Solana DEX işlem hacmi ocaktan bu yana %56 geriledi SOL fiyatı baskı altında kalıyorSolana ekosisteminde son dönemde kayda değer bir gerileme yaşanırken, ağın yerel tokenı SOL da bu tabloya paralel olarak sert dalgalanmalarla karşı karşıya kaldı. 11 Mayıs’ta 98 dolardan reddedilen SOL fiyatı, yalnızca birkaç gün sonra 83 doları test etti ve devamında %15’lik bir düzeltmeyle yatırımcıların odağına girdi. Bu süreçte kalıcı vadeli (perpetual) SOL kontratlarında fonlama oranlarının negatife dönmesi özellikle kısa pozisyonlara olan ilginin arttığını gösterdi. Fonlama oranları negatife döndü SOL perpetual kontratlarında yıllık bazda fonlama oranı salı günü -%3 seviyesine gerilerken, bu oran cumartesi günü pozitif bölgede, %8 civarındaydı. Normal piyasa koşullarında fonlama oranının ortalama %9 civarında seyretmesi bekleniyor; bu da sermaye maliyeti ve borsa riskinin fiyatlanmasından kaynaklanıyor. Özellikle SOL fiyatı 90 doların altına düştüğünden bu yana, yatırımcıların yükselişe yönelik risk alma iştahı zayıflamış durumda. DEX hacimleri büyük oranda düştü Ocaktan bu yana Solana üzerinde çalışan merkeziyetsiz borsaların (DEX) işlem hacminde %56’lık kayıp yaşandı. DEX ve merkeziyetsiz uygulamalar (DApp) aktivitesindeki bu düşüş, ağ genelinde gelirlerin azalmasına ve SOL tokena olan talebin zayıflamasına yol açtı. Ancak yalnızca Solana değil, diğer ağlarda da bazı benzer zayıflıklar gözleniyor. Buna karşılık özellikle Base ve Hyperliquid gibi rakip ağlar, işlem hacmini hızla artırarak Solana’nın ekosistemine doğrudan rekabet sunuyor. Solana’nın haftalık DEX işlem hacmi ocak ayında günlük ortalama 25 milyar dolar seviyesindeyken, mayısta haftalık bazda 11 milyar dolara geriledi. DApp geliri ise ocakta haftada 35 milyon dolar civarında iken, mayısta bu rakam 20 milyon dolara kadar indi. Liderlik yarışı ve ağlar arası rekabet Solana, merkeziyetsiz uygulama gelirleri bakımından hâlâ önde bulunsa da, rekabet gitgide sertleşiyor. Özellikle Hyperliquid, kalıcı vadeli kontratlarda yakaladığı hacim ile dikkat çekiyor ve işlem özelliklerini doğrudan konsensüs katmanına entegre etmesiyle öne çıkıyor. Bunun yanında Ethereum tabanlı Base ağı da Coinbase borsasının ekosistemine doğrudan entegrasyon sunarak kullanıcılardan yoğun ilgi görüyor. Solana toplam kilitli varlık (TVL) miktarında 5,9 milyar dolarla ikinci sırada yer alıyor; ardından 5,5 milyar dolar ile BNB Chain ve 4,5 milyar dolar ile Base ağı geliyor. Ancak Ethereum 43,2 milyar dolarlık TVL ile liderliği bırakmıyor. Solana ekosisteminin TVL liderleri ise Jupiter, Kamino, Sanctum ve Raydium gibi projeler oldu. Mini sözlük: Maximal Extractable Value (MEV), bir blok içinde işlemlerin sırasını değiştirerek veya ekleyerek madenciler ya da ağ doğrulayıcılarının elde edebileceği ekstra gelirdir. Özellikle düşük işlem ücretli zincirlerde MEV’ye yönelik botlar şüpheli aktiviteye neden olabiliyor. Blockchain TVL (Milyar $) Haftalık DApp Geliri (Milyon $) DEX Hacmi (Haftalık, Milyar $) Ethereum 43,2 Veri yok Veri yok Solana 5,9 20 11 BNB Chain 5,5 Veri yok Veri yok Base 4,5 Veri yok Veri yok Spoofing ve işlem yoğunluğu tartışmaları Solana zincirinde düşük işlem ücretleri, özellikle botlar tarafından gerçekleştirilen MEV odaklı işlemler ve yapay hacim endişelerini yeniden gündeme getirdi. Özellikle PreStocks isimli sentetik varlık platformunda, bir kullanıcının paylaştığı zincir analizi sonucu 1.600 adresin toplam işlem hacminin %63’ünü oluşturduğu, bu adreslerin düzenli ve yüksek frekansta al-sat işlemleri yaptığı öne sürüldü. Analiz, bu davranışların arbitraj amaçlı olabileceğini ancak hacim şişirme ihtimalinin de göz ardı edilemeyeceğini ortaya koydu. Son dönemde DEX hacimlerindeki zayıflık, SOL fiyatında baskının devam etmesine yol açtı. Özellikle Base ve Hyperliquid’in öne çıkması, Solana için rekabeti daha da sertleştiriyor. Uzmanlar, olası bir fiyat toparlanmasının yeniden DEX ve memecoin işlemlerinin hareketlenmesine bağlı olduğunu vurguluyor. Kısa vadede yatırımcılar, SOL fiyatının nisan başında test ettiği 78 dolara doğru yeniden bir geri çekilme ihtimalinin düşük olduğuna dikkat çekiyor. Yine de toparlanma beklentileri, ağ üzerindeki memecoin ve DEX trafiğinin artış göstermesine doğrudan bağlı olacak.
XRP kritik 1,30 dolar desteğinde tutunamazsa 2 dolar hedefi riske giriyorKripto para piyasalarında son dönemde dalgalı seyir devam ederken, XRP ile ilgili kritik bir eşik ortaya çıktı. Fiyat hareketleri incelendiğinde, XRP’nin uzun süredir devam eden yatay sıkışmasını koruyup koruyamayacağı, orta vadeli toparlanma ihtimalinin önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor. Fiyatın 1,30 dolar desteği üzerinde tutunması, ilerleyen dönemlerde psikolojik öneme sahip 2 dolar seviyesine gidebilecek yeni bir hareket için temel oluşturacak. HYPE yükselişi ve piyasa farkı Pazarda dikkat çeken bir diğer gelişme ise Hyperliquid (HYPE)’in güçlü performansı oldu. HYPE, yılın başında 25 dolara kadar geriledikten sonra toparlanma kanalına girerek son haftalarda yukarı yönlü bir ivme yakaladı ve 48 dolar seviyesine tırmandı. Bu süreçte her geri çekilme girişimi alıcılarla karşılaştı ve fiyat, yeniden yukarı yönde ataklar yaptı. HYPE varlığının grafiğinde görülen ardışık yükselen dip ve tepe oluşumları, kısa vadeli spekülatif hareketlerden çok, toparlanmanın sürdürülebilirliğine işaret ediyor. Ayrıca yükselişi destekleyen teknik göstergeler, piyasanın genel havası olumsuz olmadığı sürece yukarı yönlü ivmenin devam edebileceğine işaret ediyor. Mini sözlük: Hyperliquid, merkeziyetsiz türev işlemlerine odaklanan, kullanıcıların kaldıraçlı alım satım yapabildiği bir platformdur. Özellikle son dönemde merkezi borsalara alternatif olarak popülerlik kazanıyor. Öte yandan, Ethereum ve XRP gibi büyük isimler trend desteği ve kritik seviyelerin altında sıkışma yaşıyor. Hyperliquid üzerindeki yükseliş beklentisi, aktif trader etkinliği ve katılımının artmasına da bağlanıyor. Ethereum düşüş baskısı altında Ethereum’da ise fiyat, yeniden 2.100 dolar civarına geriledi ve son denemelerde yukarı yönlü hareketlerin sürdürülemediği gözleniyor. 2.000 dolar bölgesi kısa vadeli ana destek olarak öne çıkarken, şu anda teknik göstergeler hala satış baskısının hakim olduğunu gösteriyor. RSI gibi ivme endeksleri negatif tarafta kalmaya devam ediyor ve hacimde belirgin bir artış yaşanmıyor. Ethereum’da uzun vadeli 200 günlük ortalamanın yaklaşık 2.550 dolar seviyesinde olduğu ve fiyatın bu direnç bölgesinin oldukça altında kaldığı belirtiliyor. BTC üzerindeki baskı ve genel piyasa zayıflığı, Ethereum’da kalıcı yukarı hareketlerin gerçekleşmesini şu an için kısıtlıyor. XRP’nin 2 dolar yolu kritik desteklere bağlı XRP, haftalarca 1,37 dolar civarında yatay harekette sıkıştıktan sonra, şimdi kaderini belirleyecek destek bölgesinde mücadelesini sürdürüyor. Son aylarda birçok altcoin ve memecoin’in sert düşüşler yaşadığı ortamda XRP, serbest düşüşten konsolidasyon yapısına geçti. Bu dar bantlı hareket, uzun vadeli bir toparlanma için altyapı oluşturabilir. Fakat teknik tabloya bakıldığında XRP halen hem 100 hem de 200 günlük hareketli ortalamanın altında kalmayı sürdürüyor. Her ne kadar zaman zaman fiyat yukarı ivme yakalamaya çalışsa da, yüksek seviyelerde satıcıların baskısı sürüyor ve 1,50 dolar bölgesindeki denemeler kısa sürede başarısız oluyor. XRP’nin yükselişe geçebilmesi için üç koşulun eşzamanlı gerçekleşmesi gerekiyor: 1,30 dolar ana desteğinin kaybedilmemesi, Bitcoin fiyatında istikrarın sağlanması ve fiyatın 1,40 ile 1,50 dolar bandındaki hareketli ortalama kümelerini hacimle birlikte aşması. Fiyat bu koşulları sağlayamazsa, 1,30 doların altında oluşabilecek bir kırılma daha büyük düşüşlerin yolunu açabilir. Bu seviyede kalınması, 2 dolara doğru potansiyel yeni bir ralli için ilk ön şart olarak öne çıkıyor. 2 doları hedefleyen senaryo için piyasanın genelinde güvenin ve alım iştahının da artması şart. Ana kripto para eğilimlerinin karşılaştırması Kripto Para Kritik Destek Kritik Direnç Mevcut Momentum Temel Riskler Ethereum 2.000 $ 2.550 $ Zayıf Piyasa genelinde satış baskısı HYPE 25 $ 48 $ Güçlü Pazar genel havaya duyarlı XRP 1,30 $ 1,50 $ Nötr Düşük hacim, aşağı trend baskısı
