Aday adayı olduğum temsilcilik.
Eth.limo’nun kontrolü sosyal mühendislik saldırısıyla ele geçirildi, DNSSEC kurtardı
Ethereum Name Service (ENS) için popüler bir geçit olan eth.limo, 17 Nisan Cuma akşamı beklenmedik bir sosyal mühendislik saldırısına uğradı. Saldırganın doğrulama süreçlerini atlatmasıyla başlayan olay sonrası, kayıt operatörü EasyDNS’deki yetki devralındı ve geçici olarak hizmet kesintisi yaşandı. Hızlı müdahale ve DNS yönlendirmeleri Saldırı sırasında, eth.limo geliştirici ekibinden birini taklit eden bir saldırgan EasyDNS üzerinden hesap kurtarma işlemi başlatmayı başardı. Olayların zaman çizelgesine bakıldığında, eth.limo’nun isim sunucuları önce Cloudflare’a, ardından kısa süre içinde Namecheap’e yönlendirildi. Ekip üyeleri sabaha doğru yapılan uyarılarla harekete geçti ve nihayet EasyDNS, hesabın kontrolünü tekrar projeye devretti. Eth.limo, yaklaşık 2 milyon .eth alan adını kapsayan, açık kaynaklı bir ters proxy hizmeti sunuyor. Kullanıcıların IPFS, Arweave veya Swarm gibi dağıtık depolama sistemlerinde barındırılan içeriklere doğrudan tarayıcıdan erişebilmesini sağlıyor. Platformun toplam kullandığı wildcard DNS kaydı saldırı sırasında hedef oldu ve yaklaşık iki milyon .eth uzantılı alan adı ciddi risk altına girdi. “Herkes adına eth.limo ekibinden ve daha geniş Ethereum topluluğundan özür diliyorum. ENS, EasyDNS’in web2 alan adlarını ENS ile bağlayan ilk kayıt operatörü olması nedeniyle bizim için her zaman özel bir yere sahip oldu ve bu alanda 2017’den beri aktifiz.” DNSSEC ve saldırının etkisini sınırlaması Saldırının daha büyük zarar vermesini DNSSEC olarak bilinen DNS Güvenlik Uzantıları önledi. DNSSEC, DNS kayıtlarını kriptografik olarak imzalayarak, doğrulamadan geçmeyen veya geçersiz kayıtlara otomatik olarak engel koyuyor. Saldırgan geçit sisteminin imzalama anahtarlarına erişemediği için, DNSSEC doğrulama zinciri bozuldu. Böylece, servis sağlayıcıları saldırganın yönlendirdikleri yeni isim sunucu cevaplarını geçerli olarak tanımadı ve kullanıcılar güvenli olmayan sayfalara yönlendirilmedi. Eth.limo ekibi, DNSSEC’in saldırının etkisiyle ilgili alanı daralttığını ve şu ana kadar kullanıcıların herhangi bir kayıpla karşılaşmadığını belirtti. Ethereum’un kurucularından Vitalik Buterin ise yaşanan kesinti sırasında kullanıcılara eth.limo bağlantılarından uzak durmalarını önerdi. Bir gün sonra ise tüm kontrollerin yeniden sağlandığını duyurdu. EasyDNS’ten açıklama ve yeni önlemler EasyDNS CEO’su Mark Jeftovic, blog yazısında 28 yıllık şirket tarihinde ilk kez böyle bir sosyal mühendislik saldırısının başarıyla gerçekleştiğini, ancak durumdan yalnızca eth.limo’nun etkilendiğini aktardı. Yaşananlar sonrası eth.limo’nun, hesap kurtarma özelliği bulunmayan Domainsure adlı özel bir platforma taşınmasına karar verildi. Şirket, saldırganın teknik olarak nasıl bir yöntemi kullandığına dair detay paylaşmadı. Son zamanlarda benzeri olayların sayısı artıyor. Geçtiğimiz Kasım ayında merkeziyetsiz borsalar Aerodrome ve Velodrome’da da DNS kaçırma saldırıları gerçekleşti. Bu saldırılar sırasında, ilgili alan adlarındaki DNSSEC kaldırıldığı için kullanıcılar maddi kayıplar yaşadı. Mart ayında ise Steakhouse Financial ve Neutrl platformları, sosyal mühendislik yoluyla çeşitli güvenlik açıklarına maruz kaldı. Ironik bir şekilde, eth.limo kısa süre önce kasım ayındaki Aerodrome olayı sırasındaDeFi platformlarına alternatif erişim sunarak ek destek sağlamıştı. ENS DAO güncellemesinde de, DeFi arayüzlerinin erişilemez olduğu durumlarda eth.limo’nun alternatifsiz bir geçit olduğu vurgulanıyordu. Vitalik Buterin, Ethereum ekosisteminin merkezi alan adı çözümlemesine fazla bağımlı kalmasının risklerine uzun süredir dikkat çekiyor. Geliştiricilerin doğrudan IPFS gibi dağıtık ağlara yönlendiren yöntemleri teşvik etmesi gerektiğini tekrar hatırlattı. Olayın ardından eth.limo hizmeti tekrar tamamen eski ekibinin kontrolüne geçti ve platform yeniden erişime açıldı.
Piyasadan Saniyelerce Önde Olmanın Formülü
Kripto para piyasası, 7/24 aktif ve anlık değişimlerle dolu bir arena. Gece yarısı uykudayken Bitcoin fiyatı aniden fırlayabilir veya siz toplantıdayken favori altcoin’iniz dip yapabilir. Böylesine hareketli bir piyasada avantaj sağlamak için ihtiyaç duyduğumuz şey, veriyi eksiksiz ve gecikmesiz sunan akıllı bir asistandır. Tam da bu noktada, hem iOS hem Android cihazlarda çalışabilen, native olarak Türkçe, İngilizce ve İspanyolca dillerinde sunulan ve üyelik oluşturma zorunluluğunu ortadan kaldıran, hafif ama son derece yetenekli bir uygulama devreye giriyor: CryptoAppsy. Her Şey Tek Ekranda! Uygulamayı açar açmaz Bitcoin’den en yeni altcoin’lere kadar binlerce kripto varlığın anlık fiyatlarını karşınızda bulursunuz. CryptoAppsy, global borsalardan çektiği verileri milisaniyeler içinde işler ve 5 saniyelik aralıklarla otomatik güncellemeler halinde sunar. Bu sayede arbitraj fırsatlarını kaçırmaz, ani fiyat dalgalanmalarını oluştuğu anda yakalarsınız. Uygulamanın Panel sekmesinde ise favorilerinizi, portföyünüzü, alarmlarınızı ve size özel filtrelenmiş haberleri tek bir ekranda görebilirsiniz, her şey anlık ve otomatik güncellenir. Böylece farklı borsalar veya sayfalar arasında gezinirken vakit kaybetmez, doğrudan odaklandığınız varlıklara yoğunlaşırsınız. Aşağıda fiyat ve panel ekranlarına göz atabilirsiniz. Bu Özellik Başka Uygulamada Yok! Portföy Yönetiminde Çoklu Para Birimi Desteği CryptoAppsy, kripto yatırımlarınızı bütüncül bir şekilde takip edebilmeniz için akıllı bir portföy yönetim aracı da sunuyor. Uygulama içinde kendi portföyünüzü manuel olarak tanımladığınızda, toplam varlık değeriniz anlık kurlarla her 5 saniyede bir kendiliğinden güncellenir. Karlılık durumunuzu görmek için ayrıca tablo yapmanıza gerek kalmaz; anlık kâr/zarar hesaplarınız ekranda hazır olarak görünür. Üstelik CryptoAppsy’nin benzersiz bir özelliği sayesinde, farklı coin’leri farklı para birimleriyle (USD, TRY, EUR, JPY, GBP, CNY, AUD, CAD, CHF, HKD ve SGD) satın almış olsanız bile tüm pozisyonlarınız eşzamanlı olarak takip edilir ve toplam portföy değeri seçtiğiniz herhangi bir fiat para birimi cinsinden size sunulur. Örneğin, portföyünüzdeki BTC’yi dolar üzerinden, ETH’yi TL üzerinden almış olsanız bile uygulama anlık kurlarla hepsini tek bir potada toplar ve dilerseniz Türk Lirası, USD veya EUR gibi istediğiniz birimde toplam değeri gösterir. Bu çoklu para birimi desteği, benzer uygulamalarda pek rastlanmayan büyük bir kolaylık sağlıyor. Portföyünüze Özel Haber Akışı Bilgi, kripto dünyasında en az sermaye kadar değerli. Ancak haber kirliliğinin yoğun olduğu bu ortamda, doğru haberi doğru zamanda yakalamak zor olabiliyor. CryptoAppsy, entegre Haber sekmesiyle bu sorunu çözüyor. Uygulamayı hangi dilde kullanıyorsanız (Türkçe, İngilizce veya İspanyolca), o dilde güncel haber özetlerini karşınıza getiriyor. Üstelik bu haberler, deneyimli editörler tarafından onlarca güvenilir kaynaktan süzülerek, yalın ve anlaşılır özetler halinde sunuluyor. En güzel tarafı, haber akışınızı dilerseniz sadece portföyünüzdeki kripto paralara özel olarak filtreleyebilmeniz. Yukarıdaki görselde görebileceğiniz gibi Portföyüm filtresini aktifleştirdiğinizde, uygulama sadece kendi yatırımlarınızla ilgili en son haberleri listeler, tek bir kez filtre butonuna basmanız yeterli uygulamayı her açtığınızda hep en son kaydettiğiniz