Europol, Operation Endgame kapsamında 41 milyon euronun üzerindeki suç gelirli kripto varlığı dondurduEuropol, Operation Endgame’in son aşamasında suçla bağlantılı 41 milyon euronun üzerinde, yaklaşık 47 milyon dolar değerinde kripto varlığın dondurulduğunu açıkladı. İki hafta süren ve birden fazla ülkenin katıldığı operasyon kapsamında, kripto cüzdanlarını ve hesap bilgilerini hedef alan zararlı yazılım altyapısına darbe vuruldu. Zararlı yazılım ağlarına operasyon düzenlendi Operasyonda SocGholish, Amadey ve StealC adlı üç zararlı yazılım ailesinin arkasındaki altyapının dağıtıldığı bildirildi. Europol’e göre bu yazılımlar, parola ve kripto cüzdan verilerini ele geçirerek dolandırıcılık, hesap ele geçirme ve fidye yazılımı saldırılarında kullanılıyordu. Europol, son aşamada 41 milyon euronun üzerindeki suç gelirli kripto varlığın tespit edilerek işaretlendiğini ve dondurulduğunu açıkladı. Amadey’in sistemlere ilk erişimi sağladığı ve daha sonra ek zararlı yazılımlar yüklediği aktarıldı. Rusya bağlantılı Evil Corp ile ilişkilendirilen SocGholish’in ise ele geçirilmiş internet sitelerinde sahte tarayıcı güncelleme uyarıları üzerinden bulaştığı belirtildi. Yetkililer, bu iki aracın saldırı zincirinin ilk halkasını oluşturduğunu ve sürecin boşaltılan cüzdanlar ile fidye yazılımı vakalarına kadar uzanabildiğini kaydetti. Mini sözlük: Infostealer, cihazlara sızarak kayıtlı parolaları, cüzdan dosyalarını, özel anahtarları ve kurtarma ifadelerini gizlice toplayan zararlı yazılım türüdür. CaaS ise siber suç araçlarının ve altyapısının kiralanabilir hizmet olarak sunulduğu yapıyı ifade eder. Sunucular ve alan adları kapatıldı Polis birimleri 326 sunucuyu ve 142 alan adını devre dışı bıraktı. Ayrıca 385 binden fazla ele geçirilmiş sistemden yaklaşık 27 milyon çalınmış kimlik bilgisi geri alındı. Yaklaşık 15 bin bulaşmış internet sitesinin temizlendiği, bunların önemli bölümünün küçük işletmelere ait olduğu belirtildi. Kalem Veri Dondurulan kripto varlık 41 milyon eurodan fazla Kapatılan sunucu 326 Kapatılan alan adı 142 Geri alınan kimlik bilgisi Yaklaşık 27 milyon Etkilenen sistem 385 binden fazla Operasyona destek veren Microsoft, mayıs ayının ilk iki haftasında yalnızca Amadey ve StealC ile bağlantılı 140 binden fazla enfekte bilgisayar tespit edildiğini duyurdu. Şirketin Dijital Suçlar Birimi, son dokuz ayda Siber Suç Hizmetleri modelini destekleyen beş ayrı yapının çökertildiğini bildirdi. Kripto cüzdan verileri hedef alındı Uzmanlara göre infostealer olarak bilinen bu yazılımlar, kripto hırsızlığında başlıca yöntemlerden biri haline geldi. Cüzdan dosyaları, özel anahtarlar ve kurtarma ifadeleri kullanıcı fark etmeden cihazlardan alınabiliyor. Sahte yapay zeka araçları, oyun platformu temaları ve korsan oyun eklentileri de saldırıda kullanılan yöntemler arasında yer aldı. Microsoft, Amadey ile StealC’in farklı kişilerce geliştirilmesine rağmen ortak altyapıda çalıştığını, bu sayede iki operasyonu tek bir suç ağı kapsamında değerlendirdiğini duyurdu. Geçen yılın sonlarına doğru yürütülen önceki Operation Endgame adımında da 100 binden fazla kripto cüzdana ait giriş verisinin ele geçirildiği, ancak henüz kullanılmadığı ortaya çıkarılmıştı. Son aşamada ise saldırganların kontrolünü kesmeye yönelik çalışmaların sürdüğü ve 18 binden fazla mağdur bilgisayarın belirlendiği kaydedildi. Yetkililer kullanıcıları uyardı Yetkililer, bu tür operasyonların zararlı yazılımları tamamen ortadan kaldırmasının her zaman mümkün olmadığını, operatörlerin çoğu zaman yeniden örgütlenebildiğini vurguladı. Nitekim StealC’in bu ay yeni bir sürüm yayımladığı bilgisi paylaşıldı. Europol ve ortakları, mağdur bildirimlerini Have I Been Pwned gibi hizmetler üzerinden yönlendiriyor. Böylece kullanıcılar, giriş bilgilerinin ve cüzdanlarına erişim sağlayabilecek verilerin saldırganların eline geçip geçmediğini kontrol edebiliyor.
Ethereum’da kritik yükseltmeler yaklaştı! Kurumlar ve geliştiriciler için hangi kapı açılıyor?Ethereum, piyasa değeri bakımından en büyük ikinci dijital varlık olmasının yanı sıra akıllı sözleşmeler için temel altyapılardan biri olmayı sürdürüyor. Vitalik Buterin ve Consensys’in kurucusu Joseph Lubin’in de aralarında bulunduğu isimler tarafından geliştirilen ağ, blokzincir ekosistemindeki yeniliklerin merkezinde yer almaya devam ediyor. Teknik yükseltmeler gündemde ETH, merkeziyetsiz finans uygulamaları, NFT işlemleri ve tokenleştirilmiş varlıklar için ana uzlaşma katmanı olmayı koruduğu için, protokolde planlanan değişiklikler geliştiriciler ve kurumsal aktörler tarafından yakından izleniyor. Son olarak Ethereum kurucu ortaklarından Joseph Lubin, ağın birlikte çalışabilirliği güçlendirmeyi amaçlayan önemli teknik yükseltmelere birkaç adım uzaklıkta olduğunu açıkladı. Joseph Lubin, sıfır bilgi ispatı teknolojisindeki ilerlemelerin, Ethereum’un Katman 1 ile Katman 2 yapıları arasında daha hızlı ve daha güvenli iletişimi desteklemek amacıyla geliştirildiğini belirtti. Haberde öne çıkan teknik başlıklardan biri sıfır bilgi ispatları oldu. Bu yöntem, bir bilginin içeriğini açıklamadan doğrulanmasına imkan tanıyor. Böylece geleneksel zincirler arası köprülerde uzun süredir tartışılan güvenlik açıklarının azaltılmasının hedeflendiği aktarıldı. Mini sözlük: Sıfır bilgi ispatı, bir bilginin kendisini paylaşmadan doğru olduğunu kriptografik olarak kanıtlama yöntemidir. Katman 2 ise işlemleri ana ağın dışında işleyip sonucu Ethereum’a taşıyan ölçeklendirme çözümlerini ifade eder. Katman 2 stratejisi öne çıkıyor Bu yaklaşım, Ethereum’un işlem yükünün giderek daha büyük bölümünün Katman 2 çözümlerine kaydığı rollup merkezli stratejisiyle de uyumlu görülüyor. Ağ üzerinde farklı ekosistemlerin parçalı yapıda bulunması, birlikte çalışabilirlik başlığını daha kritik hale getiriyor. Haberde ayrıca Interchain Token Movement olarak anılan yapının, riskli görülen köprülere olan ihtiyacı azaltabileceği ifade edildi. Bu sayede Ethereum çevresinde oluşan dağınık ekosistemlerin daha birleşik bir yapıya kavuşmasının amaçlandığı belirtildi. Kurumlar ve geliştiriciler için olası etkiler Daha düşük karşı taraf riski ve daha hızlı mutabakat süreleri, özellikle kurumsal yatırımcılar ile DeFi protokolleri açısından dikkat çekici başlıklar arasında yer aldı. Geliştiriciler tarafında ise çoklu zincir uygulamalarını daha pratik biçimde oluşturmayı sağlayacak araçların öne çıkabileceği kaydedildi. Borsalar ve saklama hizmeti veren kuruluşlar için de operasyonel süreçlerin sadeleşebileceği değerlendiriliyor. Öte yandan işlem yapısının daha karmaşık hale gelmesinin ETH yakımını artırabileceği, bunun da dolaşımdaki arz dinamikleri üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor. Rekabet de hız kesmiyor Sıfır bilgi temelli birlikte çalışabilirlik adımlarının, dijital varlıklara yönelik düzenleyici çerçevenin netleşmesi ve kurumsal ürünleşmenin artmasıyla aynı döneme denk gelmesi dikkat çekiyor. Buna karşılık Solana gibi rakip ağlar ve modüler mimari yaklaşımını benimseyen projeler de benzer hedefler doğrultusunda ilerliyor. Bu tablo, Ethereum’un gerçek birleşebilirlik avantajının ne ölçüde korunacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Ağda planlanan teknik adımların zamanlaması ve uygulama başarısı, önümüzdeki dönemde ekosistemin rekabet gücü açısından belirleyici olabilir.
