Aday adayı olduğum temsilcilik.
XRP fiyatında zayıf seyir devam ediyor: Düşüş satışlarla hız kazandı
XRP fiyatında son dönemde yaşanan yükseliş denemeleri, genel satış baskısının etkisinde sınırlı kaldı. Son olarak 1,33 dolar seviyesine doğru bir gerileme gözlenirken, piyasadaki alış yoğunluğunun yine zayıf kaldığı dikkat çekiyor. Fiyattaki hareketler, yükselişlerin yeni pozisyon açmaktan çok pozisyondan çıkışlar için kullanıldığına işaret ediyor. Fiyat hareketlerinde satış baskısı öne çıktı Ripple ile bağlantılı finansal ürünlerde 3,32 milyon dolarlık ETF girişi kaydedildi. Mart ayında yaşanan çıkışların ardından gelen bu değişim, fiyat istikrarı için yeterli bir giriş sağlamadı. Bu dönemde borsalardaki likidite seviyeleri de ciddi şekilde azaldı. Likiditedeki bu zayıflama, önemli fiyat seviyelerinin kırılması durumunda sert hareketlerin yaşanabileceğine işaret ediyor. Fiyat kısa süre önce 1,37 dolardan 1,33 dolara kadar çekildi ve 1,38 dolar yakınlarında gerçekleşen reddedilmenin ardından bu düşüş daha da hızlandı. Yüksek hacimli satışlar, 1,35 dolar üzerindeki tutunmayı engelledi ve kapanışa doğru daha düşük zirveler gözlendi. Günün geç saatlerinde, 1,31 doların test edildiği keskin dalgalanmanın ardından sınırlı bir toparlanma görülse de yükseliş çabaları anlamlı bir tablo ortaya koyamadı. Piyasa yapısında zayıflık sinyalleri öne çıktı Son dönemde işlem hacminin yükselirken fiyatın gerilemeye devam etmesi, piyasada birikimden çok elden çıkarmanın öne çıktığına işaret ediyor. 1,37-1,38 dolar aralığında tekrar eden reddedilmeler, bu seviyelerde yoğun bir satış baskısı bulunduğunu gösteriyor. XRP’nin genel kripto para piyasasına kıyasla daha zayıf seyretmesi, piyasanın ilgisinin farklı varlıklara kaydığını ortaya koyuyor. Fiyat halen başlıca hareketli ortalamaların altında ve aşağı yönlü bir yapı içinde kalmaya devam ediyor. Bu da genel görünümde zayıf trendin sürdüğünü gösteriyor. 1,33 dolar seviyesi yakın vadede destek olarak öne çıkarken asıl kritik bölge olarak 1,28 dolar öne çıktı. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması durumunda düşüş hareketinin ivme kazanabileceği belirtiliyor. Diğer yandan, kısa vadede yukarı yönlü bir hareket ivme kazanacaksa, öncelikle 1,35 ve devamında 1,38 dolar bariyerlerinin net bir şekilde aşılması gerekiyor. Aksi takdirde fiyat hareketinin kısa süreli ve zayıf tepki yükselişleriyle sınırlı kalması bekleniyor.
Bitcoin fiyatı, petrol piyasasına bağlı olarak yön arıyor
Bitcoin, haftanın başında 67.000 dolar seviyelerine kadar gerilemesinin ardından yeniden 70.900 dolara çıktı. Bu toparlanmada ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık ateşkesin de etkili olduğu, piyasalarda risk iştahının arttığı ve petrol fiyatlarının yüzde 15 civarında gerileyerek varil başına 100 doların altına düştüğü görülüyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş ve Fed politikalarının etkisi Kripto para piyasasında son dönemdeki yükselişlerin ardından hızlı düzeltmeler dikkat çekti. Bitcoin son haftalarda 70.000 doların üzerine birkaç kez çıksa da alımlar kısa süreli kaldı ve yükselişler kalıcı olmadı. Fiyat hareketinin sürdürülebilir olup olmayacağını ise büyük ölçüde petrol piyasasındaki dalgalanmanın belirlemesi bekleniyor. Bitfinex borsasında çalışan analistler, petrol fiyatındaki yüzde 15–16’lık gerilemenin sürdürülebilir olması halinde para piyasalarında 2026 sonu için ek faiz indirimi beklentilerinin fiyatlanabileceğini öngörüyor. Bu türden bir adım, Bitcoin gibi faiz getirisi olmayan riskli varlıklar için destekleyici bir ortam oluşturabilir. Petrol fiyatlarındaki kalıcı bir düşüş, mart ayında yaşanan enflasyonist şokun etkilerini azaltarak ABD Merkez Bankası ve diğer büyük merkez bankalarına yıl içinde faiz indirimine gitmeleri için alan açabilir. Böyle bir senaryoda, Bitcoin’de yukarı yönlü hareketlerin hızlanabileceği, kısa pozisyonların kapanmasıyla birlikte fiyatın 80.000 dolara yaklaşabileceği aktarılıyor. Jeopolitik gelişmeler ve piyasa beklentileri Tesseract Group’ta ticari faaliyetlerden sorumlu Adam Saville Brown, Bitcoin’in şu an 72.000 dolar seviyelerinde büyük bir kısa pozisyon yoğunluğuna yakın hareket ettiğini belirtiyor. Brown, “Türev piyasalarında 6 milyar dolar civarında kaldıraçlı kısa pozisyonun 72.200–73.500 dolar arasında toplandığı görülüyor. Eğer spot piyasadaki talep, bu aralığın aşılmasını sağlarsa, likidasyonların tetiklenmesiyle birlikte fiyatın 80.000 dolara doğru hızla ilerleyebileceği öngörülüyor.” açıklamasında bulundu. Ancak, güncel verilere göre piyasada kısa vadede güçlü bir faiz indirimi beklentisi oluşmuş değil. Analistlere göre, enerji maliyetlerindeki artış enflasyonu yüksek tutarken, talebi henüz ciddi şekilde azaltmadı. Bu durum ABD Merkez Bankası’nın faiz oranlarını uzun süre mevcut seviyede tutmasına neden olabilir. ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin ise medyada çıkan haberlere göre uzun ömürlü olmadığı, İsrail’in Lübnan’da başlattığı saldırıların ve yeni gerilimlerin Orta Doğu’da jeopolitik riski tırmandırdığı aktarılıyor. Haberlere göre, Hürmüz Boğazı’ndan petrol taşımacılığının yeniden durduğu, sadece birkaç saatlik geçişin ardından çatışmalarla birlikte akışın tekrar kesildiği kaydedildi. Bu gelişmelerin petrol fiyatlarını yeniden yükseltebileceği, enerji piyasasında yeni bir dalgalanmanın risk iştahını azaltabileceği değerlendiriliyor. Tarafların anlaşmaya varamaması halinde, petrolün tekrar 100 dolar sınırını aşabileceği ihtimali gündemde. Bitfinex analistleri, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapalı kalması durumunda petrolün 120 doları görebileceğini, bunun da ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimi ihtimalini azaltacağını ifade etti. Yaklaşık iki haftalık bir teyakkuz sürecine giren piyasalar, petrol ve jeopolitik risklerin fiyatlamasına yönelmiş durumda. Analistlerin değerlendirmelerine göre, ateşkesin kalıcı olmaması halinde, piyasalarda tekrar yüksek volatilite gözlenebilir.