şekilde görürsünüz. İsterseniz belli başlı coin’lere göre (örneğin sadece BTC, sadece ETH gibi) de haberleri filtreleyebilir, tek dokunuşla ilgili gelişmenin orijinal kaynağına ulaşabilirsiniz. Dahası, Haber sekmesinde yer alan Canlı yayın sayesinde en son gelişmeleri tek ekrandan anında izleyebilirsiniz, ayrıca Haftanın önemli gelişmelerinin sıralandığı kısımda da o haftanın tüm önemli gelişmelerinin hangi gün hangi saatte olduğuna dair bilgilere direkt olarak ulaşabilirsiniz. Böylece sosyal medya söylentileriyle zaman kaybetmeden, piyasayı etkileyebilecek kritik gelişmeleri doğrudan ve ilk elden siz öğrenirsiniz. Kısacası CryptoAppsy ile ilgilendiğiniz haberi bilgi yığınından ayıklamak için ekstra çaba harcamanıza gerek kalmıyor. Yeni Çıkan Coin’leri Anında CryptoApps’de Keşfet! Uygulamanın Endeks sekmesinde kripto piyasa verileri ve yeni listelenen kripto paralar yer alıyor. Borsalarda yeni listelenen kripto paralar anında endeks sekmesinde listelenir. Böylelikle yeni çıkan bir coin’in fiyatını, çıkış zamanını, hacim, piyasa değeri gibi bilgilerin yanı sıra hangi blockchain üzerinde basıldığı gibi bilgilere ilk elden sahip olursunuz. Henüz daha erken aşamada yeni coin’ler keşfedip, fiyat henüz tavan yapmamışken en dipten alım yaparak avantaj sağlayarak fırsatları yakalayabilirsiniz. Ayrıca kripto piyasa verilerine dair gelişmiş grafik görünümü sayesinde ise geçmiş verileri birkaç dokunuşla net bir şekilde inceleyebilir, piyasa trendlerini kolayca analiz edebilirsiniz. En Önemli Makroekonomik Veriler Uygulamanın Endeksler sekmesinde ayrıca Makro veriler kartı bulunuyor. Bu kartta kripto para piyasalarını yakından ilgilendiren en önemli veriler yer alıyor. Yaklaşan Fed toplantı tarihleri, Fed faiz beklentileri, ABD 10 yıllık tahvil oranları, DXY endeksi ve ABD işsizlik oranları gibi kripto dünyasının yakından takip ettiği verileri anlık izleme fırsatı sunuluyor. Her bir veriye tıklandığında geçmişe yönelik grafiklere de ulaşmak mümkün. Akıllı Fiyat Alarmları Kripto piyasasında her an her şey olabilir ve sürekli ekran başında kalmak mümkün olmayabilir. CryptoAppsy bunun için gelişmiş 🔔akıllı fiyat alarmları özelliğini sunuyor. Belirlediğiniz bir kripto para, hedeflediğiniz fiyat seviyesine ulaştığında uygulama size anında push bildirimi gönderiyor. Böylece telefonunuza gelen bir bildirim ile önemli bir yükselişten veya düşüşten anında haberdar olursunuz. Gece yarısı derin uykuda olsanız bile, kurduğunuz alarm sayesinde büyük bir fırsatı kaçırma ihtimaliniz kalmıyor. Bu özellik, kullanıcıların duygusal kararlar vermesinin önüne geçerken önceden belirlenmiş stratejilerine bağlı kalmasını kolaylaştırıyor. CryptoAppsy açık olmasa bile arka planda piyasayı sizin yerinize gözetleyerek adeta nöbet tutuyor, böylece gözünüz arkada kalmıyor. Kullanıcıların Söyledikleri: 5,0/5 Puanla Onaylanan Deneyim Kullanıcı geri bildirimleri CryptoAppsy’nin sunduğu değeri net biçimde doğruluyor. App Store’da ⭐5,0 ve Google Play’de ⭐4,5 ortalama puana sahip uygulama için kullanıcı yorumlarında özellikle “yeni başlayanlar için çok uygun”, “haber özetleri harika”, “göz yormayan şık tasarım” ve “başka bir programa ihtiyaç bırakmıyor” vurguları öne çıkarken, kullanıcılar hızlı bildirimler sayesinde fırsatları kaçırmadan hareket edebildiklerini belirtiyor. Bu yüksek memnuniyet, CryptoAppsy’nin hem ilk adımını atanlar hem de aktif trader’lar için güvenilir ve pratik bir çözüm olduğunu gösteriyor. CryptoAppsy ile uygulamayı ilk kez açan bir kullanıcı bile “şimdi ne yapacağım?” diye düşünmeden sezgisel bir şekilde menüler arasında gezinebilir. Arayüz tasarımı, kriptoya yeni adım atanlar için anlaşılır ve sade tutulurken, deneyimli trader’lar için de hız ve performans odaklıdır. Hafif yapısı sayesinde uygulama eski model telefonlarda dahi akıcı çalışır, cihazınızı yormaz. CryptoAppsy sizden e-posta doğrulaması veya kayıt formları istemez; mağazadan indirip birkaç saniye içinde piyasayı takip etmeye başlayabilirsiniz. Bu sayede kripto dünyasına adım atmak isteyen acemi yatırımcılar bile korkmadan keşfe çıkabilir, profesyoneller ise milisaniyelerin önemli olduğu işlemlerde ihtiyaç duydukları hızı yakalar. Sonuç olarak, ister ilk kez kripto yatırımı yapmaya hazırlanan bir meraklı olun, ister günlük trade ile uğraşan tecrübeli bir yatırımcı; CryptoAppsy, kripto para piyasasındaki karmaşayı düzene sokmak ve size zaman kazandırmak için ideal bir yardımcıdır. Anlık fiyatlar, kişiselleştirilmiş portföy takibi, akıllı alarmlar, canlı ve temiz haber akışı, yeni listelenenleri keşfetme gibi özellikleriyle rakiplerinden ayrışan bu uygulama, kripto dünyasında bir adım önde olmanızı sağlar. CryptoAppsy uygulamasını hemen şimdi App Store veya Google Play üzerinden indirerek kripto piyasasının kontrolünü elinize alın ve fırsatları yakalamaya başlayın!
Sıcak Gelişme: Müzakere olmayacak açıklaması ve kripto paralar
Kripto para yatırımcıları için son zamanlarda ABD-İran savaşı kadar karmaşık bir gündem olmadı. Barış lehine bir açıklama gelirken Bitcoin yükseliyor ve kripto paralar onu izliyor. Dakikalar geçtikten sonra tam tersi yönde beyanlar görüyoruz ve kazançlar tersine dönüyor. Kimin blöf yaptığı, yalan söylediği belli olmadığından süreç yatırımcıları için daha da zorlayıcı oluyor. Müzakere görüşmeleri olmayacak Kripto paralar için müzakere görüşmelerinin olmaması son derece negatif. Çarşamba gününün ilk dakikalarında ateşkes sona erecek ve eğer bu süreç uzatılmazsa veya anlaşma olmazsa petrol hızla yükselirken artık daha uzun vadeli faiz artış senaryoları fiyatlanmaya başlayacak. Bu da kripto paralar, altın ve hisse senetleri için düşüş demek. Beyaz Saray yetkilisine göre, ABD Başkan Yardımcısı Vance, Steve Witkoff ve Jared Kushner, İran ile görüşmek üzere Pakistan’a yola çıkacak. Bu duyurudan birkaç saat sonra IRNA İran, ABD ile yapılacak ikinci tur görüşmelere katılmayı reddetti diyerek müzakere umutlarını suya düşürdü. Tasnim’e göre, deniz ablukası devam ettiği sürece İran’ın müzakere heyeti göndermeyecek. Trump ise ne olursa olsun abluka devam edecek diyor. Üstelik Cuma günü Trump “uranyumu bize verecekler” derken hafta sonu bu yalanlandı. Trump’ın yaptığı açıklamalar Cuma günü iştahı önemli ölçüde artırmıştı ve bu denli aşırı iyimser açıklamaların kripto paraları yukarı çektiğini gördük ancak yakında yalanlanabileceğinin de altını çizmiştik. Nitekim öyle de oldu. Peki ama neden? Burada ana faktör barış iki tarafın da lehine olsa da iç siyaset faktörü. İran binlerce can kaybıyla hele ki Hamaney’in ölümüyle masadan eli güçlü kalkmak istiyor. Üst düzey İranlı yetkililerinin ölümünün üzerine Trump Cuma günkü tonda yaptığı açıklamalar İran’ın dini lider ve ona bağlı askeri kanadı sert açıklamalar yapmaya zorluyor. Arakçi ve Meclis Başkanı ise çok daha yapıcı ve ılımlı. Yani İran da 2 farklı yönetim, 2 farklı yüz var gibi düşünebiliriz. Askeri gücü arkasına alan dini liderlik iç siyaseti şekillendirirken görünürdeki siyasetçiler müzakere pazarlığı yapıyor. Bu aşamada askeri kanat görüşme olmayacak diyor. Arakçi’nin ekibi görüşmelere hazır ve Trump da bölgeye heyetini gönderecek. Ne olduğunu ise sadece zaman gösterecek. Kripto paralar bu oyunun ortasında zigzag çizmeye devam edecek. Şimdilik BTC 75.700 dolardaki kanal direncini kaybetti ve görüşmelerin gerçekten olmadığı senaryoda %10’u aşan kayıpla 68 bin doları test etmesi şaşırtıcı olmaz.
