzamanlı olarak takip edilir ve toplam portföy değeri seçtiğiniz herhangi bir fiat para birimi cinsinden size sunulur. Örneğin, portföyünüzdeki BTC’yi dolar üzerinden, ETH’yi TL üzerinden almış olsanız bile uygulama anlık kurlarla hepsini tek bir potada toplar ve dilerseniz Türk Lirası, USD veya EUR gibi istediğiniz birimde toplam değeri gösterir. Bu çoklu para birimi desteği, benzer uygulamalarda pek rastlanmayan büyük bir kolaylık sağlıyor. Portföyünüze Özel Haber Akışı Bilgi, kripto dünyasında en az sermaye kadar değerli. Ancak haber kirliliğinin yoğun olduğu bu ortamda, doğru haberi doğru zamanda yakalamak zor olabiliyor. CryptoAppsy, entegre Haber sekmesiyle bu sorunu çözüyor. Uygulamayı hangi dilde kullanıyorsanız (Türkçe, İngilizce veya İspanyolca), o dilde güncel haber özetlerini karşınıza getiriyor. Üstelik bu haberler, deneyimli editörler tarafından onlarca güvenilir kaynaktan süzülerek, yalın ve anlaşılır özetler halinde sunuluyor. En güzel tarafı, haber akışınızı dilerseniz sadece portföyünüzdeki kripto paralara özel olarak filtreleyebilmeniz. Yukarıdaki görselde görebileceğiniz gibi Portföyüm filtresini aktifleştirdiğinizde, uygulama sadece kendi yatırımlarınızla ilgili en son haberleri listeler, tek bir kez filtre butonuna basmanız yeterli uygulamayı her açtığınızda hep en son kaydettiğiniz şekilde görürsünüz. İsterseniz belli başlı coin’lere göre (örneğin sadece BTC, sadece ETH gibi) de haberleri filtreleyebilir, tek dokunuşla ilgili gelişmenin orijinal kaynağına ulaşabilirsiniz. Dahası, Haber sekmesinde yer alan Canlı yayın sayesinde en son gelişmeleri tek ekrandan anında izleyebilirsiniz, ayrıca Haftanın önemli gelişmelerinin sıralandığı kısımda da o haftanın tüm önemli gelişmelerinin hangi gün hangi saatte olduğuna dair bilgilere direkt olarak ulaşabilirsiniz. Böylece sosyal medya söylentileriyle zaman kaybetmeden, piyasayı etkileyebilecek kritik gelişmeleri doğrudan ve ilk elden siz öğrenirsiniz. Kısacası CryptoAppsy ile ilgilendiğiniz haberi bilgi yığınından ayıklamak için ekstra çaba harcamanıza gerek kalmıyor. Yeni Çıkan Coin’leri Anında CryptoApps’de Keşfet! Uygulamanın Endeks sekmesinde kripto piyasa verileri ve yeni listelenen kripto paralar yer alıyor. Borsalarda yeni listelenen kripto paralar anında endeks sekmesinde listelenir. Böylelikle yeni çıkan bir coin’in fiyatını, çıkış zamanını, hacim, piyasa değeri gibi bilgilerin yanı sıra hangi blockchain üzerinde basıldığı gibi bilgilere ilk elden sahip olursunuz. Henüz daha erken aşamada yeni coin’ler keşfedip, fiyat henüz tavan yapmamışken en dipten alım yaparak avantaj sağlayarak fırsatları yakalayabilirsiniz. Ayrıca kripto piyasa verilerine dair gelişmiş grafik görünümü sayesinde ise geçmiş verileri birkaç dokunuşla net bir şekilde inceleyebilir, piyasa trendlerini kolayca analiz edebilirsiniz. En Önemli Makroekonomik Veriler Uygulamanın Endeksler sekmesinde ayrıca Makro veriler kartı bulunuyor. Bu kartta kripto para piyasalarını yakından ilgilendiren en önemli veriler yer alıyor. Yaklaşan Fed toplantı tarihleri, Fed faiz beklentileri, ABD 10 yıllık tahvil oranları, DXY endeksi ve ABD işsizlik oranları gibi kripto dünyasının yakından takip ettiği verileri anlık izleme fırsatı sunuluyor. Her bir veriye tıklandığında geçmişe yönelik grafiklere de ulaşmak mümkün. Akıllı Fiyat Alarmları Kripto piyasasında her an her şey olabilir ve sürekli ekran başında kalmak mümkün olmayabilir. CryptoAppsy bunun için gelişmiş 🔔akıllı fiyat alarmları özelliğini sunuyor. Belirlediğiniz bir kripto para, hedeflediğiniz fiyat seviyesine ulaştığında uygulama size anında push bildirimi gönderiyor. Böylece telefonunuza gelen bir bildirim ile önemli bir yükselişten veya düşüşten anında haberdar olursunuz. Gece yarısı derin uykuda olsanız bile, kurduğunuz alarm sayesinde büyük bir fırsatı kaçırma ihtimaliniz kalmıyor. Bu özellik, kullanıcıların duygusal kararlar vermesinin önüne geçerken önceden belirlenmiş stratejilerine bağlı kalmasını kolaylaştırıyor. CryptoAppsy açık olmasa bile arka planda piyasayı sizin yerinize gözetleyerek adeta nöbet tutuyor, böylece gözünüz arkada kalmıyor. Kullanıcıların Söyledikleri: 5,0/5 Puanla Onaylanan Deneyim Kullanıcı geri bildirimleri CryptoAppsy’nin sunduğu değeri net biçimde doğruluyor. App Store’da ⭐5,0 ve Google Play’de ⭐4,5 ortalama puana sahip uygulama için kullanıcı yorumlarında özellikle “yeni başlayanlar için çok uygun”, “haber özetleri harika”, “göz yormayan şık tasarım” ve “başka bir programa ihtiyaç bırakmıyor” vurguları öne çıkarken, kullanıcılar hızlı bildirimler sayesinde fırsatları kaçırmadan hareket edebildiklerini belirtiyor. Bu yüksek memnuniyet, CryptoAppsy’nin hem ilk adımını atanlar hem de aktif trader’lar için güvenilir ve pratik bir çözüm olduğunu gösteriyor. CryptoAppsy ile uygulamayı ilk kez açan bir kullanıcı bile “şimdi ne yapacağım?” diye düşünmeden sezgisel bir şekilde menüler arasında gezinebilir. Arayüz tasarımı, kriptoya yeni adım atanlar için anlaşılır ve sade tutulurken, deneyimli trader’lar için de hız ve performans odaklıdır. Hafif yapısı sayesinde uygulama eski model telefonlarda dahi akıcı çalışır, cihazınızı yormaz. CryptoAppsy sizden e-posta doğrulaması veya kayıt formları istemez; mağazadan indirip birkaç saniye içinde piyasayı takip etmeye başlayabilirsiniz. Bu sayede kripto dünyasına adım atmak isteyen acemi yatırımcılar bile korkmadan keşfe çıkabilir, profesyoneller ise milisaniyelerin önemli olduğu işlemlerde ihtiyaç duydukları hızı yakalar. Sonuç olarak, ister ilk kez kripto yatırımı yapmaya hazırlanan bir meraklı olun, ister günlük trade ile uğraşan tecrübeli bir yatırımcı; CryptoAppsy, kripto para piyasasındaki karmaşayı düzene sokmak ve size zaman kazandırmak için ideal bir yardımcıdır. Anlık fiyatlar, kişiselleştirilmiş portföy takibi, akıllı alarmlar, canlı ve temiz haber akışı, yeni listelenenleri keşfetme gibi özellikleriyle rakiplerinden ayrışan bu uygulama, kripto dünyasında bir adım önde olmanızı sağlar. CryptoAppsy uygulamasını hemen şimdi App Store veya Google Play üzerinden indirerek kripto piyasasının kontrolünü elinize alın ve fırsatları yakalamaya başlayın!