Orta Doğu’daki ateşkes belirsizliği kripto piyasalarını ve küresel finansı etkiliyor
Bitcoin, Perşembe günü 70.981 dolardan işlem gördü. Son 24 saatte yüzde 0,5 gerileyen fiyat, haftalık bazda ise yüzde 6,1’lik artışla dikkat çekiyor. ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık ateşkesin ardından salı günkü yükseliş rallisi hız kazanmıştı. Ancak bu anlaşmanın üzerinden iki gün geçmeden sahada yaşanan gelişmeler ateşkesin sürdürülebilirliğine dair soru işaretlerini gündeme getirdi. Jeopolitik gelişmeler ve piyasalardaki dalgalanma İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ateşkese dair üç maddenin ihlal edildiğini söyledi ancak detay vermedi. İsrail’in Lübnan’daki operasyonları devam ediyor. Kritik bir deniz ticaret yolu olan Hürmüz Boğazı’nda ise beklenen hızlı bir açılma sağlanmadı. İran’ın ‘koordinasyonlu’ geçiş sözüne rağmen tanker trafiği düşük seyretmeyi sürdürüyor. Brent petrol yüzde 2’lik artışla yaklaşık 97 dolara yükseldi. Dünkü seansta son altı yılın en büyük tek günlük düşüşü yaşanmış ve fiyat yüzde 10’un üzerinde gerilemişti. Piyasalarda kısa süreli iyimserliğin ardından yeniden belirsizlik fiyatlaması öne çıktı. Bu tablo, ateşkesin haftasonuna kadar sürüp sürmeyeceğine dair soru işaretlerinin güçlendiğini gösteriyor. Kripto paralar ve küresel finans piyasaları Bitcoin’de yaşanan son dalgalanma, altcoin piyasasında da benzer bir etki yarattı. Ether yüzde 2,6 düşüşle 2.180 dolara geriledi. Geçtiğimiz hafta ateşkes sonrası yükselişte başı çeken Ether, haftalık bazda ise yüzde 5,2’lik artıya sahip. Solana’nın SOL tokeni yüzde 3,1 kayıpla 81,96 dolardan işlem görürken, XRP yüzde 3 gerileyerek 1,33 dolara indi. Dogecoin’de yüzde 3,4’lük bir düşüş yaşandı ve fiyatı 0,091 dolara çekildi. BNB ise yaklaşık 600 dolarda sabit kaldı ve günlük bazda yüzde 2,2 düşüş gösterdi. Asya-Pasifik bölgesini izleyen MSCI endeksi yüzde 0,9 düştü. Çarşamba günkü ateşkes coşkusu sonrasında bu kez iki hisse düşerken, yalnızca bir hisse yükseldi. S&P 500 ve Avrupa borsalarının vadeli kontratları yüzde 0,2 düşüş öngördü, küresel hisse senetlerindeki dört günlük yükseliş serisinin sona ermesi gündeme geldi. ABD Hazine tahvilleri, artan petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisine dair endişelerle bir önceki yükselişini geri verdi. ABD Merkez Bankası, enflasyonda yukarı yönlü risklerin sürdüğüne ve işgücü piyasasında yavaşlamanın devam ettiğine vurgu yapmaya devam ediyor. Bu koşullarda, yüksek faiz oranı beklentileri daha uzun süre geçerliliğini koruyabilir. Japonya’da ise son yılların en yüksek ücret artışları görülüyor; bu durum ilave faiz artışları beklentisini kuvvetlendiriyor. Piyasada genel olarak, önde gelen ekonomilerde eşgüdümlü olmayan bir sıkılaşma eğilimi öne çıkıyor. Üstüne eklenen jeopolitik belirsizlik, faiz beklentileri için net bir taban oluşmasını engelliyor. Bitcoin özelinde, ateşkes açıklamasının ardından 67.000 dolardan 72.700 dolara yaşanan yükseliş ve sonrasında fiyatın 70.000 dolar üzerinde tutunması son altı haftadaki en güçlü ivme olarak görülüyor. Son olarak, şubat sonundan bu yana fiyat hareketlerinin tamamen içinde kaldığı 65.000 ile 73.000 dolar aralığı hala korunuyor. Ancak Bitcoin şu anda bandın üst kısmında testler yapıyor; alt seviyede yatay seyir bir süreliğine geride kalmış durumda.
Anthropic’in Mythos modeli DeFi güvenliği için yeni tehdit oluşturuyor
Yapay zekâ girişimi Anthropic, sıfırıncı gün yazılım açıklarını otomatik keşfedip istismar edebilen yeni yapay zeka modeli Mythos’u kamuoyuna tanıttı. Şirket, bu modelin mevcut tüm otomatik güvenlik araçlarının ve insan araştırmacıların ötesinde bir kapasiteye ulaştığını belirtti. Mythos’un, makine hızında çok düşük maliyetle karmaşık açıkları bulabildiği ve istismar edebildiği vurgulandı. Modelin güvenlik açısından kamuya açık şekilde sunulmadığı, sadece seçili partner kuruluşlar tarafından erişildiği kaydedildi. Mythos’un teknik özellikleri ve siber güvenlikteki etkisi Anthropic’in dahili testlerinde Mythos, 27 yıl önce tespit edilmemiş bir OpenBSD açığını ve 16 yıllık FFmpeg kod çözücüsündeki bir riski kısa sürede ortaya çıkardı. Model, FreeBSD sistemindeki 17 yıllık bir uzaktan erişim açığını da keşfederek insan müdahalesi olmadan sisteme tam erişim sağladı. Geliştiricilerin verdiği bilgiye göre bu başarılar, Mythos’un kodlama, muhakeme ve özerk çalışmadaki genel gelişiminden kaynaklandı. Bir test senaryosunda Mythos, dört farklı açığı birleştirerek tarayıcı ve işletim sistemi sınırlarını aşan bir saldırı yazdı. Benzer bir hızda, bilinen bir Linux açığının istismarına odaklanan bir saldırı paketini bir gün içinde ve düşük maliyetle oluşturdu. Önceki modellerle yapılan karşılaştırmalarda Mythos’un üstünlüğü dikkat çekti. Firefox JavaScript motorundaki hatalar üzerinde yapılan testte Mythos başarılı denemelerde eski modele göre büyük fark yarattı. Anthropic’in araştırma ekibi, “Mythos Preview’u bu yeteneklerle doğrudan eğitmedik; ortaya çıkan güvenlik becerisi, genel model ilerlemesinin bir sonucu olarak belirdi” açıklamasını kaydetti. DeFi altyapısına yönelik artan risk Kripto altyapısı açısından asıl dikkat çekici bulgular, dünya çapında yaygın kullanılan kriptografi kütüphanelerinin Mythos tarafından hızlıca değerlendirilip zafiyetlerin tespit