Dogecoin fiyatı 0,1037 dolarda dengede: Analistler 0,12 dolar direncine odaklandıDogecoin piyasalarda son günlerde 0,1037 dolar civarında işlem görerek yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Hem dolar hem de Bitcoin karşısında çizilen teknik grafikler, özellikle 0,12 dolar seviyesinde güçlü bir direnç bulunduğunu ortaya koyuyor. Analistler, bu seviyenin aşılamaması halinde fiyatın kısa vadede aşağı yönlü hareket edebileceğine işaret ediyor. DOGE fiyatında kritik teknik seviyeler Son dönemde Dogecoin’in 0,10 dolara yakın bölgelerde tutunma çabası piyasada önemle takip ediliyor. Coinbase günlük grafiğine göre DOGE fiyatı hâlâ 0,12195 dolar Fibonacci seviyesinin altında seyrediyor. Bu eşik, kısa vadede en yakın güçlü direnç seviyesi olarak değerlendiriliyor. Analistlere göre, fiyatın günlük bazda 0,12 doların üzerine yükselmesi durumunda yeni bir alım dalgası başlayabilir. Bu olası kırılmanın ardından hedef olarak 0,15 ile 0,157 dolar aralığı öne çıkıyor. Ancak, bu bölge geçmişte fiyatın hızlı düştüğü alan olduğu için dikkatle takip ediliyor. Destek tarafında ise 0,095 dolar seviyesinin altına inilmesi, alıcıların kısa vadede güç kaybetmesine yol açabilir. Bu durumda sıradaki destekler olarak 0,085 dolar ve 0,08 dolar noktaları öne çıkıyor. Meme coin dünyasında Dogecoin’in yeri Dogecoin, kripto para piyasasında geniş bilinirliğiyle ve eskiye dayalı piyasadaki yoğun ilgiyle “meme coin” kategorisinin öncüsü olmayı sürdürüyor. Bazı piyasa yorumcuları Dogecoin ile lider kripto para birimi Bitcoin arasında benzerlik kurarak, DOGE’un bu alt alanda hâlâ en çok konuşulan ve takip edilen varlık olduğunu aktarıyor. DOGE’nin özellikle sosyal medya ve topluluk desteği konusunda güçlü bir tabanının olması dikkat çekiyor. Son günlerde yapılan paylaşımlarda Dogecoin’in “meme” kültürü içindeki merkezi rolünden ve Elon Musk’la ilişkilendirilmesinden sıkça söz ediliyor. Bu tür yorumlar, bireysel yatırımcıların ilgisini canlı tutuyor. Son günlerde yapılan bir paylaşımda, “Bitcoin kripto dünyasında neyse, DOGE da meme dünyasında odur” yorumuna yer verildi. Ayrıca, hem DOGE/BTC hem de DOGE/USDT grafiklerinin uzun vadeli yükseliş için umut verdiği belirtildi. Öte yandan, Dogecoin fiyatındaki hareketlerin temel olarak alım-satım hacmi ve piyasa talebine göre şekillendiği de vurgulanıyor. Uzmanlar, sosyal medya ilgisinin kısa vadeli dalgalanmalar yaratabileceğini, ancak asıl yönün teknik göstergelerle belirlendiğini ifade ediyor. Teknik göstergeler ve karar anı Güncel teknik analizlerde, Dogecoin’in 0,09 ila 0,10 dolar aralığından tepki alarak yeniden yukarı yönlü hareket denemesi yaptığı görülüyor. Ancak, genel tabloya bakıldığında, önceki yükselişlerde 0,25 – 0,29 dolar bandından hızlı bir geri çekilme yaşandığı göze çarpıyor. Son hareketlerin ardından fiyat baskısıyla DOGE’de yön arayışı sürüyor. Teknik tarafta, hareketli ortalamalar ve özellikle popüler bir göstergelerden olan MACD tarafsız bir görünüm sergiliyor. Yani alıcıların da satıcıların da net bir üstünlük sağlayamadığı bir piyasa yapısı hâkim. Yakın zamanda MACD’de yukarı yönlü bir kesişme gerçekleşirse, kısa vadede Dogecoin’de yeni bir yükseliş ivmesi mümkün olabilir. Bir diğer önemli gösterge olan RSI (Göreceli Güç Endeksi) ise 44,7 seviyelerinde seyrediyor. Bu değer, piyasada alım gücünün henüz tam olarak yükselmediğine işaret ediyor. RSI’nin 50 üzerini test etmesi, Dogecoin’de yeniden güçlü alıcıların devreye girdiğini gösterebilir. CryptoAppsy ekranlarına yansıyan güncel verilere göre, Dogecoin’in fiyatı 0,1037 dolar seviyesinde bulunuyor ve kritik 0,12 dolar bandı ana direnç olmaya devam ediyor. Mini sözlük: MACD, “Hareketli Ortalama Yakınsama Iraksama” göstergesi olarak bilinir ve kısa ile uzun vadeli hareketli ortalamaların birbirine yaklaşması veya uzaklaşmasıyla piyasanın yönü hakkında ipucu verir. RSI ise (Göreceli Güç Endeksi), bir varlığın aşırı alımda mı, yoksa aşırı satımda mı olduğunu belirlemekte kullanılır. 50’nin üzerindeki değerler alıcıların, altındaki seviyeler ise satıcıların kontrolünü gösterir. Dogecoin ve rakip meme coin karşılaştırması Coin Piyasa Değeri Günlük Hacim Popülerlik Kullanım Yaşı Dogecoin Yüksek Orta-Yüksek Çok Yaygın 2013’ten beri Shiba Inu Orta-Yüksek Orta Yaygın 2020’den beri Pepe Düşük-Orta Değişken Yükselen 2023’ten beri
BTC’de 67 gün süren negatif fonlama, short pozisyonlarda 590 milyon dolarlık tasfiye getirdiBitcoin vadeli işlem piyasasında son iki ayı aşkın süredir yaşanan ender bir fonlama süreci, özellikle short (açığa satış) pozisyonundaki yatırımcıları zor durumda bıraktı. Perpetual kontratlarda tam 67 gün boyunca negatif fonlama oranları kaydedilirken, bu süreçte toplamda üçer ödemeyle 201 kez fonlama gerçekleşti. BTC fiyatı genelde yatayda seyrederken, bu aralıkta short pozisyonların marjinleri sessizce azaldı ve beklenen sıkışma gelince kitlesel tasfiyelerin yolu açıldı. 67 gün süren negatif fonlama baskısı Perpetual vadeli işlemlerde fonlama ödemeleri, sözleşme fiyatlarını spot ile uyumlu tutmak amacıyla yatırımcılar arasında düzenli olarak aktarılır. Fonlama oranı pozitif olduğunda long pozisyondakiler short yatırımcılara ödeme yapar, oran negatif olunca bu sefer short pozisyon sahipleri ödeme yapmak zorunda kalır. Son dönemde BTC piyasasında fonlama sürekli ekside kalınca, shortçular her sekiz saatte bir hesaplarından marjin düşüşünü yaşadı. Özellikle fiyatlar yatayda kalmasına rağmen bu sürekli negatif fonlama, short yatırımcıların marjin hesaplarında kritik kayıplara yol açtı. CryptoAppsy ekranlarına yansıyan güncel verilere göre, 18 Mayıs sabahına doğru – özellikle Avrupa piyasalarının açılışıyla birlikte – yaklaşık 590 milyon dolarlık short pozisyonun kapanmasına yol açan zincirleme tasfiyeler kaydedildi. Mini sözlük: Perpetual vadeli işlem (Perpetual swap), vade tarihi olmadığı için sürekli olarak açık kalan ve spot fiyatla uyumlu kalması için fonlama ödemeleriyle dengelenen türev sözleşmelerdir. Tasfiye fiyatını belirleyen asıl kriterler Short pozisyonlar patlarken dikkat çeken bir detay ortaya çıktı: Aynı büyüklükte, aynı fiyatla ve aynı kaldıraçla açılan işlemler, farklı platformlarda birbirinden bambaşka tasfiye seviyelerinde kapandı. Bunun nedeni ise temelde borsaların marjin gereksinimleri ve tasfiye motorlarının çalışma prensipleriydi. Örneğin Binance, standart BTC perpetual işlemlerinde en alt kademe için %0,5’lik marjin gerektiriyor. Pozisyon büyüdükçe bu oran artıyor. Rakip borsalarda ise hem başlangıç marjin oranı hem artış eğrilerinde ciddi farklılıklar mevcut. Küçük marjin farkları, yüksek kaldıraçlı pozisyonlarda tasfiye fiyatını binlerce dolar değiştirebiliyor. Ayrıca her platformun tasfiye motoru aynı şekilde çalışmıyor; bazıları pozisyonun bir kısmını kapatıp kalanını aktif bırakırken, bazıları doğrudan tüm pozisyonu likide ediyor. Borsa Marjin Oranı (En Düşük) Tasfiye Türü Binance %0,5 Kademeli (partial) Bybit %0,5 Kademeli (partial) OKX %0,4 Tam (full) BitMEX %0,5 Tam (full) Tasfiye motoru ve fonlama tavanı farkları Binance ve Bybit gibi borsalar “kademeli tasfiye” kullanırken, bir pozisyon marjin sınırının altına indiğinde küçük parçalar halinde pozisyonu kapatıp kalan kısmı sistemde tutuyor. Diğer bazı platformlar ise marjin sınırı aşıldığında tüm pozisyonu anında kapatıyor. Hızlı piyasa hareketlerinde bu fark trader’ın tüm pozisyonunu kaybetmesiyle sadece kısmını koruması arasında ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bunlara ek olarak, her borsada fonlama oranı için belirlenen tavan değerleri de önemli. Sekiz saatte bir yapılan ödemelerde, belli platformlar fonlama oranını limitlerken, bazıları daha esnek veya yüksek tavanlarla ilerliyor. Uzun süre negatif fonlama yaşandığında, yüksek tavan ve düşük marjinli piyasada pozisyondaki kayıp çok daha hızlı büyüyor. Uzmanlardan uyarı: Sadece işlem ücreti değil, risk modeli de karşılaştırılmalı Leverage.Trading’in kurucusu Anton Palovaara, çoğu yatırımcının kaldıraçlı pozisyon açarken en çok işlem ücretine, likiditeye veya çekim hızına odaklandığını ama esas kritik faktörlerin çoğunlukla gözden kaçırıldığını belirtiyor. “Kaldıraçlı pozisyon açmadan önce bakılması gereken en önemli üç sayı: pozisyon büyüklüğüne göre marjin seviyesi, borsanın kademeli mi tam mı tasfiye uyguladığı ve fonlama tavanı. Bunlar genelde sadece dokümanlarda yazıyor ve kimse bakmıyor. Ama herkesin kaderini belirleyen de bu üç değişken.” Son yaşanan 67 günlük negatif fonlama süreci, farklı borsalarda aynı pozisyonun neden birbirinden bambaşka şekilde tasfiye edildiğini çarpıcı biçimde ortaya koydu. Gelecekte benzer dalgalanmalar tekrar yaşanabilir ve uzmanlara göre yatırımcıların risklerini yönetebilmek için borsa seçimine ve risk protokollerine dikkat etmesi gerekiyor.