Japonya’nın dev bankaları yen sabitcoininde birleşiyor! Mart 2027’ye giden yolda hangi detaylar öne çıkıyor?Japonya’dan gelen haberlere göre ülkenin en büyük üç bankası olan MUFG Bank, Sumitomo Mitsui Banking Corporation ve Mizuho Bank, Japon yenine sabitlenecek ortak bir stabilcoin çıkarmaya hazırlanıyor. Planın, Japonya’nın 2026 mali yılının sonu olan Mart 2027’den önce hayata geçirilmesi hedefleniyor. Anlaşma süreci ve düzenleyici çerçeve Nikkei’nin aktardığına göre üç banka, resmi bir anlaşmayı imzalamaya yakın bulunuyor. Tarafların, tokenin operasyonel ayrıntıları ile ticari kullanım alanlarını değerlendirecek özel bir konsey kurmayı planladığı belirtildi. Haberde, iş birliğinin teknik yapısı ve uygulama modeli konusunda henüz ayrıntılı açıklama yapılmadığı da kaydedildi. Japonya Finansal Hizmetler Kurumu FSA’nın da bu sürece en az Kasım 2025’ten bu yana dahil olduğu aktarılıyor. Söz konusu dönemde üç banka, düzenleyici gözetim altında ortak stabilcoin ihracı için ilk testlere başlamıştı. FSA, Japonya’da bankacılık, menkul kıymetler ve sigorta piyasalarını denetleyen ana finansal otorite olarak öne çıkıyor. Üç büyük bankanın ortak stabilcoin planında genel yön, zamanlama ve düzenleyici çerçeve şekillenmiş durumda olsa da kullanım alanı, teknik altyapı ve saklama düzeni gibi başlıklarda belirsizlikler sürüyor. Projeye ilişkin en önemli soru işaretleri arasında stabilcoinin bireysel kullanıcılara mı, kurumsal taraflara mı yoksa her iki gruba birden mi açılacağı yer alıyor. Sınır ötesi ödeme kapasitesi, diğer sistemlerle uyumluluk, rezerv altyapısı ve saklama düzeni hakkında da sınırlı bilgi bulunuyor. Japonya’nın stabilcoin yaklaşımı Japonya, 2022’de kabul ettiği düzenlemeyle stabilcoinleri dijital para türü olarak tanımlamış ve ihraç yetkisini lisanslı bankalar ile tröst kuruluşlarıyla sınırlandırmıştı. Bu çerçeve, ortak ürün fikrinin yalnızca deneysel bir girişim değil, finansal altyapının parçası olarak değerlendirildiğine işaret ediyor. Daha önce yayımlanan bir başka Nikkei haberinde FSA’nın, üç bankayı ayrı ayrı rekabet eden ürünler çıkarmak yerine ortak hareket etmeye teşvik ettiği belirtilmişti. Bu yaklaşımın, bireysel testlerden tek bir ortak ürüne geçişi hızlandırmış olabileceği değerlendiriliyor. Küresel piyasaya olası etkiler Gelişme, geleneksel finans kuruluşlarının tokenize mevduat ve itibari para destekli stabilcoin çalışmalarını hızlandırdığı bir dönemde geldi. Hong Kong para otoritesi de kendi yargı alanında bu yıl içinde stabilcoin lansmanları beklediğini açıklamıştı. Japonya özelinde bakıldığında MUFG Bank, SMBC ve Mizuho Bank, ülke içindeki mevduat ve ödeme akışlarında önemli paya sahip. Bu üçlünün desteğiyle ve FSA gözetiminde çalışacak bir yen stabilcoini, bugün ağırlıklı olarak USDT ve USDC gibi dolar tabanlı yurt dışı stabilcoinler üzerinden yürüyen bazı mutabakat işlemlerinin yönünü değiştirebilir. Buna karşın banka ihraçlı stabilcoinlerin genellikle izinli erişim yapısına sahip olması ve kullanım alanlarının daha dar kalması, küresel likiditeye katkılarını sınırlayabilir. Yine de bu yapıların kurumsal ödeme ve hazine yönetimi tarafında daha fazla ilgi görmesi beklenebilir.
Shiba Inu borsalardan 24 saatte 266 milyar SHIB çıkışı gördüShiba Inu’da son 24 saatte borsalardan çıkan token miktarı, borsalara geri dönen miktarı 266 milyar SHIB aştı. CryptoQuant verileri, zincir üstü hareketliliğin hızlandığı dönemde yatırımcı ilgisinin yeniden güç kazandığına işaret etti. Borsa akışlarında talep öne çıktı Verilere göre yatırımcılar son bir günde borsalardan çektikleri SHIB miktarıyla satış için borsalara gönderdikleri miktarın üzerine çıktı. Bu tablo, aynı zaman diliminde alımların satışlardan daha baskın seyrettiğini ve satış baskısının bir ölçüde zayıfladığını gösterdi. CryptoQuant verileri, son 24 saatte borsalardan çekilen SHIB miktarının borsalara yatırılan miktarı 266 milyar token aştığını ortaya koydu. CryptoQuant, dijital varlıklarda zincir üstü verileri ve borsa hareketlerini izleyen bir analiz platformu olarak biliniyor. Haberde öne çıkan net akış verisi, bir varlığın borsalara giriş ve çıkış farkını gösteriyor; negatif net akış genelde varlıkların borsalardan çekildiğine, pozitif net akış ise borsalara geri döndüğüne işaret ediyor. Mini sözlük: Net akış, bir kripto paranın borsalara giren ve borsalardan çıkan miktarı arasındaki farktır. Borsalardan çıkışın artması, yatırımcıların varlıklarını satış yerine tutmayı tercih ettiğine dair bir sinyal olarak izlenebilir. Fiyat ise kısa vadede zayıf kaldı Borsalardan çıkışların artmasına karşın SHIB fiyatı aynı dönemde güçlü bir toparlanma sergileyemedi. Shiba Inu, haberin yazıldığı sırada 0,000004656 dolar seviyesinden işlem gördü. Son 24 saatteki değer kaybı ise %2,83 olarak kaydedildi. Bu görünüm, talepteki artış ile fiyat performansı arasında kısa vadeli bir ayrışma yaşandığını ortaya koydu. Geçen haftadan bu yana süren oynaklığın oluşturduğu aşağı yönlü baskının, artan talebe rağmen henüz tam olarak dengelenemediği anlaşılıyor. Artan borsa çıkışları alım ilgisinin güçlendiğine işaret etse de SHIB fiyatı son 24 saatte %2,83 gerileyerek 0,000004656 dolara indi. Piyasadaki genel hava etkili oldu Shiba Inu’daki bu hareket, daha geniş kripto para piyasasında toparlanma beklentilerinin yeniden gündeme geldiği bir dönemde yaşandı. Başlıca dijital varlıklarda görülen sınırlı iyimserlik, SHIB dahil bazı tokenlarda alım iştahını desteklemiş olabilir. Buna rağmen mevcut fiyatlama, Shiba Inu’nun daha uzun vadeli bir yükseliş eğilimini yeniden kurmakta zorlandığını gösteriyor. Zincir üstü verilerde talep tarafı güçlense de fiyatın kalıcı biçimde toparlanması için bu eğilimin devam etmesi gerekebilir.