Stablecoinde yeni dönem: Paxos Labs 12 milyon dolarlık fonlamayla atağa geçti
Stablecoin piyasası uzun süredir hızlı ve düşük maliyetli para transferlerine odaklanmıştı. Ancak son dönemde sektör temsilcileri, bu dijital dolarların daha geniş kapsamlı kullanım alanları olabileceğini tartışmaya başladı. Bu değişimin öncülerinden biri olarak kabul edilen Paxos Labs’ın kurucu ortaklarından Chunda McCain, sektörün alt yapıdan öteye geçmiş durumda olduğunu ve artık gerçek iş modellerine yönelindiğini belirterek bu dönüşüme dikkat çekti. Paxos Labs’ın yeni hedefi: İş dünyasına dijital çözümler Geçtiğimiz hafta Paxos Labs, Blockchain Capital’in liderliğinde gerçekleşen yatırım turunda 12 milyon dolarlık yeni bir fon sağladı. Finansman turuna Robot Ventures, Maelstrom ve Uniswap gibi önemli isimler de katıldı. 2012’de ABD’nin New York kentinde kurulan Paxos, kripto varlık piyasasında özellikle Paypal’ın PYUSD ve Global Dollar gibi stabilcoinleriyle biliniyor. Paxos Labs ise şirketin daha çok inovasyon ve iş odaklı birimi konumunda yer alıyor. Şirket, bu yeni kaynakla birlikte digital varlıkların ticari ürünlere dönüştürülmesini sağlayacak “finansal çözüm katmanı” üzerinde çalıştıklarını aktardı. Yakın zamanda tanıtılan Amplify Suite adlı ürün paketi üç temel aracı tek platformda bir araya getiriyor: Earn ile kripto varlıklar üzerinden gelir elde etmek mümkün hale gelirken, Borrow şirketlere teminat karşılığı dijital varlık üzerinden kredi sunuyor, Mint ise markalara özel stabilcoin ihracını destekliyor. Bu sayede kurumlar, farklı işlevleri zaman içinde kendi süreçlerine entegre edebiliyor. İşletmelere yeni fırsatlar: Daha düşük maliyet, anlık ödeme ve kredi Yıllar boyunca kurumsal kripto adaptasyonunun ön planda olan başlıkları dijital varlık alım-satım işlemleri, saklama ve stabilcoin ihraç süreçleri oldu. Buna rağmen, çoğu firma bu adımlardan doğrudan ekonomik fayda sağlayamadı. McCain, bu süreci “Stablecoinler uzun süre zararına kullanılmak zorunda kaldı.” ifadesiyle değerlendirdi. Özellikle ödeme işlemlerinde stablecoinlerin sunduğu avantajlar dikkat çekiyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan ödemelerde işletmeler genellikle yüzde 2 ila 3 arasındaki işlem ücretlerini üstleniyor. Ancak stabilcoin transferleriyle bu bedeller ciddi oranda azalıyor; üstelik zincir üzerinde tutulan bakiyelerden de ek gelir elde edilebiliyor. Daha yenilikçi kullanım modelleri de pazarda ilgi görüyor. McCain’e göre, ödeme sağlayıcıları artık işletmelerin gelir akışlarını takip edip bunları kredi notu oluşturmak için kullanabilir. Bu, işletmelerin gerçek zamanlı ödeme performansına göre finansman bulmasını ve uluslararası düzeyde hızlı işlemler yapmasını sağlayabilecek bir model sunuyor. Söz konusu modeller henüz emekleme aşamasında olsa da, ekosistemin temel taşları oluşturulmaya başlanmış durumda. Her kurum kendi token’ına ihtiyaç duymayabilir Piyasada firmalar kendi token’larını çıkartıp ödeme süreçlerini kontrol altında tutmak veya kârlılıklarını artırmak istiyor. Ancak yeni bir stabilcoinin hayata geçirilmesi likidite sağlama, uyum süreçleri ve geniş dağıtım altyapısı gibi zorlukları beraberinde getiriyor. Bu noktada, çoğu şirketin kendi dijital parasına sahip olmasına gerek yok. Mevcut stabilcoinlerin kolayca entegre edilmesi sayesinde, düşük işlem maliyetleri ve ek kazanç imkanları oluşturulabiliyor. McCain, “Eğer sadece ekonomik faydayı istiyorsanız, mutlaka kendi token’inizi ihraç etmeniz gerekmiyor” görüşünde. Sektör oyuncuları bu yaklaşımı benimserken, kamuoyunda ses getiren büyük ölçekli duyuruların eksikliği zaman zaman heyecanı gölgede bırakabiliyor. Öte yandan, stablecoin teknolojisinin işletme süreçlerinde marjları dönüştürmeye, yeni kredi modellerinin kapısını aralamaya ve parasal hareketliliği hızlandırmaya başladığı görülüyor. Özellikle geleneksel ödeme altyapılarının maliyetli veya yavaş kaldığı bölgelerde stablecoin çözümlerinin cazibesi giderek artıyor. “Kulağa çok heyecanlı gelmeyebilir ama işin matematiği tam olarak burada” diyen McCain, sektördeki dönüşümün arka planda sessizce ilerlediğine vurgu yaptı.
Shiba Inu’da arz düşerken rekor seviyede 410 trilyonluk token yakımı dikkat çekti
Shiba Inu, toplam arzı azaltmak için oluşturduğu token yakma uygulamasını kararlı şekilde devam ettiriyor. Platformun güncel verilerine göre, yakma işlemleriyle dolaşımdaki SHIB miktarında gözle görülür bir azalma yaşandı. Bu uygulama, Shiba Inu’nun uzun vadeli arz politikası ve ekosistemindeki token değerini destekleme çabalarının merkezinde yer alıyor. Yakma işlemlerinde son durum Veriler, Shiba Inu tarafından bugüne kadar 20.696 yakma işlemi gerçekleştirildiğini gösteriyor. Tüm bu işlemler sonucu toplamda 410 trilyon 839 milyar 848 milyon 304 bin 549 SHIB dolaşımdan çıkarıldı. Yakılan token’ların mevcut tahmini değeri 7,35 milyar dolar seviyesinde. Bu miktar, Shiba Inu’nun ilk piyasaya arz edilen toplam arzının yaklaşık yüzde 41’ine denk geliyor. Shiba Inu, piyasaya sürülürken toplam bir katrilyon adet SHIB oluşturmuştu. Token yakmaları sayesinde toplam token sayısı bugün itibarıyla 589 trilyon 160 milyar 151 milyon 695 bin 451 adede kadar geriledi. Bu değişim, binlerce işlemle yıllar içinde kademeli şekilde gerçekleşti. Kısa vadeli hareketlilik ve piyasa etkileri Kısa dönemli veriler, token yakmalarında zaman zaman önemli dalgalanmalar yaşandığına işaret ediyor. Son 24 saat içinde, 1 milyon 591 bin 370 adet SHIB yok edildi. Bu sayı, bir önceki güne kıyasla yüzde 81,28’lik ciddi bir düşüşe işaret ediyor. Değerlerdeki bu gerileme, 15 Nisan’da görülen kısa süreli artış sonrası yaşandı. Haftalık verilere bakıldığında, son yedi günde 59 milyon 338 bin 197 SHIB kalıcı olarak devre dışı bırakıldı. Ayrıca, son 30 günde piyasada 196 milyon 822 bin 452 SHIB satın alındı. Uzmanlar, alım ve yakım işlemlerinin her zaman birbirine paralel ilerlemediğine dikkat çekiyor. Vitalik Buterin’in tarihi işlemi ve yakma rekoru Mayıs 2021’de Ethereum kurucularından Vitalik Buterin, sahip olduğu SHIB’lerin yüzde 90’ını yakarak 410 trilyondan fazla tokenden tek işlemde kurtulmuştu. O dönem bu yakımın değeri yaklaşık 7 milyar dolara yaklaşıyordu. Buterin, SHIB ekosisteminden önceden izin almaksızın toplam arzın yarısını kendi cüzdanında bulmuş ve bunların büyük bölümünü ölü adrese göndermeyi tercih etmişti. Kalan SHIB’lerin yüzde 10’unu ise farklı yardım kuruluşlarına aktardı. Uzmanlar, bu işlemin kripto dünyasında bugüne dek yapılmış en büyük yakma işlemlerinden biri olduğuna dikkat çekiyor. Bu ölçekte bir yakmanın başka bir örneği bulunmadığı vurgulanıyor. “410 trilyon SHIB token’ın yok edilmesi, yakma işlemi olarak benzeri olmayan bir örnek oluşturuyor. 7 milyar dolarlık tutarıyla kripto para tarihinin en büyük işlemleri arasında yer almaya devam ediyor ve SHIB arz dinamiklerini kökten etkiliyor.” Shiba Inu’nun arz azaltma mekanizması hala ekosistemin ana gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Bir yandan yeni yakma işlemleriyle arz kademeli olarak düşerken, öte yandan Vitalik Buterin’in rekor yakımı uzun vadede SHIB’in yapısında belirleyici rol oynuyor. An itibarıyla Shiba Inu, 0,000000609 dolar seviyesinde işlem görüyor ve son 24 saatte yüzde 6,01’lik bir artış kaydetti. CryptoAppsy verilerine göre, SHIB’in güncel fiyatındaki yükseliş, arzı azaltmaya yönelik bu istikrarlı yakım faaliyetlerinin piyasada yankı bulduğuna işaret ediyor.