Birleşik Krallık’taki iklim finansmanı önerisi, yenilenebilir enerji yatırımları için XRPL’yi temel altyapı olarak öne çıkardıBirleşik Krallık’ta hazırlanan yeni bir iklim finansmanı önerisi, yenilenebilir enerji projelerine özel sermaye akışını kolaylaştırmayı amaçlayan yapının merkezine XRP Ledger’ı yerleştirdi. Teklif, blokzincir teknolojisinin kurumsal finans alanındaki kullanımına yönelik dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor. Parlamentoya sunulan modelde XRPL öne çıktı Dr. Chris Cormack tarafından kaleme alınan ve Birleşik Krallık Parlamentosu Çevresel Denetim Komitesi’ne sunulan öneri, Climate Contingent Convertible Notes adı verilen bir finansman modelini içeriyor. CloCos olarak anılan bu yapı, doğrudan kamu teşviklerine dayanmadan temiz enerji altyapısına özel sektör kaynağı yönlendirmeyi hedefliyor. Metinde dikkat çeken unsur, düzenlemeye tabi finans kuruluşları ile kurumsal yatırımcıların yer alabileceği olası bir pilot uygulama için XRPL’nin uygun blokzincir katmanı olarak açık biçimde işaret edilmesi oldu. Buna göre ağ, yatırım sürecinin ihraçtan izlemeye, tetikleyici olaylardan sermayenin kullanımına kadar her aşamasının şeffaf ve değiştirilemez kayıt sistemi olarak kullanılabilecek. Öneride, XRPL’nin sahiplik hakları, proje performans eşikleri, yatırımcı hak edişleri, mutabakat talimatları ve fonların yenilenebilir enerji projelerine yönlendirildiğine dair kayıtların denetlenebilir biçimde tutulmasına imkan sağlayabileceği aktarılıyor. Mini sözlük: XRPL, Ripple ekosistemiyle ilişkili açık kaynaklı bir blokzincir ağıdır. Ağ, düşük işlem maliyeti ve hızlı mutabakat yapısıyla ödeme, tokenizasyon ve kurumsal finans uygulamalarında kullanılan bir kayıt altyapısı olarak öne çıkıyor. Dört aşamalı süreçte denetlenebilir kayıt hedefleniyor Önerilen dört aşamalı model, ihraç, izleme, tetikleme ve dağıtım adımlarından oluşuyor. Bu yapı içinde XRPL’nin, sahiplik kayıtları ile proje kilometre taşlarını denetlenebilir şekilde saklaması; yatırımcı haklarının, ödeme talimatlarının ve fon kullanımının gerçek zamanlı olarak doğrulanmasına katkı sunması öngörülüyor. Bu yaklaşımın, düzenleyiciler, ihraççılar ve yatırımcılar açısından daha yüksek şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlayabileceği belirtiliyor. Ayrıca tokenleştirilmiş sahiplik kayıtlarının ve anlık doğrulama imkanının raporlama standartlarını iyileştirmesi, idari süreçlerdeki yükü azaltması ve yatırımcı güvenini güçlendirmesi bekleniyor. Aşama Amaç XRPL’nin rolü İhraç Yatırım aracının oluşturulması Sahiplik ve hak kayıtlarının tutulması İzleme Proje performansının takibi Kilometre taşlarının doğrulanması Tetikleme Belirli koşulların oluşmasının kaydı Olayların şeffaf biçimde belgelenmesi Dağıtım Sermayenin projelere yönlendirilmesi Fon akışının kanıtlanması XRPL’nin kurumsal kullanım alanı genişliyor Öneri, blokzincir altyapısının yalnızca teknik bir araç olmanın ötesinde, karmaşık finansal ürünlerin yönetiminde pratik bir çözüm olarak daha fazla kabul gördüğüne işaret ediyor. XRPL’nin düşük maliyetli mutabakat yapısı, şeffaf kayıt sistemi ve gerçek zamanlı doğrulama özellikleri, bu çerçevede öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Metin aynı zamanda XRPL’nin sınır ötesi ödemelerin ötesine geçerek tokenizasyon, kredi ve kurumsal finans alanlarında daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. Ripple’ın teknoloji tarafındaki önde gelen isimlerinden David Schwartz da kısa süre önce tokenleştirilmiş krediler, menkul kıymetler ve geri alım anlaşmalarını büyüme alanları arasında göstermişti. Teklifin pilot aşamaya taşınması halinde CloCos modelinin, blokzincir teknolojisinin iklim finansmanına entegre edildiği en belirgin örneklerden biri haline gelebileceği değerlendiriliyor. Pilot uygulamanın hayata geçirilmesi durumunda bu model, XRPL’nin ödeme odaklı bir ağdan büyük ölçekli yatırım ürünlerini, tokenleştirilmiş varlıkları ve kurumsal düzeyde finansal piyasaları destekleyebilen bir platforma dönüştüğü yönündeki algıyı daha da güçlendirebilir.
SEC’ye yapay zeka baskısı arttı! Kripto piyasası için hangi sorular öne çıktı?ABD Temsilciler Meclisi’ndeki bir grup Demokrat vekil, yapay zeka destekli alım satım araçlarının giderek yaygınlaşması karşısında ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’ndan net bir yol haritası talep etti. Vekiller, özellikle bireysel yatırımcıların bu araçlara daha fazla yöneldiğini, bunun da yatırımcı koruması, hesap verebilirlik ve piyasa gözetimi açısından yeni riskler doğurduğunu belirtti. SEC’ye gönderilen mektupta hangi başlıklar öne çıktı? Paul Atkins başkanlığındaki SEC’ye gönderilen mektupta, yapay zeka tabanlı işlem ajanlarının mevcut düzenleyici çerçevenin büyük ölçüde dışında hareket ettiği görüşü dile getirildi. Vekiller, bu araçların şimdiden önemli yatırım kararları alabildiğine dikkat çekerek, düzenleyici denetimin açık biçimde tanımlanması gerektiğini savundu. Demokrat vekiller, yapay zeka destekli işlem ajanlarının daha fazla bireysel yatırımcı tarafından kullanılmaya başlamasıyla birlikte yatırımcı koruması, piyasa bütünlüğü ve sorumluluk mekanizmaları konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu vurguladı. Mektupta, SEC’den halihazırda yürürlükte olan koruma önlemlerini açıklaması, bu tür araçların hangi koşullarda kuruma kayıt yaptırmasının gerekeceğini belirtmesi ve teknolojiyi denetlemek için mevcut yetkilerin yeterli olup olmadığını netleştirmesi istendi. Vekiller ayrıca, gerekirse Kongre’den ek yetki talep edilip edilmeyeceğine dair değerlendirme de talep etti. Kripto varlıklar da kapsam alanına girebilir Vekillere göre yapay zeka destekli alım satım uygulamaları yalnızca hisse senetleriyle sınırlı kalmayacak. Bu araçların kripto varlıklar, opsiyonlar, vadeli işlemler ve etkinlik sözleşmeleri gibi alanlara doğru genişlemesinin beklendiği aktarıldı. Bu nedenle düzenleyici çerçevenin erken aşamada netleştirilmesinin önem kazandığı ifade edildi. Mini sözlük: Etkinlik sözleşmeleri, belirli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine bağlı ödeme yapısına sahip sözleşmelerdir. Vadeli işlemler ise bir varlığın gelecekte belirlenen fiyat üzerinden alınıp satılmasını konu alan türev ürünler olarak bilinir. Vekillerin değerlendirmesine göre düzenleme boşluğu, özellikle otomatik karar veren sistemlerin daha karmaşık piyasalara yayılması halinde daha görünür hale gelebilir. Bu çerçevede SEC’nin hem piyasa işleyişini hem de yatırımcıların karşı karşıya kalabileceği riskleri yeniden ele alması isteniyor. Finans platformları şimdiden adım atıyor Büyük finans platformlarının yapay zeka tabanlı yatırım araçlarını devreye almaya başladığı da mektupta öne çıkan unsurlar arasında yer aldı. Ayın başlarında Coinbase, uygulamasına entegre edilmiş bir yapay zeka işlem asistanı duyurdu. Coinbase, ABD merkezli büyük kripto para borsalarından biri olarak biliniyor. Şirket, söz konusu aracı hem SEC hem de Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu nezdinde kayıtlı bir finansal danışman olarak tanımladı. Vekiller ise bu gelişmeler ışığında, piyasaya sunulan yeni araçların hangi kurallara tabi olacağının daha açık hale getirilmesini talep ediyor. Mektupta SEC’den 31 Temmuz’a kadar yanıt vermesi istendi. Kurumdan, mevcut güvenceler, kayıt zorunluluğunun kapsamı ve ek yasal yetki gerekip gerekmediği konusunda ayrıntılı açıklama sunması bekleniyor.
