Solana ekosisteminde gizlilik odaklı yeni arayış güçleniyor! Bu dalga neyi değiştirebilir?Blokzincir ekosisteminde giderek daha fazla geliştirici, benimsenmenin bir sonraki aşamasında özel işlem altyapısı ile gizli hesaplama çözümlerinin gerekli olabileceğini düşünüyor. Solana ağındaki tüm işlemler kamuya açık ve izlenebilir durumda olsa da, bazı projeler kullanıcı verilerinin tamamının görünür olmasının uzun vadede sınırlayıcı olabileceğine dikkat çekiyor. Bu tartışmada Arcium ve ekosistemindeki ARX token öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Şeffaflık ile gizlilik arasındaki denge Temel fikir, ağın doğrulama yapmaya devam ettiği bir yapıda verilerin şifreli biçimde işlenmesi. Bu modelde cüzdan bakiyeleri, işlem tutarları ya da uygulamalara ait özel veriler doğrudan kamuya açılmadan korunabiliyor. Böylece kullanıcılar ve uygulama geliştiricileri, blokzincirin güvenlik avantajlarından yararlanırken faaliyetlerinin her ayrıntısını ifşa etmek zorunda kalmıyor. Mini sözlük: Gizli hesaplama, verinin içeriği açığa çıkmadan işlenmesini sağlayan yöntemleri ifade eder. Bu yaklaşım, ağın işlem doğrulamasını sürdürürken bakiye, tutar veya uygulama verisi gibi hassas bilgilerin herkes tarafından görülmesini engellemeyi amaçlar. Şifreli hesaplama yaklaşımı, kullanıcıların cüzdan bakiyelerini, işlem miktarlarını ve özel uygulama verilerini kamuya açmadan blokzincir güvenliğinden yararlanmasına imkan tanıyor. Merkezsiz uygulamalar için yeni kullanım alanları Bu yaklaşımın potansiyeli yalnızca geleneksel şirketlerin ihtiyaçlarıyla sınırlı görülmüyor. Gizli transferler ve özel bakiye yapıları, merkezsiz uygulamalar için yeni kullanım alanları oluşturabilir. Geliştiriciler, merkezsiz yapıdan ödün vermeden daha güvenli dijital kimlik çözümleri, kurumsal işlem platformları, özel ödeme sistemleri ve düzenlemelere uyumlu finansal ürünler tasarlayabilir. Arcium, bu alanda anılan projelerden biri olarak, blokzincir üzerinde gizlilik ile doğrulanabilirlik arasında denge kurmayı hedefleyen bir yapı sunuyor. ARX ise bu ekosistemle ilişkilendirilen token olarak dikkat çekiyor. Haberde yer alan değerlendirmelere göre, bu tür girişimler özellikle herkese açık ağlarda daha esnek veri koruma katmanları oluşturma arayışının bir parçası olarak öne çıkıyor. Geliştiricilerin odağında hangi ihtiyaçlar var Geliştiricilerin bu alana ilgisinin arkasında, blokzincirin daha geniş kullanıcı kitlelerine ulaşabilmesi için yalnızca hız ve düşük maliyetin yeterli olmayabileceği düşüncesi bulunuyor. Bazı ekipler, finansal işlemlerden kimlik çözümlerine kadar farklı alanlarda, tüm verilerin açık biçimde görünmesinin kullanım alanlarını daraltabildiğini savunuyor. Bu nedenle özel işlem altyapısı, kamuya açık ağların yapısını tamamen değiştirmekten çok, mevcut şeffaflığa ek bir seçenek sunan katman olarak değerlendiriliyor. Böyle bir modelin yaygınlaşıp yaygınlaşmayacağı ise geliştirici ilgisine, uygulama örneklerine ve kullanıcı talebine bağlı olacak.
Bitcoin’de satış baskısı zayıfladı! Piyasa hangi sinyali veriyor?Bitcoin fiyatı uzun süredir dalgalı bir seyir izlerken, zincir üstü veriler uzun vadeli yatırımcıların satış eğiliminde belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. Özellikle yıllardır elindeki varlıkları tutan yatırımcı grubunun daha temkinli hareket etmeye başlaması, piyasadaki baskının hafiflediğine dair önemli bir gösterge olarak öne çıktı. Uzun vadeli yatırımcılarda satış temposu düştü Kripto analiz platformu CryptoQuant’ın paylaştığı verilere göre, Bitcoin’i beş yıldan uzun süredir elinde tutan yatırımcıların satış faaliyeti kayda değer ölçüde geriledi. CryptoQuant, dijital varlık piyasalarına yönelik zincir üstü veri ve piyasa analizi sunan bir araştırma platformu olarak biliniyor. Mini sözlük: Zincir üstü veri, bir blokzincir üzerindeki işlemlerden ve cüzdan hareketlerinden doğrudan elde edilen ölçümlerdir. Bu veriler, yatırımcı davranışını ve arz hareketlerini takip etmek için kullanılır. Piyasada sıkça “OG” olarak anılan bu grup, genellikle en az beş yıldır Bitcoin tutan adresleri kapsıyor. Bu yatırımcıların satış hızındaki düşüş, ellerindeki varlıkları elden çıkarma isteğinin zayıfladığı şeklinde yorumlanıyor. Son üç ayda OG yatırımcıların harcadığı ortalama Bitcoin miktarı 1.000 BTC’nin altına indi ve 962 BTC’ye geriledi. Bu seviye, Kasım 2024’ten bu yana görülen en düşük değer olarak kayda geçti. Önce güçlü dağıtım, şimdi belirgin sakinleşme Verilere göre mevcut döngü, Bitcoin tarihindeki en güçlü uzun vadeli yatırımcı satış dönemlerinden birine sahne oldu. Özellikle piyasada kısa süreli yükselişlerin görüldüğü zamanlarda bu grubun kar satışı yaptığı değerlendirildi. Yoğun satış dönemlerinde uzun vadeli yatırımcıların piyasaya sürdüğü Bitcoin miktarı 10.000 BTC, 30.000 BTC ve hatta 142.000 BTC seviyelerine kadar çıktı. Bu tablo, piyasada güçlü bir dağıtım sürecinin yaşandığını gösterdi. Piyasa baskısı hafifliyor olabilir Son dönemdeki gerilemeyle birlikte ilgili gösterge, 2024 sonlarından bu yana en düşük düzeyine indi. Bu gelişme, satış baskısının hafiflemeye başladığı ve piyasanın yön arayışında yeni bir aşamaya geçtiği şeklinde değerlendiriliyor. Bitcoin fiyatı halen zayıf bir görünüm sergilese de, uzun vadeli yatırımcıların satış tarafında geri çekilmesi dikkat çekiyor. Analistler, bu baskının azalmasının talebin yeniden güç kazanması halinde aşağı yönlü seyrin tersine dönmesine zemin hazırlayabileceğini belirtiyor. Bununla birlikte, mevcut veriler tek başına fiyat yönünü kesin biçimde teyit etmiyor. Yine de uzun vadeli yatırımcı davranışındaki bu değişim, piyasada yakından izlenen başlıca sinyaller arasında yer alıyor.
