Bitcoin spot hacmi %81 geriledi! Piyasada dikkat çeken sessizlik ne anlatıyor?Bitcoin’in merkezi borsalardaki spot işlem hacmi son dönemde sert biçimde düştü. Piyasa yorumcusu Su Hu’nun paylaştığı verilere göre, Bitcoin spot hacmi Ekim 2025’te görülen zirveye kıyasla %81 geriledi. Veriler, büyük borsalarda işlem iştahının belirgin şekilde zayıfladığına işaret etti. İşlem hacminde belirgin daralma Binance’te aylık spot işlem hacmi Ekim 2025’te 198,6 milyar dolar seviyesindeydi. Bu rakam daha sonra yaklaşık 36,4 milyar dolara indi. Tüm merkezi borsalar genelinde toplam spot işlem hacmi ise Mart 2026’da 4,3 trilyon dolar olarak kaydedildi. Mart 2026’daki toplam hacim, Ekim 2025 zirvesine göre %48 düşüş anlamına geliyor. Aynı zamanda bu seviye, Ekim 2024’ten bu yana görülen en düşük düzey oldu. Nisan ayında spot işlem aktivitesinin daha da gerileyerek 25 ayın en düşük seviyesine indiği aktarıldı. Düşüş eğiliminin, 10 Kasım’daki sert piyasa çöküşünün ardından hız kazandığı belirtildi. Söz konusu satış dalgasında tasfiyelerin 19 milyar doları aştığı ifade edilirken, bu tarihten sonra büyük borsalarda spot hacimlerin her ay gerilediği kaydedildi. Su Hu’nun aktardığı verilere göre spot piyasadaki zayıflama, kripto varlıklarda özellikle bireysel yatırımcı ilgisinin önceki dönemlere kıyasla daha düşük kaldığını gösteriyor. Likidite büyük borsalarda toplanıyor Verilere göre piyasa likiditesinin yaklaşık %90’ı artık önde gelen platformlarda bulunuyor. Bu tablo, işlem faaliyetinin giderek daha sınırlı sayıdaki büyük borsada yoğunlaştığını ortaya koydu. Daha küçük platformlarda ise katılımın gerilediği görüldü. Mart 2026 itibarıyla Binance, küresel spot piyasa payının %32’sini aldı. Borsa, 2025’in bazı dönemlerinde %41’e kadar çıkan paya ulaşmıştı. Binance, dünyanın en büyük kripto para borsaları arasında yer alıyor ve yüksek işlem hacmi nedeniyle piyasa likiditesinde belirleyici bir konumda bulunuyor. Spot piyasalardaki işlem akışı genellikle günlük yatırımcı davranışını daha net yansıttığı için, buradaki zayıflamanın piyasa genelindeki katılımı da etkilediği değerlendiriliyor. Veriler, faaliyetlerin daha çok büyük oyuncular ve büyük platformlar etrafında toplandığını gösterdi. Yatırımcı ilgisi başka varlıklara kaymış olabilir Analizde, son aylarda yatırımcıların hisse senetleri, altın ve emtia gibi diğer varlık sınıflarına daha fazla yöneldiği belirtildi. Bu piyasalarda daha net hikayeler ve daha istikrarlı eğilimler görüldüğü, buna karşılık kripto para piyasasında ilginin daha sınırlı kaldığı aktarıldı. Bununla birlikte, düşük bireysel katılımın tek başına olumsuz bir gelişme olarak değerlendirilmediği de vurgulandı. Düşük hacimli dönemlerin, daha güçlü piyasa katılımcılarının arzı kademeli biçimde topladığı süreçlerle çakışabileceği ifade edildi. Su Hu, bireysel yatırımcıların büyük katılımcıların erişebildiği bilgiye ulaşmakta zorlanabildiğini savundu. Bu çerçevede, alternatif kripto varlıklarda makul dağılım korunurken daha yüksek güven veren başka varlıkların da değerlendirilebileceğini belirtti. Ethereum için yeni anlatı arayışı Analiz, Ethereum’un karşı karşıya olduğu temel sorunun yalnızca fiyat zayıflığı olmadığını da öne sürdü. Buna göre daha büyük risk, uzun süre düşük bantta sürebilecek bir yatay seyrin devam etmesi olabilir. Değerlendirmede, Ethereum’un yeniden sermaye, geliştirici ilgisi ve daha geniş piyasa uzlaşısı çekebilmesi için yeni bir anlatıya ihtiyaç duyabileceği ifade edildi.
Bitcoin 60 bin doların altına indi! Piyasada hangi baskılar öne çıkıyor?Bitcoin’in 60 bin doların altına gerileyerek bu döngünün en düşük seviyesini görmesi, piyasadaki satış baskısının nedenlerine dair tartışmaları artırdı. NYDIG Küresel Araştırma Başkanı Greg Cipolaro’ya göre düşüşü tek bir gelişmeyle açıklamak zor. Cipolaro, geçen hafta yayımladığı raporda hem Bitcoin’in hem de daha geniş kripto piyasasının üst üste binen birkaç olumsuz unsurla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yapay zeka ve halka arz beklentileri öne çıktı Raporda ilk sıralarda yapay zeka temalı yatırımlar yer aldı. Cipolaro’ya göre Bitcoin, son dönemin baskın büyüme hikayesine dönüşen yapay zeka sektörüne karşı sermaye için daha belirgin bir rekabet veriyor. Kripto ve yapay zeka yatırımcı tabanının sanılandan daha fazla örtüştüğünü savunan Cipolaro, her iki alanın da yeni teknolojilere ve yüksek getiri arayışına yönelen yatırımcıları çektiğini ifade etti. Yapay zeka bağlantılı hisseler güçlü performans sergiledikçe, sermayenin bir bölümünün kriptodan bu alana kaydığı aktarıldı. Buna ek olarak yatırımcıların, son yılların en büyük teknoloji halka arz dalgasına hazırlanıyor olabileceği değerlendirildi. Raporda SpaceX, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin ilerleyen dönemde borsaya açılmasının beklendiği, SpaceX’in ise bu süreçte daha ileri bir noktada bulunduğu belirtildi. Büyük ölçekli halka arzlar öncesinde kurumsal yatırımcıların nakit yaratmak için mevcut pozisyonlarını azaltmasının, kripto varlıklara yönelik talep üzerinde ek baskı oluşturabileceği kaydedildi. Mini sözlük: Halka arz, bir şirketin hisselerini ilk kez borsada yatırımcılara sunmasıdır. IPO kısaltması da bu süreci ifade eder ve büyük teknoloji şirketlerinin halka arzı, piyasalarda likidite dağılımını etkileyebilir. Sektöre özgü riskler gündemde kaldı Kripto piyasasında fiyatları etkileyen unsurlar bununla sınırlı kalmadı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in, İran bağlantılı yaklaşık 1 milyar dolarlık kripto varlığa ABD makamlarınca el konulduğunu söylemesi, kamu otoritelerinin dijital varlık piyasalarına erişim kapasitesine ilişkin soru işaretleri yarattı. Olayın ayrıntıları sınırlı kalırken, Cipolaro bunun bazı yatırımcılar açısından kriptonun temel anlatılarından birini sorgulatmış olabileceğini ifade etti. Bir diğer başlık ise kuantum bilişim oldu. Araştırmacıların yayımladığı yeni çalışmanın, yaygın kullanılan kriptografik sistemlere yönelik olası saldırılar için gereken hesaplama gücünün daha önce tahmin edilenden hızlı düşebileceğine işaret ettiği belirtildi. Bu başlığın yeniden gündeme gelmesi, özellikle uzun vadeli güvenlik tartışmalarını canlandırdı. Cipolaro ayrıca Strategy’nin 32 BTC satışına da dikkat çekti. Satışın o günkü değerinin 2,5 milyon dolar olduğu ve arz tarafında sınırlı bir etki yarattığı, ancak psikolojik açıdan daha fazla önem taşıdığı vurgulandı. Uzun süredir piyasanın en düzenli alıcılarından biri olarak görülen Strategy’nin potansiyel bir arz kaynağına dönüşebileceği ihtimalinin, yükseliş beklentisinin önemli dayanaklarından birini zayıflatabileceği belirtildi. Bu gelişmelerin her biri tek başına değerlendirildiğinde Bitcoin’de büyük bir düzeltmeyi açıklamak için yeterli görünmüyor. Ancak birlikte ele alındıklarında, temel benimsenme göstergelerinde açık bir bozulma olmamasına rağmen fiyat hareketinin neden zayıfladığını açıklamaya yardımcı oluyor. Onchain veriler dip sinyali mi veriyor? Cipolaro’nun zincir üstü verilerden çıkardığı sonuç ise daha karmaşık bir tabloya işaret etti. Rapora göre bazı göstergeler tarihsel olarak önemli dip seviyeleriyle örtüşen noktalara yaklaşıyor. Bitcoin’in MVRV oranı 1,2’ye geriledi. Bu seviye, piyasa değerinin yatırımcıların toplam maliyetine yaklaştığı dönemlere yakın kabul ediliyor. Karda tutulan arzın oranı da kısa süre önce yüzde 50’nin altına indi. Bu gösterge de geçmişte teslimiyet dönemleriyle ilişkilendirilmişti. Buna karşın mevcut geri çekilmenin tarihsel ölçütlere göre hala sınırlı kaldığı belirtildi. Bitcoin, Ekim ayında gördüğü 126 bin dolarlık zirveden yaklaşık yüzde 53 düştü. Cipolaro, önceki döngülerde görülen yüzde 75 ile yüzde 90 arasındaki düşüşlerle kıyaslandığında bunun daha sığ bir gerileme olduğuna dikkat çekti. Zaman faktörü de rapordaki önemli unsurlardan biri oldu. Önceki üç Bitcoin ayı piyasasının tepe seviyeden dip noktaya kadar kabaca bir yıl sürdüğü, yalnızca 2011’deki ilk ayı piyasasının 163 günde sona erdiği hatırlatıldı. Cuma günü 60 bin doların altına inen son düşüş ise zirveden yalnızca 242 gün sonra gerçekleşti. Bu çerçevede Cipolaro, kurumsal benimsenmenin Bitcoin döngülerinin yapısını kalıcı biçimde değiştirmiş olabileceğini ya da piyasanın henüz gerçek bir teslimiyet aşamasına ulaşmamış olabileceğini belirtti. Ona göre zincir üstü veriler piyasada anlamlı bir sıfırlanmaya işaret ediyor. Ancak dip seviyenin görülüp görülmediği, kurumsal talebin döngüyü yapısal olarak değiştirip değiştirmediğine ya da sadece daha derin bir düzeltmeyi geciktirip geciktirmediğine bağlı olacak.
