Bitmine bilançosunda 5.74 milyon ETH eşiği aşıldı! Piyasa şimdi hangi sinyali izliyor?Bitmine Immersion Technologies, son şirket açıklamasına göre 12 aylık “Alchemy 5%” planında son aşamaya geldi. Şirket, 6 Temmuz tarihli faaliyet raporunda hedefin yüzde 95’inin tamamlandığını duyurdu. Bitmine’ın elindeki Ethereum miktarı 5.74 milyon ETH’ye ulaşırken, bu seviye 120.7 milyon ETH’lik küresel arzın yaklaşık yüzde 4.8’ine karşılık geliyor. Hedefte son yüzde 0.2’lik bölüm kaldı Şirketin yüzde 5’lik pay hedefine ulaşması için piyasadan alması gereken bölüm yalnızca 0.2 puan düzeyinde kaldı. Bitmine’ın toplam varlıkları, nakit ve girişim yatırımlarıyla birlikte 11.1 milyar dolara yükseldi. Bu varlıkların önemli kısmı da gelir üretmeye devam ediyor. Bitmine, elindeki 4.88 milyon ETH’yi kendi ABD doğrulayıcı ağı MAVAN üzerinden stake etti. Bu yapı, şirkete yıllık 235 milyon dolar ile 277 milyon dolar arasında pasif gelir sağlıyor. Bitmine, 12 aylık planında yüzde 95 seviyesine ulaştı ve yüzde 5’lik Ethereum hedefi için son alım aşamasına yaklaştı. Mini sözlük: Stake, bir blokzincir ağında varlıkların kilitlenerek ağ güvenliğine katkı vermesi ve bunun karşılığında getiri elde edilmesi yöntemidir. Doğrulayıcı ağı ise işlemleri onaylayan ve ağın çalışmasını sürdüren teknik altyapıyı ifade eder. Tom Lee, ETH ile BTC arasındaki değişimi değerlendirdi Aynı dönemde ETH/BTC oranı yukarı yönlü sert bir hareket sergiledi. Bitmine Yönetim Kurulu Başkanı Tom Lee, bu yükselişin ardından paylaştığı grafikle büyük yatırımcıların Ethereum’un kullanım alanlarını daha güçlü biçimde fiyatlamaya başladığını savundu. Tom Lee, aynı zamanda Fundstrat’ın kurucu ortağı olarak biliniyor. Lee, bu hareketi Clarity Act beklentisiyle ilişkilendirdi. Ona göre söz konusu düzenleme, ETH’nin CFTC çatısı altında yasal bir dijital emtia olarak tanınmasının önünü açabilir ve projeye yönelik SEC incelemelerine dair belirsizliği kalıcı biçimde azaltabilir. Lee’nin öne çıkardığı temel unsur ise Ethereum ağının, Visa ve Shopify gibi ödeme şirketlerinin USDC işlemlerinde aktif biçimde kullanılıyor olmasıydı. Zarar büyüdü, strateji değişmedi Bitmine’ın agresif birikim hamlesi, bilanço tarafında ciddi bir baskı da oluşturdu. Şirket yıl boyunca ETH alımlarını ortalama 3,300 doların üzerinde yaptı. ETH fiyatının 6 Temmuz itibarıyla 1,740 dolar ile 1,800 dolar aralığına gerilemesi, gerçekleşmemiş zararın 9 milyar dolar ile 10 milyar dolar bandını aşmasına yol açtı. Buna karşın şirketin borcu bulunmuyor. Temettü ödemeleri ile giderlerin stake gelirlerinden karşılandığı belirtilirken, finansal sonucun bundan sonra büyük ölçüde ETH fiyatındaki olası yükselişe bağlı kalacağı görülüyor. Bu nedenle BMNR hisseleri, Wall Street’te yüksek riskli bir dolaylı Ethereum aracı olarak öne çıkıyor. Büyük oyuncuların odağı yeniden tartışılıyor Bitmine Ethereum biriktirmeyi sürdürürken, piyasanın diğer büyük oyuncularında da dikkat çeken hareketler yaşandı. Kurumsal tarafta en büyük Bitcoin sahibi konumundaki Michael Saylor’ın şirketi Strategy, nadir görülen bir adım attı ve 3,588 BTC’yi 216 milyon dolara sattı. Strategy’nin bilançosunda halen 843,775 BTC bulunuyor. Ancak kâr satışının, Bitmine’ın Ethereum tarafındaki kesintisiz alımlarıyla aynı döneme denk gelmesi, yatırımcıların büyük sermayenin odağının hangi varlıklara kaydığı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Analist Dark Defender, XRP’de Elliott dalga sayımında 5 inci fazın başladığını ve $10 hedefinin öne çıktığını belirtiyorKripto para piyasasında XRP’ye ilişkin iyimser beklentiler yeniden güç kazandı. Piyasa analisti Dark Defender, varlığın Elliott Dalga döngüsünde uzun süredir beklenen 5 inci dalgaya girdiğini savunurken, bu hareketin düzenleyici bir gelişmeden çok teknik görünümle desteklendiğini öne sürüyor. Teknik görünüm ön planda Dark Defender, XRP’de haftalık düzeltmenin tamamlandığını ve bunun yeni bir yukarı yönlü ivmenin önünü açtığını kaydediyor. Analiste göre bu süreç, ABD’de CLARITY Act olarak bilinen düzenleme geçmeden de başlamış durumda. CLARITY Act, ABD’de dijital varlıklara ilişkin düzenleyici çerçeveyi netleştirmeyi amaçlayan bir yasa tasarısı olarak biliniyor. XRP, CLARITY Act olmadan 5 inci dalgayı başlatıyor. Haftalık düzeltme de tamamlandı. Sırada çift haneli seviyeler var. Analistin değerlendirmesi, XRP’deki yükseliş beklentisinin düzenleyici başlıklardan ziyade fiyat yapısı ve teknik sinyallerle şekillendiğine işaret ediyor. Piyasada bazı yatırımcılar olası bir yasal netliği güçlü bir katalizör olarak görse de, Dark Defender fiyatlamanın bir bölümünün şimdiden gerçekleştiği görüşünü taşıyor. Elliott Dalga sayımında 5 inci faz beklentisi Elliott Dalga teorisinde 5 inci dalga genellikle bir döngünün son yükseliş ayağı olarak kabul ediliyor ve zaman zaman en sert kazançların görüldüğü bölüm olabiliyor. Dark Defender da bu çerçevede XRP için çift haneli fiyat ihtimalini gündeme getirirken, 10 dolar bölgesini nihai tepe değil, önemli bir eşik olarak değerlendiriyor. CoinCodex verilerine göre XRP haberin hazırlandığı sırada 1.12 dolardan işlem görüyor. Bu seviyeden 10 dolara olası bir hareket, yaklaşık yüzde 800lük artış anlamına geliyor. Gösterge Seviye Güncel fiyat $1.12 İlk önemli yukarı hedef $2 Öne çıkan ana eşik $10 $1.12’den $10’a teorik artış Yaklaşık %800 Formasyon ve piyasa koşulları XRP aynı zamanda simetrik üçgen formasyonu içinde sıkışmayı sürdürüyor. Teknik analizde bu yapı, çoğu zaman yaklaşan sert fiyat hareketleriyle ilişkilendiriliyor. İşlem aralığının daralmasıyla birlikte 2 dolar seviyesi, alıcıların yeniden kontrol sağlaması halinde ilk büyük yukarı hedef olarak öne çıkıyor. Analist, XRP’nin uzun vadeli teknik yapısının güçlü kaldığını ve yükseliş senaryosunun yalnızca düzenleyici başlıklara bağlı olmadığını düşünüyor. Bununla birlikte 10 dolar gibi iddialı bir hedefin gerçekleşmesi için alım iştahının sürmesi, genel piyasa eğiliminin destek vermesi, likidite koşullarının elverişli kalması ve düzenleyici cephede olumsuz bir tablo oluşmaması gerekecek. Bu nedenle mevcut görünüm teknik olarak olumlu değerlendirilse de, sürecin daha geniş piyasa dinamikleriyle birlikte şekillenmesi bekleniyor. Dark Defender’ın son değerlendirmesi, XRP çevresinde bir süredir güçlenen yükseliş anlatısını destekleyen son yorumlardan biri oldu. Analistin dalga sayımı doğru çıkarsa, XRP mevcut piyasa döngüsünün en güçlü yükseliş evrelerinden birine girebilir.