Trump yönetimi dijital varlıkları finans sistemine entegre edecek düzenlemeleri başlattıABD Başkanı Donald Trump, dijital varlıklar ile yeni nesil finansal teknolojilerin mevcut ödeme ve finans sistemlerine uyumunu sağlamak için federal kurumlara kapsamlı bir düzenleme hazırlığını başlatma talimatı verdi. Beyaz Saray’da imzalanan kararnamede, dijital varlıkların ve yenilikçi teknolojilerin finans sektörüne sağlıklı entegrasyonu hedefleniyor. Regülasyonlarda sadeleşme amacı Başkanlık kararnamesinde, ABD finansal sisteminin geleceğe uyumlu hale getirilmesi adına düzenleyici süreçlerin sadeleştirilmesi ön plana çıktı. Belgede, finansal teknoloji şirketleri, federal finans kuruluşları ve regülatörler arasında iş birliğini teşvik eden ve gereksiz engelleri kaldırmaya odaklı bir politika benimsendiği belirtildi. Düzenleme kapsamında, önümüzdeki üç ay içinde finansal regülatörlerin mevcut kurallarını yeniden gözden geçirmesi istendi. Bu gözden geçirme sonrası, finansal teknoloji şirketlerinin federal kurumlarla iş birliği kurmasının önünde fazladan engel oluşturan mevzuatların tespit edilmesi bekleniyor. Altı ay içinde ise, regülatörlerin inovasyonu hızlandıracak adımlar atmasının önü açılacak. Merkez Bankası ve ödeme hesaplarına erişim Kararname ile ABD Merkez Bankası’ndan da (Federal Reserve) önemli beklentiler dile getirildi. Fed’in, sigortasız mevduat kurumları ve bankacılık dışı finansal şirketlerin ödeme hesaplarına erişimini nasıl sağladığı konusunda yeniden değerlendirme yapması öngörülüyor. Ayrıca, Fed’e bağlı 12 bölgesel bankanın, merkez yönetiminden bağımsız olarak ödeme hesapları tahsis edip edemeyeceği de soruldu. Bu hususun özellikle Wyoming’deki özel amaçlı mevduat kurumlarını avantajlı hale getirebileceği vurgulandı. ABD Merkez Bankası Kansas Şubesi, yılın başlarında Kraken isimli bir Wyoming merkezli dijital banka girişimine sınırlı erişimli bir “ana hesap” izni vermişti. Benzer şekilde başka şirketler de bu türden erişim için başvuru yapmış durumda. Mini sözlük: Wyoming SPDI (Special Purpose Depository Institution), geleneksel bankalardan farklı olarak kripto para ve dijital varlık saklama gibi özel hizmetler sunan ve eyalet düzeyinde lisanslanan yeni nesil bir finans kuruluşu modelidir. Federal Reserve, bazı kurumların daha dar kapsamda faaliyet gösterebildiği bir tür “skinny” ana hesap için geçen yıl aralık ayında öneri metni yayımlamıştı. Bu öneri hayata geçerse dijital finans şirketlerinin ödeme sistemlerine doğrudan erişimi kolaylaşacak. Bankacılıkta şeffaflık ve yasa dışı işlemlerle mücadele Trump’ın imzaladığı ikinci kararname ise finansal sistemde yasa dışı işlemlerle mücadeleye odaklanıyor. Hazine Bakanlığı’na ve ilgili regülatörlere verilen talimatla, Banka Gizliliği Yasası’nın güçlendirilmesi ve kayıt dışı para transferi hizmetleri ile eşler arası platformlar üzerinden gerçekleştirilen ödemelerin daha sıkı denetlenmesi amaçlandı. Bu çerçevede, belgelenmemiş göçmenlerin yasal olmayan yollarla banka hesabı açması veya ödeme hizmetlerine ulaşmasının önlenmesi ve “kayıt dışı” ücret ödemelerini kolaylaştıran platformların tespit edilmesi gerekecek. Hazine Bakanlığı’na, banka gizliliğini ihlal eden üçüncü parti ödeme sağlayıcılarını ve aracı işletmeleri yakın takip etmesi talimatı verildi. Kripto finans ve geleneksel sistemin buluşması Amerikan yönetiminin iki kapsamlı kararnamesi, hem yeni finansal teknolojileri desteklerken hem de sistemin güvenliğini sağlamayı hedefliyor. Kripto paraların ve dijital varlık tabanlı finansal ürünlerin yaygınlaştığı bir dönemde atılan bu adımlar, sektör ile regülatörler arasında yeni bir iş birliği döneminin kapılarını açabilir. Konu Klasik Banka Wyoming SPDI Hizmet Alanı Geleneksel para ve kredi hizmetleri Kripto varlık saklama ve ödeme Lisans Türü Federal ve eyalet ruhsatları Wyoming eyalet lisanslı Ödeme Sistemine Erişim Ana hesap (master account) ile tam erişim Sınırlı veya özel izinli erişim Kararname metninde, “Amerika Birleşik Devletleri’nin politikası, düzenleyici süreçleri sadeleştirmek, gereksiz engelleri kaldırmak ve finansal teknoloji şirketleri ile federal kurumlar arasında iş birliğini teşvik etmektir.” ifadesine yer verildi.