Circle ve Nomura, Japon şirketler için 2027’de anlık döviz mutabakatı hizmeti sunmayı planlıyorCircle ile Japonya’nın en büyük yatırım bankası Nomura’nın, Japon şirketler için anlık döviz mutabakatı sağlayacak bir hizmet üzerinde ortaklık kurduğu bildirildi. Nikkei’nin perşembe günkü haberine göre hizmetin 2027 gibi devreye alınması hedefleniyor. Şirketler için sınır ötesi ödemelerde yeni model Söz konusu yapı, şirketlerin yeni dolar cinsinden stabilcoinlere çevirerek sınır ötesi işlemlerde kullanmasına imkan tanıyacak. Böylece bankacılık saatleri ve zaman farklarından kaynaklanan gecikmelerin azaltılması amaçlanıyor. Haberde, mutabakat sürecinin daha hızlı tamamlanmasının özellikle kurumsal ödemelerde verimlilik sağlayabileceği aktarıldı. Habere göre planlanan hizmet, Japon şirketlerinin yeni dolar bazlı stabilcoinlere dönüştürerek sınır ötesi ödemeleri anlık biçimde sonuçlandırmasına imkan verebilir. Bu girişim, dünyanın en büyük dolar stabilcoinlerinden birinin Japonya’daki kurumsal döviz piyasasına girmesi anlamına gelebilir. Böylece stabilcoinlerin şirketten şirkete yapılan uluslararası ödemelerde kullanım alanı daha da genişleyebilir. Mini sözlük: Stabilcoin, değeri genellikle dolar veya yen gibi bir itibari para birimine sabitlenmeye çalışılan dijital varlıkları ifade eder. Mutabakat ise bir ödemenin taraflar arasında nihai olarak tamamlanması ve fonların kesin biçimde aktarılması anlamına gelir. Circle, piyasa değeri 73.8 milyar dolar olan USDC’nin ihraççısı konumunda bulunuyor. Bu varlık, mevcut verilere göre dünyanın en büyük ikinci stabilcoini olarak öne çıkıyor. Haber yayına hazırlanırken Circle ve Nomura’dan resmi bir açıklama gelmediği belirtildi. Japonya’da stabilcoin ve düzenleme adımları hızlandı Japonya’da finans kuruluşlarının düzenlemeye tabi blokzincir tabanlı mutabakat çözümlerini değerlendirmesiyle stabilcoin alanındaki adımlar son dönemde hız kazandı. Çarşamba günü SBI Holdings ile Startale Group, kurumsal kullanım ve sınır ötesi mutabakat için tasarlanan, tröst bankası destekli yen stabilcoini JPYSC’yi duyurdu. Aynı dönemde Ripple USD de Japonya’da resmi olarak kullanıma sunuldu. Japonya, stabilcoinler için yasal çerçeve oluşturan ilk büyük ekonomilerden biri olarak bankalara, tröst şirketlerine ve lisanslı para transferi sağlayıcılarına düzenlemeye tabi token ihraç etme imkanı tanıyor. Ülkede stabilcoinler için hukuki zemin, Ödeme Hizmetleri Yasası kapsamında şekillenmiş durumda. Bu çerçeve, bankalar, tröst şirketleri ve lisanslı para transfer kuruluşlarının düzenlemeye tabi token ihraç etmesine izin veriyor. Dijital varlıklarda vergi ve ETF gündemi öne çıkıyor Japon düzenleyiciler, kripto varlıkların mevcut yasal statüsünü de yeniden ele alıyor. Halen Ödeme Hizmetleri Yasası kapsamında değerlendirilen dijital varlıkların, Finansal Araçlar ve Borsa Yasası kapsamına alınması yönünde adımlar atıldığı bildirildi. Böyle bir değişiklik, kripto varlıkları geleneksel finansal ürünlere daha yakın bir düzenleyici çerçeveye taşıyabilir. Önerilen değişiklikler arasında kripto varlıklardaki sermaye kazancı vergisinin mevcut %55 seviyesinden %20 sabit orana indirilmesi de yer alıyor. Bu başlık, ülkede dijital varlıklara yönelik yatırım araçlarının ve kurumsal ilginin önünü açabilecek gelişmeler arasında değerlendiriliyor.