Altın, petrol, bitcoin, hisseler hepsi düşüyor! Piyasada bugün (9 haziran) neler oluyor?Küresel piyasalarda 9 Haziran 2026 Salı günü geniş tabanlı satış baskısı öne çıktı. Kripto paralardan değerli metallere, petrolden teknoloji hisselerine kadar birçok varlık sınıfında düşüş görülürken, yatırımcıların odağında ABD enflasyon verileri, Fed’in faiz patikası, Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin kısmen azalması ve Çin kaynaklı talep endişeleri yer aldı. Piyasalardaki baskının merkezinde ABD Merkez Bankası’na ilişkin beklentiler bulunuyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan güçlü istihdam verileri, ABD ekonomisinin soğumakta zorlandığına işaret ederken, yatırımcıların faiz beklentilerinde de belirgin bir değişime yol açtı. ABD’de tarım dışı istihdamın beklentilerin üzerinde artması, Fed’in yılın ilerleyen döneminde daha sıkı bir politika izleyebileceği endişesini güçlendirdi. Bu tablo, ABD tahvil getirilerinde ve dolar endeksinde yukarı yönlü baskı yaratırken, özellikle faiz getirisi olmayan varlıklar üzerinde satış baskısını artırdı. Altın ve Gümüşte Güvenli Liman Talebi Zayıfladı Bu ortamdan en fazla etkilenen varlık gruplarından biri değerli metaller oldu. Reuters verilerine göre spot altın gün içinde yüzde 0,7 düşüşle 4.252 dolar/ons seviyesine kadar gerilerken, Ağustos vadeli ABD altın kontratları yüzde 0,9 kayıpla 4.302,90 dolar/ons seviyesine indi. Gümüşteki kayıp ise daha sert gerçekleşti. Spot gümüş yüzde 3,2 düşerken, platin yüzde 1,1, paladyum ise yüzde 2,5 değer kaybetti. Normal şartlarda piyasa stresi dönemlerinde altının güvenli liman talebiyle yükselmesi beklenir. Ancak mevcut fiyatlamada farklı bir dinamik öne çıkıyor. Orta Doğu kaynaklı savaş primi azalırken, ABD’de yüksek faiz beklentileri güçleniyor. Bu nedenle yatırımcılar hem güvenli liman pozisyonlarını azaltıyor hem de yüksek faiz ortamında altın ve gümüş gibi getirisi olmayan varlıklardan çıkış yapıyor. Gümüşteki düşüşün daha sert olmasında ise hem faiz baskısı hem de endüstriyel talebe ilişkin kaygılar etkili oluyor. Sanayi üretimi ve küresel büyüme beklentilerine altına kıyasla daha duyarlı olan gümüş, risk iştahındaki bozulmanın yanı sıra kaldıraçlı pozisyonların çözülmesiyle daha hızlı değer kaybediyor. Petrolde Savaş Primi Çözülüyor Enerji piyasalarında da benzer şekilde sert satışlar görüldü. Brent petrol yaklaşık yüzde 4 gerileyerek 89,57 dolar/varil seviyesine inerken, ABD tipi ham petrol WTI 87,59 dolar/varil seviyesine düştü. Bu seviyeler Brent için 17 Nisan’dan, WTI için ise 29 Mayıs’tan bu yana en düşük kapanışlara işaret ediyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşte ilk etken, Orta Doğu’da jeopolitik tansiyonun kısmen azalması oldu. İran ve İsrail’in karşılıklı saldırıları durdurduğu yönündeki açıklamalar ve ABD arabuluculuğunda gerilimin daha da düşebileceği beklentisi, petrol fiyatlarına eklenen savaş priminin çözülmesine neden oldu. Bölgedeki riskler tamamen ortadan kalkmış değil; Lübnan, Hizbullah ve Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizlikler piyasalar açısından önemini koruyor. Buna rağmen kısa vadede tedarik kesintisi korkusunun zayıflaması, petrol fiyatlarında aşağı yönlü hareketi hızlandırdı. Çin’den Gelen Zayıf Talep Sinyalleri Petrolü Baskılıyor Petroldeki düşüş yalnızca jeopolitik rahatlamadan kaynaklanmıyor. Çin’den gelen zayıf talep sinyalleri de fiyatlar üzerinde baskı kuruyor. Çin’in Mayıs ayında ham petrol ithalatının yıllık bazda yüzde 29 düşerek günlük 7,82 milyon varile gerilemesi, dünyanın en büyük petrol ithalatçısında talebin zayıfladığına işaret etti. Bu veri, petrol piyasasında arz-talep dengesine ilişkin endişeleri artırdı. Teknoloji Hisseleri ve Kripto Varlıklar Riskten Kaçıştan Etkilendi Küresel hisse piyasalarında da temkinli hava hâkim. MSCI dünya endeksi ivme kaybederken, Wall Street’te özellikle teknoloji hisselerinde satış baskısı öne çıktı. S&P 500 ve Nasdaq gerilerken, yatırımcılar ABD’de açıklanacak Mayıs ayı TÜFE ve ÜFE verilerinin Fed politikası üzerindeki etkisini fiyatlamaya çalışıyor. Özellikle Apple, Amazon, Microsoft gibi teknoloji devlerinde de kayda değer düşüşler yaşanıyor. Bu görünüm kripto para piyasasına da doğrudan yansıyor. Bitcoin, Ethereum, Solana ve diğer büyük kripto varlıklarda görülen düşüş, yalnızca sektöre özgü bir satıştan ziyade küresel risk iştahındaki bozulmanın parçası olarak değerlendiriliyor. Yüksek faiz beklentisi, teknoloji hisseleri ve kripto varlıklar gibi riskli enstrümanların cazibesini azaltırken, kaldıraçlı pozisyonların tasfiye edilmesi düşüşlerin hızını artırabiliyor. Piyasalarda Dört Ana Baskı Unsuru Öne Çıkıyor Piyasalardaki eş zamanlı düşüşün arkasında dört ana başlık öne çıkıyor: ABD’de yüksek faiz beklentisinin güçlenmesi, enflasyon verileri öncesinde pozisyon azaltımı, Orta Doğu kaynaklı petrol risk priminin gevşemesi ve Çin’den gelen zayıf talep sinyalleri. Altın ve gümüş faiz baskısıyla, petrol jeopolitik rahatlama ve talep endişeleriyle, kripto ve teknoloji hisseleri ise risk iştahındaki bozulmayla geriliyor. Gözler ABD Enflasyon Verilerinde Kısa vadede piyasaların yönü açısından en kritik veri ABD Mayıs ayı enflasyon rakamları olacak. Beklentilerin üzerinde gelecek bir TÜFE verisi, Fed’in daha sıkı politika uygulayabileceği endişesini artırarak altın, gümüş, kripto varlıklar ve hisse senetleri üzerindeki baskıyı sürdürebilir. Buna karşılık zayıf bir enflasyon verisi, faiz artırımı beklentilerini azaltarak hem riskli varlıklarda hem de değerli metallerde tepki alımlarını destekleyebilir. Bu nedenle yatırımcılar, hafta boyunca ABD enflasyon verilerinin yanı sıra Fed yetkililerinden gelecek açıklamaları, Orta Doğu’daki diplomatik trafiği ve Çin’den gelecek talep göstergelerini yakından takip edecek.
Solana’da yapay zeka destekli cüzdanların memecoin DEX hacmindeki payı marttan hazirana %34’e yükseldiSolana ağında memecoin odaklı merkeziyetsiz borsa hacminde yapay zeka destekli otomatik cüzdanların ağırlığı 2026’nın ilk yarısında belirgin biçimde arttı. Verilere göre bu cüzdanların günlük hacimdeki payı mart ayında %8 düzeyindeyken haziran itibarıyla %34’e çıktı. Aynı dönemde Base’te oran %22, BNB Chain’de ise %19 olarak kaydedildi. Solana’da işlem temposu öne çıktı Solana üzerinde yalnızca yapay zeka ajanlarına ait 120 binden fazla cüzdanın aktif olduğu, bu cüzdanların günde ortalama 11,4 işlem yaptığı belirtildi. İnsan yönlendirmesiyle işlem yapan cüzdanlarda bu ortalama 2,1 seviyesinde kaldı. Bu tablo, özellikle yeni çıkan tokenlarda işlem akışının giderek daha fazla otomasyon tarafından şekillendiğine işaret etti. Haberde, 2021 döneminde yaygın olan hızlı alım satım yapan klasik botların memecoin hacminin yaklaşık %40 ila %50’sini hala oluşturduğu, ancak yeni nesil ajanların bundan farklı çalıştığı aktarıldı. Söz konusu sistemlerin ayrı ayrı yapılandırıldığı, her birinde risk parametreleri, cüzdan adresleri ve otomatik uygulanan işlem kuralları bulunduğu ifade edildi. Solana’da yalnızca yapay zeka ajanlarına ait 120 binden fazla cüzdanın faaliyet gösterdiği ve bu cüzdanların insan