Güney Koreli konsorsiyum, dijital yerel para ödemelerini blokzincir üzerinde 1 saniyenin altında tamamladıGüney Kore’de faaliyet gösteren bir blokzincir konsorsiyumu, BNK Busan Bank ile birlikte dijital yerel para birimleri için geliştirilen blokzincir tabanlı ödeme ve mutabakat sistemine yönelik kavram kanıtı çalışmasını tamamladı. Deneme, kamu ödemelerini daha modern bir yapıya taşıma hedefi kapsamında atılan son adımlardan biri olarak öne çıktı. Sistem tam ödeme döngüsünü test etti Çalışma, AhnLab Blockchain Company, OpenAsset, Kaia ve Lambda256’nın yer aldığı K STAR tarafından yürütüldü. Test sürecinde dijital yerel paranın ihraç edilmesinden cüzdan bakiyesi yüklemeye, tüketici ödemelerinden iş yeri mutabakatına kadar uzanan tüm ödeme akışı blokzincir tabanlı bir ortamda simüle edildi. K STAR, sistemin yoğun trafik ve düzensiz işlem yükleri dahil olmak üzere birden fazla çalışma koşulunda test edildiğini açıkladı. Konsorsiyum, işlemlerin tamamının başarıyla sonuçlandığını ve ödeme süresinin 1 saniyenin altında kaldığını bildirdi. K STAR, sistemin yoğun kullanım anları ve değişken iş yükleri altında yüzde 100 işlem başarı oranına ulaştığını, ödemelerin ise 1 saniyeden kısa sürede tamamlandığını açıkladı. Kurumlar arasında görev paylaşımı yapıldı Projede BNK Busan Bank yerel para modelini tasarladı. AhnLab Blockchain Company proje kurgusuna liderlik ederken dijital cüzdan ile mutabakat altyapısını geliştirdi. OpenAsset, stabilcoin ihracı ve varlık tutarlılığı süreçlerini yönetti. Kaia blokzincir ağını sağladı, Lambda256 ise düğüm altyapısı ile işlem izleme görevini üstlendi. BNK Busan Bank, Güney Kore’nin Busan kentinde faaliyet gösteren bölgesel bir bankacılık kuruluşu olarak biliniyor. Projedeki rolü, yerel ödeme senaryolarının mevcut finansal yapıyla uyumlu biçimde kurgulanmasına odaklandı. Harcama kuralları paranın içine işlendi Sistemin dikkat çeken yönlerinden biri, dijital paraya doğrudan kullanım koşulları eklenebilmesi oldu. Denemede fonların yalnızca belirli noktalarda harcanabilmesi, son kullanma tarihi tanımlanması ve konuma göre farklı mutabakat kuralları uygulanması gibi özellikler test edildi. Mini sözlük: Mutabakat, bir ödemenin taraflar arasında kesin olarak sonuçlandırılması sürecini ifade eder. CBDC ise merkez bankalarının ihraç ettiği dijital para modelidir ve özel sektör tokenlarından farklı olarak resmi para sisteminin parçası kabul edilir. Deneme, fonların nerede harcanabileceğinin sınırlandırılması, son kullanım tarihi eklenmesi ve konuma göre farklı mutabakat kuralları uygulanması gibi işlevlerin çalıştığını ortaya koydu. Daha geniş kullanım alanları gündemde Konsorsiyum, bu altyapının ileride kamu destek programları, dijital kuponlar, merkez bankası dijital para projeleri ve gelecekte çıkarılabilecek Kore wonu sabit değerli dijital varlıklar için kullanılabileceğini belirtiyor. Güney Kore son yıllarda blokzincir teknolojisini yalnızca kripto para alım satımıyla sınırlamadan günlük ödemelerde değerlendirmeye çalışıyor. Güney Kore Merkez Bankası da kısa süre önce büyük ticari bankalarla birlikte tokenlaştırılmış banka mevduatları ve toptan CBDC modelini test eden Project Han River pilotunu tamamladı. Teknolojinin daha geniş ölçekte benimsenmesi halinde yerel para programlarının ihraç, takip ve geri ödeme süreçleri kolaylaşabilir. Bu yapı, idari maliyetlerin ve usulsüzlük riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Tüketiciler açısından ise kamu destekleri veya yerel harcama kuponlarının, kullanım kuralları önceden tanımlanmış dijital cüzdanlara doğrudan aktarılması mümkün hale gelebilir.
Ethereum ağında düşük likiditeli havuzdan geçen 1.126 ETH’lik takas, yatırımcıya yaklaşık 2 milyon dolar kaybettirdiEthereum ağında büyük tutarlı bir merkeziyetsiz finans işlemi, düşük likiditeli bir havuz üzerinden yönlendirildiği için yaklaşık 2 milyon dolarlık kayıpla sonuçlandı. Zincir üstü verileri izleyen Lookonchain’in işaret ettiği ve GoPlus Security’nin incelediği işlemde, 1.126,44 ETH karşılığında yaklaşık 2,01 milyon dolar değerinde varlık takas edildi. İşlem rotası zararı derinleştirdi Bu işlem karşılığında yatırımcının eline yalnızca yaklaşık 14.200 dolar değerinde 5.776 LIT geçti. GoPlus Security, zararın bir saldırıdan ya da klasik bir önden işlem düzeninden kaynaklanmadığını, aynı blok içinde çalışan bir geri izleyici arbitraj mekanizmasının fiyat dengesizliğinden yararlanmasıyla ortaya çıktığını bildirdi. GoPlus Security, blokzincir işlemleri ve akıllı sözleşme riskleri üzerine çalışan bir güvenlik şirketi olarak biliniyor. GoPlus Security, olayın bir ihlal ya da klasik önden işlem olmadığını, aynı blok içinde gerçekleşen geri izleyici arbitraj nedeniyle fiyat dengesizliğinin kullanıldığını değerlendirdi. Sorunlu takas, Uniswap V3 üzerindeki AVAIL/WETH havuzundan geçirildi. Söz konusu havuzdaki likiditenin son derece sınırlı olması, büyük miktarlı ETH emrinin AVAIL fiyatını sert biçimde yukarı taşımasına yol açtı. Böylece yatırımcı, tokeni piyasa değerinin çok üzerinde bir seviyeden almak zorunda kaldı. Kalem Veri Başlangıç varlığı 1.126,44 ETH Başlangıç değeri Yaklaşık 2,01 milyon dolar Elde edilen varlık 5.776 LIT Son değer Yaklaşık 14.200 dolar Aynı blok içindeki arbitraj dikkat çekti İşlem daha sonra ek rotalar üzerinden devam etti. AVAIL tokenleri önce USDC’ye çevrildi, ardından Uniswap V4 üzerinde LIT alımı tamamlandı. Ancak rota boyunca oluşan zayıf fiyatlama nedeniyle, başlangıçtaki ETH’nin neredeyse tüm değeri silindi. GoPlus Security’nin aktardığı yapıya göre, büyük emir AVAIL/WETH havuzunda fiyatı bozduktan sonra bir geri izleyici, başka bir kaynaktan AVAIL’i normal piyasa fiyatına yakın seviyeden aldı. Ardından bu tokenleri şişmiş fiyatın oluştuğu havuza satarak 1.072 WETH’nin üzerinde çekim yaptı. Mini sözlük: MEV, blok üretimi sırasında işlemlerin sıralanmasından kaynaklanan ek kazanç imkanını ifade eder. Backrunner ise genellikle büyük bir işlemin hemen arkasına yerleşerek o işlemin yarattığı fiyat sapmasından faydalanan katılımcıdır. Zincir üstü veriler, yaklaşık 1.018 ETH’nin daha sonra Titan Builder’a üretici ödemesi olarak gönderildiğini gösterdi. Düşük likidite büyük emirlerde riski artırıyor Zincir üstü kayıtlar, yaklaşık 1.018 ETH’nin daha sonra Titan Builder’a üretici ödemesi olarak aktarıldığını ortaya koydu. Bu durum, blok üretimi sürecinde fiyat dengesizliklerini yakalayan MEV katılımcılarının nasıl gelir elde ettiğini de gösterdi. Titan Builder, Ethereum blok üretim akışında işlemleri derleyen yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Olay, sınırlı likiditeye sahip havuzlar üzerinden büyük emir geçirilmesinin taşıdığı riski yeniden gündeme getirdi. İşlem rotası sığ piyasalardan geçtiğinde, tek bir büyük emir bile fiyatları kısa süre içinde keskin şekilde oynatabiliyor. Arbitraj işlemleri dengeyi sonradan kursa da kullanıcılar bu süreçte varlığın gerçek piyasa değerinin çok üzerinde ödeme yapabiliyor. Bu örnek, merkeziyetsiz işlemlerde daha gelişmiş yönlendirme sistemlerine duyulan ihtiyacı da ortaya koydu. Likiditesi zayıf havuzlardan kaçınan ve işlem maliyetini rota bazında daha sağlıklı hesaplayan sistemler, benzer büyüklükte uygulama zararlarını azaltabilir.