Dünya merkez bankalarının %45’i gelecek 12 ayda altın rezervini artırmayı planladığını açıkladıDijital varlıkların kurumsal yatırımcılar nezdinde daha fazla kabul gördüğü bir dönemde, merkez bankalarının altın alımlarını son on yılların en hızlı temposuna taşıdığı görüldü. Dünya Altın Konseyi’nin 22 Nisan 2025’te yayımlanan 74 merkez bankasını kapsayan anketine göre, katılımcıların %45’i önümüzdeki 12 ay içinde altın rezervlerini artırmayı planlıyor. Bu oran 2024’te %29 düzeyindeydi. Merkez bankalarında altın eğilimi güçlendi Aynı ankete göre merkez bankalarının %81’i, küresel altın rezervlerinin 2025 boyunca artacağını düşünüyor. Alımların arkasında jeopolitik riskler, enflasyona karşı korunma arayışı ve ABD dolarına bağımlılığı azaltma isteği öne çıkıyor. 2024’te merkez bankalarının toplam 1.037 ton altın aldığı, bunun 2023’te kaydedilen 1.082 tonun ardından tarihteki en yüksek ikinci seviye olduğu belirtildi. Dünya Altın Konseyi’nin 74 merkez bankasıyla yaptığı ankete göre, önümüzdeki 12 ayda altın almayı planlayanların oranı %45’e çıktı ve bu seviye şimdiye kadarki en yüksek oran olarak kayda geçti. Dünya Altın Konseyi, altın piyasasına ilişkin verileri ve rezerv eğilimlerini izleyen uluslararası bir sektör kuruluşu olarak biliniyor. Son veriler, resmi kurumların rezerv tercihlerini yeniden dengelediğine işaret ederken, bu yönelimin yalnızca fiziki altınla sınırlı kalmadığı da aktarılıyor. Bitcoin ve tokenizasyon tarafında da ilgi sürüyor Haberde, bu sert varlıklara yönelişin Bitcoin’e yönelik kurumsal talebi de desteklediği ifade ediliyor. Kurumların bir bölümü Bitcoin’i dijital altın benzeri bir değer saklama aracı olarak değerlendiriyor. Bu çerçevede BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust fonunun 24 Nisan 2025 itibarıyla 52,6 milyar dolarlık yönetilen varlık büyüklüğüne ulaştığı ve 15 aydan kısa sürede spot Bitcoin ETF’leri arasında ilk sıraya yerleştiği aktarıldı. Mini sözlük: Spot Bitcoin ETF, doğrudan Bitcoin tutan ve geleneksel borsalarda işlem gören fon yapısını ifade eder. Tokenizasyon ise altın gibi gerçek dünya varlıklarının blokzincir üzerinde dijital temsilinin oluşturulmasıdır. Gösterge Veri Altın rezervini artırmayı planlayan merkez bankaları %45 Aynı oran, 2024 %29 2024 merkez bankası altın alımı 1.037 ton 2023 merkez bankası altın alımı 1.082 ton iShares Bitcoin Trust varlık büyüklüğü $52.6 milyar Kurumsal portföylerde altın ile Bitcoin’in birlikte değerlendirilmesi, iki varlığın farklı risk profilleri nedeniyle çeşitlendirme aracı olarak görülmesine bağlanıyor. Haberde, fiziksel altının yanında blokzincir tabanlı altın ürünlerine de ilginin arttığı kaydedildi. Zincir üstü altın ürünleri ve düzenleme etkisi izleniyor Paxos Gold ile Tether Gold gibi tokenleştirilmiş altın ürünlerinin bu eğilimden fayda sağlayabileceği belirtiliyor. Söz konusu ürünler, yatırımcılara günün her saatinde zincir üstünde altın temsiline erişim ve transfer imkanı sunuyor. Ayrıca borsalar ile saklama hizmeti veren kuruluşların, altın ve kriptoyu bir araya getiren ürünlere yönelik talep artışıyla karşılaşabileceği öngörülüyor. Haberde, varlık yöneticilerinin PAXG ile spot BTC ETF’lerini bir araya getiren çoklu varlık ürünleri geliştirebileceği, borsa ve saklama kuruluşlarında ise altın kripto bileşenli çözümlere talebin artabileceği vurgulanıyor. Öte yandan düzenleyici çerçevede Basel III risk ağırlıklarının etkisine de dikkat çekildi. Haberde, altının %0 risk ağırlığına sahip olduğu, kripto varlıkların ise daha yüksek sermaye yükümlülüklerine tabi bulunduğu hatırlatıldı. Bu farkın, dijital varlıklara ilişkin gelecekteki kuralları etkileyebileceği değerlendiriliyor.
ONDO’da borsalara taşınan 7,6 milyon tokenın ardından fiyat yaklaşık %10 düştüONDO fiyatı salı günü yeniden satış baskısı altında kaldı. Milyonlarca tokenın borsalara aktarılması, varlığın kısa vadeli görünümüne ilişkin kaygıları artırırken gün içindeki düşüş yaklaşık %10’a ulaştı. Borsalara yönelen transferler satış baskısını artırdı Nazoku tarafından paylaşılan verilere göre, saklama kurumu cüzdanı olarak tanımlanan 0xBf6 adresi, yaklaşık 1,14 milyon dolar değerindeki 3,637 milyon ONDO’yu bir ara cüzdan üzerinden Coinbase’e gönderdi. Bu işlemden yaklaşık bir saat önce 0x1c0 adlı başka bir cüzdan da 4,013 milyon ONDO’yu Coinbase’e aktardı. Aktarılan tokenların bir bölümü daha küçük parçalara ayrılarak Binance ve Bybit’e yatırıldı. İşlem hacminin, o sıradaki likidite miktarının belirgin biçimde üzerine çıktığı görüldü. Zaten zayıf seyreden ONDO’da toplam 7,6 milyondan fazla tokenın borsalara taşınması, piyasada anlık tepki yarattı ve fiyatı daha da aşağı çekti. Borsalara yönelen yüksek hacimli ONDO transferleri, zayıflayan piyasa yapısıyla birleşince fiyat üzerinde ek baskı oluşturdu. Nazoku, zincir üstü verileri izleyen bir platform olarak büyük cüzdan hareketlerini takip ediyor. Haberde öne çıkan ara cüzdan kullanımı, tek bir transferin farklı borsalara daha küçük parçalar halinde dağıtılmasını ifade ediyor. 0,30 dolar seviyesi kısa vadede öne çıkıyor Piyasa verileri, ONDO’nun yakın dönemde alıcılar ve satıcılar açısından önemli bir eşik olarak görülen 0,36 dolar seviyesini kaybettiğini gösteriyor. Bu bölgeden gelen ret, olumsuz havayı güçlendirirken dikkati yeniden 0,30 dolar desteğine çevirdi. Token, yılın daha erken döneminde 0,45 dolara kadar yükselmişti. Ancak sonrasında daha düşük zirveler ve daha düşük dipler oluştu. 0,30 doların üzerinde kalındığı sürece yatay seyir veya 0,36 dolara doğru tepki olasılığı korunuyor, bu seviyenin altı ise 0,243 doları gündeme getiriyor. ONDO’nun 0,36 dolar seviyesini yeniden aşamaması, satış yönlü baskıyı artırdı. Haber metninde tokenın yaklaşık 0,29 dolardan işlem gördüğü aktarıldı. Bu görünüm, kısa vadede 0,30 doların piyasa açısından kritik eşik haline geldiğine işaret ediyor. Gösterge Seviye Gün içi düşüş Yaklaşık %10 Kaybedilen seviye 0,36 dolar Kritik destek 0,30 dolar Aşağı yönlü hedef 0,243 dolar Haberde belirtilen işlem fiyatı Yaklaşık 0,29 dolar Vadeli işlemlerde hacim sert yükseldi Fiyattaki zayıflığa karşın Ondo’nun sürekli vadeli işlem piyasasında hareketlilik arttı. Niels’in paylaştığı verilere göre ONDO sürekli vadeli işlem hacmi 1,122 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 31 Mayıs’taki 133 milyon dolarlık toplam hacme kıyasla güçlü bir artışa işaret etti. Bu tablo, satış baskısının artmasına rağmen kısa vadeli işlem yapan yatırımcıların piyasada aktif kaldığını gösteriyor. Spot piyasadaki gerileme ile türev taraftaki hacim artışının aynı dönemde görülmesi, ONDO’da oynaklığın yüksek seyredebileceğine işaret eden başlıca gelişmeler arasında yer aldı.