ABD’de listelenen spot Bitcoin ETF’lerinden geçen hafta $1,72 milyar çıkış gerçekleştiBitcoin, şubat ayı başında görülen seviyelere yeniden yaklaşarak 60 bin dolar bandında işlem görüyor. Ancak bu kez kurumsal yatırımcıların tepkisi önceki düşüşten belirgin şekilde farklılaştı. Veriler, fiyat geri çekilirken kurumların satışları artırdığını ortaya koydu. ETF çıkışlarında son bir yılın en sert haftası SoSoValue verilerine göre ABD’de işlem gören 11 spot Bitcoin ETF’si geçen hafta toplam 1,72 milyar dolarlık net çıkış gördü. Bu rakam, son bir yıldan uzun sürede kaydedilen en büyük haftalık para çıkışı olarak öne çıktı. Haberin yazıldığı sırada Bitcoin yaklaşık 62 bin dolardan el değiştiriyordu. Mini sözlük: Spot Bitcoin ETF, Bitcoin’i doğrudan elinde tutan ve borsada hisse gibi işlem gören fondur. SoSoValue ise kripto para piyasasında ETF giriş çıkışları ile zincir üstü verileri takip eden bir veri platformu olarak biliniyor. Şubat ayının ilk haftasında Bitcoin sert biçimde gerileyerek yine 60 bin dolar civarına indiğinde tablo daha sınırlıydı. O dönemde spot ETF’lerde haftalık net çıkış 318 milyon dolar seviyesinde kalmıştı. Bu karşılaştırma, aynı fiyat bölgesinde kurumsal davranışın yön değiştirdiğine işaret etti. Bu kez fiyat düştükçe ETF çıkışları yavaşlamadı, tersine her hafta daha da hızlandı ve 60 bin dolar çevresinde kurumsal alım desteği görülmedi. Dört haftadır art arda hızlanan çıkışlar Verilere göre çıkışlar son dört haftadır kesintisiz biçimde büyüdü. 15 Mayıs ile biten haftada 1 milyar dolar olan net çıkış, sonraki haftalarda 1,26 milyar dolar, ardından 1,42 milyar dolar ve son olarak 1,72 milyar dolara yükseldi. Bu seri, fiyat zayıfladıkça satış baskısının da arttığını gösterdi. Dönem Net çıkış Gözlenen eğilim Şubatın ilk haftası 318 milyon dolar Fiyat düşerken çıkışlar yavaşladı Geçen hafta 1,72 milyar dolar Fiyat düşerken çıkışlar hızlandı Şubat döneminde ise farklı bir seyir vardı. Bitcoin 60 bin dolara gerilediği haftada 318 milyon dolarlık çıkış yaşanırken, önceki iki haftada sırasıyla 1,33 milyar dolar ve 1,49 milyar dolarlık çözülme kaydedilmişti. Başka bir ifadeyle, fiyat düştükçe satış baskısı zayıflamış ve piyasada alıcılar devreye girmişti. 60 bin dolar desteği üzerindeki baskı arttı Mevcut görünümde ise bunun tersi görülüyor. Bitcoin gerilerken ETF’lerden çıkışların ivme kazanması, kurumsal tarafta bu fiyat bölgesine yönelik iştahın azaldığını düşündürüyor. Veriler, 60 bin dolar seviyesinin korunmasının önceki döneme kıyasla daha zor olabileceğine işaret ediyor. Şubat ayında fiyat düşüşü sırasında çıkışların yavaşlaması alıcıların devreye girdiğini gösteriyordu. Son veriler ise aynı seviyelerde kurumsal talebin zayıfladığını ortaya koyuyor. Piyasa verileri, 60 bin dolar çevresindeki hareketin yalnızca fiyat açısından değil, kurumsal konumlanma bakımından da yakından izlendiğini gösterdi. Özellikle spot ETF akışları, kısa vadede Bitcoin’de destek seviyelerinin gücünü ölçen temel göstergelerden biri olmayı sürdürüyor.