Strategy temettü ödemeleri için 3 bin 588 Bitcoin sattığını açıkladıMichael Saylor’ın liderliğini yaptığı Strategy, temettü ödemelerini finanse etmek ve nakit rezervlerini güçlendirmek amacıyla 3 bin 588 Bitcoin sattı. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na yapılan 8 K bildirimine göre şirket bu satıştan 216 milyon dolar gelir elde etti. Böylece Strategy’nin toplam Bitcoin varlığı 843 bin 775 BTC’ye geriledi. Satışın kapsamı ve rezerv durumu Şirket, geçen hafta pazartesi ile salı günleri arasında ortalama 59 bin 256 dolardan 1.363 BTC, çarşamba ile pazar günleri arasında ise ortalama 60 bin 773 dolardan 2.225 BTC sattı. Haziran ayının başında açıklanan 32 BTC’lik işlem de eklendiğinde, bu adım şirketin 2022’deki vergi amaçlı satışından bu yana kayda geçen nadir Bitcoin satışları arasında yer aldı. Strategy, 29 Haziran tarihli başka bir 8 K bildiriminde, Bitcoin satışlarının temettü finansmanında kullanılmasına imkan tanıyan sermaye çerçevesini duyurmuştu. Aynı bildirimde STRC kodlu imtiyazlı hissenin yıllık temettü oranı yüzde 12’ye çıkarılmış, ABD doları rezervinin de 2,55 milyar dolara yükseldiği açıklanmıştı. Son bildirim, dolar rezervinin bu seviyede kaldığını gösterdi. Mini sözlük: STRC, Strategy’nin yatırımcılara düzenli temettü sunmak için kullandığı sürekli imtiyazlı hisse aracını ifade eder. Bu tür hisselerde fiyatın hedeflenen nominal değerin altına inmesi, şirketin yeni kaynak toplamasını zorlaştırabilir. Yahoo Finance verilerine göre STRC, pazartesi günü piyasa öncesi işlemlerde 88,70 dolardan el değiştirdi. Bu seviye, hissenin 100 dolarlık hedef nominal değerinin yüzde 11,3 altında kaldı. STRC’nin nominal değerin altında işlem görmesi, Strategy’nin bu araç üzerinden yeni fon yaratma kapasitesini sınırlayabilir. Bu durum, yatırımcı ilgisini korumak için temettü oranı üzerinde ek baskı yaratabilir. Strategy, temettü yükümlülüklerini karşılamak ve nakit pozisyonunu desteklemek amacıyla Bitcoin satışına başvurdu; son bildirim, dolar rezervinin 2,55 milyar dolar seviyesinde kaldığını ortaya koydu. Bernstein değerlendirmesi Strategy’nin son satış açıklamasından önce Bernstein, şirketin zorunlu Bitcoin satışlarıyla karşı karşıya kalmasının düşük ihtimal olduğunu belirtiyordu. Kurum, bu görüşünü şirketin likidite yapısına ve nakit rezervlerinin temettü ile faiz ödemelerini karşılama kapasitesine dayandırdı. Bernstein’e göre Strategy’nin nakit pozisyonu, temettü yükümlülükleri ve faiz ödemeleri için yaklaşık 17 aylık koruma sağlıyor. Kurum ayrıca şirketin Bitcoin’de net alıcı konumunu koruduğunu ve ABD’li büyük Bitcoin madencilerinin yapay zeka yatırımlarına yönelmesi nedeniyle satış tarafında yer aldığı bir piyasada dengeleyici rol üstlendiğini vurguladı. Aynı değerlendirmede, 2026 boyunca Bitcoin spot ETF’lerinden 5,5 milyar dolarlık çıkış yaşandığına dikkat çekildi. Bernstein, bu tablo içinde Strategy’nin birikim politikasının piyasada önemli bir karşı ağırlık oluşturduğunu kaydetti. Başlık Veri Satılan Bitcoin 3.588 BTC Satış geliri 216 milyon dolar Toplam Bitcoin varlığı 843.775 BTC Dolar rezervi 2,55 milyar dolar STRC temettü oranı yüzde 12 Bernstein, Strategy’nin borç yükümlülüklerinin Bitcoin teminat değerinin yalnızca yüzde 13’üne karşılık geldiğini hesapladı. Şirketin yaklaşık 1 milyar dolarlık bir sonraki anapara ödemesi ise 2028’in üçüncü çeyreğinde vadesine ulaşacak. Kurum, yıl sonu için 150 bin dolarlık Bitcoin fiyat hedefini korurken uzun vadeli görünümde iyimser kaldığını da belirtiyor. Bernstein, Strategy’nin likidite durumu ve rezerv yapısı nedeniyle zorunlu satış baskısı altında görünmediğini, şirketin Bitcoin piyasasında net alıcı olmayı sürdürdüğünü vurguluyor.
CertiK, 2026’nın ilk yarısında kripto kayıpları gerilese de saldırıların daha hedefli ve yıkıcı hale geldiğini açıkladıKripto para ekosisteminde saldırılardan kaynaklanan kayıplar 2026’nın ilk yarısında yıllık bazda %46,8 düşerek 1,32 milyar dolara indi. Buna karşın blokzincir güvenlik şirketi CertiK, bu gerilemenin tek başına daha güvenli bir ortam anlamına gelmediği uyarısında bulundu. Şirket, saldırganların daha gelişmiş yöntemler kullandığını ve olay başına finansal etkinin arttığını belirtti. İlk yarıda tablo değişti CertiK verilerine göre ilk çeyrekte kayıpların en büyük bölümü oltalama saldırılarından kaynaklandı ve toplam zarar 508,2 milyon dolar oldu. İkinci çeyrekte ise cüzdan ele geçirme vakaları öne çıktı. Bu başlık altında kayıplar 807,5 milyon dolara ulaştı. CertiK, kayıpların neredeyse %50 gerilemiş görünmesinin ekosistemin anlamlı ölçüde daha güvenli hale geldiği sonucunu desteklemediğini, geçen yılki dönemin tarihsel ölçekteki Bybit saldırısı nedeniyle istisnai biçimde şiştiğini vurguladı. Şirket, geçen yılın aynı dönemindeki verilerin 1,4 milyar dolarlık Bybit saldırısından güçlü biçimde etkilendiğine işaret etti. Söz konusu olay, kripto para tarihindeki en büyük saldırılardan biri olarak kayda geçmişti. Bu nedenle yıllık düşüş oranının tek başına güvenlikte yapısal bir iyileşmeye işaret etmediği değerlendiriliyor. Kuzey Kore bağlantılı tehditler öne çıkıyor TRM Labs’in nisan ayında paylaştığı tahmine göre Kuzey Kore bağlantılı hacker grupları 2017’den bu yana 6 milyar doların üzerinde kripto varlık çaldı. Şirket, blokzincir istihbaratı ve finansal suç araştırmaları alanında çalışan bir analiz kuruluşu olarak biliniyor. KelpDAO ve Drift Protocol olaylarının ardından ABD, Japonya ve Güney Kore yetkilileri geçen ayın sonlarında bir araya geldi. Görüşmelerde, Kuzey Kore’nin kötü amaçlı siber faaliyetlerinin ve yasa dışı gelir üretme kapasitesinin nasıl sınırlandırılabileceği ele alındı. Mini sözlük: Çoklu imzalı cüzdan, bir işlemin onaylanması için birden fazla yetkili imzası gerektiren cüzdan yapısıdır. Bu model, tek bir anahtarın ele geçirilmesi durumunda riski azaltmayı amaçlar. TRM Labs, çalınan toplam tutardaki düşüşün daha güvenli bir ortamla karıştırılmaması gerektiğini, 2026’nın ilk yarısında olay sayısının belirgin biçimde arttığını kaydetti. Sayı azalmadı, olay sayısı arttı TRM Labs verileri, 2026’nın ilk yarısında saldırı sayısının 83’ten 207’ye çıktığını ortaya koydu. Bu seviye, şirketin altı aylık dönemler için kaydettiği en yüksek olay sayısı oldu. Akıllı sözleşme açıkları 125 vakayla toplam olayların %60’ını oluşturdu. Gösterge Veri 2026 ilk yarı toplam kayıp 1,32 milyar dolar Yıllık değişim %46,8 düşüş İlk çeyrekte oltalama kaynaklı kayıp 508,2 milyon dolar İkinci çeyrekte cüzdan ele geçirme kaynaklı kayıp 807,5 milyon dolar 2026 ilk yarıda olay sayısı 207 CertiK, Bybit olayı dışarıda bırakıldığında sektörün geçen yıla kıyasla yapısal olarak daha yüksek bir saldırı temposunu absorbe ettiğini savundu. Şirkete göre saldırılar artık daha hedefli ilerliyor ve olay başına daha ağır mali sonuçlar doğuruyor. En kritik zayıf halka özel anahtar yönetimi CertiK, özel anahtarlar ile çoklu imzalı cüzdan yönetiminin saldırganlar açısından en kritik güvenlik yüzeyi olmaya devam ettiğini belirtti. Bu nedenle yüksek miktarda zincir üstü varlık tutan protokoller ve kurumların, donanım güvenliğinden çoklu imza yönetişimine ve imza yetkililerinin coğrafi olarak dağıtılmasına kadar her katmanı güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Donanım cüzdanı üreticileri arasında yer alan Ledger da uzun süredir temel önlem olarak kurtarma ifadelerinin çevrim dışı saklanmasını ve hiçbir koşulda paylaşılmamasını öneriyor. Bu yaklaşım, özellikle oltalama girişimlerine karşı ilk savunma hattı olarak görülüyor.