SBI Group, Bitbank’i 46,7 milyar yen karşılığında satın alarak yönetilen varlıklarını 1 trilyon yenin üzerine taşımayı hedefliyorJaponya’nın önde gelen finansal hizmetler gruplarından SBI Group, kripto para alanındaki büyümesini yeni bir satın alma adımıyla genişletiyor. Şirket, 25 Haziran Perşembe günü yaptığı açıklamada, Japon kripto para borsası Bitbank’i yaklaşık 46,7 milyar yen karşılığında satın almayı planladığını duyurdu. Bu tutar yaklaşık 300 milyon dolara karşılık geliyor. Satın alma planının kapsamı Açıklamaya göre işlem tamamlandığında SBI Group, Bitbank üzerindeki kontrolünü artırarak Japonya’daki kripto para pazarındaki konumunu daha da güçlendirecek. SBI Group, bankacılık, menkul kıymetler ve varlık yönetimi gibi alanlarda faaliyet gösteren büyük bir finans kuruluşu olarak biliniyor. Bitbank’in eklenmesiyle birlikte grubun yönetilen toplam varlıklarının 1 trilyon yen eşiğinin üzerine çıkması bekleniyor. SBI Group, Bitbank satın alımıyla birlikte yönetilen toplam varlıklarını 1 trilyon yenin üzerine taşımayı ve Japonya’daki kripto para pazarındaki varlığını büyütmeyi hedefliyor. İşlemin ardından birleşik yapının yaklaşık 2,92 milyon müşteri hesabına hizmet vermesi ve yaklaşık 1,1 trilyon yen büyüklüğünde varlığı kontrol etmesi öngörülüyor. Bu ölçek, SBI’ı yönetilen varlık büyüklüğü bakımından Japonya’nın en büyük oyuncuları arasına taşıyabilir. Başlık Veri Satın alma bedeli 46,7 milyar yen Dolar karşılığı Yaklaşık 300 milyon dolar Toplam müşteri hesabı 2,92 milyon Kontrol edilecek varlık Yaklaşık 1,1 trilyon yen Ripple iş birliği öne çıktı SBI Group’un kripto para alanındaki hamlesi, şirketin Ripple ile ilişkilerinin yeniden gündeme geldiği bir dönemde geldi. Grup, daha önce de Ripple ile yakın çalışan kurumlardan biri olarak öne çıkmıştı. Son satın alma planı, bu bağın Japonya pazarında daha görünür hale gelmesine yol açabilir. Satın alma kararından kısa süre önce SBI Group, Ripple ile iş birliğini genişleterek RLUSD stabilcoininin Japonya’da kullanılmasına resmi olarak imkan tanıdı. Bu gelişme, Bitbank işlemiyle birlikte değerlendirildiğinde, Japonya’daki kullanıcıların RLUSD’ye SBI kanalları üzerinden daha kolay erişebilmesinin önünü açabilir. Bitbank anlaşması, SBI ile Ripple arasındaki iş birliğinin ardından RLUSD’nin Japonya’daki erişimini genişletebilecek bir adım olarak öne çıkıyor. Hisse alımları ağustosta başlayabilir Paylaşılan bilgilere göre anlaşma, SBI’ın bağlı kuruluşlarından birinin Bitbank kurucusundan ve diğer bireysel hissedarlardan hisse alımına başlamasını da kapsıyor. Bu sürecin ağustos ayı gibi başlaması planlanıyor. Zamanlamaya ilişkin detaylar, işlemin ilerleyişi açısından yakından izlenecek. Japonya’da kripto temelli ürünlere yönelik ilginin arttığı bir dönemde gelen bu adım, geleneksel finans gruplarının dijital varlık pazarındaki etkisini büyütme eğilimini yansıtıyor. SBI Group’un Bitbank satın alımını tamamlaması halinde, şirketin hem müşteri tabanı hem de varlık ölçeği bakımından daha güçlü bir konuma ulaşması bekleniyor.
Bitcoin 59.100 doların altına inerken zarardaki arz 10,83 milyon BTC ile rekor kırdıBitcoin fiyatının çarşamba günü 59.100 doların altına gerilemesiyle birlikte zararda tutulan BTC miktarı 10,83 milyona yükseldi. Glassnode verilerine göre bu seviye, şimdiye kadar kaydedilen en yüksek zarar arzı olarak öne çıktı. Zarardaki BTC miktarı önceki diplerle benzeşti Piyasadaki en büyük kripto para, şubat ayından bu yana 60.000 dolar eşiğini birçok kez test etti ve zaman zaman bu seviyenin altına sarktı. Dört ay önce zarardaki arz 9,8 milyon BTC ile tepe yapmıştı. Haziran başında bu rakam 10,78 milyona çıkarken son düşüşle 10,83 milyon BTC’ye ulaştı. Geçmiş döngülere bakıldığında, yaklaşık 10,5 milyon BTC’nin zararda olması 2019, 2020 ve 2022 dönemlerindeki ayı piyasası diplerine yakın seviyelerle genel olarak uyumlu görünüyor. Bu da mevcut tabloya ilişkin tarihsel bir karşılaştırma sunuyor. Glassnode verileri, Bitcoin 59.100 doların altına inerken zararda tutulan arzın 10,83 milyon BTC ile tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktığını ortaya koydu. Uzun vadeli yatırımcıların payı tarihi zirvede Verilerin kırılımı, bunun 5,58 milyon BTC’lik bölümünün uzun vadeli yatırımcıların elinde bulunduğunu gösteriyor. Glassnode, uzun vadeli yatırımcıları en az 155 gün boyunca coinlerini elinde tutan adresler olarak tanımlıyor. Bu gruptaki zarardaki BTC miktarı, Mart 2020’de görülen 5,6 milyon BTC’nin ardından kaydedilen en yüksek ikinci seviye oldu. Glassnode, zincir üstü veri ve piyasa analitiği sağlayan bir araştırma şirketi olarak biliniyor. Şirketin verilerine göre uzun vadeli yatırımcıların kontrol ettiği toplam Bitcoin miktarı da 14,8 milyon BTC ile rekor düzeye çıktı. Mini sözlük: Uzun vadeli yatırımcı, zincir üstü analizlerde genellikle en az 155 gün boyunca varlığını satmadan tutan cüzdanları ifade eder. Bu sınıflandırma, kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına daha az tepki veren yatırımcı davranışını izlemek için kullanılır. Gösterge Seviye Toplam zarardaki BTC arzı 10,83 milyon BTC Uzun vadeli yatırımcıların zarardaki BTC’si 5,58 milyon BTC Uzun vadeli yatırımcıların toplam BTC’si 14,8 milyon BTC Dolaşımdaki toplam arz Yaklaşık 20 milyon BTC Dolaşımdaki arzın yaklaşık dörtte üçü bu grupta Yaklaşık 20 milyon BTC’nin dolaşımda olduğu dikkate alındığında, uzun vadeli yatırımcılar arzın yaklaşık yüzde 75’ini elinde tutuyor. Bu miktarın yüzde 37’lik bölümü ise zarar bölgesinde bulunuyor. Buna rağmen söz konusu grubun toplam sahipliğinin artması, piyasa zayıflığına karşın pozisyonlarını koruduklarına işaret ediyor. Tarihsel olarak uzun vadeli yatırımcılar, ayı piyasalarında birikim yapma ve varlıklarını elde tutma eğilimi gösteriyor. Güçlü yükseliş dönemlerinde ise genellikle piyasa ivmesinden yararlanarak satış tarafına geçtikleri görülüyor. Uzun vadeli yatırımcıların elindeki toplam Bitcoin miktarının 14,8 milyon BTC ile rekor seviyeye çıkması, fiyat baskısına rağmen bu grubun piyasadaki ağırlığını artırdığını gösterdi.