Bitcoin madencileri 90 milyar dolarlık AI anlaşmalarına imza attıBitcoin madencileri, sahip oldukları büyük elektrik kapasitesi ve veri merkezi arazileri ile artık yapay zeka altyapı tedarik zincirinde giderek daha önemli bir rol üstlenmeye başladı. Bernstein analiz ekibinin yayımladığı yeni rapora göre, halka açık Bitcoin madencileri şu anda 27 gigawatt’tan fazla planlanmış elektrik kapasitesini kontrol ediyor ve 3,7 gigawatt’lık kapasiteyi kapsayan 90 milyar dolar değerinde yapay zeka sektörüne yönelik anlaşmalar duyurdular. Bu anlaşmalar; dev veri merkezi işletmecileri, yeni nesil bulut hizmeti sunucuları ve çip üreticilerini de içeriyor. Elektrik ve veri merkezi kapasitesi öne çıkıyor RAND’in 29 Nisan tarihli raporunda ise, ABD’de 2030 yılına kadar yaklaşık 82 gigawatt ek net elektrik kapasitesi eklenmesi beklendiği belirtildi. Sektörde asıl darboğaz, artık çipten öte elektrik erişiminde yaşanıyor. Bernstein, yeni veri merkezlerinin şebekeye bağlanmasının kimi zaman dört yıldan daha uzun sürebildiğini; Texas gibi veri merkezi yatırımlarına açık bölgelerde bile kamu hizmeti sağlayıcılarının bağlantı süreçlerinde ciddi bekleme süreleri uyguladığını ifade etti. Analistlere göre, “Bir gigawatt elektrik elde etmek için ortalama bekleyiş süresi 50 aya yaklaşıyor ve Texas gibi politik olarak uyumlu eyaletlerde dahi işlem kuyrukları yavaşlatıcı etken haline gelmiş durumda.” Bu uzun bekleyişler, Bitcoin madencilerinin avantaj sağladığı bir noktaya işaret ediyor. Halihazırda şebekeye entegre şekilde faaliyet gösteren ve yüksek yoğunluklu bilgi işlem altyapısına alışkın olan madenciler, büyük yeni veri merkezi yatırımlarında süreçleri hızlandırabiliyor. Mini sözlük: Halving, Bitcoin madencilerine verilen blok ödülünün yaklaşık dört yılda bir yarıya indirildiği önemli bir protokoldür. Bu süreç, madencilik gelirini doğrudan etkiler ve piyasa üzerinde dalgalanmalara yol açabilir. Madenciler yeni gelir modelleri arıyor Raporda, Bitcoin madencilerinin özellikle 2024’te gerçekleşen halving sonrasında azalan ödüller ve daralan kâr marjları nedeniyle alternatif gelir kaynaklarına yöneldiği belirtildi. Çoğu şirket Bitcoin üretiminin ötesine geçerek AI odaklı veri merkezi ve yüksek performanslı bilgi işlem yatırımlarına başladı. Yakın zamanda bunu somut şekilde gösteren bir örnek olarak Soluna Holdings’in ilk çeyrekte gelirini yüzde 58 artırması gösterildi. Şirket, bu büyümeyi daha çok veri merkezi hizmetlerindeki genişlemesine borçlu; kripto madenciliği ise toplam satışlar içindeki payını kayda değer biçimde azalttı. IREN ve Microsoft işbirliği öne çıktı Bernstein, AI altyapısına geçiş trendinde IREN’i başı çeken örneklerden biri olarak gösterdi. Şirketin Microsoft ile yaptığı birkaç milyar dolarlık anlaşmayla, iş modelinde köklü bir dönüşüm bekleniyor. Bernstein’a göre, IREN’in bu hamlesi şirketin temel gelir kaynağını kripto madenciliğinden AI altyapısı işletmeciliğine kaydırabilir. Regülasyonun giderek sıkılaşması ve yerel toplulukların büyük veri merkezi yatırımlarına karşı yükselen tepkileriyle birlikte, elektrik ve araziye zaten hâkim olan madenciler rakiplerine karşı belirgin bir avantaj kazandı. Bitcoin madencileri ve AI alanında karşılaştırma tablosu Şirket AI Anlaşma Tutarı Planlı Elektrik Kapasitesi (GW) İşbirliği Yaptığı Şirketler Kâr Artışında Ana Etken IREN Birden fazla milyar dolar Birkaç GW Microsoft AI veri merkezi anlaşmaları Soluna Holdings Açıklanmadı Açıklanmadı Çeşitli Veri merkezi hizmetlerinden artan gelir Diğer büyük madenciler (toplu) Toplam 90 milyar dolar 27 GW planlı Hyperscaler, neocloud, çip üreticileri Kapsamlı yeni altyapı anlaşmaları Sonuç olarak Bitcoin madencileri, yapay zeka talebinin hızla arttığı bir dönemde sahip oldukları altyapı ve elektrik kapasitesiyle avantajlı bir konuma gelmiş durumda. Bu trendin, madencilik sektöründe önümüzdeki yıllarda daha fazla çeşitlenmeye yol açması bekleniyor.
Cardano temsilcisi, Singapore Summit 2026 oylamasında 17,71 milyon ADA ile çekimser kaldıCardano ekosisteminde yetkili oylama gücüne sahip bir temsilci (DRep), önemli ölçüde değiştirilen Singapore Cardano Zirvesi 2026 yönetim oylamasında, 17,71 milyon ADA oyu ile çekimser kaldı. Temsilci, yapılan iyileştirmelere rağmen maliyetler, gelir beklentisi ve etkinlik stratejisinin yeterince tatmin edici olmamasını gerekçe olarak gösterdi. Çekimser oy ve gerekçeleri Revize edilen Cardano Summit 2026 Singapore teklifi üzerinde yapılan oylamada, Cardano’nun kilit paydaşlarından biri olan DRep, çekimser kaldığını duyurdu. Temsilci, yeni teklifin önceki versiyona göre daha iyi denetlendiğini ve harcama kalemlerinin netleştiğini savunurken, halen olumlu oy için yeterli bulmadı. DRep’in çekimser kaldığı oylamada kullanılan toplam ADA miktarı 17,71 milyon olarak açıklandı. Temsilci, hazırlanan yeni teklifin, bütçede %22’lik bir küçülmeye gittiğini ve bağımsız denetimlere ağırlık verdiğini belirtti. DRep, son yapılan değişikliklerin teklifin kalitesini artırdığını ancak zirvenin hala yeterince sürdürülebilir olmadığını ve kendi kendini finanse etme konusunda sıkıntı yaşadığını ifade etti. Revizyon ile TOKEN2049 etkinliği ile olası bağlantı koparılırken, toplamda istenen bütçe 7,8 milyon ADA seviyesinde (yaklaşık 1,95 milyon dolar) sabitlendi. Buna ek olarak, Cardano Vakfı kendi katkı payını 380 bin dolara yükseltti. Bütçe, gelir ve sürdürülebilirlik soru işaretleri Temsilcinin açıklamasında, önerinin halen büyük oranda Cardano hazinesinden finanse edildiğine dikkat çekildi. Hedeflenen gelir miktarı 450 bin dolar olarak aktarılırken, toplam harcamanın 2,26 milyon doları bulduğu not edildi. Ayrıca 6,24 milyon ADA’nın etkinlik başlangıcında hazır bulunacağı bildirildi. DRep, büyük harcama kalemlerinin önceden planlanmasına rağmen, önerinin normal bütçe süreci dışında sunulmuş olmasının anlaşılır olduğunu, ancak etkinliğin hâlâ kendi ayakları üzerinde durma konusunda eksiklikleri bulunduğunu kaydetti. Teklife ilişkin değerlendirmede, daha küçük ölçekli ve hedef odaklı toplantıların, büyük zirveye göre daha ekonomik ve verimli olabileceği görüşü ön plana çıktı. Alternatifler arasında özel davetli toplantılar, yan etkinlikler, iş gezileri ve iş ortaklarıyla gerçekleştirilecek masabaşı toplantıları vurgulandı. Mini sözlük: DRep, Cardano ağında topluluk tarafından seçilen ve ağırlıklı oy hakkını kullanan yetkili bir temsilci anlamına gelir. ADA ise Cardano’nun resmi kripto para birimidir. ADA ETF sürecinde son durum Oylamanın gerçekleştiği dönemde ADA ile ilgili bir ETF başvurusu da gündemde kalmayı sürdürüyor. Geçen yıl Grayscale şirketinin spot ADA ETF için başvuruda bulunduğu açıklandı. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ise Eylül 2025’te kripto ETF’leri için “Genel Listeleme Standartları” adlı yeni bir düzenleme başlatmıştı. Bu çerçevede, CME üzerinde ADA vadeli işlemlerinin en az altı ay boyunca düzenli şekilde işlem görmesi şart olarak öne çıktı. Bilgilere göre, ADA vadeli sözleşmeleri 9 Şubat 2026’da işlem görmeye başladı. Buna göre ağustos ayında gerekli altı aylık süre tamamlanacak. SEC’in karar için 75 günlük bir süresi olacağı, bu takvime göre olası bir kararın 23 Ekim 2026’da çıkabileceği ifade edildi. ETF süreci ve Cardano Zirvesi oylaması birbirinden bağımsız ilerlese de, her iki gelişmenin de Cardano ekosisteminin geleceği ve piyasaya açılım stratejisi açısından önem taşıdığı görülüyor. Konu Eski Teklif Revize Teklif Toplam Bütçe 10 milyon ADA 7,8 milyon ADA TOKEN2049 Bağımlılığı Vardı Kaldırıldı Gelir Hedefi Yoktu 450.000 Dolar Denetim & Gözetim Zayıf Güçlendirildi Yetkili temsilci son açıklamasında, yapılan değişikliklerin ilerleme anlamına geldiğini fakat sürdürülebilirlik yolunda daha net kanıtlar ve etkinin ölçülmesine dair açık göstergeler talep ettiklerinin altını çizdi.