Bitcoin geliştiricisi Luke Dashjr, BIP110 teklifinin geri çekilmeyeceğini açıkladıBitcoin ağında hangi kullanım alanının öncelikli olması gerektiğine ilişkin tartışma, BIP110 adlı öneriyle yeniden alevlendi. Teklif, blokzincirde tutulan finansal olmayan bazı verileri geçici olarak sınırlandırmayı hedefliyor. Bu başlık, Bitcoin’in eşler arası ödeme ağı rolüne mi odaklanacağı, yoksa Ordinals ve Runes gibi veri yoğun uygulamalara da açık kalmayı sürdüreceği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. BIP110 etrafındaki görüş ayrılığı büyüdü Bitcoin geliştiricisi Luke Dashjr, BIP110’un geri çekilmesi yönündeki çağrıları reddetti. Dashjr, Michael Saylor’ın son açıklamalarının bu tekliften vazgeçilmesini desteklediği yönündeki yorumlara karşı çıkarak, Saylor’ın BIP110 hakkında herhangi bir şey söylemediğini belirtti. Ayrıca teklifin iptali için artık çok geç olduğunu kaydetti. Reduced Data Temporary Softfork olarak anılan BIP110, Bitcoin işlemlerine eklenen bazı keyfi veri türlerine geçici sınırlama getirmeyi amaçlıyor. Öneriye göre değişiklikler yalnızca etkinleştirme sonrasında oluşturulan UTXO’lar için geçerli olacak, daha eski coin’ler ise bu kapsamın dışında kalacak. UTXO, harcanmamış işlem çıktısını ifade eder ve Bitcoin’de sahip olunan bakiyenin teknik temelini oluşturur. Mini sözlük: UTXO, Bitcoin’de henüz harcanmamış işlem çıktısı anlamına gelir. Yeni bir işlem yapılırken cüzdanlar bu çıktıları girdi olarak kullanır ve kalan tutar yeni bir UTXO olarak oluşur. Saylor, BIP110 hakkında doğrudan konuşmadı. Bu aşamada BIP110’u iptal etmek için artık çok geç. Destekleyenler ve karşı çıkanlar farklı risklere işaret etti Teklifi destekleyenler, inscription işlemleri, Ordinals, Runes ve benzeri veri yoğun kullanım biçimlerinin blok alanını tükettiğini, depolama yükünü artırdığını ve Bitcoin’i asıl işlevinden uzaklaştırdığını savunuyor. Bu görüşe göre geçici bir sınır, ağdaki gereksiz yükü azaltabilir ve Bitcoin’in dijital para odağını koruyabilir. Karşı çıkanlar ise Bitcoin blok alanının, gerekli işlem ücretini ödeyen herkes için açık kalması gerektiğini düşünüyor. Bu kesime göre belirli işlem türlerini sınırlamak, ağda hangi kullanımın kabul edilebilir olduğuna dair öznel kuralların önünü açabilir. Eleştiriler, bunun ileride daha geniş kapsamlı müdahaleler için emsal oluşturabileceği endişesinde yoğunlaşıyor. Michael Saylor’ın açıklamaları tartışmaya dolaylı olarak dahil oldu Tartışmanın büyümesinde Michael Saylor’ın Bitcoin’in uzun vadeli yapısına ilişkin son değerlendirmeleri de etkili oldu. Strategy’nin Yönetim Kurulu Başkanı Saylor, Bitcoin’in bir teknoloji platformu ya da yazılım ürünü olarak rekabet etmek üzere tasarlanmadığını, temel amacının yavaş ilerlemek ve bozulmamak olduğunu söyledi. Ancak bu açıklamalar, BIP110’a doğrudan bir destek ya da karşı çıkış içermedi. Bitcoin’in amacı, bir teknoloji platformu olarak yarışmak değil; yavaş ilerlemek ve bozulmamaktır. Piyasa baskısı sürerken Bitcoin geriledi Ağın geleceğine ilişkin bu görüş ayrılığı, Bitcoin’in aynı zamanda piyasa baskısıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde yaşanıyor. Spot ETF’lerden çıkan para ve makroekonomik belirsizlikler, fiyat üzerinde ek baskı oluşturdu. Bitcoin son 24 saatte yüzde 1’in üzerinde değer kaybederek 62.080 dolar seviyesine geriledi. Böylece BIP110 etrafındaki teknik tartışma, yalnızca geliştirici çevrelerinde değil, daha geniş kripto para piyasasında da dikkatle izlenen başlıklardan biri haline geldi. Özellikle blok alanının nasıl kullanılacağına ilişkin yaklaşım, Bitcoin’in gelecekteki yönüne dair temel ayrışmalardan biri olarak öne çıktı.