Rusya, kripto para işlemlerini düzenleyecek yasayı 1 Temmuz’a kadar çıkaramayacağını açıkladıRusya’da kripto para işlemlerini düzenlemeyi amaçlayan yeni yasanın yürürlüğe giriş takvimi ertelendi. Rusya Maliye Bakanlığı yetkilileri, düzenlemenin hazırlık aşamasında büyük ölçüde tamamlandığını ancak 1 Temmuz hedefinin kaçırılacağını açıkladı. Tasarının, kripto varlıklara yasal yatırımın önünü açarken reklam faaliyetlerine de sınırlama getirmesi bekleniyor. Yasa takvimi planlanan tarihin gerisinde kaldı Moskova’da Maliye Bakanlığı Finansal Politika Dairesi Başkanı Aleksey Yakovlev, dijital para ve dijital haklara ilişkin yasa tasarısının değerlendirmeye hazır olduğunu, ancak sürecin sınırlı bir gecikmeyle ilerleyeceğini söyledi. Tasarı, Rusya parlamentosunun alt kanadı olan Devlet Duması’nda ikinci okumaya sunulmadan önce ilgili komitenin onayını bekliyor. Yakovlev, düzenlemenin genel olarak hazır olduğunu, Duma’nın finansal piyasalar komitesinden kısa süre içinde onay beklediklerini ve ardından ikinci okumanın yapılacağını aktardı. Yetkililer, yasanın 1 Temmuz’dan önce kabul edilmesinin zor göründüğünü, ancak bu tarihe yakın bir dönemde ilerleme sağlanabileceğini belirtiyor. Tasarının son hazırlık aşamasında olduğu, önümüzdeki birkaç hafta içinde Duma gündemine gelmeden önce kapsamlı değişiklikler yapılmasının beklenmediği ifade edildi. Yasanın yürürlüğe girebilmesi için Duma’daki ikinci ve üçüncü okumaların tamamlanması, ardından Federasyon Konseyi’nin onayı ve son aşamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in imzası gerekiyor. Devlet Duması tasarıyı ilk kez nisan ayında görüşmüştü. Daha önce yapılan resmi açıklamalarda düzenlemenin en geç 1 Temmuz’da yürürlüğe girmesi öngörülüyordu. Kapsamlı çerçeve yatırım ve alım satımı düzenleyecek Yeni mevzuat, Rusya Merkez Bankası’nın Aralık 2025’te açıkladığı politika yaklaşımına dayanıyor. Düzenleme; yatırım, takas ve alım satım dahil olmak üzere dijital varlıklarla ilgili çeşitli işlemleri kapsayacak. Rusya Merkez Bankası, ülkenin para otoritesi ve finansal piyasaların temel düzenleyicisi olarak bu alandaki ikincil kuralları yaz aylarında yayımlamayı planlıyor. Taslak çerçeve, kripto varlıklara erişimi yalnızca dar bir nitelikli yatırımcı grubuyla sınırlı tutmayan daha geniş bir model öngörüyor. Buna göre sıradan Rusya vatandaşları, lisanslı aracı kurumlar üzerinden yasal şekilde kripto varlık satın alabilecek. Ancak bu yatırımın yıllık üst sınırı 4.000 doların altında olacak. Profesyonel olmayan yatırımcıların yalnızca Bitcoin, Ethereum ve USDT ile USDC gibi büyük stabilcoinlere erişebileceği belirtiliyor. Borsa, aracı kurum, saklama kuruluşu veya Rusya Merkez Bankası tarafından yetkilendirilmiş benzeri kurumlar olmadan gerçekleştirilen yurt içi işlemler ise yasaklanacak. Bu kısıtlama, bireysel saklama cüzdanlarına yapılan transferleri de kapsıyor. Konu Planlanan düzenleme Yürürlük takvimi 1 Temmuz hedefi kaçırıldı Bireysel yatırım limiti Yıllık 4.000 doların altında Erişilebilecek varlıklar Bitcoin, Ethereum, USDT, USDC gibi büyük varlıklar İzinsiz işlemler Yetkili aracı olmadan yurt içi transferler yasaklanacak Kripto reklamlarına da sınırlama geliyor Rus yetkililer, düzenlemeyle birlikte kripto varlık reklamlarını da yasaklamaya hazırlanıyor. Taslağa göre reklam, video ve benzeri tanıtım içeriklerinde Bitcoin gibi belirli kripto para adlarının kullanılması mümkün olmayacak. Bu değişikliklerin, yasa tasarısının ikinci okumasından önce metne eklenmesi planlanıyor. Rusya Merkez Bankası Stratejik Finansal Piyasa Gelişimi Dairesi Başkanı Ekaterina Lozgaçeva, hizmetlerin tanıtılabileceğini ancak yüksek risk taşıdıkları gerekçesiyle kripto paraların doğrudan reklamlarda yer almaması gerektiğini vurguladı. Parlamentonun Finansal Piyasalar Komitesi Başkanı Anatoliy Aksakov da bu hafta düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Hukuk Forumu’nda yaklaşan kısıtlamaları doğruladı. Aksakov, sektörde faaliyet gösteren şirketlerin kripto alanında çalıştıklarını açıklayabileceğini, ancak sundukları belirli faaliyetleri duyuramayacaklarını söyledi.
Ripple USD arzında liderlik ilk kez XRP Ledger’a geçti, dolaşımdaki tutar $801.8 milyona ulaştıRipple’ın ABD doları sabitli stabilcoini RLUSD’nin dağıtımında dikkat çeken bir değişim yaşandı. Zincir üstü verilere göre XRP Ledger, ilk kez Ethereum’u geride bırakarak RLUSD arzında en büyük ağ konumuna yükseldi. Toplam piyasa değeri ise 1.6 milyar dolara yaklaştı. Arz dağılımında ilk kez XRPL öne çıktı Ripple USD Tracker verilerine göre XRP Ledger üzerindeki RLUSD bakiyesi 801,796,535 dolara çıktı. Ethereum ağındaki tutar ise 795,598,530 dolar seviyesine geriledi. Böylece RLUSD arzında liderlik ilk kez XRP Ledger’a geçmiş oldu. Piyasadaki bazı topluluk temsilcileri, bu değişimin temel nedeninin XRP Ledger tarafındaki sert bir büyümeden çok Ethereum ağındaki büyük ölçekli geri alımlar olduğunu aktardı. Ethereum üzerinde yüksek tutarlı token yakımları gerçekleşirken, XRP Ledger’daki talebin daha dengeli kaldığı ve bunun da ağın ilk sıraya yükselmesini sağladığı değerlendirildi. Ripple USD Tracker verileri, RLUSD arzında XRP Ledger’ın 801.8 milyon dolarla Ethereum’un 795.6 milyon dolarlık seviyesini ilk kez geride bıraktığını gösteriyor. RLUSD küresel sıralamada ilk 10 içinde yer aldı CoinMarketCap verilerine göre RLUSD, 1.598 milyar dolarlık toplam piyasa değeriyle en büyük stabilcoinler sıralamasında 8’inci basamakta bulunuyor. Varlığın 24 saatlik işlem hacmi ise 166.53 milyon dolar olarak kaydedildi. RLUSD, düzenlemeye uyumlu yeni nesil dolar sabitli token segmentinde büyümesini sürdürürken, 2.75 milyar dolarlık piyasa değerine sahip PayPal USD ve 2.9 milyar dolarlık Global Dollar’ın gerisinde yer alıyor. Varlık Piyasa değeri Konum RLUSD $1.598 milyar 8 PayPal USD $2.75 milyar RLUSD’nin üzerinde Global Dollar $2.9 milyar RLUSD’nin üzerinde Japonya adımı ve çoklu ağ stratejisi öne çıktı Arzdaki bu değişim, RLUSD’nin Asya Pasifik bölgesindeki entegrasyon tartışmalarının hızlandığı bir döneme denk geldi. Japonya finans sektöründe RLUSD ile işlemlerin başlatıldığı daha önce açıklanmış, mevcut bankacılık hizmetlerine daha derin entegrasyonu nedeniyle başlangıç altyapısı olarak Ethereum tercih edilmişti. XRPL Foundation temsilcisi Vet, Japonya’daki başlangıç tercihine ilişkin değerlendirmesinde, Ethereum’un ilk aşamadaki ağırlığını gelişmiş altyapıyla ilişkilendirdi. XRPL Foundation, XRP Ledger ekosistemini destekleyen bağımsız bir kuruluş olarak biliniyor. Vet’e göre Ethereum’un başlangıçta öne çıkması, mevcut finansal altyapıyla daha güçlü bağlantılarından kaynaklanıyor; uzun vadede ise XRP Ledger tabanlı RLUSD’nin de bu ekosistemde daha geniş yer edinmesi bekleniyor. Haberde aktarılan çerçeveye göre Ripple’ın hedefi, stabilcoinin mümkün olan en geniş platform setinde yer almasını sağlamak. Bu nedenle Ethereum’un dış pazarlarda likidite dağıtımı için bir köprü işlevi gördüğü, XRP Ledger’ın ise kurumsal sermaye açısından ana merkez olma konumunu koruduğu görüşü öne çıkıyor.