Eski BIS yöneticisi Agustín Carstens, stabilcoinlerin finansal kapsayıcılığı artırabileceğini açıkladıUluslararası Ödemeler Bankası’nın eski genel müdürü Agustín Carstens, stabilcoinlere ilişkin değerlendirmesinde daha ılımlı bir çizgi ortaya koydu. Carstens, salı günü Point Zero Forum’da yaptığı açılış konuşmasında, bu varlıkların finansal yenilik, kapsayıcılık ve maliyetlerin düşürülmesi açısından katkı sunabileceğini söyledi. Önceki eleştirilerden daha yumuşak mesaj Carstens, küresel merkez bankaları arasında koordinasyon ve araştırma faaliyetleriyle öne çıkan BIS’te görev yaptığı dönemde kripto varlıklara yönelik eleştirel yaklaşımıyla biliniyordu. Buna karşın son açıklamalarında, itibari para ile stabilcoinlerin aynı çerçevede bir arada var olabileceği koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti. Carstens, stabilcoinlerin finansal yeniliği ve kapsayıcılığı destekleyebileceğini, işlem maliyetlerini de azaltabileceğini belirterek itibari para ile bu yapılar arasında birlikte işleyebilecek bir düzen kurulması gerektiğini söyledi. Bu söylem, Carstens’in önceki yıllardaki uyarılarıyla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir değişime işaret etti. Ocak 2022’de yaptığı bir konuşmada, stabilcoin ihraççılarının getiri elde etmek amacıyla rezerv varlıkları riskli biçimde değerlendirmeye yönelebileceğini söylemiş, bu nedenle stabilcoinlerin güvenilir para işlevini tam olarak yerine getiremeyebileceğini savunmuştu. Haziran 2025’te, BIS’teki son konuşmalarından birinde de benzer kaygıları yinelemişti. O dönemde stabilcoinlerin likidite riski kaynağına dönüşebileceği uyarısında bulunmuş ve toplum yararına hizmet eden bir paranın karşılaması gereken temel ölçütleri tam olarak sağlayamadığını dile getirmişti. BIS yönetiminde eleştirel çizgi sürüyor Carstens’in tonunu yumuşatmasına karşın, BIS’in mevcut yönetimi stabilcoinlerin finansal sistemdeki rolüne daha temkinli yaklaşıyor. Kurumun mevcut genel müdürü Pablo Hernández de Cos, nisan ayında stabilcoin pazarının halen sınırlı büyüklükte olduğunu ve yapısal özelliklerinin bunların para gibi işlemesini zorlaştırdığını söyledi. BIS, 2026 Yıllık Ekonomi Raporu öncesinde yayımladığı değerlendirmede de benzer görüşü yineledi. Kuruma göre mevcut stabilcoin tasarımları, paraya duyulan güveni ayakta tutan temel nitelikleri tam olarak karşılamıyor. Ayrıca yaygın kullanımın finansal istikrar, bankaların fonlama yapısı ve para egemenliği açısından yeni sorunlar doğurabileceği uyarısı yapıldı. Düzenleme ve tokenizasyon vurgusu öne çıktı Buna karşılık BIS, tokenizasyonun iki katmanlı bankacılık sistemi içine alınmasına destek verdi. Kurum, varlıkların dijital temsillerinin programlanabilir finans alanında yeni kullanım biçimlerinin önünü açabileceğini, bunun da paraya duyulan güven korunarak yapılabileceğini savundu. Carstens da geleneksel finans sisteminin stabilcoinler, dağıtık defter teknolojisi ve tokenizasyondan fayda sağlayabileceğini ifade etti. Ancak bunun için stabilcoin ihraççılarına duyulan güveni güçlendirecek, uluslararası ölçekte uyumlu bir düzenleyici çerçevenin gerekli olduğunu vurguladı. Carstens, daha güçlü kurallar ve ihraççılar arasında eşit koşullar sağlanması halinde stabilcoinlerin çok daha hızlı büyüyebileceğini kaydetti. Büyük ekonomilerin bir bölümü bu alanda somut adımlar attı. ABD’de Temmuz 2025’te yasalaşan GENIUS Act, ödeme amaçlı stabilcoinler için ilk federal çerçeveyi oluşturdu ve nakit ile kısa vadeli ABD Hazine kağıtları gibi yüksek kaliteli likit varlıklarda yüzde 100 rezerv şartı getirdi. Avrupa Birliği’nde ise MiCA kuralları kapsamında ihraççılardan yetki alması, onaylı teknik doküman yayımlaması, tam rezerv bulundurması ve rezerv varlıklarını şirket fonlarından ayrı tutması isteniyor.
Güney Kore borsası KOSPI %10 düştü, küresel piyasalarda satış baskısı derinleştiKüresel piyasalarda aynı seansta altın, gümüş, teknoloji hisseleri ve kripto varlıkların birlikte gerilemesi dikkat çekti. Piyasa katılımcıları, bu eş zamanlı düşüşün tek bir nedene değil, üst üste binen birkaç baskı unsuruna bağlı olduğunu değerlendiriyor. Güney Kore ve çip hisseleri satışın merkezine yerleşti Satış dalgasının en görünür başlangıç noktalarından biri Güney Kore oldu. KOSPI endeksi gün içinde %10 gerileyerek bu ay ikinci kez devre kesiciyi çalıştırdı. Samsung ile SK Hynix hisseleri de aynı seansta %12’nin üzerinde değer kaybetti. Yerel basında yer alan haberlere göre SK Hynix, yeni çip hattındaki kapasite artışını yavaşlatıyor ve gelir açığını dengelemek için daha düşük fiyatlı standart çiplere ağırlık veriyor. Yapay zeka belleği alanında öne çıkan şirketlerden biri olan SK Hynix için bu adım, talep beklentilerinin aşağı yönlü gözden geçirildiğine işaret eden bir gelişme olarak görülüyor. Yerel haber akışında, SK Hynix’in yeni çip hattındaki genişlemeyi yavaşlattığı ve gelir açığını kapatmak amacıyla daha düşük fiyatlı standart çiplere yöneldiği aktarıldı. Koreli yatırımcıların son dönemde çip hisselerinde yüksek miktarda krediyle pozisyon aldığı biliniyordu. Düzenleyiciler de gerileme başlamadan önce sektördeki yükselişin aşırı hızlandığı konusunda uyarıda bulunmuştu. Bu tablo, ilk satışların ardından zorunlu pozisyon kapatmalarını artırmış olabilir. FED beklentileri risk iştahını zayıflattı Satış baskısını artıran bir diğer unsur ABD Merkez Bankası oldu. FED içindeki 19 politika yapıcısından 9’u bu yıl en az bir faiz artışı öngörüyor. Piyasalarda eylül ayına kadar faiz artışı olasılığı %70 olarak fiyatlanıyor. Daha yüksek faiz beklentisi, hisse senetleri ve kripto varlıklar gibi riskli varlıkların elde tutulma maliyetini artırıyor. Bull Theory değerlendirmesinde, satışların başlamasının ardından kaldıraçlı pozisyonların ek satışları tetiklediği ve bu nedenle hareketin olağan bir düzeltmenin ötesine geçerek devre kesiciye dönüştüğü belirtildi. Çeyrek sonu dengelenmesi ve yen işlemleri etkili oldu JPMorgan, çeyrek sonu portföy dengelenmesi sürecinde dünya genelinde hisse piyasalarında 165 milyar dolara kadar zorunlu satış görülebileceği uyarısında bulundu. Banka, büyük emeklilik fonları ile varlık fonlarının hisse ve tahvil dağılımlarını hedef oranlara çekmek için pozisyon küçülttüğünü belirtti. Bu pencerenin 30 Haziran’a kadar açık kalması bekleniyor. Buna ek olarak, dolar yen paritesinde önceki gün görülen sert gün içi hareketler Japonya’nın yeni savunmak için piyasaya müdahale etmiş olabileceği yorumlarını gündeme getirdi. Böyle bir adım, yatırımcıların düşük maliyetli yen borçlanarak küresel hisse ve diğer riskli varlıklara yöneldiği yen taşıma işlemlerini bozabilir. Mini sözlük: Yen taşıma işlemi, yatırımcıların düşük faizli Japon yeni cinsinden borçlanıp daha yüksek getirili varlıklara yöneldiği stratejiyi ifade eder. Bu işlemin çözülmesi halinde farklı piyasalarda aynı anda satış baskısı oluşabilir. Analistler, bu yapının çözülmesinin altın, gümüş ve hisseler gibi birbiriyle doğrudan bağlantılı olmayan varlıklarda eş zamanlı düşüşü açıklayabileceğini belirtiyor. ABD’de Nasdaq endeksi dünü %2.33 düşüşle tamamladı. Vadeli işlemler de yeni seansta %2.50 civarında ek gerilemeye işaret etti. ABD teknoloji hisselerinde kayıplar genişledi Şirket bazında bakıldığında Alphabet, yapay zeka alanındaki yetenek kayıplarına ilişkin haberlerin ardından %5 değer kaybetti. SpaceX ise art arda üç seansta %16 gerileyerek 176 dolardan 154 dolara indi. Amazon, Meta ve Microsoft hisseleri de aynı dalga içinde düşüş gösterdi.