kontrollü cüzdanlara göre çok daha sık işlem yaptığı aktarıldı. En yaygın stratejilerden birinin, yeni piyasaya çıkan tokenlarda delta nötr piyasa yapıcılığı olduğu belirtildi. Buna göre bir ajan, likidite eklendikten sonraki 60 saniye içinde 0,5 ila 2 SOL arasında pozisyon açabiliyor. Aynı anda giriş seviyesinin 1,5 katı, 2 katı, 3 katı ve 5 katında kademeli satış emirleri yerleştiriyor. Eğer ivme zayıflarsa, yaklaşık 90 saniye içinde işlem maliyeti düşülmüş başa baş seviyeye yakın noktadan çıkış yapıyor. Mini sözlük: Delta nötr piyasa yapıcılığı, fiyatın yönüne güçlü biçimde bağlı kalmadan alım ve satım tarafında eş zamanlı konumlanarak kısa vadeli fiyat farklarından yararlanmayı amaçlayan bir işlem yaklaşımıdır. Bu yöntemde ana hedef, yön tahmininden çok likidite ve spread yönetimidir. GMGN verileri ajanların karar süreçlerinde kullanılıyor İkinci yaygın modelin ise risk filtresi içeren KOL kopya işlemleri olduğu kaydedildi. Bu yapıda ajanlar, belirli cüzdanları doğrudan izlemek yerine önce sözleşme verilerini inceliyor. Holder yoğunluğu, likidite derinliği, mint yetkisi ve ilk 10 cüzdandaki yoğunlaşma gibi göstergeler değerlendirmeye alınıyor. GMGN’nin KOL izleme aracının bu verileri doğrudan ajanların karar döngüsüne aktardığı belirtildi. GMGN, zincir üstü veri ve token tarama araçları sunan bir analiz platformu olarak öne çıkıyor. Platformun Nisan 2026’da kullanıma açtığı yapay zeka ajan beceri merkezinde, HTTP uç noktaları üzerinden erişilebilen 40’tan fazla doğrulanmış işlem aracının yer aldığı bildirildi. Bunlar arasında anlık trend akışları, geliştirici cüzdan incelemeleri, token güvenlik puanlamaları, KOL holder sinyalleri ve likidite havuzu derinliği bulunuyor. GMGN’nin trend akışında tokenın piyasaya çıkışından sonraki ilk beş dakikada yer alması ve aynı anda yapay zeka ajanlarının ilgisini çekmesi halinde, 24 saatlik hacmin diğer tokenlara göre 3,2 kat daha yüksek gerçekleştiği aktarıldı. Haberde, ilk beş dakika içinde GMGN trend akışına giren ve ajan katılımı gören tokenların 24 saatlik hacminin, benzer ilgi görmeyen tokenlara göre 3,2 kat yüksek olduğu bilgisi paylaşıldı. Ağ Ajan cüzdanların günlük memecoin DEX hacmindeki payı Solana %34 Base %22 BNB Chain %19 Piyasadaki asıl risk hacmin kaynağını yanlış okumak olabilir Metinde, bu ajanların organik talep üretmediği, daha çok mevcut ivmeyi büyüttüğü ve erken giriş yapanlara çıkış likiditesi sunduğu vurgulandı. Bu nedenle zincir üstü göstergelerin yüzeyde güçlü görünmesinin tek başına yeterli olmadığına dikkat çekildi. Artan holder sayısı, yükselen hacim ve fiyat artışı görülse bile, ilk 10 cüzdanın benzer giriş düzenine sahip ajanlardan oluşması halinde tablo yanıltıcı olabilir. Aynı veri kaynaklarını kullanan çok sayıda ajanın benzer anda pozisyon kapatabildiği, bu durumda fiyatın hızlı biçimde geri çekilebildiği ifade edildi. Savunma yöntemi olarak, token holder dağılımında ilk 20 cüzdan içindeki ajan yoğunluğunun izlenmesi önerildi. İlk 20 holder içinde ajan cüzdanların payının %40’ı aşması ve giriş zamanlarının eş zamanlı görünmesi, sentetik piyasa işareti olarak değerlendirildi. Haberde ayrıca, tüm ajan çıkışlarının ardından geride daha çok organik yatırımcıların kaldığı “agent washout” düzeninin Solana’da günde üç ila dört kez görüldüğü ve bunun zaman zaman daha temiz bir ikinci hareketin öncesinde ortaya çıktığı aktarıldı.
İngiltere’nin HTX yaptırımı, sektörün uyum sisteminde geniş çaplı yan etki tartışması başlattıİngiltere’nin kripto para borsası HTX’e yönelik yaptırım kararı, blokzincir araştırmacıları ve güvenlik uzmanları arasında geniş yankı uyandırdı. Sektördeki bazı isimler, kararın yalnızca hedef alınan yapıyı değil, zincir üstü uyum ve risk izleme mekanizmalarını da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Uzmanlardan yaptırım kapsamına eleştiri Galaxy Digital araştırma biriminin başındaki Alex Thorn, X üzerinden yaptığı paylaşımda İngiltere’nin “HTX’in tamamını” yaptırım listesine almasını sorunlu bulduğunu söyledi. Thorn’a göre borsanın çok sayıda meşru kullanıcısı bulunuyor ve bu nedenle böylesine geniş bir tanım, uygulamada ciddi belirsizlik yaratabiliyor. Galaxy Digital, dijital varlıklar alanında faaliyet gösteren ABD merkezli bir finans şirketi olarak biliniyor. Alex Thorn, İngiltere’nin HTX’in tamamını yaptırım listesine eklemesini sorunlu gördüğünü, çünkü borsada çok sayıda meşru kullanıcı bulunduğunu ve stabilcoin ihraççılarının token dondurma kararlarında da belirgin uygulama farkları oluştuğunu belirtti. Güvenlik araştırmacısı Taylor Monahan da kararın, merkeziyetsiz finans protokollerinin çalıntı fonları taraması ve engellemesi yönünde yıllardır sürdürülen çabaları zayıflattığını savundu. Monahan, HTX kullanıcılarının büyük bölümünün meşru kullanıcılar olduğunu öne sürdü. Blokzincir araştırmacısı ZachXBT ise yaptırımı “biraz sınırı aşan” bir adım olarak nitelendirdi. Ona göre HTX ile bağlantılı adreslerin zincir üstünde geniş biçimde riskli kabul edilmesi, inceleme ve takip süreçlerinde ciddi bozulmaya yol açtı. ZachXBT, maruziyet üzerinden dosya izlerken artık yaptırım kategorisini dikkate almamak zorunda kaldığını, çünkü risk kavramının anlamını büyük ölçüde yitirdiğini söyledi. İngiltere’nin gerekçesi ve HTX’in yanıtı Tartışmanın merkezindeki karar, İngiltere’nin 26 Mayıs’ta HTX’in arkasındaki Panama merkezli Huobi Global S.A. hakkında aldığı yaptırım kararıyla başladı. İngiliz makamları, şirketin Rusya bağlantılı finansal ağlara destek vermiş olabileceğine dair makul gerekçeler bulunduğunu açıkladı. Yetkililere göre HTX, halihazırda yaptırım altında bulunan A7 Limited Liability Company ve Garantex üzerinden yürütülen finansal hizmetler ve fon akışları yoluyla Rusya hükümetiyle bağlantılı yapılara destek sağlamış olabilir. HTX ise suçlamaları reddetti ve yaptırım uygulanan tüzel yapının, çevrim içi borsadan ayrı olduğunu savundu. Zincir üstü veriler ve piyasa etkisi Global Ledger raporuna göre HTX, 2021 ile Mayıs 2026 arasında yüksek riskli kabul edilen kripto para akışlarında yaklaşık 21,06 milyar dolarlık işlem gerçekleştirdi. Bu toplamın en az 7,64 milyar dolarlık bölümünün Garantex, onun devamı olarak gösterilen Grinex, A7A5 ve Hydra dahil Rusya bağlantılı yüksek riskli yapılar ve darknet pazarlarıyla ilişkili olduğu aktarıldı. Metrik Veri İncelenen dönem 2021 ile Mayıs 2026 arası Yüksek riskli toplam akış $21,06 milyar Rusya bağlantılı yüksek riskli bölüm En az $7,64 milyar Yaptırım kararının sonraki etkileri de kısa sürede görüldü. Donald Trump ile bağlantılı olduğu belirtilen merkeziyetsiz finans projesi World Liberty Financial, yaptırım uyum incelemeleri sonrasında HTX bağlantılı adresleri dondurdu. Bunun ardından HTX, platformdaki USD1 stabilcoinini işlem listesinden çıkardı ve bazı işlem çiftlerini askıya aldı. Mini sözlük: Adres kirlenmesi, zincir üstünde bir cüzdanın yaptırım, hırsızlık ya da yasa dışı fonlarla bağlantılı görünmesi nedeniyle riskli sayılması anlamına gelir. Bu işaretleme, doğrudan ihlal olmasa bile ilişkili adreslerin de uyum kontrollerinde engelle karşılaşmasına yol açabilir.