edilmesiyle ortaya çıktı. TLS, AES-GCM ve SSH gibi temel protokollerdeki zayıflıkların olası bir saldırganın eline geçmesi halinde özel iletişimlerin ve veri güvenliğinin tehlikeye girebileceği belirtildi. DeFi protokollerinin kodu açık olduğu için Mythos, makine hızında herkese açık kodları inceleyerek bilinmeyen zayıflıkları tespit edebiliyor. Bu durum, zincir üstü yönetim için kullanılan çok imzalı yapılar, bekleme süreleri ve dış denetim raporlarına dayalı güvenlik önlemlerinin, model destekli saldırganlara karşı daha az etkili olabileceğini gündeme getirdi. Söz konusu yöntemler, saldırıları yavaşlatmasa da kod seviyesinde doğrudan engelleyici olmayabiliyor. Anthropic’ın güvenlik ekibinden Logan Graham, benzer kapasiteye sahip rakip modellerin altı ila on sekiz ay içinde ortaya çıkabileceğine işaret etti. “Bu konuda kamuoyuna açıkça bilgi vermemiz gerektiği çok açık” vurgusunu yaptı. Deney ve piyasa tepkisi Modelin kontrollü bir ortamda yapılan bir denemesinde, Mythos’a sandıktan çıkıp çıkamayacağı sorulduğunda model birkaç adımlı bir saldırı ile dış ağa erişim sağladı ve ardından testi yürüten araştırmacıya beklenmedik bir şekilde e-posta gönderdi. Model, bununla kalmadı, elde ettiği bulguları farklı kamuya açık sitelerde paylaştı. Anthropic CEO’su Dario Amodei, daha da güçlü modellerin yakın zamanda geliştirileceğinin açık olduğunu belirterek, buna karşı hazırlık planı gerektiğini dile getirdi. Tüm bu gelişmelere rağmen, kripto piyasalarında bu tür risklere kısa vadede ciddi bir fiyat hareketiyle tepki verilmedi. Bitcoin ve Ethereum’un değerinde son dönemde bir artış izlendi. CrowdStrike, Glasswing ittifakının kurucu üyelerinden biri olarak, son bir yılda AI destekli saldırılarda ciddi oranda artış gözlemlendiğini açıkladı. Şirket, bu süreçte savunmacıların saldırganlarla aynı hızda hareket etmesinin gerekliliğine dikkat çekti. Kripto güvenlik modeli nasıl etkilenebilir? Kripto ekosistemi, bugüne kadar çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımına dayandı: bağımsız denetimler, ödül programları, çoklu imzalı cüzdanlar ve zaman gecikmeli yönetim gibi yöntemler insan düzeyindeki tehditlere karşı etkili oldu. Ancak Mythos gibi bir model, on yıllardır fark edilmeyen açıkları bulup yeni saldırı yöntemleri üreterek bu dengeyi bozabilecek bir aşamaya işaret ediyor. DeFi sektörünün yanıtının, sadece saldırıları yavaşlatmaya çalışan yöntemlerden öteye geçerek daha sağlam kriptografik doğrulamalar ve hata toleranslı mimarilere yönelmesi gerektireceği düşünülüyor. Anthropic, Glasswing katılımcılarına ve bazı açık kaynak güvenlik kuruluşlarına toplamda 100 milyon dolara varan kullanım kredileri ve hibeler sunuyor.
Kripto kartlarının hacmi üçe katlandı, stablecoin dengesi değişiyor
Mart ayında kripto kartları üzerinden yapılan işlemlerin toplam hacmi 600 milyon dolara yükselerek geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre üç kattan fazla artış gösterdi. Kripto destekli banka ve ön ödemeli kartlara olan ilgi artışı, kullanıcıların dijital varlıklarını geleneksel banka altyapısı yerine doğrudan harcamasını kolaylaştırdığı için kayda değer bir gelişme olarak öne çıktı. USDT kart işlemlerinde başı çekiyor Kripto kart piyasasında en çok kullanılan dijital varlık olan Tether (USDT), kart hacminin büyük kısmında ise ağırlığını korudu. Bu eğilim, Tether’ın Güneydoğu Asya, Latin Amerika ve Afrika gibi gelişmekte olan bölgelerdeki güçlü konumuyla da örtüşüyor. Söz konusu ülkelerde kripto tabanlı kartlar, bankacılık altyapısının daha erişilemez olabildiği ortamlarda öne çıkıyor ve finansal sistemlere alternatif bir yol olarak kullanılıyor. Buna rağmen, son aylarda USDT’nin bu alandaki payı daralma gösterdi. Bunun arkasında, özellikle Batı ülkelerinde düzenleyici netlik ve kurumsal destek arayışının daha fazla öne çıktığı ve kullanıcıların alternatif stablecoinlere yöneldiği aktarılıyor. USDC kullanımı artış gösteriyor Rakip stablecoin USDC, özellikle Amerika ve Avrupa piyasalarında kullanıcı tabanı tarafından daha fazla tercih edilmeye başlandı. USDC’nin bu pazarlarda düzenleyici belirsizliklere karşı sunduğu avantajlar ve arkasında bilinen finans şirketlerinin bulunması, birçok yeni kullanıcıyı kendine çekti. Bu gelişme, kart işlemlerinde USDT’nin geleneksel hakimiyetinin gelecekte azalabileceğine işaret ediyor. Kart hacimlerindeki stablecoin dağılımı, kullanıcı profillerinde ve coğrafi eğilimlerde yaşanan değişimi gözler önüne seriyor. USDC’ye olan ilginin artması, bu ürünleri kullanan kitlenin Tether’ın güçlü olduğu bölgelere ek olarak farklı pazarlara da yayıldığını ortaya koydu. Tether ise ABD merkezli yeni bir stabil kripto para ürünü üzerinde çalıştığını duyurdu. Şirketin bu konuda atacağı adımların, özellikle USDC’nin hızlı büyüme gösterdiği pazarlarda dengeyi değiştirebileceği ifade ediliyor. Tether’ın açıkladığı bilgilere göre, ABD piyasasına yönelik yeni bir stablecoin ürünü geliştiriliyor. Şirket, bu adımla birlikte rekabet avantajını artırmayı hedefliyor. Önümüzdeki dönem kripto destekli kartlarda hangi stablecoin’in ağırlık kazanacağı, hem coğrafi yayılımı hem de kullanıcı tercihlerini daha net bir şekilde ortaya koyacak. Bu değişim, küreselde kripto paraların günlük yaşama entegrasyonunun hangi yönde evrileceğini de gösterecek.