Travala, XRP ile 230 ülkede 2,2 milyondan fazla konaklama rezervasyonunu kullanıma açtıKripto odaklı seyahat platformu Travala, XRP ile 230 ülkede 2,2 milyondan fazla otel ve konaklama seçeneği için ödeme yapılabildiğini duyurdu. Böylece XRP sahipleri, ABD, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, İspanya, Japonya, Güney Kore, Birleşik Arap Emirlikleri, Avustralya, Tayland ve Singapur dahil çok sayıda destinasyonda doğrudan kripto varlıklarıyla rezervasyon oluşturabilecek. XRP ile doğrudan rezervasyon dönemi Yeni entegrasyon, kullanıcıların geleneksel banka kanalları veya kredi kartı ağlarına ihtiyaç duymadan konaklama ödemesini doğrudan XRP ile tamamlamasına imkan tanıyor. Travala, rezervasyonların ardından onayın çok kısa sürede alınabildiğini kaydetti. Travala, dünya genelinde 2,2 milyondan fazla otelin XRP ile rezerve edilebildiğini, bu süreçte bankalara ihtiyaç duyulmadığını ve onayın hızlı biçimde verildiğini bildirdi. Travala, kripto para ile çalışan önde gelen seyahat rezervasyon platformları arasında yer alıyor. Platform; otel, tatil köyü, apart daire ve kısa dönem kiralama seçeneklerini bir araya getirirken, çok sayıda dijital varlığın yanı sıra geleneksel ödeme yöntemlerini de destekliyor. Mini sözlük: RLUSD, Ripple ekosistemiyle bağlantılı dolar bazlı stabilcoin yapısını ifade eder. XRP Ledger ise XRP işlemlerinin kaydedildiği blokzincir ağıdır. Günlük kullanım alanı genişliyor Gelişme, XRP’nin yalnızca sınır ötesi ödemeler ve kurumsal finans alanındaki rolüyle sınırlı kalmadığını gösteren adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Hızlı transfer süresi ve görece düşük işlem maliyetiyle bilinen varlık, günlük harcamalarda kullanılabilen bir ödeme seçeneği olarak daha görünür hale geliyor. Bu adım, XRP ekosistemindeki hareketliliğin arttığı bir döneme denk geldi. Mayıs ayında XRP Ledger üzerindeki faaliyet rekor seviyelere ulaştı. Zincir üstü işlemler geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 65 yükseldi. Başlık Veri Konaklama seçeneği 2,2 milyondan fazla Kapsanan ülke sayısı 230 XRP Ledger işlem artışı Yıllık yüzde 65 Ağdaki artışta, kripto para borsası Bitstamp kaynaklı kullanımın yükselmesi ve Ripple’ın RLUSD stabilcoinine yönelik ilginin güçlenmesi etkili oldu. Bu tablo, XRP çevresindeki kullanım senaryolarının yatırım amaçlı tutmanın ötesine taşındığına işaret ediyor. XRP, kurumsal mutabakat işlemlerinden stabilcoin transferlerine ve küresel seyahat rezervasyonlarına kadar farklı alanlarda daha somut kullanım örnekleri üretmeye devam ediyor. Kripto ödemelerde ticari benimseme artıyor Travala entegrasyonu, XRP sahiplerine geniş ölçekli bir seyahat pazarına erişim sunarken, kripto varlıkların tüketici hizmetlerinde daha sık kullanılmaya başladığını da yansıtıyor. Dijital varlıklarla günlük mal ve hizmet ödemesi yapılabilmesi, sektör açısından ticari benimsemenin hızlandığına dair bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Bu çerçevede XRP, spekülatif işlemlerin ötesinde pratik kullanım alanları oluşturan kripto varlıklar arasında konumunu güçlendiriyor. Seyahat rezervasyonlarının doğrudan XRP ile tamamlanabilmesi, varlığın günlük ödeme aracı olarak kullanımını daha görünür hale getirdi.
Vitalik Buterin, Ethereum ağının çok yıllı Lean Ethereum planında öncelikleri güncellediEthereum’un kurucu ortaklarından Vitalik Buterin, X üzerinden yaptığı son paylaşımda, ağın neredeyse tüm ana bileşenlerini yeniden şekillendirmeyi amaçlayan çok yıllı Lean Ethereum planına ilişkin yeni ayrıntılar verdi. Buterin, bu yaklaşımın tek seferlik bir güncelleme olmadığını, önümüzdeki üç ila dört yıla yayılacak bir iyileştirme dizisi olarak kurgulandığını belirtti. Planın kapsamı genişletiliyor Buterin, Lean yükseltmeleri kapsamında Ethereum’un uzlaşma zincirinin durum gereksinimlerini sert biçimde azaltacak şekilde tasarlanabileceğini söyledi. Buna göre ağdaki bazı sorumlulukların doğrulayıcılara devredilmesi ve bu doğrulayıcıların kendi durum verilerini yönetip gerektiğinde sıfır bilgi kanıtlarıyla doğrulaması öngörülüyor. Vitalik Buterin, Ethereum’un teknik yol haritasında belirleyici isimlerden biri olarak ağın uzun vadeli mimarisine yön veriyor. Mini sözlük: Sıfır bilgi kanıtı, bir bilginin içeriğini açığa çıkarmadan doğru olduğunu matematiksel olarak kanıtlamaya yarayan yöntemdir. BFT ise ağ katılımcılarının bir bölümü hatalı davransa bile sistemin ortak karara varmasını hedefleyen uzlaşma modelini ifade eder. Buterin’in paylaştığı çerçevede ilk aşama, doğrulayıcıların açık anahtar verisinin beacon chain durumundan çıkarılmasını içeriyor. Mevcut yapıda 48 baytlık doğrulayıcı açık anahtarı zincir durumunda tutulurken, önerilen modelde bunun yerine depozito ağacındaki 5 baytlık indeks bilgisinin saklanması planlanıyor. Böylece zincir üzerinde taşınan veri yükünün azaltılması hedefleniyor. Buterin, Lean Ethereum yaklaşımının tek parçada gelecek bir yükseltme değil, önümüzdeki üç ila dört yılda devreye alınacak bir dizi iyileştirme olduğunu vurguladı. Doğrulayıcı yapısında öne çıkan değişiklikler İkinci aşamada, bakiye verilerinin sıfır bilgi kanıtlarıyla doğrulanması yoluyla ödül ve ceza işleme mantığının beacon chain durum geçiş fonksiyonundan çıkarılması planlanıyor. Buterin, açık anahtar kaydının da bu bakiye doğrulama adımına taşınacağını, her doğrulayıcının her gün yeni bir açık anahtar sunacağını aktardı. Bu çerçevede önerilen bir diğer unsur, doğrulayıcıların her turda mesaj gönderdiği bir BFT uzlaşma biçiminin varsayılması. Bu modelde surround slashing olarak bilinen belirli ceza mekanizmalarının yer almayacağı ifade edildi. Teknik ayrıntılar, Lean yaklaşımının yalnızca veri tasarrufuna değil, doğrulayıcı işleyişinin sadeleştirilmesine de odaklandığını gösteriyor. Yeni yol haritasında öncelikler değişti Lean Ethereum fikri ilk kez Temmuz 2025’te, Ethereum’un önümüzdeki 10 yılına ilişkin bir vizyon olarak duyurulmuştu. Buterin şimdi ise kurum içinde strawmap olarak adlandırılan revize bir yol haritasını paylaştı ve bu çalışmanın hangi yöne ilerlediğine dair ek bilgiler verdi. Buterin, Lean Ethereum’u ağın üçüncü büyük evresi olarak tanımlıyor. Bu değerlendirmede Merge süreci ikinci büyük iterasyon olarak konumlanırken, yeni aşamada Ethereum protokolünün büyük bölümünün zaman içinde değişmesi bekleniyor. Son güncelleme, hangi başlıkların daha üst sıraya taşındığını ve teknik önceliklerin nasıl yeniden düzenlendiğini ortaya koydu. Buterin, neredeyse Ethereum protokolünün her büyük parçasının değişeceğini ve bu nedenle Lean Ethereum’un ağın üçüncü büyük iterasyonu olarak görülmesi gerektiğini kaydetti.