RAVE’de büyük çöküş: 48 saatte 5,7 milyar dolar eridi, Binance ve Bitget olaya el attı
Kripto para piyasasında geçtiğimiz hafta hızla değer kazanan RAVE adlı token, son 48 saatte yatırımcılar için ciddi kayıplara yol açtı. Yalnızca üç cüzdana ait büyük miktardaki hareketler ve piyasa manipülasyonu iddialarının ardından RAVE, %90 oranında değer kaybetti. Toplam piyasa değeri ise 48 saat içinde 5,7 milyar dolar azaldı. Bir anda yükseldi, sonra çöktü RaveDAO’nun arz ettiği RAVE, geçtiğimiz hafta yaklaşık 0,25 dolardan başlayarak 9 gün içinde 27,33 dolara fırladı. Bu hızlı yükseliş sırasında token, %10.800 gibi rekor bir artış gösterdi. Özellikle kısa pozisyon alan yatırımcıları vuran bu hareket, Cuma günü RAVE işlemlerinde 44 milyon dolarlık likidasyon yarattı. Bu oran, bitcoin ve ether işlemlerinin hemen ardından üçüncü sırada yer aldı. Kısa süreli bu artışta, zincir üstü veri analistleri belirli cüzdanlardan borsalara yüklü miktarda token aktarımı gözlemledi. Bu işlemler, piyasada satış baskısı oluşacağı beklentisiyle birçok yatırımcıyı kısa pozisyon almaya yönlendirdi. Fakat transfer edilen tokenlar piyasadan çekilince fiyatlar yeniden yükseldi ve kısa pozisyonlar için ciddi zararlar ortaya çıktı. Sorular büyüdü, borsalar harekete geçti Tartışmalı fiyat hareketleri kripto para dünyasında yankı buldu. Bitget CEO’su Gracy Chen, X platformunda borsanın konuyu araştırmaya başladığını doğruladı. Binance yöneticisi Richard Teng ise benzer şekilde, piyasa manipülasyonu ihtimaline karşı ortaklaşa incelemeler yürüttüklerini belirtti. On-chain araştırmacı ZachXBT de bu olayda rolü olanların ortaya çıkması için 25 bin dolarlık bir ödül duyurusu yaptı. Gate.io borsasının da adı, araştırmacıların ilk iddialarında geçti. Özellikle toplam 1 milyar tokenin yaklaşık %90’ının yalnızca üç adet Gnosis Safe cüzdanında toplanmış olması ve takımın işlemleriyle bağlantısı soru işaretlerini artırdı. RaveDAO, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda ekibin son fiyat dalgalanmalarından sorumlu olmadığını ifade etti. Ancak, tartışmanın merkezindeki zincir üstü iddialara doğrudan yanıt verilmedi. RaveDAO kimdir, operasyonlar nasıl yürüyor? RaveDAO, kendisini Web3 altyapısı kullanan bir eğlence platformu olarak tanımlıyor. Özellikle elektronik müzik etkinlikleri için biletlerin zincir üzerinde satılmasını sağlıyor. Projenin ilk kökenleri, 2023 yılında İstanbul’da düzenlenen bir afterparti ile başlıyor. 2025 yılı için yaklaşık 3 milyon dolarlık gelir hedeflediklerini, Binance, OKX, Bitget ve Polygon gibi büyük isimlerle iş birlikleri bulunduğunu belirtiyorlar. Takım ayrıca, ihtiyaç durumunda kilidi açılmış tokenların bir kısmını operasyonlar ve pazarlama için satabileceğini açıkladı. Bunun yanında, takım teşviklerini ekosistemin büyümesine bağlayan ve fiyat ya da performans tetikleyicilere dayalı yeni lock mekanizmalarını keşfettiklerini duyurdu. Ancak, mevcut durumda yeni bir kilitleme yöntemi ya da zaman çizelgesiyle ilgili kesin bir taahhütte bulunulmadı. Yaşanan gelişmelerin ardından RAVE fiyatı hızla değer kaybederken, borsaların ortak inceleme başlatması ve zincir analistlerinin bulguları tartışmaları daha da derinleştirdi. Proje ekibinin dolaylı açıklamaları ise topluluğun güvenini yeniden tesis etmeye yetmiş görünmüyor.
Fransa’da kripto sahiplerine yönelik fiziki saldırılarda rekor artış: 41 adam kaçırma olayı kaydedildi
Fransa, son dönemde “wrench attack” olarak bilinen ve kripto para sahiplerini hedef alan fiziksel saldırıların en sık yaşandığı ülkelerden biri haline geldi. Bu tür saldırılar, kripto mülkiyetinin yaygınlaşmasıyla birlikte artış gösterirken, suçluların daha gözü kara ve organize hareket ettiği gözlendi. Kripto konferansında olağanüstü güvenlik Paris’te düzenlenen uluslararası blockchain ve kripto para konferansı sırasında güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Versay Sarayı’nda etkinliğe katılan VIP misafirler polis eskortuyla taşınırken, konferansın gerçekleştiği Louver bölgesinde de giriş-çıkışlar sıkı şekilde denetlendi. Bu adımların, Fransa’da kısa süre içinde gerçekleşen çok sayıda kripto kaynaklı saldırının ardından atıldığı belirtildi. Yetkililer alarma geçti: 41 olay raporu İçişleri Bakanlığı’nda görevli Jean-Didier Berger, konuyla ilgili yeni önlemler hazırlığında olduklarını açıkladı. Fransa’da yalnızca bu yıl içinde, doğrudan kripto ile ilişkili en az 41 adam kaçırma ve ev baskını bildirildi; bu, ortalama her iki-üç günde bir saldırı gerçekleştiğini gösteriyor. Yetkililer binlerce kişinin önleyici platformlara kaydolduğunu aktardı, ancak vakalar devam ettikçe ek adımların gerekliliğine vurgu yapılıyor. Fransa’daki son gelişmelerin ardından, ülkenin küresel ölçekte kripto saldırılarının merkezi konumuna geldiği değerlendirmesi yapılıyor. Uzmanlar ve güvenlik araştırmacıları, dünya genelinde bu tür vakaların giderek daha şiddetli hale geldiğini, 2025’te önceki yıla göre yüzde 75 artışla toplam 72 doğrulanmış fiziksel baskı vakası kayda geçtiğini açıkladı. Ayrıca bir yıl içinde fiziksel şiddet içeren olayların yüzde 250 arttığı belirtiliyor. “Her yeni wrench attack vakası, kripto yatırımcılarının kolay hedef olduğunu dünyaya gösteriyor.” Hedef seçimi ve yöntemler değişti Wrench attack olarak bilinen saldırı biçiminde saldırganlar, dijital varlıklara erişim sağlayan tarafı fiziksel baskı veya tehdide maruz bırakıyor. Artık saldırganlar teknik açık aramak yerine, kurbanlarını sosyal medya paylaşımları ve sızan veriler üzerinden takip ediyor; rutinleri, kimlik açıklarını ve zayıf noktaları analiz ederek hedef belirliyor. Uzmanlar, özellikle gerçek kimlik ve günlük yaşamın dijitalde fazla görünür olmasının riski artırdığına işaret ediyor. Olaylar arasında, Fransız vergi memurlarının saldırganlara kişisel bilgi sızdırdığı gibi devlet içinden kaynaklanan veri sızıntıları da bulunuyor. Bu durum, içeriden gelen tehditlere ve kamuya açık bilgilerin organize suç şebekeleriyle nasıl paylaşılabildiğine dair endişeleri artırıyor. Vaka yelpazesi artık yalnızca büyük servet sahipleriyle sınırlı değil; orta ölçekli yatırımcılar ve aileler de saldırganların odak noktası haline geldi. Çocuklar dahi bazı planlarda risk unsuru olarak görülüyor. 2025’in Ocak ayında Ledger kurucu ortağı David Balland’ın Fransa’da kaçırılması olayında, fidye pazarlığı için vücudunun bir bölümünün gönderildiği de gündeme gelmişti. Benzer şekilde, Kanada ve ABD’de işkence içeren saldırılar, kaçırılan yatırımcılara yönelik riskin giderek arttığına işaret ediyor. Yalnızca tekil saldırıların değil, organize suç çetelerinin de aktif olduğu, saldırıların önceden planlandığı, takip ve ani ev baskınlarıyla gerçekleştirildiği bildiriliyor. Saldırganlar, elde edilen fonları hızla zincirler arası transfer edip stablecoinlere çevirerek takibi zorlaştırıyor. “Bu vakalar artık tekil soygunlar gibi değil, özellikle kripto portföyüne sahip kişilere odaklanmış organize ekiplerin işi görünümünde.” Sebep ve sonuçlar Uzmanlar, artan varlık değerlerinin tek bir saldırıdan elde edilebilecek kazancı yükselttiğini, buna karşın dijital güvenliğin de geliştiğini belirtiyor. Ancak fiziki baskı, teknik saldırılara göre çok daha etkili hale gelmiş durumda. Bu tür saldırıların birçoğunun, rapor edilirken sıradan soygun veya eve baskın olarak kayıtlara geçtiği, kripto bağlantısının ise çoğunlukla gizli tutulduğu ifade ediliyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bazı güvenlik uzmanları, çoklu imza doğrulama, para çekme limiti ve gecikmeli onay mekanizmalarının riski azaltabileceğini, ancak tehdidin tamamen ortadan kalkmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Kripto varlıkların bireysel saklama esasına dayalı sisteminin, yeni güvenlik riskleriyle karşı karşıya olduğu kaydediliyor.