650 milyon dolarlık özel kredi zincire taşınıyor! Kurumsal sermaye hangi yöne kayıyor?Şirketlere ağır ekipman alımı için finansman sağlayan Trad.Fi, kurumsal yapılar için yapay zeka ajanları geliştiren W3 ile birlikte önümüzdeki 48 ayda 650 milyon dolarlık özel krediyi blokzincir üzerine taşımayı hedeflediğini duyurdu. Programın odağında, ABD’de halen büyük ölçüde kağıt tabanlı ilerleyen ekipman dağıtım sektörü yer alıyor. Hedefte ekipman finansmanında süreci hızlandırmak var Girişim özellikle üretim sistemleri, endüstriyel elektrik altyapısı ve konut tipi güneş enerjisi kurulumları gibi alanlara yoğunlaşıyor. Trad.Fi, yapay zekayı risk değerlendirmesi, inceleme süreçleri ve kredi fiyatlamasında kullanarak, küçük ve orta ölçekli işletmeler için çoğu zaman ayları bulan finansman süresini bir güne indirmeyi amaçlıyor. Mini sözlük: RWA, yani gerçek dünya varlıklarının tokenlaştırılması, tahvil, kredi, emtia veya hisse benzeri geleneksel finansal varlıkların blokzincir üzerinde dijital temsilinin oluşturulması anlamına gelir. Özel kredi ise genellikle bankalar dışında sağlanan, halka açık piyasalarda işlem görmeyen borç finansmanını ifade eder. Küçük işletmeler finansman beklerken anlaşmaları kaçırıyor. Bunu çözmenin yolu, sermayeyi, kayıtları ve iş akışını programlanabilir bir altyapıya taşımaktan geçiyor. Trad.Fi Üst Yöneticisi Alexander Szul, özel kredinin reel ekonominin hızına bu şekilde yaklaşabildiğini belirtti. Trad.Fi, bu 650 milyon dolarlık tutarın gelecek dört yıla yayılan ekipman finansmanı kaynak oluşturma hattını temsil ettiğini bildirdi. Şirket, böylece özel kredi alanında daha hızlı, izlenebilir ve dijital altyapıyla uyumlu bir model kurmayı planlıyor. İlk aşamada zincir dışı kredi, sonraki aşamada Avalanche hedefi öne çıkıyor İlk aşamada, yerleşik geleneksel özel kredi kuruluşlarından gelen kurumsal sermaye, ekipman kredilerinin büyük kısmını doğrudan zincir dışında finanse edecek. Eş zamanlı olarak taraflar, ilk köprü teknolojisi üzerinde çalışacak; bu kapsamda şirketlerin finansal dayanıklılığını öngörme ve sermayeyi blokzincir üzerinde konumlandırma kabiliyetleri geliştirilecek. Projenin uzun vadeli hedefi ise daha iddialı bir yapı içeriyor. Buna göre kıdemli sermaye ile özkaynak akışlarının tamamının yerel olarak Avalanche blokzinciri üzerinden geçtiği, tamamen programlanabilir bir hazine modeli kurulması amaçlanıyor. Avalanche, yüksek işlem kapasitesi ve kurumsal kullanım senaryolarına odaklanan bir blokzincir ağı olarak biliniyor. Tokenlaştırılmış likidite havuzu haftalar içinde devreye girebilir Açıklamaya göre, kimliği paylaşılmayan üçüncü taraf bir işletmeci tarafından yönetilecek tokenlaştırılmış bir likidite havuzu da önümüzdeki haftalarda faaliyete başlayacak. Bu havuz, uygun yatırımcılara program kapsamında üretilen özel kredilerin özkaynak kısmına zincir üstünden doğrudan erişim imkanı sunacak. Kurumsal sermayenin dijital varlık altyapılarıyla temasında daha yapısal bir dönüşüm yaşandığına da dikkat çekiliyor. Emtialar, hisseler ve özel krediyi kapsayan gerçek dünya varlıklarının tokenlaştırılması pazarı bugün 25 milyar dolar büyüklüğe ulaşmış durumda. Bu rakamın bir yıl önce yaklaşık 6,4 milyar dolar seviyesinde olduğu, Security Token Market verilerine göre ise sektörün 2030 yılına kadar 30 trilyon dolarlık bir hacme erişebileceği öngörülüyor.
ZEC 500 dolar eşiğine yaklaştı! Piyasada şimdi hangi seviyeler izleniyor?Zcash fiyatındaki son toparlanma, yatırımcıların yeniden 500 dolar seviyesine odaklanmasına yol açtı. Kısa vadeli görünümde ivme güç kazanırken, teknik göstergeler henüz net bir yön birliği sunmuyor. Bu nedenle piyasada işlem hacmi, likidite akışı ve kritik destek direnç bölgeleri yakından izleniyor. Hata düzeltmesi sonrası sert tepki geldi Piyasada paylaşılan analizlere göre ZEC/USD paritesi, Zcash kurucularının bir hata düzeltmesini duyurmasının ardından 440 dolar birikim bölgesinden güçlü bir tepki verdi. Zcash, gizlilik odaklı bir kripto para ağı olarak biliniyor ve özellikle zincir üstü işlem gizliliğine odaklanan yapısıyla öne çıkıyor. Mini sözlük: Fair value gap, fiyatın kısa sürede sert hareket ettiği ve grafikte işlem yoğunluğunun sınırlı kaldığı boşluk alanını ifade eder. VAH yani Value Area High ise hacim profilinde işlemlerin yoğunlaştığı bölgenin üst sınırıdır ve çoğu zaman direnç olarak izlenir. Analist ReidiVuka, açıklamanın ardından grafikte yükseliş yönlü fair value gap bölgelerinin oluştuğunu, bunun da hareketin yalnızca spekülatif işlemlerden değil, gerçek alım ilgisinden destek almış olabileceğini belirtti. Yükselişin ardından fiyat, yatırımcıların dikkatle izlediği 474 dolar civarındaki VAH direncine yöneldi. ReidiVuka’nın değerlendirmesine göre 490 ile 500 dolar aralığında yoğun satış likiditesi bulunuyor. Bu bölgenin aşılamaması halinde fiyatın 447 ile 460 dolar bandına çekilmesi gündeme gelebilirken, güçlü bir kırılma 510 dolar üzerindeki hareketi hızlandırabilir. Analizde ayrıca spot piyasadaki gerçek alım gücü, RSI uyumsuzlukları ve borsa akış verilerinin izlenmesinin önemli olduğu vurgulandı. Bu veriler, son yükselişin kalıcı olup olmadığını anlamak açısından belirleyici görülüyor. Daha geniş görünümde talep bölgesi öne çıkıyor Kısa vadeli hareketin ötesinde, daha büyük zaman dilimlerine bakan yatırımcılar da ZEC grafiğine yoğunlaşıyor. Son grafik çalışmalarına göre Zcash, 600 ile 700 dolar aralığındaki premium bölgeden reddedildikten sonra sert biçimde geriledi ve güçlü alım ilgisinin daha önce de görüldüğü yüksek zaman dilimli bir talep alanına indi. Yaklaşık 270 ile 350 dolar arasındaki mevcut bölge, olası bir ters omuz baş omuz formasyonunun sağ omuzu ile örtüştüğü için ayrıca önem taşıyor. Formasyon henüz doğrulanmış değil. Bununla birlikte teknik analistler, destek seviyelerinin korunması ve daha yüksek dirençlerin geri alınması halinde yapının güç kazanabileceğini düşünüyor. Göstergeler karışık sinyal veriyor Haberin hazırlandığı sırada Zcash 473,86 dolar civarında işlem görüyor ve günlük bazda yüzde 7,55 artış kaydediyordu. Buna karşın TradingView teknik özeti genel görünümü nötr olarak sınıflandırıyor. Toplam tabloda 10 satış, 10 nötr ve 6 alım sinyali bulunuyor. RSI 46,23 seviyesinde yer alırken, bu görünüm varlığın ne aşırı alımda ne de aşırı satımda olduğuna işaret ediyor. Stokastik yüzde K göstergesi 41,67, CCI ise eksi 93,84 seviyesinde bulunuyor. ADX 28,41 ile trend gücünün orta seviyede seyrettiğini gösteriyor. Momentum göstergesi alım sinyali üretse de MACD eksi 21,02 ile negatif bölgede kalmayı sürdürüyor. 490 ile 500 dolar bandı kritik direnç olarak izleniyor Hareketli ortalamalar kısa vadede temkinli bir tablo ortaya koyuyor. 10 günlük EMA 484,71, 10 günlük SMA ise 499,70 seviyesinde ve her ikisi de satış yönlü sinyal veriyor. Benzer baskı 20, 30 ve 50 günlük ortalamalarda da görülüyor. Özellikle 20 günlük EMA’nın 512,95 ve 50 günlük SMA’nın 495,04 seviyesinde bulunması, mevcut fiyatın hemen üzerinde güçlü bir direnç kümesi oluşturuyor. Buna karşılık uzun vadeli görünüm daha yapıcı kabul ediliyor. 100 günlük EMA 429,96 ve 200 günlük EMA 368,95 seviyesinde yer alırken, fiyatın bu uzun vadeli desteklerin üzerinde kalması yatırımcıların dikkatini çekiyor. Aşağıda 447 ile 460 dolar bandı yakın destek, daha derinde ise 377,71 dolar seviyesi ek destek olarak izleniyor. Yukarıda ise 490 ile 500 dolar bölgesinin aşılması halinde 533,86 pivot seviyesi ve daha yüksek direnç alanları gündeme gelebilir.