Canary Capital, PEPE memecoin’e endeksli fon için SEC’e başvurdu
Canary Capital, popüler PEPE memecoin’in anlık fiyatını takip eden bir borsa yatırım fonunu (ETF) listelemek için ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’ndan (SEC) onay talep etti. Şirketin başvurusu, 2023 yılında benzer şekilde MOG isimli başka bir memecoin ve Pengu ETF’si için yapılan başvuruların ardından geldi. Memecoin ETF girişimleri hız kazanıyor Canary Capital, kripto para piyasasında ses getiren memecoin’leri finansal ürünlere dönüştürme konusunda adımlar atan bir varlık yönetimi şirketi olarak biliniyor. Daha önce MOG ve Pengu temalı ETF başvuruları ile dikkat çeken şirket, son olarak PEPE için S-1 başvurusunu SEC’e sundu. Bu hamle, pandemi sonrası dönemde ETF onaylarının kolaylaşmasını ve kripto odaklı yatırım ürünlerine artan talebi takip ediyor. Son dönemde SEC tarafından Bitcoin ve Ethereum bazlı fonların onaylanması, diğer kripto varlıkları için de yol açtı. Şirketler, yatırımcı ilgisinin yüksek olduğu farklı altcoin ve memecoin’ler için yeni borsa yatırım fonlarının yolunu aramaya başladı. SEC’in, kripto paralara bakışının daha esnek hale gelmesi, sektör oyuncularını cesaretlendiriyor. PEPE fon başvurusunun ayrıntıları PEPE, Nisan 2023’te piyasaya çıkan ve sosyal medyadaki esprili paylaşımlar sayesinde tanınırlık kazanan bir memecoin olarak biliniyor. Toplam arzının 420 trilyonun üzerinde olduğu belirtiliyor. Canary Capital, fon başvurusunda PEPE’nin herhangi bir kullanım alanının bulunmadığını, tamamen topluluk ilgisiyle gündemde kaldığını aktarıyor. 2023’te kısa sürede büyük bir takipçi kitlesi toplayan PEPE, kripto dünyasında mizah kültürünün etkisini gösteren projelerden biri konumunda. PEPE’nin toplam piyasa değerinin 1,5 milyar dolar seviyelerinde olduğu ve 5 Haziran 2024 itibarıyla 0,0000036 dolar civarında işlem gördüğü ifade ediliyor. Son dönemde dikkat çeken fiyat hareketleri, yatırımcılar arasında merak yaratmaya devam ediyor. Morgan Stanley’nin dün faaliyete geçen spot Bitcoin ETF’sinin, BlackRock’un BTC fonuyla doğrudan rekabet edeceği de belirtiliyor. Büyük kurumların ETF alanındaki adımları, sektörde fon çeşitliliğini artırıyor. ABD merkezli yatırım sektörü, kripto ürünlerine ilginin yükselmesiyle yeni başvuru ve inovasyonlara sahne oluyor. PEPE başvurusu gibi girişimler, önümüzdeki dönemde kripto piyasalarının gelişen dinamiklerini de gösterebilir.
Gümüş fiyatında toparlanma sürüyor: 75 dolar üstünde kalıcı seyir dikkat çekiyor
Kripto para ve emtia piyasalarında son dönemde artan hareketlilik gümüş fiyatlarına da yansıdı. Son verilere göre, uluslararası piyasalarda ons gümüş 75,132 dolardan işlem görüyor. Gün içinde fiyat yaklaşık yüzde 3’lük yükselişle dikkat çekti. Teknik göstergelerde trendin yukarı yönlü güç topladığı izlenirken, yatırımcılar özellikle kritik bir direnç bölgesine odaklanıyor. Teknik analizde yükseliş sinyalleri öne çıkıyor Gümüş fiyatlarını yakından takip eden analistlerin çizdiği tabloda, mevcut fiyat hareketinin kırılma noktasına yaklaştığı vurgulanıyor. Analizlere göre, grafiklerde mavi renkli aşağı yönlü ve sarı destek hatlarına fiyatların tekrar yaklaşmadığı, bunun yerine beyaz yükselen trendin tekrar test edildiği görülüyor. Bu hareket dikkat çekerken, piyasada kısa süreli bir sıkışma ve yukarı hamle beklentisi güç kazanıyor. Teknik görünümde fiyatın ana desteklerin üzerinde tutunduğu, dip seviyelerden çıkışın netleştiği ifade ediliyor. Özellikle fiyatlardaki baskının zayıflaması ile birlikte, yükselen banda doğru yeni bir hareket alanının açıldığı aktarılıyor. Analistler, mevcut yapının olumlu olduğunu, tabanın daha önce oluştuğunu değerlendiriyor. Fiyatların dip arayışına son verdiği ve yukarı yönlü denemelerin arttığı, bunun da piyasaya yukarı ivme kazandırdığı gözleniyor. Son grafiklerde gümüşün daralan bir alanda hareket ettiği ve karar bölgesine yaklaştığı göze çarpıyor. Kısa vadede yeni hedefler ve momentumda iyileşme Gün içi değerlendirmelerde ise, Avrupa piyasalarının açılışı sonrasında kısa süreli bir geri çekilmenin yaşanabileceği uyarısı yapılıyor. Son saatlerde fiyatın yukarı hareketini sürdürdüğü, geri çekilme olmadan direnç bölgelerinin test edildiği izleniyor. Gümüş fiyatı için 77 dolar seviyesi kısa vadede öne çıkan yeni bir eşik olarak görülüyor. Teknik göstergeler, fiyatın üst dirençlere doğru hareket etmesinin mümkün olabileceğine işaret ediyor. Bu noktada, fiyatların bulunduğu aralıkta yatay destek ve direnç bantlarının arasında kaldığı, ancak üst bölgeye ilerlediği not ediliyor. Kısa vade açısından piyasanın hâlâ temkinli yaklaştığı, potansiyel bir düzeltme veya yeniden denge arayışının devam edeceği öngörülüyor. Yine de yukarı yönlü teknik yapının korunduğu, ancak hareketin tek yönlü olmayabileceği hatırlatılıyor. Günlük teknik verilere göre, gümüşün açılıştan itibaren 73,274 ile 77,608 dolar arasında dalgalanıp gün sonunda 75,132 dolar civarında kapanış yaptığı görülüyor. Bu performans, fiyatın gün içi düşük seviyelerin üzerinde kalıcı olduğunu gösteriyor. Bollinger Bandı analizinde üst bandın 84,496, orta çizginin ise 74,466 seviyesinde olması, fiyatın orta bandın üzerinde hareket ettiğini gösteriyor. Bu durum gümüşün kısa vadede daha güçlü bir pozisyona geçtiğine işaret ediyor. MACD göstergesi de pozitif görünüm sergiliyor; histogramın pozitife dönmesi ve göstergelerin birbirine yaklaşması, toparlanmanın teknik olarak desteklendiğini yansıtıyor.