Bitcoin’de teknik görünüm, $60.000 eşiğinin altında daha derin düzeltme riskine işaret ettiBitcoin’de son dönemde görülen toparlanma, bazı piyasa analistleri tarafından temkinli karşılandı. Değerlendirmelere göre bu yükseliş, kalıcı bir boğa piyasası başlangıcından çok, daha geniş düşüş trendi içindeki düzeltici bir hareket olabilir. Bu çerçevede piyasada asıl tartışma, aşağı yönlü yeni bir dalganın başlayıp başlamadığı ya da alıcıların kritik seviyeleri geri kazanarak ivmeyi koruyup koruyamayacağı etrafında şekilleniyor. B dalgası tartışması öne çıktı Analistlere göre Bitcoin’in son yükselişi, Elliott Dalga teorisinde yer alan B dalgasına benzer bir yapı sergiliyor. Bu teoriye göre B dalgası, ana düşüş trendi içinde görülen geçici toparlanma evresini ifade ediyor. Bu dönemlerde fiyatlar güçlü görünebilir, piyasa algısı iyileşebilir ve iyimser haber akışı hız kazanabilir. Mini sözlük: Elliott Dalga teorisi, piyasa hareketlerinin yatırımcı psikolojisine bağlı dalgalar halinde ilerlediğini savunan bir teknik analiz yaklaşımıdır. Bu yapıda B dalgası genellikle ana yönün tersine gelişen geçici toparlanma olarak değerlendirilir. Piyasada More Crypto Online adıyla bilinen analist, sosyal medya paylaşımında bu yapının büyük ölçüde tamamlanmış olabileceğini belirtti. Analiste göre B dalgaları çoğu zaman yatırımcıları en kötü dönemin geride kaldığına ikna eder, ancak bu hareketler gerçek bir trend dönüşümünün güçlü özelliklerini taşımayabilir. More Crypto Online, Bitcoin’in tipik bir ayı piyasası B dalgası yükselişini büyük ölçüde tamamlamış olabileceğini, bu tür evrelerin çoğu zaman yeni boğa piyasası algısı yarattığını ancak yapının kalıcı dönüşümü doğrulamadığını belirtti. C dalgası senaryosunda baskı artabilir Bu okuma doğruysa, Bitcoin şimdi ayı piyasasının son ve psikolojik açıdan en yıpratıcı bölümü kabul edilen C dalgasına giriyor olabilir. Bu aşamada iyimserliğin zayıflaması, tepki yükselişlerinin başarısız kalması ve bireysel yatırımcı ilgisinin giderek azalması beklenebilir. Analiste göre izlenmesi gereken başlıca işaretler arasında önemli direnç seviyelerinin geri alınamaması, yükseliş denemelerinde güçlü ve düzenli bir yapı oluşmaması ve her tepki sonrasında aşağı yönlü momentumun kuvvetlenmesi yer alıyor. Bu tablo, birikimden çok dağıtım sürecine işaret edebilir. Geçmiş döngülerde C dalgalarının, piyasadaki zayıf ellerin pozisyon kapatmasıyla hızlandığı görüldü. İşlem hacminin daraldığı, fiyatın daha düşük dipler oluşturduğu ve buna karşın ilginin sınırlı kaldığı dönemler, çoğu zaman döngü dibine yaklaşılan evreler olarak değerlendirildi. $60.000 seviyesi kısa vadede belirleyici görülüyor Öte yandan tüm analistler kısa vadede aynı ölçüde olumsuz düşünmüyor. Daan Crypto, alıcıların önceki önemli dip bölgesini savunduğunu ve Bitcoin’in haftayı 200 haftalık hareketli ortalamanın üzerinde kapatma ihtimalinin sürdüğünü aktardı. Daan Crypto, piyasada analizleriyle bilinen bir kripto para işlemcisi ve yorumcusu olarak takip ediliyor. Daan Crypto, alıcıların önceki dip seviyesinde devreye girdiğini ve $60.000 korunursa yaz ayları boyunca geniş bir yatay bant oluşabileceğini değerlendirdi. Bu senaryoda $60.000 seviyesi kritik eşik olarak öne çıkıyor. Fiyatın bu bölgenin altına kalıcı biçimde inmesi, teknik görünümü belirgin şekilde zayıflatabilir. Buna karşılık mevcut seviyelerin korunması halinde hem yukarı yönlü toparlanma hem de daha derin düzeltme ihtimali masada kalmayı sürdürebilir. Piyasadaki iki farklı yaklaşım da Bitcoin’in yön arayışının henüz sona ermediğine işaret ediyor. Bu nedenle kısa vadede en yakından izlenen bölge, toparlanmanın sürmesi ile daha sert bir düzeltme arasında sınır olarak görülen $60.000 seviyesi olmaya devam ediyor.
Dogecoin Vakfı, kullanım alanını genişletmek için Paxos ile ortaklık kurduDogecoin ekosisteminde odak, fiyat hareketlerinden çok günlük kullanıma kaymış görünüyor. Dogecoin Foundation yöneticilerinden ve House of Doge CTO’su Timothy Stebbing, Yeni Zelanda’daki nzcryptocon etkinliğine katılımını doğrularken, görüşmelerin merkezinde Dogecoin’in gerçek dünyadaki kullanım alanlarının yer aldığını belirtti. Gündem, günlük kullanım oldu Stebbing, sosyal medya paylaşımında Yeni Zelanda’da Dogecoin’in gerçek kullanımına ilişkin güçlü bir sohbet yürütüldüğünü aktardı. Bu açıklama, Dogecoin Foundation’ın kurumsal kolu olarak faaliyet gösteren House of Doge’un ödeme, ticaret ve finansal hizmetler alanındaki ortaklıklarla DOGE’un daha geniş kullanımını destekleme çabalarının sürdüğü bir dönemde geldi. House of Doge, kullanıcıların DOGE satın almasını, elinde tutmasını ve harcamasını küresel ölçekte kolaylaştırmayı hedefliyor. Kurumun yaklaşımı, yalnızca kripto para kullanıcılarını değil, bu alana uzak duran daha geniş bir kitleyi de sisteme dahil etmeye dayanıyor. Timothy Stebbing, Yeni Zelanda’daki görüşmelerde odağın Dogecoin’in gerçek kullanım alanlarına çevrildiğini ve bu başlıkta dikkat çekici bir konuşma yürütüldüğünü paylaştı. 25 Mayıs’ta beta sürümü yayımlanan Such App, House of Doge’un doğrudan son kullanıcıya hitap eden amiral gemisi mobil uygulaması olarak öne çıktı. Uygulama, kurumun entegre ödeme ve ticaret altyapısının canlıya alınan ilk örneği oldu. Mini sözlük: Paxos, dijital varlık altyapısı, saklama ve aracı kurum hizmetleri sunan düzenlemeye tabi bir finans teknolojisi şirketidir. Kripto saklama altyapısı, kurumların müşterileri adına dijital varlık tutmasına ve işlem hizmeti vermesine imkan sağlar. Yeni ortaklık erişimi büyütebilir 1 Haziran’da açıklanan stratejik ortaklık kapsamında Paxos altyapısında Dogecoin listelemesinin entegre edilmesi planlanıyor. Bu adımın, Paxos’un kripto aracılık ve saklama hizmetleri üzerinden DOGE’un kurumsal ağlarda daha görünür hale gelmesine katkı sağlaması bekleniyor. Açıklamaya göre ortaklık, Dogecoin’in yüz milyonlarca kullanıcıya ulaşma ihtimalini artırabilir. Girişim ayrıca House of Doge’un daha geniş ödeme stratejisiyle uyumlu ilerliyor. Bu strateji içinde Such App’in yanı sıra Doge Connect B2B API paketi ve işletmeler için doğrudan Dogecoin kabul çözümleri de yer alıyor. Paxos ile kurulan iş birliğinin, Dogecoin için gerçek kullanım oluşturma hedefini desteklediği ve ödeme odaklı daha geniş planın bir parçası olduğu belirtildi. Piyasa cephesinde baskı sürdü Buna karşın piyasa tarafında tablo daha zayıf kaldı. Haberin yazıldığı sırada Dogecoin son 24 saatte %4,07 yükselerek 0,084 dolara çıktı. Buna rağmen haftalık kayıp %15 düzeyinde kaldı. Aynı dönemde kripto piyasasında milyarlarca dolarlık pozisyon tasfiye edildi. Daha geniş piyasa duyarlılığı, Bitcoin’in 2026 yılındaki yeni dip seviyesine gerilemesiyle bozuldu. Bu hareket altcoin ve memecoin segmentinde tasfiyeleri hızlandırdı. Dogecoin de 0,077 dolara kadar çekildikten sonra sınırlı bir toparlanma gösterdi. Türev piyasalarda ise yatırımcıların daha savunmacı bir pozisyon aldığı görüldü. Satış baskısının ardından Dogecoin vadeli işlemlerindeki açık pozisyon miktarı geriledi.