Bitcoin’de düşüş sinyali güçlendi! Kritik grafikte şimdi neler izleniyor?Kripto para piyasasında yaz aylarında güçlü bir toparlanma beklentisi zayıflarken, deneyimli yatırımcı Peter Brandt’in paylaştığı değerlendirme dikkat çekti. Brandt, Bitcoin fiyatındaki düşüşten çift yönlü kaldıraçla fayda sağlamayı hedefleyen ProShares UltraShort Bitcoin ETF’si SBIT grafiğine işaret etti. Analiste göre bu ürünün teknik görünümü, piyasadaki savunmacı eğilimin güç kazanabileceğine işaret ediyor. SBIT grafiğinde öne çıkan teknik yapı Brandt’e gönderilen ve analist Dan Chesler kaynaklı olduğu belirtilen grafiğe göre, 2026 başından bu yana Bitcoin %29,85 geriledi. Aynı dönemde kısa pozisyon odaklı SBIT ise %46,49 yükseldi. Bu tablo, kripto piyasasındaki uzun süreli baskının ters yönlü ürünlere nasıl yansıdığını ortaya koyuyor. Mini sözlük: ProShares UltraShort Bitcoin ETF, Bitcoin fiyatındaki günlük düşüşleri yaklaşık iki katlı ters yönde izlemeyi amaçlayan borsa yatırım fonudur. Bu tür ürünlerde getiri günlük yeniden dengelendiği için, uzun süre elde tutulduğunda performans dayanak varlığın tersinin birebir iki katı olmayabilir. Günlük zaman diliminde SBIT grafiğinde klasik bir ters omuz baş omuz formasyonu oluştuğu aktarılıyor. Teknik analizde bu yapı, çoğu zaman yukarı yönlü trend dönüşü olasılığıyla ilişkilendiriliyor. Fonun şu anda 61 ile 62 dolar aralığındaki direnç bölgesini test ettiği, bu seviyenin aşılması halinde hareketin ivme kazanabileceği belirtiliyor. Peter Brandt, Bitcoin’de yükseliş ya da düşüş bekleyen herkes için SBIT grafiğinin izlenmeye değer olduğunu vurguladı. Piyasada temkinli görünüm sürüyor Brandt ayrıca kaldıraçlı ETF ürünlerinin işleyişinin tarihsel olarak satıcılara avantaj sağlayabildiğini ifade etti. Bu nedenle olası bir yukarı kırılımın yalnızca SBIT için değil, Bitcoin üzerindeki satış baskısının yeniden hızlanması açısından da önemli bir sinyal sayılabileceği değerlendiriliyor. Benzer bir temkinli yaklaşım, Bitcoin döngülerine ilişkin analizleriyle tanınan Bob Loukas tarafından da dile getirildi. Loukas, piyasanın hala düşüş evresinde bulunduğunu ve yeni bir döngü tabanı oluşmadan önce 3 ila 5 ay sürebilecek sert yatay hareketler görülebileceğini hesapladığını aktardı. Yaz rallisi beklentisi zayıfladı Loukas’ın yatırımcıları spekülatif dijital varlıklara karşı dikkatli olmaya çağırması, Brandt’in teknik uyarısıyla birlikte değerlendirildiğinde, kısa vadede güçlü bir yaz rallisi ihtimalinin zayıfladığına işaret ediyor. İki analistin farklı yöntemlerle benzer sonuca ulaşması, piyasa oyuncuları açısından dikkatle izlenen bir gelişme oldu. Analizde, SBIT grafiğinde direnç çizgisinin yukarı kırılması halinde bunun büyük oyuncular açısından düşüş eğiliminin son teyidi olarak görülebileceği belirtildi. Böyle bir senaryoda Bitcoin fiyatının 2026 sonbaharının başlangıcına kadar yerel dip seviyelere yakın seyretmesi olasılık dahilinde değerlendiriliyor.
Lekker Capital CIO’su Quinn Thompson, bitcoin ve teknoloji hisselerinde yaz ayları öncesi risklerin arttığını söylediLekker Capital Yatırım Direktörü Quinn Thompson, yaz aylarına girilirken kripto para piyasasında uyarı işaretlerinin güçlendiğini belirtti. Thompson’a göre fonu kripto varlıklarda düşüş beklentisini koruyor. Bu görüşün arkasında ise dijital varlık hazinesi olarak tanımlanan DAT yapılarıyla ilgili süren soru işaretleri, Strategy’nin imtiyazlı hissesi STRC hakkında netleşmeyen başlıklar ve kuantum bilişimin Bitcoin’in güvenlik modeline etkisine ilişkin endişeler yer alıyor. Kripto piyasasında baskı artıyor Thompson, zayıflayan likidite koşulları ve yoğun satış baskısının da tabloyu ağırlaştırdığını savundu. Ona göre bu etkenler, Bitcoin ile teknoloji hisseleri arasındaki farkın son dönemin en belirgin ayrışmalarından birine dönüşmesine yol açtı. Teknoloji sektörünün geniş bir bölümünde direnç sürerken kripto varlıkların belirgin şekilde geride kaldığına dikkat çekti. Thompson, piyasada yapısal sorunların biriktiğini, zayıf likidite ve satış baskısıyla birlikte Bitcoin’in teknoloji hisselerine kıyasla son dönemde belirgin biçimde zayıf kaldığını aktardı. Mini sözlük: DAT, şirketlerin bilançolarında dijital varlık tutmasına dayalı hazine yaklaşımını ifade eder. STRC ise haberde anılan Strategy bağlantılı bir imtiyazlı hisse yapısıdır; imtiyazlı hisseler genelde adi hisselere göre farklı temettü ve öncelik hakları taşır. Lekker Capital, makro piyasalar ve dijital varlıklar üzerine işlemler yapan bir yatırım firması olarak biliniyor. Thompson’ın değerlendirmesi yalnızca kriptoyla sınırlı kalmadı; daha geniş sermaye piyasalarında da benzer bir sıkışma riski gördüğünü ifade etti. IPO dalgası ve sermaye rekabeti Thompson’a göre SpaceX, Anthropic ve OpenAI gibi çok büyük halka arzların gündeme gelmesi, yatırımcı sermayesinin trilyonlarca dolarlık bölümünü emebilir. Bu durumun piyasada likiditeyi azaltabilecek bir unsur olduğu görüşünü dile getirdi. Özellikle Nasdaq içinde yaygın yükselişe karşın Magnificent Seven grubunun daha zayıf bir performans göstermesini dikkat çekici bir sinyal olarak değerlendirdi. Ona göre sağlıklı yükseliş dönemlerinde piyasanın lider hisseleri endeksi sürükler. Ancak mevcut tabloda endeks kazançlarının önemli bölümü, ilk yükselişi başlatan büyük bulut ve platform şirketlerinden çok yarı iletken ve yapay zeka tedarik zinciri şirketlerinden geliyor. Thompson, büyük halka arzların yatırımcı ilgisi ve sermaye için doğrudan rekabet yaratacağını, bunun da hem yapay zeka liderleri hem de genel piyasa için ileride zorlu bir zemin oluşturabileceğini vurguladı. Yapay zeka harcamaları teknoloji devlerini zorluyor Thompson, büyük teknoloji şirketlerinin karşı karşıya olduğu baskının arttığını söyledi. Yapay zeka odaklı yüksek sermaye harcamalarının serbest nakit akışını zorladığını, borç seviyelerini yukarı çektiğini ve hisse geri alımlarını sınırladığını ifade etti. Buna karşılık harcamaların azaltılmasının da ayrı bir risk oluşturduğunu belirtti. Çünkü böyle bir adım, daha geniş teknoloji cephesini destekleyen yarı iletken ve yapay zeka altyapısı temasını zayıflatabilir. Thompson, bu nedenle önümüzdeki dönemde hem yapay zeka odaklı büyük şirketler hem de genel piyasa açısından kolay bir tablo görmediğini kaydetti. Değerlendirmesinde öne çıkan ana başlık, yeni halka arz arzının piyasadaki mevcut sermaye ile yatırımcı dikkatini paylaşmak zorunda kalacağı oldu. Thompson’a göre bu rekabet, zaten baskı altındaki kripto varlıklar ve teknoloji hisseleri için ek bir sınama yaratabilir.