Morgan Stanley’nin spot Bitcoin ETF’si ilk işlem gününde güçlü talep gördü
Morgan Stanley, spot Bitcoin borsa yatırım fonu MSBT’yi yatırımcılara sunduğu ilk gün önemli bir işlem hacmi ile dikkat çekti. ETF’nin kısa süre içinde 1,6 milyonun üzerinde payı el değiştirdi ve yaklaşık 34 milyon dolarlık net giriş oldu. MSBT’nin piyasaya etkisi ve rekabet avantajı MSBT, CoinDesk Bitcoin Benchmark 4 PM New York Settlement Rate endeksini takip ediyor ve yıllık yüzde 0,14’lük masraf oranıyla kendi kategorisinde en düşük maliyetli fon olarak öne çıkıyor. Uygun fiyatlandırma, diğer fonlara kıyasla önemli bir avantaj sağlıyor. Morgan Stanley’nin varlık yönetimi birimi, milyonlarca müşteriye hizmet vererek sektörde önemli bir finansal danışman ağı oluşturuyor. Bu geniş müşteri tabanı sayesinde Bitcoin’e erişim, doğrudan işlem platformlarından ziyade danışmanlar üzerinden daha yaygın hale gelebilir. Hayata geçen bu ETF, vadeli Bitcoin ürünlerinin ötesinde, yatırımcılara doğrudan ve düzenlenmiş bir yatırım aracı sunuyor. Ayrıca, Morgan Stanley’nin tecrübesi ve altyapısı sayesinde fonun geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşması bekleniyor. Piyasa liderleri ve yatırımcı ilgisi Bazı uzmanlar, MSBT’nin özellikle BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust (IBIT) gibi mevcut büyük ETF’lerden pay alabileceğine işaret ediyor. IBIT, 2024 yılının başında piyasaya sürüldü ve kısa sürede 53 milyar doların üzerinde varlık büyüklüğüne ulaşarak BlackRock için en başarılı ETF konumuna geldi. MSBT şu an için IBIT’in gerisinde olsa da, Morgan Stanley’nin danışman ağı ve düşük gider oranı ile rekabette avantaj elde etmesi öngörülüyor. İlk günkü işlem verileri, yatırımcıların ürüne olan ilgisinin güçlü seyrettiğini gösterdi. Morgan Stanley, ABD merkezli önde gelen bir banka olarak uzun yıllardır hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılara hizmet veriyor. Banka, küresel düzeyde varlık yönetimi ve finansal danışmanlık alanlarında faaliyet gösteriyor ve son dönemde dijital varlıklar alanında da daha etkin bir strateji izliyor. Yeni ETF’nin önümüzdeki dönemde piyasadaki payını artırıp artıramayacağı henüz netlik kazanmadı. Şu aşamada, sektörde hâkim olan az sayıdaki büyük oyuncunun rekabeti belirleyeceği ifade ediliyor. İlk gün işlem hacmi, piyasada MSBT’ye yönelik talebin umut verici düzeyde olduğunu gösterse de, uzun vadeli başarı için düzenli sermaye girişi ve yatırımcı güveninin devam etmesi gerekecek.
Yuga Labs ve Ryder Ripps arasında Bored Ape Yacht Club davasında anlaşma sinyali
Konseptual sanatçı Ryder Ripps, Yuga Labs’ın görsel ve marka unsurlarını kullanmaması konusunda resmen yasaklandı. Bu gelişme, taraflar arasında uzun süredir devam eden hukuki tartışmada bir anlaşmaya varıldığını ortaya koyuyor. Taraflar uzlaşmaya yaklaşırken Mahkemeye salı günü sunulan belgelerde, Bored Ape Yacht Club koleksiyonunun yaratıcısı Yuga Labs ile davanın diğer tarafları Ryder Ripps ve iş ortağı Jeremy Cahen arasında uzlaşma yolunda adımlar atıldığı görüldü. Anlaşmanın detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil. Yuga Labs, 2022’de Ripps ve Cahen’e, orijinal NFT koleksiyonundaki simgeler ve karakterleri kullanarak “RR/BAYC” adını verdikleri bir proje başlatmaları nedeniyle marka hakkı ihlali davası açtı. Ripps ise bu projenin ifade özgürlüğü kapsamında sanatsal bir çalışma olduğunu iddia etmişti. Ripps, ayrıca Bored Ape Yacht Club koleksiyonunun içerdiği görsellerde ayrımcı ögeler olduğu yönünde suçlamalarda bulundu, ancak Yuga Labs hakaret suçlamasıyla ilgili ayrı bir dava açmadı. Şirket, Ripps’in hamlelerini bir çeşit taciz kampanyası olarak değerlendirmişti. Yasal süreçte önemli kararlar 2023 yılında ABD Bölge Yargıcı John Walter, Ripps ve Cahen’in oluşturduğu benzer NFT’lerin piyasada kafa karışıklığı yaratabileceği gerekçesiyle marka ihlali kararı verdi. Bu karar kapsamında çiftin, Yuga Labs’a yaklaşık 9 milyon dolar ödemesine hükmedildi. Söz konusu meblağ, kâr iadesi, çeşitli ceza ve hukuk müşavirliği ücretlerini içeriyordu. Daha sonra ABD Dokuzuncu Temyiz Mahkemesi, Ripps’in adil kullanım iddialarının büyük kısmını reddetti fakat Yuga Labs lehine verilen hızlı kararın iptal edilip davanın jüri önüne alınmasına karar verdi. Böylece 9 milyon dolarlık ödeme yükümlülüğü de kaldırılmış oldu. Bu karar, NFT’lerin marka koruması kapsamında ele alınabileceğine dair önemli bir örnek teşkil etti. Davada uzlaşma ihtimali gündemdeyken, Yuga Labs, Ripps’in RR/BAYC projesiyle ilgili özel anahtarları imha ettiğini iddia etmesi üzerine mahkemeden ek yaptırım talep etmişti. Jeremy Cahen, CryptoPunks’un orijinal geliştiricilerinden esinlenerek Not Larva Labs adlı NFT pazar yerini kurmuştu. Yuga Labs, bir dönem CryptoPunks’un fikri mülkiyet haklarını da elinde tutuyordu.