Martinez: Stellar (XLM) 4’üncü kez aynı şeyi başarabilir
Kripto paralar için başka bir kötü gün daha. Hafta sonu beklenen müzakerelerin olmaması ve Kelp DAO hack olayı kripto paralarda havayı yeniden negatife çevirdi. Pazartesi büyük bir hareket bekleniyor ve Trump yine aynı şeyi yapabilir. Onun stratejisi her Pazartesi piyasa açılışını desteklemek için büyük manşetler paylaşmak. Çoğu kez İran onun manşetlerini yalanlasa bile bunu yapmaya devam ediyor. 20 Nisan kripto paralar İran savaşının başlamasından bu yana Trump için klasik haline gelen şey piyasalar için destekleyici büyük duyurular açıklamak oluyor. Muhtemelen yine aynı şey olacak. Trump’ın borsa açılışı sırasında veya öncesinde yaptığı büyük duyurularla bir miktar yükseliş göreceğiz ve ardından tersine dönüş. Piyasa böyle bir beklentiye girdiğinden eğer bu yönde adım gelmezse de satış tarafı güçlenebilir. Yeni haftanın ilk üç günü kritik. Pazartesi günü müzakerenin uzatılması için ikinci toplantının yapılması bekleniyor. Özetle volatilite kapıda ve bu bir ihtimal olmanın ötesinde kesin görünüyor sadece yön belli değil. Stellar (XLM) Martinez’in odağında XLM Coin var. 0.179 doların kilit nokta olduğundan bahseden analist Şubat ayından bugüne fiyatı sıkıştığı kanala dikkat çekti. Esasen birçok altcoin için benzer görünüm söz konusu ve BTC öncülüğünde Cuma günü bu kanallar kırılmaya başlanmıştı. Ancak hacimler gerilerken risk iştahı düştü ve istenen sonuçlar alınamadı. Analist birçok kez direnç noktası test edildiğinden 0.147 dolar hedefli açığa satış fırsatı arayanları bu sefer yanılabileceğini düşünüyor. ABD ve İran’ın yıllarca bu savaşı sürdürmesi mümkün değil, belki de tüm yalanlamalara rağmen bu hafta her şey çözülür ve beklenen direnç kırılmaları gerçekleşir? “Stellar, Şubat ayından bu yana net bir kanal içinde hareket ediyor. Aylardır senaryo aynı: 0,179 dolar seviyesinde bir reddedilme ve ardından 0,147 dolarlık desteğe geri çekilme. Şu anda 0,179 dolarlık dirence bir kez daha yaklaşıyoruz. Tarihsel olarak bu seviye bir “satış” bölgesi olmuştur, ancak bu bizim dördüncü ardışık yeniden testimizdir. Teknik analizde, bir seviye ne kadar çok test edilirse o kadar zayıflar. Günlük kapanışın 0,179 $’ın üzerinde olmasını bekliyorum. Burada net bir kırılma, bu tavandaki arzın nihayet tükendiğini işaret edecek ve muhtemelen 0,22 $’a doğru %20’lik bir yükselişi tetikleyecektir.” Eğer satışlar hızlanırsa düşüş, risk iştahı artarsa kırılmayla yükseliş hedefleri açık. Önümüzdeki günlerde XLM fiyatının 2 hedeften birine ulaşması olası.
Ethereum için alışılmadık durum, Tarihin ilkleri sizi buldu
Küresel piyasalar İran krizinin uzama potansiyeli nedeniyle tedirgin ve taraflar birbirini yalanlamaya devam ediyor. Önümüzdeki hafta volatilite son derece güçlü olacak. Peki Ethereum özelinde son durum ne? Neden bu anormallik? Trump tarihte ilk kez neyi başardı? Tarihte ilk defa oluyor Artık modern tarihin en büyük enerji tedarik kesintisini yaşıyoruz. 28 Şubat’ta başlayan İran Savaşı’ndan bu yana, küresel piyasadan 500 milyondan fazla varil ham petrol çıkarıldı. Üstelik körfez ülkeleri milyonlarca varil orta vadeli üretim kapasitesi kaybıyla karşı karşıya kaldı. TKL aşağıdaki grafiği paylaşarak şunları yazdı; “Küresel tedarik, İran Savaşı’nın yaklaşık 50 gün önce başladığı tarihten bu yana ~50 milyar dolar değerinde ham petrol üretimini kaybetti. Bu, dünya uluslararası nakliye sektörünü 4 ay boyunca çalıştırmak için gereken yakıt miktarına eşit. Dünya daha önce böyle bir şey görmedi.” Ve evet Trump bir ilki başarıp tarihe bir kez daha geçme fırsatı yakaladı. Eğer Çarşamba gününe kadar ateşkes uzamaz veya uzun vadeli anlaşma olmazsa bu arz sorunu gıda dahil birçok kalemde fiyatların artmasını sağlayıp küresel enflasyonu yeniden pandemi sonrası seviyelerine itebilir. Böylece Fed de tarihte ilk defa gevşeyemeden sıkılaşan ve yıllar süren politika yolculuğunu ansiklopedilere geçirebilir. Ethereum (ETH) Dünya Trump sayesinde ilkleri yaşamaya alıştı ancak kripto paralar kadar bundan etkilenen olmadı. Örneğin ABD borsaları tarifeler nedeniyle güçlü düşüşler yaşasa da sürekli olarak toparlandı. Veya İran gündemiyle yaşanan satışları telafi edebildi. Ancak Ethereum öncülüğünde altcoinlerin neredeyse tamamı devam eden süreçte adeta nefessiz kaldı. Bu döngü boyunca Ethereum, türev piyasalarında alışılmadık derecede yoğun satış baskısı gördük. Net alıcı hacmi, türev borsalarındaki emir defterinde alış ve satış piyasa emir hacimleri arasındaki farkı ölçen bir gösterge olarak, neredeyse sürekli olarak negatif kaldı. ETH’nin Aralık 2024’te 4.000 doların üzerinde yeni ATH seviyesine ulaştığı dönemde net alıcı hacmi -511 milyon dolara gerilemişti. ETH daha sonra 5.000 doların hemen altında tüm zamanların en yüksek seviyesini zorladığında -568 milyon doları görmüştük. O günden bu yana satıcılar çok uzun süre baskın kaldı. Ancak iyi haber şu ki Mart ayından beri alış tarafı hacimleri nihayet kontrolü ele aldı ve bugün +102 milyon dolar kaydedildi. Darkfost bunun artık alışılmadık derecede sıkıcı piyasaların ardından ETH için dönüşe işaret ettiğini söylüyor. En son 2022 yılında BTC bin doları zorlarken böyle bir tablo görmüştük. “Eğer bu eğilim devam ederse ve alıcılar satış baskısını absorbe etmeye devam ederse, bu Ethereum için daha güçlü bir yapısal toparlanmanın erken aşamalarını işaret edebilir.” – Darkfost
NEO’da 250 milyon dolarlık kritik yetki kavgası gündeme oturdu
Kripto para sektörü açısından dikkat çeken gelişmelerden biri, NEO projesinin iki kurucu isminin kamuoyuna yansıyan yetki ve varlık yönetimi anlaşmazlığı oldu. 2014’te kurulan ve blokzincir teknolojileriyle merkeziyetsiz uygulama geliştirilmesine olanak sağlayan NEO, özellikle Çin menşeli projeler arasında öne çıkıyor. Şirketin kurucularından Da Hongfei ve Erik Zhang arasındaki süregelen gerginlik, vakfın uzun süre tamamen kişisel cüzdanlar üzerinden yönetilmesiyle doruğa ulaştı. Yüz milyonlarca dolarlık tekil kontrol Da Hongfei’nin aktardığına göre, NEO hazinesinde bulunan yerel tokenler (NEO ve GAS), herhangi bir çoklu imza ya da kurumsal gözetim mekanizması olmadan büyük oranda Erik Zhang’ın kişisel cüzdanında tutuldu. Halen yaklaşık yüzde 85 oranında varlık tek imza ile Zhang’ın kontrolünde. Söz konusu NEO ve GAS tokenlerinin toplam değeri, Da’nın tahminine göre 200 ila 250 milyon dolar arasında değişiyor. Bu miktar, NEO’nun güncel 197 milyon dolarlık piyasa değerinin oldukça üzerinde seyrediyor. Buna karşılık diğer hazine varlıkları – bitcoin, ether, stabil paralar ve çeşitli fon yatırımları – Da Hongfei’nin yönettiği NGD birimi tarafından kontrol ediliyor. Son yıllarda BTC ve ETH gibi erken dönem yatırımların değer kazanmasıyla bu segmentin büyüklüğü de 200 milyon doların üzerine çıktı. Böylece NEO hazinesi ikiye bölünmüş durumda; bir yanda Zhang’ın neredeyse tamamını elinde tuttuğu yerel tokenler, diğer tarafta NGD’nin idaresindeki kripto fonlar yer alıyor. Kamuoyuna taşan anlaşmazlık Erik Zhang ile Da Hongfei arasındaki görüş ayrılıkları, Aralık ayından bu yana sosyal medya ve kamu platformlarında daha fazla gündeme gelmeye başladı. Zhang’ın, Da’yı vakfın geçmişteki varlık yönetimini yeterince şeffaf yapmamakla itham etmesine karşılık Da, bu suçlamaların temelsiz olduğunu savundu. Da Hongfei, yapılan yolsuzluk ve usulsüzlük suçlamaları için “Bunun çok keskin ve temelsiz bir itham olduğunu düşünüyorum, ortada herhangi bir yolsuzluk ya da fonların uygunsuz kullanımı yok” ifadelerini kullandı. Taraflar, bu süreçte Hong Kong’da sonuçsuz kalan bir uzlaşma görüşmesine de katıldı. 