Bitcoin’de ekim zirvesinden bu yana gerçekleşen zarar $174 milyara ulaştı, veriler düşüşün sürebileceğini gösterdiBitcoin piyasasında ayı döngüsünün henüz son aşamaya gelmemiş olabileceğine işaret eden yeni zincir üstü veriler paylaşıldı. CryptoQuant verilerine göre yatırımcıların zararına satışları artmış olsa da, 2022 ayı piyasasında görülen toplam gerçekleşmiş zarar seviyesi henüz aşılmadı. Bu durum, tarihsel örüntüler korunursa piyasada ek bir tasfiye dalgasının daha yaşanabileceği görüşünü gündeme taşıdı. Gerçekleşmiş zararlar 2022 seviyesinin altında kaldı Zincir üstü veri ve piyasa analizi sunan CryptoQuant platformunda yayımlanan değerlendirmede, gerçekleşmiş zararların ABD doları cinsinden hesaplandığı ve Bitcoin’in piyasa değeri büyüdükçe benzer yatırımcı davranışlarında zarar tutarının da yükselmesinin bekleneceği belirtildi. Buna karşın mevcut döngüde bu ölçütün önceki büyük ayı piyasasının gerisinde kaldığı aktarıldı. Mini sözlük: Gerçekleşmiş zarar, bir kripto varlığın zincir üstünde önceki transfer fiyatından daha düşük bir fiyata el değiştirmesiyle oluşan zararı ifade eder. Bu gösterge, yatırımcıların varlıklarını zararla sattığı dönemleri ölçmek için kullanılır. Analizi paylaşan CryptoQuant katkıcısı Darkfost, 2022 ayı piyasasında gerçekleşmiş zararların toplamda 211 milyar dolara ulaştığını, bunun da o dönem için rekor seviye olduğunu belirtti. Mevcut döngüde ise ekim ayındaki zirveden bu yana yaklaşık 174 milyar dolarlık zarar kaydedildi. Bitcoin’in dolar bazında piyasa değeri daha yüksek olmasına rağmen bu rakamın 2022’nin altında kalması dikkat çekti. Piyasanın tarihsel kalıplara yaklaşabilmesi için yeni bir zararına çıkış dalgası görülebilir. Bu da düşüşün bir süre daha derinleşebileceğine işaret ediyor olabilir. Darkfost, bu tablonun piyasada ilave bir temizlenme yaşanabileceğini düşündürdüğünü, ancak bunun yine de belirli ölçüde yoruma açık olduğunu kaydetti. Analizde, ayı piyasası dibinin oluşması için birkaç aya daha ihtiyaç duyulabileceği değerlendirmesi öne çıktı. Bireysel yatırımcı ilgisi zayıflamış görünmüyor Piyasa yapısına ilişkin bir diğer dikkat çekici unsur ise bireysel yatırımcı davranışı oldu. Piyasa yorumcusu Ardi’ye göre küçük yatırımcılar fiyat düşerken alım yapmayı sürdürdü ve dip seviyeyi yakalama çabası öne çıktı. Buna karşılık orta ölçekli ve kurumsal katılımcıların kısa süreli toparlanma hareketlerinde satış yaptığı ifade edildi. Perakende yatırımcılar aylar boyunca her geri çekilmeyi alım fırsatı olarak gördü. Aynı dönemde daha büyük oyuncular ise bu iyimserliği satış için kullandı. Ardi, bireysel yatırımcılar arasında inancın hala dikkat çekici ölçüde güçlü olduğunu, bu nedenle mevcut düşük seviyelerin kesin bir dip olarak görülmesinin zorlaştığını savundu. Ona göre bu davranış biçimi değişmeden piyasada gerçek anlamda bir teslimiyet yaşandığını söylemek güç. Bu değerlendirmeler, Bitcoin fiyatında görülen son düşük seviyelerin ayı piyasasının nihai tabanı olup olmadığına dair soru işaretlerini canlı tutuyor. Zincir üstü zarar verileri ile yatırımcı davranışları birlikte ele alındığında, piyasada ek baskının oluşma ihtimali tamamen dışlanmıyor.
XRP’de kayıplar derinleşti! Yıl sonuna kadar konuşulan %50 riski neye dayanıyor?XRP, Haziran 2026 itibarıyla son yılların en zayıf aylık performanslarından birini sergilerken, varlığın 2022 ile 2026 arasındaki dört yıllık döngü içinde aşırı satım bölgesine yaklaştığı aktarılıyor. Bu görünüm altında piyasanın yakından izlediği trader Bob Loukas, teknik açıdan bir tepki yükselişinin kaçınılmaz olabileceğini belirtirken, yıl bitmeden fiyatın mevcut seviyelerden bir kez daha sert biçimde gerileyebileceği uyarısında bulundu. 2026 boyunca süren zayıf tablo Aylık getiri verilerine göre XRP, 2026’nın başından bu yana aşağı yönlü bir seyir izliyor. Ocakta %10,6 değer kaybeden token, şubatta %16,2 daha geriledi. Haziranın ilk haftasında kayıp %15,7’ye ulaştı. Bu yıl pozitif kapanış görülen tek ay ise %2,13 artışla nisan oldu. Mevcut düşüşün, 2025 sonlarında belirginleşen zayıf piyasa yapısının devamı niteliğinde olduğu değerlendiriliyor. XRP, Temmuz 2025’teki %35’lik yükseliş ve eylüldeki %2,49’luk sınırlı artışın ardından, yılın son üç ayını eksi bölgede tamamlamıştı. Sonraki süreçte satış baskısının daha geniş bir zaman dilimine yayıldığı görülüyor. Bob Loukas’a göre XRP’de teknik bir tepki yükselişi görülebilir, ancak genel piyasa yapısı henüz kalıcı bir toparlanmaya işaret etmiyor ve yıl sonuna kadar ek %50’lik düşüş riski masada kalıyor. Döngü zirvesinden kayıp %71’e ulaştı Loukas’ın değerlendirmesine göre son gerileme, XRP’yi döngü zirvesinden %71 aşağıya taşıdı. Buna rağmen analist, bu performansın birçok altcoin’e kıyasla görece daha iyi kaldığını, çünkü bazı alternatif kripto paraların daha derin kayıplar verdiğini savunuyor. XRP, Ripple ekosistemiyle bağlantılı dijital varlık olarak ödeme odaklı kullanım alanıyla biliniyor. Token fiyatı yaklaşık 1,12 dolar civarında işlem görürken, göreli güç endeksi olarak bilinen RSI verilerinin de Loukas’ın tezini desteklediği belirtiliyor. Göstergede görülen pozitif uyumsuzluklar, haziran ayındaki yoğun satışların ardından satıcı tarafında yorgunluk oluşabileceğine işaret ediyor. Mini sözlük: RSI, bir varlığın son dönemde ne kadar hızlı ve güçlü alınıp satıldığını ölçen teknik göstergedir. Pozitif uyumsuzluk ise fiyat yeni dipler görürken göstergenin aynı ölçüde zayıflamaması durumunu anlatır ve bazen kısa vadeli tepki yükselişlerinin ön sinyali olarak izlenir. Tepki yükselişi gelse bile kalıcı olmayabilir Geçmiş örnekler de benzer dönemlerin ardından sert sıçramalar yaşanabildiğini gösteriyor. XRP, zayıf geçen Haziran 2023 sonrasında temmuzda %47,6 yükselmişti. Kasım 2024’te ise arka arkaya kırmızı aylardan sonra %281,7’lik güçlü bir ralli kaydedilmişti. Bu veriler, mevcut teknik görünümde kısa süreli toparlanma ihtimalini güçlendiriyor. Buna karşın Loukas, olası yukarı yönlü hareketlerin kalıcı bir trend dönüşü anlamına gelmeyebileceğini vurguluyor. Analiste göre daha geniş piyasa yapısı hala aşağı yönlü kalırken, Bitcoin’in haftalık grafiklerde zayıf görünüm sergilemesi de altcoinler üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu çerçevede küresel dip oluşumunun 2026 sonbaharı ya da kış aylarına daha yakın bir dönemde ortaya çıkabileceği öngörülüyor. O tarihe kadar XRP’nin mevcut seviyelerden yarı yarıya daha değer kaybetme ihtimali korunurken, oluşabilecek yükseliş denemelerinde büyük yatırımcıların satış yönünde hareket edebileceği değerlendiriliyor.