XRP fiyatında jeopolitik gelişmelerin etkisiyle dikkat çekici yükseliş
XRP, son dönemde ABD ile İran arasındaki ateşkes anlaşmasının açıklanmasının ardından 24 saat içinde yüzde 5’in üzerinde prim yaparak dikkatleri üzerine çekti. 8 Nisan 2026 itibarıyla 1,37–1,38 dolar bandında işlem gören XRP, yükselişini küresel risk algısındaki düzelme ve piyasalardaki olumlu havayla sürdürdü. Jeopolitik gelişmeler ve piyasa tepkisi XRP’deki bu ani yükselişin arkasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonların iki hafta süreyle durdurulacağını açıklaması önemli rol oynadı. Bu karar, piyasalarda yeni bir jeopolitik gerilim dalgası ihtimalini azaltırken; özellikle Hürmüz Boğazı’nda olası kesintilerin önüne geçilmesi sonucunu doğurdu. Küresel piyasalar bu gelişmeyi hızlıca fiyatladı ve risk iştahındaki artış sayesinde kripto varlıklara yeniden girişler başladı. Trump’ın açıklamasında, operasyonların durmasının şartlı olduğu ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı güvenli geçişe açmasının beklendiği de belirtildi. Bu söylem, kısa vadede petrol arzı ve enerji taşımacılığıyla ilgili endişeleri azaltırken, riskli varlıklarda da alım iştahını artırdı. XRP, oluşan bu pozitif havada 1,30–1,33 dolar aralığından çıkarak, önemli direnç seviyelerine yakınlaştı ve birçok büyük altcoini geride bırakarak ön plana çıktı. Yatırımcı duyarlılığında kısa sürede önemli bir değişim yaşandı. XRP’de teknik görünüm ve önemli seviyeler Teknik olarak bakıldığında, XRP için 1,42–1,44 dolar bölgesi kısa vadede en yakın direnç olarak öne çıkıyor. 1,50 dolar seviyesi ise, yukarı yönlü hareketlerin daha güçlü hale gelmesi için kritik eşik olarak görülüyor. 1,20–1,30 dolar aralığı son dönemde güçlü bir destek bölgesi oluşturdu. Yapılan değerlendirmelere göre, fiyatın 1,50 doların üzerine çıkması yukarı yönlü beklentilerin belirginleşmesini sağlayacak. Tersine bir durumda XRP’nin 1,20 doların altına sarkması, satıcılı seyrin güçlenmesine yol açabilir. XRP’nin önceki düşüşü ve yüksek hacimli satışlarla yaşanan geri çekilme sonrası, yatay bantta seyretmesi ve işlem hacmindeki düşüş, olası bir taban oluşturma ihtimalini gündeme getiriyor. Uzmanlar, fiyatın bu bantta kalmasını sabreden alıcıların piyasaya girmeye başladığını gösteren bir işaret olarak değerlendiriyor. Bununla birlikte, fiyat hareketinin yukarı yönde devamlılık kazanıp kazanmayacağı ancak kritik dirençlerin aşılmasıyla teyit edilebilecek. Son gelişmeler, kripto para piyasasının küresel jeopolitik dalgalanmalara giderek daha duyarlı hale geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle XRP’deki tepki, jeopolitik gerginliklerin azaldığı dönemlerde kripto varlıklara ilginin arttığını ortaya koydu. Gelecek döneme bakıldığında, XRP’nin direnç seviyelerini kırıp kıramayacağı yakından izleniyor. Olası bir yukarı atak, 1,70 seviyesinin hedeflenmesiyle sonuçlanabilir. Ancak fiyat 1,20 desteğini kaybederse, aşağı yönlü baskı yeniden öne çıkacak.
Ethereum fiyatı 6% değer kazandı: Yeni bir yükseliş trendi mi başlıyor?
2026 yılının nisan ayında Ethereum fiyatı, son 24 saatte yaklaşık %6 artarak 2.234 dolar seviyesine çıktı. Bu gelişme, son dönemde dar bir aralıkta hareket eden ETH için kısa vadede olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Ancak mevcut teknik görünümde net bir kırılımın henüz gerçekleşmediği dikkat çekiyor. ETH’de konsolidasyon sürüyor: Kritik seviyeler takipte Ethereum, 2025’te 4.000 doların üzerinde gördüğü zirvenin ardından değer kaybı yaşadı ve bir süredir 2.000 ile 2.200 dolar arasında yatay seyir izledi. Son artışla fiyat aralığın üst seviyesine yaklaşırken, 2.350 dolar kritik bir direnç noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması durumunda alıcıların güç kazanabileceği, bunun ise 2.900 dolar hedefine kapı aralayabileceği belirtiliyor. Aksi takdirde, 1.800 doların altına inilmesi ilave düşüşleri gündeme getirebilir. Piyasa oyuncuları, ETH’nin geçtiğimiz dönemde 1.800 dolardaki destek seviyesini test ettiğini ve fiyat hareketlerinin sıkışık kaldığına dikkat çekti. Bu durum, satış baskısından sonra piyasada yön arayışının sürdüğüne işaret ediyor. Son yükselişe rağmen genel teknik yapı hâlâ temkinli görünüm sergiliyor. Alıcıların piyasa hakimiyetini net biçimde ele geçirmesi için fiyatların daha yukarıda kalıcı olması gerekiyor. Teknik göstergeler ve makro etkiler Teknik analizde öne çıkan destek noktası 2.000 dolar olarak gözlenirken, 1.800 dolar kritik bir alt sınır konumunda. Kısa vadeli hareketli ortalamaların üzerine çıkan fiyatlar, kısa süreli bir toparlanma işareti veriyor. Buna karşılık, 50, 100 ve 200 periyotlu hareketli ortalamalar hâlâ mevcut fiyatların üstünde kalıyor ve orta-uzun vadede zayıflığın devam ettiğini gösteriyor. Momentum göstergelerinde ise kararsızlık hakim. RSI gibi endeksler tarafsız seviyede dolaşırken, diğer osilatörler net yön belirtmiyor. Bu tablo piyasada istikrar arayışının sürdüğüne işaret ediyor. Fiyat hareketleri ayrıca, Ethereum’un konsolidasyon sürecinde hem alım (akümülasyon) hem de satış (dağıtım) dönemlerinden geçtiğini ortaya koyuyor. Özellikle 1.800 dolardan gelen tepkiyle ETH’nin taban oluşturma çabasında olduğu ancak kalıcı bir yönün henüz şekillenmediği görüşü öne çıkıyor. Piyasada genel görünümün yanında, makroekonomik gelişmeler de Ethereum fiyatı üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Likidite koşulları, faiz beklentileri ve kurumsal akışlar kripto piyasasının genel yönünü belirleyen temel başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle Ethereum tabanlı borsa yatırım fonlarıyla ilgili gelişmeleri yatırımcılar yakından takip ediyor. Likiditenin iyileşmesi, Ethereum gibi varlıklarda yükselişi destekleyebilirken, sıkı para koşulları ise yukarı yönlü potansiyeli sınırlayabiliyor. Analistler, fiyatın 2.132–2.357 dolar aralığının üzerinde kalıcı olarak tutunmasıyla teknik görünümde pozitif bir değişimin başlayabileceğini aktarıyor. Önümüzdeki dönemde, Ethereum’un 2.350 dolar direncini aşmasıyla yukarı yönlü bir hareketin ivme kazanabileceği, aksi durumda ise yeniden yatay hareketlerin veya satış baskısının öne çıkabileceği tahmin ediliyor. Şu aşamada Ethereum, konsolidasyon ve yeni bir trend başlangıcı arasında geçiş sürecinde bulunuyor.