9 Nisan’da Da Hongfei, Neo Foundation’ın Singapur’dan Cayman Adaları’na taşınmasını, iki kurucunun yönetimden 24 ay uzak tutulmasını ve 66 milyon dolarlık kripto varlığın token sahiplerine dağıtılmasını öngören bir yeniden yapılanma teklifi yayınladı. Zhang ise Cayman Adaları’na taşınmaya karşı çıkıyor, yönetimde kalmayı ve vakfı Singapur merkezli sürdürmeyi öneriyor. Ayrıca, geçmiş varlık yönetiminin detaylı olarak incelenmesini ve kamu varlıklarının şeffaf bir şekilde yönetilmesini savunuyor. Çözüm arayışında kilit adım İki kurucu arasındaki anlaşmazlık, NEO hazinesinin nasıl yönetileceği konusundaki temel ayrılıklardan kaynaklanıyor. Da Hongfei’nin yeniden yapılanma planının hayata geçebilmesi için, Erik Zhang’ın kişisel cüzdanındaki NEO ve GAS varlıklarını çoklu imzalı kilitli bir adrese aktarması gerekiyor. Da, bu adımı atmaya hazır olduğunu belirtse de, Zhang’ın tutumunun net olmadığını dile getirdi. Yeniden yapılanmanın temel değişikliği olarak, “Bireysel kontrolümüzden fedakarlık etmemiz gerekiyor. Ben buna hazırım ancak Erik’in hazır olup olmadığını bilmiyorum,” değerlendirmesinde bulundu. Da Hongfei, topluluk üyelerinin, nihai kararın ne olması gerektiğini belirlemede önemli rol üstleneceğini de vurguladı. Ancak kritik aşama, tek imzalı cüzdandaki varlıkların merkeziyetsiz ve güvenli çoklu imzaya devredilmesini zorunlu kılıyor. Projenin mevcut durumunda, hazineye ait varlıkların yaklaşık yarısının birbirinden bağımsız iki kişinin kontrolünde olması, topluluk ve yatırımcı çevrelerinde kaygı oluşturuyor. NEO’nun piyasa değeri 2018’deki zirvesine kıyasla yüzde 98’lik bir düşüş göstermiş durumda. İlerleyen süreçte ise Da, yeni yapının önümüzdeki bir ila üç ay içinde kurulabileceğini, bunun gerçekleşmesinin ise tamamen Zhang’ın iş birliğine bağlı olduğunu ifade etti. Şu ana dek Zhang, konuya ilişkin herhangi bir kamuoyu açıklaması yapmadı.
Dogecoin’de kritik 0,10 dolar sınırı üçüncü kez test ediliyor, sert hareket kapıda
Dogecoin fiyatı uzun süredir 0,10 dolar seviyesinin hemen altında dar bir bantta hareket ediyor. Analistler bu sıkışmanın yakın zamanda net bir yön tayiniyle sonuçlanabileceğini belirtiyor. Fiyat hareketinin hangi yöne kırılacağı konusunda ise belirsizlik hâkim. Yatırımcılar, alım ve satım kuvvetlerinin dengede olduğu bu dar aralıkta önemli bir sinyal bekliyor. Analiz: Sıkışma ve direnç yeniden gündemde Kripto para analisti Lars, X platformunda uzun süredir Dogecoin’in teknik görünümünü yakından izliyor. Lars, son değerlendirmesinde mevcut fiyat bölgesinde yapısal bir dağılım paterni oluştuğuna dikkat çekti. Analistin önceki tahminlerinde 6 Nisan’da Dogecoin’in 0,10 doları test edeceğini doğru öngörmesi, piyasada yakından takip edilmesine neden oldu. Lars’a göre, mevcut durumda işlem açmak için beklenen kritik bir model onayı henüz alınmış değil. Mevcut analiz, Dogecoin’in hareket aralığının başlangıç noktasında bir güncelleme içeriyor. Bu güncelleme, hem kısa hem de orta vadeli grafiklerde sıkışmanın teknik görünümünü değiştiriyor. Özellikle bir saatlik grafikte, fiyatın 0,098 ile 0,10 dolar aralığında yer alan pembe direnç bandına üst üste yaklaştığı görülüyor. Son günlerde bu seviyelerin altında yükselen dipler oluştuğundan, alıcılar direnç bölgesinden vazgeçmiş değil. Kilit bölge: 0,098-0,10 dolar arz tavanı Mart sonundan bu yana 0,098-0,10 dolar seviyesi güçlü bir direnç hattı oluşturuyor. Satıcılar bu tavanı korumaya devam ettiği için fiyat burada sıkışmış durumda. Fakat son hareketlerde 6 Nisan’daki dip seviyesinden daha yüksek bir zirve kaydedildi. Bu da alıcıların geri adım atmadığına işaret ediyor. Lars, olası üçüncü bir direnç testinin ardından fiyatın reddedilebileceği ve gerileme yaşanabileceği öngörüsünde bulunuyor. Dört saatlik grafikte bu yapı daha da netleşiyor ve takip edilen bölgeler “karar aralığı” olarak nitelendiriliyor. Bekle-gör yaklaşımı ve piyasa faktörleri Lars, onay gelmeden yeni bir işlem açmayacağını vurguluyor. Geçtiğimiz günlerde, “TCT dağıtım” olarak tanımladığı bir süreçte kısa pozisyon denediğini ifade etti. Bu işlem, New York seansının açılışında düşüş işaretinin belirginleşmesiyle devreye aldı ancak beklenen aşağı yönlü hareketler tam anlamıyla gerçekleşmedi. Analist, iki olasılığa dikkat çekiyor: Ya piyasa yapıcılar fiyatı kasti olarak aşağı çekmeye çalıştı, ya da Bitcoin’de birikim dönemine bağlı bir satış baskısı yaşandı. Her iki ihtimalde de, piyasa hareketlerinin kolay okunmadığını söylüyor. Piyasa genelinde hâlen Bitcoin’e yönelik girişler belirleyici unsur olarak öne çıkıyor. Fakat Dogecoin, lider kripto para birimindeki bu ivmeye net şekilde ayak uyduramadı. Son 24 saatte kısa süreliğine 0,10 doların üzerine taşan fiyat, hızlıca geri çekildi. Artık 0,10 dolar seviyesi Dogecoin için yön tayininde belirleyici bir eşik olarak öne çıkıyor. Dogecoin, 2013 yılında ortaya çıkan ve mizahi kökenlerine rağmen piyasanın en bilinen kripto para projelerinden biri olmayı başardı. Özellikle sosyal medya ve topluluk desteğiyle öne çıkan Dogecoin, ani fiyat hareketleriyle dikkat çekiyor. Son verilere göre, Dogecoin’in güncel fiyatı yaklaşık 0,09484 dolar seviyesinden işlem görüyor. Son 24 saatte değerinde yüzde 3,75’lik bir düşüş kaydedildi. CryptoAppsy verilerine göre Dogecoin’in bu fiyat hareketi piyasadaki belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor. Lars’ın teknik analizinde, “Henüz kesin bir model onayı oluşmadı. Yeni pozisyon açmadan önce dağılım sinyalinin mutlak şekilde görülmesi gerekiyor,” ifadesi öne çıkıyor. Dogecoin fiyatı 0,10 dolar eşiğinde sıkışmaya devam ederken, analistlerin beklediği model onayının ardından fiyat yönü daha net şekilde belirecek. Piyasa katılımcıları, karar aralığında giderek artan işlem hacmini ve olası keskin hareketleri yakından izliyor.