Morpho 175 milyon dolar topladı! DeFi kredi pazarında şimdi ne değişecek?Merkeziyetsiz finans protokolü Morpho, blokzincir tabanlı kredi altyapısını büyütmek ve kurumsal kredi kapasitesini geliştirmek amacıyla 175 milyon dolarlık finansman turunu tamamladı. Bu turla birlikte protokolün yaklaşık 2 milyar dolar değerlemeye ulaştığı aktarıldı. Gelişme, finans kuruluşlarının daha şeffaf ve programlanabilir kredi çözümlerine ilgisinin arttığı bir dönemde geldi. Yatırım turuna büyük fonlar katıldı Morpho Association tarafından salı günü paylaşılan bilgilere göre yatırım turuna Paradigm, a16z crypto ve Ribbit Capital ortak liderlik etti. Apollo Funds, Circle Ventures, VanEck, Ledger Cathay, Variant, Wintermute Ventures ve HashKey de yatırımcılar arasında yer aldı. SBI Group, Bpifrance, IOSG, Mirana, Prelude ve NJJ Capital ise turu tamamlayan diğer katılımcılar oldu. 2021’de kurulan Morpho için bu finansman, bugüne kadarki dördüncü büyük kurumsal yatırım olarak öne çıktı. Morpho, merkeziyetsiz borç verme ve borç alma altyapısı sunan bir protokol olarak biliniyor. Yatırımın, destekçilerin MORPHO tokenini aylık ortalama işlem fiyatı üzerinden satın aldığı bir yapı ile gerçekleştirildiği belirtildi. Bu nedenle yatırımcıların fiili alım maliyetleri, fonlama dönemindeki giriş zamanına göre değişti. Paul Frambot, girişimin amacının atıl sermaye ile dünya genelindeki finansman ihtiyacını buluşturmak olduğunu belirtirken, mevcut finans sisteminin parçalı yapı ve aracı maliyetleri nedeniyle kredi piyasalarını sınırlamayı sürdürdüğünü ifade etti. Token fiyatı açıklamanın ardından yükseldi Yatırım turunun kamuoyuna duyurulmasının ardından MORPHO tokeni piyasa işlemlerinde yüzde 10’dan fazla değer kazandı. Buna karşın Morpho, toplanan sermayenin kısa vadeli piyasa etkisi yaratmaktan çok altyapı hedeflerine hizmet edeceğini vurguladı. Kaynağın teknik entegrasyonlar, stratejik iş ortaklıkları ve kredi ürünlerinin genişletilmesi için kullanılacağı bildirildi. Mini sözlük: Programlanabilir kredi, kredi koşullarının ve teminat yapısının akıllı sözleşmelerle otomatik yürütülebildiği finansal modeli ifade eder. Bu yapı, blokzincir üzerinde şeffaflık sağlarken kredi havuzlarının farklı risk tercihlerine göre şekillendirilmesine de imkan tanır. Kurumsal müşterilere açık kredi altyapısı sunuyor Morpho, esnek risk parametreleriyle çalışan bir borç verme altyapısı sağlıyor. Kullanıcılar kendi koşullarına göre özelleştirilmiş kredi havuzları kurabiliyor, şirketler ise katı protokol sınırlarına bağlı kalmadan kredi çözümleri geliştirebiliyor. Bu yapı sayesinde bankalar, kripto para borsaları, dijital cüzdan sağlayıcıları, varlık yöneticileri ve finans teknolojisi şirketleri kendi piyasa çerçevelerini oluşturabiliyor. Protokolün paylaştığı güncel verilere göre toplam mevduat 11 milyar doların üzerine çıktı. Coinbase, Binance, Kraken, Bitwise, Galaxy ve Anchorage Digital öne çıkan kurumsal kullanıcılar arasında gösterildi. Ledger, Trezor ve Bitpanda da platformu benimseyen şirketler arasında sıralandı. Kredi piyasasında altyapı oyuncusu olmayı hedefliyor Kredi sektörü, finansal hizmetlerde en büyük gelir alanlarından biri olarak görülüyor. Buna rağmen geleneksel borç verme sistemlerinin verimsiz süreçler, kapalı ağlar ve sınırlı şeffaflıkla çalıştığı değerlendirmesi yapılıyor. Morpho ise erişilebilir blokzincir teknolojisi üzerinden bu altyapıyı yeniden kurmayı hedefliyor. Paradigm ortağı Frankie, geleceğin bankaları, yatırım yöneticileri ve emeklilik fonlarının blokzincir tabanlı kredi fırsatlarına yönelmesinin muhtemel olduğunu söyledi. a16z crypto ortağı Guy Wuollet, Morpho’nun halihazırda büyük finans kuruluşlarına sade ve güvenli bir teknoloji sunduğunu belirtti. Ribbit Capital ortağı Gabe Mennesson da protokolü kredi altyapısını kapsamlı biçimde yeniden düşünmeye dönük iddialı bir girişim olarak tanımladı. Şirketin topladığı yeni kaynağın entegrasyon ortaklıklarını güçlendirmesi ve programlanabilir kredi araçlarını destekleyen altyapıyı pekiştirmesi bekleniyor. Morpho, mevcut finans kuruluşlarının yerine geçmekten çok onlara ortak bir operasyonel altyapı sunmayı amaçladığını kaydetti.
Binance 12 Haziran için kritik listeyi açıkladı! Hangi paritelerde neler değişecek?Binance, 12 Haziran saat 03.00 UTC itibarıyla bir dizi spot işlem paritesini platformundan kaldıracağını duyurdu. Karardan etkilenen pariteler arasında Cardano için ADA/BNB ile Midnight için NIGHT/BNB de yer alıyor. Buna ek olarak DUSK/BTC, EGLD/ETH, ENSO/BNB, LSK/USDC ve S/BNB pariteleri de listeden çıkarılacak. Spot piyasada yedi parite kaldırılıyor Borsanın açıklamasına göre listeden çıkarılacak varlıklar Cardano, Dusk, MultiversX, Enso, Lisk, Midnight ve S ile bağlantılı işlem çiftlerini kapsıyor. Buna göre ADA/BNB, DUSK/BTC, EGLD/ETH, ENSO/BNB, LSK/USDC, NIGHT/BNB ve S/BNB için spot işlemler 12 Haziran günü 03.00 UTC’de sona erecek. Binance, spot piyasada yer alan tüm işlem çiftlerini düzenli olarak gözden geçirdiğini ve bazı paritelerin likidite ile işlem hacmi gibi çeşitli nedenlerle kaldırılabildiğini belirtti. Borsa, bu uygulamanın kullanıcıları korumak ve işlem piyasasının kalitesini sürdürmek amacıyla yapıldığını aktardı. Binance, listelenen spot işlem çiftlerini periyodik olarak incelediğini, düşük likidite ve zayıf işlem hacmi gibi unsurlar nedeniyle bazı paritelerin kaldırılabildiğini bildirdi. Midnight paritesi, listelemeden aylar sonra kaldırılıyor Dikkat çeken başlıklardan biri de NIGHT/BNB paritesinin kaldırılması oldu. Binance, Midnight tokenını mart ayında listelemiş ve NIGHT için USDT, USDC, BNB ve TRY dahil olmak üzere birden fazla spot işlem paritesini açmıştı. Son kararla birlikte bu paritelerden biri olan NIGHT/BNB işlem dışı kalacak. Midnight, Cardano ekosistemiyle ilişkili gizlilik odaklı bir blokzincir girişimi olarak biliniyor. Projedeki NIGHT tokenı, daha önce Binance’te açılan işlem çiftleriyle birlikte piyasaya sunulmuştu. İşlem botu hizmetleri de durdurulacak Paritelerin kaldırılmasıyla birlikte, ilgili spot işlem botu hizmetleri de aynı tarih ve saatte sonlandırılacak. Bu adım ADA/BNB, DUSK/BTC, EGLD/ETH, ENSO/BNB, LSK/USDC, NIGHT/BNB ve S/BNB için geçerli olacak. Binance, kullanıcıların olası kayıpların önüne geçebilmesi için işlem botlarını güncellemesini veya iptal etmesini istedi. Borsanın duyurusunda, bot hizmetlerinin sona ermesinden önce gerekli düzenlemelerin yapılmasının önemine dikkat çekildi. Kullanıcıların açık stratejilerini kontrol etmesi gerektiği belirtildi. Marjin ve kredi tarafında da kaldırma var Binance, aynı gün marjin ve kredi platformlarında da ayrı bir kaldırma süreci uygulayacak. Son açıklamaya göre XNO, IQ, QUICK ve DGB için tüm marjin işlem pariteleri 12 Haziran saat 03.00 UTC’de listeden çıkarılacak ve bu varlıklarda marjin işlemleri durdurulacak. Böylece 12 Haziran, hem spot hem de marjin tarafında birden fazla kripto varlığı etkileyen geniş kapsamlı bir takvim olarak öne çıkıyor. Duyuruda, etkilenen kullanıcıların işlemlerini ve açık pozisyonlarını belirtilen saatten önce gözden geçirmesi gerektiği bilgisi paylaşıldı.