Bitcoin $61.750 seviyesinde işlem görürken, Senato gündemindeki CLARITY Act etrafındaki tartışma yeniden hız kazandıABD’de dijital varlık piyasasını düzenlemeyi amaçlayan CLARITY Act, Senato genel kurul oylamasına yaklaşırken kripto para sektöründeki düzenleme tartışmalarını yeniden öne çıkardı. Wyoming Senatörü Cynthia Lummis, tasarıya yönelik eleştirilere karşı çıkarak dijital finans alanında ABD’nin konumunu koruması için daha net bir çerçevenin gerekli olduğunu savundu. Aynı dönemde Bitcoin de son satış dalgasının ardından sınırlı bir toparlanma sinyali verdi. Senato sürecinde düzenleme tartışması büyüdü Lummis, mevcut yasama döneminde CLARITY Act’in kabul edilmemesi halinde ABD’nin dijital varlık sektöründeki liderliğinin başka ülkelere kayabileceğini belirtti. Senatöre göre net kuralların gecikmesi, yenilik ve sermayenin farklı düzenleme anlayışlarına sahip yargı alanlarına yönelmesine yol açabilir. Cynthia Lummis, ABD Senatosu’nda Wyoming’i temsil eden ve kripto para yanlısı çıkışlarıyla öne çıkan isimler arasında yer alıyor. Mini sözlük: CLARITY Act, ABD’de hangi dijital varlıkların emtia, hangilerinin menkul kıymet sayılacağını daha açık tanımlamayı amaçlayan bir piyasa yapısı tasarısıdır. Tasarı, CFTC ile SEC arasındaki yetki alanlarını netleştirmeyi hedefliyor. H.R. 3633 numarasıyla anılan teklif, birçok dijital varlığın Commodity Futures Trading Commission denetimine girmesini öngörürken, menkul kıymet niteliği taşıyan varlıklarda Securities and Exchange Commission yetkisinin sürmesini hedefliyor. Metinde ayrıca merkeziyetsiz finans uygulamaları, saklama hakkı, stabilcoinler ve token açıklama yükümlülüklerine ilişkin maddeler de bulunuyor. Tasarı 2025’te Temsilciler Meclisi’nden geçmiş, Mayıs 2026’da ise Senato Bankacılık Komitesi aşamasını tamamlamıştı. Lummis, düzenleyici netliğin ertelenmesinin dijital finansın geleceğini belirleme konusunda ABD’yi geri bırakabileceğini ve farklı kurallara sahip ülkelerin yatırımı çekebileceğini savundu. Bankacılık cephesinden itiraz geldi Tasarı, geleneksel finans çevrelerinin bir bölümünden de tepki aldı. JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, özellikle stabilcoin maddelerine itiraz ederek bazı ihraççıların bankalarla benzer ödül programları sunabileceğini ancak aynı koruyucu kurallara tabi olmayabileceğini söyledi. Dimon ayrıca Coinbase CEO’su Brian Armstrong’u da eleştirerek bankalar ile kripto şirketleri arasında dengesiz bir rekabet ortamı oluşabileceği uyarısında bulundu. Lummis ise bu değerlendirmeye doğrudan yanıt verdi. Senatör, Dimon’ın tasarıyı ya yanlış yorumladığını ya da kamuoyuna yanıltıcı biçimde aktardığını ileri sürdü. Lummis’e göre bazı bankalar, blokzincir tabanlı finansal ürünlerin yaygınlaşmasıyla mevduat rekabetinin artmasından endişe duyuyor. JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, tasarıdaki stabilcoin hükümlerinin bankalarla benzer ürünler sunulmasına imkan verebileceğini, ancak aynı düzeyde düzenleyici güvencenin bulunmayabileceğini öne sürdü. Sektörde farklı bir görüş de öne çıktı Bitwise Yatırım Direktörü Matt Hougan ise tartışmaya farklı bir yerden yaklaştı. Hougan, CLARITY Act’in artık sektörün geleceğini belirleyen temel unsur olmadığını ve düzenleyici belirsizliğin büyük ölçüde geride kaldığını savundu. Ona göre sektör, tasarının akıbetinden bağımsız olarak ürün ve altyapı geliştirmeyi sürdürebilir. Hougan, 2025’te yasalaşan GENIUS Act’in stabilcoinler için çerçeve oluşturduğunu ve bunun tokenizasyon ile blokzincir tabanlı finans ürünlerine kurumsal ilgiyi artırdığını ifade etti. Bu yaklaşım, kapsamlı piyasa yapısı düzenlemesi tamamlanmadan da benimsenmenin ilerlediğini düşünen kesimin görüşünü yansıtıyor. Bitcoin’de kısa vadeli toparlanma işaretleri izlendi Düzenleme tartışmaları sürerken Bitcoin yaklaşık %1,4 yükselişle 61.750 dolar civarında işlem gördü. Teknik göstergeler, son haftalardaki güçlü satış baskısının ardından kısa vadeli bir rahatlama hareketine işaret etti. TradingView teknik özetinde genel görünüm nötr kalırken, osilatörlerde nötr ile al arasında değişen sinyaller öne çıktı. Buna karşılık hareketli ortalamalar daha geniş ölçekte düşüş eğiliminin sürdüğünü gösterdi. RSI 23 seviyesinde bulunurken, bu değer genellikle aşırı satım bölgesiyle ilişkilendiriliyor. CCI 20 göstergesi eksi 129, Williams %R eksi 82 ve Stokastik RSI Hızlı göstergesi 8 seviyesinde alım yönlü sinyal verdi. Buna rağmen MACD eksi 4.061 seviyesinde kalarak satış sinyalini korudu. Bitcoin için 60.000 ile 62.000 dolar aralığı destek, 66.000 ile 72.000 dolar bandı ise önemli direnç bölgesi olarak izleniyor. Gösterge Seviye İşaret Bitcoin fiyatı $61.750 Gün içi yaklaşık %1,4 artış RSI 14 23 Aşırı satım bölgesi Destek bölgesi $60.000 ile $62.000 Kısa vadede kritik alan Direnç bölgesi $66.000 ile $72.000 Yukarı yönlü denemelerde izleniyor
Cardano haftalık grafikte olası ölüm kesişimi öncesinde $0,148 seviyesine gerilediCardano’nun haftalık grafiğinde teknik analistler açısından dikkat çeken bir görünüm oluştu. Haftalık 50 ve 200 dönemlik hareketli ortalamalar birbirine yaklaşırken, önümüzdeki haftalarda aşağı yönlü bir kesişim ihtimali öne çıktı. Bu senaryo gerçekleşirse, grafikte ölüm kesişimi olarak bilinen teknik sinyal oluşacak. Teknik görünümde kritik eşik Piyasalarda genel olarak olumlu kabul edilen altın kesişim, 50 dönemlik ortalamanın 200 dönemlik ortalamanın üzerine çıkmasıyla meydana geliyor. Buna karşılık ölüm kesişimi, kısa vadeli ortalamanın uzun vadeli ortalamanın altına inmesiyle ortaya çıkıyor ve zayıf görünümün işareti olarak izleniyor. Cardano’da haftalık 50 dönemlik hareketli ortalamanın aşağı döndüğü ve önümüzdeki haftalarda 200 dönemlik ortalamanın altına inebileceği belirtiliyor. Mini sözlük: Ölüm kesişimi, kısa vadeli hareketli ortalamanın uzun vadeli ortalamanın altına düşmesiyle oluşan teknik sinyaldir. Bu gösterge tek başına yön tayini için yeterli görülmez; çünkü fiyat hareketini geriden takip eden bir yapıya sahiptir. Cardano ağının yerel varlığı olan ADA için haftalık grafikte son ölüm kesişimi Aralık 2022’de görülmüştü. Söz konusu sinyal, ADA’nın Eylül 2021’de yaklaşık 3 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesini görmesinin ardından aylar süren satış baskısından sonra ortaya çıkmıştı. Deneyimli yatırımcılar, ortalama kesişimlerini gecikmeli çalışan göstergeler olarak değerlendiriyor; bu nedenle oluşacak bir sinyalin tek başına kalıcı yön değişimini doğrulamadığı kabul ediliyor. Fiyat baskısı sürüyor Önceki örnekte ölüm kesişiminin ardından ADA, takip eden aylarda yatay bir seyir izlemişti. Bu görünüm, fiyatın dip oluşturduğuna dair erken bir işaret olarak yorumlanmıştı. Ancak benzer göstergelerin her zaman aynı sonucu üretmediği de vurgulanıyor. Nitekim Temmuz 2025’te haftalık grafikte görülen altın kesişimin hemen sonrasında ADA fiyatı yalnızca sınırlı bir yükselişle 1,02 dolara çıktı, ardından yeniden satış baskısıyla karşılaştı. Cardano, daha geniş kripto para piyasasında haftalar süren düşüş dalgası ve ekosisteme ilişkin kaygıların etkisiyle 0,148 dolara kadar geriledi. Bu seviye, en son Aralık 2020’de görülmüştü. Mevcut tabloda momentum göstergelerinde aşırı satım sinyalleri belirmeye başlasa da kalıcı bir toparlanmayı doğrulayan güçlü işaretlerin henüz oluşmadığı aktarılıyor. Hoskinson’dan ekosistem uyarısı Cardano’nun kurucusu Charles Hoskinson da mevcut ayı piyasasında kripto ekosisteminde kırılmalar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Hoskinson, daha önce “bir süre ara verdiğini” söylemesinin ardından yayımladığı videoda projeden ayrılmadığını da ifade etti. Charles Hoskinson, yayımladığı videoda, “Ekosistem olarak bir uçurumun eşiğinde duruyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Teknik görünümün geçmişteki örnekleri tekrar etmesi ve olası ölüm kesişiminin ardından fiyatın dip oluşturması halinde ADA için 0,2 dolar ve 0,3 dolar aralığı yeniden gündeme gelebilir. Buna karşılık mevcut düşüş eğiliminin sürmesi durumunda 0,1 dolar bandının destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtiliyor.