Dogecoin için analistler, $0.74 hedefi ile $0.058 desteği arasında iki farklı senaryo açıkladıDogecoin’de uzun ve kısa vadeli grafikler farklı sinyaller üretiyor. Daha geniş zaman dilimlerine bakan bazı analistler, fiyatın yeniden tüm zamanların en yüksek seviyesine yaklaşabileceğini belirtirken, dört saatlik grafik üzerine çalışan başka analistler kısa vadede bir düşüş dalgasının daha gündeme gelebileceğini aktardı. Bu nedenle piyasada aynı anda hem iyimser hem de temkinli bir görünüm öne çıkıyor. Uzun vadeli görünümde $0.74 seviyesi izleniyor Kripto para analisti Javon Marks, Dogecoin’in daha yüksek dipler oluşturmayı sürdürdüğünü ve bu yapının önceki büyük yükseliş dönemlerinde de görüldüğünü belirtti. Dogecoin, ilk olarak internet kültüründen doğan bir kripto varlık olarak bilinse de zamanla yüksek işlem hacmi ve geniş yatırımcı kitlesiyle piyasanın yakından izlenen varlıklarından biri haline geldi. Javon Marks’ın değerlendirmesine göre Dogecoin’de daha yüksek dip yapısı korunuyor ve bu tablo, fiyatın uzun vadede yeniden $0.74 civarındaki tüm zamanların en yüksek seviyesine yönelmesi için alan bırakıyor. İki haftalık grafikte öne çıkan yapıya göre Dogecoin, geçmiş döngülerde aşağı eğimli bir sıkışma sürecinin ardından daha yüksek bir dip oluşturdu ve sonrasında yeni bir yükseliş trendine geçti. Analiste göre mevcut görünüm de bu uzun vadeli döngüyle uyumlu seyrediyor. Son dönemde yaşanan geri çekilmeye rağmen fiyatın önceki makro destek bölgelerinin üzerinde kalması, ana yükseliş yapısının teknik olarak bozulmadığına işaret ediyor. Bu senaryoda Dogecoin’in yaklaşık $0.084 seviyesinden $0.74 bölgesine dönmesi halinde yükseliş oranı %730’un üzerine çıkabilir. Ancak bu projeksiyonun geçerli kalabilmesi için fiyatın uzun vadeli desteklerin altına sarkmaması ve daha yüksek dip yapısını koruması gerekiyor. Kesin bir kırılım görülmeden bu beklenti, tamamlanmış bir hareketten çok teknik bir olasılık olarak değerlendiriliyor. Gösterge Seviye Anlamı Mevcut fiyat $0.084 Uzun vadeli senaryonun hesaplandığı yaklaşık bölge Tüm zamanların zirvesi $0.74 İyimser senaryoda hedeflenen bölge Olası getiri %730+ Mevcut seviyeden zirveye dönüş halinde oluşabilecek artış Kısa vadede $0.092 direnci öne çıkıyor MCO Global ise daha kısa vadeli grafikte temkinli bir tablo çizdi. Analiste göre son yükseliş denemesi üç dalgalı bir yapı sergiledi ve bu durum hareketin yeni bir yükseliş trendinden çok düzeltme niteliği taşıdığına işaret etti. MCO Global, Dogecoin’de $0.092 yakınındaki direncin aşılamadığını, bu nedenle son toparlanmanın kalıcı bir yön değişiminden ziyade düzeltme olarak değerlendirildiğini aktardı. Dört saatlik grafikte Dogecoin’in yaklaşık $0.083 seviyesinde işlem gördüğü ve kısa vadeli direnci geri alamadığı görülüyor. Bu analize göre piyasa halen Elliott Dalga sayımında beşinci yapının üçüncü dalgasını tamamlıyor olabilir. Böyle bir durumda dördüncü dalga başlamadan önce fiyatın bir dip daha yapması ihtimali masada kalıyor. Mini sözlük: Elliott Dalga teorisi, piyasa hareketlerini yatırımcı psikolojisine bağlı tekrar eden dalgalarla açıklamaya çalışan bir teknik analiz yaklaşımıdır. Analistler bu yöntemde destek, direnç ve olası dönüş bölgelerini dalga sayımıyla izler. Aşağı yönlü hareketin sürmesi halinde $0.058 seviyesi ilk önemli destek olarak izlenebilir. Bu bölgenin altında ise $0.052 ve $0.047 seviyeleri daha derin destek alanları olarak öne çıkıyor. Buna karşılık fiyatın yeniden $0.092 üzerine çıkması, düşüş senaryosunu zayıflatabilir ve alıcıların kısa vadede yeniden güç kazandığını gösterebilir.
Ethereum kritik bölgede tutunuyor! 1.750 dolar eşiğinde neler yaşandı?Ethereum, uzun vadeli destek bölgesinde işlem görürken kısa vadeli yatırımcılar net bir kırılma sinyali bekliyor. Analistlere göre fiyatın bulunduğu alan, önceki döngülerde diplerin oluştuğu ve güçlü toparlanmaların başladığı seviyelerle benzerlik taşıyor. Uzun vadeli destek yeniden gündemde Kripto analisti Kamran Asghar, Ethereum’un tarihsel olarak birikim alanı olarak öne çıkan önemli bir makro destek bölgesini yeniden test ettiğini belirtti. Asghar’a göre ETH, geçmişte sert düzeltmelerin sona erdiği ve yukarı yönlü toparlanmaların başladığı uzun vadeli bir fiyat aralığında bulunuyor. Haftalık grafikte Ethereum’un yaklaşık 1.736 dolar seviyesinde işlem gördüğü ve birden fazla piyasa döngüsünde fiyatı destekleyen yükselen trend çizgisini yeniden denediği görülüyor. Vurgulanan birikim bölgesi, geçmişte büyük geri çekilmelerde taban görevi görmüş ve önceki sıçramaların bir bölümü yine bu alandan başlamıştı. Kamran Asghar, Ethereum’un mevcut piyasa yapısının önceki döngü diplerine oldukça benzediğini, bu destek alanının korunması halinde geçmişteki konsolidasyon dönemlerinin ardından görülen türden yeni bir yükseliş dönüşünün zemin kazanabileceğini aktardı. Analistin değerlendirmesine göre göreceli güç endeksi de tarihsel olarak zayıf kabul edilen seviyelere yakın seyrediyor. Bu görünüm, ETH uzun vadeli desteğin üzerinde kalmasına rağmen piyasa duyarlılığının halen sınırlı olduğuna işaret ediyor. Buna karşılık, trend çizgisi ile birikim aralığının altına inilmesi yükseliş beklentisini zayıflatabilir. Böyle bir senaryoda daha derin bir geri çekilme olasılığı öne çıkabilir. Kısa vadede 1.750 dolar ve 1.670 dolar öne çıkıyor Diğer yandan CRYPTOWZRD, Ethereum’un kritik desteğin üzerinde kaldığını ancak daha geniş ölçekli bir toparlanmayı doğrulayacak kadar güçlü bir görünüm sergilemediğini kaydetti. Analiste göre sıradaki anlamlı hareket, büyük ölçüde 1.750 dolar civarındaki direncin geri kazanılıp kazanılamayacağına ya da 1.670 dolar çevresindeki desteğin kaybedilip kaybedilmeyeceğine bağlı olacak. Günlük grafik, Ethereum’un bu ayın başlarında 1.500 dolar civarındaki diplerden toparlandıktan sonra yaklaşık 1.730 dolar seviyesinde işlem gördüğünü gösteriyor. Bununla birlikte fiyat, nisan ayından bu yana yükselişleri sınırlayan alçalan trend çizgisinin altında kalmayı sürdürüyor. Yatay direnç seviyeleri de yukarı yönlü ivmeyi baskılamayı sürdürüyor. CRYPTOWZRD, 1.750 dolar bölgesinin yeniden aşılmasının kısa vadeli görünümü iyileştirebileceğini, bu durumda 1.800 dolar ve 2.200 dolar civarındaki daha yüksek direnç alanlarının gündeme gelebileceğini belirtti. Analist ayrıca Ethereum’un halen Bitcoin’in fiyat hareketini yakından izlediğini ve şu aşamada belirleyici bir kırılma sinyali üretmediğini vurguladı. Aşağı yönlü tabloda ise 1.670 dolar seviyesi temel destek olarak öne çıkıyor. Bu bölgenin altına inilmesi, satış baskısını yeniden artırabilir ve daha düşük destek alanlarının tekrar test edilmesi riskini gündeme taşıyabilir. Şimdilik Ethereum, destek ile direnç arasında sıkışmış görünüyor. Bu nedenle piyasada yeni pozisyon almak isteyenler, daha net yön sinyali oluşana kadar fiyatın vereceği tepkiyi izliyor.