Ripple’dan RLUSD için dikkat çeken hamle! Kurumsal tarafta hangi kapı açılabilir?Ripple, RLUSD’nin piyasadaki en güvenilir stabilcoinlerden biri haline gelmesi için ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu’na yönelik yeni bir talepte bulundu. Şirket, uygun rezerv mevduatlarına pass through FDIC sigortası uygulanmasının hem kurumsal korumayı güçlendireceğini hem de karşı taraf riskini azaltacağını savundu. FDIC’ye sunulan talebin odağı 9 Haziran 2026 tarihli mektupta Ripple, GENIUS Act kapsamında stabilcoin rezervlerine sigorta koruması genişletilirse özellikle kurumsal kullanıcıların rezerv varlıklarının güvenliğine dair endişelerinin azalabileceğini belirtti. Haberde öne çıkan başlık, stabilcoinlerin benimsenmesinin önündeki en büyük engellerden birinin rezervlerin güvenliği konusundaki güven sorunu olmasıydı. Mini sözlük: FDIC, ABD’de banka mevduatlarını belirli sınırlar dahilinde koruyan resmi kurumdur. Pass through sigorta ise belirli koşullarda, aracı yapı üzerinden tutulan fonların nihai hak sahipleri adına korunmasını ifade eder. Ripple, uygun rezerv mevduatlarına sigorta koruması sağlanmasının kurumlar açısından güveni artıracağını, banka iflası gibi senaryolarda RLUSD’yi destekleyen fonların güvenliğine dair daha güçlü bir çerçeve sunacağını vurguladı. Ripple’ın değerlendirmesine göre bu tür bir güvence, bankalar, ödeme hizmeti sağlayıcıları, şirket hazineleri ve varlık yöneticileri için ek bir güven katmanı oluşturabilir. Böylece RLUSD’yi destekleyen rezervlerin, olası bir banka temerrüdü durumunda da daha korunaklı olduğu algısı güçlenebilir. RLUSD için olası etkiler Gelişmenin RLUSD açısından önemli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. Ripple’ın kurumsal kullanıma odaklanan stabilcoini için daha geniş rezerv koruması, ödeme sistemleri, likidite yönetimi ve sınır ötesi transferlerde daha cazip bir yapı ortaya çıkarabilir. Bu durumun daha yüksek benimsenme, daha derin likidite ve XRP Ledger ekosisteminde daha güçlü talep anlamına gelebileceği aktarılıyor. RLUSD’nin öne çıkan yönlerinden biri, geleneksel finans ile blokzincir tabanlı altyapı arasında köprü kurma hedefiyle konumlandırılması. Ripple da uzun süredir ödeme altyapıları ve kurumsal blokzincir çözümleri geliştiren bir şirket olarak biliniyor. Şirket, rezerv güvenliğini artırarak dijital varlıkların verimliliğini bankacılık sektörünün alışık olduğu koruma mekanizmalarıyla birleştirmeyi amaçlıyor. Düzenleyici çerçevede hangi sorun öne çıkıyor? Ripple’ın bu başvuruyu yapmasının temel nedeni, FDIC’nin GENIUS Act kapsamındaki mevcut yaklaşımında stabilcoin sahipleri için pass through sigorta korumasının yer almaması. Düzenleyici kurumların da bu tür bir kapsamın yasanın amaçlanan sınırlarının dışında kalabileceğine dair çekinceler taşıdığı ifade ediliyor. Bu nedenle Ripple’ın son adımı, kurumsal benimsenmeye verdiği önemi gösteren bir girişim olarak öne çıkıyor. Talebin kabul edilmesi halinde RLUSD’nin, kurumsal kullanıcılar açısından piyasadaki en elverişli stabilcoin seçeneklerinden biri haline gelebileceği ve küresel ödemeler ile dijital finans alanındaki rolünü güçlendirebileceği değerlendiriliyor.
Bitcoin 60 bin dolar eşiğinde yeniden savunuldu! Sıradaki kritik seviyelerde neler yaşandı?Bitcoin, 59.000 ile 60.000 dolar aralığında yeniden alıcı buldu. Son geri çekilmede önemli desteklerin altına kısa süreli sarkan fiyat, gün içindeki sert düşüşün ardından toparlanarak bu bölgenin piyasa açısından halen belirleyici olduğunu gösterdi. Destek bölgesi korunuyor, ancak onay henüz gelmedi Günlük grafikte Bitcoin fiyatı 60.870 dolar civarında işlem gördü. Fiyat, şubat ayındaki dip seviyenin, 59.305 dolar yakınındaki aylık 50 periyotluk basit hareketli ortalamanın ve uzun vadeli yükselen trend çizgisinin altını test ettikten sonra yeniden yukarı döndü. Bu hareket, sert satışa rağmen daha yüksek bir kapanış dip seviyesinin oluşmasına imkan verdi. Buna karşın mevcut tepki hareketi, yükseliş yönlü dönüşün kesinleştiği anlamına gelmiyor. Bitcoin, haftalık grafikte yaklaşık 62.448 dolar seviyesindeki 200 periyotluk hareketli ortalamanın altında kalmayı sürdürüyor. Bu nedenle alıcıların kısa vadede geri alması gereken ilk önemli eşik 62.400 dolar bandı olarak öne çıkıyor. Mevcut tablo, 59.300 dolar civarındaki desteğin korunduğunu gösterse de yükseliş senaryosunun güç kazanması için 62.400 dolar seviyesinin aşılması gerektiğine işaret ediyor. Likidasyon haritası da mevcut fiyatın üzerinde yoğun kaldıraçlı pozisyon kümeleri bulunduğunu ortaya koyuyor. Özellikle 67.000 ile 69.000 dolar aralığıyla birlikte 74.000 ve 78.000 dolar seviyeleri dikkat çekiyor. Fiyatın kalıcı biçimde toparlanması halinde bu bölgelerdeki kısa pozisyonların tasfiye olması ve yukarı yönlü hareketin hız kazanması olası görülüyor. Çeyrek kapanışı öncesi zamanlama önem kazanıyor Piyasa açısından bir diğer önemli unsur ise zamanlama. Bitcoin ikinci çeyreğin sonuna yaklaşırken 59.000 ile 60.000 dolar desteğini korur ve 62.400 doların üzerine yerleşirse, daha güçlü bir çeyrek kapanışı ihtimali gündeme gelebilir. Buna karşılık aylık hareketli ortalama ile yükselen trend çizgisinin altında sürecek zayıflık, üçüncü çeyrek için daha derin kayıp riskini artırabilir. Analizde öne çıkan bir başka nokta, 60.000 dolar seviyesinin üçüncü kez test ediliyor olması. Üç günlük grafiğe göre Bitcoin, hem şubat ayında hem de haziran başındaki destek bölgesine yeniden dönmüş durumda. Önceki iki testte görülen tepki alımları, bu alanın yatırımcılar tarafından hala önemli bir giriş bölgesi olarak değerlendirildiğine işaret ediyor. 65 bin dolar seviyesi kısa vadeli görünümde belirleyici olabilir Yine de yalnızca desteğin korunması yükseliş dönüşünü doğrulamıyor. CryptoCurb tarafından paylaşılan değerlendirmeye göre kısa vadeli yapının güçlenmesi ve alıcıların kontrolü yeniden ele geçirdiğinin görülmesi için Bitcoin’in 65.000 doların da üzerine çıkması gerekiyor. CryptoCurb, piyasada teknik analiz paylaşımlarıyla bilinen bir kripto yorumcusu olarak takip ediliyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde ilk etapta 70.000 dolara doğru bir hareket, ardından 80.000 dolar çevresinde yeni direnç testleri gündeme gelebilir. Daha uzun vadeli projeksiyonda 100.000 doların üzeri de olasılıklar arasında gösterildi, ancak bu seviyenin şu aşamada doğrulanmış bir hedef olmadığı vurgulanıyor. Öte yandan 60.000 doların altında net bir kırılma yaşanması, tekrar eden dip yapısını zayıflatabilir ve kısa vadeli olumlu beklentiyi geçersiz kılabilir. Bu nedenle mevcut görünümde 60.000 dolar ana destek, 62.400 ve 65.000 dolar ise yukarı yönlü senaryoda izlenen başlıca direnç seviyeleri olarak öne çıkıyor.