Bitcoin piyasası 68.000 70.000 dolar aralığına odaklandı satış baskısı artıyorBitcoin piyasasında son günlerde işlem yapan yatırımcılar, fiyat hareketinin 68.000 ila 70.000 dolar aralığında yoğunlaşmaya başladığını gösteriyor. Vadeli işlemler ve emir defteri verileri, özellikle bu bantta önemli bir alıcı ilgisinin bulunduğuna işaret ediyor. Fakat öte yandan, türev piyasalarında satış baskısının da hissedilir şekilde arttığı belirtiliyor. Satış baskısındaki yükseliş Türev piyasalarında güncel olarak alış-satış oranı -0,03 düzeyine gerilemiş durumda. Bu oran, satıcıların şu anda alıcılara kıyasla daha baskın olduğunu ortaya koyuyor. Emir defteri verilerinde de bu eğilime paralel olarak, siparişlerin büyük kısmı satıcı lehine konumlanıyor. Ayrıca, son bir ayın büyük bölümünde bu oranın negatif yönde hareket ettiği gözlemlendi. Likidasyon riskleri ve yeni destek seviyeleri Piyasalardaki likidasyon haritaları, 74.700 dolar seviyesine yakın 3,4 milyar doların üzerinde toplam uzun pozisyonun risk altında olduğunu gösteriyor. Bitcoin fiyatı 70.000 dolara düştüğünde bu rakam 11 milyar dolara kadar çıkabiliyor. Bu tablo, yatırımcıların fiyatın 80.000 dolar seviyesine yükselmesinden ziyade, hacmin yoğunlaştığı destek bölgelerini tercih ettiğini gösteriyor. Mini sözlük: Likidasyon haritası, vadeli işlemler piyasasında fiyat belli bir eşiğe ulaştığında otomatik olarak kapanacak pozisyonların dağılımını ve büyüklüğünü gösterir. Yatırımcıların toplu biçimde hangi seviyelerde zarar veya tasfiye riskiyle karşılaşabileceğini görmeye yarar. Perakende yatırımcı ilgisi ve piyasa davranışı Blockchain veri platformu Hyblock’a göre, perakende kripto yatırımcılarının uzun pozisyonlara yönelik eğilimi yeniden güçlendi. Şirketin “True Retail Accounts” göstergesi yüzde 60 seviyesine tırmanarak, bireysel yatırımcıların genel olarak yükseliş odaklı pozisyon aldığını ortaya koydu. Hyblock’un analizine göre, bu göstergenin yüksek olduğu son dönemlerde Bitcoin’de ertesi günlerde kısa süreli tepe noktaları görülürken, ardından fiyat ivmesinin zayıfladığı ve geri çekilmeler yaşandığı gözlemlendi. Hyblock tarafından yapılan değerlendirmede, “Perakende yatırımcı açılımlarında aşırı yükseliş eğiliminin yoğunlaştığı zamanlarda fiyatlar kısa vadede zirveye ulaşmakta, ancak sonrasında belirgin düzeltmeler gerçekleşmekte” ifadesine yer verildi. Kritik göstergeler ve olası senaryo Hyblock, piyasa duyarlılığını belirlemek amacıyla perakende yatırımcıların pozisyon oranını, 14 günlük göreli güç endeksi (RSI) ile birlikte takip ediyor. Son verilere göre, perakende yatırımcıların uzun pozisyonda olma oranı yüzde 60,7’e ulaşırken, RSI seviyesi de 74,9 ile yüksek aralıkta kalıyor. Bu göstergeler, bireysel yatırımcıların 76.000 dolar seviyelerine yönelik iyimserliğini sürdürdüğünü gösteriyor. Ancak, daha önceki benzer konumlanmaların ardından fiyatın genellikle düzeltme ile karşılaştığı belirtiliyor. Göstergeler Son Durum Öne Çıkan Risk/İşaret Alış-Satış Oranı -0,03 Satıcılar baskın Likidasyon Riski 70.000 dolar seviyesinde 11 milyar dolar uzun pozisyon Ani düşüş riski yüksek TRA Uzun Pozisyon (%) 60,7% Aşırı yükseliş beklentisi RSI 74,9 Aşırı alım bölgesi Özetle, işlem hacmindeki artışa ve güçlü alıcı ilgisine rağmen, vadeli işlemler piyasasında belirgin bir satış üstünlüğü dikkat çekiyor. Bitcoin’in 68.000 ila 70.000 dolar bandında ciddi bir destek bulduğu; buna karşın yüksek likidasyon riski, piyasanın aşağı yönlü olası hareketlerinde göz ardı edilemeyecek bir faktör olarak öne çıkıyor.
Bitcoin’de aylık düzenli alım stratejisi 2015’ten bu yana %4.515 getiri sağladıBağımsız kripto para kıyaslama platformu Coinbird tarafından yayımlanan güncel analiz, Bitcoin’de 2015’ten bu yana her ay düzenli alım yapan yatırımcıların elde ettiği gerçek getirileri ve bu sürece dair önemli istatistikleri ortaya koydu. Araştırmada, sıkça dile getirilen “sadece düzenli alım yap, unut” yaklaşımının finansal sonuçları dikkatle ele alındı ve DCA (Dollar Cost Averaging) stratejisinin avantajları ile sınırlamaları detaylandırıldı. 2015’te başlayan DCA ile büyük getiri Coinbird’in Bitcoin DCA Hesaplayıcısı üzerinden yapılan simülasyona göre, Ocak 2015’te her ay 100 dolar değerinde Bitcoin alan bir yatırımcı, 2026 Mayıs itibarıyla toplam 13.700 dolar yatırarak 8,219 BTC biriktirmiş olacak. Yılın 19 Mayıs tarihinde Bitcoin fiyatları göz önüne alındığında, portföy yaklaşık 632.315 dolar değere ulaşarak %4.515 toplam getiri sağlamış durumda. Erken dönemde yapılan alımlar, fiyatların düşük olduğu dönemde daha fazla BTC biriktirmeyi mümkün kıldı ve uzun vadede ortalama alım maliyeti BTC başına 1.667 dolar oldu. Coinbird kurucusu Philipp, bu süregiden otomatik alım stratejisinin ciddi piyasa dalgalanmaları, tarihi zirveler ve belirsiz dönemlerde bile uzun vadede dikkat çekici sonuçlar ürettiğini belirtti. Ayrıca yaşanan sert fiyat düşüşleri sırasında dahi DCA ile yapılan yatırımların psikolojik açıdan kolay sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Dikkat çeken kısa ve uzun vadeli tablo Analiz, Bitcoin’i Mayıs 2021 tepe noktasında almaya başlayan yatırımcıyı da inceledi. Bu dönemde başlanılan ve ayda 100 dolar ile ilerleyen strateji, 61 ay sonunda 6.100 dolar yatırımı yaklaşık 11.244 dolara taşıyarak %84,34’lük artış sağladı. Aynı dönemi tek seferde toplu alımla değerlendiren yatırımcı ise %43 getiri elde etti. Bu örnek, DCA’nın düşüş dönemlerinde otomatik olarak daha fazla Bitcoin alınmasına olanak tanıyarak avantaj sağladığını gösteriyor. Fakat Coinbird’in simülasyonlarında, birikim hedefinin 1, 2, 3 veya 4 yıl gibi kısa dönemlerde toplu alım stratejisinin daha iyi getiri sunduğu tespit edildi. DCA avantajı ise yalnızca sert düşüş ve toparlanma dönemlerini kapsayan beş yıllık süreçlerde öne çıktı. Araştırmada da “DCA toplu alımı her zaman geçer” gibi genellemelerin yanıltıcı olabileceğine dikkat çekiliyor; getirilerin başlangıç tarihine ve piyasa koşullarına bağlı olduğu vurgulanıyor. Mini sözlük: DCA stratejisi, “Dollar Cost Averaging” yani “düzenli aralıklarla sabit tutarda alım yapma” yöntemidir. Yatırımcı, piyasadaki iniş çıkışlardan bağımsız olarak belirli periyotlarda aynı miktarı yatırarak ortalama alım maliyetini düşürmeyi hedefler. Yüksek getiriye rağmen büyük dalgalanma riski Düzenli alımla yatırım yapanlar, 2022 ayı piyasasında portföylerinde en yüksek %76,72’lik düşüşü (maksimum zarar) görmüş oldular. Bu veri, uzun vadede bile büyük dalgalanmalara karşı tümüyle koruma olmadığına ve fiyat gerilemesinin psikolojik baskı yaratabileceğine işaret ediyor. Araştırmada, dayanılan veri kaynağı olarak Coinbird’in CoinGecko fiyatları esas alınırken, simülasyonlarda vergi ve işlem ücretleri hariç tutuldu. Ayrıca, geçmiş getirilerin ileriye dönük sonuçları garanti etmediği de açıkça belirtildi. Coinbird kimdir? Coinbird, Almanya merkezli Coinbird GmbH tarafından işletilen, kripto paralar, borsalar ve cüzdanlar konusunda detaylı karşılaştırmalar, canlı piyasa verileri ve yatırım araçları sunan bir platformdur. Kullanıcılar; canlı fiyat bilgileri, endeksler, alım-satım simülatörleri ve çeşitli analiz araçlarından ücretsiz faydalanabiliyor. Coinbird, ülkenin önde gelen kripto karşılaştırma portallarından biri olan kryptovergleich.de’nin uluslararası platformudur ve yılda iki milyondan fazla kullanıcıya ulaşıyor. Strateji Getiri (%) Toplam Yatırım Portföy Değeri (Mayıs 2026) DCA (2015-2026) %4.515 13.700 $ 632.315 $ DCA (2021-2026) %84,34 6.100 $ 11.244 $ Toplu Alım (2021-2026) %43 6.100 $ 8.723 $