Solana’da analistler, $70 desteği korunursa fiyatın $78 ile $89 aralığındaki dirence yönelebileceğini belirttiSolana, son günlerdeki toparlanmasını sürdürmeye çalışırken analistler kısa vadede yeni bir yükselişten önce sınırlı bir geri çekilme yaşanabileceğini belirtiyor. Piyasadaki son teknik değerlendirmeler, fiyatın destek bölgelerinde tutunması halinde yukarı yönlü hareketin devam edebileceğine işaret ediyor. Teknik görünümde yeni aşama vurgusu Kripto para analisti More Crypto Online, Solana’da bir sonraki toparlanma aşamasının başlamış olabileceğini aktardı. Analistin X paylaşımında yer verdiği 1 saatlik Elliott Wave grafiğine göre SOL, haziran ayının başındaki dip seviyeden sonra yukarı yönlü yeni bir yapı oluşturmaya başladı. Mini sözlük: Elliott Wave, fiyat hareketlerinin yatırımcı psikolojisine bağlı dalgalar halinde geliştiğini savunan bir teknik analiz yaklaşımıdır. Analistler bu yöntemi, yükseliş ve düzeltme evrelerini olası destek ve direnç bölgeleriyle birlikte değerlendirmek için kullanır. Grafikte SOL fiyatının, 57 ile 63 dolar aralığından gelen tepkinin ardından 71.88 dolar civarında işlem gördüğü görülüyor. Bu yapının devam etmesi halinde bir sonraki direnç bölgesi olarak 78 ile 89 dolar aralığı öne çıkıyor. Buna karşılık kısa vadede 69 ile 71 dolar bandının korunması gerekiyor. More Crypto Online, Solana’da bir sonraki aşamanın başladığını belirtirken, fiyatın haziran başındaki dipten sonra yukarı yönlü yeni bir yapıya geçtiğini değerlendirdi. Analize göre daha derin bir geri çekilme yaşanması halinde 65 ile 67 dolar bölgesi yeniden önem kazanabilir. Bu alan, önceki destek seviyeleri ile Fibonacci düzeylerinin kesiştiği bölge olarak izleniyor. Alıcıların bu seviyeleri savunması durumunda yükseliş beklentisinin korunabileceği, desteğin kaybedilmesi halinde ise olumlu görünümün zayıflayabileceği ifade ediliyor. Gösterge Seviye Yakın destek 69 ile 71 dolar İkincil destek 65 ile 67 dolar Direnç bölgesi 78 ile 89 dolar Kısa vadede likidite temizliği beklentisi Bir başka analist TraderSZ ise kısa vadeli görünümde fiyatın yeni bir yükseliş denemesi öncesinde gün içi dip seviyelerin altını test edebileceğini söyledi. Analiste göre ideal senaryoda fiyat, bu seviyelerin altına kısa süreli sarktıktan sonra yeniden toparlanarak seans içi zirvelere doğru hareket edebilir. Paylaşılan 10 dakikalık grafikte SOL’un 75 ile 76 dolar civarındaki direnci aşamadıktan sonra geri çekildiği görülüyor. Fiyatın şu anda 72.27 dolar çevresindeki desteği test ettiği, daha aşağıda ise 69.80 ile 70.00 dolar aralığının bir sonraki destek bölgesi olarak izlendiği kaydedildi. TraderSZ, gün içi dip seviyelerin altına kısa süreli bir sarkmanın ardından güçlü bir tepki gelmesi halinde fiyatın yeniden 75 dolar civarındaki son bant tepesini deneyebileceğini aktardı. Analiste göre bu tür kısa süreli aşağı yönlü hareketler, piyasadaki likiditenin toplanmasının ardından yönlü bir fiyat hareketine zemin hazırlayabiliyor. Ancak 70 dolar bölgesinin kalıcı biçimde kaybedilmesi durumunda yükseliş senaryosu zayıflayacak ve satıcıların kontrolü koruduğu yönündeki görüş güç kazanacak. Bu aşamada işlem yapanlar, mevcut geri çekilmenin sınırlı bir likidite temizliği olarak kalıp kalmayacağını ya da daha derin bir düzeltmeye dönüşüp dönüşmeyeceğini izliyor. Kısa vadeli yön açısından 70 dolar çevresindeki fiyat davranışı belirleyici olabilir.
Ethereum ekosisteminde doğrulayıcı ödüllerine %10’a kadar kesinti önerisi sunulduEthereum ekosisteminde, Ethereum Foundation’ın harcamalarını daha uzun vadeye yaymak amacıyla finansman modelinin değiştirilmesi gündeme geldi. Buna göre doğrulayıcıların staking gelirlerinden yıllık %5 ila %10 arasında bir kesinti yapılması ve bu kaynağın vakfın yıllık giderlerine aktarılması önerildi. Yeni finansman önerisi tartışma yarattı Validator Redirected Revenue adı verilen öneri, Ethereum Foundation’ın bugüne kadar benimsediği harcama yaklaşımına alternatif sunuyor. Vakıf, şimdiye dek kendi önceliklerine göre seçtiği projeleri desteklemek için yıllık 100 milyon dolara kadar kaynak ayırdı. Ancak bu yöntemin, özellikle ETH satışları üzerinden finanse edilmesi nedeniyle topluluk içinde eleştirilere yol açtığı aktarıldı. Öneri, doğrulayıcıların staking ödüllerinden alınacak payın Ethereum Foundation’ın yıllık harcamalarına yönlendirilmesini öngörüyor. Haberde yer alan verilere göre Ethereum ağındaki doğrulayıcılar, toplam ETH arzının %32’sinden fazlasını stake etmiş durumda. Beacon Chain sözleşmesinde kilitli ETH miktarı 30 milyon adedi aşıyor. Bu yapı içinde BitMine’ın da toplam arzın yaklaşık %5’ine denk gelen önemli bir pay taşıdığı belirtildi. BitMine, haberde geçen bağlamda büyük ölçekli ETH sahibi kurumlar arasında yer alıyor. Kalem Veri Önerilen kesinti oranı %5 ila %10 Kilitli ETH miktarı 30 milyonun üzerinde Toplam arz içinde stake oranı %32’den fazla Vakıf için tahmini yıllık gelir 62 milyon dolar ila 125 milyon dolar Mevcut fiyat aralığına göre bu kesintinin Ethereum Foundation için yılda 62 milyon dolar ile 125 milyon dolar arasında gelir yaratabileceği hesaplandı. Aynı zamanda vakfın harcamalarının, rezervlerinin %15’i düzeyinden yaklaşık %5 seviyesine çekilmesinin planlandığı kaydedildi. Rezervler, yatırımlar ve şeffaflık talebi Ethereum Foundation’ın rezervlerinin 102.7 bin ETH seviyesine gerilediği belirtildi. Haberde, vakfın yıllar içinde hem niş hem de öne çıkan projelere cömert destek verdiği, ayrıca 21 yatırımlık bir portföy yönettiği ifade edildi. Bu yatırımların büyük bölümünün beklentilerin altında kaldığı ve toplamda %82 net zarar oluştuğu bilgisi paylaşıldı. Vitalik Buterin ve vakfın, biyohack ve uzun yaşam araştırmaları gibi daha sınırlı alanlardaki projeleri de desteklediği, ancak bu girişimlerin önemli bölümünün yeterli likiditeye veya yaygın kullanıma ulaşamadığı aktarıldı. Yeni kesinti önerisinin ardından toplulukta daha şeffaf bir harcama planı yönündeki taleplerin güçlendiği görüldü. Ethereum’un kullanım alanı ve yeni araştırma yapısı Habere göre Ethereum, 2026 itibarıyla ağırlıklı olarak stabilcoin transferleri, çeşitli DeFi kredi işlemleri ve geleneksel merkeziyetsiz borsa işlemleri için kullanılıyor. Buna karşın ETH fiyatı, ETF etkisi ve ana akım yatırımcı akışı dahil çeşitli piyasa dinamiklerine rağmen 1.700 dolar civarında sıkışmış görünüm sergiledi. Ethereum Foundation, son bir yılda bir araya gelen çeşitli kuruluşların ekosistemin dayanıklılığını ve kapasitesini anlamlı biçimde güçlendirdiğini açıkladı. Vakıf tarafında ise odak noktası, araştırma, bireysel egemenlik ve daha soyut uzun vadeli hedefler olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede yeni bazı kuruluşların desteklendiği ve daha bütünlüklü bir ekosistem yapısının hedeflendiği belirtildi. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin, Ethereum ve ETH odaklı kar amacı gütmeyen araştırma kolu ETHLabs çatısı altında toplanacağı ifade edildi. ETHLabs, küresel ekonomi için Ethereum’u bir mutabakat katmanına dönüştürmeyi amaçlıyor. Açıklamalara rağmen piyasa tepkisi sınırlı kaldı ve ETH fiyatı 1,655.73 dolara geriledi.