5,4 milyar dolarlık kaçış, dünkü hack olayının kriptoda zincirleme etkisi
Kelp DAO saldırısının ardından uzun vadeli Ether yatırımcıları panikle staking platformlarından ayrılıyor. Köprülenmiş, wrapped varlıkların en büyük riski mint mekanizmasının istismar potansiyeli ve dün Kelp DAO bunu yaşadı. Karşılıksız RSETH basmayı başaran saldırganlar 300 milyon doların altında kayba neden olsa da olayın ardından 5 milyar dolardan fazla varlık hareket etti. AAVE kaçışı Kelp DAO saldırısının ardından Aave’den 5.4 milyar doların üzerinde ETH çıkışı gerçekleşti. Justin Sun tek başına 65.584 ETH çekti ve devasa sermaye çıkışı, Aave’deki WETH kullanım oranlarını (utilization) %100’e ulaştırarak sistemi kilitledi. Fonların çoğu rakip protokol olan Spark’a kayarken birçok yatırımcı da soğuk cüzdanları tercih ediyor. Aave veya Compound gibi borç verme (lending) protokollerinde sıkça duyduğunuz Utilization Rate (Kullanım Oranı), bir havuzdaki likiditenin ne kadarının borç verildiğini gösteren kritik bir göstergedir. Eğer bu düşükte borç verenlerin kazandığı faiz düşer, borç almanın maliyeti de ucuzlar yani havuzda çok fazla para var ancak %90’ın aşılması havuzun boşalmaya başladığını gösterir. AAVE ve Altcoinler Saldırgan sahte rsETH’leri Aave’ye teminat koyup gerçek WETH çektiği için Aave üzerinde ciddi bir “kötü borç” (bad debt) riski oluştu. 92 dolara kadar gerileyen AAVE önümüzdeki saatlerde daha fazla düşüş yaşayabilir. DeFi için genel bir soruna dönüşme potansiyeli olan bugünkü hareket getiri sağlayan Ethereum tokenlerinin risklerini yatırımcılara bir kez daha hatırlatıyor. Olayın ardından darbe alan tek altcoin ETH değil ZRO da %30’a yakın düşüş yaşadıktan sonra zararlarının bir kısmını telafi etti. Saldırıda LayerZero altyapısındaki bir açığın (veya yanlış yapılandırmanın) kullanıldığı iddia edildiğinden ZRO da satış baskısıyla karşılaştı. Kelp DAO, bu alandaki en büyük oyunculardan olduğu için restake tokenlerinin imajı oldukça zedelendi. Bu protokoller doğrudan hacklenmese de, yatırımcılar “Benzer bir açık burada da olabilir mi?” korkusuyla buralardan da çıkış yapmaya başladı. Şimdilik büyük depeg (dayanak varlığa sabitliğin kayması) sorunları olmasa da olay büyüyebilir. Kelp DAO, EigenLayer ekosisteminin en büyük katılımcılarından biri. Bu durum, EigenLayer üzerindeki toplam kilitli varlık (TVL) miktarını ve genel restaking tablosunu olumsuz etkileyeceğinden EIGEN için de önümüzdeki günlerde dalgalanma olabilir. Son olarak ETH 2.300 doları korumakta zorlanıyor. Zaten ayı piyasasında fazlasıyla yıpranan Ethereum ekosistemi yeniden stake tokenlerinin karşı karşıya kaldığı bu durumlar son büyük sınavlarından birini veriyor.
Solana’da 3,6 seviyesine geri dönüş sinyali, traderlar yükselişi bekliyor
Solana piyasasında son saatlerde iki önemli yükseliş göstergesi öne çıkıyor. Hem Solana’nın piyasa hâkimiyeti kritik bir destek alanına geldi hem de vadeli işlemlerdeki uzun pozisyonlarda yeniden artış görülmeye başlandı. Teknik analizde öne çıkan bu iki gelişme, hem deneyimli traderların yakından takip ettiği fiyat hareketlerinden hem de büyük yatırımcıların pozisyon değişimlerinden kaynaklandı. Solana hâkimiyetinde belirleyici sınır ve potansiyel hedef Solana Blockchain ağı, son aylarda kripto para dünyasında ciddi büyüme yakaladı. Özellikle merkeziyetsiz finans uygulamalarındaki gelişmeler ve düşük işlem ücretleriyle dikkat çeken Solana, kurumsal yatırımcıların da radarına girdi. Son paylaşılan teknik grafiklerde Solana’nın piyasa hâkimiyeti oranı yüzde 2,01 civarında seyrediyor. Yıl içinde neredeyse yüzde 3,9’a kadar çıkan bu oran, şu an büyük bir düşüşten sonra dip bölgede hareket ediyor. Kripto para analizinde bilinen trader Don Wedge’in paylaştığı verilere göre, Solana hâkimiyeti mevcut düzeyde, genişleyen bir alçalan takoz formasyonunun alt sınırında bulunuyor. Teknik olarak bu tür grafiklerde, ana destek çizgisine yakın hareketler genellikle sert trend dönüşlerinin habercisi olabiliyor. Önceki döngüde de Solana’nın benzer bir yapıda, kısa bir yatay konsolidasyonun ardından hızlı şekilde yükseldiği görülmüştü. Bugünkü fiyat hareketi o dönemi anımsatan bir yapı oluşturdu. Özellikle yüzde 2’lik destek bölgesi kritik öneme sahip. Eğer bu seviyenin üzerinde tutunma sağlanırsa, piyasada satış baskısının hafiflediği ve yeni bir çıkış ivmesinin başlayabileceği düşünülüyor. Buradan sonraki ana direnç bölgesi yüzde 3,6 seviyesinde bulunuyor. Don Wedge’in analizine göre Solana’nın önümüzdeki dönemde bu bölgeyi yeniden test etme olasılığı yüksek fakat bu seviyeyle ilgili hareket, yeni bir rekor anlamına gelmiyor. Buradaki seviye, önceki zirvenin altında bir toparlanma alanına işaret ediyor. Teknik incelemelerde hareket hâlâ genişleyen takozun içinde ilerliyor. Dolayısıyla yükseliş senaryosu tam olarak teyit edilmiş değil. Eğer fiyat üst sınırı net şekilde aşarsa görünüm güçlenebilir. Tersi durumda, destek seviyesinin altına inilirse, yükseliş beklentisi zayıflayabilir ve hedeflenen hareket ivme kaybedebilir. Vadeli işlemlerde uzun pozisyonlar artış gösterdi Piyasa tarafında ise Solana vadeli işlemlerindeki veriler de dikkat çekici gelişmeler sunuyor. Özellikle son sert dalgalanmanın ardından hem açık pozisyon miktarı hem de net uzun sayısı bir süreliğine azalmıştı. Fakat yeni grafiklere bakıldığında, toplamda açık pozisyon hacminin hâlâ yüksek kaldığı, uzun pozisyon tarafında ise yeniden toparlanma başladığı görülüyor. Kripto türev piyasaları üzerine çalışan analistler, vadeli işlemlerde net uzun sayısındaki ılımlı artışa işaret ediyor. Bu değişim, kısa vadede büyük bir yükseliş sıçraması anlamına gelmese de piyasaya yeni alıcıların yavaş yavaş döndüğünü gösteriyor. Açık pozisyonların mevcut düzeyi, genel piyasa katılımının hâlâ güçlü kaldığını anlatıyor. Geçtiğimiz dönemde Solana’da açık pozisyonlar aşırı yükselip ardından sakinleşmişti. Son hareketlere bakılırsa, pozisyonların büyük kısmı piyasa dışında likide edilmeden korunmuş durumda. Buna karşın, özellikle uzun vade yatırımcılarının ihtiyatlı davrandığı ve alım eğilimlerinin ölçülü şekilde yeniden başladığı görülüyor. Analistler, “Şu anda Solana tam bir yukarı kırılım aşamasına geçmiş değil. Ancak uzun pozisyonlar artmaya devam ederse ve açık pozisyonlarda yeniden bir yükseliş görülürse, Solana için yeni bir yükseliş dalgası başlayabilir” yorumunu yapıyor.