Avrupa’da USDT ve USDC için ‘hedge fon’ benzetmesi: 13 büyük risk masadaLondra’da düzenlenen Digital Money Summit 2026 kapsamındaki tartışmalarda, başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere düzenleyici kurumların özel stablecoin’lere yönelik kontrolü giderek artırdığı öne çıktı. Kripto varlık uzmanlarının değerlendirmesine göre; özel şirketler tarafından geliştirilen stablecoin’ler, finansal sistemdeki riskler açısından yeniden masaya yatırılıyor. Dijital varlık yöneticilerinden net uyarı Almanya’nın en büyük kurumsal varlık yönetim şirketlerinden biri olan Union Investment’ın Tokenizasyon ve Dijital Varlıklar Birim Başkanı Christoph Hock, Tether ve Circle’ın dolar destekli stablecoin’leri için dikkat çekici bir değerlendirme paylaştı. Union Investment, yaklaşık 620 milyar dolarlık yönetilen varlığıyla Avrupa finans sektöründe önemli bir oyuncu. Hock, Tether ve Circle gibi stablecoin ihraççılarının kasalarında tuttuğu varlıkların, temelde klasik bir para sabitlemeden çok, yatırım amaçlı fonlara benzer biçimde organize edildiğini, bu nedenle gerçek anlamda bir “stablecoin” statüsünde olmadığını savundu. Hock’a göre, Tether ve USDC gibi stablecoin’lerin rezervlerinde altın ve bitcoin gibi volatil varlıklara ağırlık verilmesi, bu varlıkların risk seviyesini adeta bir hedge fonuna yakın hale getiriyor. Uzman, bu yapının hem şirket hazineleri hem de büyük kurumsal yatırımcılar açısından ciddi risk taşıdığını vurguladı. Mini sözlük: Stablecoin, değeri genellikle dolar veya euro gibi reel paralarla sabitlenen ve kripto piyasasında fiyat oynaklığından kaçınmayı amaçlayan dijital para türüdür. Ancak bazı özel stablecoin’ler, rezervlerinde farklı yatırımlar da bulundurabilir ve bu durum fiyat sabitliğinde kırılganlık yaratabilir. Piyasa oynaklığı ve de-peg endişesi Mart 2024’te piyasa genelinde yaşanan sert satışlar sonrası USDC fiyatı üç farklı günde 0,74 dolara kadar indi. Benzer fiyat kırılması, daha önce bankacılık tarafındaki sıkıntılar ve Ethereum ağındaki yüksek işlem ücretleriyle de tetiklenmişti. Özellikle 2023’te USDC’nin değerinde yüzde 13’lük bir düşüş görülmüş, bir dolar olması gereken fiyatı geçici süreyle 87 cente kadar gerilemişti. Uzmanlar, bu gibi durumlarda USDC’nin asıl rezerv desteğinde yaşanan açıkların hem kullanıcıları hem de büyük kurumları zarar riskiyle baş başa bıraktığı görüşünde. Christoph Hock, özellikle ani piyasa tedirginliği dönemlerinde, yatırımcıların stablecoin’lerini hızlıca satmak istemesi durumunda yeteri kadar likidite olmamasının fiyat sabitliğini bozduğunu, ödemenin geciktiğini ve sistemde krize yol açabildiğini aktardı. Circle’ın yaşadığı de-peg (fiyat sabitliğinin bozulması) olayını hatırlatan Hock, bu tür krizlerde kamu kaynaklarından da destek ihtiyacının doğabileceğini, bunun da özellikle kurumsal yatırımcılar için sistemik risk doğurduğunu dile getirdi. Tether’in altın rezervi detayları Tether’in Ocak 2026 itibarıyla rezervlerinde toplam 148 ton altın bulunduğu ve değerinin yaklaşık 23 milyar dolara ulaştığı bildirildi. Şirket, böylece dünyanın en büyük 30 altın sahibi arasında yer alırken, çok sayıda devletin rezervlerini de geride bırakmış oldu. Ancak Hock, şirketlerin veya fonların gecelik nakit ödemelerinde güvenli liman olarak gördükleri stablecoin’lerde, 13 gibi yüksek oranlı bir anlık kaybın finansal felaket olabileceğini vurguladı. Bu nedenle, özellikle büyük ölçekli kurumsal yatırımcıların bu düzeyde bir volatiliteyi tolere edemeyeceğine dikkat çekti. Stablecoin modeli tartışılıyor Stablecoin’lerin rezerv yapısı ve şeffaflık eksikliği, özellikle Avrupa’da yeni regülasyonların odağında yer alıyor. Dijital varlık sahipleri ve yöneticileri, özellikle şirket hazinesi işlemlerinde kullanıldığında stablecoin’lerin volatilliğinin getirdiği risklere karşı tüm aktörlerin uyarılması gerektiğini söylüyor. Geleneksel para piyasasında risksiz olarak görülen bu dijital araçların, rezervlerinde volatil yatırım varlıkları tutması; “güvenli liman” imajlarını sorgulamaya açıyor. Uzmanlar, yeni düzenlemelerle stablecoin ihraççılarına daha sıkı rezerv ve şeffaflık kuralları getirilmesinin masada olduğunu belirtiyor. Stablecoin Başlıca Rezerv Varlıkları Piyasa Değeri (2026) De-peg Riski Tether (USDT) ABD Doları, Altın, Bitcoin 90 milyar dolar Yüksek (Rezerv çeşitliliği nedeniyle) USD Coin (USDC) ABD Doları, ABD tahvili 30 milyar dolar Orta (Likiditeye bağlı)
Solana kısa vadede 78 ve 135 dolar seviyeleriyle kritik eşikteSolana’nın fiyatı, yakın dönem volatil hareketlerinin ardından 84,53 dolar seviyesinde işlem görüyor. Son 24 saatlik performansta yüzde 0,46 oranında sınırlı bir artış yaşansa da, fiyat hâlâ son aralığının alt sınırına oldukça yakın seyrediyor. Kısa vadeli analizlerde, Solana’nın bu bölgedeki desteğini korumaya çalıştığı ancak piyasanın net bir yön bulmakta zorlandığı görülüyor. Aralıkta baskılar ve destek seviyeleri Analistler, Solana’nın orta vade hareketlerinde kararsız bir tablo olduğunu aktarıyor. Fiyatın, güncel olarak 85–86 dolar bandında tutunmaya çalıştığına dikkat çekiliyor. Ancak 88–90 dolar seviyesinin altında kalmaya devam etmesi, aşağı yönlü baskıların sürdüğünü gösteriyor. Eğer satıcılar bu bandın üstüne çıkılmasını engellerse, fiyatın 83,50 dolara çekilme ihtimali gündemde kalıyor. Orta ve daha geniş vadeli destek alanının ise 78 dolarda olduğu belirtiliyor. Teknik analizlerde, “Solana fiyatı, 88 dolar üzerine çıkaramadığı sürece yeni bir yükseliş ivmesi oluşmayabilir” değerlendirmesi öne çıktı. Tersi durumda ise, 83,50 dolar desteğinin altına inilirse, fiyatın yeniden taban bölgelere doğru gerileyebileceği ifade edildi. Fiyatın net bir yön bulamaması ise, piyasada temkinli bir yaklaşımı beraberinde getiriyor. Yatırımcılar kısa vadede fiyatın hangi yöne kırılacağını görmeyi beklerken, hacimli işlemler ve yeni girişler konusunda dikkatli davranıyor. Büyük yatırımcı hareketleri ve etkisi Uzun süredir yüklü miktarda Solana bulunduran büyük cüzdan sahiplerinin (whale) hareketleri de piyasa üzerinde baskı yaratıyor. Son günlerde, yıllar önce bir milyon adede yakın SOL’u kilitleyen bir cüzdanın, 30 binlik yeni bir satışı yaklaşık 2,56 milyon dolar karşılığında gerçekleştirdiği bildirildi. Bu cüzdanın toplamda 137 milyon dolardan fazla Solana sattığı kaydedildi. Whale satışları doğrudan ani fiyat düşüşlerine yol açmasa da, fiyatın destek bölgesine yakın olduğu anlarda piyasadaki tedirginliği artırıyor. 83–85 dolar bandı, hem teknik açıdan hem de büyük yatırımcıların harekete geçme olasılığı bakımından önemli bir sınır olarak ön plana çıkıyor. Mini sözlük: Whale, çok büyük miktarda kripto para tutan ve tek hamlesiyle piyasada hissedilir etki yaratabilen yatırımcı veya cüzdanlara verilen addır. Whale işlemleri kripto piyasasında çoğunlukla trendlerin yönünü etkileyebilecek öneme sahiptir. Farklı teknik beklentiler: 78–135 dolar arasındaki yol ayrımı Bazı analistler, kısa vadede 78 dolar desteğinin test edilebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle, fiyat 88–98 dolar aralığının altında kalmaya devam ederse, önce 83 dolar ardından da ana kanal desteği olan 78 dolar riski gündeme geliyor. Günlük teknik grafikte ise 97,79 dolar üst direnç, 92,89 dolar ise orta direnç olarak öne çıkıyor. 88 doların üstüne çıkılması, piyasadaki baskının azalmasını sağlayabilir. Bazı piyasa analistlerine göre, “Solana’nın öncelikle 88 dolar bariyerini aşması, ardından 92,89 ve 97–98 dolar dirençlerini kırması, yeniden yükselişin önünü açabilir.” Daha iyimser tablo çizen bazı uzmanlar ise, büyük resimde Solana’da 135 dolar hedefine giden yolda hâlen potansiyel olduğunu düşünüyor. Ancak bu yüksek hedefin, mevcut düşük fiyat hareketlerinden destek bulup güçlü bir temel oluşturulmasına bağlı olduğu ve yakın vadede doğrudan ulaşılması mümkün olmasa da, orta ve uzun vadede gündemde kalmaya devam ettiği aktarıldı. Direnç/Destek Seviyesi Rolü 97,79 dolar Üst direnç 92,89 dolar Orta direnç 88 dolar Kritik toparlanma seviyesi 83,50 – 84,54 dolar Yakın destek 78,17 dolar Ana kanal desteği Boğa ve ayı senaryoları karşı karşıya Solana’nın bugünkü teknik görünümü, aşağı yönlü sıkı bir savunma alanı ve yukarı potansiyel arasında dengede görünüyor. 83–85 dolar desteği korunduğu sürece 88 dolara doğru toparlanma olasılığı canlı kalacak. Ancak bu alanın kaybedilmesi durumunda, fiyatın ilk aşamada 78 dolara çekilmesi ve daha derin bir düzeltmeye girilmesi gündeme gelebilir. Öte yandan, 88–98 dolar bandının yeniden aşılıp, fiyatın 100 dolar üzerine atması ise, dip bölgeden toparlanma sinyalini güçlendirecek ve piyasadaki genel iyimserliği artırabilecektir. 115–135 dolar gibi daha yüksek seviyeler ise, ancak bu kritik dirençlerin ardı ardına geçilmesiyle teknik olarak ön plana çıkabilir.