SHIB rezervleri 80,5 trilyona çıktı! Piyasada hangi sinyal güçleniyor?Shiba Inu cephesinde zincir üstü veriler, yatırımcıların yakından izlediği kritik bir eşiğe yeniden yaklaşıldığını gösteriyor. Son verilere göre borsalardaki SHIB rezervi yaklaşık 80,5 trilyon token düzeyine ulaştı. Bu seviye, piyasa likiditesi ve olası satış baskısı açısından geçmişte de dikkat çeken göstergeler arasında yer alıyordu. Borsalara girişler hızlandı En güncel veriler, SHIB rezervlerinin son aylardaki en yüksek düzeylerden birine çıktığını ortaya koydu. Son raporlama döneminde 959 milyardan fazla SHIB işlem platformlarına aktı. Piyasa katılımcıları, özel cüzdanlardan borsalara taşınan varlıkların satışa daha yakın hale geldiğini düşündüğü için bu tür hareketleri yakından izliyor. Shiba Inu, Ethereum ağı üzerinde oluşturulmuş ve özellikle bireysel yatırımcı ilgisiyle öne çıkmış bir meme coin olarak biliniyor. Bu nedenle zincir üstü hareketlerdeki sert değişimler, zaman zaman fiyat üzerindeki kısa vadeli beklentileri doğrudan etkileyebiliyor. Son veriler, borsa rezervlerinin yaklaşık 80,5 trilyon SHIB seviyesine yükseldiğini ve yalnızca son dönemde 959 milyardan fazla SHIB’in işlem platformlarına taşındığını ortaya koyuyor. Teknik görünümde baskı sürüyor Bu hareketin zamanlaması, SHIB’in mevcut teknik yapısı nedeniyle ayrıca önem taşıyor. Token kısa süre önce yükselen kama formasyonunun altına sarktı ve fiyat önemli hareketli ortalamaların altında kalmaya devam etti. SHIB, yaklaşık 0.0000045 dolar seviyesinde işlem görürken 50, 100 ve 200 günlük hareketli ortalamaların daha yukarıda bulunması, genel eğilimde baskının sürdüğüne işaret ediyor. Geçmiş dönemlerde artan borsa rezervleri SHIB üzerinde her zaman aynı sonucu doğurmadı. Bazı örneklerde büyük rezerv artışlarının ardından kar satışı ya da risk azaltma eğilimi öne çıktı. Bazı dönemlerde ise bu yükseliş, sert fiyat düşüşü yerine piyasadaki işlem ilgisinin ve likiditenin arttığını gösterdi. 80 trilyon eşiği neden yakından izleniyor Mevcut tabloyu farklı kılan unsur, daha geniş piyasa koşulları olarak öne çıkıyor. SHIB, aylar süren zayıf seyrin ardından zaten yerel dip seviyelere yakın işlem görüyor. Bu da spekülatif yatırımcıların önemli bir bölümünün daha önce pozisyon kapatmış olabileceği anlamına geliyor. Bu nedenle 80 trilyon eşiğine dönüş, tek başına yeni bir satış dalgasının kesin habercisi sayılmıyor. Buna karşın rezervlerdeki artışın sürmesi ve borsalara girişlerin hızlanması halinde, piyasaya çıkmaya hazırlanan arzın büyüdüğü yönünde yorumlar güçlenebilir. Ters senaryoda ise rezervler dengelenir ve fiyat toparlanmaya başlarsa, mevcut likidite artışının piyasa tarafından daha sınırlı etkiyle karşılanması mümkün olabilir. Sonuç olarak SHIB, hem teknik hem de zincir üstü göstergeler açısından baskı altında kalmayı sürdürüyor. Borsa rezervlerinin 80 trilyon seviyesinin üzerine dönmesi önemli bir değişim olarak görülse de, bu gelişme tek başına düşüş sinyali üretmiyor. Piyasanın bir sonraki yönü, bu arzın satış baskısına mı dönüşeceğine yoksa artan işlem aktivitesinin bir parçası olarak mı kalacağına bağlı olacak.