Bitcoin kritik dirençte kırılma işareti verdi, hedefte 80.000 dolar var
Bitcoin son günlerde hem teknik analizde öne çıkan iki güçlü yükseliş sinyalini bir arada gösteriyor hem de fiyatın aşağıdan yukarı test ettiği önemli bir direnç seviyesinde hareket ediyor. Kripto para piyasasında yakından takip edilen bu gelişme, fiyat ivmesinin güçlendiğine işaret ediyor fakat yatırımcılar net bir kırılma görülmeden pozisyonlarda temkinli kalmayı sürdürüyor. Gözler Grafiklerde: Bitcoin Rekor Dönüşü Arayışında Yatırımcı olarak tanınan SuperBro’nun günlük grafik çalışmasına göre, Bitcoin fiyatı genişleyen alçalan takoz formasyonunun üst sınırında bir çıkış denemesiyle karşı karşıya. Şubat ayındaki dip seviyeden güçlü bir toparlanma yaşayan Bitcoin, şu anda önemli bir direnç alanında sıkışmış durumda. Paylaşılan grafikte son aylardaki aşağı yönlü hareket ve daralan fiyat aralığı net şekilde izleniyor. Fiyat daha önce bu yapının alt bandına kadar gerileyip hızla sert bir tepki yükselişi yaşamıştı. Şimdi ise Bitcoin yeniden üst trende ulaşmış görünüyor ve formasyonun dışına çıkmaya çalışıyor. SuperBro’nun analizinde, “Eğer bu kırılma başarılı şekilde gerçekleşirse grafik üzerinde ilk hedef daha önceki rekorun geri alınması, devamında ise 125.000 dolara uzanan bir direnç kutusunun açılması bekleniyor. Yani iki yükseliş ihtimali birlikte masada; ilki, direnç üzerinin destek olarak çalışmaya başlaması, ikincisi ise fiyatın yeni zirvelere tırmanması.” ifadeleri öne çıkıyor. Fakat fiyat üst banda ulaştığı için yükseliş kesinleşmiş olmuyor. Bitcoin’in bu seviyenin üzerinde gün kapanışlarını görmeden formasyonun geçildiği söylenemiyor. Alıcılar ağırlık kazanırsa olası çıkış güçlenebilir ancak aksi halde formasyon fiyatı dalgalı bir bantta tutmaya devam edebilir. Likidite Haritası Yön Gösteriyor: 80.000 Dolar Seviyesi Gündemde Bitcoin için yayınlanan likidite haritaları, mevcut fiyat hareketinde bir sonraki yön hakkında ipucu veriyor. Analist Ted’in paylaştığı ısı haritası, mevcut seviyenin hemen üstünde, özellikle 78.000-80.000 dolar aralığında büyük bir likidite kümelenmesini gösteriyor. Grafik üzerinde parlak sarı renkle işaretlenen bu alanlar, yüksek derecede kaldıraçlı pozisyonların toplanmış olduğu bölgeler olarak dikkat çekiyor. Bitcoin fiyatı yükseldikçe üstteki likidite bandına yaklaşmaya başladı. Piyasa dinamiklerinde bu tür likidite bölgeleri genellikle fiyatı kendine çekme eğilimi gösteriyor, çünkü hacimli stop emirleri ve pozisyonların kapatılması bu alanlarda gerçekleşiyor. Öte yandan, 70.000 doların biraz altı ile 60.000 dolarların üstü arasında da güçlü likidite bantları bulunuyor. Yani kısa vadede yükseliş potansiyeli ağırlık kazanırken, olası bir güç kaybında aşağıdaki destek alanlarının yine aktif rol üstlenebileceği belirtiliyor. Ted’in haritası sadece bu verilere bakıldığında fiyatın ilk olarak üstteki yoğun likidite bölgesini zorlayabileceğini, burada kalıcılık sağlanamazsa yeniden alttaki likiditeye geri çekilme eğiliminin gündeme gelebileceğini öne sürüyor. Kısacası, Bitcoin’de mevcut teknik görünüm ve likidite analizleri kısa vadede yukarı yönlü hareket alanı bulunabileceğine işaret ediyor. Ancak sürecin kesinleşmesi için hem dirençlerin net aşılması hem de volatilitenin dikkatle izlenmesi gerekiyor.
Ethereum kritik dirençte zayıf kaldı, fiyatta yeni düşüş sinyali güçleniyor
Ethereum, önemli bir direnç bölgesine yaklaşmış durumda ve grafikler, son yükselişin tahmin edildiği kadar güçlü olmadığını gösteriyor. Piyasanın yakından takip ettiği bu noktada, yatırımcılar Ethereum’un bu seviyeleri aşmasını mı yoksa yeniden yönünü aşağıya çevirmesini mi beklemeli konusunda kararsız. Grafikler yeniden test edilen destek seviyesine işaret ediyor Son fiyat hareketlerinde Ethereum, yükselen bir kanal içinde inişli çıkışlı bir seyir izledi. Kısa süreli ataklarla üst trend çizgisinin üstüne taşınsa da, iki kez bu bölgelerde kalıcılık sağlayamadı. Trader Elja’ya göre, fiyatın bu şekilde üst bantlarda hız kaybetmesi, henüz net bir yukarı kırılım sağlanamadığını gösteriyor. Bu zayıf görüntünün ardından Ethereum yeniden kanalın alt sınırlarına yakınlaşıyor. Son dönemdeki yükselişi destekleyen bu alanın kaybedilmesi, fiyatların daha derin bir düzeltmeye gitmesine yol açabilir. Buna karşılık, güçlü bir kapanış gerçekleşirse, alıcıların avantajı koruması mümkün olabilir. Grafikte belirgin şekilde öne çıkan bu sınır, kısa vadede fiyatın yönünü belirleyecek en önemli faktör olarak öne çıkıyor. Ethereum için asıl mesaj, piyasanın tamamen düşüşe geçtiği değil, kritik bir karar aşamasında olduğudur. Güçlü bir kapanış, alıcıların yeniden kontrolü ele aldığını gösterecek; ancak zayıf bir kapanış, son reddedilme bölgelerindeki kırılganlığı artıracaktır. Yeni yükselişler için henüz teyit gelmedi Teknik analizlerde öne çıkan bir diğer görüş ise trader Ted Pillows tarafından dile getirildi. Onun grafiklerinde Ethereum, son toparlanmasına rağmen daha büyük zaman dilimlerinde hâlâ aşağı yönlü bir yapı sergiliyor. Özellikle son toparlanmanın getirdiği kısa vadeli ivme, uzun vadeli düşüş trendini değiştirmiş değil. Grafikteki en önemli seviye, fiyatların yükselirken ulaştığı kırmızı direnç bandı oldu. Fiyat bu alana gelmeden önce alt destekten yukarı döndü, şimdi ise bu alan tekrar bir sınav niteliğinde. Ted Pillows’un yorumuna göre, Ethereum bu bandı kısa süreliğine aşsa bile, bu hareket yatırımcıda bir kırılım beklentisi oluşturabilir ve ardından gelen bir geri çekilme ile yeni bir düşüş hareketine zemin hazırlayabilir. Bu ihtimalin önem kazanmasının nedeni, son aylarda fiyatın yüksek noktalarda sık sık reddedilmesi ve net bir taban oluşumunun henüz gerçekleşmemiş olması. Teknik işaretler, kısa vadeli bir toparlanmaya rağmen genel piyasa yapısının hâlâ zayıf olduğunu gösteriyor. Yani, Ethereum ilk direnç bölgesini geçse bile, kalıcı bir yükselişin teyit edilmesi için bu seviyelerin üzerinde güçlü bir tutunma gerekiyor. Ted Pillows’un analizlerinde, Ethereum’un uzun vadeli bir dip oluşturduğuna dair henüz net bir gösterge olmadığı gözleniyor. Dolayısıyla, fiyat kısa süreli yukarı hareketler yapsa bile yatırımcılar kalıcı bir dönüş için daha fazla kanıt arıyor. Piyasa karar aşamasında: Yön ne tarafa olacak? Hem kısa hem uzun vadeli analizler, Ethereum’un şu an önemli bir karar aşamasında olduğunu vurguluyor. Kısa vadede direnç üzerinde kalıcı olup olamayacağı, uzun vadede ise mevcut düşüş eğiliminin sona erip ermediği yakından izleniyor. Teknik göstergeler, belirsizliğin sürdüğüne ve yatırımcıların temkinli kalmaya devam ettiğine işaret ediyor. Sonuç olarak, Ethereum piyasasında hem boğalar hem ayılar açısından kritik seviyeler tekrar test edilirken, fiyat hareketlerinin önümüzdeki günlerde daha net bir tablo sunması bekleniyor.
Kadim bir ekşi sözlük başlığı burada da dursun.
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
Geleneğine, görenegine bağlı kimseye verilen isim.