Bitcoin’in 83.000 dolar seviyesindeki direnç testi sonrası düşüş endişeleri güçlendiBitcoin’in son günlerde yaklaşık 83.000 dolardaki hareketli ortalaması üzerinde kalamaması, yeni bir sert düşüş dalgası endişesini piyasada yeniden gündeme getirdi. K33 Research tarafından yayımlanan güncel rapor ise, mevcut döngünün geçmişteki büyük düşüş dönemlerinden önemli farklılıklar gösterdiğine işaret ediyor. Geçmiş Döngülerden Farklı Seyir 2014, 2018 ve 2022 yıllarında benzer fiyat retlerinden sonra, Bitcoin genellikle kuvvetli bir şekilde 200 günlük hareketli ortalamasına doğru toparlanıp sonrasında hızla değer kaybı yaşamıştı. O dönemlerde, yüksek kaldıraçlı pozisyonlar art arda açılırken, aşırı iyimserlik ortamı bir anda çöküşe dönüşmüştü. Ancak K33 Research’e göre, bu yılki süreçte böyle bir yükseliş ve ardından gelen ani satışlar görülmedi. K33 Research baş analisti Vetle Lunde, “Şu ana dek piyasa çok daha temkinli ilerledi” ifadesine yer vererek, yatırımcıların türev piyasalardaki pozisyonlanmasının genelde kötümser yönde olduğunu dile getirdi. Derinlemesine analizde, türev piyasadaki net fonlama oranlarının 81 gündür negatif kaldığı, bunun da Bitcoin tarihinde rekor süreye yaklaştığı kaydedildi. Bu durum, fiyatlar şubat ayında 60.000 dolara kadar inmişken dahi yatırımcıların ağırlıklı olarak düşüş beklentisiyle hareket ettiğini gösteriyor. ETF Çıkışları ve Kaldıraçlı Pozisyonlar CME Bitcoin vadeli işlemlerinde yıllık bazdaki fark kısa süre önce yüzde 2,5’in de altına indi. Rapor, bu seviyelerin genellikle piyasalarda aşırı temkinli bir ortamı yansıttığını vurguladı. Ayrıca, opsiyon ve vadeli işlem piyasasındaki açık pozisyon miktarı halen yüksek seyrediyor. Bu nedenle, fiyatlar zayıflamaya devam ederse piyasa daha dalgalı hale gelebilir. ABD merkezli Bitcoin borsa yatırım fonlarından (ETF) yaşanan çıkışlar ise gözle görülür şekilde hızlandı. Son 5 günde fonlardan toplam 1,6 milyar dolar gibi önemli bir rakamın çekildiği ve bunun da fiyatın 83.000 dolara yaklaştığı dönemde gerçekleştiği belirtildi. Bu seviye, birçok Bitcoin ETF yatırımcısının ortalama maliyetine oldukça yakın olduğu için, fiyat buralara yaklaştıkça satışların hız kazandığı gözlemleniyor. Mini sözlük: Açık pozisyon (Open Interest), vadeli işlemler veya opsiyon piyasasında halen kapanmamış, aktif olan kontratların toplam adedidir. Açık pozisyon miktarı yüksekse, piyasa daha hassas ve oynak olabilir. Piyasa Algısı ve Beklentiler K33 Research, geçmişte fiyatlardaki kayıp sonrasında yatırımcılar maliyetlerini kurtarma seviyelerine yaklaşınca satış eğiliminin arttığına dikkat çekti. Şu anda bu eğilimin tekrar ortaya çıktığı görülüyor. Buna rağmen, K33’nin kendi göstergeleri, daha çok 2025 yılının mart – nisan dönemindeki canlı piyasa ortamına benzediğini ortaya koyuyor. O dönemde, ABD’de uygulanan ek gümrük tarifeleri sonrasında BTC fiyatı dip yaptıktan sonra güçlü bir yükseliş yaşamıştı. Şirket, mevcut döngüde şubat ayındaki 60.000 dolarlık düşüşün, muhtemelen en sert gerileme olarak kayıtlara geçtiği görüşünde. Lunde, 2025 yılındaki daha ılımlı boğa piyasasının 2026’da daha dengeli bir ayı piyasasına zemin hazırladığını belirtiyor ve şubat ayındaki 60.000 dolarlık seviyenin bu döngünün en büyük düşüşü olabileceği kanaatini dile getiriyor. Kısa Karşılaştırma Tablosu: Son Dönemler ve Ana Göstergeler Yıl Düşüş Sonrası Seyir Fonlama Oranı ETF Akışı 2014/2018/2022 Hızlı toparlanma ve sonra yeniden sert düşüş Pozitif/Negatif, dalgalı ETF yoktu / Sınırlı 2024-2025 Yavaş ve temkinli süreç, ani yükseliş yok Uzun süre negatif Yüksek çıkışlar (son 5 günde 1,6 milyar dolar)
BlackRock 5.847 Bitcoin’i 450 milyon dolarlık işlemle Coinbase Prime’a taşıdıDünyanın en büyük varlık yöneticilerinden BlackRock, toplam piyasa değeri 450 milyon dolara yaklaşan 5.847 Bitcoin transferini kısa aralıklarla 20 farklı işlem üzerinden Coinbase Prime hesaplarına aktardı. Bitcoin fiyatının haftanın başlarında yaşanan düşüş sonrası 77.000 dolar seviyesine yakın seyrettiği bir dönemde gerçekleşen bu hamle, piyasadaki kurumsal yatırımcı hareketlerini yeniden öne çıkardı. Kurumsal Transferlerin Amacı ve IBIT’in Rolü Coinbase Prime, büyük ölçekli yatırımcılar ile profesyonel finans kuruluşlarına yönelik olarak geliştirilmiş bir saklama ve alım-satım platformu. BlackRock, Amerika Birleşik Devletleri’nde spot Bitcoin ETF onayının ardından başlattığı iShares Bitcoin Trust (IBIT) fonunun arkasındaki Bitcoin varlıklarını yönetmek için bu platformu kullanıyor. Transferlerin borsaya satış amacı taşımadığı, genellikle fon portföyündeki içsel düzenlemeler, buyback işlemleri veya yatırımcı taleplerine yanıt verme gibi IBIT’in işleyişine dair süreçlerle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Bir piyasa uzmanı, “Bu tarz büyük çaplı transferler çoğunlukla anlık satış baskısı anlamına gelmiyor; genellikle fonun işleyiş mekanizmasından kaynaklanıyor” yorumunda bulundu. IBIT, 2024 yılı başında düzenleyici kurumlardan alınan izinle kurulduktan sonra hızla büyüyerek yaklaşık 63 milyar dolarlık varlık hacmine ulaştı. Mini sözlük: Coinbase Prime, kurumsal yatırımcılara özel olarak tasarlanmış kripto para saklama ve işlem platformudur; yüksek güvenlik standartları, regülasyon uyumu ve geniş likidite erişimiyle büyük ölçekli portföy yönetimi için tercih edilir. Bitcoin Balinaları ve Birikim Trendleri On-chain analiz firması Santiment’ten alınan verilere göre, bakiyesinde en az 100 Bitcoin bulunduran cüzdanların toplam sayısı son bir yıl içinde 18.191’den 20.229’a yükseldi. Her biri yaklaşık 7,7 milyon dolara denk gelen Bitcoin barındıran bu cüzdanlar, genellikle kurumsal yatırımcılar ya da yüksek varlıklı kişiler tarafından kontrol ediliyor. Volatiliteye ve kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına rağmen, büyük Bitcoin cüzdanlarının sayısındaki bu yüzde 11’lik artış, “balina” olarak nitelendirilen büyük yatırımcıların birikim eğiliminin devam ettiğine işaret ediyor. Bu tarz yoğun alım ve transfer süreçlerinde küçük yatırımcıların daha temkinli davrandığı, buna karşılık büyük cüzdan sahiplerinin dönemsel belirsizliklerde pozisyonlarını artırdığı belirtiliyor. Piyasa gözlemcilerinden biri, “Çalkantılı dönemlerde büyük Bitcoin cüzdanlarının birikim yaptığını sıkça görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Haberde, Bitcoin fiyatının haberin yayınlandığı anlarda 77.000 dolar seviyesine çok yakın olduğu, geçen haftaki kısa vadeli düzeltme sonrası kademeli bir toparlanma yaşandığı belirtildi. CryptoAppsy verilerine göre Bitcoin’in güncel fiyatı 77.000 dolar civarında ölçüldü. ETF’ler ve Kurumsal Yatırım Dinamikleri Ocak 2024’te ABD düzenleyicilerinden onay aldıktan sonra faaliyete geçen ilk spot Bitcoin ETF’leri, kripto piyasasında kurumsal hareketlerin hacminde ciddi bir yükseliş yarattı. IBIT’in hızlı büyümesi ve Bitcoin varlıklarının dikkat çekici oranlarda artması, ETF’lerin kripto dünyasındaki rolünü göstergesi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, büyük portföy transferlerinin ETF işleyişi çerçevesinde olağan kabul edildiğini, sadece satış baskısı anlamına gelmediğini vurguluyor. Özellikleki fiyat dalgalanmalarının yoğun olduğu dönemlerde, bu tip kurumsal hamleler piyasada yakından takip ediliyor.