Bitcoin Asya borsalarındaki teknoloji satışlarıyla birlikte 62 bin doların altına gerilediBitcoin, salı günü Asya hisse senedi piyasalarındaki sert satış dalgasına paralel biçimde zayıfladı ve yaklaşık iki haftanın en düşük seviyelerine indi. TradingView verilerine göre BTC/USD paritesi gün içinde 61.860 dolara kadar çekildi. Bu seviye en son 11 Haziran’da görülmüştü. Asya piyasalarındaki satış baskısı öne çıktı Piyasalardaki geri çekilmede özellikle teknoloji hisselerinde görülen yaygın satışlar etkili oldu. Güney Kore borsasının ana göstergesi Korea Composite endeksi haber sırasında %10 düşerken, Japonya’nın Nikkei 225 endeksi de yaklaşık %4 geriledi. Riskli varlıklardaki bu tablo, kripto para piyasasında da baskı yarattı. The Kobeissi Letter verilerine göre, son aylarda Güney Kore ve Tayvan piyasalarına dikkat çekici ölçüde fon girişi olmuştu. Kurum, ocak 2024’ten bu yana Tayvan’daki hisse fonu girişlerinin yönetilen varlıkların %155’ine ulaştığını, Güney Kore’de ise aynı dönemde bu oranın %150 olarak kaydedildiğini aktardı. The Kobeissi Letter, makro piyasa akışları ve yatırımcı davranışlarına odaklanan bir piyasa analiz bülteni olarak biliniyor. Ocak 2024’ten bu yana Tayvan’daki hisse fonu girişleri yönetilen varlıkların %155’ine ulaştı, Güney Kore ise aynı dönemde %150 ile yakından izledi. Bitcoin tarafında ise bir gün önce 65.500 doların üzerine yerleşme girişimi başarısız oldu. Analist Lennaert Snyder, fiyatın 65 bin dolar çevresindeki likiditeyi aldıktan sonra sert biçimde geri döndüğünü belirtti. Snyder, 60 bin dolar bölgesini olası uzun pozisyon alanı olarak izlediğini, ancak önce daha düşük seviyelerin görülebileceğini değerlendirdi. Varlık veya endeks Seviye veya değişim Bitcoin 61.860 dolar Korea Composite %10 düşüş Nikkei 225 Yaklaşık %4 düşüş Başarısız BTC denemesi 65.500 dolar üzeri Analistler yeni dip seviyelere işaret etti Piyasayı izleyen CryptoReviewing hesabı da Bitcoin’in düşüş eğilimli bir teknik yapı içinde sıkıştığını savundu. Bu değerlendirmeler, son bir aydır yatay seyreden fiyat görünümünün bozulabileceğine işaret ediyor. Haberde yer alan analizlerde, olası yeni geri çekilmede 54.000 doların hedeflerden biri olarak öne çıktığı görüldü. QCP Capital, hareketli geçmesi beklenen haftaya karşın kripto oynaklığının sınırlı tepki verdiğini ve genel görünümün büyük ölçüde değişmediğini belirtti. Opsiyon piyasasında oynaklık beklentisi zayıf kaldı QCP Capital’ın son piyasa değerlendirmesine göre, kripto varlıklarda beklenen oynaklık henüz belirgin biçimde artmış değil. Kurum, yoğun gündeme rağmen opsiyon piyasasında yorgunluk işaretleri görüldüğünü ve yatırımcıların güçlü bir tetikleyici aramayı sürdürdüğünü kaydetti. QCP Capital, dijital varlık piyasalarına odaklanan bir işlem ve analiz şirketi olarak takip ediliyor. Şirket ayrıca cuma günkü çeyrek dönem opsiyon vadesi öncesinde mevsimsel etkilerin davranışları şekillendirebileceğini belirtti. Değerlendirmeye göre, büyük çeyrek sonu vadelerinin ardından ima edilen oynaklık tarihsel olarak yumuşama eğilimi gösteriyor. Bunun nedeni, opsiyon yazan tarafların sermayeyi yeniden dağıtması olabilir. Bu tablo, Bitcoin’de kısa vadeli yön arayışının yalnızca spot piyasadaki fiyat hareketleriyle değil, türev piyasadaki beklentilerle de şekillendiğini gösteriyor. Şimdilik hem Asya borsalarındaki satış baskısı hem de opsiyon piyasasındaki temkinli görünüm, yatırımcıların risk iştahını sınırlayan başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Bitcoin 65 bin dolar eşiğinde sıkıştı! Sıradaki hareket neyi gösterecek?Bitcoin, 2024 yarılanma seviyesine yakın kritik bir bölgede işlem görüyor. Piyasada odak noktası, 64 bin ila 65.500 dolar aralığındaki desteğin korunup korunamayacağı oldu. Analistlerin paylaştığı senaryolarda, bu bölgenin elde tutulması halinde toparlanma ihtimali öne çıkarken, desteğin kaybedilmesi durumunda satış baskısının derinleşebileceği değerlendiriliyor. Yarılanma seviyesi yeniden gündemde Kripto para analisti Yoddha, iki haftalık grafikte Bitcoin’in yaklaşık 64.865 dolar seviyesinde bulunduğunu, bunun da 2024 yarılanma seviyesi olarak işaretlenen 65.567 dolara oldukça yakın olduğunu belirtti. Yarılanma, Bitcoin ağında madencilere verilen blok ödülünün belirli aralıklarla yarıya düşürülmesi sürecini ifade ediyor ve piyasada uzun vadeli döngüler açısından yakından izleniyor. Mini sözlük: Yarılanma, Bitcoin ağında yaklaşık dört yılda bir gerçekleşen ve yeni BTC üretim hızını azaltan mekanizmadır. Piyasada bu süreç, arz dinamikleri ve uzun vadeli fiyat döngüleri açısından önemli kabul edilir. Yoddha’ya göre mevcut yapı, Bitcoin’in önceki döngüleriyle benzerlik taşıyor. Grafikte, 2018 ve 2022 gerilemelerinin ardından görülen birikim dönemleri ile sonraki kırılmalar dikkat çekiyor. Buna karşın analistin uzun vadeli alım için daha güçlü gördüğü bölge mevcut seviyelerin oldukça altında yer alıyor. Yoddha, yatırımcıların 2028 yarılanması öncesinde düşüşlerin alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini, ancak asıl uzun vadeli birikim bölgesinin 38.500 dolar civarında bulunduğunu aktardı. Analistin grafiğinde 2028 yarılanma döngüsüne ilişkin referans seviyesi 123.552 dolar olarak işaretlense de bunun kesin bir hedef anlamına gelmediği vurgulanıyor. Bu seviye, daha çok Bitcoin’in dört yıllık döngüsünün etkisini sürdürebileceği yönündeki görüşü yansıtıyor. Kısa vadede ise 64 bin ila 65.500 dolar bandının korunması, olası bir toparlanma için temel eşik olarak öne çıkıyor. Kısa vadede 62.300 dolar ve altı izleniyor Bir diğer analist Kaz ise Bitcoin’in direnç bölgesini yeniden test etmesinin ardından aşağı yönlü yeni bir hareket başlatabileceğini savundu. Analiste göre 65.500 ila 66.200 dolar aralığı, grafikte olası bir reddedilme bölgesi olarak öne çıkıyor. Kaz, 22 Haziran tarihli dönüş noktasının da son yükseliş denemesinin yerel zirveye ulaşmış olabileceğine işaret ettiğini belirtti. Kaz’ın senaryosunda ilk aşağı yönlü hedef 62.300 dolar seviyesi olarak gösterildi. Bu nokta, önceki haftalık dip bölgesine karşılık geliyor. Bunun altında ise yaklaşık 60.700 dolar ile 62.000 dolar arasında daha geniş bir destek ve likidite alanı bulunduğu ifade ediliyor. Kaz, piyasa mevcut yatay bant içinde bir süre daha kalsa bile Bitcoin’in 61.200 ila 61.800 dolar sıçrama bölgesini test etmesini beklediğini, son diplerin altındaki likiditenin fiyatı aşağı çekebileceğini aktardı. Analiste göre 60 bin doların altına inilmesi, düşüş yönlü görünümü güçlendirebilir. Böyle bir durumda önce 50 bin doların üst bölgesi, ardından da düşük 50 bin dolar seviyeleri daha geniş çaplı hedef alanı haline gelebilir. Buna karşılık Bitcoin’in direnç bölgesinin üzerine güçlü biçimde çıkması, bu olumsuz senaryoyu zayıflatabilir ve daha kuvvetli bir yükselişin önünü açabilir. Şimdilik piyasada dikkatler, 65 bin dolar çevresindeki fiyat tepkisinde toplanmış durumda. Analistlerin paylaştığı görünüm, bu eşikte alınacak yönün kısa ve orta vadeli fiyatlamada belirleyici olabileceğine işaret ediyor.