Dogecoin’de trend çizgisi yeniden test edilirken analistler $0.12 bölgesine işaret ediyorDogecoin, uzun süredir aşağı yönlü seyri sınırlayan trend çizgisinin üzerine çıktıktan sonra bu seviyeyi destek olarak test ediyor. Alıcıların bu bölgeyi koruması halinde fiyatın 0.12 dolar bölgesine doğru ivme kazanabileceği değerlendiriliyor. Buna karşın analistler, Bitcoin karşısındaki uzun vadeli görünümün henüz net bir dönüş sinyali vermediğine dikkat çekiyor. DOGE/BTC grafiğinde sıkışma sürüyor DOGE/BTC aylık grafiği, Dogecoin’in Bitcoin karşısında çok yıllı bir sıkışma evresinde kaldığını gösteriyor. Geçmiş döngülerde görülen iki sert yükselişin ardından parite, uzun vadeli alçalan direnç çizgisinin altında hareket etmeyi sürdürdü. Bu yapı, yeni bir yükseliş dalgasının hemen başlamasından çok, piyasanın daha geniş çaplı sermaye akışına bağlı olabileceğine işaret ediyor. Cryptollica, 2024 yılındaki kırılma girişiminin başarısız kaldığını ve DOGE/BTC paritesinin uzun vadeli destek bölgesine yakın şekilde sıkışmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Bu nedenle Dogecoin’in Bitcoin’e karşı yeni bir döngüyü kesin biçimde başlattığı söylenemiyor. Cryptollica, Dogecoin’in genellikle risk iştahının arttığı ve sermayenin daha spekülatif varlıklara yöneldiği dönemlerde güç kazandığını, bunun da çoğu zaman Bitcoin hakimiyetinde zayıflama ya da ETH/BTC cephesinde daha güçlü bir yapı gerektirdiğini vurguluyor. Analiste göre düşük ilgi, zayıf piyasa güveni ve zararda bekleyen yatırımcı görünümü daha önce de güçlü sıçramalardan önce ortaya çıkmıştı. Ancak bu benzerlikler tek başına yeni bir kırılmayı garanti etmiyor. Bu tabloda en önemli seviye, uzun vadeli alçalan direnç çizgisi olarak öne çıkıyor. Bu çizginin üzerinde kalıcı bir kırılma oluşursa Dogecoin’in yeniden Bitcoin’den daha iyi performans göstermeye başladığı düşünülebilir. Günlük grafikte destek testi öne çıkıyor DOGE/USDT günlük grafiğinde ise daha yapıcı bir görünüm öne çıkıyor. Dogecoin, mayıs ayındaki zirvelerden sonra başlayan düşüşün ardından uzun vadeli alçalan trend çizgisini yukarı kırdı. Şimdi aynı seviye destek olarak yeniden sınanıyor. Teknik analizde bu tür geri dönüşler, eski direncin yeni desteğe dönüşüp dönüşmediğini anlamak açısından yakından izleniyor. Mini sözlük: Sermaye rotasyonu, yatırımcıların fonlarını bir varlık grubundan çıkarıp daha yüksek risk ya da getiri potansiyeli gördükleri başka varlıklara kaydırması anlamına gelir. Kripto piyasasında bu geçiş, çoğu zaman Bitcoin’den altcoinlere yönelişle izlenir. Celal Kucuker, Dogecoin’in şu anda teknik açıdan daha temiz altcoin grafiklerinden birini sunduğunu ve asıl sinyalin trend çizgisi testinin korunup korunamayacağı olduğunu belirtiyor. Grafikte ilk önemli destek 0.0713 dolar seviyesinde bulunuyor. Fiyatın bu alanın üzerinde kalması, toparlanma yapısının bozulmaması açısından kritik görülüyor. Celal Kucuker, Dogecoin’de izlenmesi gereken ana unsurun trend çizgisinin destek olarak çalışmaya devam etmesi olduğunu, bu korunursa yükseliş ivmesinin beklenenden daha hızlı güçlenebileceğini aktarıyor. Yukarı yönlü senaryoda ilk hedef 0.0905 dolar olarak öne çıkarken, daha geniş hedef 0.1187 dolar seviyesinde yer alıyor. Bu bölge, 0.12 dolara yakın önemli bir direnç alanına işaret ediyor. Gösterge Seviye Anlamı Destek 0.0713 dolar Toparlanma yapısının korunması için izleniyor İlk hedef 0.0905 dolar Kısa vadeli yukarı yönlü alan Ana hedef 0.1187 dolar 0.12 dolar direncine yakın bölge Onay gelmeden tablo tamamlanmış sayılmıyor Buna rağmen görünüm tam anlamıyla kesinleşmiş değil. Trend çizgisi üzerindeki tutunma başarısız olursa kırılmanın zayıflaması ve fiyatın yeniden yatay bir seyre dönmesi olasılığı masada kalacak. Bu nedenle kısa vadede en kritik sinyal, alıcıların mevcut destek testine nasıl tepki vereceği olacak. Özetle günlük grafikte iyileşme işaretleri güçlenirken, Bitcoin karşısındaki uzun vadeli yapı sabırlı olunması gerektiğini gösteriyor. Dogecoin’de daha güçlü bir hareket için hem teknik desteğin korunması hem de piyasanın daha riskli altcoinlere yönelmesi gerekecek.
Bitcoin’de 62.800 dolar eşiği korunursa 65.000 dolar hedefi gündemde kalacakBitcoin, son günlerde 63.000 doların üzerine çıkarak kısa vadede kritik bir karar bölgesine yeniden yaklaştı. Analistler, fiyatın özellikle 62.500 ile 62.800 dolar aralığında tutunup tutunamayacağını izliyor. Bu bandın korunması halinde 65.000 dolar seviyesi yeniden hedef haline gelebilir; aksi durumda aşağı yönlü baskının sürmesi bekleniyor. Kısa vadede izlenen ana eşik Günlük grafikte Bitcoin’in 59.000 dolar civarındaki destekten tepki aldıktan sonra 62.500 ile 62.800 dolar bölgesini yeniden kazandığı görülüyor. Bu alan, kısa vadede yükselişin devamı ile yeni bir geri çekilme ihtimali arasındaki ana sınır olarak öne çıkıyor. Ted, Bitcoin’in günü 62.800 doların üzerinde kapatması halinde bir sonraki hareketin 65.000 dolara yönelebileceğini belirtiyor. Bu senaryoda fiyat, grafikte işaretlenen bir sonraki direnç alanına dönmüş olacak. Alım ilgisinin sürmesi durumunda 67.000 ve 70.600 dolar seviyeleri de sonraki hedef bölgeler arasında yer alıyor. Günlük kapanışın 62.800 doların üzerinde gerçekleşmesi, Bitcoin’i 65.000 dolar bölgesine taşıyabilecek temel sinyal olarak öne çıkıyor. Buna karşılık 62.500 ile 62.800 dolar bandının yeniden kaybedilmesi, son kırılmanın zayıfladığına işaret edebilir. Böyle bir tabloda fiyatın yeniden 60.000 dolar çevresine çekilme riski artacak. Bu nedenle kısa vadede piyasanın yönü büyük ölçüde bu dar fiyat aralığında verilecek tepkiye bağlı görünüyor. Seviye Anlamı 62.500 ile 62.800 dolar Kısa vadeli ana destek ve karar bölgesi 65.000 dolar İlk önemli yukarı yönlü hedef 67.000 ve 70.600 dolar Yükseliş sürerse izlenecek sonraki dirençler 60.000 dolar Destek kaybında geri çekilme ihtimali bulunan bölge Reddedilme sonrası geri çekilme olasılığı Diğer yandan Kaz, Bitcoin’in önemli bir direnç bölgesindeki emir alanından geri çevrildiğini ve direnç üzerinde açılan geç alım pozisyonlarının sıkıştığını aktarıyor. Son işlem seansında üst direnç alanına taşınan fiyatın ardından gelen satış baskısı, kısa vadede farklı bir risk senaryosunu gündemde tutuyor. Bu değerlendirmeye göre ilk aşağı yönlü izleme alanı 59.000 ile 61.000 dolar bandı. Satıcıların kontrolü koruması halinde Bitcoin’in önümüzdeki bir ila iki hafta içinde bu destek bölgesine geri çekilmesi mümkün görülüyor. Bu alanın korunması durumunda ise fiyatın yeniden 65.000 dolara doğru tepki vermesi beklenebilir. Kaz, 59.000 ile 61.000 dolar aralığının korunması halinde Bitcoin’de 65.000 dolara doğru bir tepki görülebileceğini, ancak bunun yeni bir güçlü yükselişten çok daha düşük bir tepe oluşturabileceğini öngörüyor. Analiste göre böyle bir toparlanma, net bir yükseliş dönüşünden ziyade daha düşük bir zirve oluşturabilir. Bu senaryonun ardından fiyatın ilerleyen dönemde 50.000 doların düşük bölgesine doğru yeni bir hareket başlatma ihtimali de masada kalıyor. Şimdilik dirençten gelen reddedilme, kısa vadeli görünümde ana sinyal olmayı sürdürüyor. Piyasada bu aşamada iki ana seviye öne çıkıyor: Yukarıda 62.800 doların üzerinde kalıcılık ve aşağıda 59.000 ile 61.000 dolar destek bölgesi. İlk bölgenin aşılması 65.000 doları yeniden gündeme taşırken, ikinci bölgenin test edilmesi daha geniş çaplı bir düzeltme riskini artırabilir.