Ripple, CNBC Disruptor 50 listesinde 16. sıraya yükseldiRipple, CNBC’nin 2026 yılı için hazırladığı Disruptor 50 sıralamasında 16. basamakta yer aldı. Bu gelişme, şirketin kripto para alanındaki konumunun ötesinde, küresel finansal altyapının yeni standartlara taşındığına dair önemli bir işaret olarak öne çıkıyor. Yeni finansal sistemin altyapısını kimler oluşturuyor? Her yıl hazırlanan CNBC Disruptor 50 listesinde, sektörleri dönüştüren, büyüme potansiyeli ve piyasa etkisiyle öne çıkan özel girişimler sıralanıyor. Bu yılın listesi, özellikle yapay zeka ve dijital altyapı alanında büyük ölçekli değişimlerin hızlandığını gösteriyor. Ripple’ın burada yer alması, şirketin artık yalnızca bir kripto para sağlayıcısı olmadığını; küresel finansal sistemlerdeki temel altyapının bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor. CNBC’nin hazırladığı bu liste, fintech, yapay zeka, biyoteknoloji, uzay teknolojisi ve temel altyapı sistemleri gibi farklı sektörlerden yenilikçi girişimleri içeriyor. Sıralamada şirketler; büyüme eğrisi, yatırım çekme kapasitesi, endüstri üzerindeki etkisi ve mevcut sistemleri dönüştürme potansiyelleriyle değerlendiriliyor. Ripple’ın odak noktası: Sınır ötesi ödemeler ve tokenleşme Ripple, özellikle sınır ötesi ödemeler ve dijital varlık transferi üzerine odaklanıyor. Şirket, geleneksel finansal aracıların yavaşlığını aşmak ve değer aktarımlarının anlık yapılmasını sağlamak için blockchain altyapısından yararlanıyor. Bu yaklaşım, eskiye kıyasla çok daha hızlı ve programlanabilir para hareketlerinin önünü açıyor. Ripple’ın 16. sıraya yükselmesi, artık blockchain şirketlerinin sadece piyasa döngülerinden değil, gerçek dünya finansal hacim ve altyapı katkılarıyla değerlendirildiğine işaret ediyor. Daha önce sadece kripto topluluğu tarafından bilinen Ripple, son dönemde uluslararası ödeme ağlarının temel parçalarından biri olarak görülmeye başlandı. Bu yeni bakış açısı, finans sektörü dışında da Ripple’a olan güvenin arttığını ortaya koyuyor. Altyapı çağı: Yapay zeka ve piyasa temelli inovasyon Küresel piyasalarda gerçek varlıkların tokenleşmesine geçiş hız kazanırken, ilgiler bireysel tokenlerden çok, bunları mümkün kılan altyapıya kayıyor. Ripple’ın listede bulunması, şirketin yeni finansal sistemi inşa eden ana aktörlerden biri olarak kabul edildiğini vurguluyor. Bu eğilim, yatırımcıların artık tüketiciye dönük kripto projelerinin ötesine geçip, asıl değeri ve işlemselliği sağlayan altyapı çözümlerini ön plana aldığını gösteriyor. Piyasa işleyişini sağlayan köprüler, bütünleşik uyum protokolleri ve gözetim sistemleri, yatırım açısından daha cazip hale geliyor. Aynı zamanda, yapay zekanın sektörel dönüşümde başrolü üstlendiği bu sene, CNBC Disruptor 50 listesinde üst sıraları AI girişimlerinin domine etmesiyle belirginleşti. Listenin ilk sırasında yer alan Anthropic ile, ilk 50 şirketin 43’ünün yapay zeka tabanlı iş modelleri üzerine kurulu olduğu aktarıldı. Dönüşüm, şirketlerle sınırlı kalmıyor Piyasalara aktarılan toplam yatırım hacmi geçen yıla göre 127 milyar dolardan 337 milyar dolara çıkarken, listedeki firmaların toplam değerlemesi yaklaşık 2,4 trilyon dolara erişti. Bu sıçramada, öncü yapay zeka ve yeni nesil finans şirketlerinin başı çekmesi dikkat çekiyor. Ripple’ın Stripe ve SpaceX gibi geniş inovasyon alanlarında adı geçmesi, altyapı ve temel sistemlerin artık inovasyonun gerçek sahnesi olduğu mesajını güçlendiriyor. Microsoft Azure gibi devlerin blockchain tabanlı denemeleri ise, köklü teknoloji şirketlerinin de bu değişime adapte olduğunu gösteriyor. Yeni dönemin belirleyici unsuru, artık kullanıcı odaklı uygulamalar değil; bu uygulamaları mümkün kılan temel sistemler olarak öne çıkıyor. Ripple’ın CNBC Disruptor 50’deki yeri, sektörde altyapı temelli dönüşümün hızlandığına dair önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Bitcoin’da tarihi düşük volatilite sonrası hızlı hareket beklentisiBitcoin’in 30 günlük yıllıklandırılmış fiyat oynaklığının, ölçümlenmeye başladığı 2012’den bu yana nadir görülen bir seviyeye inmesi, piyasada sessizliğin bozulacağına işaret etti. Volatilite z-skoru -1,29 olarak kaydedildi ve bu değer, Bitcoin’in tarihsel ortalamasının epey altında bulunuyor. Bu kadar düşük volatilite, fiyat hareketlerinin oldukça dar bir bantta seyrettiği bir dönemin işareti kabul ediliyor. Bitcoin piyasasında nadir bir durgunluk More Crypto Online isimli kripto analiz platformu, volatilite rejimi grafiğindeki bu nadir seviyenin Bitcoin tarihinde birkaç kez tekrarlandığına dikkat çekti. Bitcoin’in fiyatı son dönemde yukarı yönlü ivmesini korurken, altta yatan enerji ve hacim de hızla zayıflıyor. Mevcut yapı, Elliot Dalga analizine göre klasik bir B-dalgası düzeltmesini andırıyor. Analistler, “Elliot Dalga analizi açısından bakıldığında, fiyat yukarı yönlü sürüklenirken altında hareketi destekleyecek güçlü bir hacim veya volatilite bulunmuyor; bu dönemler genellikle büyük hareketlerin öncesinde görülüyor,” değerlendirmesini yaptı. Fiyat sıkışmasının ardından piyasalarda tipik olarak yönlü bir kırılım bekleniyor. Geçmişte bu kadar düşük volatiliteye sahip dönemler, hem yukarı hem aşağı yönüyle ani fiyat sıçramalarına zemin hazırlamıştı. Elliot Dalga ve Fibonacci seviyeleri gündemde Paylaşılan günlük grafiğe göre, Bitcoin’in 2026 başındaki dip seviyesinden mart ayına kadar bir A dalgası yükselişi, ardından B dalgası gerilemesi yaşandı. Şu anda ise C dalgası olarak adlandırılan bir yükseliş hareketinin ikinci çeyrek boyunca kademeli şekilde geliştiği belirtildi. Fibonacci genişleme çizgilerinde kritik dirençler ise 123,60% seviyesinde 86.691 dolar, 138% seviyesinde 89.630 dolar ve 161,80% seviyesinde 94.706 dolar olarak hesaplanıyor. Ayrıca, gerileme için izlenen 78,60% düzeltme noktası 108.903 dolarda bulunuyor. Bu hedeflerin gerçekleşebilmesi için mevcut yapının zayıf bir yukarı hareketten ziyade, ivme kazanan bir yükselişe dönüşmesi gerektiği vurgulanıyor. Volatilite ürünlerinde yeni dönem Yatırımcılar, yaklaşan volatilite artışına hazırlık amacıyla yeni finansal enstrümanlara yöneliyor. Kurumsal yatırımcılar için geliştirilen Bitcoin volatilite endeksi vadeli işlemleri, CME Group tarafından 1 Haziran’da başlatılmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Bu yeni araç, ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nun (CFTC) onayına tabi olacak. Bu süreçte, CryptoAppsy ekranlarına yansıyan verilere göre, Bitcoin fiyatı analiz anında 77.180 dolar seviyesindeydi. Ayrıca, Fibonacci’nin 100% uzantı noktası olan 82.082 dolar, fiyat için önemli bir eşik olarak öne çıkıyor. 38,20% düzeltme seviyesi ise 80.704 dolar olarak dikkate alınıyor. Uzmanlar, bu seviyenin altına inilmesinin boğalar için risk oluşturacağını belirtiyorlar. Piyasalarda sonrası için beklentiler Bitcoin, 2023’ten bu yana ilk kez boğa sinyali üretse de, bazı göstergelerdeki hareketlerin tek başına alım-satım kararlarında belirleyici olmayabileceği belirtiliyor. Volatilite göstergesindeki ciddi sıkışma ise, alışılmışın dışında sert fiyat dalgalanmalarına zemin hazırlıyor. Volatilite z-skorunun, yılın başında +2,0 üzerine kadar tırmandıktan sonra hızla gerilediği ve genellikle bu noktalarda piyasanın sakinliğini korumakta zorlandığı görülüyor. Ancak bu seviyeden tekrar yukarı hareketlerin sert ve ani gerçekleşebileceği öngörülüyor.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."