Ripple Avrupa’da kritik onaya yaklaştı! Kurumsal kripto adımında neler değişecek?Ripple, Avrupa’daki düzenleyici sürecinde önemli bir eşiği geçti. Şirket, Avrupa Birliği’nin Kripto Varlık Piyasaları düzenlemesi MiCA kapsamında, Lüksemburg Finansal Sektör Denetim Komisyonu’ndan CASP lisansı için ön onay aldığını duyurdu. Ön onay Avrupa Ekonomik Alanı için kapı aralayabilir Açıklamaya göre bu ön onay, Green Light Letter olarak adlandırılan aşama üzerinden verildi. Söz konusu adımın, Ripple’ın Avrupa Ekonomik Alanı içindeki 30 ülkede finans kuruluşları ve şirketlere yönelik düzenlenmiş kripto varlık hizmetlerini büyütmesine imkan tanıyabileceği belirtildi. Ripple, blockchain tabanlı ödeme altyapıları ve kurumsal dijital varlık çözümleri geliştiren bir finans teknolojisi şirketi olarak biliniyor. Şirket, tam onayın ardından Ripple Payments hizmetini Avrupa Ekonomik Alanı genelinde daha kapsamlı biçimde devreye almayı hedefliyor. Mini sözlük: CASP, Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısı anlamına gelir ve saklama, alım satım, transfer ile emir iletimi gibi hizmetleri kapsayan düzenlenmiş lisans çerçevesini ifade eder. MiCA ise Avrupa Birliği’nin kripto varlık şirketleri için ortak kurallar getiren düzenleme setidir. Şirket, Ocak 2026’da Birleşik Krallık Finansal Davranış Otoritesi’nden EMI lisansı ile kripto varlık kaydı aldığını da hatırlattı. Ripple’a göre CASP ve EMI lisanslarının birlikte tamamlanması, şirketin MiCA ile tam uyumlu hale gelmesini sağlayacak. Açıklamada, şirketin dünya genelinde 75’ten fazla düzenleyici lisansa sahip olduğu bilgisi de paylaşıldı. Avrupa’daki bankalar ve fintek şirketleri öne çıkıyor Ripple’ın Birleşik Krallık ve Avrupa CEO’su Cassie Craddock, gelişmeyi değerlendirdiği açıklamasında, tam onayın ardından Avrupa’daki bankalar ve fintek şirketlerinin şirketin uçtan uca kripto varlık ve stabilcoin ödeme altyapısına tek bir düzenlenmiş entegrasyon üzerinden erişebileceğini söyledi. Craddock, tam onay sonrasında Avrupa’daki bankalar, fintek şirketleri ve kurumsal işletmelerin Ripple’ın kripto varlık ve stabilcoin ödeme altyapısına tek bir düzenlenmiş entegrasyonla ilk kez erişebileceğini, böylece tahsilat, dönüşüm ve ödeme süreçlerinin aynı yapı içinde yürütülebileceğini belirtti. Açıklamada, bu yapının özellikle bankalar, fintek şirketleri ve büyük ölçekli işletmeler açısından dikkat çekici olduğu vurgulandı. Ripple, mevcut Avrupa Birliği Elektronik Para Kuruluşu lisansıyla birlikte bu yeni sürecin, bölgedeki daha geniş kripto varlık faaliyetleri için de zemin hazırlayacağını aktardı. Şirket ayrıca Avrupa’nın halihazırda kendi ürünleri açısından önde gelen bölgelerden biri olduğunu, müşteri tabanının da büyük finans kuruluşlarını kapsadığını bildirdi. Craddock, son gelişmenin Avrupa’da kurumsal dijital varlık kullanımında yeni bir dönemin işareti olduğunu ifade etti.
ABD Senatosu, Fed’in 2030 sonuna kadar dijital dolar çıkarmasını yasaklayan tasarıyı 85’e karşı 5 oyla kabul ettiABD Senatosu, 21st Century ROAD to Housing Act adlı konut paketini pazartesi gecesi 85’e karşı 5 oyla kabul etti. İki partinin destek verdiği tasarı, ağırlıklı olarak konut arzını artırmayı ve büyük yatırımcıların müstakil ev piyasasında aileleri geride bırakmasının önüne geçmeyi hedefliyor. Ancak metnin içinde, ABD Merkez Bankası Fed’in 2030 sonuna kadar merkez bankası dijital parası çıkarmasını engelleyen bir hüküm de yer alıyor. Fed için 2030’a kadar açık yasak Tasarıdaki hükme göre Fed, bir merkez bankası dijital parası ya da buna büyük ölçüde benzeyen herhangi bir dijital varlığı doğrudan veya bir finansal kuruluş ya da başka bir aracı üzerinden dolaylı biçimde ihraç edemeyecek. Düzenleme yalnızca 2030 sonuna kadar geçerli bir yasak getirmekle kalmıyor; bu tarihten sonra da Fed’in dijital dolar yönünde adım atabilmesi için Kongre’den açık yetki alması gerekecek. Mini sözlük: Merkez bankası dijital parası, bir ülkenin merkez bankası tarafından çıkarılan dijital ulusal para birimini ifade eder. Stabilcoin ise değeri genellikle dolar gibi bir itibari para birimine sabitlenmiş, özel sektör tarafından ihraç edilen dijital varlık türüdür. Metin, özel sektör tarafından çıkarılan stabilcoinleri ise kapsam dışında bırakıyor. Tasarıda, dolara endeksli, açık, izinsiz ve özel nitelikteki dijital paraların muaf tutulduğu belirtiliyor. Bu çerçevede Circle ve Tether gibi ihraççıların, geçen yıl kabul edilen GENIUS Act kapsamındaki mevcut konumlarının korunacağı aktarılıyor. Senato Bankacılık Komitesi Başkanı Tim Scott, genel kurul konuşmasında konut fiyatlarının fazla yükseldiğini ve konut arzının yetersiz kaldığını belirterek tasarıyı iki partili bir çözüm adımı olarak sundu. Washington’da aktif bir CBDC programı bulunmuyor ABD’de halihazırda yürürlükte olan aktif bir federal CBDC programı bulunmuyor. Fed, önceki dönemde bu konuda araştırma aşamasının ötesine geçmedi. Haberde Fed Başkanı olarak anılan Kevin Warsh ve ABD Başkanı Donald Trump da kamuoyuna açık biçimde dijital dolara karşı çıktı. Trump, Ocak 2025’te imzaladığı başkanlık kararnamesiyle yönetimine bu alanda ilerlenmemesi talimatını vermişti. Senato’daki konuşmalarda asıl ağırlık konut arzı ve kurumsal ev sahiplerinin piyasadaki etkisi üzerinde toplandı. Dijital dolar yasağı ise tasarının daha az öne çıkan, fakat siyasi açıdan önemli bölümlerinden biri olarak kaldı. Temsilciler Meclisi oylaması bekleniyor Söz konusu yasağın, Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilerin desteğini güçlendirmek ve paketin sürecini hızlandırmak amacıyla tasarıya eklendiği belirtiliyor. Senato bu dili ilk kez mart ayında metne dahil etmiş ve o versiyon 89’a karşı 10 oyla kabul edilmişti. Geçen hafta ise Senato ve Temsilciler Meclisi müzakerecileri, aylar süren görüşmelerin ardından uzlaşı metni üzerinde anlaşmaya vardı. Güncellenmiş yasa metninin Temsilciler Meclisi’nde kısa süre içinde ele alınması bekleniyor. Bazı muhafazakar üyeler yasağın geçici değil kalıcı olması gerektiğini savunsa da, Meclis liderliğinin tasarıyı hızlı biçimde gündeme alabileceği ifade ediliyor. Tasarının kabul edilmesi halinde bir sonraki adım ABD Başkanı Donald Trump’ın onayı olacak. Elizabeth Warren, oylama öncesinde sonucun, iki partili yasama sürecinin zayıf bir uzlaşmaya mahkum olmadığını gösterdiğini savundu ve paketi son 30 yılın en önemli konut düzenlemelerinden biri olarak nitelendirdi. Küresel eğilimden ayrışan bir adım ABD’de dijital dolara mesafeli yaklaşım, diğer büyük ekonomilerdeki eğilimle ters yönde ilerliyor. Avrupa Merkez Bankası dijital euro hazırlıklarını sürdürürken, pilot uygulamanın gelecek yıl başlaması ve tam devreye almanın 2029’da hedeflenmesi öngörülüyor. Çin de e CNY’nin sınır ötesi kullanımını genişletiyor. Reuters verilerine göre ülke bu ay 26 finans kuruluşunu sisteme dahil etti. Bölge Yaklaşım Zamanlama ABD Fed’e CBDC yasağı 2030 sonuna kadar Avro Bölgesi Dijital euro hazırlığı Pilot gelecek yıl, hedef 2029 Çin e CNY kullanımını genişletme Bu ay 26 finans kuruluşu eklendi Atlantic Council verilerine göre dünyada üç ülke merkez bankası dijital parasını devreye aldı; çok sayıda ülke ise pilot aşamada ya da geliştirme sürecinde bulunuyor. Bu tablo, ABD’nin mevcut tasarıyla küresel çizgiden daha farklı bir konuma yerleşebileceğine işaret ediyor.