Solana ağında iki haftada 1,6 milyon yeni adres oluştu, analistler SOL için 86 ile 94 dolar aralığını izliyorSolana ağındaki zincir üstü büyüme son iki haftada hız kazandı. Glassnode verilerini paylaşan Ali Charts, ağa 1,6 milyon yeni adres eklendiğini duyurdu. Aynı dönemde toplam adres sayısı yaklaşık 6,8 milyondan 8,6 milyon bandına yöneldi. Adres artışı dikkat çekti Yeni adres sayısındaki yükseliş, kullanıcı ilgisinin arttığına, ağ içi katılımın güçlendiğine ve Solana ekosistemindeki faaliyetin daha geniş bir tabana yayıldığına işaret edebilir. Bu veri tek başına fiyat kırılımını garanti etmese de, kullanımın ve talebin desteklendiği dönemlerde yükseliş beklentisini güçlendiren göstergeler arasında yer alıyor. Ali Charts, son iki haftada Solana ağına 1,6 milyon yeni adresin katıldığını aktarırken, hareketliliğin yalnızca fiyatla sınırlı kalmadığını, zincir üstü verilerde de belirginleştiğini ortaya koydu. Glassnode, blokzincir verilerini izleyen ve yatırımcıların ağ etkinliğini takip etmesine yardımcı olan bir veri platformu olarak biliniyor. Solana tarafında görülen bu artış, kısa vadeli fiyat hareketlerinden bağımsız olarak ağ kullanımının da yakından izlendiğini gösteriyor. Mini sözlük: Zincir üstü veri, bir blokzincir üzerindeki işlem, adres ve kullanım hareketlerini doğrudan ağ kayıtlarından izleyen göstergeleri ifade eder. Yeni adres sayısı ise ağa katılan cüzdanların artış hızını ölçerek kullanıcı ilgisine dair erken sinyal verebilir. Fiyatta kısa vadeli yükseliş yapısı korunuyor Piyasanın teknik tarafında ise SOL kısa vadeli yükseliş yapısını koruyor. More Crypto Online, yerel bir tepenin oluştuğunu gösteren net bir işaret bulunmadığını, bu nedenle mevcut dalga yapısının yapıcı görünümünü sürdürdüğünü belirtiyor. More Crypto Online, fiyatın şu ana kadar yerel zirve oluşumuna dair açık bir sinyal vermediğini, bu nedenle Elliott dalga yapısının korunması halinde bir sonraki aşamada 86 ile 94 dolar aralığının gündemde kalabileceğini değerlendiriyor. Analizde ilk önemli destek seviyesi 80,38 dolar olarak öne çıkıyor. Bunun altında 78,22 dolar ve 76,52 dolar seviyeleri izleniyor. Fiyatın bu bölgelerin üzerinde kalması, kısa vadeli yükseliş eğiliminin sürmesi açısından önem taşıyor. Yukarı yönlü senaryoda 85,81 dolar, 88,79 dolar ve 93,95 dolar seviyeleri sıradaki direnç alanları olarak öne çıkıyor. Alım iştahının korunması halinde bu bölgelere doğru yeni bir hareket gündeme gelebilir. Gösterge Seviye İlk destek 80,38 dolar Diğer destekler 78,22 dolar ve 76,52 dolar Direnç bölgesi 85,81 dolar ile 93,95 dolar Daha derin geri çekilme bölgesi 71,17 dolar ile 64,68 dolar Daha derin geri çekilmede izlenecek bölge belli oldu Buna karşılık daha sert bir geri çekilme halinde 71,17 dolar ile 64,68 dolar aralığı yeniden önem kazanabilir. Böyle bir hareket kısa vadeli görünümü zayıflatabilir, ancak daha geniş düzeltme yapısı içinde kalmaya devam edebilir. Kısa vadede ana başlık, SOL fiyatının daha yüksek dip yapısını koruyup koruyamayacağı olacak. Ağ büyümesinin güçlü kalması ve teknik desteğin korunması durumunda yatırımcıların gözü 86 ile 94 dolar bandında kalmayı sürdürecek.
Ethereum 2026 aralığındaki direnci aşarsa uzun vadeli yükseliş ivme kazanabilirEthereum, son dip bölgelerinden gelen iki güçlü tepkinin ardından kritik bir fiyat alanını geri almaya çalışıyor. Kısa vadede orta 1.700 dolar bandı öne çıkarken, daha geniş zaman dilimindeki görünüm uzun süredir devam eden bir birikim yapısının yukarı kırılma ihtimaline işaret ediyor. Uzun vadeli yapı 2020 öncesi döneme benzetiliyor Haftalık grafikteki yapı, 2018 ile 2020 arasındaki dip oluşumuyla 2022 ile 2026 arasında şekillenen daha büyük formasyonu karşılaştırıyor. Her iki dönemde de Ethereum’un yıllar boyunca yükselen bir taban oluşturduğu ve ardından güçlü bir yatay direnç bölgesini test ettiği görülüyor. Analist Cryptollica, mevcut görünümün Ethereum’un 2020’deki güçlü çıkışı öncesindeki yapıya benzediğini değerlendiriyor. Analist Cryptollica, Ethereum grafiğinde 2020 kırılımı öncesine benzer bir uzun vadeli birikim yapısı görüldüğünü ve 2026 aralığının aşılmasının yükselişi hızlandırabileceğini öne sürüyor. Bu çerçevede izlenen ana eşik, eski zirvelere yakın kabul edilen 2026 aralığı. Fiyatın bu bölgenin üzerine net biçimde yerleşmesi, Ethereum’un uzun süren birikim evresinden çıkarak daha güçlü bir genişleme dönemine geçtiğine dair teknik bir teyit sağlayabilir. Grafik ayrıca 2022’den bu yana korunan uzun vadeli yükselen destek çizgisini de gösteriyor. Bu çizgi, daha geniş dip yapısının omurgasını oluştururken, fiyatın bu zeminin üzerinde kalması yükseliş senaryosunun teknik temelini güçlendiriyor. Kısa vadede orta 1.700 dolar bölgesi belirleyici olacak Daha kısa vadeli görünümde Ethereum, haziran ve temmuz diplerine yakın aynı destek bölgesinden iki kez güçlü tepki verdi. Bu çift tepki, alıcıların aynı alanda yeniden devreye girdiğini ve olası bir çift dip yapısının oluşabileceğini düşündürüyor. Fiyat şimdi orta 1.700 dolar bölgesindeki direnç alanına yeniden girmiş durumda. Söz konusu bölge daha önce destek olarak çalışmış, ardından kırılmıştı. Bu nedenle fiyatın şimdi bu alanı aşağıdan test etmesi teknik açıdan önem taşıyor. Ethereum’un orta 1.700 dolar bandının üzerinde kalması, kısa vadeli toparlanma görünümünü güçlendirebilir. Bu bölgenin yeniden kaybedilmesi halinde ise alt destek alanı yeniden gündeme gelebilir. Bu alanın yukarı yönlü aşılması, kısa vadeli gücün yeniden kazanıldığına işaret edebilir. Böyle bir durumda iki dipten gelen tepkinin daha güçlü bir toparlanma düzenine dönüşmesi mümkün olabilir. Buna karşılık, fiyatın bu direnç bölgesi üzerinde tutunamaması yeni bir reddedilme riskini gündemde tutuyor. Böyle bir senaryoda piyasa yeniden alt destek seviyelerine odaklanabilir ve mevcut yapının yönü konusunda belirsizlik sürebilir. Bu aşamada piyasanın temel sorusu, Ethereum’un hala dip arayışında olup olmadığı ya da daha büyük yükseliş hareketinin şimdiden başlayıp başlamadığı. 2026 aralığının üzerindeki bir kırılım, yükseliş tezini teknik açıdan çok daha güçlü hale getirebilir.