Solana’da kritik bölgeye dönüş başladı! 89 dolar detayı neden izleniyor?Solana, 2025 başındaki zirvesinden sonra yaşadığı sert geri çekilmenin ardından uzun vadede önemli görülen bir destek alanına indi. Analistlerin odağında 60 ile 40 dolar aralığı bulunurken, likidite verileri 89 dolar seviyesinde dikkat çeken bir kısa pozisyon kümelenmesine işaret etti. Uzun vadeli destek alanı öne çıktı Piyasa verilerine göre SOL, Ocak 2025’te gördüğü tepe seviyeden yaklaşık yüzde 80 geriledi. Analist Crypto Patel, haftalık grafikte 60 ile 40 dolar bandını uzun vadeli bir birikim bölgesi olarak değerlendiriyor. Bu alanın, önceki teknik seviyeler ile Fibonacci desteklerinin kesiştiği bir talep bölgesi olduğu belirtiliyor. Analizde, Ocak 2025’te 296 dolar civarından SOL alan bir yatırımcının kaybının yaklaşık yüzde 79,7’ye ulaştığı, 10 bin dolarlık yatırımın da yaklaşık 2.027 dolara gerilediği hesaplandı. Bu karşılaştırma, son düşüşün boyutunu göstermek için kullanıldı. Crypto Patel’in değerlendirmesine göre 60 ile 40 dolar aralığı, Solana için uzun vadeli görünümde öne çıkan ana destek bölgesi konumunda bulunuyor. Fiyat hareketinin şu anda yaklaşık 52 ile 72 dolar arasında tanımlanan destek sahasına yaklaştığı aktarılıyor. Grafikte bu bölge, alıcıların uzun süren düşüşün ardından yeniden pozisyon toplamaya başlayabileceği olası giriş alanı olarak öne çıkarıldı. Analist ayrıca, 2023’ten 2024’e uzanan güçlü yükselişten önce benzer bir kırılım ve yeniden test yapısının görüldüğünü hatırlattı. Buna karşın mevcut tabloda dip seviyenin kesinleştiğine dair bir onay sinyali henüz oluşmuş değil. 500 ve 1.000 dolar senaryosu şimdilik varsayım olarak kalıyor Uzun vadeli projeksiyonda, Solana’nın yeni bir büyüme döngüsüne girmesi halinde 500 dolara ve devamında 1.000 dolara kadar toparlanabileceği bir senaryo da yer aldı. Ancak bu hedeflerin varsayımsal olduğu, mevcut destek alanının korunmasına ve yükseliş ivmesinin yeniden kurulmasına bağlı kaldığı vurgulandı. Kısa vadede ise ana izleme alanı değişmedi. 60 ile 40 dolar bandının korunması, uzun vadeli birikim görüşünü güçlendirebilir. Buna karşılık bu bölgenin aşağı kırılması, daha derin bir düzeltme riskini artırabilir. Likidite haritasında 89 dolar seviyesi öne çıktı Bir başka analist olan CW’nin paylaştığı likidite verileri, Solana tarafında uzun yönlü pozisyonlanmanın olağan dışı ölçüde zayıfladığını gösterdi. Isı haritasına göre çok sayıda yatırımcı yükseliş yönlü riskini azaltırken, 89 dolar civarında büyük bir kısa pozisyon likiditesi birikti. Mini sözlük: Likidite haritası, kaldıraçlı işlemlerde emir ve tasfiye yoğunluğunun hangi fiyatlarda toplandığını gösteren görselleştirmedir. Parlak bölgeler, fiyatın sık sık yöneldiği ve çok sayıda pozisyonun kapanmaya zorlanabileceği alanlara işaret eder. Analize göre piyasanın altında kayda değer uzun pozisyon kümeleri oldukça sınırlı kaldı. Bu da son düşüş sırasında uzun yönlü tasfiyelerin büyük bölümünün gerçekleşmiş olabileceğine, dolayısıyla aşağı yönde hedeflenebilecek likiditenin azaldığına işaret ediyor. Yukarı yönlü tarafta ise en güçlü likidite yoğunluğu 89 dolar çevresinde bulunuyor. SOL fiyatı toparlanmaya başlarsa, yükselişin kısa pozisyon taşıyan yatırımcıları işlemlerini kapatmaya zorlaması ve bu bölgeyi önemli bir hedef haline getirmesi mümkün görülüyor.
Bitcoin’de zarardaki arz 10,46 milyon BTC’ye çıktı, alım duvarları $68.500 seviyesini gündeme taşıdıBitcoin’de zararda tutulan arz 10,46 milyon BTC’ye yükseldi. Piyasa verilerine göre bu seviye, önceki dönemlerde önemli dip oluşumlarına yakın zamanlarda da görülmüştü. Aynı dönemde 59.400 dolar ile 61.100 dolar aralığında yeni alım duvarlarının oluşması, yatırımcıların bu bölgeyi destek alanı olarak savunduğuna işaret etti. Zarardaki arz göstergesi yeniden öne çıktı Analist Ali Charts’ın Glassnode verilerine dayandırdığı değerlendirmeye göre, 10 milyon BTC’nin üzerinde arzın zararda olması Bitcoin için geçmişte dip oluşturma evreleriyle çakıştı. Bu gösterge, dolaşımdaki coin’lerin ne kadarının alış fiyatının altında tutulduğunu ölçüyor. Sayının hızlı yükselmesi, piyasanın geniş bir bölümünün zarar yazdığını ortaya koyuyor. Mini sözlük: Glassnode, blokzincir verilerini izleyerek yatırımcı davranışlarını ölçen bir analiz platformudur. Zarardaki arz göstergesi ise mevcut fiyata göre alış maliyetinin altında kalan BTC miktarını hesaplar. Verilere göre bu tür dönemlerde satış baskısı zayıflayabiliyor. Bunun temel nedeni, birçok yatırımcının zararını netleştirmek istememesi olabilir. Böyle bir tablo, zorunlu satışların azalmasına ve piyasanın dip arayışına girmesine zemin hazırlayabilir. Ali Charts’ın paylaştığı Glassnode verileri, 10 milyon BTC eşiğinin üzerindeki zarardaki arzın geçmişte Bitcoin’de önemli dip bölgelerine yakın dönemlerde ortaya çıktığını gösterdi. Bununla birlikte bu sinyal tek başına ani bir toparlanmayı doğrulamıyor. Göstergenin işaret ettiği durum daha çok piyasa stresinin arttığı ve dip oluşumu ihtimalinin güç kazandığı bir evre olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte Bitcoin’in yatay seyretmesi ya da dalgalı hareketlerini sürdürmesi de olası görülüyor. Alım duvarları destek bölgesini işaret etti Piyasadaki son düşüşün ardından Bitcoin tarafında talebin kademeli biçimde geri döndüğüne dair ilk işaretler de izlendi. Analist CW’nin aktardığı verilere göre 59.400 dolar ile 61.100 dolar arasında yeni alım duvarları oluştu. Bu bölgeler, yoğun alış emirlerinin biriktiği likidite alanları olarak öne çıkıyor ve olası geri çekilmelerde destek işlevi görebiliyor. Saatlik grafikte Bitcoin’in son dip seviyeden toparlanarak bu kümelenmiş alım bölgesinin üzerine çıktığı görüldü. Alt alta dizilen destek alanları, son piyasa satışının ardından alıcıların daha düşük seviyeleri aktif biçimde savunduğunu düşündürüyor. CW’nin analizine göre mevcut fiyat bölgesi ile 68.500 dolar arasında belirgin bir satış duvarı bulunmuyor; bu nedenle piyasa, alıcıların ivmeyi koruyup koruyamayacağına odaklanmış durumda. Direnç tarafında ise en yakın büyük likidite kümeleri 68.500 dolar, 70.000 dolar ve 72.000 dolar seviyelerinde yer aldı. Bu durum, fiyat yükselmeyi sürdürürse satıcıların özellikle bu alanlarda daha görünür hale gelebileceğine işaret ediyor. Kısa vadede piyasanın odağında, Bitcoin’in yeni oluşan alım duvarlarının üzerinde tutunup tutunamayacağı bulunuyor.