Shiba Inu piyasasında 30 günde 3.8 trilyon SHIB satışı, fiyatı son bir ayda %14.5 düşürdüZincir üstü veri kaynakları, Shiba Inu piyasasında uzun süredir bilinen büyük bir cüzdanın yeniden gündeme geldiğini aktardı. Piyasada “en büyük SHIB bağışçısı” olarak da anılan bu cüzdanın, yaklaşık 600 milyar SHIB’yi ForwarderV4 adresine göndermesi sonrası satış baskısının arttığı belirtildi. Söz konusu transferin parasal karşılığı 2.83 milyon dolar olarak hesaplandı. Büyük cüzdanın satışları yeniden öne çıktı EmberCN tarafından paylaşılan değerlendirmeye göre anonim cüzdan, projenin ilk dönemlerinde topladığı varlıkları sistemli biçimde azaltmaya başladı. Verilere göre bu adres, Ağustos 2020’de 37.8 ETH karşılığında 103 trilyon SHIB satın aldı. O tarihte bu alımın değeri yaklaşık 13,752 dolardı ve toplam arzın %17.4’üne denk geliyordu. Shiba Inu, Ethereum ağı üzerinde oluşturulan ve özellikle bireysel yatırımcı ilgisiyle öne çıkan bir meme coin olarak biliniyor. Haberde öne çıkan büyük cüzdan ise, yıllardır elindeki yüksek miktarlı SHIB bakiyesi nedeniyle piyasa tarafından yakından izleniyor. EmberCN verilerine göre bu cüzdan, son 30 günde ForwarderV4 üzerinden 3.8 trilyon SHIB’yi piyasaya yönlendirdi ve bir ay içinde 20.73 milyon doların üzerinde çıkış gerçekleştirdi. 2021 yılındaki yükseliş döneminde bu pozisyonun değeri 9.1 milyar dolara kadar çıkmıştı. Buna karşın cüzdanın uzun yıllar boyunca hareketsiz kaldığı, son dönemde ise düzenli transferlerle yeniden aktif hale geldiği görüldü. Piyasa üzerindeki asıl baskının henüz sona ermediği ifade ediliyor. Çünkü aynı cüzdanda hala 96.27 trilyon SHIB bulunuyor. Mevcut fiyatlarla bu varlıkların toplam değeri yaklaşık 457 milyon dolar seviyesinde yer alıyor. Gösterge Veri İlk alım miktarı 103 trilyon SHIB İlk alım maliyeti 37.8 ETH, yaklaşık 13,752 dolar Son transfer Yaklaşık 600 milyar SHIB 30 günlük toplam akış 3.8 trilyon SHIB Cüzdanda kalan bakiye 96.27 trilyon SHIB Grafikte baskı derinleşti Fiyat hareketi de zincir üstü verilerle uyumlu bir görünüm sergiledi. SHIB/USDT haftalık grafiğinde fiyatın uzun süredir izlenen yatay bant bölgesinin altına indiği ve çok yıllı dip seviyelerin yenilendiği aktarıldı. Son bir ayda kaydedilen %14.5’lik düşüş de bu zayıf görünümü destekledi. Teknik görünümde fiyatın ana likidite bölgesinin altına sarkması, üst seviyelerde yoğunlaşan işlem hacmine rağmen alıcıların mevcut seviyelerde güçlü savunma göstermediğine işaret etti. Analistler, göreceli güç endeksinin de 50 seviyesinin altında kaldığını ve aşağı yönlü seyrini sürdürdüğünü belirtiyor. Bu tablo, alım iştahının sınırlı kaldığına işaret ederken, ForwarderV4 adresine gelebilecek yeni SHIB transferlerinin toparlanma beklentisini daha da zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.
XRP için dikkat çeken tartışma büyüyor! Küresel finansın yeni omurgasında neler konuşuluyor?BlackSwan Capitalist kurucusu Versan Aljarrah’a göre XRP etrafındaki tartışma yeni bir aşamaya girdi. XRP artık yalnızca SWIFT’e alternatif bir ödeme aracı olarak değil, küresel ölçekte değerin nasıl taşındığını değiştirebilecek daha geniş bir dönüşümün parçası olarak ele alınıyor. XRPL için öne çıkan yeni çerçeve Bu yaklaşımın merkezinde XRP Ledger yer alıyor. Destekçileri, XRPL’nin basit bir ödeme ağının ötesine geçerek tarafsız, yüksek performanslı ve herkese açık bir mutabakat katmanı haline geldiğini savunuyor. Bu çerçevede ağın, kurumlar arasında değer transferi, işlem uzlaştırması ve farklı finansal ekosistemlerin birbirine bağlanması için gerekli altyapıyı sağlayabileceği ileri sürülüyor. Mini sözlük: Mutabakat katmanı, işlemlerin ağ üzerinde doğrulanıp kesinleştirildiği temel altyapıyı ifade eder. XRPL ise Ripple ile ilişkili açık kaynaklı bir blokzincir ağı olarak ödeme ve varlık transferi kullanım alanlarıyla biliniyor. Versan Aljarrah’ın değerlendirmesine göre asıl tartışma, XRP’nin yalnızca SWIFT ile rekabet edip etmediğinden ziyade, blokzincir tabanlı uzlaştırma katmanlarının yeni nesil küresel finans altyapısının temel unsurlarından biri olup olamayacağı noktasında yoğunlaşıyor. Mevcut küresel ödeme sistemi uzun süredir muhabir bankacılık modeline dayanıyor. Bu yapı çoğu zaman çok sayıda aracı kurumu, karmaşık likidite süreçlerini, daha yüksek maliyetleri ve daha uzun işlem sürelerini beraberinde getiriyor. Blokzincir tabanlı ağlar ise sınır ötesi varlık hareketini daha doğrudan ve verimli hale getirerek bu yapıyı güncellemeyi hedefliyor. Kurumsal ilgi ve sınırları Haberde öne çıkan bir diğer başlık kurumsal ilgi oldu. JPMorgan, Goldman Sachs, HSBC, BlackRock ve Bank of America gibi büyük finans kuruluşlarının blokzincir teknolojisi, dijital varlıklar, tokenizasyon ve benzeri finansal yenilikleri farklı düzeylerde incelediği belirtildi. Bu tablo, XRP’nin tam ölçekli biçimde benimsendiğini göstermese de, büyük oyuncuların blokzincir destekli altyapılara daha yakından baktığına işaret ediyor. Bu nedenle XRP için uzun vadeli potansiyel, geleneksel finansın yerini kısa sürede almakla ilişkilendirilmiyor. Daha çok finans kuruluşları, ödeme ağları ve tokenleştirilmiş varlıklar arasında köprü görevi görebilecek bir yapıdan söz ediliyor. Böyle bir rolün, daha bağlantılı bir dijital finans ekosisteminin oluşmasına katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor. Küresel uzlaştırmada beklenti ne yönde Tokenleştirilmiş gerçek dünya varlıkları, dijital piyasalar ve otomatik finansal sistemler geliştikçe ölçeklenebilir uzlaştırma çözümlerine duyulan ihtiyacın artması bekleniyor. Bu çerçevede XRP’nin öne çıkan yönünün, sınır ötesi para ve varlık hareketinde likidite ve uzlaştırma kapasitesi sunma ihtimali olduğu aktarılıyor. Metinde çizilen genel tabloya göre gelecek, bir sistemin diğerini tamamen devre dışı bırakmasından çok, geleneksel kurumlarla blokzincir ağlarının birlikte çalıştığı daha hızlı ve verimli küresel piyasaların oluşumuna işaret ediyor. XRP hakkındaki tartışma da tam bu dönüşüm ihtimali etrafında şekilleniyor.
Yazarların başlık altında duyulmamış bir bilgi bıraktığı başlık. Bismillah fora
"İngiltere kraliçesi Elizabeth ve kocası kral Charles'ın pasaportu yoktu."