Ripple, Lüksemburg’dan aldığı CASP lisansıyla Avrupa Ekonomik Alanı genelinde kurumsal kripto ödeme hizmeti sunma hakkı kazandıRipple, Lüksemburg’dan Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısı lisansı aldı. San Francisco merkezli şirket, bu onayla Avrupa Ekonomik Alanı içindeki 30 ülkede kurumsal müşterilere ve finans kuruluşlarına düzenlemeye tabi kripto ödeme ürünleri sunabilecek. MiCA sonrası Avrupa’da yeni adım Şirket, Lüksemburg’da şubat ayında tam Elektronik Para Kuruluşu lisansı almış, haziranda ise CASP lisansı için ön onay niteliğinde bir yeşil ışık mektubu edinmişti. Son onay, Avrupa Birliği’nin geçiş sürecini tamamlayarak MiCA çerçevesine tam olarak yöneldiği dönemde geldi. MiCA kapsamında dijital varlık şirketlerinin CASP lisansı alabilmesi için sıkı uyum, denetim ve sermaye şartlarını karşılaması gerekiyor. Mini sözlük: MiCA, Avrupa Birliği’nin kripto varlık piyasasını ortak kurallarla düzenleyen yasal çerçevesidir. CASP ise kripto varlıklarla ilgili saklama, alım satım, transfer ve benzeri hizmetleri sunabilen lisanslı kuruluşları ifade eder. Ripple yöneticisi Cassie Craddock, şirketin Avrupa’da tam lisanslı hale geldiğini ve son aylardaki ivme üzerine yeni adımlar atmaya hazır olduğunu söyledi. Ripple, blokzincir tabanlı ödeme altyapıları geliştiren bir finans teknolojisi şirketi olarak biliniyor. Avrupa’dan gelen bu yetkilendirme, şirketin farklı ülkelerdeki düzenleyici izin ağını da genişletti. Küresel lisans sayısı 75’i aştı Şirketin çeşitli uluslararası yargı alanlarında sahip olduğu düzenleyici onay ve lisansların sayısı 75’in üzerine çıktı. Avrupa’daki son gelişme, Ripple’ın küresel ölçekte uyum odaklı büyüme stratejisinin son halkası oldu. 1 Temmuz itibarıyla Kripto Varlık Piyasaları Düzenlemesi için geçiş süresi sona erdi. Almanya, Polonya ve Letonya gibi bazı Avrupa Birliği ülkelerinde farklı son tarihler uygulanmış olsa da genel çerçevede yeni dönem resmen başladı. Binance bazı hizmetleri askıya almak zorunda kaldı Aynı dönemde işlem hacmine göre dünyanın en büyük kripto para borsası olan Binance, geçiş penceresi kapanmadan önce CASP lisansı alamadı. Bunun ardından şirket, Fransa, İtalya, İspanya ve Polonya dahil bazı Avrupa Birliği ülkelerindeki kullanıcılarına belirli hizmetlerin durdurulacağını bildirdi. Avrupa’daki yeni düzenleme takvimi, lisansını tamamlayan şirketlerle süreci yetiştiremeyen platformlar arasındaki farkı daha görünür hale getirdi. CASP lisansı, Ripple’a Avrupa Ekonomik Alanı genelinde düzenlemeye tabi kripto ödeme ürünlerini kurumsal müşterilere ve finans kuruluşlarına sunma imkanı verdi.
Güney Kore’de BNK Busan Bankası, wona endeksli stabilcoin altyapısını Kaia blokzincirinde başarıyla test ettiBNK Busan Bankası ile AhnLab Blockchain Company, wona endeksli stabilcoin tabanlı ödeme ve mutabakat sistemi için yürütülen kavram kanıtı çalışmasını tamamladı. Deneme, Kaia blokzinciri üzerinde gerçekleştirildi. Proje kapsamında belirli yerlerde ve belirli amaçlarla kullanılabilecek, harcama kuralları kod içine işlenen politika tipi dijital para modeli de geliştirildi. Beş taraflı ortaklıkla pilot tamamlandı Pilot çalışma, wona endeksli stabilcoin altyapısı geliştirmek amacıyla kurulan K STAR ittifakı kapsamında yürütüldü. Projede BNK Busan Bankası, AhnLab Blockchain Company, OpenAsset, Kaia ve düğüm altyapı sağlayıcısı Lambda256 yer aldı. Kaia, denemenin dijital yerel para birimleri için KRW stabilcoin altyapısında başarıyla sonuçlandığını açıkladı. BNK Busan Bankası, Güney Kore’nin önde gelen bölgesel bankalarından biri olarak özellikle Busan merkezli finansal hizmetleriyle biliniyor. Önceki sınırlı transfer testlerinden farklı olarak bu denemede ihraç, dolaşım, bakiye yükleme, ödeme ve mutabakat dahil tüm yaşam döngüsü sınandı. BNK Busan Bankası politika tipi para modelini kurarken, yükleme, ödeme ve mutabakat işlevlerini doğruladı. AhnLab cüzdan tasarımı ile işlem ve mutabakat yapısını üstlendi. OpenAsset stabilcoin ihracı ve varlık uyumunu denetledi. Kaia ana ağ altyapısını sağladı, Lambda256 ise düğüm operasyonlarını yönetti ve işlem akışını izledi. Harcama kuralları kod içine işlendi Deneme, standart token transferinin ötesine geçerek dijital paraya doğrudan kod yoluyla kısıt eklenip eklenemeyeceğini inceledi. Kullanım alanı sınırlı, son kullanma tarihi bulunan ve ödemenin yapıldığı yere göre farklı mutabakat yöntemleri uygulayabilen programlanabilir dijital para yapısının çalıştığı doğrulandı. Bu yapı, Güney Kore’de yerel yönetimlerin belirli bölgelerde veya belirli süre içinde kullanılabilen destek ödemeleri ve kupon uygulamalarına benziyor. Kaia, Güney Kore’de dijital yerel para birimleri için KRW stabilcoin altyapısının başarıyla test edildiğini duyurdu. Performans tarafında katılımcılar, BNK Busan Bankası’nın operasyonel ödeme verilerini kullanarak sistemi dört ayrı senaryoda sınadı. Normal yük, zirve yük, düzensiz yük ve 24 saatlik kesintisiz test senaryolarının tamamında başarı oranı yüzde 100 oldu. Tüm işlemler bir saniyenin altında tamamlandı. Pilot ayrıca kullanıcıların gas ücretini doğrudan ödemediği ücret sponsorluğu modelini ve gerçek zamanlı işlem izleme yapısını da içerdi. AhnLab Blockchain Company Başkanı Lim Ju young, dijital para tabanlı yerel para hizmetinin gerçek ortamda da istikrarlı biçimde çalışabildiğinin doğrulandığını, çalışmanın stabilcoin, dijital varlıklar ve sınır ötesi mutabakat alanlarına genişletilmesinin hedeflendiğini aktardı. Bankalar düzenlemeden önce konum alıyor Busan’daki pilot, Güney Kore’de finans gruplarının yasal çerçeve netleşmeden pazara ilk giren taraf olma yarışını hızlandırdığı bir dönemde geldi. Mayıs 2026’da ülkenin en büyük kredi kuruluşunun çatı şirketi olan KB Financial Group da KG Inicis ve OpenAsset ile birlikte Kaia üzerinde benzer bir pilotu tamamlamıştı. Söz konusu testte Hollys Coffee noktalarında QR kod ile ödeme yapılmış, ayrıca wona endeksli stabilcoin dolara endeksli bir stabilcoine çevrilerek Vietnam’a sınır ötesi para transferi gerçekleştirilmişti. Bu işlemin üç dakikadan kısa sürede tamamlandığı ve maliyetin SWIFT ağına kıyasla yaklaşık yüzde 87 daha düşük olduğu kaydedildi. Mini sözlük: Kaia, Ethereum uyumlu akıllı sözleşmeleri destekleyen bir katman 1 blokzinciridir. Ağ, Kakao’nun Klaytn ağı ile LINE’ın Finschia ağının birleşmesiyle oluşturuldu. Yasal çerçeve halen belirsizliğini koruyor Güney Kore’de finans kuruluşları, wona endeksli coin ihracına kimin yetkili olacağı netleşmeden önce cüzdan, mutabakat hattı ve para transfer kanallarında yer edinmeye çalışıyor. Ancak Dijital Varlık Temel Yasası, Kore Merkez Bankası ile Finansal Hizmetler Komisyonu arasındaki yetki anlaşmazlığı nedeniyle halen beklemede bulunuyor. BNK Busan Bankası, ortaklarla birlikte modeli politika fonları, dijital kuponlar, olası merkez bankası dijital parası ve diğer won stabilcoin hizmetlerine genişletmeyi hedefliyor. Bu hizmetlerin son kullanıcıya ne zaman ulaşacağı ise Seul yönetiminin düzenleme takvimine bağlı olacak.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."