Ethereum 1.500 dolar eşiğine çekildi! Piyasada hangi kritik sinyaller izleniyor?Ethereum, haftalık grafikte öne çıkan bazı teknik seviyelerin altına sarktıktan sonra yeniden 1.500 dolar bölgesini test ediyor. Vadeli işlem verileri ise satış baskısının önceki döneme kıyasla hafiflemeye başladığına işaret ediyor. Buna karşın, mevcut görünümün tek başına net bir trend dönüşünü doğrulamadığı belirtiliyor. Haftalık görünümde kritik destek öne çıktı Piyasada ETH olarak da işlem gören Ethereum, 1.500 dolar civarındaki önemli bir destek alanına geri çekildi. Bu bölge, 2023 sonlarında ve Nisan 2025 düzeltmesi sırasında destek olarak çalışmıştı. Bu nedenle söz konusu seviye, haftalık grafik açısından en yakından izlenen alanlardan biri olarak değerlendiriliyor. Grafikte, daha düşük tepelerin ardından sert geri çekilmelerin geldiği bir yapı dikkat çekiyor. Her toparlanma denemesinin bir önceki zirvenin altında kalması, aşağı yönlü görünümü güçlendirdi. Bu süreçte ETH, yaklaşık 2.470 ile 2.530 dolar aralığında bulunan haftalık 200 EMA ve haftalık 200 MA seviyelerinin de altına indi. Daha önce uzun vadeli destek olarak çalışan bu ortalamalar, artık yukarıda direnç konumuna gelmiş durumda. Daan Crypto Trades tarafından paylaşılan değerlendirmede, ETH fiyatının BMNR rallisinin tamamını geri verdiği ve yeniden 1.500 dolar bölgesine döndüğü aktarıldı. Analize göre bu alan, geçmişte alıcıların devreye girdiği güçlü bir destek bölgesi olarak öne çıkıyor. Aynı fiyat bölgesinde geçmişte görülen tepkiler de dikkat çekiyor. Benzer testlerin 2023 ve 2025 dönemlerinde güçlü sıçramalarla sonuçlandığı görülürken, piyasadaki katılımcıların bu desteğin bir kez daha korunup korunamayacağını yakından izlediği belirtiliyor. Aşağı yönlü riskte hangi seviye öne çıkıyor? Teknik açıdan bakıldığında, mevcut destek alanının Nisan 2025 dönemindeki 1.375 dolar civarındaki fitil dip seviyesinden daha belirgin olduğu değerlendiriliyor. Eğer ETH 1.500 dolar bölgesinin altına iner ve 1.375 doları test etmeye başlarsa, aşağı yönlü ivmenin hızlanabileceği ve daha derin bir düzeltmenin gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle Ethereum fiyatı kritik bir karar alanında bulunuyor. 1.500 doların üzerinde kalıcılık sağlanması halinde alıcılar denge arayışına girebilir. Buna karşılık desteğin kaybedilmesi, döngü zirvelerinden bu yana şekillenen zayıf görünümü daha da pekiştirebilir. Vadeli işlemlerde baskı hafifliyor Kısa vadeli veriler, Ethereum tarafında satış baskısının yavaş yavaş zayıflayabileceğine işaret ediyor. Fiyat, 2.000 doların üzerindeki seviyelerden süren geri çekilmenin ardından 1.550 ile 1.600 dolar bandında görece dengelenmiş görünüyor. Ancak genel eğilimin halen kırılgan olduğu vurgulanıyor. Mini sözlük: Open Interest, vadeli işlem piyasasında halen açık olan toplam kontrat sayısını gösterir. Net pozisyon deltası ise uzun ve kısa yönlü pozisyonların dengesindeki değişimi izlemek için kullanılır; bu verideki yukarı hareket, satış yönlü baskının zayıfladığına işaret edebilir. Analist CW’ye göre net pozisyon deltası düşüşünü durdurdu ve yeniden yukarı yönlü hareket etmeye başladı. Bu gösterge, uzun ve kısa pozisyonlar arasındaki dengeyi izliyor. Uzun süren gerilemenin ardından görülen son artış, işlem yapanların önceki kadar sert biçimde aşağı yönlü pozisyon almadığını düşündürüyor. CW’nin değerlendirmesinde, aşağı yönlü baskının hafiflemeye başladığı ancak Open Interest verisinde güçlü bir artış görülmeden bunun kalıcı bir yükseliş dönüşü olarak okunmasının erken olacağı vurgulandı. Buna karşılık Open Interest yaklaşık 34,6 milyon kontrat seviyesinde yatay seyrediyor. Bu veride belirgin bir yükseliş olmaması, piyasaya yeni ve güçlü sermaye girişinin henüz teyit edilmediğine işaret ediyor. Analistler, daha sağlıklı bir toparlanma için hem Open Interest hem de net pozisyon deltasının birlikte yükselmesini izliyor. Böyle bir eşleşme, artan katılım ile güçlenen yukarı yönlü beklentinin aynı anda devreye girdiğini gösterebilir.
Ripple emanet hesapları için 2035 detayı gündemde! XRP cephesinde hangi değişim konuşuluyor?XRP topluluğunda, Ripple’ın emanet hesaplarında kilitli tuttuğu büyük XRP rezervlerinin ne zaman tükeneceğine ilişkin tartışma yeniden gündeme geldi. Konu, Ripple Baş Teknoloji Sorumlusu David Schwartz’ın değerlendirmesiyle daha da dikkat çekti. Tartışmanın merkezinde, Ripple’ın aylık kilit açılışlarının sona ermesinin, Bitcoin’de son BTC’nin üretilmesine benzer bir dönüm noktası olup olmayacağı sorusu yer aldı. 2035 tahmini ve belirsizlik vurgusu Topluluktan bir kullanıcı, Ripple’ın emanet hesaplarının yaklaşık 2035 yılında tamamen tükenebileceğini ve bunun da dolaşımdaki arz açısından Bitcoin’de son coin’in çıkarılmasıyla benzer bir sınır oluşturabileceğini öne sürdü. Ancak Schwartz, böyle bir takvim için kesin yıl vermenin pratikte mümkün olmadığını belirtti. Ripple’ın zaman içindeki operasyonel ihtiyaçlarının değişebileceğini, bu nedenle kullanılacak XRP miktarı ile yeniden emanet hesaplarına aktarılacak tutarların bugünden net biçimde hesaplanamayacağını söyledi. David Schwartz, kesin bir tarih öngörmenin zor olduğunu, bunun Ripple’ın ne kadar XRP kullanacağı ve sonraki aylarda ne kadarını yeniden emanet hesaplarına koyacağı gibi varsayımlara bağlı olduğunu belirtti. Schwartz’ın açıklamasına göre burada belirleyici unsur yalnızca mevcut rezervin büyüklüğü değil, şirketin gelecekteki kullanım tercihleri olacak. Bu nedenle emanet hesaplarının tamamen sona ereceği tarihe dair tahminler, sabit bir takvimden çok değişken kurumsal kararlara bağlı görünüyor. Bitcoin ile XRP arasındaki temel fark Schwartz, Bitcoin ve XRP tarafındaki yapısal mekanizmaların aynı olmadığını özellikle vurguladı. Bitcoin’de arzın zamanla azalması yalnızca dolaşımdaki miktarı ilgilendirmiyor; aynı zamanda ağ güvenliği ve madencilerin ekonomik teşvikleri üzerinde doğrudan etkili oluyor. Bitcoin blok ödülünün giderek küçülmesi, son coin basılmadan çok daha önce ekonomik sonuçlar doğurabilir. Mini sözlük: Blok ödülü, Bitcoin ağında yeni blok üreten madencilere verilen yeni BTC miktarını ifade eder. Bu ödül yaklaşık her dört yılda bir yarılanır ve ağdaki madencilik gelirinin temel unsurlarından biri kabul edilir. Schwartz, işlem ücretlerinin yetersiz kaldığı dönemlerde blok ödülünün madenciliği teşvik eden temel unsur olduğunu hatırlattı. Ona göre ağda daha fazla madencilik yapılması, zincirin güvenliğini de artırıyor. Blok ödülünün çok düşük seviyelere inmesi halinde ise bazı madenciler, maliyeti karşılayacak kadar yüksek ücretli işlem oluşana kadar faaliyet göstermeyebilir. Schwartz, Bitcoin’de blok ödülünün düşük kalması durumunda bazı madencilerin yeterli ücret oluşmadan enerji harcamak istemeyebileceğini, bunun da düzensiz madencilik dönemleri ya da ağın işleyişinde farklı uyarlamaları gündeme getirebileceğini aktardı. XRP Ledger için ne anlama geliyor? Ripple’ın emanet hesaplarının sona ermesinin ise XRP Ledger’ın mutabakat mekanizmasını ya da ağ güvenliğini doğrudan etkilemeyeceği ifade edildi. Schwartz’a göre bu durum, esas olarak Ripple’ın kurumsal hazine yönetimine ilişkin bir mekanizmanın sonuna işaret ediyor. Başka bir deyişle, Bitcoin’deki arz azalması ağın çalışma dinamiklerini etkileyebilirken, XRP tarafında mesele daha çok Ripple’ın elindeki varlıkları nasıl yönettiğiyle ilgili kalıyor. Schwartz, emanet hesaplarından yapılan kilit açılışlarının Ripple’a kullanabileceği XRP sağladığını, emanet sistemi sona erdikten sonra da şirketin XRP ile çeşitli adımlar atmayı sürdürebileceğini belirtti. Bununla birlikte, mevcut düzenin sona ermesinin bazı değişiklikleri beraberinde getirmesinin makul bir beklenti olduğunu dile getirdi.