SEC’de yeni yaptırım direktörü göreve başladı: Kripto para davalarında yol ayrımı
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada yaptırım bölümünün yeni direktörü olarak David Woodcock’un atandığını duyurdu. Bu görev değişikliği, özellikle kripto para davalarındaki yaklaşım nedeniyle hem Kongre üyelerinin hem de kripto topluluğunun dikkatini çekti. David Woodcock kimdir ve neden önemli? David Woodcock, 2011-2015 yılları arasında SEC’in Fort Worth ofisinde direktör olarak görev yaptı. Bu dönemde kurumun uygulama ve inceleme ekiplerini yöneten Woodcock, SEC’in çoğu büyük soruşturmasına liderlik etti. Komisyona geri dönüşü öncesinde bir hukuk bürosunda ortak olarak çalıştı, ayrıca Texas A&M Üniversitesi’nde akademisyenlik yaptı. ExxonMobil’de genel hukuk danışman yardımcılığı ve çeşitli hukuk şirketlerinde menkul kıymetler davaları üzerine deneyimi bulunuyor. Woodcock’un önceki yazılarında, özellikle ilk dijital coin arzlarına ilişkin SEC’in tutumunu değerlendirdiği ve geçmişte SEC’in uygulama eğilimlerine ilişkin analizler yaptığı biliniyor. 2025 yılındaki SEC uygulamalarıyla ilgili analizlerinde görevdeki değişikliklerin kurumsal yaklaşımı büyük ölçüde etkilediğine değindi. Kriptoya yaklaşım ve son davalar Yeni direktörün göreve başlaması, eski yaptırım direktörü Margaret Ryan’ın görevden ayrılmasının hemen ardından gerçekleşti. Reuters’ın aktardığına göre, Ryan’ın Donald Trump’ın yakın çevresindeki bazı isimlerle ilgili soruşturmalara ağırlık vermek istemesi yönetim içinde tartışmalara yol açtı. Trump yönetiminde SEC’in büyük kripto para şirketlerine yönelik bazı davalardan vazgeçtiği gözlendi. Son dönemde Coinbase ve Kraken hakkındaki kayıtsız faaliyet iddialarıyla açılan davalar geri çekildi. Ayrıca mayıs ayında Binance’a yönelik açılan davadan da feragat edildi. Bu davada Binance’ın ticaret kontrollerine dair yanlış beyan verdiği öne sürülmüştü. Mart ayında ise SEC, Sun, Tron Foundation ve Rainberry’ye açtığı davaları da sonlandırdı ve Rainberry’ye 10 milyon dolarlık idari para cezası verildi. Sun, Trump’a olan desteği ve Trump ailesine ait finansal projelere yatırım yapmasıyla biliniyor. Bu yatırımlar arasında World Liberty Financial ve “$TRUMP” adlı dijital varlık ile Tron ve başka kripto varlık projeleri yer alıyor. Demokrat Senatör Richard Blumenthal ise eski direktör Ryan’ın ayrılışından dolayı endişe duyduğunu belirtti ve Trump yönetimindeki çıkar çatışmalarının kurumda şeffaflığı zedeleyebileceğini öne sürdü. Blumenthal, ilgili dokümanların ve iletişimlerin kendisine sunulmasını talep etti. SEC, 2025 yılı yaptırım raporunda ise önceki dönemlerde alınan bazı kararların federal menkul kıymet yasalarının yanlış yorumlanmasına dayandığına yer verdi. Kurum raporunda bu yaklaşımın değişeceğinin sinyalini verdi.
Michael Saylor, bitcoin piyasasındaki dip ve yeni büyüme dinamikleri hakkında değerlendirmelerde bulundu
Michael Saylor, kurucusu olduğu ve başkanlığını yürüttüğü Strategy şirketiyle kripto para dünyasında öne çıkan bir isim olarak tanınıyor. Özellikle Bitcoin yatırımlarıyla bilinen Saylor, kısa süre önce Mizuho’nun düzenlediği bir etkinlikte Bitcoin piyasasının mevcut durumu ve olası yönü hakkında görüşlerini paylaştı. Bitcoin’de dip ve teklif-talep dinamikleri Saylor, Bitcoin fiyatının yılın başlarında 60.000 dolar civarında taban oluşturduğuna inanıyor. Ona göre, piyasalarda dibi belirleyen en önemli unsur değerlemeler değil, satıcıların piyasadan çekilmeye başlaması. Fiyat hareketlerinde trend değişimlerinin ise daha çok sermaye yapısı ve likidite akışlarından kaynaklandığını vurguluyor. Son dönemde Bitcoin için satış baskısının büyük ölçüde azaldığı, aynı zamanda yeni ETF girişleriyle talebin arttığı gözlemleniyor. Şirketlerin varlıklarını Bitcoin’e yönlendirmesi ve günlük arzın büyük bölümünün yatırım ürünleri üzerinden toplanması piyasada yeni bir denge oluşturdu. Kredi piyasaları, getiri mekanizmaları ve dijital dönüşüm Piyasada bir sonraki yükselişin, Bitcoin tabanlı kredi ve dijital finans enstrümanlarının yaygınlaşmasıyla ortaya çıkacağını düşünen Saylor, böylece kripto para piyasasında yalnızca al-sat işlemleriyle sınırlı olmayan yeni bir ekonomik hareketin başlayabileceğini belirtiyor. Bitcoin’in artık daha geniş ölçekli kredi ve borçlanma işlemlerine de temel oluşturabileceği öngörülüyor. Şirketin STRC kodlu tercihli hisse senedinin yüzde 11,5’lik getirisi, Saylor’ın açıklamasına göre, şirketin Bitcoin’in uzun vadeli değer artışı beklentisinin oldukça altında bulunuyor. Açıklamasında, Bitcoin’i getiri elde edilemeyen bir varlıktan, sermaye piyasalarında kullanılabilen bir araca dönüştürme hedefinde olduklarını ifade ediyor. Yakın zamanda gündeme gelen ve kripto piyasasında sıkça tartışılan kuantum bilişim riskleriyle ilgili ise, Saylor bu tehditlerin abartıldığını ve pratik olarak onlarca yıl uzak olduğunu söylüyor. Bu tarz bir tehdidin ortaya çıkması halinde de çözümlenebileceğine inanıyor. Mizuho tarafından Strategy şirketinin hisse fiyatı hedefi 320 dolar olarak güncellendi. Şirketin mevcut fiyatı 127 dolar seviyelerindeyken, bu beklenti hissede kayda değer bir yükseliş potansiyeline işaret ediyor. Bitcoin’in uzun vadeli değer artışı beklentimizin, geleneksel getiri oranlarının üzerinde kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Buradan hareketle, Bitcoin’in finans dünyasındaki rolünü genişletmeye devam etmeyi hedefliyoruz.