Ethereum’da 1.500 dolar eşiği öne çıktı! Kritik tabloda neler yaşandı?Ethereum, 2022’den bu yana görülen önemli dip seviyelerde çalışan destek bölgesinin hemen üzerinde işlem görüyor. Haftalık görünümde 1.500 dolar seviyesinin korunması, uzun vadeli toparlanma beklentilerinin gündemde kalmasını sağlayabilir. Buna karşılık bu eşiğin altında kalıcı bir zayıflama, daha yukarı yönlü hedeflere ilişkin beklentileri sorgulatabilir. Russell 2000 ile yapılan karşılaştırma Piyasada paylaşılan teknik değerlendirmelerde Ethereum’un, ABD’nin küçük ölçekli şirket hisselerini izleyen Russell 2000 endeksiyle benzer bir uzun vadeli yapı oluşturduğu belirtiliyor. Russell 2000, yıllara yayılan toparlanmanın ardından ana direnç bölgesinin üzerine çıkarken, Ethereum tarafında benzer bir kırılma henüz doğrulanmış değil. James Easton’ın X üzerinden paylaştığı haftalık grafik karşılaştırmasına göre her iki varlık da sert düşüşlerin ardından yuvarlak taban benzeri bir yapı oluşturdu ve sonrasında uzun süreli direnç alanlarına doğru toparlandı. Russell 2000’in 2.500 puan civarındaki yatay direnci aşmış olması, daha geniş çerçevedeki olumlu görünümü destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor. James Easton’ın değerlendirmesine göre Russell 2000’de görülen kırılma, Ethereum için olası bir yol haritası sunabilir. Ancak ETH’nin önce düşen kanal yapısını aşması ve toparlanmayı kalıcı hale getirmesi gerekiyor. Ethereum ise halen 4.300 ile 5.100 dolar bandında öne çıkan ana direnç bölgesinin altında bulunuyor. Ayrıca fiyat, kısa vadeli düşen kanal içinde hareket etmeyi sürdürüyor. Analizde, ETH’nin bu yapıyı yukarı kırması halinde ilk büyük sınavın önceki tüm zamanların en yüksek seviyesine yakın bölgede verilebileceği aktarılıyor. Yaklaşık 5.100 doların üzerinde teyit edilmiş bir hareket, fiyatın yeni ve daha az test edilmiş seviyelere yönelmesinin önünü açabilir. Bununla birlikte beş haneli fiyat ihtimali, mevcut değerlendirmelerde kesinleşmiş bir öngörü olarak değil, uzun vadeli ve daha spekülatif bir senaryo olarak ele alınıyor. 1.500 dolar desteği neden kritik görülüyor Ardi tarafından paylaşılan ayrı bir haftalık grafikte Ethereum’un 1.618 dolar civarında seyrettiği, 1.500 ile 1.650 dolar aralığındaki destek bölgesinin ise son yıllarda birkaç kez çalıştığı görülüyor. Bu alanın 2023’te, 2023’ün son bölümünde ve 2025 içinde tepki verdiği belirtilirken, mevcut piyasa yapısı açısından önemini koruduğu vurgulanıyor. Ardi’ye göre asıl belirleyici unsur, 1.500 doların altına kısa süreli sarkmalar değil, Ethereum’un bu seviyenin altında haftalık kapanışlar yapıp yapmayacağı olacak. Analize göre 1.500 doların üzerinde kalınması, çok yıllı destek yapısının bozulmadığına işaret edebilir ve yeni bir toparlanma ihtimalini masada tutabilir. Buna karşılık bu seviyenin altında art arda haftalık kapanışlar görülmesi, alıcıların yıllardır savunduğu bölgenin işlevini yitirdiğine dair daha net bir sinyal sayılabilir. Daha olumlu bir görünüm için Ethereum’un önce 1.500 dolar desteğini koruması, ardından 1.900 ile 2.000 dolar çevresindeki yakın direnç alanını geri alması gerekiyor. Bu gerçekleşene kadar ETH, güçlü bir destek bölgesine yakın seyretse de satış baskısının etkisinden tam olarak çıkmış görünmüyor.
Japonya’da SHIB hamlesi büyüyor! Perakende devleri neye hazırlanıyor?Japonya merkezli kripto para platformu Rakuten Wallet, Shiba Inu için fiziksel hatıra coinleri üretmeye hazırlanıyor. Şirketin daha önce Bitcoin, Ethereum ve XRP için sunduğu “Real Coin” serisine eklenecek metal SHIB kopyalarının, çevrim dışı etkinlikler ve fuar stantlarında ücretsiz dağıtılması planlanıyor. SHIB odaklı tanıtım çevrim dışına taşınıyor Rakuten Wallet, bu ürünleri özellikle fiziksel temasın öne çıktığı tanıtım faaliyetlerinde kullanmayı hedefliyor. Şirketin amacı, ekosistemindeki 44 milyon kullanıcıya daha doğrudan ulaşmak ve kripto varlıkları geleneksel perakende kitlesi için daha anlaşılır hale getirmek olarak aktarılıyor. Rakuten grubu, Japonya’da e ticaret, finans ve ödeme hizmetleriyle geniş bir kullanıcı tabanına sahip büyük teknoloji ve perakende şirketleri arasında yer alıyor. Bu adım, markanın meme token odaklı pazarlama çizgisinin yeni halkası niteliğinde. Rakuten Wallet daha önce X üzerinde düzenlediği “Photo Contest 2026” kampanyasında, köpek fotoğrafları karşılığında dijital SHIB ve DOGE dağıtmıştı. Yeni aşamada ise bu tanıtım yaklaşımı kısmen fiziksel ortama taşınıyor. Metal hatıra coinlerinin, Japonya’daki daha temkinli bireysel kullanıcıların kripto varlıklara yaklaşımını kolaylaştırabileceği değerlendiriliyor. Rakuten Wallet, SHIB temalı fiziksel hatıra coinlerini çevrim dışı etkinliklerde ücretsiz dağıtarak kripto varlıkları daha geniş bir kullanıcı kitlesine anlatmayı amaçlıyor. Şirket, kullanıcıları ekosistem içinde tutmak için SHIB’i Rakuten Pay ödeme sistemine de dahil etti. Böylece dijital varlık, 5 milyon iş ortağı satış noktasında ödeme seçeneği olarak erişilebilir hale geldi. Mercari ile rekabet yeni aşamaya geçti Rakuten’in bu hamleleri, Japonya’nın bir diğer büyük perakende oyuncusu Mercari ve onun kripto kolu Mercoin ile rekabeti daha görünür hale getiriyor. Mercari, SHIB işlemlerini kendi tüketiciden tüketiciye uygulamasına entegre etmişti. Bu yapı sayesinde 23 milyon müşteri, 1 yen gibi düşük bir başlangıç tutarıyla token alabiliyor. Kullanıcılar bu alımlarda sadakat puanlarını ya da ikinci el ürün satışından elde ettikleri bakiyeyi kullanabiliyor. Mercoin’in finansal raporlamasına göre bu model 4 milyon kullanıcı çekti. Bu sayı, Japonya’daki tüm kripto hesaplarının yaklaşık yüzde 30’una karşılık geliyor. Ayrıca bu kullanıcıların yüzde 85’i için dijital varlıklarla tanışma noktası ilk kez bu uygulama oldu. Düzenleyici onay sonrası pazarın dengesi değişiyor Japonya’daki büyük perakende şirketlerinin SHIB etrafında kurduğu kampanyalar, yerel kripto piyasasının yapısını da dönüştürüyor. Uzun süre boyunca ağırlıklı olarak uzmanlaşmış borsaların kontrolünde kalan pazar, artık geniş müşteri ağına sahip ticari platformların etkisini daha fazla hissetmeye başladı. Bu dönüşümde düzenleyici adımın önemli rol oynadığı görülüyor. SHIB’in Japonya Kripto Varlık Ticareti Birliği JVCEA tarafından Kasım 2025’te resmi onaylı varlıklar arasına alınması, tokenin ticari kampanyalarda daha yaygın kullanılmasının önünü açtı. Ortaya çıkan tablo, büyük şirketlerin düşük maliyetli meme tokenleri yalnızca yatırım ürünü olarak değil, aynı zamanda dijital promosyon ve sadakat aracı olarak konumlandırmaya başladığını gösteriyor.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."