Ethereum cephesinde yön tartışması büyüdü! Joe Lubin hangi mesajı verdi?Ethereum Foundation’daki bütçe kesintileri, çalışan ayrılıkları ve yönetim değişiklikleri son haftalarda topluluk içinde yoğun tartışmalara yol açtı. Ancak Ethereum’un kuruluş sürecinde yer alan ve yazılım şirketi Consensys’in CEO’su Joe Lubin, bu gelişmeleri bir kriz değil, kurumsal yapının gerekli bir dönüşümü olarak değerlendirdi. Vakfın rolü yeniden tanımlanıyor CoinDesk’e konuşan Lubin, Ethereum Foundation’ın daha dar ve net bir alana odaklanması gerektiğini söyledi. Buna göre vakfın temel görevi, ağın çekirdek teknolojisini ve temel ilkelerini korumak olmalı. Benimsenme, kurumsal ilişkiler ve ekosistemin büyümesi ise farklı kuruluşlar tarafından üstlenilmeli. Mini sözlük: Consensys, Ethereum altyapısı üzerinde çalışan yazılım ürünleri geliştiren bir blokzincir şirketidir. MetaMask gibi yaygın kullanılan araçlarla tanınır ve Ethereum ekosistemindeki en görünür özel sektör aktörlerinden biri olarak öne çıkar. Joe Lubin, Ethereum Foundation’ın güvenilir biçimde tarafsız kalmasının kritik olduğunu, ticari hedeflerle protokol geliştirmenin aynı çatı altında yürütülmesinin çıkar çatışması riskini artırabileceğini belirtti. Lubin’in açıklamaları, vakfın yönüne dair süren eleştirilerin ardından geldi. Tartışmalarda bazı kesimler kurumun rekabet baskısına karşı yeterince hızlı hareket etmediğini savunurken, bazıları da yeniden yapılanma süreci ve ekipten ayrılan isimler üzerinde durdu. Tek merkez yerine çok aktörlü yapı Lubin’e göre bu eleştirilerin bir bölümü, vakfın Ethereum için tam olarak hangi rolü üstlenmesi gerektiğine dair yanlış beklentilerden kaynaklanıyor. Etherscan verilerine göre ağda günde yaklaşık 2 milyon işlem gerçekleşirken, Ethereum’un geleceğinin tek bir baskın kurum tarafından değil, farklı alanlarda uzmanlaşan birden fazla yapı tarafından şekilleneceğini ifade etti. Bu yaklaşım, protokol geliştirme ile ticari stratejinin çoğu zaman aynı yapı altında toplandığı diğer blokzincir projelerinden ayrılıyor. Lubin, Ethereum’un merkeziyetsiz yapısının daha dağınık ve paylaştırılmış bir kurumsal çerçeve gerektirdiğini dile getirdi. Gerileme iddialarına itiraz Ethereum’un gerileme dönemine girdiği yönündeki söylemlere de karşı çıkan Lubin, ağın zayıflamadığını savundu. Buna karşın, kripto sektörünün son yıllarda yatırım ve sermaye akışı açısından yapay zeka ile daha yoğun bir rekabet içine girdiğini kabul etti. Lubin, bir dönem teknoloji dünyasının en dikkat çeken anlatısının kripto olduğunu, ancak bugün sermaye girişleri ve yatırımlar açısından sektörün odağın merkezinde yer almadığını söyledi. Buna rağmen Lubin, Ethereum’un uzun süredir ölçeklenme altyapısına yaptığı yatırımların yeni bir benimsenme dalgası için zemin hazırladığını belirtti. Öne çıkardığı başlıklar arasında zincir üstünde işlem yapan otonom yapay zeka ajanları ile Ethereum tabanlı altyapının kurumsal kullanımındaki artış yer aldı. Lubin’e göre bu yeni kullanım alanları, Ethereum Foundation’ın neden daha sınırlı bir göreve odaklandığını da açıklıyor. Benimsenme ve ticarileşme farklı kurumlara dağılırken, vakfın önceliği protokolün kendisini korumak ve üzerine inşa edilecek yeni nesil faaliyetleri destekleyebilecek yapıyı sağlam tutmak olacak.
Pudgy Penguins 3.100 mağazaya girdi! PENGU tarafında kritik ayrıntı ne gösteriyor?Pudgy Penguins, NFT odaklı bir proje olarak başladığı yolculukta fiziksel ürünler, perakende dağıtımı ve ana akım görünürlükle daha geniş bir markaya dönüştü. Markanın oyuncak ürünleri, Walmart’ın 3.100 mağazasında ve Target mağazalarında raflara girerken, bu gelişme blokzincir çıkışlı bir marka için dikkat çekici bir perakende başarısı olarak öne çıktı. Perakende tarafında öne çıkan büyüme Pudgy Toys ürünlerinin Walmart ve Target gibi büyük zincirlerde yer alması, kripto ekosisteminden çıkan projelerde nadir görülen bir dağıtım ağına işaret ediyor. Haberde, bunun sınırlı süreli bir test çalışması değil, doğrudan geniş ölçekli bir ana akım dağıtım hamlesi olduğu vurgulandı. Pudgy Penguins’in çatı şirketi Igloo da 2024 yılında 11 milyon dolar yatırım aldı. Finansman turuna Founders Fund liderlik etti. Igloo, Pudgy Penguins markasının arkasındaki şirket olarak biliniyor ve markanın ticari genişlemesini yöneten yapı konumunda bulunuyor. Resmi token belgelerinde PENGU’nun yalnızca eğlence amaçlı var olduğu ve ticari bir değer taşımadığı açık biçimde belirtiliyor. Token ile marka arasında net ayrım Haberin dikkat çeken bölümü ise markanın ticari başarısıyla PENGU tokenin hukuki ve ekonomik niteliği arasındaki fark oldu. Resmi belgelere göre PENGU, ekosistemin yerel tokeni olsa da şirkette ortaklık hakkı sunmuyor ve ürün satışları ya da lisans gelirleri üzerinde herhangi bir talep hakkı vermiyor. Ayrıca token dağılımında içeriden kişilerin elindeki payın toplam arzın %29,28’ine ulaştığı aktarıldı. Bunun %11,48’i kurumsal amaçlara, %17,80’i ise mevcut ve gelecekteki ekip üyelerine ayrıldı. Bu oranların kripto piyasasında sık görülen yapılara benzer olduğu, ancak yine de önemli ölçüde merkezi yoğunlaşmaya işaret ettiği kaydedildi. Arz yapısı ve dolaşımdaki miktar CoinGecko verilerine göre piyasada işlem gören PENGU miktarı yaklaşık 63 milyar adet seviyesinde bulunuyor. Tokenomist verilerinde toplam arz 88,89 milyar olarak yer alırken, buna göre dolaşımdaki oran yaklaşık %70,72 düzeyine ulaşıyor. Kalan tokenlerin piyasaya girişi doğrusal bir takvimle değil, belirli tarihlerde toplu açılım anlamına gelen cliff vesting modeliyle planlandı. Bu yapı, yeni arzın zamana yayılmak yerine belli dönemlerde aynı anda serbest kalmasına neden olabilir. Mini sözlük: Cliff vesting, belirli bir bekleme süresinin ardından tokenlerin ya da hisselerin tek seferde veya büyük bölümler halinde açılması anlamına gelir. Bu modelde piyasaya kademeli değil, dönemsel ve toplu arz girişi yaşanabilir. Haberde, işlem derinliğinin bireysel yatırımcı işlemleri için yeterli göründüğü ve büyük fiyat kaymaları olmadan alım satım yapılabildiği ifade edildi. PENGU’nun piyasa değeri ise 396 milyon dolar ile 424 milyon dolar aralığında gösterildi. Değerlendirmede, PENGU’yu sıradan mizah temalı tokenlerden ayıran unsurun arkasındaki markalaşma altyapısı olduğu belirtildi. Buna karşın, marka başarısı ile tokenin ekonomik işlevi arasındaki kopukluğun, varlığın finansal açıdan değerlendirilmesinde temel başlıklardan biri olmayı sürdürdüğü aktarıldı.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."