Bitcoin’de dört yıllık döngü tartışması sürerken $53.000 seviyesi alım için kritik eşik olarak öne çıktıBitcoin fiyatında son dönemde 60.000 doların altına sarkan hareketler sürerken, piyasanın odağı olası dip seviyenin nerede oluşabileceğine çevrildi. Kripto para piyasasında yakından izlenen analist Bob Loukas, Bitcoin’in geçmiş döngülerle büyük ölçüde benzer bir seyir izlediğini ve 2028 yılında yeni tüm zamanların en yüksek seviyelerinin görülebileceğini belirtti. Dört yıllık döngü vurgusu 4 Haziran’da yayımlanan YouTube değerlendirmesinde konuşan Loukas, Bitcoin’in dört yıllık fiyat döngüsünün geçerliliğini koruduğunu savundu. Loukas, piyasanın her döngüde “bu kez farklı” söylemine yöneldiğini, ancak önceki boğa ve ayı piyasalarındaki temel yapının bu yıl da tekrarlandığını ifade etti. Bob Loukas, kripto para piyasasında özellikle döngü temelli analizleriyle bilinen bir trader ve piyasa yorumcusu olarak öne çıkıyor. Loukas, her döngüde piyasada “bu kez farklı” görüşünün öne çıktığını, ancak mevcut görünümün önceki dönemlerden belirgin biçimde ayrışmadığını vurguladı. Analiste göre Bitcoin, 60.000 doların altına inse de önceki ayı piyasalarının diplerine kıyasla halen eski zirvesine daha yakın bir bölgede işlem görüyor. Son dört yıllık periyotta yaklaşık 53.000 dolar seviyesinin döngü orta noktası olarak öne çıktığını belirten Loukas, bu alanın hem destek hem direnç bakımından önemli olduğunu, aynı zamanda olası ayı piyasası dibi için güçlü bir alım bölgesi sayılabileceğini aktardı. Loukas, döngü dibinin genellikle döngünün 46. haftasının yüzde 10 altında veya üstünde oluştuğunu, mevcut sürecin ise 44. haftaya geldiğini söyledi. Bu nedenle dip oluşum penceresinin giderek yaklaştığını belirten analist, mevcut yapının geçmiş döngülerden farklı görünmediğini dile getirdi. Piyasada temkinli hava korunuyor Buna karşın daha geniş piyasa görünümünde belirsizlik sürüyor. Net bir dönüş sinyali alınmaması nedeniyle birçok trader temkinli duruşunu korurken, özellikle 60.000 dolar seviyesinin kısa vadeli piyasa hissiyatı açısından belirleyici olduğu değerlendiriliyor. Analizlerde, jeopolitik ve makroekonomik oynaklığın da piyasada bekle gör yaklaşımını güçlendirdiği aktarılıyor. QCP Capital, son piyasa değerlendirmesinde Bitcoin’in şimdilik dar bir psikolojik koridorda hareket ettiğini ve 60.000 dolar çevresindeki seyrin duyarlılık açısından önem taşıdığını belirtti. Piyasa yorum platformu Material Indicators da son değerlendirmesinde, Bitcoin’in dip yaptığını düşünenlerle bunun henüz gerçekleşmediğini savunanlar arasındaki görüş ayrılığının, ayı piyasalarının tipik özelliklerinden biri olduğunu yazdı. Bu tablo, yatırımcıların yön konusunda ortak bir kanaate varamadığını gösteriyor. 2028 beklentisi öne çıktı Loukas, mevcut döngü tamamlandıktan sonra Bitcoin’de yeniden fiyat keşfi sürecinin 2028 yılında gündeme gelebileceğini öngördü. Fiyat keşfi, bir varlığın daha önce görülmemiş seviyelere ulaşarak piyasanın yeni denge araması anlamına geliyor. Bu ifade, Bitcoin’in yeni zirvelere yönelmesi halinde kullanılmaktadır. Mini sözlük: Fiyat keşfi, bir varlığın daha önce işlem görmediği yeni seviyelere çıkmasıyla piyasanın yeni fiyat aralığını belirlemeye çalıştığı dönemdir. Bu süreçte destek ve direnç seviyeleri geçmiş verilere göre daha az net olabilir. Mevcut veriler, analistlerin önemli bir bölümünün kısa vadede belirgin bir dip seviyesi vermekten kaçındığını gösteriyor. Bu nedenle 53.000 dolar seviyesi teknik açıdan dikkat çekse de, piyasanın yönü üzerinde makro gelişmeler ve yatırımcı psikolojisi belirleyici olmaya devam ediyor.
ABD enflasyonunda kritik gün! Kripto piyasası bu veriden nasıl etkilenebilir?BlackRock, çarşamba günü açıklanacak mayıs ayı ABD enflasyon verisini, ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji fiyatları üzerinden yapışkan seyreden enflasyona nasıl yansıdığını gösterebilecek ilk net işaret olarak izliyor. Şirketin haftalık piyasa değerlendirmesinde, etkinin kapsamının henüz tam olarak görünmediği ve sürecin çatışmanın seyrine bağlı olduğu vurgulandı. Gözler mayıs ayı TÜFE verisinde ABD tüketici fiyat endeksi verisi çarşamba günü TSİ ile 15.30 karşılığı olan 08.30 ET saatinde açıklanacak. Reuters anketine katılan ekonomistler, mayıs ayında yıllık TÜFE artışının %4,2 olacağını öngörüyor. Bu gerçekleşirse, nisan ayındaki %3,8 seviyesinin üzerine çıkılacak ve Nisan 2023’ten bu yana en sert yıllık artış kaydedilecek. BlackRock Investment Institute, mayıs ayı ABD enflasyon verilerinin Orta Doğu kaynaklı enerji şokunun zaten yüksek seyreden fiyat baskıları üzerindeki etkisini daha net göstermesini beklediklerini, ancak şokun tam boyutunun henüz ortaya çıkmadığını belirtti. BlackRock, dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden biri olarak küresel piyasalardaki yön arayışında yakından izleniyor. Kurumun değerlendirmesine göre beklenen hızlanma, enflasyonun ABD Merkez Bankasının %2 hedefinin belirgin biçimde üzerinde kalmayı sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koyabilir. Faiz beklentileri ve kripto piyasasına olası yansıma Enflasyondaki olası yükseliş, yılın başında fiyatlanan faiz indirimi beklentilerini daha da zayıflatabilir. Bu tablo, Fed’in bir sonraki adımının faiz indirimi yerine faiz artışı olabileceği yönündeki görüşleri güçlendirebilir. Yüksek borçlanma maliyetleri ise genellikle kripto paralar dahil riskli varlıklara yönelik iştahı sınırlıyor. Bu nedenle beklenenden yüksek gelebilecek bir TÜFE verisinin kripto piyasasında aşağı yönlü baskıyı artırabileceği değerlendiriliyor. Bitcoin geçen hafta sert değer kaybetmiş ve yaklaşık %14 gerileyerek 60.000 doların altına inmişti. Piyasa oyuncuları şimdi hem enflasyon verisinin hem de buna bağlı faiz beklentilerinin yeni fiyatlamalara yol açıp açmayacağını izliyor. Hürmüz Boğazı vurgusu öne çıktı BlackRock’un dikkat çektiği başlıca risklerden biri, Hürmüz Boğazı’nın temmuz ayına uzanabilecek şekilde uzun süre kapalı kalması ihtimali oldu. Kuruma göre böyle bir kesinti, enerji şokunu enflasyon dinamiklerinin merkezine taşıyabilir. Özellikle ABD petrol stoklarının son kırk yılın en düşük seviyelerine inme olasılığı, bu etkinin daha görünür hale gelmesine yol açabilir. Mini sözlük: Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki dar geçiş noktasıdır ve küresel petrol sevkiyatının önemli bölümü buradan geçer. Bu hatta yaşanacak uzun süreli bir aksama, enerji fiyatlarında dalgalanmayı hızlandırarak enflasyon beklentilerini etkileyebilir. Şirketin değerlendirmesinde, Hürmüz Boğazı’nda temmuz ayına sarkabilecek uzun süreli bir kapanmanın şokun etkisini daha belirgin hale getirebileceği, buna ABD petrol stoklarında görülebilecek keskin düşüşün de eşlik edebileceği aktarıldı. Piyasalar açısından çarşamba günü açıklanacak veri, yalnızca ABD’deki fiyat baskılarının yönü için değil, enerji kaynaklı risklerin para politikası ve kripto varlıklar üzerindeki etkisini anlamak bakımından da yakından takip edilecek.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."