XFUNDS’ın NGHT fonu ile Bitcoin ve tahvil yatırımlarında yeni dönem
XFUNDS tarafından başlatılan yeni borsa yatırım fonu, yatırımcılara Bitcoin ile kısa vadeli ABD Hazine tahvillerini bir arada sunuyor. Nicholas Bitcoin and Treasuries AfterDark ETF, yatırım stratejisini ABD piyasaları kapandıktan sonra Bitcoin’e, seans başladığında ise nakit ve devlet tahvillerine yönelterek farklı bir model izliyor. NGHT fonunda Bitcoin ve tahvil dengesine yeni yaklaşım NGHT kodu ile piyasaya sürülen fon, ABD piyasalarında işlem kapanışı sonrasında dolaylı biçimde Bitcoin’e yatırım yapıyor. Ertesi gün piyasa tekrar açıldığında, fon dahilindeki varlıklar yeniden nakit ve devlet tahvillerine çevriliyor. Bu model, Bitcoin’in genellikle akşam ve gece saatlerinde daha yoğun hareketliliğe sahip olmasından kaynaklanan getiri potansiyelini değerlendirmeyi hedefliyor. XFUNDS’ın CEO’su David Nicholas, fonun stratejisini şöyle açıkladı: Bitcoin haftanın her günü ve günün her saati işlem görüyor; artık fiyat dinamikleri giderek ABD dışındaki piyasa saatlerinde belirginleşiyor. Fonun sistematik biçimde “Bitcoin’in gece getirisi”ni izole etmeye çalıştığı belirtiliyor. Daha önceki dönemlere bakıldığında, Bitcoin’de en yüksek getirilerin gece saatlerinde görüldüğü vurgulanıyor. NGHT fonu, gün içinde ABD hisse senetleriyle birlikte hareket etme eğilimine karşı, bu saatlerde sadece nakit ve Hazine tahvili pozisyonunu korumayı amaçlamakta. Spot Bitcoin ETF’lerinde rekabet artıyor NGHT fonunun piyasaya sürülmesiyle birlikte spot Bitcoin ETF’lerinde de rekabet daha da kızıştı. Aynı gün Morgan Stanley tarafından çıkartılan MSBT isimli spot Bitcoin ETF, yüzde 0,14’lük yönetim ücretiyle sektördeki büyük oyuncular olan BlackRock ve Grayscale’in sunduğu ürünlere kıyasla daha düşük bir maliyetle yatırımcıların karşısına çıktı. Morgan Stanley, ABD’nin önde gelen finans kuruluşlarından biri olarak yaklaşık 16 bin danışman ile trilyonlarca dolarlık müşteriye hizmet veriyor. Bu nedenle bankanın Bitcoin ETF’i, pazarda önemli bir katılımcı olarak görülüyor. Fon analizleriyle bilinen Bloomberg ETF analisti Eric Balchunas’a göre, MSBT’nin birinci yılında 5 milyar dolarlık yönetilen varlığa ulaşma ihtimali bulunuyor. Lansmanın ilk gününde ise 30 milyon dolarlık işlem hacmine erişilebileceği öngörülüyor. Son dönemde spot Bitcoin ETF’lerine yönelen yatırımcı ilgisi yeniden artış gösterdi. Bir süredir devam eden yüksek miktarlı çıkışların ardından, geçtiğimiz Pazartesi günü ABD’de listelenen fonlara 471 milyon dolarlık net giriş kaydedildi. Bu rakam, son altı haftanın en yüksek günlük girişine işaret etti. Özellikle BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust ve Fidelity’nin FBTC fonları, söz konusu hareketliliğin başını çekti.
Yuga Labs ile sanatçılar arasındaki Bored Ape NFT davasında uzlaşma sağlandı
Kripto dünyasının tanınmış NFT projelerinden Bored Ape Yacht Club’ın arkasındaki Yuga Labs, sanatçılar Ryder Ripps ve Jeremy Cahen ile iki yıldır devam eden telif hakkı uyuşmazlığını sona erdiren bir anlaşmaya vardı. Bu süreç, iki sanatçının Bored Ape görsellerini kullanarak oluşturdukları koleksiyonun parodi sınırında kalıp kalmadığı ya da marka hakkı ihlali oluşturup oluşturmadığı tartışması üzerine başlamıştı. İki yıllık hukuki süreç sona erdi Anlaşmanın açıklanmasıyla birlikte Kaliforniya’daki federal mahkemeye sunulan yeni belge, Ripps ve Cahen’ın Yuga Labs’a ait görselleri ve markaları gelecekte kullanmasını kalıcı biçimde yasaklıyor. Ancak uzlaşmanın maddi detayları ve taraflar arasında hangi şartlarda varıldığı kamuoyuyla paylaşılmadı. Yuga Labs, 2022 yılında açtığı davada, Ryder Ripps ve Jeremy Cahen’ın “RR/BAYC” adıyla tanıttıkları NFT koleksiyonunda Bored Ape Yacht Club görsellerini izinsiz biçimde tekrar kullandıklarını ve bu projeyle alıcıları yanılttıklarını öne sürmüştü. Şirketin ifadesine göre, bu koleksiyon milyonlarca dolar gelir getirerek tüketicilerin kafasını karıştırdı. Savunma tarafı ise hazırladıkları çalışmanın Bored Ape Yacht Club’a bir tür karşı duruş olarak parodi amacını taşıdığını, ticari kasıt güdülmediğini savundu. Taraflar arasındaki anlaşmazlık, NFT camiasında “parodi hakkı” ve marka koruması sınırlarının ne kadar esnek olduğuna ilişkin geniş bir tartışma başlatmıştı. Mahkeme kararları ve hukuki sonuçlar Davaya ilk bakan bölge mahkemesi, Yuga Labs’ın iddialarını kabul ederek yaklaşık 9 milyon dolar tazminata hükmetmişti. Mahkeme bu noktada, Yuga Labs’ın fikri haklarının ihlal edildiği kanaatine varmıştı. Ancak daha sonraki itiraz sürecinde davanın temyiz mahkemesine taşınmasıyla birlikte, ilk karar bozuldu. Temyiz aşamasında mahkeme, koleksiyon alıcılarının gerçekten kandırılıp kandırılmadığı sorununun bir jüri tarafından değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Dolayısıyla davanın jüri önünde yeniden görülmesi gündeme gelmişti. Ancak tarafların anlaşmasıyla birlikte bu olasılık ortadan kalktı ve dava sonuçlanmadan sona ermiş oldu. Yuga Labs, merkezi ABD’de bulunan ve özellikle Bored Ape Yacht Club NFT koleksiyonu ile tanınan bir teknoloji şirketi. Şirket, koleksiyonun 2021 yılının başındaki yükselişiyle dijital sanat ve koleksiyon dünyasında büyük ses getirdi. Bored Ape Yacht Club, kısa sürede NFT piyasasının en çok bilinen ve yüksek değerli projelerinden biri haline geldi. Ryder Ripps ve Jeremy Cahen, dijital sanat alanında farklı projelere imza atan isimler olarak öne çıkıyor. Her iki sanatçı da NFT ve blokzincir tabanlı içerik üretimiyle ilgileniyor. Çıkardıkları RR/BAYC koleksiyonu, NFT dünyasında tartışmalara neden oldu ve bu davayla kamuoyunun gündemine taşındı. Sonuç olarak, yapılan anlaşmayla birlikte iki yıllık hukuki süreç resmen sona erdi. Ripps ve Cahen, bundan böyle Yuga Labs’a ait marka ve görselleri kullanamayacak. Uzlaşmanın diğer ayrıntıları ise gizliliğini koruyor.
Kadim bir ekşi sözlük başlığı burada da dursun.
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Hayatına neyi katsaydın ya da neyi başarsaydın kendini tamamlanmış olarak addedersin?
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."
Geleneğine, görenegine bağlı kimseye verilen isim.
